Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2788 E. 2012/10251 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkisizlik kararının kesinleşmesi↗ davanın yenilenmesi↗ dosyanın gönderilmesi↗ vekile tebliğ↗ davanın açılmamış sayılması↗ eş rızası↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ sulh hukuk mahkemesi↗ görevsizlik kararı↗ tebligat↗ sulh↗ yetkisizlik kararı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın açıldığı Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.01.2010 tarihli 2009/2521 esas, 2010/142 sayılı yetkisizlik kararı ile dosyanın geldiği, yetkisizlik kararının 27.05.2010 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin gönderme dilekçesi vermediği, davalı vekilinin talebi üzerine dosyanın gönderildiği, ancak HMUK’nun 193/2. maddesine göre görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine sadece davacı tarafın gönderme talep edebileceği gerekçesiyle HUMK’nun 193/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan HUMK’nun 193. maddesi hükümleri uyarınca yetkisizlik kararının taraf vekillerine tebliği ile temyiz süresinin sona ererek kesinleşmesinden itibaren 10 günlük süre içinde yargılamanın devamı için davacının karşı tarafa yetkili mahkemede tebligat yaptırmasının zorunlu olduğu hükme bağlanması karşısında, davalıya da bu yönde bir hak tanınmalıdır. Davacı, yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde yetkili mahkemeye başvurmazsa, sonuç olarak davasını takipten vazgeçmiş olmaktadır. Oysa, davacı davalının rızası olmadan davasını takipten vazgeçemez. Davacının 10 gün içinde yetkili mahkemeye başvurmayarak takip etmekten vazgeçmek istediği bir davayı, devam ettirmek hakkı davalıya da tanınmazsa, o taktirde davanın açılmamış sayılması, dolayısıyla davanın takibinden vazgeçilmesi yalnız davacının isteğine bırakılmış olur ki, bu sonuç HUMK’nun 185/1. madde hükmüne aykırı düşer. (Bkz.Prof.Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1979, Cilt 1, 4.Baskı, Sh.232 vd.) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.03.1969 tarih ve 1/633-183 sayılı kararı da bu yöndedir.
Öte yandan, aynı Kanun’un 409. maddesi hükmüne göre davayı yenilemek hakkı davalıya da tanınmış iken, 193. maddenin lafzi yorumu, yasanın maddeleri arasındaki bütünlük ile de bağdaşmaz. Davalıya davayı devam ettirme hakkı bu madde yönünden de tanınarak, davanın esastan reddi sonucuna kavuşma olanağının davalıya verilmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Bu durumda, davalı vekilinin süresinde verdiği tahrik dilekçesi üzerine, davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi Tespit 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1839 E. 2013/2130 K.
Ortak:yetkisizlik kararının kesinleşmesi · davanın yenilenmesi · vekile tebliğ · davanın açılmamış sayılması · eş rızası · açılmamış sayılma · yenileme · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaSulh Hukuk Mahkemesinin 28.01.2010 tarihli 2009/2521 esas, 2010/142 sayılı «yetkisizlik» kararı ile dosyanın geldiği, yetkisizlik kararının 27.05.2010 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin gönderme dilekçesi vermediği, davalı vekilinin talebi üzerine «dosyanın gönderildiği», ancak HMUK’nun 193/2. maddesine göre «görevsizlik» veya yetkisizlik kararı üzerine sadece davacı tarafın gönderme talep edebileceği gerekçesiyle HUMK’nun 193/«son» maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacının 10 gün içinde yetkili mahkemeye başvurmayarak takip etmekten vazgeçmek istediği bir davayı, devam ettirmek hakkı davalıya da tanınmazsa, o taktirde «davanın açılmamış sayılması», dolayısıyla davanın takibinden vazgeçilmesi yalnız davacının isteğine bırakılmış olur ki, bu sonuç HUMK’nun 185/1. madde hükmüne aykırı düşer. (Bkz.Prof.Dr.
Öte yandan, aynı Kanun’un 409. maddesi hükmüne göre «davayı yenilemek» hakkı davalıya da tanınmış iken, 193. maddenin lafzi yorumu, yasanın maddeleri arasındaki bütünlük ile de bağdaşmaz.
Benzer bu kararda193. maddesine göre, «görevsizlik» veya «yetkisizlik» kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa «görevli» veya yetkili mahkemede «tebligat» yaptırmasının zorunlu olduğu, somut olayda dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep edenin davacı değilde davalı olduğu gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacının ... gün içinde yetkili mahkemeye başvurmayarak takip etmekten vazgeçmek istediği bir davayı, devam ettirmek hakkı davalıya da tanınmazsa, o taktirde «davanın açılmamış sayılması», dolayısıyla davanın takibinden vazgeçilmesi yalnız davacının isteğine bırakılmış olur ki, bu sonuç HUMK’nun 185/1. madde hükmüne aykırı düşer. (Bkz.
Öte yandan, aynı Kanun’un 409. maddesi hükmüne göre «davayı yenilemek» hakkı davalıya da tanınmış iken, 193. maddenin lafzi yorumu, yasanın maddeleri arasındaki bütünlük ile de bağdaşmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifa · görevli mahkeme
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesince sigorta akdinin «ifa» ve tanzim yerinin ... olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine karar verildiği, HUMK.
193. maddesine göre, «görevsizlik» veya «yetkisizlik» kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa «görevli» veya yetkili mahkemede «tebligat» yaptırmasının zorunlu olduğu, somut olayda dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep edenin davacı değilde davalı olduğu gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Menfi Tespit 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1798 E. 2013/2993 K.
Ortak:yetkisizlik kararının kesinleşmesi · davanın yenilenmesi · vekile tebliğ · davanın açılmamış sayılması · eş rızası · açılmamış sayılma · yenileme · tebligat · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaSulh Hukuk Mahkemesinin 28.01.2010 tarihli 2009/2521 esas, 2010/142 sayılı «yetkisizlik» kararı ile dosyanın geldiği, yetkisizlik kararının 27.05.2010 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin gönderme dilekçesi vermediği, davalı vekilinin talebi üzerine «dosyanın gönderildiği», ancak HMUK’nun 193/2. maddesine göre «görevsizlik» veya yetkisizlik kararı üzerine sadece davacı tarafın gönderme talep edebileceği gerekçesiyle HUMK’nun 193/«son» maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan HUMK’nun 193. maddesi hükümleri uyarınca «yetkisizlik» kararının taraf «vekillerine tebliği» ile temyiz süresinin sona ererek kesinleşmesinden itibaren 10 günlük süre içinde yargılamanın devamı için davacının karşı tarafa yetkili mahkemede «tebligat» yaptırmasının zorunlu olduğu hükme bağlanması karşısında, davalıya da bu yönde bir hak tanınmalıdır.
Davacının 10 gün içinde yetkili mahkemeye başvurmayarak takip etmekten vazgeçmek istediği bir davayı, devam ettirmek hakkı davalıya da tanınmazsa, o taktirde «davanın açılmamış sayılması», dolayısıyla davanın takibinden vazgeçilmesi yalnız davacının isteğine bırakılmış olur ki, bu sonuç HUMK’nun 185/1. madde hükmüne aykırı düşer. (Bkz.Prof.Dr.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, HUMK 193. maddesi uyarınca «yetkisizlik kararının kesinleşmesinden» itibaren ... gün içinde davacı tarafın dilekçe vermesi gerektiği, davada ise davalının müracaatta bulunduğu gerekçesiyle, HUMK 193. madde gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, bitkisel ürün sigortasından kaynaklanan «menfi tespit» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle HUMK 193. madde uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan HUMK’nun 193. maddesi hükümleri uyarınca «yetkisizlik» kararının taraf «vekillerine tebliği» ile temyiz süresinin sona ererek kesinleşmesinden itibaren ... günlük süre içinde yargılamanın devamı için davacının karşı tarafa yetkili mahkemede «tebligat» yaptırmasının zorunlu olduğu hükme bağlanmış ise de davalıya da bu yönde bir hak tanınmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi tespit
Benzer bu karardaDava, bitkisel ürün sigortasından kaynaklanan «menfi tespit» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle HUMK 193. madde uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/381 E. 2015/5178 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, genel kurulun iptaline yönelik istemin reddine, davacının şirketteki «payının» 89.193 TL olduğunun tespitine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2788 E. , 2012/10251 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/10/2010 tarih ve 2010/594-2010/1170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 30.12.2005 tarihinde müvekkilinin Münih'ten İzmir’e dönmek üzere Oger Türk'e ait uçağa bindiğini, bagajını teslim ettiğini ve bagaj fişlerini de almasına rağmen varış yerinde müvekkiline ait iki bagajının bulunamadığını, kayıp olan eşyalardan Havaş'ın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 1.848,42 TL’nın olay tarihinden en yüksek banka mevduatı üzerinden davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın görev, yetki, husumet yönünden itirazda bulunarak, esas yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın açıldığı Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.01.2010 tarihli 2009/2521 esas, 2010/142 sayılı yetkisizlik kararı ile dosyanın geldiği, yetkisizlik kararının 27.05.2010 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin gönderme dilekçesi vermediği, davalı vekilinin talebi üzerine dosyanın gönderildiği, ancak HMUK’nun 193/2. maddesine göre görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine sadece davacı tarafın gönderme talep edebileceği gerekçesiyle HUMK’nun 193/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan HUMK’nun 193. maddesi hükümleri uyarınca yetkisizlik kararının taraf vekillerine tebliği ile temyiz süresinin sona ererek kesinleşmesinden itibaren 10 günlük süre içinde yargılamanın devamı için davacının karşı tarafa yetkili mahkemede tebligat yaptırmasının zorunlu olduğu hükme bağlanması karşısında, davalıya da bu yönde bir hak tanınmalıdır. Davacı, yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde yetkili mahkemeye başvurmazsa, sonuç olarak davasını takipten vazgeçmiş olmaktadır. Oysa, davacı davalının rızası olmadan davasını takipten vazgeçemez. Davacının 10 gün içinde yetkili mahkemeye başvurmayarak takip etmekten vazgeçmek istediği bir davayı, devam ettirmek hakkı davalıya da tanınmazsa, o taktirde davanın açılmamış sayılması, dolayısıyla davanın takibinden vazgeçilmesi yalnız davacının isteğine bırakılmış olur ki, bu sonuç HUMK’nun 185/1.
madde hükmüne aykırı düşer. (Bkz.Prof.Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1979, Cilt 1, 4.Baskı, Sh.232 vd.) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.03.1969 tarih ve 1/633-183 sayılı kararı da bu yöndedir.
Öte yandan, aynı Kanun’un 409. maddesi hükmüne göre davayı yenilemek hakkı davalıya da tanınmış iken, 193. maddenin lafzi yorumu, yasanın maddeleri arasındaki bütünlük ile de bağdaşmaz. Davalıya davayı devam ettirme hakkı bu madde yönünden de tanınarak, davanın esastan reddi sonucuna kavuşma olanağının davalıya verilmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Bu durumda, davalı vekilinin süresinde verdiği tahrik dilekçesi üzerine, davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061599200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz