6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1184 E. 2024/4757 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsilde hata bilgilendirme yükümlülüğü müşterek temsilci objektif özen yükümlülüğü tüketici kredisi eft özen yükümlülüğü başvurma harcı internet bankacılığı bloke eş rızası üçüncü kişi dolandırıcılık garantörlük havale esastan ret kusur cy/cy kaydı temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 115 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi

SAYISI : 2020/445 E., 2021/683 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.10.2020 tarihinde şüpheli şahısların müvekkilini davalı bankadan aradıklarını söyleyerek, bankanın .... Çarşı Şubesi'nde bulunan USD hesabıyla ilgili olarak kur düzenlenmesinin Covit 19 nedeniyle telefon üzerinden yapılacağını söylediklerini, müvekkilinin telefonla yönlendirme sonucu şubede bulunan USD hesabını kapattığını, arayan kişilerin hesap bilgilerine sahip olması nedeniyle bu kişilerin banka görevlisi olduğuna müvekkilinin inandığını, bankanın müşteri bilgilerini korumada özensiz davrandığını, kapatılan USD hesabında bulunan 30.500,00 USD'nin TL'ye çevrilerek 244.470,20 TL'nin aynı bankadaki müvekkilinin vadesiz hesabına aktarıldığını, müvekkilinin aynı gün çektiği 50.00,00 TL tutarındaki tüketici kredisi ile birlikte arayan kişilerin şahısların verdiği iki ayrı hesaba havale edildiğini, şüpheli şahıslar ve banka aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin şüpheli şahıslar tarafından dolandırılırken, henüz şüpheli hesaplara para transferleri tamamlanmadan aynı gün saat 12:20'de bankanın Çarşı Şubesi'nde görevli müşteri temsilcisine müvekkilince mesaj gönderildiğini ve hesabının boşaltıldığını, bunun normal bir şey olup olmadığının sorulduğunu, en son yapılan EFT saatinin 12:41 olmasına rağmen banka görevlilerinin şüpheli havale ve EFT işlemlerine engel olmadığını, bankanın BDDK'ya verdiği cevapta da müvekkilinin müşteri temsilcisine haber verdiğini, ancak müşteri temsilcisinin şube dışında olması nedeniyle hesapları inceleyemediğini bildirdiğini, banka çalışanına haber verilmesine rağmen şube dışında olması nedeniyle durumu bankaya bildirmediğini ve zararın oluşumunda kusurlu davrandığını, bankaca BDDK'ya yazdığı yazıda havale alıcısının hesabına bloke konulduğunu iddia edilmesine rağmen bu durumun gerçeği yansıtmadığını, bankanın zamanında haberdar edilmesine rağmen başta bloke olmak üzere diğer önlemleri almadığını, müşteri bilgilerini düzgün şekilde korunmaması nedeniyle, müvekkilinin tüm parasının şüpheli kişilere havale edildiğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm işlemlerini İş Cep kanalıyla davacıya ait müşteri numarası, dijital bankacılık şifresi kullanılarak, bankaya tanımlı telefon üzerinden yapıldığını, cihazın 30.06.2016 tarihinde müşteri numarası, dijital bankacılık şifresi ve davacının banka sisteminde kayıtlı olan telefonuna gönderilen mobil onay kodu kullanılarak sisteme giriş yapılarak sisteme tanımlandığını, tanımlı telefona indirilen internet bankacılığı uygulaması üzerinden işlemlerin yapıldığını, cihazın kaydı sırasında onay ve tanımlama işlemleri yapıldığından, bu telefon üzerinden yapılan işlemler sırasında ayrıca mobil onay kodu veya SMS girişine gerek olmaksızın, sadece şifre ile işlem yapılabildiğini, sağlanan güvenliğin teknolojik gelişmeler ve mevzuata uygun olduğunu, davacının telefondaki yönlendirmelerle bankadaki USD hesabını kapattığını, vadeli döviz hesabı kapatma işleminin, banka çağrı merkezi aracılığıyla yapılmadığını, İş Cep kanalıyla gerekli onayların yapılarak hesabın kapatılması nedeniyle, hesap kapatma nedeninin sorulamayacağını, müşteri bilgilerinin müvekkilinin kusuru ile üçüncü kişilerin eline geçmediğini, Nisan 2016 tarihlerinde yaklaşık 50 milyon kişinin kimlik bilgilerinin ele geçirilerek yayınlandığını ve müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının 26.10.2020 tarihinde banka çağrı merkezini arayarak günlük havale ve EFT işlem limitini dijital bankacılık şifresini kullanarak müşteri temsilcisine bağlanma suretiyle artırdığını, işlem sırasında da tanımlı cihaza gönderilen mobil onay kodu ile işlemin yapıldığını, işlemin davacının talimatları doğrultusunda çağrı merkezi temsilcisi ile tamamlandığını, yapılan bu işlemde müşteri temsilisi hatası bulunmadığını, bankanın sağladığı anında kredi imkanı ile müşterilerin acil nakit ihtiyacının karşılandığını ve bu işlemlerin de Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği hükümlerine uygun olduğunu, davacının kullanıcı bilgileri ile tanımlı cihazından kredi işlemlerini kendisine ait şifrelerle yaptığını, banka çalışanına haber verilmesine rağmen işlemlere engel olunmadığı iddiasının yersiz olduğunu, dava dilekçesi ekindeki mesaj dökümlerinden de anlaşılacağı üzere müşteri temsilcisine ilk mesajın saat 12:19'da atıldığını, davacının ise işlemlere saat 10:47'da başladığını, ilk mesajın işlemlerin tamamlanmasından sonra atıldığını, bankanın çağrı merkezini arayan davacının herhangi bir şüpheli işlem bildiriminde bulunmadığını, aksine çağrı merkezi çalışanının talep ettiği tüm güvenlik ve onay süreçlerinin sorunsuz şekilde gerçekleştirdiğini, müşteri temsilcisine mesaj atıldıktan sonra, müşteri temsilcisinin derhal davacıyı aramasına rağmen ulaşamadığını, müşteri temsilcinin saat 12:24'de davacıya ulaşamadığını mesaj yoluyla bildirdiğini, davacının saat 12:36'ya kadar geçen 12 dakika boyunca herhangi bir cevap yazmadığını, yapılan işlemlerin işlem gerçekleştirme saatleri ile karşılaştırıldığında, davacının müşteri temsilcisine ulaşmak niyetiyle hareket etmediğinin anlaşılacağını, davacının, şüphelerini gidermeye çalışmak ve temsilci ile irtibat kurmak yerine işlemlere devam ederek saat 12:30'da 50.000,00 TL anında kredi kullanarak işlemleri sürdürdüğünü, şüpheli bir durum olmasına rağmen tüm onay aşamalarının tamamlanarak kredi çekilmesi nedeniyle müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini, davacının saat 12:36 ve 12:37'de "Uf açık" ve "işlem devam ediyor" şeklinde mesajlar attığını, esasen davacının şüphelendiğini ileri sürdüğü durumları izah edecek herhangi bir mesaj göndermediğini, davacının saat 12:41'de de şüphelendiğini ileri sürmesine rağmen bu sefer ikinci kez İsa Metehan'ın Garanti Bankası hesabına 48.000,00 TL EFT yaptığını, davacının 15:26'ya kadar yani 2 saat 49 dakika boyunca müşteri temsilcisine başka mesaj da göndermediğini, bu saate kadar gönderilen mesajlardan müşteri temsilcisinin bir sorun anlamasının mümkün olmadığını, buna rağmen müşteri temsilcisinin davacıya ulaşmaya çalıştığını, ancak ulaşamadığını, müşteri temsilcisinin bildirimi üzerine hesapların bloke edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtilaflı işlemlerin davalı Bankanın Mobil Bankacılık uygulaması üzerinden internet kanalı ile gerçekleştirildiği, davacının kullandığı ve davalı Bankanın Mobil Şube uygulamasının yüklü olduğu mobil cihaz/cep telefonunun davalı Banka sistemi tarafından kayıt altına alındığı 30.06.2016 tarihinde Mobil Şube oturumuna girişte, 15.03.2020 tarih 31069 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 'Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'te yer alan 34.1 maddesine uygun olarak iki faktörlü kimlik doğrulamanın gerçekleştirildiği, dava konusu para transfer işlemlerinin gerçekleştiği 26.10.2020 tarihinde mobil şubeye girişte, 'Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'te yer alan 34.1 maddesine uygun olarak iki faktörlü kimlik doğrulamanın gerçekleştirildiği, davalı Banka tarafından davacıya Mobil İnternet Bankacılığından kullandırılan kredinin, 'Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik' çerçevesinde kullandırıldığı, davalı Bankaca, Davacıya kullandırılan krediye ilişkin bilgilendirme yükümlülüklerini yerine getirildiği, davacının uluslararası literatürde sesli oltalama (voice phishing) adı verilen yöntemle davalı Banka yetkilileri tarafından aranıyormuş intiba veren kişiler tarafından kendisine ulaşıldığı, bu kişilerin ihtilaflı işlemlerin gerçekleşebilmesi için davacıyı ikna etmek suretiyle dolandırdıkları, davacının 26.10.2020 tarihinde T.C. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen ifade tutanağından ve dava dilekçesinde, ihtilaflı tüm işlemlerin ve davalı Banka Çağrı Merkezi'ni arayarak günlük para transfer limitinin 200.000,00 TL'ye yükseltilmesinin bizzat davacının kendisi tarafından yapıldığının anlaşıldığı, en son ihtilaflı para transferi işleminin gerçekleşmesinden önce davacının davalı Bankanın Sefaköy Şubesi müşteri temsilcisine gönderdiği whatsapp mesajının ilgili personelce okunarak davacıyı telefonla aradığı ancak ulaşamadığı dikkate alındığında, davalı Bankanın yasa ve yönetmeliklere uygun olarak internet /mobil bankacılık ile ilgili alınabilecek tedbirleri almış olduğu, davacının da tüm ihtilaflı işlemleri kendi cep telefonundan internet bankacılığı şifresini kullanarak bizzat kendisinin gerçekleştirmiş olduğu ve davalı bankaya izafe edilecek herhangi bir kusur olmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bankanın şüpheli kişilere gönderilen paradan, çalışanına gönderilen mesajla haberdar olmasına rağmen, öğrenme anı itibariyle para transferlerine engel olma ihtimali bulunmasına rağmen, engel olmaması ve bu şekilde olay sırasında ve sonrasında gerekli tedbirleri almayarak objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, müvekkilinin telefon dolandırıcıları tarafından dolandırıldığını, telefon dolandırıcılığı olayının devamı sırasında, henüz şüpheli kişilere para transferleri tamamlanmadan önce davalı banka çalışanına durumun bildirildiğini, mesajın müvekkilinin banka hesaplarını takip eden personele gönderildiğini, telefon dolandırıcılığı devam ederken davalı banka çalışanına "Bütün hesaplarım boşaltıldı", "Bekliyorum", " Bu normal mi" şeklinde hiçbir duraksamaya yer bırakmayan mesajlar gönderildiğini, buna rağmen şüpheli para transferlerinin engellenmediğini, sadece müvekkilinin bir kez aranarak, bir kez de mesaj atıldığını, müvekkilinin banka çalışanının telefonunu, telefon dolandırıcıları nedeniyle açamadığını, ancak bu halde bile tekrar mesaj göndererek telefonu açamadığını, işlemin devam ettiğini, telefonunun bloke edildiğine ilişkin mesaj gönderdiğini, son gelen bu mesajlara rağmen ortada sıradışı bir dolandırıcılık olayının olduğunun bankaca anlaşılmamasının kusurlu davranış için yeterli olduğunu, gönderilen mesajlar dışında hesap hareketlerinin de bankaca dikkate alınmadığını, aynı gün içinde müvekkilin Dolar hesabının kapatılarak parasının Türk Lirasına çevrilerek havale ve EFT yapıldığını ve ayrıca 50.000 TL tutarlı ihtiyaç kredi çekildiğini, bu hesabın harcama yapılmayan ve yatırımın biriktirildiği hesap olması nedeniyle yapılan sıra dışı işlemlerin önlenmesi gerektiğini, ek ve kök rapora itiraz edilmesine rağmen, itirazların değerlendirilmeden karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtilaflı işlemlerin bizzat davacı tarafından yapıldığı, davalı Bankanın somut olayda kusurunun bulunmadığı, davacının almış olduğu kredinin mevzuata uygun biçimde kullandırıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacının banka hesabındaki paranın rıza ve bilgisi dışında üçüncü kişi hesaplarına havale edilmesi nedeniyle uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 115 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5982 E. 2023/806 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6086 E. 2021/4781 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1184 E.  ,  2024/4757 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1021 Esas, 2022/1635 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi

SAYISI 2020/445 E., 2021/683 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde;

26. 10.2020 tarihinde şüpheli şahısların müvekkilini davalı bankadan aradıklarını söyleyerek, bankanın .... Çarşı Şubesi'nde bulunan USD hesabıyla ilgili olarak kur düzenlenmesinin Covit 19 nedeniyle telefon üzerinden yapılacağını söylediklerini, müvekkilinin telefonla yönlendirme sonucu şubede bulunan USD hesabını kapattığını, arayan kişilerin hesap bilgilerine sahip olması nedeniyle bu kişilerin banka görevlisi olduğuna müvekkilinin inandığını, bankanın müşteri bilgilerini korumada özensiz davrandığını, kapatılan USD hesabında bulunan 30.500,00 USD'nin TL'ye çevrilerek 244.470,20 TL'nin aynı bankadaki müvekkilinin vadesiz hesabına aktarıldığını, müvekkilinin aynı gün çektiği 50.00,00 TL tutarındaki tüketici kredisi ile birlikte arayan kişilerin şahısların verdiği iki ayrı hesaba havale edildiğini, şüpheli şahıslar ve banka aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin şüpheli şahıslar tarafından dolandırılırken, henüz şüpheli hesaplara para transferleri tamamlanmadan aynı gün saat 12:20'de bankanın Çarşı Şubesi'nde görevli müşteri temsilcisine müvekkilince mesaj gönderildiğini ve hesabının boşaltıldığını, bunun normal bir şey olup olmadığının sorulduğunu, en son yapılan EFT saatinin 12:41 olmasına rağmen banka görevlilerinin şüpheli havale ve EFT işlemlerine engel olmadığını, bankanın BDDK'ya verdiği cevapta da müvekkilinin müşteri temsilcisine haber verdiğini, ancak müşteri temsilcisinin şube dışında olması nedeniyle hesapları inceleyemediğini bildirdiğini, banka çalışanına haber verilmesine rağmen şube dışında olması nedeniyle durumu bankaya bildirmediğini ve zararın oluşumunda kusurlu davrandığını, bankaca BDDK'ya yazdığı yazıda havale alıcısının hesabına bloke konulduğunu iddia edilmesine rağmen bu durumun gerçeği yansıtmadığını, bankanın zamanında haberdar edilmesine rağmen başta bloke olmak üzere diğer önlemleri almadığını, müşteri bilgilerini düzgün şekilde korunmaması nedeniyle, müvekkilinin tüm parasının şüpheli kişilere havale edildiğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm işlemlerini İş Cep kanalıyla davacıya ait müşteri numarası, dijital bankacılık şifresi kullanılarak, bankaya tanımlı telefon üzerinden yapıldığını, cihazın 30.06.2016 tarihinde müşteri numarası, dijital bankacılık şifresi ve davacının banka sisteminde kayıtlı olan telefonuna gönderilen mobil onay kodu kullanılarak sisteme giriş yapılarak sisteme tanımlandığını, tanımlı telefona indirilen internet bankacılığı uygulaması üzerinden işlemlerin yapıldığını, cihazın kaydı sırasında onay ve tanımlama işlemleri yapıldığından, bu telefon üzerinden yapılan işlemler sırasında ayrıca mobil onay kodu veya SMS girişine gerek olmaksızın, sadece şifre ile işlem yapılabildiğini, sağlanan güvenliğin teknolojik gelişmeler ve mevzuata uygun olduğunu, davacının telefondaki yönlendirmelerle bankadaki USD hesabını kapattığını, vadeli döviz hesabı kapatma işleminin, banka çağrı merkezi aracılığıyla yapılmadığını, İş Cep kanalıyla gerekli onayların yapılarak hesabın kapatılması nedeniyle, hesap kapatma nedeninin sorulamayacağını, müşteri bilgilerinin müvekkilinin kusuru ile üçüncü kişilerin eline geçmediğini, Nisan 2016 tarihlerinde yaklaşık 50 milyon kişinin kimlik bilgilerinin ele geçirilerek yayınlandığını ve müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının 26.10.2020 tarihinde banka çağrı merkezini arayarak günlük havale ve EFT işlem limitini dijital bankacılık şifresini kullanarak müşteri temsilcisine bağlanma suretiyle artırdığını, işlem sırasında da tanımlı cihaza gönderilen mobil onay kodu ile işlemin yapıldığını, işlemin davacının talimatları doğrultusunda çağrı merkezi temsilcisi ile tamamlandığını, yapılan bu işlemde müşteri temsilisi hatası bulunmadığını, bankanın sağladığı anında kredi imkanı ile müşterilerin acil nakit ihtiyacının karşılandığını ve bu işlemlerin de Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği hükümlerine uygun olduğunu, davacının kullanıcı bilgileri ile tanımlı cihazından kredi işlemlerini kendisine ait şifrelerle yaptığını, banka çalışanına haber verilmesine rağmen işlemlere engel olunmadığı iddiasının yersiz olduğunu, dava dilekçesi ekindeki mesaj dökümlerinden de anlaşılacağı üzere müşteri temsilcisine ilk mesajın saat 12:19'da atıldığını, davacının ise işlemlere saat 10:47'da başladığını, ilk mesajın işlemlerin tamamlanmasından sonra atıldığını, bankanın çağrı merkezini arayan davacının herhangi bir şüpheli işlem bildiriminde bulunmadığını, aksine çağrı merkezi çalışanının talep ettiği tüm güvenlik ve onay süreçlerinin sorunsuz şekilde gerçekleştirdiğini, müşteri temsilcisine mesaj atıldıktan sonra, müşteri temsilcisinin derhal davacıyı aramasına rağmen ulaşamadığını, müşteri temsilcinin saat 12:24'de davacıya ulaşamadığını mesaj yoluyla bildirdiğini, davacının saat 12:36'ya kadar geçen 12 dakika boyunca herhangi bir cevap yazmadığını, yapılan işlemlerin işlem gerçekleştirme saatleri ile karşılaştırıldığında, davacının müşteri temsilcisine ulaşmak niyetiyle hareket etmediğinin anlaşılacağını, davacının, şüphelerini gidermeye çalışmak ve temsilci ile irtibat kurmak yerine işlemlere devam ederek saat 12:30'da 50.000,00 TL anında kredi kullanarak işlemleri sürdürdüğünü, şüpheli bir durum olmasına rağmen tüm onay aşamalarının tamamlanarak kredi çekilmesi nedeniyle müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini, davacının saat 12:36 ve 12:37'de "Uf açık" ve "işlem devam ediyor" şeklinde mesajlar attığını, esasen davacının şüphelendiğini ileri sürdüğü durumları izah edecek herhangi bir mesaj göndermediğini, davacının saat 12:41'de de şüphelendiğini ileri sürmesine rağmen bu sefer ikinci kez İsa Metehan'ın Garanti Bankası hesabına 48.000,00 TL EFT yaptığını, davacının 15:26'ya kadar yani 2 saat 49 dakika boyunca müşteri temsilcisine başka mesaj da göndermediğini, bu saate kadar gönderilen mesajlardan müşteri temsilcisinin bir sorun anlamasının mümkün olmadığını, buna rağmen müşteri temsilcisinin davacıya ulaşmaya çalıştığını, ancak ulaşamadığını, müşteri temsilcisinin bildirimi üzerine hesapların bloke edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtilaflı işlemlerin davalı Bankanın Mobil Bankacılık uygulaması üzerinden internet kanalı ile gerçekleştirildiği, davacının kullandığı ve davalı Bankanın Mobil Şube uygulamasının yüklü olduğu mobil cihaz/cep telefonunun davalı Banka sistemi tarafından kayıt altına alındığı 30.06.2016 tarihinde Mobil Şube oturumuna girişte, 15.03.2020 tarih 31069 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 'Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'te yer alan 34.1 maddesine uygun olarak iki faktörlü kimlik doğrulamanın gerçekleştirildiği, dava konusu para transfer işlemlerinin gerçekleştiği 26.10.2020 tarihinde mobil şubeye girişte, 'Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'te yer alan 34.1 maddesine uygun olarak iki faktörlü kimlik doğrulamanın gerçekleştirildiği, davalı Banka tarafından davacıya Mobil İnternet Bankacılığından kullandırılan kredinin, 'Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik' çerçevesinde kullandırıldığı, davalı Bankaca, Davacıya kullandırılan krediye ilişkin bilgilendirme yükümlülüklerini yerine getirildiği, davacının uluslararası literatürde sesli oltalama (voice phishing) adı verilen yöntemle davalı Banka yetkilileri tarafından aranıyormuş intiba veren kişiler tarafından kendisine ulaşıldığı, bu kişilerin ihtilaflı işlemlerin gerçekleşebilmesi için davacıyı ikna etmek suretiyle dolandırdıkları, davacının 26.10.2020 tarihinde T.C.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen ifade tutanağından ve dava dilekçesinde, ihtilaflı tüm işlemlerin ve davalı Banka Çağrı Merkezi'ni arayarak günlük para transfer limitinin 200.000,00 TL'ye yükseltilmesinin bizzat davacının kendisi tarafından yapıldığının anlaşıldığı, en son ihtilaflı para transferi işleminin gerçekleşmesinden önce davacının davalı Bankanın Sefaköy Şubesi müşteri temsilcisine gönderdiği whatsapp mesajının ilgili personelce okunarak davacıyı telefonla aradığı ancak ulaşamadığı dikkate alındığında, davalı Bankanın yasa ve yönetmeliklere uygun olarak internet /mobil bankacılık ile ilgili alınabilecek tedbirleri almış olduğu, davacının da tüm ihtilaflı işlemleri kendi cep telefonundan internet bankacılığı şifresini kullanarak bizzat kendisinin gerçekleştirmiş olduğu ve davalı bankaya izafe edilecek herhangi bir kusur olmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bankanın şüpheli kişilere gönderilen paradan, çalışanına gönderilen mesajla haberdar olmasına rağmen, öğrenme anı itibariyle para transferlerine engel olma ihtimali bulunmasına rağmen, engel olmaması ve bu şekilde olay sırasında ve sonrasında gerekli tedbirleri almayarak objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, müvekkilinin telefon dolandırıcıları tarafından dolandırıldığını, telefon dolandırıcılığı olayının devamı sırasında, henüz şüpheli kişilere para transferleri tamamlanmadan önce davalı banka çalışanına durumun bildirildiğini, mesajın müvekkilinin banka hesaplarını takip eden personele gönderildiğini, telefon dolandırıcılığı devam ederken davalı banka çalışanına "Bütün hesaplarım boşaltıldı", "Bekliyorum", " Bu normal mi" şeklinde hiçbir duraksamaya yer bırakmayan mesajlar gönderildiğini, buna rağmen şüpheli para transferlerinin engellenmediğini, sadece müvekkilinin bir kez aranarak, bir kez de mesaj atıldığını, müvekkilinin banka çalışanının telefonunu, telefon dolandırıcıları nedeniyle açamadığını, ancak bu halde bile tekrar mesaj göndererek telefonu açamadığını, işlemin devam ettiğini, telefonunun bloke edildiğine ilişkin mesaj gönderdiğini, son gelen bu mesajlara rağmen ortada sıradışı bir dolandırıcılık olayının olduğunun bankaca anlaşılmamasının kusurlu davranış için yeterli olduğunu, gönderilen mesajlar dışında hesap hareketlerinin de bankaca dikkate alınmadığını, aynı gün içinde müvekkilin Dolar hesabının kapatılarak parasının Türk Lirasına çevrilerek havale ve EFT yapıldığını ve ayrıca 50.000 TL tutarlı ihtiyaç kredi çekildiğini, bu hesabın harcama yapılmayan ve yatırımın biriktirildiği hesap olması nedeniyle yapılan sıra dışı işlemlerin önlenmesi gerektiğini, ek ve kök rapora itiraz edilmesine rağmen, itirazların değerlendirilmeden karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtilaflı işlemlerin bizzat davacı tarafından yapıldığı, davalı Bankanın somut olayda kusurunun bulunmadığı, davacının almış olduğu kredinin mevzuata uygun biçimde kullandırıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacının banka hesabındaki paranın rıza ve bilgisi dışında üçüncü kişi hesaplarına havale edilmesi nedeniyle uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 115 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061247300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.