Sermaye azaltımı ardından haklı neden gösterilmeyen artırım iyi niyete aykırıdır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1799 E. 2024/4854 K. · · İlk derece: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Kısa süre önce sermaye azaltımı yapılmışken şirketin mali yapısıyla bağlantısı kurulamayan ve haklı neden gösterilmeyen bir sermaye artırımı kararı objektif iyi niyet kuralına aykırı olup iptal edilir. Kâr payı dağıtımında yetki münhasıran genel kurula ait olduğundan, bu yönde alınmış (ve kesinleşmiş) bir genel kurul kararı bulunmadan geçmiş yıllara ait kâr payı alacağı talep edilemez.
Ele alınan sorunlar
Kısa süre önce sermaye azaltılmışken haklı neden gösterilmeden yapılan sermaye artırımının iptali → kabul
İddia: Davacı, sermayenin 2.000.000 TL'den 10.000.000 TL'ye çıkarılmasına ilişkin kararın, daha önce sermaye azaltımı yapılmışken haklı neden olmaksızın alındığını, kanuna, ana sözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sermaye artırımına ilişkin kararın makul ve geçerli bir dayanağı bulunmamaktadır; kararın alındığı tarihten yaklaşık altı ay önce şirket sermayesi 6.000.000 TL'den 2.000.000 TL'ye düşürülmüştür. Dava konusu artırım kararı şirketin mali ve ekonomik yapısıyla ilgili olmayıp, davalı taraf artırımı gerekli kılacak herhangi bir argüman da ileri sürmemiştir. Bu nedenle karar objektif iyi niyet kuralına aykırı olup iptali gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Genel kurul kararı bulunmadan geçmiş yıllara ait kâr payı alacağı istemi → ret
İddia: Davacı, 2008-2017 yılları arasında dağıtılmayan kâr payına ilişkin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Gerekçe: Geçmiş yıllara ait ödenmeyen kâr payına ilişkin alacak istemi, bu yönde daha önce alınan genel kurul kararlarının kesinleşmiş olması ve kâr payı dağıtımında yetkinin münhasıran genel kurula ait olması karşısında yerinde değildir; bu nedenle istemin reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Sermaye azaltımının hemen ardından haklı neden gösterilmeden yapılan artırımın iyi niyete aykırılık nedeniyle iptali ile genel kurul kararı olmadan kâr payı alacağı istenemeyeceği yönünde emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye artırımı↗ objektif iyi niyet kuralı↗ genel kurul kararının iptali↗ kâr payı alacağı↗ genel kurulun münhasır yetkisi↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5149 E. 2017/7619 K.
Ortak:genel kurul kararının iptali · dava şartı
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda445'den belirlenen üç aylık sürenin geçtiği davacının vekillerinin toplantıda hazır bulunmasına rağmen, kararlara karşı «olumsuz» oy vermediği muhalefetini tutanağa yazdırmadığı böylece «iptal davası» koşullarının gerçekleşmediği, ayrıca anılan toplantılarda alınan kararların «butlanını» gerektiren hususların bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan "«ortaklar kurulu kararının iptali»" istemli davanın reddine; davalılardan ... hakkında açılan "ortaklar kurulu kararının iptali" istemli davanın "«pasif husumet ehliyeti»" yokluğundan dolayı reddine ve davacının hiçbir açıklama yapmadan ve vakıa bildirmeden "«şirketin zarara» uğratılıp uğratılmadığının tespiti" isteminde, «genel kurul kararının iptali» ile tespit davasının yargılama usullerinin farklılığı nedeniyle bir arada bulunması mümkün olmamakla beraber; istemin, yasal koşullarının bulunmadığı ve hukukî yar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · butlan · pasif husumet ehliyeti · vekalet ücreti takdiri · ortaklar kurulu kararı · husumet ehliyeti · şirket zararı · olumsuz oy
Benzer bu kararda445'den belirlenen üç aylık sürenin geçtiği davacının vekillerinin toplantıda hazır bulunmasına rağmen, kararlara karşı «olumsuz» oy vermediği muhalefetini tutanağa yazdırmadığı böylece «iptal davası» koşullarının gerçekleşmediği, ayrıca anılan toplantılarda alınan kararların «butlanını» gerektiren hususların bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan "«ortaklar kurulu kararının iptali»" istemli davanın reddine; davalılardan ... hakkında açılan "ortaklar kurulu kararının iptali" istemli davanın "«pasif husumet ehliyeti»" yokluğundan dolayı reddine ve davacının hiçbir açıklama yapmadan ve vakıa bildirmeden "«şirketin zarara» uğratılıp uğratılmadığının tespiti" isteminde, «genel kurul kararının iptali» ile tespit davasının yargılama usullerinin farklılığı nedeniyle bir arada bulunması mümkün olmamakla beraber; istemin, yasal koşullarının bulunmadığı ve hukukî yar …
2- Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalılar aleyhine farklı hukuki sebeplere dayalı olarak açılan iki ayrı talep ve dava mevcut olup mahkemece her iki talebin de reddine karar verildiğine göre kendilerini bir vekille «temsil» ettiren davalıların her biri lehine her bir ret «sebebine» dayalı olarak ayrı ayrı «vekalet ücreti takdiri» gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2622 E. 2010/8883 K.
Ortak:sermaye artırımı · genel kurul kararının iptali · dava şartı
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde dava, «sermaye artırımına» ilişkin «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirket sermayesinin 04.03.2006 tarihli genel kurulunda oybirliği ile alınan kararla «dağıtılmayarak» şirketin finansmanına ayrıldığı, dağıtılmayan karlar yeterli olmadığı için sermaye artışına gidildiği, «sermaye artırımının» finansman ihtiyacını karşılamak için yapıldığı, «objektif iyiniyet kurallarına» aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK’nun 381. maddesi «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan madde de toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyiniyet · muhalefet şerhi · iyiniyet kuralı · iyiniyet · cy/cy şerhi · iptal davası · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirket sermayesinin 04.03.2006 tarihli genel kurulunda oybirliği ile alınan kararla «dağıtılmayarak» şirketin finansmanına ayrıldığı, dağıtılmayan karlar yeterli olmadığı için sermaye artışına gidildiği, «sermaye artırımının» finansman ihtiyacını karşılamak için yapıldığı, «objektif iyiniyet kurallarına» aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı ... yönünden bu husus nazara alınarak karar verilmek gerekirken, diğer davacılarla birlikte işbu davacı yönünden de «sermaye artırımına» ilişkin kararın «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
24.05.2006 tarihli genel kurul toplantısına bizzat katıldığı halde usulüne uygun «muhalefet şerhini» tutanağa yazdırmamıştır.
TTK’nun 381. maddesi «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan madde de toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1799 E. , 2024/4854 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1183 Esas, 2022/1484 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/561 E., 2019/1244 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, 03.04.2018 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 no.lu karar ile şirket sermayesinin 2.000.000 TL'den, 8.000.000 TL arttırılarak 10.000.000 TL'ye çıkartılmasına karar verildiğini, söz konusu kararın kanuna, şirket ana sözleşmesine ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, daha önce şirket tarafından sermayenin azaltılmasına ilişkin karar alındığı halde bu kez herhangi bir haklı neden olmaksızın arttırılması yönünde karar alınmasının çelişki yarattığını, bu nedenlerle sermaye arttırımına ilişkin 3 no.lu kararın iptaline, ayrıca geçmiş döneme ait kâr payı dağıtılmaması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 2008-2017 yılları arasını kapsar şekilde şimdilik 1.000,00 TL kâr payına ilişkin alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle kâr payı dağıtımında yetkinin genel kurula ait olduğunu, genel kurul tarafından bu yönde karar alınmadan mahkemeden geçmiş döneme ilişkin kâr payına bağlı alacak talep edilemeyeceğini; sermaye arttırımına ilişkin karara yönelik istemin ise davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılmaması nedeniyle öncelikle usulden reddine ve ayrıca sermayenin arttırılmasının şirketin mali yapısı açısından zorunluluk arz ettiğinden davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı olduğu davalı şirkete ait 03.04.2018 tarihli olağan üstü genel kurul toplantısında alınan 3 no.lu sermaye arttırımına ilişkin kararın makul ve geçerli herhangi bir dayanağı bulunmadığı, kararın alındığı tarihten yaklaşık 6 ay önce şirket sermayesinin 6.000.000 TL'den, 2.000.000 TL'ye düşürülmesi yönünde karar alındığı, bu bağlamda sermayeye ilişkin alınan ve dava konusu yapılan arttırım kararının şirketin mali ve ekonomik yapısıyla ilgili olmadığı, davalı tarafın sermaye arttırımını gerekli kılacak herhangi bir argüman da ileri sürmediği, bu bağlamda sermaye arttırımına ilişkin kararın objektif iyi niyet kuralına aykırı olduğu ve bu nedenlerle iptal edilmesi gerektiği, davacı tarafın geçmiş yıllara ait ödenmeyen kar payına ilişkin alacak isteminin ise bu yönde daha önce alınan genel kurul kararlarının kesinleşmiş olması nedeniyle ve kâr payı dağıtımında münhasıran yetkinin genel kurula ait olduğu hususu da dikkate alınarak bu yöndeki istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin pay dağıtılması taleplerini değerlendirmediğini ve delil toplamadığını, davacının şirketin kuruluşundan bu yana dağıtılmayan kâr payı için Mahkemeye başvurmaktan başka çaresi bulunmadığını, ayrıca Yerel Mahkeme kararının 4 no.lu ve 6 no.lu hükümlerinin kaldırılması gerektiğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; genel kurul tutanağına göre sermaye artışı kararına muhalif kalan davacı ilgili muhalefetini, muhalefet şerhini yazdırmadığını, mevcut raporlara bu yöndeki itirazlarının incelenmediğini, yasa ve emsal uygulamaya dair kararlara göre Genel Kurul Kararının iptaline dair talebin dava şartına aykırılık sebebiyle reddi gerektiğini, yargılamanın HMK 26., TTK 381. ve TTK 384. maddelerine aykırı yapıldığından hükmün davacı talebi ve bilirkişi raporları ile ilgisinin bulunmadığını, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkemenin iptal kararının kaldırılarak davacı taraf talebinin haksız ve kötü niyetli olduğu dikkate alınarak iptal talebi yönünden davanın reddine karar verilmesini ve davacının Yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirketin 03.04.2018 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 3 numaralı şirket sermayesinin artırılmasına ilişkin kararın 6102 satılı Türk Ticaret Kanunun 445 ve devamı maddeleri uyarınca iptali istemi ile geçmiş yıllara ait kâr payı ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanunun 445 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061223600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz