6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İi̇k 308/b

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8504 E. 2012/11185 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 308/b istirdat davası denetime elverişlilik garantörlük istirdat haksız fiil kötüniyet ibraz temsil husumet

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 74 · SPK · TTK — TTK 405

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2012/8504 E.  ,  2012/11185 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.12.2009 gün ve 2009/308-2009/972 sayılı kararı bozan Daire’nin 09.03.2012 gün ve 2010/4087-2012/3600 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket temsilcileri tarafından parasını istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kâr verileceği vaadiyle davalılara 30.000 Euro verildiğini, davalıların yasalara aykırı şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini, müvekkilinin ortak olma iradesinin bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin ortak olmadığının tesbiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500,00 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararının Dairemizce bozulması üzerine bu kez davalılar vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Mahkeme tarafından, dava, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebi olarak değerlendirilmiş ise de, davacı gerek dava dilekçesinde ve gerekse de replik beyanında davalı şirkete ortak olduğunu ileri sürmemiş, tersine, davalı şirket ve yöneticilerinin yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı ve kötüniyetli vaad ve garantilerle davacı ve davacı gibi yurtdışında yaşayan pek çok kişiyi dini duygularını sömürerek, yine davalı ... bünyesinde bulunan yabancı uyruklu bir şirketi aracı olarak kullanmak suretiyle topladıkları paraları iade etmeyip davalı ... ve bünyesindeki diğer grup şirketlerine aktardıkları iddia olunarak verilen paranın istirdadı istenilmiştir. Mahkemece davacının davalı şirketin ortağı olduğu TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairemizce davacının davalı şirkete geçerli bir ortaklığı bulunup bulunmadığının araştırılması gereğine değinilerek bozulmuştur. Oysa, yargılama sırasında verilen hem Takasbank, hem de davalı şirket cçevaplarında davacının davalı ve grup şirketlere ortaklığı bulunmadığı bildirilmiş, davacı yan yabancı uyruklu Yimpaş […]G.

şirketince düzenlenmiş bir belge örneği ibraz etmiştir. Bu durumda dava, iddianın ileri sürülüş biçimi nazara alındığında, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak (istirdat) davası niteliğinde olmakla, mahkemece HUMK’nun 74 ve 75. maddelerine aykırı düşecek şekilde, davanın yanlış nitelenmesine dayalı olarak, davacının bildirmiş olduğu delillerin hiçbiri toplanmaksızın, sunulan belgenin dahi tercümesi yaptırılmaksızın, re’sen yapılan yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacının davalı şirket(ler)in ortağı olmadığı, ortak olsa bile TTK’nun 405. maddesi uyarınca sermaye olarak verdiği paranın istirdadını talep edemeyeceği, gerçek kişi davalılar hakkında da şirket yöneticileri olmanın dışında bir sorumluluk nedenine dayanılmadığı gerekçesiyle, davanın husumet cihetinden reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.

Şu halde, mahkemece, davanın yukarda belirtilen şekilde nitelendirilerek, tarafların bu yolda gösterdikleri delillerin tümüyle toplanması, bu meyanda davada delil olarak dayanılan yabancı dildeki tahsil belgesinin aslının veya onaylı örneğinin davacıdan istenerek tercüme ettirilmesi, tahsil edilen bu para nedeniyle davacının şirket ortaklığının gerçekleşip gerçekleşmediği, söz konusu ortaklığın gerçek hak sahipliği doğuran niteliği bulunup bulunmadığı değerlendirilerek buna göre gerekirse davadışı yabancı uyruklu şirket hakkında da dava açması için davacıya önel verilmek ve davacı ile davalı şirket ve bünyesindeki grup şirketler arasındaki ilişkinin, nakit akışlarını da içerecek şekilde, SPK uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti marifetiyle kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılmak ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle ortaya konularak denetime elverişli bir biçimde iddia ve savunmanın karşılanması ve bu suretle davacının iradesinin ileri sürüldüğü gibi davalılarca fesada uğratılmak suretiyle haksız bir fiile maruz bırakılarak parasının alındığı ve iade edilmediği yolundaki iddiasının tatminkar bir biçimde araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar vermek gerekirken bozma ilamında açıklanan ve maddi olaya uymayan gerekçeyle kararın bozulması doğru olmadığından Dairemizin 09.03.2012 tarih 2010/4087-2012/3600 sayılı kararının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan bu değişik gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Anonim şirket yönetim kurulu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6382 E. 2011/267 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Istirdat davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6359 E. 2010/13161 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Anonim şirket yönetim kurulu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6395 E. 2010/13155 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Istirdat davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6271 E. 2010/13163 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Istirdat davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4081 E. 2012/8368 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Istirdat davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4078 E. 2012/8367 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Istirdat davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4074 E. 2012/8366 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Istirdat davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6267 E. 2010/13168 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/8504 E.  ,  2012/11185 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.12.2009 gün ve 2009/308-2009/972 sayılı kararı bozan Daire’nin 09.03.2012 gün ve 2010/4087-2012/3600 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket temsilcileri tarafından parasını istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kâr verileceği vaadiyle davalılara 30.000 Euro verildiğini, davalıların yasalara aykırı şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini, müvekkilinin ortak olma iradesinin bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin ortak olmadığının tesbiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500,00 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararının Dairemizce bozulması üzerine bu kez davalılar vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Mahkeme tarafından, dava, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebi olarak değerlendirilmiş ise de, davacı gerek dava dilekçesinde ve gerekse de replik beyanında davalı şirkete ortak olduğunu ileri sürmemiş, tersine, davalı şirket ve yöneticilerinin yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı ve kötüniyetli vaad ve garantilerle davacı ve davacı gibi yurtdışında yaşayan pek çok kişiyi dini duygularını sömürerek, yine davalı ... bünyesinde bulunan yabancı uyruklu bir şirketi aracı olarak kullanmak suretiyle topladıkları paraları iade etmeyip davalı ... ve bünyesindeki diğer grup şirketlerine aktardıkları iddia olunarak verilen paranın istirdadı istenilmiştir. Mahkemece davacının davalı şirketin ortağı olduğu TTK'nun 405/2.

maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairemizce davacının davalı şirkete geçerli bir ortaklığı bulunup bulunmadığının araştırılması gereğine değinilerek bozulmuştur. Oysa, yargılama sırasında verilen hem Takasbank, hem de davalı şirket cçevaplarında davacının davalı ve grup şirketlere ortaklığı bulunmadığı bildirilmiş, davacı yan yabancı uyruklu Yimpaş […]G.

şirketince düzenlenmiş bir belge örneği ibraz etmiştir. Bu durumda dava, iddianın ileri sürülüş biçimi nazara alındığında, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak (istirdat) davası niteliğinde olmakla, mahkemece HUMK’nun 74 ve 75. maddelerine aykırı düşecek şekilde, davanın yanlış nitelenmesine dayalı olarak, davacının bildirmiş olduğu delillerin hiçbiri toplanmaksızın, sunulan belgenin dahi tercümesi yaptırılmaksızın, re’sen yapılan yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacının davalı şirket(ler)in ortağı olmadığı, ortak olsa bile TTK’nun 405. maddesi uyarınca sermaye olarak verdiği paranın istirdadını talep edemeyeceği, gerçek kişi davalılar hakkında da şirket yöneticileri olmanın dışında bir sorumluluk nedenine dayanılmadığı gerekçesiyle, davanın husumet cihetinden reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.

Şu halde, mahkemece, davanın yukarda belirtilen şekilde nitelendirilerek, tarafların bu yolda gösterdikleri delillerin tümüyle toplanması, bu meyanda davada delil olarak dayanılan yabancı dildeki tahsil belgesinin aslının veya onaylı örneğinin davacıdan istenerek tercüme ettirilmesi, tahsil edilen bu para nedeniyle davacının şirket ortaklığının gerçekleşip gerçekleşmediği, söz konusu ortaklığın gerçek hak sahipliği doğuran niteliği bulunup bulunmadığı değerlendirilerek buna göre gerekirse davadışı yabancı uyruklu şirket hakkında da dava açması için davacıya önel verilmek ve davacı ile davalı şirket ve bünyesindeki grup şirketler arasındaki ilişkinin, nakit akışlarını da içerecek şekilde, SPK uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti marifetiyle kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılmak ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle ortaya konularak denetime elverişli bir biçimde iddia ve savunmanın karşılanması ve bu suretle davacının iradesinin ileri sürüldüğü gibi davalılarca fesada uğratılmak suretiyle haksız bir fiile maruz bırakılarak parasının alındığı ve iade edilmediği yolundaki iddiasının tatminkar bir biçimde araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar vermek gerekirken bozma ilamında açıklanan ve maddi olaya uymayan gerekçeyle kararın bozulması doğru olmadığından Dairemizin 09.03.2012 tarih 2010/4087-2012/3600 sayılı kararının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan bu değişik gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin karar düzeltme istemini kabulü ile Dairemizin 09.03.2012 gün 2010/4017 – 2012/3600 sayılı kararının kaldırılarak, hükmün açıklanan değişik gerekçeyle BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene davalılara iadesine, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060692900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.