Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2176 E. 2012/11361 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işlemden kaldırma↗ ceza zamanaşımı↗ ticari faiz↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ maddi ve manevi tazminat↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ ilan↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu eylemin aynı zamanda suç oluşturması ve ceza zamanaşımının da 5 yıl olması nedeniyle dava tarihine göre söz konusu süre geçirilmeden dava açıldığından zamanaşımı itirazının haklı olmadığı, davalının davacının tescilli taban tasarımlarına benzer şekilde üretilen ürünleri piyasaya sürerek, 554 sayılı KHK'nin 48. maddesinde belirtildiği şekilde davacının tasarım haklarına tecavüz ettiğinin kanıtlandığı gerekçesiyle asıl davada davacının tasarım haklarına tecavüzün tespiti ile, 10.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.06.2003 tespit tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, mahkeme kararının hüküm fıkrasının örneğinin masrafı davalıdan alınarak ilanına, karşı davanın ise işlemden kaldırılmasından sonra 3 aylık süre içinde yenilenmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar-karşı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar-karşı davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacıya ait tasarıma tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, manevi tazminata yasal faiz uygulanmasının istenmiş olmasına rağmen mahkemece HUMK’nun 74 ve yürürlükte bulunan HMK’nun 26/1. maddesine aykırı olarak davacının bu yöndeki talebi aşılarak hüküm altına alınan manevi tazminata yasal faiz oranlarının üzerinde bulunan ticari faiz uygulanması suretiyle tahsil kararı verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Bedellerin temerrüt faizi ile birlikte
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15548 E. 2013/21949 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, asıl dava yönünden davanın kabulü ile 11.000 USD ve 8.000 EURO’nun «temerrüt faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen davanın reddine ilişkin verilen karar davalı banka vekilinin temyizi üzerine Dairemizce talep aşılarak karar verildiği gerekçesiyle bozulmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2177 E. 2012/8871 K.
Ortak:işlemden kaldırma · ticari faiz · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu eylemin aynı zamanda suç oluşturması ve «ceza zamanaşımının» da 5 yıl olması nedeniyle dava tarihine göre söz konusu süre geçirilmeden dava açıldığından zamanaşımı itirazının haklı olmadığı, davalının davacının tescilli taban tasarımlarına benzer şekilde üretilen ürünleri piyasaya sürerek, 554 sayılı KHK'nin 48. maddesinde belirtildiği şekilde davacının tasarım haklarına tecavüz ettiğinin kanıtlandığı gerekçesiyle asıl davada davacının tasarım haklarına tecavüzün tespiti ile, 10.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.06.2003 tespit tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, mahkeme kararının hüküm fıkrasının örneğinin «masrafı» davalıdan alınarak «ilanına», karşı davanın ise «işlemden kaldırılmasından» sonra 3 aylık süre içinde «yenilenmemesi» nedeniyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
2-Dava, davacıya ait tasarıma tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, manevi tazminata «yasal faiz» uygulanmasının istenmiş olmasına rağmen mahkemece HUMK’nun 74 ve yürürlükte bulunan HMK’nun 26/1. maddesine aykırı olarak davacının bu yöndeki talebi aşılarak hüküm altına alınan manevi tazminata yasal faiz oranlarının üzerinde bulunan «ticari faiz» uygulanması suretiyle tahsil kararı verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasın …
Benzer bu kararda… vi tazminatın 07/06/2003 tespit tarihinden ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın 22/12/2009 tarihinde «işlemden kaldırılmasından» sonra 3 aylık süre içinde «yenilenmemesi» nedeniyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Diğer yandan davacının dava dilekçesinde «maddi tazminatı» ticari, manevi tazminatı yasal faiziyle 22/01/2004 tarihinden itibaren talep etmesine rağmen mahkemece, manevi tazminat yönünden de «ticari faiz» uygulanmak ve başlangıç tarihinin de 07/06/2003 tarihi olarak belirlenmesi suretiyle talep aşılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem · kâr kaybı · kâr payı · maddi tazminat
Benzer bu kararda2- Ancak, davacı vekili 14/09/2009 tarihli dilekçesi ile «maddi tazminatın» hesabında 554 sayılı KHK'nin 52/a maddesinin dikkate alınmasını, buna göre davalının müvekkilinin tasarım hakkına tecavüzü olmasa idi dava konusu tasarımların kullanılması ile elde edilecek muhtemel kâra göre maddi tazminatın hesap edilmesini istemiş ise de, bilirkişiler sadece davacının belirli bir süre içerisinde kârındaki «kaybı» belirtmişler ve kâr kaybının başka nedenlerden kaynaklanıp kaynaklanmayacağını araştırmadan rapor hazırlamışlardır.
Oysa davacı, davalının «haksız eylemi» olmasa idi elde edebileceği muhtemel kârı istemektedir.
Bu kapsamda mahkemece yapılacak iş davalının, davacının 2003 01638/9 tescil nolu ayakkabı taban tasarımının kullanıldığı ürünlerin satış miktarlarının araştırılması ve buna oranla kâr «payının» belirlenmesi ile ulaşılacak miktara göre hüküm kurması gerekirken varsayıma dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Diğer yandan davacının dava dilekçesinde «maddi tazminatı» ticari, manevi tazminatı yasal faiziyle 22/01/2004 tarihinden itibaren talep etmesine rağmen mahkemece, manevi tazminat yönünden de «ticari faiz» uygulanmak ve başlangıç tarihinin de 07/06/2003 tarihi olarak belirlenmesi suretiyle talep aşılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2176 E. , 2012/11361 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 tarih ve 2007/300-2010/182 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar-karşı davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili adına tescilli ayakkabı taban tasarımlarını taklit ederek üretim ve satışını yaptıklarını, 07.06.2003 tarihinde davalılara ait işyerinde yapılan arama sonucu 20 çift taklit ayakkabı tabanı ve bu tabana ait 5 adet kalıbın ele geçirildiğini, davalılar hakkında açılan kamu davası sonucu davalıların suçlu bulunarak cezalandırıldıklarını, davalıların müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz oluşturacak şekilde taklit ederek ürettiği ürünler nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, müvekkilinin tasarım hakkına yapılan tecavüzün tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin kazanç kaybından kaynaklanan 10.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.06.2003 tarihinden itibaren maddi tazminat için işleyecek ticari, manevi tazminat için işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, mahkeme kararının yayın yoluyla duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacıya ait tasarımların da taklit olduğunu, davaya konu ayakkabı tabanlarının ilk olarak İtalya’da üretildiğini, davacının İtalya’dan getirdiği tabanları kendi tasarımı gibi hukuka aykırı olarak tescil ettirdiğini, tazminat istemlerinin yasal dayanağının bulunmadığını, eylem tarihinde davacıya ait kesinleşmiş bir tasarımın olmadığını, ceza davasının beklenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiş; açılan karşı davada ise davacı-davalı şirket adına tescilli davaya konu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığını ileri sürerek, davaya konu davalı adına tescilli tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davacı-karşı davalı vekili, karşı davanın kötü niyetli şekilde asıl davayı sürüncemede bırakmak amacıyla açıldığını, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu eylemin aynı zamanda suç oluşturması ve ceza zamanaşımının da 5 yıl olması nedeniyle dava tarihine göre söz konusu süre geçirilmeden dava açıldığından zamanaşımı itirazının haklı olmadığı, davalının davacının tescilli taban tasarımlarına benzer şekilde üretilen ürünleri piyasaya sürerek, 554 sayılı KHK'nin 48. maddesinde belirtildiği şekilde davacının tasarım haklarına tecavüz ettiğinin kanıtlandığı gerekçesiyle asıl davada davacının tasarım haklarına tecavüzün tespiti ile, 10.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.06.2003 tespit tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, mahkeme kararının hüküm fıkrasının örneğinin masrafı davalıdan alınarak ilanına, karşı davanın ise işlemden kaldırılmasından sonra 3 aylık süre içinde yenilenmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar-karşı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar-karşı davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacıya ait tasarıma tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, manevi tazminata yasal faiz uygulanmasının istenmiş olmasına rağmen mahkemece HUMK’nun 74 ve yürürlükte bulunan HMK’nun 26/1. maddesine aykırı olarak davacının bu yöndeki talebi aşılarak hüküm altına alınan manevi tazminata yasal faiz oranlarının üzerinde bulunan ticari faiz uygulanması suretiyle tahsil kararı verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar-karşı davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle anılanlar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde geçen “ticari faiziyle” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “maddi tazminatın ticari faiziyle, manevi tazminatın ise yasal faiziyle” ibaresinin yazılması suretiyle kararın davalılar-karşı davacılar yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060654100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz