Ttk 445
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5149 E. 2017/7619 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 445↗ ortaklar kurulu kararının iptali↗ butlan↗ pasif husumet ehliyeti↗ vekalet ücreti takdiri↗ genel kurul kararının iptali↗ ortaklar kurulu kararı↗ husumet ehliyeti↗ şirket zararı↗ olumsuz oy↗ pasif husumet↗ iptal davası↗ taraf ehliyeti↗ hukuki yarar↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; iptali istenen 12.10.2011 ve 12.07.2012 tarihli ortaklar kurulunun üzerinden TTK m. 445'den belirlenen üç aylık sürenin geçtiği davacının vekillerinin toplantıda hazır bulunmasına rağmen, kararlara karşı olumsuz oy vermediği muhalefetini tutanağa yazdırmadığı böylece iptal davası koşullarının gerçekleşmediği, ayrıca anılan toplantılarda alınan kararların butlanını gerektiren hususların bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan "ortaklar kurulu kararının iptali" istemli davanın reddine; davalılardan ... hakkında açılan "ortaklar kurulu kararının iptali" istemli davanın "pasif husumet ehliyeti" yokluğundan dolayı reddine ve davacının hiçbir açıklama yapmadan ve vakıa bildirmeden "şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığının tespiti" isteminde, genel kurul kararının iptali ile tespit davasının yargılama usullerinin farklılığı nedeniyle bir arada bulunması mümkün olmamakla beraber; istemin, yasal koşullarının bulunmadığı ve hukukî yarar yokluğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalılar aleyhine farklı hukuki sebeplere dayalı olarak açılan iki ayrı talep ve dava mevcut olup mahkemece her iki talebin de reddine karar verildiğine göre kendilerini bir vekille temsil ettiren davalıların her biri lehine her bir ret sebebine dayalı olarak ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10025 E. 2018/4770 K.
Ortak:butlan · genel kurul kararının iptali · iptal davası · dava şartı
İncelediğiniz kararda445'den belirlenen üç aylık sürenin geçtiği davacının vekillerinin toplantıda hazır bulunmasına rağmen, kararlara karşı «olumsuz» oy vermediği muhalefetini tutanağa yazdırmadığı böylece «iptal davası» koşullarının gerçekleşmediği, ayrıca anılan toplantılarda alınan kararların «butlanını» gerektiren hususların bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan "«ortaklar kurulu kararının iptali»" istemli davanın reddine; davalılardan ... hakkında açılan "ortaklar kurulu kararının iptali" istemli davanın "«pasif husumet ehliyeti»" yokluğundan dolayı reddine ve davacının hiçbir açıklama yapmadan ve vakıa bildirmeden "«şirketin zarara» uğratılıp uğratılmadığının tespiti" isteminde, «genel kurul kararının iptali» ile tespit davasının yargılama usullerinin farklılığı nedeniyle bir arada bulunması mümkün olmamakla beraber; istemin, yasal koşullarının bulunmadığı ve hukukî yar …
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK’nın 445. ve kapsamı maddelerine göre kanunda sayılan kişiler tarafından genel kurul kararlarının verildiği tarihten itibaren 3 aylık «hak düşürücü süre» içerisinde yine kanunda belirtilen nedenler ileri sürülerek «iptal davası» açılabilir ayrıca, «genel kurul kararlarının iptalini» talep edebilmek için kararların tescil ve «ilan» edilmesi gerekmediği gibi tescil ve ilan edilmeyen kararlar «geçersiz» hale gelmez.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, «anonim şirketlerde» yapılan genel kurul kararlarının TTK’nın 445. ve devamı maddeleri gereğince iptal ve «butlanına» ilişkin olduğu, dava konusu 30/12/2015 tarihli genel kurul kararlarının tescil ve «ilan» edilmeyerek uygulanmadığı, aynı konuda yönetim kurulunca, genel kurulun 15/07/2016 tarihinde toplanmasına karar verildiği, bu nedenle anılan kararların «geçersiz» hale geldiği, davanın konusuz kaldığı, davacıların davayı açmakta haklı oldukları gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davacılar lehine «yargılama giderine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
1- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece şirketin 30/12/2015 tarihli genel kurul kararlarının tescil ve «ilan» edilmeyerek uygulanmadığı, bu nedenle kararların «geçersiz» hale geldiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak düşürücü süre · anonim şirket · yargılama gideri · geçersizlik · ilan · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, «anonim şirketlerde» yapılan genel kurul kararlarının TTK’nın 445. ve devamı maddeleri gereğince iptal ve «butlanına» ilişkin olduğu, dava konusu 30/12/2015 tarihli genel kurul kararlarının tescil ve «ilan» edilmeyerek uygulanmadığı, aynı konuda yönetim kurulunca, genel kurulun 15/07/2016 tarihinde toplanmasına karar verildiği, bu nedenle anılan kararların «geçersiz» hale geldiği, davanın konusuz kaldığı, davacıların davayı açmakta haklı oldukları gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davacılar lehine «yargılama giderine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
1- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece şirketin 30/12/2015 tarihli genel kurul kararlarının tescil ve «ilan» edilmeyerek uygulanmadığı, bu nedenle kararların «geçersiz» hale geldiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 445. ve kapsamı maddelerine göre kanunda sayılan kişiler tarafından genel kurul kararlarının verildiği tarihten itibaren 3 aylık «hak düşürücü süre» içerisinde yine kanunda belirtilen nedenler ileri sürülerek «iptal davası» açılabilir ayrıca, «genel kurul kararlarının iptalini» talep edebilmek için kararların tescil ve «ilan» edilmesi gerekmediği gibi tescil ve ilan edilmeyen kararlar «geçersiz» hale gelmez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5149 E. , 2017/7619 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/12/2015 tarih ve 2012/592-2015/798 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 13.09.2010 tarihinde...'ın hisselerini almak suretiyle davalı "...İnşaat Gıda Turizm Tic. Ltd. Şti"ne ortak olduğunu;
20. 04.2011 tarihine kadar ortaklar kurulu kararı ile ... ile birlikte şirketi temsile yetkili müdür olarak atandığını; ivedi işlerin görülebilmesi için......ve ...'ya kendisini temsil hususunda vekâletname verdiğini; vekâletin kötüye kullanıldığını;
12. 10.2011 tarihinde ve 12.07.2012 tarihinde ortaklar kurulunun gizlice toplanarak ve verdiği vekâletnameye dayanılarak yetkilerinin kaldırıldığını öğrendiğini ileri sürerek 12.10.2011 ve 12.07.2012 tarihli ortaklar kurulu kararlarının tedbiren durdurulmasını, butlan sebebiyle iptalini ve şirketin müdür ... tarafından zarara uğratılıp uğratılmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili genel kurul kararının iptali davasında ... yönünden davanın reddine karar verilmesini; genel kurul kararının iptali davasının, süresinde açılmadığını, 3 aylık yasal dava açma süresinin geçtiğini; genel kurul kararının azledilmemiş vekiller vasıtasıyla alındığını; dava açmanın ön koşulunun, genel kurula katılıp muhalefet edilmiş olması ve muhalefetin tutanağa yazdırılmış olması olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; iptali istenen 12.10.2011 ve 12.07.2012 tarihli ortaklar kurulunun üzerinden TTK m. 445'den belirlenen üç aylık sürenin geçtiği davacının vekillerinin toplantıda hazır bulunmasına rağmen, kararlara karşı olumsuz oy vermediği muhalefetini tutanağa yazdırmadığı böylece iptal davası koşullarının gerçekleşmediği, ayrıca anılan toplantılarda alınan kararların butlanını gerektiren hususların bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan "ortaklar kurulu kararının iptali" istemli davanın reddine; davalılardan ... hakkında açılan "ortaklar kurulu kararının iptali" istemli davanın "pasif husumet ehliyeti" yokluğundan dolayı reddine ve davacının hiçbir açıklama yapmadan ve vakıa bildirmeden "şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığının tespiti" isteminde, genel kurul kararının iptali ile tespit davasının yargılama usullerinin farklılığı nedeniyle bir arada bulunması mümkün olmamakla beraber;
istemin, yasal koşullarının bulunmadığı ve hukukî yarar yokluğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalılar aleyhine farklı hukuki sebeplere dayalı olarak açılan iki ayrı talep ve dava mevcut olup mahkemece her iki talebin de reddine karar verildiğine göre kendilerini bir vekille temsil ettiren davalıların her biri lehine her bir ret sebebine dayalı olarak ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, kararın davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 26/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/388098800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz