Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5872 E. 2011/16045 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ayırt edicilik↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı gerçek kişinin “İLKNUR ŞAKA TUTKUM” ibaresini 29. sınıfın tamamında tescil ettirmek için başvuruda bulunduğu, davacı markalarının ise 29. sınıfın bir kısım alt grupları ile 30. ve 32. sınıfın tümünde tescilli olduğu, davalı marka başvurusundaki emtianın davacıya ait markaların 29. sınıftaki bir kısım alt gruplarla örtüştüğü, davalı başvurusuna konu ibarenin esas unsurunun “TUTKUM” kelimesi olduğu, “TUTKU” kelimesinin ise davacı markalarının esaslı unsurunu oluşturduğu, taraf markalarının esaslı unsurları gözetildiğinde 556 sayılı KHK'nun 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, davacının “TUTKU” ibareli markasının ayırt ediciliği yüksek tanınmış marka olduğu, ancak davacı tarafın idari aşamada sadece markaların benzerliği iddiasına dayandığı, tanınmış markaya ilişkin iddiasının bulunmadığı, davaya konu başvurunun hükümden düşmesi nedeniyle incelemenin salt YİDK kararının itiraz sırasındaki koşullara göre marka mevzuatına uygun olup olmadığı ile sınırlı olarak yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK'nun 23.08.2007 tarihli kararının kısmen iptaline, fazla istemin reddine, davaya konu marka başvurusu hükümden düştüğünden hükümsüzlüğe ilişkin dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TPE YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu başvuruda yer alan "TUTKUM" ibaresi ile davacı markalarında yer alan "TUTKU" ibaresi arasında iltibas tehlikesi bulunduğu kabul edilmiş ise de, iltibas tehlikesi değerlendirmesinde, işaretlerin dikkat çekici özellikleri de gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketicileri nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekir. Bu değerlendirme yapılırken de ibareler bir bütün olarak dikkate alınıp ibarenin parçalara bölünmesi suretiyle iltibas tehlikesi oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı başvurusu "İLKNURŞAKATUTKUM" ibaresinden oluşmakta olup, redde dayanak yapılan davacı markaları ise “TUTKU” ibaresini taşımaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu markanın ayırt edicilik niteliğini kazandığı ve redde mesnet markalar ile arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ayırt edicilik 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5976 E. 2012/9921 K.
Ortak:ayırt edicilik · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
İncelediğiniz kararda… oluşturduğu, taraf markalarının esaslı unsurları gözetildiğinde 556 sayılı KHK'nun 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, davacının “TUTKU” ibareli markasının «ayırt ediciliği» yüksek tanınmış marka olduğu, ancak davacı tarafın idari aşamada sadece markaların benzerliği iddiasına dayandığı, tanınmış markaya ilişkin iddiasının bulunmadığı, davaya konu başvurunun hükümden düşmesi nedeniyle incelemenin salt YİDK kararının itiraz sırasındaki koşullara göre marka mevzuatına uygun olup olmadığı ile sınırlı olarak yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK'nun 23.08.2007 tarihli kararının kısmen iptaline, fazla istemin reddine, davaya konu marka başvurusu hükümden düştüğünden hükümsüzlüğe ilişkin dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu markanın «ayırt edicilik» niteliğini kazandığı ve redde mesnet markalar ile arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dava konusu başvuruda yer alan "TUTKUM" ibaresi ile davacı markalarında yer alan "TUTKU" ibaresi arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu kabul edilmiş ise de, iltibas tehlikesi değerlendirmesinde, işaretlerin dikkat çekici özellikleri de gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketicileri» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekir.
Benzer bu kararda… oluşturduğu, taraf markalarının esaslı unsurları gözetildiğinde 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, davacının “TUTKU” ibareli markasının «ayırt ediciliği» yüksek tanınmış marka olduğu, ancak davacı tarafın idari aşamada sadece markaların benzerliği iddiasına dayandığı, tanınmış markaya ilişkin iddiasının bulunmadığı, davaya konu başvurunun hükümden düşmesi nedeniyle incelemenin salt YİDK kararının itiraz sırasındaki koşullara göre marka mevzuatına uygun olup olmadığı ile sınırlı olarak yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK'nun 23.08.2007 tarihli kararının kısmen iptaline, fazla istemin reddine, davaya konu marka başvurusu hükümden düştüğünden hükümsüzlüğe ilişkin dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın davacı vekili ve davalı TPE .../... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.11.2011 günlü ilamıyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki gerekçe ile karar temyiz eden davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18297 E. 2013/1922 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava
Benzer bu kararda… iş olduğu, bu tanınmışlığın markanın bisküvi emtiasının üzerinde ve reklamlarında fiilen kullanılmış olmasından kaynaklandığı ve ...’nin tanınmış markalar listesine «dahil» edilmeye yeterli bir tanınmışlık seviyesine ulaştığı, tanınmışlığın diğer muhtemel sonuçlarının bu dava açısında önemli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8344 E. 2013/12990 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava
Benzer bu kararda… iş olduğu, bu tanınmışlığın markanın bisküvi emtiasının üzerinde ve reklamlarında fiilen kullanılmış olmasından kaynaklandığı ve TPE’nin tanınmış markalar listesine «dahil» edilmeye yeterli bir tanınmışlık seviyesine ulaştığı, tanınmışlığın diğer muhtemel sonuçlarının bu dava açısında önemli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5872 E. , 2011/16045 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2009 tarih ve 2007/347-2009/343 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “TUTKU” ibaresini içeren markaların uzun yıllardır müvekkili tarafından kullanıldığını ve tanınmış marka haline getirildiğini, davalı gerçek kişinin müvekkiline ait markaların da tescilli olduğu 29. sınıfta “İLKNURŞAKATUTKUM” ibaresinin marka olarak tescili için diğer davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından bu başvuruya yapılan itirazın davalı kurumca nihai olarak reddedildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tescil edilmek istenen marka ile müvekkiline ait tanınmış markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını ve bu nedenle iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek, davalı TPE YİDK'nun 23.08.2007 tarih 2007-M-3493 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkili kurum tarafından ihdas edilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı gerçek kişinin “İLKNUR ŞAKA TUTKUM” ibaresini 29. sınıfın tamamında tescil ettirmek için başvuruda bulunduğu, davacı markalarının ise 29. sınıfın bir kısım alt grupları ile 30. ve 32. sınıfın tümünde tescilli olduğu, davalı marka başvurusundaki emtianın davacıya ait markaların 29. sınıftaki bir kısım alt gruplarla örtüştüğü, davalı başvurusuna konu ibarenin esas unsurunun “TUTKUM” kelimesi olduğu, “TUTKU” kelimesinin ise davacı markalarının esaslı unsurunu oluşturduğu, taraf markalarının esaslı unsurları gözetildiğinde 556 sayılı KHK'nun 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, davacının “TUTKU” ibareli markasının ayırt ediciliği yüksek tanınmış marka olduğu, ancak davacı tarafın idari aşamada sadece markaların benzerliği iddiasına dayandığı, tanınmış markaya ilişkin iddiasının bulunmadığı, davaya konu başvurunun hükümden düşmesi nedeniyle incelemenin salt YİDK kararının itiraz sırasındaki koşullara göre marka mevzuatına uygun olup olmadığı ile sınırlı olarak yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK'nun 23.08.2007 tarihli kararının kısmen iptaline, fazla istemin reddine, davaya konu marka başvurusu hükümden düştüğünden hükümsüzlüğe ilişkin dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TPE YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu başvuruda yer alan "TUTKUM" ibaresi ile davacı markalarında yer alan "TUTKU" ibaresi arasında iltibas tehlikesi bulunduğu kabul edilmiş ise de, iltibas tehlikesi değerlendirmesinde, işaretlerin dikkat çekici özellikleri de gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketicileri nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekir. Bu değerlendirme yapılırken de ibareler bir bütün olarak dikkate alınıp ibarenin parçalara bölünmesi suretiyle iltibas tehlikesi oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı başvurusu "İLKNURŞAKATUTKUM" ibaresinden oluşmakta olup, redde dayanak yapılan davacı markaları ise “TUTKU” ibaresini taşımaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu markanın ayırt edicilik niteliğini kazandığı ve redde mesnet markalar ile arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA,
aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034599300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz