6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7229 E. 2012/10679 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tazmin talebi gecikme faizi teminat mektubu cezai şart vade taahhütname asıl alacak teminat i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/713 E, 2012/330 K sayılı ilamıyla onanmıştır.

Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin asıl davaya yönelik olarak HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

2-Davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin karar düzeltme isteminin incelenmesine gelince;Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş'ye ait Antalya Limanı'nın işletme hakkının 31.08.1998 tarihli sözleşme uyarınca Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş'ne devredildiği, devir sözleşmesinde toplam 29.000.000 ABD doları olarak belirlenen işletme hakkı devir bedelinin 5.800.000 USD'lık kısmının sözleşme tarihinde peşin ödenmesi, bakiye tutarın sözleşme tarihini

izleyen 4 yılda yıllık % 10 oranında tahakkuk edecek faiziyle 4 eşit taksitte tahsil edilmesinin hükme bağlandığı,son taksit bedelinin ödenmemesi üzerine sözleşmenin teminatını oluşturan teminat mektuplarının nakde çevrilmesi için 25.09.2002 tarihinde tazmin talebinde bulunulduğu bu talep üzerine davacıya toplam 6.488.154 USD ödeme yapıldığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. İki adette toplam 6.488.154 USD'lik mektup tazmin talebinin geç yerine getirilmesi nedeniyle 108.278 USD'lik alacak doğduğu iddiasıyla eldeki birleşen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı bankanın gecikilen dönem için faiz ve cezai şart ödeme borcu doğmuştur.Dava konusu teminat mektuplarının metninde aynen "....ay sonra vade tarihlerinde toplam bakiye borç üzerinden hesaplanacak % 10 faizleriyle birlikte ABD Doları tutarındaki taksit ödemelerinin teminatı olduğuna,teminat mektubunun her hangi bir nedenle paraya çevrilmemesi halinde,bakiye borç miktarına teminat mektubu meblağı tahsil edilinceye kadar geçecek süre için ABD doları bazında % 10 faiziyle birlikte aylık % 1.5 oranında cezai şartı idarenize ödeyeceğimizi...taahhüt ve beyan ederiz." hükmü mevcuttur.Mektuplar tazmin talebinden öncesi için her hangi bir cezai şart öngörmemektedir.Bu durumda bankanın tazmin talebinin tebliğinden ödemenin yapıldığı güne kadar olan dönemde tahakkuk edecek olan faiz ve cezai şarttan ayrıca sorumluluğu vardır.31.08.2002 tarihi itibarıyla dava konusu mektup tuarları toplamının 5.800.000 USD ve dönem faizi tutarınında 551.290 USD olduğu noktasında ihtilaf yoktur.İhtilaf gecikme faizi hesabının 5.800.000 USD üzerinden mi,yoksa 6.351.290 USD üzerinden mi yapılacağı noktasındadır.Mahkemece birleşen dava yönünden asıl alacak tutarı üzerinden gecikme faizi ve cezai şart hesaplaması yapan hesap tarzı benimsenmişse de,aynı bilirkişi hayetince asıl davaya yönelik olarak yapılan hesaplamada ana paraya dönem faizi eklenmek suretiyle bulunan rakam üzerinden gecikme faizi hesabı yapıldığı gibi,daha önce görülüp sonuçlanan ve Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen 2003/312 E sayılı dava dosyasında yapılan hesaplama tarzının da ana paraya dönem faizi işletildikten sonraki toplam rakama gecikme faizi uygulanmak suretiyle yapıldığı anlaşılmaktadır.Kaldı ki,mektup metinlerinde yer alan "...bakiye borç miktarına.." ibaresi bu yöntemle yapılacak hesaplamayı doğru kılmaktadır.Davacı tarafından kesinleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.12.2006 tarih ve 2003/312 E. Sayılı dosyasındaki yöntemle hesaplama yapılması halinde davacı idare lehine 13.088 USD'lik bir fark çıkacağı belirtilmiş olmasına rağmen bu itiraz üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi,

3-Birleşen davada 31.08.1998 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin tarafı olan Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş'de davalı olarak gösterilmiş olup,onun sorumluluğunun söz konusu sözleşme kapsamında değerlendirilmesi gerekirken bu hususta bir inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi de yanlış olmuş ve davacı vekilinin birleşen davaya yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 19.01.2012 tarih ve 2010/713 E,2012/330 K sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Teminat mektubu tazmini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3449 E. 2019/6650 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1367 E. 2021/7019 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5261 E. 2024/2423 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/7229 E.  ,  2012/10679 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

BİRLEŞEN İstanbul 9 Asliye Ticaret Mahkemesi 2006/781 Esas

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/06/2009 gün ve 2003/318-2009/314 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/01/2012 gün ve 2010/713-2012/330 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.'ne ait Antalya Limanının işletme hakkının 31/08/1998 tarihinde Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş.'ne devredildiğini, devralan şirketin 31/08/2001 vadeli, toplam 6.960.000 USD'lik üçüncü taksidi süresinde ödenmediğini, bu nedenle bankadan 31.08.2001 tarihinde teminat mektubunun tazmininin talep edildiğini, 26.10.2001 tarihine kadar geçen süre için gecikme faizi ve aylık %1,5 cezai şartı ödediğini fakat 26.10.2001 tarihinde yapılması gereken ödemenin 7.11.2011 ve bir kısmının ise 9.11.2001 tarihinde idare hesaplarına intikal ettirildiğini, ödeme tarihine kadar geçen süre için tahakkuk eden gecikme faizi ve cezai şart tutarı olan toplam 78.868 USD’nin tazmin edilmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İşbu dava ile birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/781 esas sayılı dosyasında davacı vekili, süresinde ödenmeyen toplam 6.351.290 USD’lik son taksit bedelinin ödenmemesi nedeniyle teminat mektubunun paraya çevrildiğini, davalıların 10/10/2002 tarihinde toplam 6.488.154 USD’lik ödeme yaptığını, ödeme tarihine kadar geçen süre için tahakkuk eden gecikme faizi ve cezai şart tutarı olan toplam 108.278 USD’nin tazmin edilmediğini ileri sürerek 4.740 USD gecikme faizi , 103.538 USD cezai şart olmak üzere toplam 108.278 USD’nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri davaların reddini istemişlerdir.

Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/713 E, 2012/330 K sayılı ilamıyla onanmıştır.

Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin asıl davaya yönelik olarak HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

2-Davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin karar düzeltme isteminin incelenmesine gelince;Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş'ye ait Antalya Limanı'nın işletme hakkının 31.08.1998 tarihli sözleşme uyarınca Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş'ne devredildiği, devir sözleşmesinde toplam 29.000.000 ABD doları olarak belirlenen işletme hakkı devir bedelinin 5.800.000 USD'lık kısmının sözleşme tarihinde peşin ödenmesi, bakiye tutarın sözleşme tarihini

izleyen 4 yılda yıllık % 10 oranında tahakkuk edecek faiziyle 4 eşit taksitte tahsil edilmesinin hükme bağlandığı,son taksit bedelinin ödenmemesi üzerine sözleşmenin teminatını oluşturan teminat mektuplarının nakde çevrilmesi için 25.09.2002 tarihinde tazmin talebinde bulunulduğu bu talep üzerine davacıya toplam 6.488.154 USD ödeme yapıldığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. İki adette toplam 6.488.154 USD'lik mektup tazmin talebinin geç yerine getirilmesi nedeniyle 108.278 USD'lik alacak doğduğu iddiasıyla eldeki birleşen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı bankanın gecikilen dönem için faiz ve cezai şart ödeme borcu doğmuştur.Dava konusu teminat mektuplarının metninde aynen "....ay sonra vade tarihlerinde toplam bakiye borç üzerinden hesaplanacak % 10 faizleriyle birlikte ABD Doları tutarındaki taksit ödemelerinin teminatı olduğuna,teminat mektubunun her hangi bir nedenle paraya çevrilmemesi halinde,bakiye borç miktarına teminat mektubu meblağı tahsil edilinceye kadar geçecek süre için ABD doları bazında % 10 faiziyle birlikte aylık % 1.5 oranında cezai şartı idarenize ödeyeceğimizi...taahhüt ve beyan ederiz." hükmü mevcuttur.Mektuplar tazmin talebinden öncesi için her hangi bir cezai şart öngörmemektedir.Bu durumda bankanın tazmin talebinin tebliğinden ödemenin yapıldığı güne kadar olan dönemde tahakkuk edecek olan faiz ve cezai şarttan ayrıca sorumluluğu vardır.31.08.2002 tarihi itibarıyla dava konusu mektup tuarları toplamının 5.800.000 USD ve dönem faizi tutarınında 551.290 USD olduğu noktasında ihtilaf yoktur.İhtilaf gecikme faizi hesabının 5.800.000 USD üzerinden mi,yoksa 6.351.290 USD üzerinden mi yapılacağı noktasındadır.Mahkemece birleşen dava yönünden asıl alacak tutarı üzerinden gecikme faizi ve cezai şart hesaplaması yapan hesap tarzı benimsenmişse de,aynı bilirkişi hayetince asıl davaya yönelik olarak yapılan hesaplamada ana paraya dönem faizi eklenmek suretiyle bulunan rakam üzerinden gecikme faizi hesabı yapıldığı gibi,daha önce görülüp sonuçlanan ve Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen 2003/312 E sayılı dava dosyasında yapılan hesaplama tarzının da ana paraya dönem faizi işletildikten sonraki toplam rakama gecikme faizi uygulanmak suretiyle yapıldığı anlaşılmaktadır.Kaldı ki,mektup metinlerinde yer alan "...bakiye borç miktarına.." ibaresi bu yöntemle yapılacak hesaplamayı doğru kılmaktadır.Davacı tarafından kesinleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.12.2006 tarih ve 2003/312 E.

Sayılı dosyasındaki yöntemle hesaplama yapılması halinde davacı idare lehine 13.088 USD'lik bir fark çıkacağı belirtilmiş olmasına rağmen bu itiraz üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi,

3-Birleşen davada 31.08.1998 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin tarafı olan Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş'de davalı olarak gösterilmiş olup,onun sorumluluğunun söz konusu sözleşme kapsamında değerlendirilmesi gerekirken bu hususta bir inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi de yanlış olmuş ve davacı vekilinin birleşen davaya yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 19.01.2012 tarih ve 2010/713 E,2012/330 K sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin asıl davaya yönelik karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, (2)ve(3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 19.01.2012 tarih ve 2010/713 E,2012/330 K sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, 15/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060669400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.