Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/19 E. 2013/16366 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ara karar↗ derdestlik↗ temlik↗ usulden reddi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin süresi içinde derdestlik itirazında bulunduğu, her ne kadar bu itirazın 24/05/2012 tarihli duruşmada reddedilmiş ise de, bu ara kararından dönülmek gerektiği,zira bu duruşma itibariyle Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde devam eden davanın süreci hakkında mahkemeye belge ve yeterli bilgi sunulmadığı ve tarafların farklılığından yola çıkılarak talebin reddedildiği, ancak aynı markaların hükümsüzlüğü konusunda Gebze 3 Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açılmış olduğu ve mahkemece bu dava görülürken markaların el değiştirmesi üzerine davacının yasadan doğan tercih hakkına göre işlem yapılması gerekirken, taraf değiştirilemeyeceği mülahazası ile davanın reddedildiği, ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından bu red kararının bozulmuş olduğu, davanın halen Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/264 esasında kayıtlı olup, derdest olduğunun getirtilen belgelerden ve beyanlardan anlaşıldığı, davacı tarafından da Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde müddabihinin temliki nedeniyle yeni marka maliki Miraç Cam Pazarlama Tic. Ltd. Şti.'ye karşı davaya devam olunması tercihi yapıldığı halde, bu yoldaki süreç tamamlanmadan yeniden aynı talepli işbu davanın açıldığı gerekçesiyle davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı tarafça işbu davada davalı adına tescilli 2003/20169 sayılı "Niksar Canik" markasının hükümsüzlüğü de istenilmiştir. Mahkemece derdestlik bakımından hükme esas alınan Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/264 esas sayılı dosyasında söz konusu markaya yönelik bir hükümsüzlük talebi bulunmadığına göre, dava konusu 2003/20169 sayılı markaya ilişkin uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken dava konusu 2003/20169 sayılı marka bakımından da derdest dava bulunduğundan bahisle davanın usulen reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Kararın kaldırılması | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3354 E. 2024/5378 K.
Ortak:derdestlik · usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞti.'ye karşı davaya devam olunması tercihi yapıldığı halde, bu yoldaki süreç tamamlanmadan yeniden aynı talepli işbu davanın açıldığı gerekçesiyle davanın «derdestlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin süresi içinde «derdestlik» itirazında bulunduğu, her ne kadar bu itirazın 24/05/2012 tarihli duruşmada reddedilmiş ise de, bu «ara» kararından dönülmek gerektiği,zira bu duruşma itibariyle Gebze 3.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/264 esasında kayıtlı olup, «derdest» olduğunun getirtilen belgelerden ve beyanlardan anlaşıldığı, davacı tarafından da Gebze 3.
Benzer bu kararda… esi 14.12.2016 tarih 2016/148-2016/189 sayılı kararı ile mülkiyet hakkı ile ilgili ... hükme aykırılığından ötürü iptal edilmesi sebebiyle konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», 2003/20169 nolu markaya yönelik hükümsüzlük talebinin Mahkemenin 2016/26 E., 2016/77 K. sayılı dosyasında «derdest» olduğundan dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davacı ile dava dışı ancak dava konusu markaları ilk kez kendi adına tescil ettiren Su Şişeleme A.Ş. arasında 23.05.1983 tarihli imtiyaz sözleşmesi ve bu sözleşme …
Belediyesine devrolunacağı, sözleşme hükümleri dikkate alındığında Su Şişeleme A.Ş'nin tescilinin iyi niyetli olmadığı, yolsuz olduğu, «yolsuz tescilin» sonraki devirlerinin yolsuz olacağı, devralan yönünden bir hak doğurmayacağı, anlaşılmakla davacının 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 nolu markalara yönelik kötü niyetli tescil «sebebi» ile hükümsüzlük talebinin yerinde olduğu belirtilerek 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 ve 2003/20169 nolu markalara yönelik kullanmama nedeni iptal talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», 2003/20169 nolu markaya yönelik hükümsüzlük talebinin «derdest» olduğundan dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 nolu markalara yönelik kötü niyetli tescil sebebi ile hükümsüzlük talebinin kabulü ile kötü niyetli tescil sebebi ile hükümsüzl …
Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtığını, davanın reddedildiğini, kararın kesinleştiğini, bu dava «derdestken» aynı gerekçelerle davalı şirkete karşı markanın hükümsüzlüğü talebiyle İzmir ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yolsuz tescil · cebri icra · ihbar olunan · sözleşmeye aykırılık · cy/cy şerhi · dava şartı yokluğu · infaz · üçüncü kişi
Benzer bu karardaBelediyesine devrolunacağı, sözleşme hükümleri dikkate alındığında Su Şişeleme A.Ş'nin tescilinin iyi niyetli olmadığı, yolsuz olduğu, «yolsuz tescilin» sonraki devirlerinin yolsuz olacağı, devralan yönünden bir hak doğurmayacağı, anlaşılmakla davacının 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 nolu markalara yönelik kötü niyetli tescil «sebebi» ile hükümsüzlük talebinin yerinde olduğu belirtilerek 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 ve 2003/20169 nolu markalara yönelik kullanmama nedeni iptal talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», 2003/20169 nolu markaya yönelik hükümsüzlük talebinin «derdest» olduğundan dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», 2003/20168, 84/081678 ve 85/085445 nolu markalara yönelik kötü niyetli tescil sebebi ile hükümsüzlük talebinin kabulü ile kötü niyetli tescil sebebi ile hükümsüzl …
Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/181 E. sayılı davanın eldeki dava yönünden «derdestlik» oluşturduğu, davacının mutlak hak sahibi olmadığını, davalının tescile güvenen iyi niyetli «üçüncü kişi» olduğunu, markaları ilk kez tescil eden Su Şişeleme A.Ş'nin markaları tescil etmesinde herhangi bir «kötü niyet», hukuka ve «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığını, davacının bu şirketin %10 ortağı olduğunu, tescili bildiğini, ses çıkarmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, davalının 32. sınıfta tescilli, 85 …
Canik” ibareli markaların sahibi olduğunu, markaların «cebri icra» yoluyla satılması sonucunda öncelikle «ihbar olunan» dava dışı ...
… esi 14.12.2016 tarih 2016/148-2016/189 sayılı kararı ile mülkiyet hakkı ile ilgili ... hükme aykırılığından ötürü iptal edilmesi sebebiyle konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», 2003/20169 nolu markaya yönelik hükümsüzlük talebinin Mahkemenin 2016/26 E., 2016/77 K. sayılı dosyasında «derdest» olduğundan dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davacı ile dava dışı ancak dava konusu markaları ilk kez kendi adına tescil ettiren Su Şişeleme A.Ş. arasında 23.05.1983 tarihli imtiyaz sözleşmesi ve bu sözleşme …
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14667 E. 2010/301 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket merkezi mahkemesi · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, ...uşmalı olarak yapılan inceleme sonucu borçlu «şirketin merkezinin» Gebze olduğu, «ihtiyati haciz» kararının borçlu şirketin genel merkezi olan Gebze Asliye Hukuk Mahkemesinden alınması gerektiği, bu nedenle mahkemenin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, talep halinde dosyanın yetkili Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece «ihtiyati haciz» kararının «yetkisiz» bulunulmasından dolayı kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine de karar verilmiş olması tedbir niteliğinde bulunan ihtiyati haciz kurumu ile bağdaşmayıp, İİK’nun «265». maddesine aykırı olduğundan kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmedi- ğinden hükmün bu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/19 E. , 2013/16366 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.09.2012 tarih ve 2011/181-2012/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili;davalı firma adına “Niksar,””Niksar Menba Suyu”,”Niksar ... Suyu””...ibareli markaların tescil edildiğini ancak “Niksar “ ibaresinin, Tokat iline bağlı bir ilçenin adı olduğunu ve ayırt edicilik niteliği taşımadığını, bu yüzden MarkKHK, 5 ve 7/a madde gereğince mutlak redde tabii olduğunu,yaygın olarak bilinen ve tanınan” ... Suyunun“ Niksar’dan doğduğunu ve özellikle “su” ürünü açısından malın üretildiği yeri bildirdiği için halkı yanıltabileceğini ve 7/1-f madde uyarınca mutlak redde tabi olduğunu ayrıca “Niksar ... Suyu’nun” kadimden beri bilinen bir su olduğunu, suyun mülkiyetinin müvekkili belediyeye ait olduğunu ve önceleri elle doldurulan cam şişelerde “Niksar Belediyesi ...
suyu” olarak pazarlandığını ve halka mal olduğunu, “Niksar ... suyu” sözcüklerinin ayırt edicilik vasfına sahip olmadığını, sözcüklerin bir işletmeyi değil bahsedilen suyu ifade ettiğini, Mark KHK 5. madde kapsamında marka olamayacağını, suyun kültürel bir değer olarak halka mal olduğundan, Mark KHK 7/h maddelerinin uygulanması gerektiğini, bu mutlak ret nedenlerinin gerçekleşmediği ve 7/son madde uyarınca ayırt edicilik kazanıldığı sonucuna varıldığı takdirde, gerçek hak sahibinin ve bu ismi kullanma yetkisinin uzun yıllardır bu alanda faaliyet gösteren müvekkil belediyeye ait olacağını, müvekkili belediyenin 23/05/1983 tarihinde Su Şişeleme Sanayi A.Ş. ile Niksar Noterliği'nde sözleşme yaptığını, kullanma hakkını 25 yıllığına verdiğini isme ilişkin kullanımı da sözleşmenin 12.
maddesi ile belirlediğini ve anılan şirketle, 02/01/2004 tarihli ... suyu Fason dolum sözleşmesi ile isim kullanma hakkı izni verdiğini, sözleşmelerden anlaşılacağı gibi, isimlerinin kullanma haklarının Niksar Belediyesi'ne ait olduğunu, davalı Mirac A.Ş.'nin ise markalara haciz nedeni ile sahip olduğunu, ileri sürerek davalı adına kayıtlı olan, “Niksar ibareli “ 2003/20168 numaralı 29.
30. 32. sınıfta kayıtlı, 81678 sayılı 32. sınıfta kayıtlı “Niksar Saf Memba Suyu” ibareli; 85445 sayılı 32. sınıfta kayıtlı “Niksar ... Suyu” ibareli markanın ve 2003/20169 sayılı 29 30 32.kayıtlı “... ibareli markaların hükümsüzlüğüne ve tescillerinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aynı konuda Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava görüldüğünü, 2008/304 – 146 sayılı 09/04/2010 tarihli kararın Yargıtay’da olduğunu,bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, dava konusu markaların tanınmış markalar olduğunu, Mark KHK 42. madde uyarınca yazılı olan 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğunu, müvekkili firmanın bu markaları, Mark KHK 16. ve devamı maddelerince uygun olarak icra yolu ile haciz koyup satışa çıkaran, Farmamak A.Ş.'den yasaya uygun bir sözleşme ile devir aldığını, devir bedellerini ödediğini, dolayısıyla davacının kötü niyetli olduğunu, bu markaların benzerleri olan ibarelerle başvurular yaptığını,davacının bu markaların tescilli olduklarını devir işleminden önce de bildiğini, TPE tarafından pek çok yer adının tescillenmiş durumda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin süresi içinde derdestlik itirazında bulunduğu, her ne kadar bu itirazın 24/05/2012 tarihli duruşmada reddedilmiş ise de, bu ara kararından dönülmek gerektiği,zira bu duruşma itibariyle Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde devam eden davanın süreci hakkında mahkemeye belge ve yeterli bilgi sunulmadığı ve tarafların farklılığından yola çıkılarak talebin reddedildiği, ancak aynı markaların hükümsüzlüğü konusunda Gebze 3 Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açılmış olduğu ve mahkemece bu dava görülürken markaların el değiştirmesi üzerine davacının yasadan doğan tercih hakkına göre işlem yapılması gerekirken, taraf değiştirilemeyeceği mülahazası ile davanın reddedildiği, ancak Yargıtay 11.
Hukuk Dairesi tarafından bu red kararının bozulmuş olduğu, davanın halen Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/264 esasında kayıtlı olup, derdest olduğunun getirtilen belgelerden ve beyanlardan anlaşıldığı, davacı tarafından da Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde müddabihinin temliki nedeniyle yeni marka maliki Miraç Cam Pazarlama Tic. Ltd. Şti.'ye karşı davaya devam olunması tercihi yapıldığı halde, bu yoldaki süreç tamamlanmadan yeniden aynı talepli işbu davanın açıldığı gerekçesiyle davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı tarafça işbu davada davalı adına tescilli 2003/20169 sayılı "Niksar Canik" markasının hükümsüzlüğü de istenilmiştir. Mahkemece derdestlik bakımından hükme esas alınan Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/264 esas sayılı dosyasında söz konusu markaya yönelik bir hükümsüzlük talebi bulunmadığına göre, dava konusu 2003/20169 sayılı markaya ilişkin uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken dava konusu 2003/20169 sayılı marka bakımından da derdest dava bulunduğundan bahisle davanın usulen reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041057800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz