Marka hükümsüzlüğü | Kararın kaldırılması | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3354 E. 2024/5378 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yolsuz tescil↗ cebri icra↗ ihbar olunan↗ sözleşmeye aykırılık↗ cy/cy şerhi↗ dava şartı yokluğu↗ derdestlik↗ infaz↗ üçüncü kişi↗ muvafakat↗ hak düşürücü süre↗ kötü niyet↗ usulden reddi↗ ihbar↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ taşıyan↗ ilan↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :İzmir ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2020/112 E., 2021/145 K.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemsiz olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; "... ... Suyu"nun ...'da bu isimde bilinen kaynak suyun mülkiyetinin davacı belediyeye ait olduğunu, "..." ibaresinin ilk defa 08.01.1969 yılında ... Belediyesi adına tescillendiğini, 09.01.1970 tarihinde kurulan ... Belediyesi Cam Şişe Tesisinde üretilen sularda kullanıldığını, 23.05.1983 ve 02.01.2004 tarihli sözleşmelerle 25 yıllık kullanım hakkının Su ve Şişeleme Sanayi A.Ş.'ye verildiğini, isimlerin kullanım hakkının belediyeye ait olduğunun belirtildiğini, belediyeye ait ... ... İşletmesinin "...+şekil" markası ile ... ... Suyunun, "NikSU+Şekil" markası ile üretimini yapıp ülke genelinde pazarladığını, Su ve Şişeleme San. A.Ş.'nin 29, 30, 32. sınıflarda 2003/20168 sayılı "NİKSAR", 32. sınıfta 84/81678 sayılı "NİKSAR SAF MENBA SUYU+Şekil", 32. sınıfta 85/85445 sayılı "NİKSAR AYVAS SUYU+şekil" 29, 30 ve 32. sınıflarda 2003/20169 sayılı "NİKSAR CANİK" markalarını kendi adına tescil ettirdiğini, bu markaların haczedilerek satıldığını, bu şekilde markaların ... Ambalaj Mad. ve Ambalaj Makineleri San ve Tic. A.Ş.'ye geçtiğini, bu şirkete karşı açılan dava sırasında markaların davalı şirkete satış yoluyla devredildiğini, davalının davaya konu markaları 5 yıldan uzun zamandır kullanmadığını, davalı tarafından kullanılmayan ve kötü niyetli olarak davalı tarafından inhisarında tutulan davaya konu markaların hükümsüzlüğünü talep etme gereği doğduğunu belirterek markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafından daha önce dava konusu markaların sahibi olan ... Ltd. Şti'ne karşı Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtığını, davanın reddedildiğini, kararın kesinleştiğini, bu dava derdestken aynı gerekçelerle davalı şirkete karşı markanın hükümsüzlüğü talebiyle İzmir ... Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/181 E. sayılı dava dosyası kapsamında hükümsüzlük davası açtığını, bu davanın da reddedildiğini, temyiz aşamasında olduğunu, kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasının hak düşürücü sürede açılmadığını, davalının markaları devir yoluyla iktisap ettiğini, davalının iyi niyetli davacının kötü niyetli olduğunu, davalının markaları kullandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 ve 2003/20169 nolu markalara yönelik kullanmama nedeni iptal talebi 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 14. maddesinin, Anayasa Mahkemesi 14.12.2016 tarih 2016/148-2016/189 sayılı kararı ile mülkiyet hakkı ile ilgili ... hükme aykırılığından ötürü iptal edilmesi sebebiyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 2003/20169 nolu markaya yönelik hükümsüzlük talebinin Mahkemenin 2016/26 E., 2016/77 K. sayılı dosyasında derdest olduğundan dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı ile dava dışı ancak dava konusu markaları ilk kez kendi adına tescil ettiren Su Şişeleme A.Ş. arasında 23.05.1983 tarihli imtiyaz sözleşmesi ve bu sözleşmenin tadili mahiyetinde olan 12.09.2002 tarihli sözleşme imzalandığı sözleşme maddeleri ve içeriği incelendiğinde "..." ibaresinin ... belediyesine ait olduğu, elde ettiği hakları imtiyaz süresinin sonunda ... Belediyesine devrolunacağı, sözleşme hükümleri dikkate alındığında Su Şişeleme A.Ş'nin tescilinin iyi niyetli olmadığı, yolsuz olduğu, yolsuz tescilin sonraki devirlerinin yolsuz olacağı, devralan yönünden bir hak doğurmayacağı, anlaşılmakla davacının 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 nolu markalara yönelik kötü niyetli tescil sebebi ile hükümsüzlük talebinin yerinde olduğu belirtilerek 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 ve 2003/20169 nolu markalara yönelik kullanmama nedeni iptal talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 2003/20169 nolu markaya yönelik hükümsüzlük talebinin derdest olduğundan dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 nolu markalara yönelik kötü niyetli tescil sebebi ile hükümsüzlük talebinin kabulü ile kötü niyetli tescil sebebi ile hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün ferilerine ve 2003/20169 nolu markanın da sicilden terkinine kararda yer verilmesi gerektiğini, hükmün infazına da elverişli olmadığını, ihlâlin tespiti, durdurulması ve kaldırılmasına ilişkin talepler karşısında mahkemece verilen kararların bu talepleri kapsayıcı nitelikte olması gerektiğini, ihlâl niteliği taşıyan kullanıma konu her türlü tanıtım gerecinin toplanarak davacıya teslim edilmesi, bundan böyle kullanımın önlenmesine, gerektiğinde tecavüz oluşturan gereçlerin imha edilmesi yönünde verilen kararın gereğinin yerine getirilmesini, kararda markanın hükümsüzlüğü ve iptali ile birlikte, en yüksek tirajlı gazetelerde ilan edilmesine, kötü niyetli olarak kullanıldığına ve/veya kullandırıldığına ve müvekkil Belediyenin marka hakkına ve haksız rekabet kurallarına karşı tecavüz oluşturduğunun ve bu kullanımların haksız olduğunun tespitine, haksız rekabetin men’i ile davalıların buna ilişkin eylemlerin durdurulmasına bu eylemlerin bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, davalı markalarının kötü niyetli kullanımı ve marka haklarına tecavüz bakımından davalı şirket ile menfaat birliği içinde ve ortak hareket ... Şişe Suları Pazarlama Tic. A.Ş. tarafından hükümsüzlüğüne karar verilen markalar adı altında halen pazarlanmaya devam edildiğini, buna yönelik tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırlmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından kötü niyetle tescille dayalı açılmış bir dava bulunmadığını, iddianın değiştirilmesine muvafakat etmediklerini, davanın asıl hukuki sebebinin kullanmamaya dayalı olduğunu, bu davanın da süresi içerisinde açılmadığını, davalı adına tescilli “...”, “... ... Suyu”, “... Saf Menba Suyu”, “... Canik” markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduğunu, ... bölgesinden çıkan suyun, bu markalar ile pazarlanması sonucunda markalar ve bu markalar altında ülke çapında tanınır ve bilinir hale geldiğini, herkes tarafından bilinir markaların hükümsüzlüğünün 5 yıllık hak düşürücü süre zarfında talep edilmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, kesin hüküm bulunduğunu, davacı tarafından aynı gerekçelerle davalıdan önce markaların sahibi olan şirket olan ... A.Ş'ye karşı açılan davada Gebze 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.04.2010 gün ve 2008/304 E. 2010/146 K. sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, derdest dava bulunduğunu, İzmir ... Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/181 E. sayılı davanın eldeki dava yönünden derdestlik oluşturduğu, davacının mutlak hak sahibi olmadığını, davalının tescile güvenen iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, markaları ilk kez tescil eden Su Şişeleme A.Ş'nin markaları tescil etmesinde herhangi bir kötü niyet, hukuka ve sözleşmeye aykırılık bulunmadığını, davacının bu şirketin %10 ortağı olduğunu, tescili bildiğini, ses çıkarmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, davalının 32. sınıfta tescilli, 85445 tescil numaralı “... ... Suyu”, 32. sınıfta tescilli, 81678 tescil numaralı “...”, 29., 30. ve 32. sınıflarda tescilli 2003 20168 tescil numaralı “...” ve 29., 30. ve 32. sınıflarda tescilli 2003 20169 tescil numaralı “... Canik” ibareli markaların sahibi olduğunu, markaların cebri icra yoluyla satılması sonucunda öncelikle ihbar olunan dava dışı ... A.Ş. uhdesine geçtiğini, davalının bu markaları sicil kaydında herhangi dava ile ilgili bir şerh olmadan Üsküdar 3.Noterliği'nin 06.02.2009 tarih ve 5182 yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile 400.000,00 TL bedel karşılığında devren iktisap ettiğini, davaya konu markaların hiçbir zaman davacı ... adına kayıtlı olmadığı gibi davacı belediyeye de ait olmadığını, davacının iyi niyetinin korunması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/19 E. 2013/16366 K.
Ortak:derdestlik · usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz kararda… esi 14.12.2016 tarih 2016/148-2016/189 sayılı kararı ile mülkiyet hakkı ile ilgili ... hükme aykırılığından ötürü iptal edilmesi sebebiyle konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», 2003/20169 nolu markaya yönelik hükümsüzlük talebinin Mahkemenin 2016/26 E., 2016/77 K. sayılı dosyasında «derdest» olduğundan dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davacı ile dava dışı ancak dava konusu markaları ilk kez kendi adına tescil ettiren Su Şişeleme A.Ş. arasında 23.05.1983 tarihli imtiyaz sözleşmesi ve bu sözleşme …
Belediyesine devrolunacağı, sözleşme hükümleri dikkate alındığında Su Şişeleme A.Ş'nin tescilinin iyi niyetli olmadığı, yolsuz olduğu, «yolsuz tescilin» sonraki devirlerinin yolsuz olacağı, devralan yönünden bir hak doğurmayacağı, anlaşılmakla davacının 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 nolu markalara yönelik kötü niyetli tescil «sebebi» ile hükümsüzlük talebinin yerinde olduğu belirtilerek 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 ve 2003/20169 nolu markalara yönelik kullanmama nedeni iptal talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», 2003/20169 nolu markaya yönelik hükümsüzlük talebinin «derdest» olduğundan dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 nolu markalara yönelik kötü niyetli tescil sebebi ile hükümsüzlük talebinin kabulü ile kötü niyetli tescil sebebi ile hükümsüzl …
Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtığını, davanın reddedildiğini, kararın kesinleştiğini, bu dava «derdestken» aynı gerekçelerle davalı şirkete karşı markanın hükümsüzlüğü talebiyle İzmir ...
Benzer bu karardaŞti.'ye karşı davaya devam olunması tercihi yapıldığı halde, bu yoldaki süreç tamamlanmadan yeniden aynı talepli işbu davanın açıldığı gerekçesiyle davanın «derdestlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin süresi içinde «derdestlik» itirazında bulunduğu, her ne kadar bu itirazın 24/05/2012 tarihli duruşmada reddedilmiş ise de, bu «ara» kararından dönülmek gerektiği,zira bu duruşma itibariyle Gebze 3.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/264 esasında kayıtlı olup, «derdest» olduğunun getirtilen belgelerden ve beyanlardan anlaşıldığı, davacı tarafından da Gebze 3.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · temlik
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin süresi içinde «derdestlik» itirazında bulunduğu, her ne kadar bu itirazın 24/05/2012 tarihli duruşmada reddedilmiş ise de, bu «ara» kararından dönülmek gerektiği,zira bu duruşma itibariyle Gebze 3.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nde müddabihinin «temliki» nedeniyle yeni marka maliki Miraç Cam Pazarlama Tic.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14068 E. 2015/890 K.
Ortak:cebri icra · hak düşürücü süre · karar verilmesine yer olmadığına · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaSınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/181 E. sayılı dava dosyası kapsamında hükümsüzlük davası açtığını, bu davanın da reddedildiğini, temyiz aşamasında olduğunu, kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasının «hak düşürücü sürede» açılmadığını, davalının markaları devir yoluyla iktisap ettiğini, davalının iyi niyetli davacının kötü niyetli olduğunu, davalının markaları kullandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
… esi 14.12.2016 tarih 2016/148-2016/189 sayılı kararı ile mülkiyet hakkı ile ilgili ... hükme aykırılığından ötürü iptal edilmesi sebebiyle konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», 2003/20169 nolu markaya yönelik hükümsüzlük talebinin Mahkemenin 2016/26 E., 2016/77 K. sayılı dosyasında «derdest» olduğundan dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davacı ile dava dışı ancak dava konusu markaları ilk kez kendi adına tescil ettiren Su Şişeleme A.Ş. arasında 23.05.1983 tarihli imtiyaz sözleşmesi ve bu sözleşme …
Belediyesine devrolunacağı, sözleşme hükümleri dikkate alındığında Su Şişeleme A.Ş'nin tescilinin iyi niyetli olmadığı, yolsuz olduğu, «yolsuz tescilin» sonraki devirlerinin yolsuz olacağı, devralan yönünden bir hak doğurmayacağı, anlaşılmakla davacının 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 nolu markalara yönelik kötü niyetli tescil «sebebi» ile hükümsüzlük talebinin yerinde olduğu belirtilerek 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 ve 2003/20169 nolu markalara yönelik kullanmama nedeni iptal talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», 2003/20169 nolu markaya yönelik hükümsüzlük talebinin «derdest» olduğundan dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 nolu markalara yönelik kötü niyetli tescil sebebi ile hükümsüzlük talebinin kabulü ile kötü niyetli tescil sebebi ile hükümsüzl …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davaya konu 2003/20169 nolu markanın 17.02.2005 tarihinde tescil edildiği, işbu davanın 04.11.2010 tarihinde açıldığı, 5 yıllık dava açma süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine, diğer markalar yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, davayı konu markanın 17.02.2005 tarihinde dava dışı..... adına tescil edildiği, 22.02.2008 tarihinde dava dışı...... tarafından «cebri icra» yoluyla alındığı, davalının ise.... firmasından 11.03.2009 tarihinde markayı devraldığı, davacı Belediye ile dava dışı..... arasındaki 1983 tarihli sözleşmelerde . …
Bu itibarla, mahkemece davacının «kötüniyetli» tescil iddiası da değerlendirilerek, marka hükümsüzlüğüne ilişkin «hak düşürücü sürenin» dolup dolmadığı bu kapsamda tartışılarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet
Benzer bu karardaAncak, «kötüniyetin» varlığı halinde ise hükümsüzlük davası her zaman açılabilir.
Nitekim, somut olayda da davacı taraf 06.01.2010 tarihli cevaba cevap dilekçesinde marka tescilinin «kötüniyetli» olduğunu iddia etmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacının «kötüniyetli» tescil iddiası da değerlendirilerek, marka hükümsüzlüğüne ilişkin «hak düşürücü sürenin» dolup dolmadığı bu kapsamda tartışılarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3354 E. , 2024/5378 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/109 Esas, 2023/573 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/112 E., 2021/145 K.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemsiz olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; "... ... Suyu"nun ...'da bu isimde bilinen kaynak suyun mülkiyetinin davacı belediyeye ait olduğunu, "..." ibaresinin ilk defa 08.01.1969 yılında ... Belediyesi adına tescillendiğini, 09.01.1970 tarihinde kurulan ... Belediyesi Cam Şişe Tesisinde üretilen sularda kullanıldığını, 23.05.1983 ve 02.01.2004 tarihli sözleşmelerle 25 yıllık kullanım hakkının Su ve Şişeleme Sanayi A.Ş.'ye verildiğini, isimlerin kullanım hakkının belediyeye ait olduğunun belirtildiğini, belediyeye ait ... ... İşletmesinin "...+şekil" markası ile ... ... Suyunun, "NikSU+Şekil" markası ile üretimini yapıp ülke genelinde pazarladığını, Su ve Şişeleme San. A.Ş.'nin 29, 30, 32. sınıflarda 2003/20168 sayılı "NİKSAR", 32.
sınıfta 84/81678 sayılı "NİKSAR SAF MENBA SUYU+Şekil", 32. sınıfta 85/85445 sayılı "NİKSAR AYVAS SUYU+şekil" 29, 30 ve 32. sınıflarda 2003/20169 sayılı "NİKSAR CANİK" markalarını kendi adına tescil ettirdiğini, bu markaların haczedilerek satıldığını, bu şekilde markaların ... Ambalaj Mad. ve Ambalaj Makineleri San ve Tic. A.Ş.'ye geçtiğini, bu şirkete karşı açılan dava sırasında markaların davalı şirkete satış yoluyla devredildiğini, davalının davaya konu markaları 5 yıldan uzun zamandır kullanmadığını, davalı tarafından kullanılmayan ve kötü niyetli olarak davalı tarafından inhisarında tutulan davaya konu markaların hükümsüzlüğünü talep etme gereği doğduğunu belirterek markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafından daha önce dava konusu markaların sahibi olan ... Ltd. Şti'ne karşı Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtığını, davanın reddedildiğini, kararın kesinleştiğini, bu dava derdestken aynı gerekçelerle davalı şirkete karşı markanın hükümsüzlüğü talebiyle İzmir ... Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/181 E. sayılı dava dosyası kapsamında hükümsüzlük davası açtığını, bu davanın da reddedildiğini, temyiz aşamasında olduğunu, kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasının hak düşürücü sürede açılmadığını, davalının markaları devir yoluyla iktisap ettiğini, davalının iyi niyetli davacının kötü niyetli olduğunu, davalının markaları kullandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 ve 2003/20169 nolu markalara yönelik kullanmama nedeni iptal talebi 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 14. maddesinin, Anayasa Mahkemesi 14.12.2016 tarih 2016/148-2016/189 sayılı kararı ile mülkiyet hakkı ile ilgili ... hükme aykırılığından ötürü iptal edilmesi sebebiyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 2003/20169 nolu markaya yönelik hükümsüzlük talebinin Mahkemenin 2016/26 E., 2016/77 K. sayılı dosyasında derdest olduğundan dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı ile dava dışı ancak dava konusu markaları ilk kez kendi adına tescil ettiren Su Şişeleme A.Ş.
arasında 23.05.1983 tarihli imtiyaz sözleşmesi ve bu sözleşmenin tadili mahiyetinde olan 12.09.2002 tarihli sözleşme imzalandığı sözleşme maddeleri ve içeriği incelendiğinde "..." ibaresinin ... belediyesine ait olduğu, elde ettiği hakları imtiyaz süresinin sonunda ... Belediyesine devrolunacağı, sözleşme hükümleri dikkate alındığında Su Şişeleme A.Ş'nin tescilinin iyi niyetli olmadığı, yolsuz olduğu, yolsuz tescilin sonraki devirlerinin yolsuz olacağı, devralan yönünden bir hak doğurmayacağı, anlaşılmakla davacının 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 nolu markalara yönelik kötü niyetli tescil sebebi ile hükümsüzlük talebinin yerinde olduğu belirtilerek 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 ve 2003/20169 nolu markalara yönelik kullanmama nedeni iptal talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 2003/20169 nolu markaya yönelik hükümsüzlük talebinin derdest olduğundan dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 nolu markalara yönelik kötü niyetli tescil sebebi ile hükümsüzlük talebinin kabulü ile kötü niyetli tescil sebebi ile hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün ferilerine ve 2003/20169 nolu markanın da sicilden terkinine kararda yer verilmesi gerektiğini, hükmün infazına da elverişli olmadığını, ihlâlin tespiti, durdurulması ve kaldırılmasına ilişkin talepler karşısında mahkemece verilen kararların bu talepleri kapsayıcı nitelikte olması gerektiğini, ihlâl niteliği taşıyan kullanıma konu her türlü tanıtım gerecinin toplanarak davacıya teslim edilmesi, bundan böyle kullanımın önlenmesine, gerektiğinde tecavüz oluşturan gereçlerin imha edilmesi yönünde verilen kararın gereğinin yerine getirilmesini, kararda markanın hükümsüzlüğü ve iptali ile birlikte, en yüksek tirajlı gazetelerde ilan edilmesine, kötü niyetli olarak kullanıldığına ve/veya kullandırıldığına ve müvekkil Belediyenin marka hakkına ve haksız rekabet kurallarına karşı tecavüz oluşturduğunun ve bu kullanımların haksız olduğunun tespitine, haksız rekabetin men’i ile davalıların buna ilişkin eylemlerin durdurulmasına bu eylemlerin bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, davalı markalarının kötü niyetli kullanımı ve marka haklarına tecavüz bakımından davalı şirket ile menfaat birliği içinde ve ortak hareket ...
Şişe Suları Pazarlama Tic. A.Ş. tarafından hükümsüzlüğüne karar verilen markalar adı altında halen pazarlanmaya devam edildiğini, buna yönelik tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırlmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından kötü niyetle tescille dayalı açılmış bir dava bulunmadığını, iddianın değiştirilmesine muvafakat etmediklerini, davanın asıl hukuki sebebinin kullanmamaya dayalı olduğunu, bu davanın da süresi içerisinde açılmadığını, davalı adına tescilli “...”, “... ... Suyu”, “... Saf Menba Suyu”, “... Canik” markalarının herkes tarafından bilinen markalar olduğunu, ... bölgesinden çıkan suyun, bu markalar ile pazarlanması sonucunda markalar ve bu markalar altında ülke çapında tanınır ve bilinir hale geldiğini, herkes tarafından bilinir markaların hükümsüzlüğünün 5 yıllık hak düşürücü süre zarfında talep edilmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, kesin hüküm bulunduğunu, davacı tarafından aynı gerekçelerle davalıdan önce markaların sahibi olan şirket olan ...
A.Ş'ye karşı açılan davada Gebze 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.04.2010 gün ve 2008/304 E. 2010/146 K. sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, derdest dava bulunduğunu, İzmir ... Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/181 E. sayılı davanın eldeki dava yönünden derdestlik oluşturduğu, davacının mutlak hak sahibi olmadığını, davalının tescile güvenen iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, markaları ilk kez tescil eden Su Şişeleme A.Ş'nin markaları tescil etmesinde herhangi bir kötü niyet, hukuka ve sözleşmeye aykırılık bulunmadığını, davacının bu şirketin %10 ortağı olduğunu, tescili bildiğini, ses çıkarmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, davalının 32.
sınıfta tescilli, 85445 tescil numaralı “... ... Suyu”, 32. sınıfta tescilli, 81678 tescil numaralı “...”, 29., 30. ve 32. sınıflarda tescilli 2003 20168 tescil numaralı “...” ve 29., 30. ve 32. sınıflarda tescilli 2003 20169 tescil numaralı “... Canik” ibareli markaların sahibi olduğunu, markaların cebri icra yoluyla satılması sonucunda öncelikle ihbar olunan dava dışı ... A.Ş. uhdesine geçtiğini, davalının bu markaları sicil kaydında herhangi dava ile ilgili bir şerh olmadan Üsküdar 3.Noterliği'nin 06.02.2009 tarih ve 5182 yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile 400.000,00 TL bedel karşılığında devren iktisap ettiğini, davaya konu markaların hiçbir zaman davacı ... adına kayıtlı olmadığı gibi davacı belediyeye de ait olmadığını, davacının iyi niyetinin korunması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060658000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz