Haksız rekabetin tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2773 E. 2012/11686 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme aşaması↗ iyiniyet↗ kâr payı↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ ilan↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 57. maddesinde haksız rekabet oluşturan hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketlerin sınırlayıcı olarak değil, örnekleyici olarak sayıldığı, somut olayda halkın önünde gerçekleştirilen eylemin MK'nın 2. maddesi uyarınca iyiniyetli bir davranış olmaması nedeniyle davacının pazar payının rakip şirket lehine daralması sonucunu doğurup TTK'nın 57/10. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi zarar uğradığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesi ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın, birleşen davada ise 148.057 TL maddi tazminatın 15.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davaya konu eylemi gerçekleştiren davalı şirket yetkilisi ve diğer sanıklar hakkında haksız rekabet suçundan ceza davası açılmış ve sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiş olup, verilen hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, ceza yargılamasının sonucu beklenmeden yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9072 E. 2010/591 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 57. maddesinde «haksız rekabet» oluşturan hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketlerin sınırlayıcı olarak değil, örnekleyici olarak sayıldığı, somut olayda halkın önünde gerçekleştirilen eylemin MK'nın 2. maddesi uyarınca «iyiniyetli» bir davranış olmaması nedeniyle davacının pazar «payının» rakip şirket lehine daralması sonucunu doğurup TTK'nın 57/10. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi zarar uğradığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesi ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın, birleşen davada ise 148.057 TL «maddi tazminatın» 15.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
1-Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Ancak, davaya konu eylemi gerçekleştiren davalı şirket yetkilisi ve diğer sanıklar hakkında «haksız rekabet» suçundan ceza davası açılmış ve sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiş olup, verilen hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalının «tacir» olmayıp, davacı şirket ile rekabet ortamında bulunmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bu nedenle bir ticari rekabetin bulunmadığı anlaşıldığından davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» önlenmesi, men’i ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı şirket, ürünlerine, markasına, şirkete ve çalışanlarına yönelik olarak davalı tarafından internet ortamında gönderilen mesajların, yazılan yazıların «haksız rekabet» oluşturduğunu, bu olaydan dolayı şirketinin, ürünlerinin ve markasının zarar gördüğünü, tüketiciler nezdinde itibar «kaybına» uğradığını ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüleme · delillerin toplanmaması · ticari işletme · dürüstlük kuralı · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · tacir
Benzer bu karardaGerek «haksız rekabete» ilişkin yasal düzenlemeler gerekse Medeni Kanun’un 2. maddesinde belirtilen herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken «dürüstlük kurallarına» uymak zorunda olduğu yönündeki tüm özel hukuk ilişkilerinde uygulama alanı bulunan temel hüküm uyarınca bir «ticari işletmeye», şirkete yönelik olarak yapılan eylemlerin haksız rekabet oluşturması için bu eylemleri yapanların «tacir» olmaları veya haksız rekabete maruz kalan şahıs, şirket veya işletme ile aynı konularda iştigal etmeleri gerekmemektedir.
Bu durumda, somut olaya gelindiğinde davalının davacının ticari faaliyetine zarar verici nitelikteki eylemlerinin tespiti halinde «tacir» olmaması bu durumun «haksız rekabet» sayılmasını engellemeyeceğinden mahkemece tarafların dayandıkları «delillerin toplanması», gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılması suretiyle davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile dava …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalının «tacir» olmayıp, davacı şirket ile rekabet ortamında bulunmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bu nedenle bir ticari rekabetin bulunmadığı anlaşıldığından davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı şirket, ürünlerine, markasına, şirkete ve çalışanlarına yönelik olarak davalı tarafından internet ortamında gönderilen mesajların, yazılan yazıların «haksız rekabet» oluşturduğunu, bu olaydan dolayı şirketinin, ürünlerinin ve markasının zarar gördüğünü, tüketiciler nezdinde itibar «kaybına» uğradığını ileri sürmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3416 E. 2015/1619 K.
Ortak:maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 57. maddesinde «haksız rekabet» oluşturan hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketlerin sınırlayıcı olarak değil, örnekleyici olarak sayıldığı, somut olayda halkın önünde gerçekleştirilen eylemin MK'nın 2. maddesi uyarınca «iyiniyetli» bir davranış olmaması nedeniyle davacının pazar «payının» rakip şirket lehine daralması sonucunu doğurup TTK'nın 57/10. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi zarar uğradığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesi ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın, birleşen davada ise 148.057 TL «maddi tazminatın» 15.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
1-Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Ancak, davaya konu eylemi gerçekleştiren davalı şirket yetkilisi ve diğer sanıklar hakkında «haksız rekabet» suçundan ceza davası açılmış ve sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiş olup, verilen hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… ici firma ile irtibata geçerek aynı bölgede sözleşme imzalamasının dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, eylemin 6762 sayılı TTK'nın 56 ve 57/10. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, ancak davacının yaptığı sözleşme 1 yıllık olup bu süre dolduğundan tecavüzün önlenmesi isteminin konusunun kalmadığı, davacının maddi zararını tespitin mümkün olmaması nedeniyle 818 sayılı BK'nın 42. maddesi uyarınca 1.000 TL tazminat takdir edildiği gerekçesiyle, tecavüzün önlenmesine ilişkin istem yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulüne, 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «haksız rekabetin» önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının, davacı ile tek kullanımlık diş fırçalarının pazarlanması konusunda görüşme yaptıktan sonra üretici firma ile irtibata geçerek aynı bölgede sözleşme imzalamasının dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, eylemin 6762 sayılı TTK'nın 56 ve 57/10. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.000 TL «maddi tazminatın» tahsiline karar verilmiştir.
Bu şekildeki «tek satıcılığın» «haksız rekabet» yoluyla korunması kural olarak mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tek satıcılık · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ici firma ile irtibata geçerek aynı bölgede sözleşme imzalamasının dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, eylemin 6762 sayılı TTK'nın 56 ve 57/10. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, ancak davacının yaptığı sözleşme 1 yıllık olup bu süre dolduğundan tecavüzün önlenmesi isteminin konusunun kalmadığı, davacının maddi zararını tespitin mümkün olmaması nedeniyle 818 sayılı BK'nın 42. maddesi uyarınca 1.000 TL tazminat takdir edildiği gerekçesiyle, tecavüzün önlenmesine ilişkin istem yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulüne, 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu şekildeki «tek satıcılığın» «haksız rekabet» yoluyla korunması kural olarak mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2773 E. , 2012/11686 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.07.2010 tarih ve 2005/421-2010/378 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından üretilen ...marka traktörün şirketin Çubuk Bayii tarafından 09.02.2005 tarihinde ...'e satıldığını, sözkonusu traktörün Massey Ferguson Çubuk Bayii olan... Ltd. Şti. tarafından 14.04.2005 tarihinde alınarak müvekkili tarafından üretilen traktörü kötülemek amacıyla, beygir gücü ve ağırlığı çok farklı Massey Ferguson marka traktör ile arkalarından birbirine bağlandığını, traktörler ters yönde çektirilerek ...marka traktörün zorlanmasına ve kısmen yanmasına neden olunduğunu, davalı şirketin, müvekkili tarafından üretilen traktörü küçültücü ve şirketin ticari itibarını zedeleyici bu haksız eylemi nedeniyle olayın çevre köyler ve ilçelerde duyulduğunu ve bölgede satışların tamamen durduğunu, haksız rekabet yüzünden şirketin ticari menfaatlerinin zarar gördüğünü, müvekkilinin ciro kaybı nedeniyle 249.621,74 TL maddi zarara, markaya karşı oluşan güvensizlik duygusu nedeniyle de manevi zarar uğradığını ileri sürerek, asıl davada davalının hüsnüniyet kaidelerine aykırı haksız fiilleri nedeniyle oluşan haksız rekabetin tespit ve men'ine, yanlış ve yanıltıcı durumun düzeltilmesine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, eski hale getirilmesine, şimdilik 1.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın, birleşen davada ise 248.621,74 TL maddi tazminatın 15.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bu işi ilk yapanın davacı şirket olduğunu, her iki traktörün toprağa saplanmasına rağmen etrafa "Massey'i sürükledik" diyerek haksız rekabet yarattıklarını, müvekkili şirketten traktör alanların hangi traktörün daha iyi olduğu hususunda dert yandıklarını, her yerde "yarıştıralım" diyenin davacı şirket yetkilileri olduğunu, traktörlerin güç gösterisinin yapılmasında bir art niyet bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 57. maddesinde haksız rekabet oluşturan hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketlerin sınırlayıcı olarak değil, örnekleyici olarak sayıldığı, somut olayda halkın önünde gerçekleştirilen eylemin MK'nın 2. maddesi uyarınca iyiniyetli bir davranış olmaması nedeniyle davacının pazar payının rakip şirket lehine daralması sonucunu doğurup TTK'nın 57/10. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi zarar uğradığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesi ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın, birleşen davada ise 148.057 TL maddi tazminatın 15.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davaya konu eylemi gerçekleştiren davalı şirket yetkilisi ve diğer sanıklar hakkında haksız rekabet suçundan ceza davası açılmış ve sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiş olup, verilen hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, ceza yargılamasının sonucu beklenmeden yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl be birleşen davada davalıya iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061877400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz