Sebepsiz Zenginleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13856 E. 2011/3518 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet yokluğu↗ aktif husumet↗ sebepsiz zenginleşme↗ husumet yokluğu↗ yasal faiz↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, eşinin davalı şirkete hissedar olması düşüncesi ile diğer davalının hesabına 40.000 TL yatırdığı, ancak şirket ortaklığının gerçekleşmediği, bu nedenle davalı ...'nun sebepsiz zenginleştiğini, davalı şirket yönünden bir sebepsiz zenginleşmenin bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, 40.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket ortaklığının gerçekleşmemesi nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalı ... hesabına para yatırdığı ve şirket ortaklığının gerçekleşmediği gerekçesiyle anılan davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hüküm doğru değerlendirmeye dayanmamaktadır. Zira, davacı tarafından yapılan havaleye ilişkin dekontta açıkça gönderilen paranın ...’ın ortaklık hisse bedeli olduğu yazılıdır. Öte yandan davacı da parayı eşinin davalı şirketten hisse alması için gönderdiğini beyan etmiştir. Bu itibarla, dava konusu edilen bedelin davacı tarafından dava dışı ...’ın nam ve hesabına gönderildiği gözetilerek davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2714 E. 2012/11748 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven ilişkisi · kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · icazet · eş rızası · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın usulsüz olduğu ileri sürülen ödemelerden yaklaşık 1,5 yıl sonra açıldığı, karşılıklı «güven ilişkisi» içinde davacının talimatı ile davalı banka «görevlisinin» ödemeleri davacının eşine ve şirket görevlisine yaptığı, söz konusu ödemelerden sonra davacının gerek kart ile gerekse bizzat yaptığı işlemler ile hesabından haberdar olduğu, bu nedenle paranın çekilmesine ilişkin dekontlardaki imzalar davacıya ait olmasa bile davacının yapılan ödemelerden haberdar bulunduğu, davalı banka çalışanı hakkında yapılan ceza soruşturmasında da «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı banka nezdinde bulunan davacıya ait hesaptan davacının bilgisi ve «rızası» dışında para çekilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, ödemelerin davacının talimatı ile eşine ve şirket çalışanına yapıldığı, ayrıca davacının yapılan işlemlerden haberdar olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, davacıya ait hesap pos makinesinin de bağlı bulunduğu bir hesap olup kısa süre içinde hesapta çok sayıda işlem yapılmış olduğundan davacının nakit olarak bir defa para yatırdığı ve bir defa para çektiği hesabında, imzası olmaksızın yapılan işlemlere «icazet» verdiği yönündeki mahkeme gerekçesi de yerinde bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13856 E. , 2011/3518 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.07.2009 tarih ve 2008/451 - 2009/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eşi ...'ın davalı şirket bünyesinde bulunan dershanede öğretmen olarak görev yaptığı sırada öğretmenlere hisse satışı yapılacağının bildirildiğini, davalı şirket ile yapılan görüşmeler neticesinde 8 adet hisse karşılığında 40.000 TL'nin davalı ...'nun hesabına müvekkili tarafından havale edildiğini, buna rağmen müvekkilinin eşinin şirkete ortak olması için gerekli işlemlerin yapılmadığını, davalıların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu olduklarını ileri sürerek, 40.000 TL'nin davalılardan reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalılardan .....'nun davalı sıfatının, davacının ise davacı sıfatının bulunmadığını, eşinin şirkete ortak olması için para yatıran davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre müvekkillerinden talepte bulunmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, eşinin davalı şirkete hissedar olması düşüncesi ile diğer davalının hesabına 40.000 TL yatırdığı, ancak şirket ortaklığının gerçekleşmediği, bu nedenle davalı ...'nun sebepsiz zenginleştiğini, davalı şirket yönünden bir sebepsiz zenginleşmenin bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, 40.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket ortaklığının gerçekleşmemesi nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalı ... hesabına para yatırdığı ve şirket ortaklığının gerçekleşmediği gerekçesiyle anılan davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hüküm doğru değerlendirmeye dayanmamaktadır. Zira, davacı tarafından yapılan havaleye ilişkin dekontta açıkça gönderilen paranın ...’ın ortaklık hisse bedeli olduğu yazılıdır. Öte yandan davacı da parayı eşinin davalı şirketten hisse alması için gönderdiğini beyan etmiştir. Bu itibarla, dava konusu edilen bedelin davacı tarafından dava dışı ...’ın nam ve hesabına gönderildiği gözetilerek davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018191900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz