Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2177 E. 2012/8871 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işlemden kaldırma↗ haksız eylem↗ ticari faiz↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ kâr kaybı↗ kâr payı↗ maddi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının davacının tescilli 2003 01638/9 sayılı taban tasarımlarına benzer şekilde üretilen ürünleri piyasaya sürerek, 554 sayılı KHK'nin 48. maddesi kapsamında davacının tasarım haklarına tecavüz ettiği gerekçesi ile asıl dava yönünden 10.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın 07/06/2003 tespit tarihinden ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın 22/12/2009 tarihinde işlemden kaldırılmasından sonra 3 aylık süre içinde yenilenmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davalılar (karşı davacılar) vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar – karşı davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı vekili 14/09/2009 tarihli dilekçesi ile maddi tazminatın hesabında 554 sayılı KHK'nin 52/a maddesinin dikkate alınmasını, buna göre davalının müvekkilinin tasarım hakkına tecavüzü olmasa idi dava konusu tasarımların kullanılması ile elde edilecek muhtemel kâra göre maddi tazminatın hesap edilmesini istemiş ise de, bilirkişiler sadece davacının belirli bir süre içerisinde kârındaki kaybı belirtmişler ve kâr kaybının başka nedenlerden kaynaklanıp kaynaklanmayacağını araştırmadan rapor hazırlamışlardır. Oysa davacı, davalının haksız eylemi olmasa idi elde edebileceği muhtemel kârı istemektedir. Bu kapsamda mahkemece yapılacak iş davalının, davacının 2003 01638/9 tescil nolu ayakkabı taban tasarımının kullanıldığı ürünlerin satış miktarlarının araştırılması ve buna oranla kâr payının belirlenmesi ile ulaşılacak miktara göre hüküm kurması gerekirken varsayıma dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Diğer yandan davacının dava dilekçesinde maddi tazminatı ticari, manevi tazminatı yasal faiziyle 22/01/2004 tarihinden itibaren talep etmesine rağmen mahkemece, manevi tazminat yönünden de ticari faiz uygulanmak ve başlangıç tarihinin de 07/06/2003 tarihi olarak belirlenmesi suretiyle talep aşılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2176 E. 2012/11361 K.
Ortak:işlemden kaldırma · ticari faiz · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz kararda… vi tazminatın 07/06/2003 tespit tarihinden ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın 22/12/2009 tarihinde «işlemden kaldırılmasından» sonra 3 aylık süre içinde «yenilenmemesi» nedeniyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Diğer yandan davacının dava dilekçesinde «maddi tazminatı» ticari, manevi tazminatı yasal faiziyle 22/01/2004 tarihinden itibaren talep etmesine rağmen mahkemece, manevi tazminat yönünden de «ticari faiz» uygulanmak ve başlangıç tarihinin de 07/06/2003 tarihi olarak belirlenmesi suretiyle talep aşılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu eylemin aynı zamanda suç oluşturması ve «ceza zamanaşımının» da 5 yıl olması nedeniyle dava tarihine göre söz konusu süre geçirilmeden dava açıldığından zamanaşımı itirazının haklı olmadığı, davalının davacının tescilli taban tasarımlarına benzer şekilde üretilen ürünleri piyasaya sürerek, 554 sayılı KHK'nin 48. maddesinde belirtildiği şekilde davacının tasarım haklarına tecavüz ettiğinin kanıtlandığı gerekçesiyle asıl davada davacının tasarım haklarına tecavüzün tespiti ile, 10.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.06.2003 tespit tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, mahkeme kararının hüküm fıkrasının örneğinin «masrafı» davalıdan alınarak «ilanına», karşı davanın ise «işlemden kaldırılmasından» sonra 3 aylık süre içinde «yenilenmemesi» nedeniyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
2-Dava, davacıya ait tasarıma tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, manevi tazminata «yasal faiz» uygulanmasının istenmiş olmasına rağmen mahkemece HUMK’nun 74 ve yürürlükte bulunan HMK’nun 26/1. maddesine aykırı olarak davacının bu yöndeki talebi aşılarak hüküm altına alınan manevi tazminata yasal faiz oranlarının üzerinde bulunan «ticari faiz» uygulanması suretiyle tahsil kararı verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasın …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · dosya masrafı · yasal faiz · ilan · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu eylemin aynı zamanda suç oluşturması ve «ceza zamanaşımının» da 5 yıl olması nedeniyle dava tarihine göre söz konusu süre geçirilmeden dava açıldığından zamanaşımı itirazının haklı olmadığı, davalının davacının tescilli taban tasarımlarına benzer şekilde üretilen ürünleri piyasaya sürerek, 554 sayılı KHK'nin 48. maddesinde belirtildiği şekilde davacının tasarım haklarına tecavüz ettiğinin kanıtlandığı gerekçesiyle asıl davada davacının tasarım haklarına tecavüzün tespiti ile, 10.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.06.2003 tespit tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, mahkeme kararının hüküm fıkrasının örneğinin «masrafı» davalıdan alınarak «ilanına», karşı davanın ise «işlemden kaldırılmasından» sonra 3 aylık süre içinde «yenilenmemesi» nedeniyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
2-Dava, davacıya ait tasarıma tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, manevi tazminata «yasal faiz» uygulanmasının istenmiş olmasına rağmen mahkemece HUMK’nun 74 ve yürürlükte bulunan HMK’nun 26/1. maddesine aykırı olarak davacının bu yöndeki talebi aşılarak hüküm altına alınan manevi tazminata yasal faiz oranlarının üzerinde bulunan «ticari faiz» uygulanması suretiyle tahsil kararı verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasın …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2177 E. , 2012/8871 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 tarih ve 2007/301-2010/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar-karşı davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı (karşı davalı) vekili, davalıların müvekkilinin 2003 01638/9 tescil nolu ayakkabı taban tasarımlarını taklit eden ürünleri piyasaya sürdüğünün İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/855 diş sayılı dosyası ile tespit edilip, Konya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/685 esas sayılı dosyası ile de kamu davası açıldığını, davalıların hükümlülüğüne karar verildiğini ve tecavüze devam etmeleri nedeniyle 2004/137 esas sayılı bir başka ceza davasında da davalıların aleyhine sonuçlandığını ileri sürerek tasarım haklarına tecavüzün tespiti ile 10.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın 22/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar (karşı davacılar) vekili, zamanaşımının bulunduğunu, esasa ilişkin olarak da davacının kullandığı tasarımların da taklit olduğunu savunarak asıl davanın reddini ve karşı dava olarak da davacının dayandığı tasarımların hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının davacının tescilli 2003 01638/9 sayılı taban tasarımlarına benzer şekilde üretilen ürünleri piyasaya sürerek, 554 sayılı KHK'nin 48. maddesi kapsamında davacının tasarım haklarına tecavüz ettiği gerekçesi ile asıl dava yönünden 10.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın 07/06/2003 tespit tarihinden ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın 22/12/2009 tarihinde işlemden kaldırılmasından sonra 3 aylık süre içinde yenilenmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davalılar (karşı davacılar) vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar – karşı davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı vekili 14/09/2009 tarihli dilekçesi ile maddi tazminatın hesabında 554 sayılı KHK'nin 52/a maddesinin dikkate alınmasını, buna göre davalının müvekkilinin tasarım hakkına tecavüzü olmasa idi dava konusu tasarımların kullanılması ile elde edilecek muhtemel kâra göre maddi tazminatın hesap edilmesini istemiş ise de, bilirkişiler sadece davacının belirli bir süre içerisinde kârındaki kaybı belirtmişler ve kâr kaybının başka nedenlerden kaynaklanıp kaynaklanmayacağını araştırmadan rapor hazırlamışlardır. Oysa davacı, davalının haksız eylemi olmasa idi elde edebileceği muhtemel kârı istemektedir. Bu kapsamda mahkemece yapılacak iş davalının, davacının 2003 01638/9 tescil nolu ayakkabı taban tasarımının kullanıldığı ürünlerin satış miktarlarının araştırılması ve buna oranla kâr payının belirlenmesi ile ulaşılacak miktara göre hüküm kurması gerekirken varsayıma dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Diğer yandan davacının dava dilekçesinde maddi tazminatı ticari, manevi tazminatı yasal faiziyle 22/01/2004 tarihinden itibaren talep etmesine rağmen mahkemece, manevi tazminat yönünden de ticari faiz uygulanmak ve başlangıç tarihinin de 07/06/2003 tarihi olarak belirlenmesi suretiyle talep aşılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalılar – karşı davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar – karşı davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle davalılar – karşı davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059571800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz