6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çek iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14653 E. 2012/10945 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
malvarlığı davaları kıymetli evrak iptali zayi nedeniyle iptal davası çekişmesiz yargı zayi nedeniyle iptal hasımsız dava kıymetli evrak çek iptali malvarlığına ilişkin dava ticari dava niteliği zayi hamil iptal davası sulh hukuk mahkemesi görevsizlik kararı iş mahkemesi görev alanı sulh çek i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1TTK 4TTK 669TTK 730 · HMK — HMK 2HMK 382HMK 383 · HUMK — HUMK 438

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2011/14653 E.  ,  2012/10945 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Hasımsız olarak görülen davada Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.10.2011 tarih ve 2011/1230-2011/1650 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu çekin kayıp edilerek zayi olduğunu ileri sürerek, çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemce, iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, HMK'nun 382/2-e-6 maddesi uyarınca kıymetli evrakın iptaline ilişkin davaların çekişmesiz yargı işlerinden sayıldığı, HMK'nun 383. maddesi uyarınca da çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olacağı, HMK'nun 2. maddesine göre ise konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın, malvarlığına ilişkin davalara bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, dolayısıyla kıymetli evrakın iptaline ilişkin davaların malvarlığına ilişkin bir dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK’nun 730/20. maddesi delaletiyle 669 vd. maddelerine ilişkin çek iptali isteminden ibarettir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmiştir. HMK’nun 2. maddesi, çekişmesiz yargı işlerine ilişkin aynı kanunun 383. maddesine göre daha genel nitelikte bir hüküm olup, HMK’nun 383. maddesinde belirtilen “aksine bir düzenleme” olarak nitelendirilemez. Mahkemenin görevsizlik kararının gerekçesi bu yönüyle yerinde değildir.

Ancak, halen yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Öte yandan, yine aynı Yasa’nın 5/2. maddesi uyarınca bir yerde ticaret mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesi’nin vazifesi içinde bulunan ve TTK’nun 4. maddesinde tanımlanan ticari sayılan davalar ile hususi hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere de ticaret mahkemesinde bakılması gerekir. Bu nedenle TTK’nun 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin zayii nedeniyle iptaline ilişkin davalarda HMK’nun 383. maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğunun kabülü gerekir. HMK düzenlemesinde, çekişmesiz yargı işlerinin “dava” niteliğinde olmadığı kabul edilmiş ise de, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/2. ve 3. fıkrasında “işler”den söz edilmiş olması da gözetildiğinde, anılan kanunun 4 ve 5. maddelerinin sadece ticari davalara ilişkin olduğu ve bu yönüyle HMK’nun 383. maddesinde sözü edilen “aksine düzenleme” niteliğinde olmadığı da ileri sürülemeyecektir.

Diğer yandan, konunun daha iyi anlaşılması ve yorumlanması bakımından eklemek gerekir ki, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesinde de bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu da yasa koyucunun iradesinin, yapılmış yeni kanun bakımından da, ticari nitelik arzeden çekişmesiz yargı işleri bakımından ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiği yolunda olduğunu, bu konudaki iradesinde bir değişiklik bulunmadığını göstermektedir.

Hal böyle olmakla, görevin tayininde değer esasının benimsenmediği HMK’nun yürürlüğe girdiği 1.10.2011 tarihinden sonra açılan bu nitelikteki davalarda, müstakil ticaret mahkemesi bulunan yerlerde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir.

Davanın açıldığı Küçükçekmece’nin HSYK’nun 23.10.2008 tarih ve 360 sayılı kararı uyarınca Bakırköy Ticaret Mahkemesi’nin görev alanı içerisinde bulunduğu anlaşılmakla, yerel mahkemenin görevsizlik kararı sonucu itibariyle doğru olmakla birlikte, yetkili ve görevli mahkemenin Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin gerekçesi ve hükmünde de isabet bulunmadığından yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de, tüm bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 ve son maddeleri uyarınca yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilip hükmü düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11872 E. 2012/14156 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Çek iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12945 E. 2012/14155 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Çek iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kıymetli evrak zayii

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18381 E. 2014/1154 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Kıymetli evrak iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3489 E. 2012/4595 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/14653 E.  ,  2012/10945 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Hasımsız olarak görülen davada Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.10.2011 tarih ve 2011/1230-2011/1650 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu çekin kayıp edilerek zayi olduğunu ileri sürerek, çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemce, iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, HMK'nun 382/2-e-6 maddesi uyarınca kıymetli evrakın iptaline ilişkin davaların çekişmesiz yargı işlerinden sayıldığı, HMK'nun 383. maddesi uyarınca da çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olacağı, HMK'nun 2. maddesine göre ise konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın, malvarlığına ilişkin davalara bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, dolayısıyla kıymetli evrakın iptaline ilişkin davaların malvarlığına ilişkin bir dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK’nun 730/20. maddesi delaletiyle 669 vd. maddelerine ilişkin çek iptali isteminden ibarettir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmiştir. HMK’nun 2. maddesi, çekişmesiz yargı işlerine ilişkin aynı kanunun 383. maddesine göre daha genel nitelikte bir hüküm olup, HMK’nun 383. maddesinde belirtilen “aksine bir düzenleme” olarak nitelendirilemez. Mahkemenin görevsizlik kararının gerekçesi bu yönüyle yerinde değildir.

Ancak, halen yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Öte yandan, yine aynı Yasa’nın 5/2. maddesi uyarınca bir yerde ticaret mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesi’nin vazifesi içinde bulunan ve TTK’nun 4. maddesinde tanımlanan ticari sayılan davalar ile hususi hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere de ticaret mahkemesinde bakılması gerekir. Bu nedenle TTK’nun 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin zayii nedeniyle iptaline ilişkin davalarda HMK’nun 383. maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğunun kabülü gerekir. HMK düzenlemesinde, çekişmesiz yargı işlerinin “dava” niteliğinde olmadığı kabul edilmiş ise de, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/2.

ve 3. fıkrasında “işler”den söz edilmiş olması da gözetildiğinde, anılan kanunun 4 ve 5. maddelerinin sadece ticari davalara ilişkin olduğu ve bu yönüyle HMK’nun 383. maddesinde sözü edilen “aksine düzenleme” niteliğinde olmadığı da ileri sürülemeyecektir.

Diğer yandan, konunun daha iyi anlaşılması ve yorumlanması bakımından eklemek gerekir ki, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesinde de bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu da yasa koyucunun iradesinin, yapılmış yeni kanun bakımından da, ticari nitelik arzeden çekişmesiz yargı işleri bakımından ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiği yolunda olduğunu, bu konudaki iradesinde bir değişiklik bulunmadığını göstermektedir.

Hal böyle olmakla, görevin tayininde değer esasının benimsenmediği HMK’nun yürürlüğe girdiği 1.10.2011 tarihinden sonra açılan bu nitelikteki davalarda, müstakil ticaret mahkemesi bulunan yerlerde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir.

Davanın açıldığı Küçükçekmece’nin HSYK’nun 23.10.2008 tarih ve 360 sayılı kararı uyarınca Bakırköy Ticaret Mahkemesi’nin görev alanı içerisinde bulunduğu anlaşılmakla, yerel mahkemenin görevsizlik kararı sonucu itibariyle doğru olmakla birlikte, yetkili ve görevli mahkemenin Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin gerekçesi ve hükmünde de isabet bulunmadığından yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de, tüm bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 ve son maddeleri uyarınca yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilip hükmü düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının,q gerekçesi yukarıdaki gibi değiştirilmek ve hüküm fıkrasının 1. bendindeki “Asliye Hukuk Mahkemesi” ibarelerinin “Asliye Ticaret Mahkemesi” olarak, 1. bendin sondan bir önceki satırındaki “K.Çekmece Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine” ibaresinin ise “Bakırköy Ticaret Mahkemesine” olarak düzeltilmesi suretiyle HUMK’nun 438/7 ve son maddeleri uyarınca ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060624000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.