Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4950 E. 2012/11579 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma ilamına uyma↗ illiyet bağının kesilmesi↗ eksper raporu↗ kusursuz sorumluluk↗ rücuan tazminat↗ illiyet bağı↗ ba formu↗ kusur↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, arızanın binanın ana hatta bağlanan kanalizasyon borusunun tıkanmasından kaynaklandığı, sigortalı iş yerinin bulunduğu binanın atık su tesisatının geri tepmeyi engelleyici şekilde yapılmadığı, davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, iş yeri sigortasından kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece arızanın binanın ana hatta bağlanan kanalizasyon borusunun tıkanmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, hasarın davalıya ait kanalizasyon borusundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece kurulan ilk hükümde, sigortalı iş yerinin bulunduğu binanın atık su tesisatının geri tepmeyi engelleyici şekilde yapılmadığı, davalının hasarda kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin bozma ilamında ise “zarar, davalıya ait kanalizasyon borusunun tıkanması veya arızası olmaksızın sırf sigortalı binanın geri tepmeyi engelleyici sisteminin olmamasından dolayı meydana gelmiş ise, davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağı sigortalı binanın malikinin kusuru nedeniyle kesilmiş olur. Ancak zarar, davalının kanalizasyon borusunun yetersizliği veya tıkanması veyahut patlaması sonucu meydana gelmiş ise, bu durumda sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmaması, davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, zira bu
halde davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağı kesilmemiştir. “ denilerek zararın nasıl meydana geldiğinin somut olarak tespiti, BK’nun 58. maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğu ortadan kaldıran nedenlerin mevcut olup olmadığının belirlenmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilmiş, sonrasında davalı tarafından düzenlenen arıza takip formunda imzası bulunan kişiler dinlenmiş, zabıt mümzileri olayı hatırlamadıklarını beyan etmiş, davalı tarafından müzekkereye verilen cevapta ise arızanın taşınmazın atık su şebeke hattında meydana gelen tıkanmadan meydana geldiği belirtilmiş, bozma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporunda ise hasarın ne şekilde meydana geldiği açıklanmamıştır. Oysa, dosyada mevcut ekspertiz raporunda arızanın davalıya ait atık su kanalizasyon borusunun tıkanmasından meydana geldiği belirtilmiş olup, mevcut durum itibariyle ekspertiz raporu ile çelişki doğuracak şekilde hüküm kurulduğu gibi, bozma ilamında işaret olunan hususlar da açıklığa kavuşturulmadan hüküm kurulmuştur.
Bu itibarla, mahkemece içinde inşaat mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak, dosyada mevcut ekspertiz raporu, arıza takip formu değerlendirilip, bozma ilamında belirtilen hususlar açıklığa kavuşturulup neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1133 E. 2013/17301 K.
Ortak:illiyet bağının kesilmesi · kusursuz sorumluluk · illiyet bağı · kusur · hasar
İncelediğiniz kararda… borusunun yetersizliği veya tıkanması veyahut patlaması sonucu meydana gelmiş ise, bu durumda sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmaması, davalının «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldırmaz, zira bu halde davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağı kesilmemiştir». “ denilerek zararın nasıl meydana geldiğinin somut olarak tespiti, BK’nun 58. maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğu ortadan kaldıran nedenlerin mevcut olup olmadığının belirlenmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece «bozma ilamına uyma» kararı verilmiş, sonrasında davalı tarafından düzenlenen arıza takip formunda imzası bulunan kişiler dinlenmiş, zabıt mümzileri olayı hatırlamadıklarını beyan etmiş, davalı tarafından müzekkereye verilen cevapta ise arızanın taşınmazın atık su şebeke hattında meydana gelen tıkanmadan meydana geldiği belirtilmiş, bozma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporunda ise «hasarın» ne şekilde meydana geldiği açıklanmamıştır.
Mahkemece kurulan ilk hükümde, sigortalı iş yerinin bulunduğu binanın atık su tesisatının geri tepmeyi engelleyici şekilde yapılmadığı, davalının «hasarda» kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin bozma ilamında ise “zarar, davalıya ait kanalizasyon borusunun tıkanması veya arızası olmaksızın sırf sigortalı binanın geri tepmeyi engelleyici sisteminin olmamasından dolayı meydana gelmiş ise, davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağı» sigortalı binanın malikinin «kusuru» nedeniyle kesilmiş olur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, arızanın binanın ana hatta bağlanan kanalizasyon borusunun tıkanmasından kaynaklandığı, sigortalı iş yerinin bulunduğu binanın atık su tesisatının geri tepmeyi engelleyici şekilde yapılmadığı, davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağının» kesildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · özen yükümlülüğü · dahili dava
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Dava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Davalıya ait atık su kanalizasyon borusu da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına «dahil» olup, davalı bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan «kusursuz sorumludur».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6003 E. 2010/11909 K.
Ortak:illiyet bağının kesilmesi · kusursuz sorumluluk · illiyet bağı · kusur · hasar
İncelediğiniz kararda… borusunun yetersizliği veya tıkanması veyahut patlaması sonucu meydana gelmiş ise, bu durumda sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmaması, davalının «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldırmaz, zira bu halde davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağı kesilmemiştir». “ denilerek zararın nasıl meydana geldiğinin somut olarak tespiti, BK’nun 58. maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğu ortadan kaldıran nedenlerin mevcut olup olmadığının belirlenmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece «bozma ilamına uyma» kararı verilmiş, sonrasında davalı tarafından düzenlenen arıza takip formunda imzası bulunan kişiler dinlenmiş, zabıt mümzileri olayı hatırlamadıklarını beyan etmiş, davalı tarafından müzekkereye verilen cevapta ise arızanın taşınmazın atık su şebeke hattında meydana gelen tıkanmadan meydana geldiği belirtilmiş, bozma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporunda ise «hasarın» ne şekilde meydana geldiği açıklanmamıştır.
Mahkemece kurulan ilk hükümde, sigortalı iş yerinin bulunduğu binanın atık su tesisatının geri tepmeyi engelleyici şekilde yapılmadığı, davalının «hasarda» kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin bozma ilamında ise “zarar, davalıya ait kanalizasyon borusunun tıkanması veya arızası olmaksızın sırf sigortalı binanın geri tepmeyi engelleyici sisteminin olmamasından dolayı meydana gelmiş ise, davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağı» sigortalı binanın malikinin «kusuru» nedeniyle kesilmiş olur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, arızanın binanın ana hatta bağlanan kanalizasyon borusunun tıkanmasından kaynaklandığı, sigortalı iş yerinin bulunduğu binanın atık su tesisatının geri tepmeyi engelleyici şekilde yapılmadığı, davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağının» kesildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Bu durumda zarar, aşırı yağan yağmur nedeniyle debinin yükselmesinden dolayı davalının kanalizasyon borusunun yetersiz kalması veya borunun tıkanması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır ki, bu halde, sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmaması, davalının «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldırmaz, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağı kesilmemiştir».
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazları karşılayan «denetime elverişli» aynı bilirkişiden ek ya da başka bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sigortalı konutun bulunduğu parselin atık su bacasına geri tepmeyi engelleyici sistemin yapılmaması nedeniyle «hasarın» meydana geldiği, bunda da davalının «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · özen yükümlülüğü · denetime elverişlilik · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nun anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazları karşılayan «denetime elverişli» aynı bilirkişiden ek ya da başka bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sigortalı konutun bulunduğu parselin atık su bacasına geri tepmeyi engelleyici sistemin yapılmaması nedeniyle «hasarın» meydana geldiği, bunda da davalının «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdırlar.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4950 E. , 2012/11579 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/12/2010 tarih ve 2009/615-2010/569 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından dahili su basması rizikolarına karşı teminat altına alınan iş yerinde bulunan emtiaların davalının sorumluluğunda bulunan ana atık su kanalının tıkanması veya patlaması sonucu geri tepen sular nedeniyle hasarlandığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 7.790 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı binanın atık su tesisatının suyun geri gelmesine engel olucu şekilde yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, arızanın binanın ana hatta bağlanan kanalizasyon borusunun tıkanmasından kaynaklandığı, sigortalı iş yerinin bulunduğu binanın atık su tesisatının geri tepmeyi engelleyici şekilde yapılmadığı, davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, iş yeri sigortasından kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece arızanın binanın ana hatta bağlanan kanalizasyon borusunun tıkanmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, hasarın davalıya ait kanalizasyon borusundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece kurulan ilk hükümde, sigortalı iş yerinin bulunduğu binanın atık su tesisatının geri tepmeyi engelleyici şekilde yapılmadığı, davalının hasarda kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin bozma ilamında ise “zarar, davalıya ait kanalizasyon borusunun tıkanması veya arızası olmaksızın sırf sigortalı binanın geri tepmeyi engelleyici sisteminin olmamasından dolayı meydana gelmiş ise, davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağı sigortalı binanın malikinin kusuru nedeniyle kesilmiş olur. Ancak zarar, davalının kanalizasyon borusunun yetersizliği veya tıkanması veyahut patlaması sonucu meydana gelmiş ise, bu durumda sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmaması, davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, zira bu
halde davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağı kesilmemiştir. “ denilerek zararın nasıl meydana geldiğinin somut olarak tespiti, BK’nun 58. maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğu ortadan kaldıran nedenlerin mevcut olup olmadığının belirlenmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilmiş, sonrasında davalı tarafından düzenlenen arıza takip formunda imzası bulunan kişiler dinlenmiş, zabıt mümzileri olayı hatırlamadıklarını beyan etmiş, davalı tarafından müzekkereye verilen cevapta ise arızanın taşınmazın atık su şebeke hattında meydana gelen tıkanmadan meydana geldiği belirtilmiş, bozma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporunda ise hasarın ne şekilde meydana geldiği açıklanmamıştır.
Oysa, dosyada mevcut ekspertiz raporunda arızanın davalıya ait atık su kanalizasyon borusunun tıkanmasından meydana geldiği belirtilmiş olup, mevcut durum itibariyle ekspertiz raporu ile çelişki doğuracak şekilde hüküm kurulduğu gibi, bozma ilamında işaret olunan hususlar da açıklığa kavuşturulmadan hüküm kurulmuştur.
Bu itibarla, mahkemece içinde inşaat mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak, dosyada mevcut ekspertiz raporu, arıza takip formu değerlendirilip, bozma ilamında belirtilen hususlar açıklığa kavuşturulup neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061887000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz