İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7229 E. 2012/10679 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tazmin talebi↗ gecikme faizi↗ teminat mektubu↗ cezai şart↗ vade↗ taahhütname↗ asıl alacak↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/713 E, 2012/330 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin asıl davaya yönelik olarak HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin karar düzeltme isteminin incelenmesine gelince;Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş'ye ait Antalya Limanı'nın işletme hakkının 31.08.1998 tarihli sözleşme uyarınca Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş'ne devredildiği, devir sözleşmesinde toplam 29.000.000 ABD doları olarak belirlenen işletme hakkı devir bedelinin 5.800.000 USD'lık kısmının sözleşme tarihinde peşin ödenmesi, bakiye tutarın sözleşme tarihini
izleyen 4 yılda yıllık % 10 oranında tahakkuk edecek faiziyle 4 eşit taksitte tahsil edilmesinin hükme bağlandığı,son taksit bedelinin ödenmemesi üzerine sözleşmenin teminatını oluşturan teminat mektuplarının nakde çevrilmesi için 25.09.2002 tarihinde tazmin talebinde bulunulduğu bu talep üzerine davacıya toplam 6.488.154 USD ödeme yapıldığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. İki adette toplam 6.488.154 USD'lik mektup tazmin talebinin geç yerine getirilmesi nedeniyle 108.278 USD'lik alacak doğduğu iddiasıyla eldeki birleşen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı bankanın gecikilen dönem için faiz ve cezai şart ödeme borcu doğmuştur.Dava konusu teminat mektuplarının metninde aynen "....ay sonra vade tarihlerinde toplam bakiye borç üzerinden hesaplanacak % 10 faizleriyle birlikte ABD Doları tutarındaki taksit ödemelerinin teminatı olduğuna,teminat mektubunun her hangi bir nedenle paraya çevrilmemesi halinde,bakiye borç miktarına teminat mektubu meblağı tahsil edilinceye kadar geçecek süre için ABD doları bazında % 10 faiziyle birlikte aylık % 1.5 oranında cezai şartı idarenize ödeyeceğimizi...taahhüt ve beyan ederiz." hükmü mevcuttur.Mektuplar tazmin talebinden öncesi için her hangi bir cezai şart öngörmemektedir.Bu durumda bankanın tazmin talebinin tebliğinden ödemenin yapıldığı güne kadar olan dönemde tahakkuk edecek olan faiz ve cezai şarttan ayrıca sorumluluğu vardır.31.08.2002 tarihi itibarıyla dava konusu mektup tuarları toplamının 5.800.000 USD ve dönem faizi tutarınında 551.290 USD olduğu noktasında ihtilaf yoktur.İhtilaf gecikme faizi hesabının 5.800.000 USD üzerinden mi,yoksa 6.351.290 USD üzerinden mi yapılacağı noktasındadır.Mahkemece birleşen dava yönünden asıl alacak tutarı üzerinden gecikme faizi ve cezai şart hesaplaması yapan hesap tarzı benimsenmişse de,aynı bilirkişi hayetince asıl davaya yönelik olarak yapılan hesaplamada ana paraya dönem faizi eklenmek suretiyle bulunan rakam üzerinden gecikme faizi hesabı yapıldığı gibi,daha önce görülüp sonuçlanan ve Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen 2003/312 E sayılı dava dosyasında yapılan hesaplama tarzının da ana paraya dönem faizi işletildikten sonraki toplam rakama gecikme faizi uygulanmak suretiyle yapıldığı anlaşılmaktadır.Kaldı ki,mektup metinlerinde yer alan "...bakiye borç miktarına.." ibaresi bu yöntemle yapılacak hesaplamayı doğru kılmaktadır.Davacı tarafından kesinleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.12.2006 tarih ve 2003/312 E. Sayılı dosyasındaki yöntemle hesaplama yapılması halinde davacı idare lehine 13.088 USD'lik bir fark çıkacağı belirtilmiş olmasına rağmen bu itiraz üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi,
3-Birleşen davada 31.08.1998 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin tarafı olan Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş'de davalı olarak gösterilmiş olup,onun sorumluluğunun söz konusu sözleşme kapsamında değerlendirilmesi gerekirken bu hususta bir inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi de yanlış olmuş ve davacı vekilinin birleşen davaya yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 19.01.2012 tarih ve 2010/713 E,2012/330 K sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3449 E. 2019/6650 K.
Ortak:tazmin talebi · gecikme faizi · teminat mektubu · cezai şart · taahhütname · teminat · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı bankanın gecikilen dönem için faiz ve «cezai şart» ödeme borcu doğmuştur.Dava konusu «teminat» mektuplarının metninde aynen "....ay sonra «vade» tarihlerinde toplam bakiye borç üzerinden hesaplanacak % 10 faizleriyle birlikte ABD Doları tutarındaki taksit ödemelerinin teminatı olduğuna,«teminat mektubunun» her hangi bir nedenle paraya çevrilmemesi halinde,bakiye borç miktarına teminat mektubu meblağı tahsil edilinceye kadar geçecek süre için ABD doları bazında % 10 faiziyle birlikte aylık % 1.5 oranında cezai şartı idarenize ödeyeceğimizi...«taahhüt» ve beyan ederiz." hükmü mevcuttur.Mektuplar tazmin talebinden öncesi için her hangi bir cezai şart öngörmemektedir.Bu durumda bankanın «tazmin talebinin» tebliğinden ödemenin yapıldığı güne kadar olan dönemde tahakkuk edecek olan faiz ve cezai şarttan ayrıca sorumluluğu vardır.31.08.2002 tarihi itibarıyla dava konusu mektup tuarları toplamının 5.800.000 USD ve dönem faizi tutarınında 551.290 USD olduğu noktasında ihtilaf yoktur.İhtilaf «gecikme faizi» hesabının 5.800.000 USD üzerinden mi,yoksa 6.351.290 USD üzerinden mi yapılacağı noktasındadır.Mahkemece birleşen dava yönünden «asıl alacak» tutarı üzerinden gecikme faizi ve cezai şart hesaplaması yapan hesap tarzı benimsenmişse de,aynı bilirkişi hayetince asıl davaya yönelik olarak yapılan hesaplamada …
… e peşin ödenmesi, bakiye tutarın sözleşme tarihini izleyen 4 yılda yıllık % 10 oranında tahakkuk edecek faiziyle 4 eşit taksitte tahsil edilmesinin hükme bağlandığı,«son» taksit bedelinin ödenmemesi üzerine sözleşmenin «teminatını» oluşturan teminat mektuplarının nakde çevrilmesi için 25.09.2002 tarihinde tazmin talebinde bulunulduğu bu talep üzerine davacıya toplam 6.488.154 USD ödeme yapıld …
İki adette toplam 6.488.154 USD'lik mektup «tazmin talebinin» geç yerine getirilmesi nedeniyle 108.278 USD'lik alacak doğduğu iddiasıyla eldeki birleşen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… irkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava hakkında verilen kararın yargıtay tarafından onanmakla kesinleştiği, birleşen dosya yönünden kararın bozulduğu, «teminat mektubu tazmin talebinin» 25/09/2002’ de tebliğ edildiği, 10/10/2002 tarihinde 5.800.000 USD ve 551.290 dönem faizi olmak üzere toplam 6.351.290 USD ödeme yapıldığı, uyuşmazlıkta tazmin talebinin tebliğ tarihinden ödeme tarihine kadar ana para ve faiz toplamına «gecikme faizi» ve «cezai şart» hesaplanması gerektiği, buna göre hesaplanan gecikme faizinin 26.463,37 TL, aynı dönem için bir aylık %1.5 oran üzerinden cezai şart alacağının ise 95.269,35 TL olduğu, davacının dava dilekçesinde 4.740 USD gecikme faizi ve 103.538 USD cezai şart olmak üzere toplam 108.278 USD alacak talep ettiği, ancak karar düzeltme dilekçesinde 51.191 USD gecikme faizi ve 95.321 USD cezai şart olmak üzere yapılan ödeme düşüldükten sonra 13.088 USD alacak istenmiş olduğu, yapılan hesaplamada 26.463,37 USD gecikme faizi belirlenmiş ise de, dava dilekçesinde gecikme faizi olarak toplam 4.740 USD istendiğinden taleple bağlı kalınarak gecikme faizinin 4.740 USD olarak bilerlendiği, toplam 13.088 USD talepten 4.740 USD gecikme faizi düşüldüğünde cezai şart talebinin ise 8.348 USD olarak kabul edildiği, davacı vekilinin 31/08/2002 ile 11/09/2002 tarihleri arasında Libor faizi uygulanmasını talep etmiş ise de, 31/08/2002’ den tazmin talebinin «tebliğ tarihi» olan 25/09/2002 tarihine kadar herhangi bir faiz uygulanmaksızın hesaplanan gecikme faizi ve cezai şart alacağı davacı talebini aştığından 31/08/2002-25/09/2002 tarihleri arasında dönem faizi veya libor uygulanmasına gerek görülmediği, teminat mektubunu veren ve ödeyen bankanın devredildiği ... nin ve 31/08/1998 tarihli işletme devir hakkı sözleşmesinin işletme hakkı bedeli ve ödeme şekli başlıklı 2. maddesi gereğince davalı ...Ş 'nin sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı, Sümerbank'ın Oyak Bank’a devrine ilişkin «hisse devri sözleşmesinde» tüm borç ve «taahhütlerin» ... tarafından üstlenildiğinden Oyak Bank'ın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle Birleşen 2006/781 esas sayılı dosyada davacının davasının kısmen kabulü ile 13.088 USD alacağın 10/10/2002 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4-a maddesinde ön görülen faizi ile birlikte davalılar ... ve Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş.’den tahsiline, Davalı Oyak Bank A.Ş.’ye yönelik davanın «pasif husumet» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
1-Birleşen Dava, işletme hakkı bedeline karşılık verilen «teminat mektubunun» geç paraya çevrilmesi iddiasına dayalı «gecikme faizi» ve «cezai şart» tutarının tahsili istemine ilişkindir.
… de peşin ödendiğini, bakiye tutarın sözleşme tarihini izleyen 4 yılda yıllık % 10 oranında tahakkuk edecek faiziyle 4 eşit taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığını, «son» taksit bedelinin ödenmemesi üzerine sözleşmenin «teminatını» oluşturan teminat mektuplarının nakde çevrilmesi için 25.09.2002 tarihinde tazmin talebinde bulunulduğunu, bu talep üzerine davacıya toplam 6.488.154 USD ödeme yapıldığı, iki adette toplam 6.488.154 USD' lik mektup «tazmin talebinin» geç yerine getirilmesi nedeniyle 108.278 USD'lik alacak doğduğunu ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu tazmini · hisse devri sözleşmesi · tebliğ tarihi · hisse devri · pasif husumet · feragat · husumet
Benzer bu kararda… irkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava hakkında verilen kararın yargıtay tarafından onanmakla kesinleştiği, birleşen dosya yönünden kararın bozulduğu, «teminat mektubu tazmin talebinin» 25/09/2002’ de tebliğ edildiği, 10/10/2002 tarihinde 5.800.000 USD ve 551.290 dönem faizi olmak üzere toplam 6.351.290 USD ödeme yapıldığı, uyuşmazlıkta tazmin talebinin tebliğ tarihinden ödeme tarihine kadar ana para ve faiz toplamına «gecikme faizi» ve «cezai şart» hesaplanması gerektiği, buna göre hesaplanan gecikme faizinin 26.463,37 TL, aynı dönem için bir aylık %1.5 oran üzerinden cezai şart alacağının ise 95.269,35 TL olduğu, davacının dava dilekçesinde 4.740 USD gecikme faizi ve 103.538 USD cezai şart olmak üzere toplam 108.278 USD alacak talep ettiği, ancak karar düzeltme dilekçesinde 51.191 USD gecikme faizi ve 95.321 USD cezai şart olmak üzere yapılan ödeme düşüldükten sonra 13.088 USD alacak istenmiş olduğu, yapılan hesaplamada 26.463,37 USD gecikme faizi belirlenmiş ise de, dava dilekçesinde gecikme faizi olarak toplam 4.740 USD istendiğinden taleple bağlı kalınarak gecikme faizinin 4.740 USD olarak bilerlendiği, toplam 13.088 USD talepten 4.740 USD gecikme faizi düşüldüğünde cezai şart talebinin ise 8.348 USD olarak kabul edildiği, davacı vekilinin 31/08/2002 ile 11/09/2002 tarihleri arasında Libor faizi uygulanmasını talep etmiş ise de, 31/08/2002’ den tazmin talebinin «tebliğ tarihi» olan 25/09/2002 tarihine kadar herhangi bir faiz uygulanmaksızın hesaplanan gecikme faizi ve cezai şart alacağı davacı talebini aştığından 31/08/2002-25/09/2002 tarihleri arasında dönem faizi veya libor uygulanmasına gerek görülmediği, teminat mektubunu veren ve ödeyen bankanın devredildiği ... nin ve 31/08/1998 tarihli işletme devir hakkı sözleşmesinin işletme hakkı bedeli ve ödeme şekli başlıklı 2. maddesi gereğince davalı ...Ş 'nin sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı, Sümerbank'ın Oyak Bank’a devrine ilişkin «hisse devri sözleşmesinde» tüm borç ve «taahhütlerin» ... tarafından üstlenildiğinden Oyak Bank'ın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle Birleşen 2006/781 esas sayılı dosyada davacının davasının kısmen kabulü ile 13.088 USD alacağın 10/10/2002 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4-a maddesinde ön görülen faizi ile birlikte davalılar ... ve Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş.’den tahsiline, Davalı Oyak Bank A.Ş.’ye yönelik davanın «pasif husumet» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «tazmin talebi» «tebliğ tarihi» 25/09/2002 tarihinden ödeme tarihi 10/10/2002 tarihine kadar geçen 15 günlük süre için %10 oran üzerinden «gecikme faizinin» 26.463,37 TL, aynı dönem için bir aylık %1.5 oran üzerinden «cezai şart» alacağının ise 95.269,35 TL olarak hesaplandığı, dava dilekçesinde 4.740 USD gecikme faizi ve 103.538 USD cezai şart olmak üzere toplam 108.278 USD alacak talep ed …
Davacı vekili dava dilekçesinde 4.740 USD «gecikme faizi» ve 103.538 USD «cezai şart» olmak üzere toplam 108.278 USD’nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş olup, davacı vekilinin 9.01.2012 tarihli önceki kararı aleyhine verdiği 20.03.2012 tarihli karar düzeltme dilekçesi içeriğinde alacak miktarına yönelik «feragat» beyanı yer almamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1367 E. 2021/7019 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet · husumet
Benzer bu kararda… nun'un 4-a maddesinde öngörülen faizi ile birlikte davalılar TMSF ve Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş.’den tahsiline, davalı Oyak Bank A.Ş.’ye yönelik davanın «pasif husumet» nedeni ile reddine dair verilen karar davacı vekili ile davalılar Ortadoğu Antalya Liman İşletmesi A.Ş vekili ve TMSF vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5261 E. 2024/2423 K.
Ortak:tazmin talebi · gecikme faizi · teminat mektubu · cezai şart · taahhütname · teminat · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı bankanın gecikilen dönem için faiz ve «cezai şart» ödeme borcu doğmuştur.Dava konusu «teminat» mektuplarının metninde aynen "....ay sonra «vade» tarihlerinde toplam bakiye borç üzerinden hesaplanacak % 10 faizleriyle birlikte ABD Doları tutarındaki taksit ödemelerinin teminatı olduğuna,«teminat mektubunun» her hangi bir nedenle paraya çevrilmemesi halinde,bakiye borç miktarına teminat mektubu meblağı tahsil edilinceye kadar geçecek süre için ABD doları bazında % 10 faiziyle birlikte aylık % 1.5 oranında cezai şartı idarenize ödeyeceğimizi...«taahhüt» ve beyan ederiz." hükmü mevcuttur.Mektuplar tazmin talebinden öncesi için her hangi bir cezai şart öngörmemektedir.Bu durumda bankanın «tazmin talebinin» tebliğinden ödemenin yapıldığı güne kadar olan dönemde tahakkuk edecek olan faiz ve cezai şarttan ayrıca sorumluluğu vardır.31.08.2002 tarihi itibarıyla dava konusu mektup tuarları toplamının 5.800.000 USD ve dönem faizi tutarınında 551.290 USD olduğu noktasında ihtilaf yoktur.İhtilaf «gecikme faizi» hesabının 5.800.000 USD üzerinden mi,yoksa 6.351.290 USD üzerinden mi yapılacağı noktasındadır.Mahkemece birleşen dava yönünden «asıl alacak» tutarı üzerinden gecikme faizi ve cezai şart hesaplaması yapan hesap tarzı benimsenmişse de,aynı bilirkişi hayetince asıl davaya yönelik olarak yapılan hesaplamada …
… e peşin ödenmesi, bakiye tutarın sözleşme tarihini izleyen 4 yılda yıllık % 10 oranında tahakkuk edecek faiziyle 4 eşit taksitte tahsil edilmesinin hükme bağlandığı,«son» taksit bedelinin ödenmemesi üzerine sözleşmenin «teminatını» oluşturan teminat mektuplarının nakde çevrilmesi için 25.09.2002 tarihinde tazmin talebinde bulunulduğu bu talep üzerine davacıya toplam 6.488.154 USD ödeme yapıld …
İki adette toplam 6.488.154 USD'lik mektup «tazmin talebinin» geç yerine getirilmesi nedeniyle 108.278 USD'lik alacak doğduğu iddiasıyla eldeki birleşen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece 24.02.2015 tarih, 2014/897 E. ve 2015/124 K. sayılı karar ile «teminat mektubu tazmin talebinin» 25.09.2002’de tebliğ edildiği, 10.10.2002 tarihinde 5.800.000,00 USD ve 551.290,00 USD dönem faizi olmak üzere toplam 6.351.290,00 USD ödeme yapıldığı, uyuşmazlıkta tazmin talebinin tebliğ tarihinden ödeme tarihine kadar ana para ve faiz toplamına «gecikme faizi» ve «cezai şart» hesaplanması gerektiği, buna göre hesaplanan gecikme faizinin 26.463,37 TL, aynı dönem için bir aylık %1.5 oran üzerinden cezai şart alacağının ise 95.269,35 TL olduğu, davacının dava dilekçesinde 4.740,00 USD gecikme faizi ve 103.538,00 USD cezai şart olmak üzere toplam 108.278,00 USD alacak talep ettiği, ancak karar düzeltme dilekçesinde 51.191,00 USD gecikme faizi ve 95.321,00 USD cezai şart olmak üzere yapılan ödeme düşüldükten sonra 13.088,00 USD alacak istenmiş olduğu, yapılan hesaplamada 26.463,37 USD gecikme faizi belirlenmiş ise de, dava dilekçesinde gecikme faizi olarak toplam 4.740,00 USD istendiğinden taleple bağlı kalınarak gecikme faizinin 4.740,00 USD olarak bilerlendiği, toplam 13.088,00 USD talepten 4.740,00 USD gecikme faizi düşüldüğünde cezai şart talebinin ise 8.348,00 USD olarak kabul edildiği, davacı vekili 31.08.2002 ile 11.09.2002 tarihleri arasında Libor faizi uygulanmasını talep etmiş ise de 31.08.2002’den tazmin talebinin «tebliğ tarihi» olan 25.09.2002 tarihine kadar herhangi bir faiz uygulanmaksızın hesaplanan gecikme faizi ve cezai şart alacağı davacı talebini aştığından 31.08.2002-25.09.2002 tarihleri arasında dönem faizi veya libor uygulanmasına gerek görülmediği, teminat mektubunu veren ve ödeyen bankanın devredildiği TMSF'nin ve 31.08.1998 tarihli işletme devir hakkı sözleşmesinin işletme hakkı bedeli ve ödeme şekli başlıklı 2 nci maddesi gereğince davalı Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş.'nin sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı, Sümerbank'ın Oyak Bank’a devrine ilişkin «hisse devri sözleşmesinde» tüm borç ve «taahhütler» TMSF tarafından üstlenildiğinden Oyak Bank'ın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.088,00 USD alacağın 10.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 4-A maddesinde ön görülen faizi ile birlikte davalılar TMSF ve Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş.’den tahsiline, davalı Oyak Bank A.Ş.’ye yönelik davanın «pasif husumet» nedeni ile reddine karar verilmiş, davacı vekili ile davalılar Ortadoğu Antalya Liman İşletmesi vekili ve TMSF vekilince temyiz edilmiştir.
… nde peşin ödendiğini, bakiye tutarın sözleşme tarihini izleyen 4 yılda yıllık %10 oranında tahakkuk edecek faiziyle 4 eşit taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığını, «son» taksit bedelinin ödenmemesi üzerine sözleşmenin «teminatını» oluşturan teminat mektuplarının nakde çevrilmesi için 25.09.2002 tarihinde tazmin talebinde bulunulduğunu, bu talep üzerine davacıya toplam 6.488.154,00 USD ödeme yapıldığı, iki adette toplam 6.488.154,00 USD'lik mektup «tazmin talebinin» geç yerine getirilmesi nedeniyle 108.278,00 USD'lik alacak doğduğunu ileri sürdüğü, Mahkemece, tazmin talebi «tebliğ tarihi» 25.09.2002 tarihinden ödeme tarihi 10.10.2002 tarihine kadar geçen 15 günlük süre için %10 oran üzerinden «gecikme faizinin» 26.463,37 TL, aynı dönem için bir aylık %1.5 oran üzerinden «cezai şart» alacağının ise 95.269,35 TL olarak hesaplandığı, dava dilekçesinde 4.740,00 USD gecikme faizi ve 103.538,00 USD cezai şart olmak üzere toplam 108.278,00 USD alacak talep edilmişse de, karar düzeltme dilekçesinde 13.088,00 USD alacak istendiği, taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde 4.740,00 USD gecikme faizi ve 103.538,00 USD cezai şart olmak üzere toplam 108.278,00 USD’nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği, davacı vekilinin 09.01.2012 tarihli önceki kararı aleyhine verdiği 20.03.2012 tarihli karar düzeltme dilekçesi içeriğinde alacak miktarına yönelik «feragat» beyanının yer almadığı, bu halde, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz’in 15.06.2012 tarih, 2012/7229 E. ve 2012/10679 K. sayılı bozma ilamında belirtilen h …
… e davacı vekilinin 24.05.2023 tarihli dilekçesi ile ve 03.05.2023 tarihli duruşmada, dava konusu alacaklarının haricen ödenmesi nedeniyle konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesini, işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden «yargılama gideri» ile avukatlık ücreti taleplerinin devam ettiğini beyan ettiği, davaya konu «teminat mektubunun» geç ödenmesinden dolayı oluşan «gecikme faizi» ve «cezai şarta» ilişkin bu alacaktan, teminat mektubunu veren ve ödeyen bankanın devredildiği TMSF'nin ve 31.08.1998 tarihli işletme devir hakkı sözleşmesinin işletme hakkı bedeli ve ödeme şekli başlıklı 2 nci maddesi gereği davalı Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş.'nin sorumlu olduğu, davalı ING Bank A.Ş. (Oyak Bank AŞ.) hakkında dava açılmış ise de Sümerbank'ın Oyakbank'a devrine ilişkin «hisse devri sözleşmesinde» tüm borç ve «taahhütler» davalı TMSF tarafından üstlenildiğinden davalı ING Bank A.Ş.'nin (Oyak Bank AŞ.) sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş. ve davalı TMSF yönünden açılan «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, işbu davalıların davanın açılmasına sebebiyet vermesi, dava açıldıktan sonra ödeme yapılması ve davacının yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin devam ettiğine ilişkin beyanına göre davacı yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine, davalı ING Bank A.Ş. (Oyakbank A.Ş.) yönünden açılan davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu tazmini · hisse devri sözleşmesi · davanın konusuz kalması · tebliğ tarihi · hisse devri · ifa · pasif husumet · feragat
Benzer bu karardaMahkemece 24.02.2015 tarih, 2014/897 E. ve 2015/124 K. sayılı karar ile «teminat mektubu tazmin talebinin» 25.09.2002’de tebliğ edildiği, 10.10.2002 tarihinde 5.800.000,00 USD ve 551.290,00 USD dönem faizi olmak üzere toplam 6.351.290,00 USD ödeme yapıldığı, uyuşmazlıkta tazmin talebinin tebliğ tarihinden ödeme tarihine kadar ana para ve faiz toplamına «gecikme faizi» ve «cezai şart» hesaplanması gerektiği, buna göre hesaplanan gecikme faizinin 26.463,37 TL, aynı dönem için bir aylık %1.5 oran üzerinden cezai şart alacağının ise 95.269,35 TL olduğu, davacının dava dilekçesinde 4.740,00 USD gecikme faizi ve 103.538,00 USD cezai şart olmak üzere toplam 108.278,00 USD alacak talep ettiği, ancak karar düzeltme dilekçesinde 51.191,00 USD gecikme faizi ve 95.321,00 USD cezai şart olmak üzere yapılan ödeme düşüldükten sonra 13.088,00 USD alacak istenmiş olduğu, yapılan hesaplamada 26.463,37 USD gecikme faizi belirlenmiş ise de, dava dilekçesinde gecikme faizi olarak toplam 4.740,00 USD istendiğinden taleple bağlı kalınarak gecikme faizinin 4.740,00 USD olarak bilerlendiği, toplam 13.088,00 USD talepten 4.740,00 USD gecikme faizi düşüldüğünde cezai şart talebinin ise 8.348,00 USD olarak kabul edildiği, davacı vekili 31.08.2002 ile 11.09.2002 tarihleri arasında Libor faizi uygulanmasını talep etmiş ise de 31.08.2002’den tazmin talebinin «tebliğ tarihi» olan 25.09.2002 tarihine kadar herhangi bir faiz uygulanmaksızın hesaplanan gecikme faizi ve cezai şart alacağı davacı talebini aştığından 31.08.2002-25.09.2002 tarihleri arasında dönem faizi veya libor uygulanmasına gerek görülmediği, teminat mektubunu veren ve ödeyen bankanın devredildiği TMSF'nin ve 31.08.1998 tarihli işletme devir hakkı sözleşmesinin işletme hakkı bedeli ve ödeme şekli başlıklı 2 nci maddesi gereğince davalı Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş.'nin sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı, Sümerbank'ın Oyak Bank’a devrine ilişkin «hisse devri sözleşmesinde» tüm borç ve «taahhütler» TMSF tarafından üstlenildiğinden Oyak Bank'ın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.088,00 USD alacağın 10.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 4-A maddesinde ön görülen faizi ile birlikte davalılar TMSF ve Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş.’den tahsiline, davalı Oyak Bank A.Ş.’ye yönelik davanın «pasif husumet» nedeni ile reddine karar verilmiş, davacı vekili ile davalılar Ortadoğu Antalya Liman İşletmesi vekili ve TMSF vekilince temyiz edilmiştir.
… e davacı vekilinin 24.05.2023 tarihli dilekçesi ile ve 03.05.2023 tarihli duruşmada, dava konusu alacaklarının haricen ödenmesi nedeniyle konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesini, işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden «yargılama gideri» ile avukatlık ücreti taleplerinin devam ettiğini beyan ettiği, davaya konu «teminat mektubunun» geç ödenmesinden dolayı oluşan «gecikme faizi» ve «cezai şarta» ilişkin bu alacaktan, teminat mektubunu veren ve ödeyen bankanın devredildiği TMSF'nin ve 31.08.1998 tarihli işletme devir hakkı sözleşmesinin işletme hakkı bedeli ve ödeme şekli başlıklı 2 nci maddesi gereği davalı Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş.'nin sorumlu olduğu, davalı ING Bank A.Ş. (Oyak Bank AŞ.) hakkında dava açılmış ise de Sümerbank'ın Oyakbank'a devrine ilişkin «hisse devri sözleşmesinde» tüm borç ve «taahhütler» davalı TMSF tarafından üstlenildiğinden davalı ING Bank A.Ş.'nin (Oyak Bank AŞ.) sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş. ve davalı TMSF yönünden açılan «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, işbu davalıların davanın açılmasına sebebiyet vermesi, dava açıldıktan sonra ödeme yapılması ve davacının yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin devam ettiğine ilişkin beyanına göre davacı yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine, davalı ING Bank A.Ş. (Oyakbank A.Ş.) yönünden açılan davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… nde peşin ödendiğini, bakiye tutarın sözleşme tarihini izleyen 4 yılda yıllık %10 oranında tahakkuk edecek faiziyle 4 eşit taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığını, «son» taksit bedelinin ödenmemesi üzerine sözleşmenin «teminatını» oluşturan teminat mektuplarının nakde çevrilmesi için 25.09.2002 tarihinde tazmin talebinde bulunulduğunu, bu talep üzerine davacıya toplam 6.488.154,00 USD ödeme yapıldığı, iki adette toplam 6.488.154,00 USD'lik mektup «tazmin talebinin» geç yerine getirilmesi nedeniyle 108.278,00 USD'lik alacak doğduğunu ileri sürdüğü, Mahkemece, tazmin talebi «tebliğ tarihi» 25.09.2002 tarihinden ödeme tarihi 10.10.2002 tarihine kadar geçen 15 günlük süre için %10 oran üzerinden «gecikme faizinin» 26.463,37 TL, aynı dönem için bir aylık %1.5 oran üzerinden «cezai şart» alacağının ise 95.269,35 TL olarak hesaplandığı, dava dilekçesinde 4.740,00 USD gecikme faizi ve 103.538,00 USD cezai şart olmak üzere toplam 108.278,00 USD alacak talep edilmişse de, karar düzeltme dilekçesinde 13.088,00 USD alacak istendiği, taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde 4.740,00 USD gecikme faizi ve 103.538,00 USD cezai şart olmak üzere toplam 108.278,00 USD’nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği, davacı vekilinin 09.01.2012 tarihli önceki kararı aleyhine verdiği 20.03.2012 tarihli karar düzeltme dilekçesi içeriğinde alacak miktarına yönelik «feragat» beyanının yer almadığı, bu halde, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz’in 15.06.2012 tarih, 2012/7229 E. ve 2012/10679 K. sayılı bozma ilamında belirtilen h …
… na göre TMSF Yönetim Kurulu'nun 04.12.2001 tarihli ve 366 sayılı kararı ile Fon'a devredildiğini, müvekkili kurumun kanunen yerine getirmekle yükümlü olduu görevini «ifa» ettiğini, işbu davaya da bu görevi kapsamında «dahil» olunduğunu, davacı ve diğer davalının «sulh» görüşmelerinden bihaber olup herhangi bir dahillerinin söz konusu olmadığını, müvekkili kurum açısından davanın konusuz kalmasını gerektirecek ya da en başında dav …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7229 E. , 2012/10679 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
BİRLEŞEN İstanbul 9 Asliye Ticaret Mahkemesi 2006/781 Esas
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/06/2009 gün ve 2003/318-2009/314 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/01/2012 gün ve 2010/713-2012/330 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.'ne ait Antalya Limanının işletme hakkının 31/08/1998 tarihinde Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş.'ne devredildiğini, devralan şirketin 31/08/2001 vadeli, toplam 6.960.000 USD'lik üçüncü taksidi süresinde ödenmediğini, bu nedenle bankadan 31.08.2001 tarihinde teminat mektubunun tazmininin talep edildiğini, 26.10.2001 tarihine kadar geçen süre için gecikme faizi ve aylık %1,5 cezai şartı ödediğini fakat 26.10.2001 tarihinde yapılması gereken ödemenin 7.11.2011 ve bir kısmının ise 9.11.2001 tarihinde idare hesaplarına intikal ettirildiğini, ödeme tarihine kadar geçen süre için tahakkuk eden gecikme faizi ve cezai şart tutarı olan toplam 78.868 USD’nin tazmin edilmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İşbu dava ile birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/781 esas sayılı dosyasında davacı vekili, süresinde ödenmeyen toplam 6.351.290 USD’lik son taksit bedelinin ödenmemesi nedeniyle teminat mektubunun paraya çevrildiğini, davalıların 10/10/2002 tarihinde toplam 6.488.154 USD’lik ödeme yaptığını, ödeme tarihine kadar geçen süre için tahakkuk eden gecikme faizi ve cezai şart tutarı olan toplam 108.278 USD’nin tazmin edilmediğini ileri sürerek 4.740 USD gecikme faizi , 103.538 USD cezai şart olmak üzere toplam 108.278 USD’nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davaların reddini istemişlerdir.
Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/713 E, 2012/330 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin asıl davaya yönelik olarak HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin karar düzeltme isteminin incelenmesine gelince;Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş'ye ait Antalya Limanı'nın işletme hakkının 31.08.1998 tarihli sözleşme uyarınca Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş'ne devredildiği, devir sözleşmesinde toplam 29.000.000 ABD doları olarak belirlenen işletme hakkı devir bedelinin 5.800.000 USD'lık kısmının sözleşme tarihinde peşin ödenmesi, bakiye tutarın sözleşme tarihini
izleyen 4 yılda yıllık % 10 oranında tahakkuk edecek faiziyle 4 eşit taksitte tahsil edilmesinin hükme bağlandığı,son taksit bedelinin ödenmemesi üzerine sözleşmenin teminatını oluşturan teminat mektuplarının nakde çevrilmesi için 25.09.2002 tarihinde tazmin talebinde bulunulduğu bu talep üzerine davacıya toplam 6.488.154 USD ödeme yapıldığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. İki adette toplam 6.488.154 USD'lik mektup tazmin talebinin geç yerine getirilmesi nedeniyle 108.278 USD'lik alacak doğduğu iddiasıyla eldeki birleşen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı bankanın gecikilen dönem için faiz ve cezai şart ödeme borcu doğmuştur.Dava konusu teminat mektuplarının metninde aynen "....ay sonra vade tarihlerinde toplam bakiye borç üzerinden hesaplanacak % 10 faizleriyle birlikte ABD Doları tutarındaki taksit ödemelerinin teminatı olduğuna,teminat mektubunun her hangi bir nedenle paraya çevrilmemesi halinde,bakiye borç miktarına teminat mektubu meblağı tahsil edilinceye kadar geçecek süre için ABD doları bazında % 10 faiziyle birlikte aylık % 1.5 oranında cezai şartı idarenize ödeyeceğimizi...taahhüt ve beyan ederiz." hükmü mevcuttur.Mektuplar tazmin talebinden öncesi için her hangi bir cezai şart öngörmemektedir.Bu durumda bankanın tazmin talebinin tebliğinden ödemenin yapıldığı güne kadar olan dönemde tahakkuk edecek olan faiz ve cezai şarttan ayrıca sorumluluğu vardır.31.08.2002 tarihi itibarıyla dava konusu mektup tuarları toplamının 5.800.000 USD ve dönem faizi tutarınında 551.290 USD olduğu noktasında ihtilaf yoktur.İhtilaf gecikme faizi hesabının 5.800.000 USD üzerinden mi,yoksa 6.351.290 USD üzerinden mi yapılacağı noktasındadır.Mahkemece birleşen dava yönünden asıl alacak tutarı üzerinden gecikme faizi ve cezai şart hesaplaması yapan hesap tarzı benimsenmişse de,aynı bilirkişi hayetince asıl davaya yönelik olarak yapılan hesaplamada ana paraya dönem faizi eklenmek suretiyle bulunan rakam üzerinden gecikme faizi hesabı yapıldığı gibi,daha önce görülüp sonuçlanan ve Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen 2003/312 E sayılı dava dosyasında yapılan hesaplama tarzının da ana paraya dönem faizi işletildikten sonraki toplam rakama gecikme faizi uygulanmak suretiyle yapıldığı anlaşılmaktadır.Kaldı ki,mektup metinlerinde yer alan "...bakiye borç miktarına.." ibaresi bu yöntemle yapılacak hesaplamayı doğru kılmaktadır.Davacı tarafından kesinleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.12.2006 tarih ve 2003/312 E.
Sayılı dosyasındaki yöntemle hesaplama yapılması halinde davacı idare lehine 13.088 USD'lik bir fark çıkacağı belirtilmiş olmasına rağmen bu itiraz üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi,
3-Birleşen davada 31.08.1998 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin tarafı olan Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş'de davalı olarak gösterilmiş olup,onun sorumluluğunun söz konusu sözleşme kapsamında değerlendirilmesi gerekirken bu hususta bir inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi de yanlış olmuş ve davacı vekilinin birleşen davaya yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 19.01.2012 tarih ve 2010/713 E,2012/330 K sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin asıl davaya yönelik karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, (2)ve(3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 19.01.2012 tarih ve 2010/713 E,2012/330 K sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, 15/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060669400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz