Çekte tahrifat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8506 E. 2012/11116 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekte tahrifat↗ tahrifat↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ ön inceleme aşaması↗ dava dilekçesinin tebliği↗ tebligat kanunu m.35↗ takas↗ savunma hakkı↗ kısıtlılık↗ açılmamış sayılma↗ tebligat↗ çek↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'nun çekte tahrifat yaparak davalı ...Ş. İstanbul Merkez Şubesi'ne ibraz ettiği, bu bankanın tahrifatı dikkate almadan kusurlu davranışı ile takas merkezine kabul ettiği, davalı ... Katılım Bankası Şubesi'nin çek teyidini yapmadan, görüntüsünü almadan ödeme yaptığı, bu şekilde davacının hesabından 4.000 TL fazla çekilmesine sebebiyet verdikleri anlaşılmakla; asıl davada davalılar ...ve ... Kurumu A.Ş. aleyhine açılan davanın ve birleşen davanın kabulüne, asıl davada davalı ... ile ilgili davanın HUMK 409.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davalı bankalar vekilleri ve davalı ...tarafından ayrı ayrı vekili temyiz edilmiştir.
1-)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK'nun 724'ncü maddesi uyarıca sahte ve tahrif edilen çekten doğan zararın muhatap bankaya ait olduğuna göre, davalı ... Kurumu A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Davalı ...yönüden temyiz incelenmesine gelince; Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca tebligat, tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. Tebliği alacak kişi bu adreste bulunamamışsa, yeni adresin tebliğ memuru ve tebliği çıkaran kuruluş tarafından, Tebligat Tüzüğü’nün 13. maddesinde belirtilen usule göre araştırılması gerekir. Bu soruşturmaya rağmen ikametgahı, oturduğu yer veya işyeri bulunamamış ise, o kişinin adresi meçhul kabul edilerek, Tebligat Kanunu’nun 28. ve Tebligat Tüzüğü’nün 46. maddeleri uyarınca ilanen tebliğe karar verilebilir. Ancak belirtilen soruşturma biçimi sınırlayıcı değildir. Nitekim anılan Tüzük hükmünün 3. fıkrasında durum açıklığa kavuşturulmuş, tebliği çıkaran merciin lüzum görmesi halinde özel kuruluşlardan da adres soruşturması yapabileceği vurgulanmıştır. Bu kuruluşların içinde, nüfus, vergi ve tapu idareleri ile belediyeler gibi kuruluşlar da vardır. Adres araştırmasının sadece zabıta ile sınırlı tutulması, savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak bir durum yaratabilir. O nedenle adres araştırmasının titizlikle ve kararlılıkla yapılması bir zorunluluktur. Resmi merci tarafından bildirilen adrese öncelikle normal prosedüre uygun olarak bir tebligat gerçekleştirilerek, bu şekilde tebligatın yapılamaması veya tebliğ memurunca yeni adresin bulunmaması durumunda Tebligat Kanunun 35/son ve Tüzüğün 55. maddesinde belirtilen prosedürün uygulanması gerekmektedir. Somut olayda, davalının adresi açıklanan usule uygun olarak gerekli araştırma yapılmadan sadece zabıta araştırması yapılarak ,davalı adına Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, davalı ...'ya dava dilekçesinin tebliği yukarıda anılan düzenlemeler çerçevesinde yapılması gerekirken, bu işlemler yerine getirilmeden Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca tebligat yoluna gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ...yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalı ...'nun sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar verilmiştir.
4-Davalılardan HSBC Bank yönünden temyiz incelenmesine gelince,yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere,dava konusu çek ,bu davalıya takas için verilmiş olup çekin tahrifat yapıldığı ileri sürülen kısmında ise paraf bulunmaktadır.Yukarıda 1 nolu bentte açıklandığı üzere sahte ve tahrif edilen çekten doğan zarardan muhatap bankanın sorumlu olup çekin tahrifat yapıldığı ileri sürülen kısmında ise paraf bulunması karşısında mümeyyiz davalının davaya konu çekle ilgili olarak ne şekilde kusurlu olduğu açıklanmadan adı geçen davalının sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3727 E. 2011/4014 K.
Ortak:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · tebligat · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAdres araştırmasının sadece zabıta ile sınırlı tutulması, «savunma hakkının kısıtlanmasına» yol açacak bir durum yaratabilir.
2-)Davalı ...yönüden temyiz incelenmesine gelince; Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca «tebligat», tebliğ yapılacak kişiye bilinen en «son» adresinde yapılır.
Resmi merci tarafından bildirilen adrese öncelikle normal prosedüre uygun olarak bir «tebligat» gerçekleştirilerek, bu şekilde tebligatın yapılamaması veya tebliğ memurunca yeni adresin bulunmaması durumunda Tebligat Kanunun 35/«son» ve Tüzüğün 55. maddesinde belirtilen prosedürün uygulanması gerekmektedir.
Benzer bu karardaAdres araştırmasının sadece zabıta ile sınırlı tutulması, «savunma hakkının kısıtlanmasına» yol açacak bir durum yaratabilir.
1- Tebligat Kanunu’nun 10/1. maddesi uyarınca, “«tebligat», tebliğ yapılacak kişiye bilinen en «son» adresinde yapılır”, bu maddeye 6099 sayılı yasa ile eklenen ikinci fıkrası ise, “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan «yerleşim yeri» adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmünü içermektedir.
İlanen «tebligat», en «son» başvurulacak bir çaredir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilanen tebligat · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · yerleşim yeri · hesap kat · muacceliyet · ihtiyati haciz · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilenlere hitaben gönderilen «hesap kat ihtarının» usulüne aykırı tebliğ edilmesi nedeniyle «muacceliyet» koşulunun oluşmadığı ve muaccel olmayan borçlar için mal kaçırıldığına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiş, temyiz dilekçesinin bir kısım borçlulara tebliğ edilememesi üzerine, «ilanen tebligat» yapılabilmesi için ihtiyati haciz talep edenden 1.000,00 TL'nı 7 günlük sürede yatırması aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu bildirilmiş, ilanen tebligat ücretinin yatırılmaması nedeniyle kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece aleyhine «ihtiyati haciz» istenen ... ve ...'a gönderilen ihtiyati haciz isteminin reddine dair karar ve temyiz dilekçesinin bila tebliğ dönmesi üzerine doğrudan «ilanen tebligat» yapılacağı, «ilan» için gerekli 1.000,00 TL «masrafın» 7 gün içinde ödenmesi, aksi halde kararın temyiz edilmemiş sayılacağına dair «ihtarname» ihtiyati haciz isteyene tebliğ edilmiş, ilan masrafının ödenmemesi üzerine kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlere yapılacak «tebligatın» yukarıda anılan düzenlemeler çerçevesinde yapılması gerekirken, bu işlemler yerine getirilmeden doğrudan «ilanen tebligat» yoluna gidilmesi ve bu hususta muhtira tebliği sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1415 E. 2013/3558 K.
Ortak:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · tebligat · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAdres araştırmasının sadece zabıta ile sınırlı tutulması, «savunma hakkının kısıtlanmasına» yol açacak bir durum yaratabilir.
2-)Davalı ...yönüden temyiz incelenmesine gelince; Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca «tebligat», tebliğ yapılacak kişiye bilinen en «son» adresinde yapılır.
Resmi merci tarafından bildirilen adrese öncelikle normal prosedüre uygun olarak bir «tebligat» gerçekleştirilerek, bu şekilde tebligatın yapılamaması veya tebliğ memurunca yeni adresin bulunmaması durumunda Tebligat Kanunun 35/«son» ve Tüzüğün 55. maddesinde belirtilen prosedürün uygulanması gerekmektedir.
Benzer bu karardaAdres araştırmasının sadece zabıta ile sınırlı tutulması, «savunma hakkının kısıtlanmasına» yol açacak bir durum yaratabilir.
Bu haliyle, dava dilekçesi mümeyyiz davalıya usulünce tebliğ edilmemiş olup anılan davalının anayasal «savunma hakkı kısıtlanmış» bulunduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar verilmiştir.
1-Dava, «anonim şirket» yöneticilerine karşı açılan «sorumluluk davası» olup dava dilekçesi ve duruşma günü davalıya ilanen tebliğ olunmuştur.Tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Kanunu’nun .... maddesi uyarınca «tebligat», tebliğ yapılacak kişiye bilinen en «son» adresinde yapılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilanen tebligat · sorumluluk davası · kâr mahrumiyeti · şirket zararı · reeskont faizi · mahsup · anonim şirket · zamanaşımı
Benzer bu kararda… davacının zararı ve sorumlularını öğrendiği tarihten itibaren ... yıl ve herhalükarda 5 yıl içinde, eylem cezayı gerektiriyor ve ceza kanununa göre cezası daha uzun «zamanaşımına» tabi bulunursa o süre içinde dava açması gerektiği, davanın 16.03.1990 tarihli müdürler kurulu kararı nedeniyle açıldığı, ceza davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı ve 18.05.2000 tarihinde kararın kesinleştiği, davanın ise ...’nun 309.maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi dolduktan sonra ....8.2002 tarihinde açıldığı, davalılar ..., ..., ... ve ...’nun zamanaşımı definde bulundukları, zamanaşımı definde bulunmayan diğer davalıların ise kusurlu eylemleri ile dava dışı yükleniciye ödenen avansın faizsiz bir şekilde «mahsup» edilmesine ve bu suretle söz konusu avansın yasal faizden «mahrum» kalmasına yol açarak «temsilcisi» oldukları davacı «şirketi zarara» uğrattıkları gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 6.967,55 TL’nin, 929,42 TL'lik kısmına dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte anılan davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «anonim şirket» yöneticilerine karşı açılan «sorumluluk davası» olup dava dilekçesi ve duruşma günü davalıya ilanen tebliğ olunmuştur.Tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Kanunu’nun .... maddesi uyarınca «tebligat», tebliğ yapılacak kişiye bilinen en «son» adresinde yapılır.
Somut olayda, davalının adresi açıklanan usule uygun bir biçimde araştırılmamış, yalnızca zabıta araştırılması ile yetinilmiş ve davalıya «ilanen tebligat» yapılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7135 E. 2013/10921 K.
Ortak:dava dilekçesinin tebliği · tebligat
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, davalı ...'ya dava «dilekçesinin tebliği» yukarıda anılan düzenlemeler çerçevesinde yapılması gerekirken, bu işlemler yerine getirilmeden Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca «tebligat» yoluna gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ...yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-)Davalı ...yönüden temyiz incelenmesine gelince; Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca «tebligat», tebliğ yapılacak kişiye bilinen en «son» adresinde yapılır.
Resmi merci tarafından bildirilen adrese öncelikle normal prosedüre uygun olarak bir «tebligat» gerçekleştirilerek, bu şekilde tebligatın yapılamaması veya tebliğ memurunca yeni adresin bulunmaması durumunda Tebligat Kanunun 35/«son» ve Tüzüğün 55. maddesinde belirtilen prosedürün uygulanması gerekmektedir.
Benzer bu karardaUluslararası Lojistik Ticartet Ltd Şti'nin adresi ile aynı adres olarak gösterilmiş olup, dava «dilekçesinin tebliğine» ilişkin tebliğ mazbatasının bila tebliğ olarak dönmesi üzerine de mahkemece bu adres nazara alınarak kolluk marifetiyle araştırma yapılmış ve adresin tespit edilemediği gerekçesi ile dava dilekçesi anılan davalıya «ilanen tebligat» yolu ile tebliğ edilmiştir.
Ancak, mahkemece bu belgedeki bilgilerden yararlanılmak suretiyle davalının adresinin tespiti yoluna gidilmeden «ilanen tebligat» yapılmıştır.
Tebligat Kanunu'nun 28. ve Tebligat Tüzüğü'nün 46. maddesi gereğince, ancak adresi meçhul olanlara «tebligat» ilanen yapılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilanen tebligat · tahkikat · reeskont faizi · taraf ehliyeti · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafça «dahili» işleme prosedürü çerçevesinde yurt dışından alınan malların yurt dışına götürülmeyip iç piyasada satıldığı, davalılardan Turkuaz Gıda Ltd.
Şti. tarafından yurt dışına götürülmek üzere davalı ... tarafından alındığı, bunların yurt dışına götürülmeyip iç piyasada satıldığı, davacının zararının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte 6.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Uluslararası Lojistik Ticartet Ltd Şti'nin adresi ile aynı adres olarak gösterilmiş olup, dava «dilekçesinin tebliğine» ilişkin tebliğ mazbatasının bila tebliğ olarak dönmesi üzerine de mahkemece bu adres nazara alınarak kolluk marifetiyle araştırma yapılmış ve adresin tespit edilemediği gerekçesi ile dava dilekçesi anılan davalıya «ilanen tebligat» yolu ile tebliğ edilmiştir.
Ancak, dosya içerisinde davalı ...'a ait «ehliyetname» sureti, ayrıca 26.12.2005 tarihli yükleme notası adlı belgede davalının cep telefonu numarası mevcuttur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8506 E. , 2012/11116 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.05.2010 tarih ve 2005/371-2010/674 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Bankalar vekilleri ve davalı ...tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin 1.300 TL bedelli çeki keşide ettiği, çekin üzerinde tahrifat yapılarak davalı ...Ş'ye ibraz edildiğini, diğer davalıların ciranta olduklarını, davalılardan ... Kurumu A.Ş'nin çekin sahte olmasına rağmen Takasbank aracılığı ile ödeme yaptığını, müvekkilinin bu suretle zarara uğratıldığını ileri sürerek 4.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahslini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Kurumu A.Ş vekili, çekin diğer davalı bankaya ibraz edildiğini, müvekkilinin çeki fiziki olarak görmeden elektronik ortamda ödeme yaptığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş vekili, müvekkilinin Bankalararası Takas Yönetmeliği uyarınca vekaleten çekin tahsiline aracılık ettiğini, müvekkilinin başakaca bir işlevi olmadığını, müvekkilinin basiretli bir tacir gibi ibraz edilen çeki incelediğini ve düzeltme yapılan çek miktarı yanında keşidecisinin parafının bulunması sebebiyle çeki işleme aldığını, müvekkilinin kusurlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan Eko Finans Factoring Hizm.A.Ş vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...'e tebligat yapılamamıştır.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'nun çekte tahrifat yaparak davalı ...Ş. İstanbul Merkez Şubesi'ne ibraz ettiği, bu bankanın tahrifatı dikkate almadan kusurlu davranışı ile takas merkezine kabul ettiği, davalı ... Katılım Bankası Şubesi'nin çek teyidini yapmadan, görüntüsünü almadan ödeme yaptığı, bu şekilde davacının hesabından 4.000 TL fazla çekilmesine sebebiyet verdikleri anlaşılmakla; asıl davada davalılar ...ve ... Kurumu A.Ş. aleyhine açılan davanın ve birleşen davanın kabulüne, asıl davada davalı ... ile ilgili davanın HUMK 409.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davalı bankalar vekilleri ve davalı ...tarafından ayrı ayrı vekili temyiz edilmiştir.
1-)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK'nun 724'ncü maddesi uyarıca sahte ve tahrif edilen çekten doğan zararın muhatap bankaya ait olduğuna göre, davalı ... Kurumu A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Davalı ...yönüden temyiz incelenmesine gelince; Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca tebligat, tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. Tebliği alacak kişi bu adreste bulunamamışsa, yeni adresin tebliğ memuru ve tebliği çıkaran kuruluş tarafından, Tebligat Tüzüğü’nün 13. maddesinde belirtilen usule göre araştırılması gerekir. Bu soruşturmaya rağmen ikametgahı, oturduğu yer veya işyeri bulunamamış ise, o kişinin adresi meçhul kabul edilerek, Tebligat Kanunu’nun 28. ve Tebligat Tüzüğü’nün 46. maddeleri uyarınca ilanen tebliğe karar verilebilir. Ancak belirtilen soruşturma biçimi sınırlayıcı değildir. Nitekim anılan Tüzük hükmünün 3. fıkrasında durum açıklığa kavuşturulmuş, tebliği çıkaran merciin lüzum görmesi halinde özel kuruluşlardan da adres soruşturması yapabileceği vurgulanmıştır.
Bu kuruluşların içinde, nüfus, vergi ve tapu idareleri ile belediyeler gibi kuruluşlar da vardır. Adres araştırmasının sadece zabıta ile sınırlı tutulması, savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak bir durum yaratabilir. O nedenle adres araştırmasının titizlikle ve kararlılıkla yapılması bir zorunluluktur. Resmi merci tarafından bildirilen adrese öncelikle normal prosedüre uygun olarak bir tebligat gerçekleştirilerek, bu şekilde tebligatın yapılamaması veya tebliğ memurunca yeni adresin bulunmaması durumunda Tebligat Kanunun 35/son ve Tüzüğün 55. maddesinde belirtilen prosedürün uygulanması gerekmektedir. Somut olayda, davalının adresi açıklanan usule uygun olarak gerekli araştırma yapılmadan sadece zabıta araştırması yapılarak ,davalı adına Tebligat Kanunun 35.
maddesi uyarınca tebligat yapılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, davalı ...'ya dava dilekçesinin tebliği yukarıda anılan düzenlemeler çerçevesinde yapılması gerekirken, bu işlemler yerine getirilmeden Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca tebligat yoluna gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ...yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalı ...'nun sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar verilmiştir.
4-Davalılardan HSBC Bank yönünden temyiz incelenmesine gelince,yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere,dava konusu çek ,bu davalıya takas için verilmiş olup çekin tahrifat yapıldığı ileri sürülen kısmında ise paraf bulunmaktadır.Yukarıda 1 nolu bentte açıklandığı üzere sahte ve tahrif edilen çekten doğan zarardan muhatap bankanın sorumlu olup çekin tahrifat yapıldığı ileri sürülen kısmında ise paraf bulunması karşısında mümeyyiz davalının davaya konu çekle ilgili olarak ne şekilde kusurlu olduğu açıklanmadan adı geçen davalının sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Kurumu A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'nun temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ...yararına BOZULMASINA,3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'nun sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...ve HSBC Bank A.Ş.'ne iadesine, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061807600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz