Ayırt edicilik
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5976 E. 2012/9921 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayırt edicilik↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı gerçek kişinin “İLKNURŞAKATUTKUM” ibaresini 29. sınıfın tamamında tescil ettirmek için başvuruda bulunduğu, davacı markalarının ise 29. sınıfın bir kısım alt grupları ile 30. ve 32. sınıfın tümünde tescilli olduğu, davalı marka başvurusundaki emtianın davacıya ait markaların 29. sınıftaki bir kısım alt gruplarla örtüştüğü, davalı başvurusuna konu ibarenin esas unsurunun “TUTKUM” kelimesi olduğu, “TUTKU” kelimesinin ise davacı markalarının esaslı unsurunu oluşturduğu, taraf markalarının esaslı unsurları gözetildiğinde 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, davacının “TUTKU” ibareli markasının ayırt ediciliği yüksek tanınmış marka olduğu, ancak davacı tarafın idari aşamada sadece markaların benzerliği iddiasına dayandığı, tanınmış markaya ilişkin iddiasının bulunmadığı, davaya konu başvurunun hükümden düşmesi nedeniyle incelemenin salt YİDK kararının itiraz sırasındaki koşullara göre marka mevzuatına uygun olup olmadığı ile sınırlı olarak yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK'nun 23.08.2007 tarihli kararının kısmen iptaline, fazla istemin reddine, davaya konu marka başvurusu hükümden düştüğünden hükümsüzlüğe ilişkin dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın davacı vekili ve davalı TPE .../...
vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.11.2011 günlü ilamıyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki gerekçe ile karar temyiz eden davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5872 E. 2011/16045 K.
Ortak:ayırt edicilik · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
İncelediğiniz kararda… oluşturduğu, taraf markalarının esaslı unsurları gözetildiğinde 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, davacının “TUTKU” ibareli markasının «ayırt ediciliği» yüksek tanınmış marka olduğu, ancak davacı tarafın idari aşamada sadece markaların benzerliği iddiasına dayandığı, tanınmış markaya ilişkin iddiasının bulunmadığı, davaya konu başvurunun hükümden düşmesi nedeniyle incelemenin salt YİDK kararının itiraz sırasındaki koşullara göre marka mevzuatına uygun olup olmadığı ile sınırlı olarak yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK'nun 23.08.2007 tarihli kararının kısmen iptaline, fazla istemin reddine, davaya konu marka başvurusu hükümden düştüğünden hükümsüzlüğe ilişkin dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın davacı vekili ve davalı TPE .../... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.11.2011 günlü ilamıyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki gerekçe ile karar temyiz eden davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu kararda… oluşturduğu, taraf markalarının esaslı unsurları gözetildiğinde 556 sayılı KHK'nun 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, davacının “TUTKU” ibareli markasının «ayırt ediciliği» yüksek tanınmış marka olduğu, ancak davacı tarafın idari aşamada sadece markaların benzerliği iddiasına dayandığı, tanınmış markaya ilişkin iddiasının bulunmadığı, davaya konu başvurunun hükümden düşmesi nedeniyle incelemenin salt YİDK kararının itiraz sırasındaki koşullara göre marka mevzuatına uygun olup olmadığı ile sınırlı olarak yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK'nun 23.08.2007 tarihli kararının kısmen iptaline, fazla istemin reddine, davaya konu marka başvurusu hükümden düştüğünden hükümsüzlüğe ilişkin dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu markanın «ayırt edicilik» niteliğini kazandığı ve redde mesnet markalar ile arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dava konusu başvuruda yer alan "TUTKUM" ibaresi ile davacı markalarında yer alan "TUTKU" ibaresi arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu kabul edilmiş ise de, iltibas tehlikesi değerlendirmesinde, işaretlerin dikkat çekici özellikleri de gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketicileri» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu başvuruda yer alan "TUTKUM" ibaresi ile davacı markalarında yer alan "TUTKU" ibaresi arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu kabul edilmiş ise de, iltibas tehlikesi değerlendirmesinde, işaretlerin dikkat çekici özellikleri de gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketicileri» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18297 E. 2013/1922 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava
Benzer bu kararda… iş olduğu, bu tanınmışlığın markanın bisküvi emtiasının üzerinde ve reklamlarında fiilen kullanılmış olmasından kaynaklandığı ve ...’nin tanınmış markalar listesine «dahil» edilmeye yeterli bir tanınmışlık seviyesine ulaştığı, tanınmışlığın diğer muhtemel sonuçlarının bu dava açısında önemli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8344 E. 2013/12990 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava
Benzer bu kararda… iş olduğu, bu tanınmışlığın markanın bisküvi emtiasının üzerinde ve reklamlarında fiilen kullanılmış olmasından kaynaklandığı ve TPE’nin tanınmış markalar listesine «dahil» edilmeye yeterli bir tanınmışlık seviyesine ulaştığı, tanınmışlığın diğer muhtemel sonuçlarının bu dava açısında önemli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5976 E. , 2012/9921 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2009 gün ve 2007/347-2009/343 sayılı kararı bozan Daire’nin 29/11/2011 gün ve 2010/5872-2011/16045 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, “TUTKU” ibaresini içeren markaların uzun yıllardır müvekkili tarafından kullanıldığını ve tanınmış marka haline getirildiğini, davalı gerçek kişinin müvekkiline ait markaların da tescilli olduğu 29. sınıfta “İLKNURŞAKATUTKUM” ibaresinin marka olarak tescili için diğer davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından bu başvuruya yapılan itirazın davalı kurumca nihai olarak reddedildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tescil edilmek istenen marka ile müvekkiline ait tanınmış markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını ve bu nedenle iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek, davalı TPE YİDK'nun 23.08.2007 tarih 2007-M-3493 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkili kurum tarafından ihdas edilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı gerçek kişinin “İLKNURŞAKATUTKUM” ibaresini 29. sınıfın tamamında tescil ettirmek için başvuruda bulunduğu, davacı markalarının ise 29. sınıfın bir kısım alt grupları ile 30. ve 32. sınıfın tümünde tescilli olduğu, davalı marka başvurusundaki emtianın davacıya ait markaların 29. sınıftaki bir kısım alt gruplarla örtüştüğü, davalı başvurusuna konu ibarenin esas unsurunun “TUTKUM” kelimesi olduğu, “TUTKU” kelimesinin ise davacı markalarının esaslı unsurunu oluşturduğu, taraf markalarının esaslı unsurları gözetildiğinde 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, davacının “TUTKU” ibareli markasının ayırt ediciliği yüksek tanınmış marka olduğu, ancak davacı tarafın idari aşamada sadece markaların benzerliği iddiasına dayandığı, tanınmış markaya ilişkin iddiasının bulunmadığı, davaya konu başvurunun hükümden düşmesi nedeniyle incelemenin salt YİDK kararının itiraz sırasındaki koşullara göre marka mevzuatına uygun olup olmadığı ile sınırlı olarak yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK'nun 23.08.2007 tarihli kararının kısmen iptaline, fazla istemin reddine, davaya konu marka başvurusu hükümden düştüğünden hükümsüzlüğe ilişkin dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın davacı vekili ve davalı TPE .../...
vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.11.2011 günlü ilamıyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki gerekçe ile karar temyiz eden davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 07/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061277300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz