Limited şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3149 E. 2012/9825 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirketin feshi↗ kötüleme↗ haklı sebep↗ şirketin feshi↗ tasfiye memuru atanması↗ tasfiye memuru↗ limited şirket↗ ek tasfiye↗ kusur↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ortaklar arasında uyumsuzluğun ve husumetin yerleştiği ve devam ettiği, davalı hakim ortağın bu kez aradaki uyumsuzluk ve husumet göstergesi kabul edilen Bakırköy 1. Ticaret Mahkemesi'nde açılan 2009/622 Esas sayılı davada, haksız rekabete dayalı olarak davacı ... Saatçi’den tazminat talebinde bulunduğu, şirketin zaten iki ortaklı olduğu, açılan bu dava içeriğine nazaran taraflar arasında karşılıklı itimadın kalmadığı, bu şekilde şirketin devamının mümkün görülmediği gerekçeleriyle davanın kabulü ile davalı şirketin feshine,şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nun 549/4. maddesi uyarınca haklı sebeplerden dolayı Limited Şirketin feshi istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu şirketin 2 ortaklı olup, ortaklar arasında husumet bulunduğu, karşılıklı itimadın kalmadığı, bu şekilde şirketin devamının mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin feshine karar verilmişse de somut olayda davacı, haklı sebep oluşturduğunu iddia ettiği hususları delillendirememiş ve ispatlayamamıştır. Davalı taraf savunmasında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının, davalıyı ve davalı şirketi kötüleyen davranışlarından kaynaklandığını belirtmiş ve delil olarak da davacının bu davranışları sebebiyle davacı aleyhine açtığı Bakırköy 1. Ticaret Mahkemesi'nin 2009/22 esas sayılı dosyasına dayanmıştır. Bu nedenle, taraflar arasında, haklı sebep oluşturabilecek bir uyuşmazlık bulunup bulunmadığı, var ise bu uyuşmazlığın ortaya çıkmasında davacının kusuru olup olmadığı konusunda, davalı tarafın delili olarak dayandığı Bakırköy 1.Ticaret Mahkemesi'nin 2009/22 esas sayılı dosyası getirtilerek incelenmesi ve dosya içeriğine göre gerekirse o dosyanın sonucunun beklenmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış, kararın bu nedele davalılar yararına bozulmasına karar vermeke gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16157 E. 2013/15108 K.
Ortak:şirketin feshi · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaSaatçi’den tazminat talebinde bulunduğu, şirketin zaten iki ortaklı olduğu, açılan bu dava içeriğine nazaran taraflar arasında karşılıklı itimadın kalmadığı, bu şekilde şirketin devamının mümkün görülmediği gerekçeleriyle davanın kabulü ile davalı «şirketin feshine»,şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, dava konusu şirketin 2 ortaklı olup, ortaklar arasında «husumet» bulunduğu, karşılıklı itimadın kalmadığı, bu şekilde şirketin devamının mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı «şirketin feshine» karar verilmişse de somut olayda davacı, «haklı sebep» oluşturduğunu iddia ettiği hususları delillendirememiş ve ispatlayamamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ortaklar arasında uyumsuzluğun ve «husumetin» yerleştiği ve devam ettiği, davalı hakim ortağın bu kez aradaki uyumsuzluk ve husumet göstergesi kabul edilen Bakırköy 1.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, hukuki niteliği itibari ile «fesih» ve «tasfiye» davası olduğu, «dava konusu» şirketin esas sermayesini tamamen yitirdiği, davalı ...'in müdürlük görevinin sona ermesinden sonra davacı ortağa ulaşılamadığı iddia edilerek 08/07/2010 tarihinde «olağanüstü genel kurul» oluşturarak tek başına kendisini müdür olarak şirkete atadığı, bu kararı 19/07/2010 tarihli «ticaret sicil» gazetesinde yayınlattığı, iki ortaklı bir şirkette böyle bir kararın tek ortak tarafından verilmesinin mümkün olmadığı, ortaklar arasında güven ortamının bozulduğu, karşılıklı itimadın kalmadığı, TTK’nın 549/4. maddesi kapsamında «haklı sebeple fesih» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle «şirketin feshine» karar verilmiştir.
2- Ancak dava, davalı Şirket’in «fesih» ve tasfiyesine ilişkin olduğundan davada, şirkete «husumet» yöneltilmesi yeterli olup diğer davalıya husumet yöneltilmesi mümkün değildir.
Husumet hususu da, mahkemece re’sen nazara alınması gereken bir husus olduğundan mahkemece davalı ... hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı sebeple fesih · davanın konusu · olağanüstü genel kurul · fesih · ticaret sicili
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, hukuki niteliği itibari ile «fesih» ve «tasfiye» davası olduğu, «dava konusu» şirketin esas sermayesini tamamen yitirdiği, davalı ...'in müdürlük görevinin sona ermesinden sonra davacı ortağa ulaşılamadığı iddia edilerek 08/07/2010 tarihinde «olağanüstü genel kurul» oluşturarak tek başına kendisini müdür olarak şirkete atadığı, bu kararı 19/07/2010 tarihli «ticaret sicil» gazetesinde yayınlattığı, iki ortaklı bir şirkette böyle bir kararın tek ortak tarafından verilmesinin mümkün olmadığı, ortaklar arasında güven ortamının bozulduğu, karşılıklı itimadın kalmadığı, TTK’nın 549/4. maddesi kapsamında «haklı sebeple fesih» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle «şirketin feshine» karar verilmiştir.
2- Ancak dava, davalı Şirket’in «fesih» ve tasfiyesine ilişkin olduğundan davada, şirkete «husumet» yöneltilmesi yeterli olup diğer davalıya husumet yöneltilmesi mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3149 E. , 2012/9825 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.10.2010 tarih ve 2009/53-2010/543 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %5 hisse ile ortağı olduğunu ve davalı şirkette ithalat müdürü olarak görev yaptığını, %95 hisse sahibi ve şirket müdürü olan diğer davalı ...’nın ortak oldukları şirket faaliyetleri hakkında herhangi bir bilgi vermediği gibi şirket yönetimi ile ilgili keyfi uygulamalarda bulunduğunu, müvekkilinin yapılan satışlar, kullanılan krediler, keşide edilen çekler, personel, araç gereç alımları gibi konularda haberdar edilmediğini, müvekkilinin yaptığı araştırma sonucunda davalı şirkette fiilen çalışmayan şahısların sigorta girişlerinin yapıldığını ve primlerinin ödendiğini, gümrük ithalat işlemlerine ilişkin faturalarda birtakım tahrifatlar yapıldığını, distribütörlüğünü yaptığı Alman Utax GmbH firmasının sahte antetli kağıtlarının bastırılıp, sahte imza ile kullanıldığını, tüm bunlar karşısında müvekkilinin diğer davalı ortağa karşı güveninin sarsıldığını, müvekkilinin ortaklıktan çıkmak istediği halde diğer davalı tarafından bunun olumlu karşılanmadığını ve Kasım 2008 tarihinde ithalat müdürlüğü görevine de son verildiğini, diğer davalı ortakla uzlaşma zemininin ortadan kalktığını ve ortaklık gayesinin gerçekleşmesinin imkansız hale geldiğini, şirketin iki ortaklı olması sebebiyle ortaklıktan çıkmanın mümkün olmadığını ileri sürerek davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirkette usulsüz herhangi bir işlem yapılmadığını, davacının ithalat konusunda yardımcı olacak iken, müşterilere yanlış bilgi verip, haksız itham ve söylemleri yaydığını, iş teklifi aldığı firmalarla sözleşmelerin bozulmasına sebep olduğunu, bu sebeple ithalat müdürlüğü görevine son verildiğini, ticari hayatın gerektirdiği davranışlar dışında herhangi bir davranış içerisinde olmadıklarını, davacının iddialarının muhik sebep sayılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ortaklar arasında uyumsuzluğun ve husumetin yerleştiği ve devam ettiği, davalı hakim ortağın bu kez aradaki uyumsuzluk ve husumet göstergesi kabul edilen Bakırköy 1. Ticaret Mahkemesi'nde açılan 2009/622 Esas sayılı davada, haksız rekabete dayalı olarak davacı ... Saatçi’den tazminat talebinde bulunduğu, şirketin zaten iki ortaklı olduğu, açılan bu dava içeriğine nazaran taraflar arasında karşılıklı itimadın kalmadığı, bu şekilde şirketin devamının mümkün görülmediği gerekçeleriyle davanın kabulü ile davalı şirketin feshine,şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nun 549/4. maddesi uyarınca haklı sebeplerden dolayı Limited Şirketin feshi istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu şirketin 2 ortaklı olup, ortaklar arasında husumet bulunduğu, karşılıklı itimadın kalmadığı, bu şekilde şirketin devamının mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin feshine karar verilmişse de somut olayda davacı, haklı sebep oluşturduğunu iddia ettiği hususları delillendirememiş ve ispatlayamamıştır. Davalı taraf savunmasında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının, davalıyı ve davalı şirketi kötüleyen davranışlarından kaynaklandığını belirtmiş ve delil olarak da davacının bu davranışları sebebiyle davacı aleyhine açtığı Bakırköy 1. Ticaret Mahkemesi'nin 2009/22 esas sayılı dosyasına dayanmıştır. Bu nedenle, taraflar arasında, haklı sebep oluşturabilecek bir uyuşmazlık bulunup bulunmadığı, var ise bu uyuşmazlığın ortaya çıkmasında davacının kusuru olup olmadığı konusunda, davalı tarafın delili olarak dayandığı Bakırköy 1.Ticaret Mahkemesi'nin 2009/22 esas sayılı dosyası getirtilerek incelenmesi ve dosya içeriğine göre gerekirse o dosyanın sonucunun beklenmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış, kararın bu nedele davalılar yararına bozulmasına karar vermeke gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 06.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060670400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz