YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/692 E. 2024/4415 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/180 E., 2020/72 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü
davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "SARAY" ve "SARAYPEN" asıl unsurlu markaların olduğunu, davalı gerçek kişinin 2017/26603 sayılı “SARAYPVC U-PVC WİNDOW&DOOR SYSTEM” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından 6 ve 19. sınıf mallar ile bu malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın YİDK tarafından yerinde görülmediğini, oysa davalının başvuru konusu işareti, müvekkilinin markaları ile aynı veya benzer, bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanmak istemesinin hukuka aykırı olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzediğini, ortalama tüketicinin davalı markasını müvekkilinin markalarının türevi olarak göreceğini ve karıştıracağını, davalının, müvekkilinin markalarıyla iltibas yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yaparak müvekkilinin markaları ile görünüş, yazı fontu, yazı karakteri ve okunuş ile karışıklık yaratıp müvekkili şirketin çevresini ele geçirme amacında olduğunu, davalıya karşı müvekkili tarafından açılmış birden çok davanın bulunduğunu, müvekkili şirketin SARAY ve türevi markalarının yurt içinde ve yurt dışında bilinen markalar olduğunu ve davalının, müvekkilinin markalarından haksız yarar sağladığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin faaliyet konuları olan 17.,19. ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere markalarını tescil ettirdiğini, davacının dayanak yaptığı “SARAY, İSTANBUL TİCARET SARAYI, SARAY DOOR” ibareli markaların 06. sınıfta tescilli olduğunu, müvekkilinin bu alanda faaliyeti olmadığı gibi davacının marka korumasının 17, 19 ve 35. sınıfları kapsamadığını, müvekkili ile davacının farklı iş kollarında faaliyet gösterdiklerini, SARAY ibaresinin davacının tekeline bırakılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2017/26603 sayılı "SARAYPVC UPUC WİNDOW AND DOOR SİSTEM" ibareli davalı marka başvurusu ile "SARAY" ibareli davacı markaları arasında 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun (6769 Sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve başvurunun kapsadığı "17/01, 17/02, 17/03, 17/04 sınıf mal ve hizmetler ile bu malların satışına özgülenmiş 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden iltibas tehlikesi bulunduğu, başvurunun kapsadığı 35. sınıftaki diğer hizmetler bakımından emtia listeleri farklı olduğundan karıştırılma ihtimali bulunmadığı, "SARAY" markasının “alüminyum” sektöründe tanınmış marka olduğu, bu tanınmışlığın 17. sınıftaki mallar ile bu malların perakende satış hizmetleri bakımından iltibas ihtimalini güçlendirdiği; ancak davalının marka başvurusunun kapsadığı 35. sınıftaki diğer hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan koşulların gerçekleşmediği, davacının SARAYPVC ibaresi üzerinde 17. sınıftaki mallar ile 35. sınıftaki hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tescilsiz marka kullanımına dayalı üstün ve öncelikli hakkının bulunmadığı, davacının ticaret unvanının, SARAYPVC markasının 17. sınıftaki mallar ile bu malların satış hizmetleri bakımından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında tescil engeli oluşturduğu, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının yukarıda sayılan sınıflar yönünden iptaline, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, davalı adına tescilli 2017/26603 sayılı markanın yukarıda sayılan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka kapsamında YİDK kararı sonrası kalan mal ve hizmetler ile davacının itiraza dayanak markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, karıştırılma ihtimali yaratabilecek mal ve hizmetlerin başvurunun kapsamından zaten çıkarıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "SARAYPVC UPUC WİNDOW AND DOOR SİSTEM" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "SARAY" asıl unsurlu markalar arasında, İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen 17. sınıf mallar ve bu malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, taraf markalarının asli unsurunun "SARAY" ibaresinden oluştuğu ve bu ibarenin başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğunun söylenemeyeceği, davacının markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle, dava konusu başvurunun kapsamından çıkarılan 17. sınıf mallar ve bu malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri arasında da 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4920 E. 2024/816 K.
Ortak:ticaret unvanı · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… enzerlik ve başvurunun kapsadığı "17/01, 17/02, 17/03, 17/04 sınıf mal ve hizmetler ile bu malların satışına özgülenmiş 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden «iltibas» tehlikesi bulunduğu, başvurunun kapsadığı 35. sınıftaki diğer hizmetler bakımından emtia listeleri farklı olduğundan karıştırılma ihtimali bulunmadığı, "SARAY" markasının “alüminyum” sektöründe tanınmış marka olduğu, bu tanınmışlığın 17. sınıftaki mallar ile bu malların perakende satış hizmetleri bakımından iltibas ihtimalini güçlendirdiği; ancak davalının marka başvurusunun kapsadığı 35. sınıftaki diğer hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan koşulların gerçekleşmediği, davacının SARAYPVC ibaresi üzerinde 17. sınıftaki mallar ile 35. sınıftaki hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tescilsiz marka kullanımına dayalı üstün ve öncelikli hakkının bulunmadığı, davacının «ticaret unvanının», SARAYPVC markasının 17. sınıftaki mallar ile bu malların satış hizmetleri bakımından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında tescil engel …
… markaları ile aynı veya benzer, bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanmak istemesinin hukuka aykırı olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzediğini, «ortalama tüketicinin» davalı markasını müvekkilinin markalarının türevi olarak göreceğini ve karıştıracağını, davalının, müvekkilinin markalarıyla «iltibas» yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yaparak müvekkilinin markaları ile görünüş, yazı fontu, yazı karakteri ve okunuş ile karışıklık yaratıp müvekkili şirke …
… de karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, taraf markalarının asli unsurunun "SARAY" ibaresinden oluştuğu ve bu ibarenin başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden «ayırt ediciliğinin» zayıf bulunduğunun söylenemeyeceği, davacının markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle, dava konusu başvurunun kapsamından çıkarılan 17. sınıf mallar ve bu …
Benzer bu kararda… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "SARAY" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen "İstanbul" ve "door" ibarelerinin, başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, davacı markalarının kapsamlarında yer alan 6. ve 19. sınıftaki mallarla, dava konusu başvuru kapsamında kalan 17. sınıftaki mallar ile bu malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri arasında benzerliğin bulunduğu, bu malların genel olarak inşaat sektöründe kullanılan yapı malzemeleri oldukları, birbirleri yerine ikame edilen, benzer ihtiyaçları karşılayan ve benzer «dağıtım» kanalları aracılığıyla tüketiciye ulaştırılan, aynı yerlerde satışa sunulan mallar olduğu, başvuru kapsamında kalan 35/1-2-3-4 sınıfa yer alan hizmetler yönünden ise 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığı gibi aynı maddenin beşinci fıkrasındaki şartların da bulunmadığı, «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… markalarının benzer bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu, “SARAY” ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin «ticaret unvanının» kılavuz unsuru olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, davalı adına başvurusu yapılan markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş …
… metlerin tamamen farklı olduklarını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sektörden bir bilirkişinin yer almadığını, ... nezdinde "İstanbul "ve "Saray" ibarelerini «taşıyan» çok sayıda markanın tescilli olduğunu ve bu durumun anılan ibarelerin ayırt edici niteliğini azalttığı gibi «iltibas» ihtimalini de ortadan kaldırdığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı · kötü niyet · taşıyan
Benzer bu kararda… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "SARAY" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen "İstanbul" ve "door" ibarelerinin, başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, davacı markalarının kapsamlarında yer alan 6. ve 19. sınıftaki mallarla, dava konusu başvuru kapsamında kalan 17. sınıftaki mallar ile bu malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri arasında benzerliğin bulunduğu, bu malların genel olarak inşaat sektöründe kullanılan yapı malzemeleri oldukları, birbirleri yerine ikame edilen, benzer ihtiyaçları karşılayan ve benzer «dağıtım» kanalları aracılığıyla tüketiciye ulaştırılan, aynı yerlerde satışa sunulan mallar olduğu, başvuru kapsamında kalan 35/1-2-3-4 sınıfa yer alan hizmetler yönünden ise 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığı gibi aynı maddenin beşinci fıkrasındaki şartların da bulunmadığı, «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… metlerin tamamen farklı olduklarını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sektörden bir bilirkişinin yer almadığını, ... nezdinde "İstanbul "ve "Saray" ibarelerini «taşıyan» çok sayıda markanın tescilli olduğunu ve bu durumun anılan ibarelerin ayırt edici niteliğini azalttığı gibi «iltibas» ihtimalini de ortadan kaldırdığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4959 E. 2024/1258 K.
Ortak:ticaret unvanı · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… enzerlik ve başvurunun kapsadığı "17/01, 17/02, 17/03, 17/04 sınıf mal ve hizmetler ile bu malların satışına özgülenmiş 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden «iltibas» tehlikesi bulunduğu, başvurunun kapsadığı 35. sınıftaki diğer hizmetler bakımından emtia listeleri farklı olduğundan karıştırılma ihtimali bulunmadığı, "SARAY" markasının “alüminyum” sektöründe tanınmış marka olduğu, bu tanınmışlığın 17. sınıftaki mallar ile bu malların perakende satış hizmetleri bakımından iltibas ihtimalini güçlendirdiği; ancak davalının marka başvurusunun kapsadığı 35. sınıftaki diğer hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan koşulların gerçekleşmediği, davacının SARAYPVC ibaresi üzerinde 17. sınıftaki mallar ile 35. sınıftaki hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tescilsiz marka kullanımına dayalı üstün ve öncelikli hakkının bulunmadığı, davacının «ticaret unvanının», SARAYPVC markasının 17. sınıftaki mallar ile bu malların satış hizmetleri bakımından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında tescil engel …
… markaları ile aynı veya benzer, bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanmak istemesinin hukuka aykırı olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzediğini, «ortalama tüketicinin» davalı markasını müvekkilinin markalarının türevi olarak göreceğini ve karıştıracağını, davalının, müvekkilinin markalarıyla «iltibas» yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yaparak müvekkilinin markaları ile görünüş, yazı fontu, yazı karakteri ve okunuş ile karışıklık yaratıp müvekkili şirke …
… de karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, taraf markalarının asli unsurunun "SARAY" ibaresinden oluştuğu ve bu ibarenin başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden «ayırt ediciliğinin» zayıf bulunduğunun söylenemeyeceği, davacının markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle, dava konusu başvurunun kapsamından çıkarılan 17. sınıf mallar ve bu …
Benzer bu kararda… saraypen” markalarının maruf ve meşhur hale geldiğini, davalının “pen sarayı saraypen pvc window&door systems” ibareli marka başvurusunun müvekkilinin markaları ile «iltibas» oluşturduğunu, müvekkilinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu, itirazına mesnet markaları tanınmış olduğundan aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da gerçekleştiğini, “...” ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin «ticaret unvanının» ... unsuru olduğunu, ayrıca davalı ... kişinin kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek 2017-M-7036 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında marka hükümsüzlüğü istemini «ıslah» ederek davalı eylemlerinin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitini, men'ini, ref'ini ve davalının müvekkilinin markalarının ile iltibas teşkil edecek marka başvuruları yapılmasının önlenmesini talep etmi …
… len hizmetler yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimalinin bulunduğu, davacının önceye dayalı hak sahipliği iddiasını ispatlayamadığı, «ticaret unvanına» dayalı olarak “...” ibaresinden kaynaklı hak sahipliğinin tescilli markaları kapsamında korunan emtialar ile zaten korunduğunu, markalar kapsamında benzer görülmeyen emtialarda davacı yanın herhangi bir ... hakkının mevcut olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin 4 üncü fıkrasındaki koşulların da bulunmadığı, öte yandan salt benzerlik iddiasının başvuru konusu edilen bir işaretin kötü niyetle tescil başvurusuna konu edildiğini ispata elverişli olmadığı, somut uyuşmazlıkta da davalının " ...” ibaresini marka olarak tescil ettirme çabası içerisinde hareket etmesi ... başına bir «kötü niyet» göstergesi olmamakla birlikte davalının davacı adına tescilli hem “...” hem de “saraypen” markalarının bir araya getirmek suretiyle oluşturduğu görülen dava konusu markasının açık bir şekilde davacı markalarından yararlanma amacı «taşıyan» ve haksız bir menfaat temini elde etme amaçlı bir marka olduğu, zira “...” ibaresi farazi, yaratılmış bir kelime olmamakla birlikte aynı yorumun “saraypen” ibaresi …
… bendi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen ibarelerin başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, ayrıca dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğu, her ne kadar benzer marka başvurusunda bulunmak ... başına «kötü niyetin» varlığını ispata yeterli değilse de somut olayda davalı başvuru sahibinin dava konusu başvurudan önce çok sayıda yaptığı "..." ibareli marka başvurularının davacının itirazı üzerine reddedildiği ve davacının itirazına mesnet hem “...” hem de “saraypen” ibareli markalarının bir araya getirmek suretiyle oluşturduğu görülen dava konusu başvurunun davacının markalarına ... bir yanaşma çabası içerisinde bulunduğu gözetildiğinde dava konusu başvurunun iyi niyetli olduğundan bahsedilemeyeceği, öte yandan davacının markaya tecavüz ve «haksız rekabet» iddialarını ispatlayamadığı, bu iddiası bakımından ilk kez istinaf aşamasında sunulan delillerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 357 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · kötü niyet · ihtar · ıslah · taşıyan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ili ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini, sürekli olarak müvekkilinin tanınmış ve ... hak sahibi olduğu "..." unsurlu markalarını taklit etmek suretiyle bu ibareyi «taşıyan» marka başvuruları yaptığını, bu durumun müvekkilini maddi ve manevi olarak zarara uğrattığını, davalının müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmak çabasında olduğunu, davalı tarafın haksız olduğunu bilmesine rağmen markasını yöneticisi olduğu Tori Pvc San ..A.Ş.'ye kullandırdığını, davalının "..." unsurlu markaları kendisi kullanmasa dahi yöneticisi bulunduğu anılan şirkete kullandırmasının müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, bahsi geçen şirketin tüm «ihtarlarına» rağmen "..." ibareli davalı markalarını kullandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının reddedilen talepleri yönünden kaldırılarak markaya tecavüz ve haksız …
… saraypen” markalarının maruf ve meşhur hale geldiğini, davalının “pen sarayı saraypen pvc window&door systems” ibareli marka başvurusunun müvekkilinin markaları ile «iltibas» oluşturduğunu, müvekkilinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu, itirazına mesnet markaları tanınmış olduğundan aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da gerçekleştiğini, “...” ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin «ticaret unvanının» ... unsuru olduğunu, ayrıca davalı ... kişinin kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek 2017-M-7036 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında marka hükümsüzlüğü istemini «ıslah» ederek davalı eylemlerinin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitini, men'ini, ref'ini ve davalının müvekkilinin markalarının ile iltibas teşkil edecek marka başvuruları yapılmasının önlenmesini talep etmi …
… alı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme olasılığının bulunmadığını, davacının «haksız rekabet» iddialarının ispatlanamadığını, esasen davacının bu yöndeki «ıslahının» da müphem bir durum yarattığını, müvekkilinin hangi eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği, hangi eylemlerin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu iddiasının bilirkişi raporundan anlaşılamadığını, taraf markalarında yer ...
… len hizmetler yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimalinin bulunduğu, davacının önceye dayalı hak sahipliği iddiasını ispatlayamadığı, «ticaret unvanına» dayalı olarak “...” ibaresinden kaynaklı hak sahipliğinin tescilli markaları kapsamında korunan emtialar ile zaten korunduğunu, markalar kapsamında benzer görülmeyen emtialarda davacı yanın herhangi bir ... hakkının mevcut olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin 4 üncü fıkrasındaki koşulların da bulunmadığı, öte yandan salt benzerlik iddiasının başvuru konusu edilen bir işaretin kötü niyetle tescil başvurusuna konu edildiğini ispata elverişli olmadığı, somut uyuşmazlıkta da davalının " ...” ibaresini marka olarak tescil ettirme çabası içerisinde hareket etmesi ... başına bir «kötü niyet» göstergesi olmamakla birlikte davalının davacı adına tescilli hem “...” hem de “saraypen” markalarının bir araya getirmek suretiyle oluşturduğu görülen dava konusu markasının açık bir şekilde davacı markalarından yararlanma amacı «taşıyan» ve haksız bir menfaat temini elde etme amaçlı bir marka olduğu, zira “...” ibaresi farazi, yaratılmış bir kelime olmamakla birlikte aynı yorumun “saraypen” ibaresi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2927 E. 2023/6861 K.
Ortak:ticaret unvanı · ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… markaları ile aynı veya benzer, bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanmak istemesinin hukuka aykırı olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzediğini, «ortalama tüketicinin» davalı markasını müvekkilinin markalarının türevi olarak göreceğini ve karıştıracağını, davalının, müvekkilinin markalarıyla «iltibas» yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yaparak müvekkilinin markaları ile görünüş, yazı fontu, yazı karakteri ve okunuş ile karışıklık yaratıp müvekkili şirke …
… enzerlik ve başvurunun kapsadığı "17/01, 17/02, 17/03, 17/04 sınıf mal ve hizmetler ile bu malların satışına özgülenmiş 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden «iltibas» tehlikesi bulunduğu, başvurunun kapsadığı 35. sınıftaki diğer hizmetler bakımından emtia listeleri farklı olduğundan karıştırılma ihtimali bulunmadığı, "SARAY" markasının “alüminyum” sektöründe tanınmış marka olduğu, bu tanınmışlığın 17. sınıftaki mallar ile bu malların perakende satış hizmetleri bakımından iltibas ihtimalini güçlendirdiği; ancak davalının marka başvurusunun kapsadığı 35. sınıftaki diğer hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan koşulların gerçekleşmediği, davacının SARAYPVC ibaresi üzerinde 17. sınıftaki mallar ile 35. sınıftaki hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tescilsiz marka kullanımına dayalı üstün ve öncelikli hakkının bulunmadığı, davacının «ticaret unvanının», SARAYPVC markasının 17. sınıftaki mallar ile bu malların satış hizmetleri bakımından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında tescil engel …
Benzer bu kararda… ı tarafın “SEREYPEN” ibareli işareti müvekkili markaları ile aynı veya benzer ve bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanmak istemesinin hukuka aykırı olduğunu, «ortalama tüketicinin» markaları müvekkili markalarının türevi olarak göreceğini ve karıştıracağını, davalının müvekkili şirketin markalarıyla «iltibas» yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yapıp müşteri çevresini ele geçirme amacında olduğunu, bu hususa ilişkin davalı şirkete karşı açılmış birçok dava bulunduğu, davalının marka başvurusu kötü niyetli olduğundan başvurunun tüm mal ve hizmetler yönünden reddinin gerektiğini, yine müvekkili Şirketin "SARAY" ibaresini gerek marka olarak önce tescil etmesi gerekse İstanbul’da faaliyet göstermesi, faaliyetinin 1979’da başlaması ve davalı marka başvurusunda yer alan mal ve hizmetler yönünden de müvekkilinin faaliyette bulunması dikkate alındığında davalı markasının tüm mal ve hizmet sınıfları açısından reddi koşullarının oluştuğunu, müvekkili markalarının tanınmış marka olduklarını ve davalının açıkça bu markalardan haksız yarar sağladığını, müvekkilinin markalarının itibarının zarar gördüğünü, müvekkili şirketin «ticaret unvanının» uzun yıllardan beri tescilli olduğunu, bu nedenle de başvurunun tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek YİDK'nin 2018-M-7745 sayılı kararın iptaline, dava konus …
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaLastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç)." malları yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1598 E. 2023/4876 K.
Ortak:ticaret unvanı · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… enzerlik ve başvurunun kapsadığı "17/01, 17/02, 17/03, 17/04 sınıf mal ve hizmetler ile bu malların satışına özgülenmiş 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden «iltibas» tehlikesi bulunduğu, başvurunun kapsadığı 35. sınıftaki diğer hizmetler bakımından emtia listeleri farklı olduğundan karıştırılma ihtimali bulunmadığı, "SARAY" markasının “alüminyum” sektöründe tanınmış marka olduğu, bu tanınmışlığın 17. sınıftaki mallar ile bu malların perakende satış hizmetleri bakımından iltibas ihtimalini güçlendirdiği; ancak davalının marka başvurusunun kapsadığı 35. sınıftaki diğer hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan koşulların gerçekleşmediği, davacının SARAYPVC ibaresi üzerinde 17. sınıftaki mallar ile 35. sınıftaki hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tescilsiz marka kullanımına dayalı üstün ve öncelikli hakkının bulunmadığı, davacının «ticaret unvanının», SARAYPVC markasının 17. sınıftaki mallar ile bu malların satış hizmetleri bakımından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında tescil engel …
… markaları ile aynı veya benzer, bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanmak istemesinin hukuka aykırı olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzediğini, «ortalama tüketicinin» davalı markasını müvekkilinin markalarının türevi olarak göreceğini ve karıştıracağını, davalının, müvekkilinin markalarıyla «iltibas» yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yaparak müvekkilinin markaları ile görünüş, yazı fontu, yazı karakteri ve okunuş ile karışıklık yaratıp müvekkili şirke …
… de karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, taraf markalarının asli unsurunun "SARAY" ibaresinden oluştuğu ve bu ibarenin başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden «ayırt ediciliğinin» zayıf bulunduğunun söylenemeyeceği, davacının markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle, dava konusu başvurunun kapsamından çıkarılan 17. sınıf mallar ve bu …
Benzer bu kararda… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "SARAY" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen "LINE" ibaresinin, başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, öte yandan davacı markalarının kapsamlarında yer alan 6 ve 19 uncu sınıftaki mallarla, dava konusu başvuru kapsamında kalan 17 inci sınıftaki mallar arasında da benzerliğin bulunduğu, çünkü bu malların genel olarak inşaat sektöründe kullanılan yapı malzemeleri oldukları, birbirlerini ikame eden, benzer ihtiyaçları karşılayan ve benzer «dağıtım» kanalları aracılığıyla tüketiciye ulaştırılan, aynı yerlerde satışa sunulan mallar olduğu, yine davacının bu mal ve hizmetler yönünden aynı Kanun'un sekizinci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca «ticaret unvanına» dayalı olarak da davalı markasının tescilini engelleyebileceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairece bu konuda yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına da gerek görülmediği, Yargıtay 11.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iptal davası · kâr dağıtımı · bilirkişi incelemesi · dahili dava
Benzer bu kararda… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "SARAY" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen "LINE" ibaresinin, başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, öte yandan davacı markalarının kapsamlarında yer alan 6 ve 19 uncu sınıftaki mallarla, dava konusu başvuru kapsamında kalan 17 inci sınıftaki mallar arasında da benzerliğin bulunduğu, çünkü bu malların genel olarak inşaat sektöründe kullanılan yapı malzemeleri oldukları, birbirlerini ikame eden, benzer ihtiyaçları karşılayan ve benzer «dağıtım» kanalları aracılığıyla tüketiciye ulaştırılan, aynı yerlerde satışa sunulan mallar olduğu, yine davacının bu mal ve hizmetler yönünden aynı Kanun'un sekizinci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca «ticaret unvanına» dayalı olarak da davalı markasının tescilini engelleyebileceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairece bu konuda yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına da gerek görülmediği, Yargıtay 11.
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının markalarında koruma kapsamının salt altıncı sınıfta olduğunu, müvekkilin bu alanlarda faaliyetinin olmadığı gibi davacının marka korumasının 17, 19, 35 inci sınıflara «dahil» bulunmadığını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, marka sınıfları farklı olan ürünlerde markaların karışmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
… anlamında “karıştırılma ihtimali” ve tescil engeli bulunduğu, davacı tarafından tescilsiz kullanım ile ilgili herhangi bir delil sunulmadığı, bu nedenle YİDK kararı «iptali davası» bakımından mülga 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin üçüncü fıkrası açısından değerlendirme yapılabilmesi imkânının bulunmadığı, davacının markalarının tanınmı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/692 E. , 2024/4415 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1732 Esas, 2022/1460 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/180 E., 2020/72 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü
davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "SARAY" ve "SARAYPEN" asıl unsurlu markaların olduğunu, davalı gerçek kişinin 2017/26603 sayılı “SARAYPVC U-PVC WİNDOW&DOOR SYSTEM” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından 6 ve 19. sınıf mallar ile bu malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın YİDK tarafından yerinde görülmediğini, oysa davalının başvuru konusu işareti, müvekkilinin markaları ile aynı veya benzer, bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanmak istemesinin hukuka aykırı olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzediğini, ortalama tüketicinin davalı markasını müvekkilinin markalarının türevi olarak göreceğini ve karıştıracağını, davalının, müvekkilinin markalarıyla iltibas yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yaparak müvekkilinin markaları ile görünüş, yazı fontu, yazı karakteri ve okunuş ile karışıklık yaratıp müvekkili şirketin çevresini ele geçirme amacında olduğunu, davalıya karşı müvekkili tarafından açılmış birden çok davanın bulunduğunu, müvekkili şirketin SARAY ve türevi markalarının yurt içinde ve yurt dışında bilinen markalar olduğunu ve davalının, müvekkilinin markalarından haksız yarar sağladığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin faaliyet konuları olan 17.,19. ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere markalarını tescil ettirdiğini, davacının dayanak yaptığı “SARAY, İSTANBUL TİCARET SARAYI, SARAY DOOR” ibareli markaların 06. sınıfta tescilli olduğunu, müvekkilinin bu alanda faaliyeti olmadığı gibi davacının marka korumasının 17, 19 ve 35. sınıfları kapsamadığını, müvekkili ile davacının farklı iş kollarında faaliyet gösterdiklerini, SARAY ibaresinin davacının tekeline bırakılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2017/26603 sayılı "SARAYPVC UPUC WİNDOW AND DOOR SİSTEM" ibareli davalı marka başvurusu ile "SARAY" ibareli davacı markaları arasında 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun (6769 Sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve başvurunun kapsadığı "17/01, 17/02, 17/03, 17/04 sınıf mal ve hizmetler ile bu malların satışına özgülenmiş 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden iltibas tehlikesi bulunduğu, başvurunun kapsadığı 35. sınıftaki diğer hizmetler bakımından emtia listeleri farklı olduğundan karıştırılma ihtimali bulunmadığı, "SARAY" markasının “alüminyum” sektöründe tanınmış marka olduğu, bu tanınmışlığın 17.
sınıftaki mallar ile bu malların perakende satış hizmetleri bakımından iltibas ihtimalini güçlendirdiği; ancak davalının marka başvurusunun kapsadığı 35. sınıftaki diğer hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan koşulların gerçekleşmediği, davacının SARAYPVC ibaresi üzerinde 17. sınıftaki mallar ile 35. sınıftaki hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tescilsiz marka kullanımına dayalı üstün ve öncelikli hakkının bulunmadığı, davacının ticaret unvanının, SARAYPVC markasının 17. sınıftaki mallar ile bu malların satış hizmetleri bakımından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında tescil engeli oluşturduğu, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının yukarıda sayılan sınıflar yönünden iptaline, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, davalı adına tescilli 2017/26603 sayılı markanın yukarıda sayılan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka kapsamında YİDK kararı sonrası kalan mal ve hizmetler ile davacının itiraza dayanak markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, karıştırılma ihtimali yaratabilecek mal ve hizmetlerin başvurunun kapsamından zaten çıkarıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "SARAYPVC UPUC WİNDOW AND DOOR SİSTEM" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "SARAY" asıl unsurlu markalar arasında, İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen 17. sınıf mallar ve bu malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, taraf markalarının asli unsurunun "SARAY" ibaresinden oluştuğu ve bu ibarenin başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğunun söylenemeyeceği, davacının markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle, dava konusu başvurunun kapsamından çıkarılan 17.
sınıf mallar ve bu malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri arasında da 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060974800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz