Çek iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14653 E. 2012/10945 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
malvarlığı davaları↗ kıymetli evrak iptali↗ zayi nedeniyle iptal davası↗ çekişmesiz yargı↗ zayi nedeniyle iptal↗ hasımsız dava↗ kıymetli evrak↗ çek iptali↗ malvarlığına ilişkin dava↗ ticari dava niteliği↗ zayi↗ hamil↗ iptal davası↗ sulh hukuk mahkemesi↗ görevsizlik kararı↗ iş mahkemesi görev alanı↗ sulh↗ çek↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2011/14653 E. , 2012/10945 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Hasımsız olarak görülen davada Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.10.2011 tarih ve 2011/1230-2011/1650 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu çekin kayıp edilerek zayi olduğunu ileri sürerek, çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemce, iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, HMK'nun 382/2-e-6 maddesi uyarınca kıymetli evrakın iptaline ilişkin davaların çekişmesiz yargı işlerinden sayıldığı, HMK'nun 383. maddesi uyarınca da çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olacağı, HMK'nun 2. maddesine göre ise konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın, malvarlığına ilişkin davalara bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, dolayısıyla kıymetli evrakın iptaline ilişkin davaların malvarlığına ilişkin bir dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 730/20. maddesi delaletiyle 669 vd. maddelerine ilişkin çek iptali isteminden ibarettir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmiştir. HMK’nun 2. maddesi, çekişmesiz yargı işlerine ilişkin aynı kanunun 383. maddesine göre daha genel nitelikte bir hüküm olup, HMK’nun 383. maddesinde belirtilen “aksine bir düzenleme” olarak nitelendirilemez. Mahkemenin görevsizlik kararının gerekçesi bu yönüyle yerinde değildir.
Ancak, halen yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Öte yandan, yine aynı Yasa’nın 5/2. maddesi uyarınca bir yerde ticaret mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesi’nin vazifesi içinde bulunan ve TTK’nun 4. maddesinde tanımlanan ticari sayılan davalar ile hususi hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere de ticaret mahkemesinde bakılması gerekir. Bu nedenle TTK’nun 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin zayii nedeniyle iptaline ilişkin davalarda HMK’nun 383. maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğunun kabülü gerekir. HMK düzenlemesinde, çekişmesiz yargı işlerinin “dava” niteliğinde olmadığı kabul edilmiş ise de, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/2. ve 3. fıkrasında “işler”den söz edilmiş olması da gözetildiğinde, anılan kanunun 4 ve 5. maddelerinin sadece ticari davalara ilişkin olduğu ve bu yönüyle HMK’nun 383. maddesinde sözü edilen “aksine düzenleme” niteliğinde olmadığı da ileri sürülemeyecektir.
Diğer yandan, konunun daha iyi anlaşılması ve yorumlanması bakımından eklemek gerekir ki, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesinde de bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu da yasa koyucunun iradesinin, yapılmış yeni kanun bakımından da, ticari nitelik arzeden çekişmesiz yargı işleri bakımından ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiği yolunda olduğunu, bu konudaki iradesinde bir değişiklik bulunmadığını göstermektedir.
Hal böyle olmakla, görevin tayininde değer esasının benimsenmediği HMK’nun yürürlüğe girdiği 1.10.2011 tarihinden sonra açılan bu nitelikteki davalarda, müstakil ticaret mahkemesi bulunan yerlerde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir.
Davanın açıldığı Küçükçekmece’nin HSYK’nun 23.10.2008 tarih ve 360 sayılı kararı uyarınca Bakırköy Ticaret Mahkemesi’nin görev alanı içerisinde bulunduğu anlaşılmakla, yerel mahkemenin görevsizlik kararı sonucu itibariyle doğru olmakla birlikte, yetkili ve görevli mahkemenin Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin gerekçesi ve hükmünde de isabet bulunmadığından yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de, tüm bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 ve son maddeleri uyarınca yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilip hükmü düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11872 E. 2012/14156 K.
Ortak:kıymetli evrak iptali · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · çek iptali · zayi · iptal davası · sulh hukuk mahkemesi · görev/görevsizlik · Çek iptali
İncelediğiniz karardaMahkemce, iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, HMK'nun 382/2-e-6 maddesi uyarınca «kıymetli evrakın iptaline» ilişkin davaların «çekişmesiz yargı» işlerinden sayıldığı, HMK'nun 383. maddesi uyarınca da çekişmesiz yargı işlerinde «görevli» mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece «sulh hukuk» mahkemesi olacağı, HMK'nun 2. maddesine göre ise konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın, «malvarlığına» ilişkin davalara bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, dolayısıyla kıymetli evrakın iptaline ilişkin davaların malvarlığına ilişkin bir dava olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu nedenle TTK’nun 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin «zayii nedeniyle iptaline» ilişkin davalarda HMK’nun 383. maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğunun kabülü gerekir.
… dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin «hamili» olduğu çekin kayıp edilerek «zayi» olduğunu ileri sürerek, çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, HMK'nın 382. maddesine göre, «kıymetli evrakın iptalinin» «çekişmesiz yargı» işlerinden olduğu ve çekişmesiz yargı işlerinde «görevli» mahkemenin ise, HMK'nın 383. maddesi gereğince, Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu, gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nun 383. maddesi uyarınca, «çek iptal davalarının» «sulh hukuk» mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu nedenle TTK'nun 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin «zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davalarda HMK'nun 383. maddesinde öngörülen aksine düzenleme bulunduğundan, «sulh hukuk» mahkemeleri değil ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali davası
Benzer bu karardaMahkemece, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nun 383. maddesi uyarınca, «çek iptal davalarının» «sulh hukuk» mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12945 E. 2012/14155 K.
Ortak:kıymetli evrak iptali · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · çek iptali · ticari dava niteliği · zayi · iptal davası · görev/görevsizlik · Çek iptali
İncelediğiniz karardaMahkemce, iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, HMK'nun 382/2-e-6 maddesi uyarınca «kıymetli evrakın iptaline» ilişkin davaların «çekişmesiz yargı» işlerinden sayıldığı, HMK'nun 383. maddesi uyarınca da çekişmesiz yargı işlerinde «görevli» mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece «sulh hukuk» mahkemesi olacağı, HMK'nun 2. maddesine göre ise konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın, «malvarlığına» ilişkin davalara bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, dolayısıyla kıymetli evrakın iptaline ilişkin davaların malvarlığına ilişkin bir dava olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu nedenle TTK’nun 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin «zayii nedeniyle iptaline» ilişkin davalarda HMK’nun 383. maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğunun kabülü gerekir.
Bu da yasa koyucunun iradesinin, yapılmış yeni kanun bakımından da, «ticari nitelik» arzeden «çekişmesiz yargı» işleri bakımından ticaret mahkemelerinin «görevli» olması gerektiği yolunda olduğunu, bu konudaki iradesinde bir değişiklik bulunmadığını göstermektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, HMK'nun 382. maddesinin 2. fıkrasının e/6.bendine göre, «kıymetli evrakın iptalinin» «çekişmesiz yargı» işlerinden olduğu ve çekişmesiz yargı işlerinde «görevli» mahkemenin ise, HMK'nun 383. maddesi gereğince, aksine bir düzenleme olmadığı sürece Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nda kıymetli evrakın iptali taleplerine ilişkin yapılacak işlemlerin Asliye Hukuk Mahkemelerinde çözüme bağlanacağı yolunda herhangi bir hükmün bulunmadığı, «görevsizlik» kararı veren mahkemece TTK'nun 4. maddesine atıfta bulunulmuş ise de, talep konusu ''iş''in ticari ''dava'' niteliğinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın görev yön …
Mahkemece, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nun 383. maddesi uyarınca, «çek iptal davalarının» «sulh hukuk» mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu nedenle TTK'nun 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin «zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davalarda HMK'nun 383. maddesinde öngörülen aksine düzenleme bulunduğundan, «sulh hukuk» mahkemeleri değil ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali davası
Benzer bu karardaMahkemece, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nun 383. maddesi uyarınca, «çek iptal davalarının» «sulh hukuk» mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18381 E. 2014/1154 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · çek iptali · zayi · iptal davası · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemce, iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, HMK'nun 382/2-e-6 maddesi uyarınca «kıymetli evrakın iptaline» ilişkin davaların «çekişmesiz yargı» işlerinden sayıldığı, HMK'nun 383. maddesi uyarınca da çekişmesiz yargı işlerinde «görevli» mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece «sulh hukuk» mahkemesi olacağı, HMK'nun 2. maddesine göre ise konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın, «malvarlığına» ilişkin davalara bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, dolayısıyla kıymetli evrakın iptaline ilişkin davaların malvarlığına ilişkin bir dava olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu nedenle TTK’nun 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin «zayii nedeniyle iptaline» ilişkin davalarda HMK’nun 383. maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğunun kabülü gerekir.
… dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin «hamili» olduğu çekin kayıp edilerek «zayi» olduğunu ileri sürerek, çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 382/2. maddesi e-6 bendinde düzenlenen «çekişmesiz yargı» işlerinden biri olan «zayi nedeniyle çek iptali davalarının» aynı Kanun'un 383. maddesi uyarınca «sulh hukuk» mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
Bu nedenle TTK’nın 669. ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin «zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davalarda HMK’nın 383. maddesinde öngörülen aksine düzenleme bulunduğundan «sulh hukuk» mahkemeleri değil ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak zayii · zayi nedeniyle çek iptali · çek iptali davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 382/2. maddesi e-6 bendinde düzenlenen «çekişmesiz yargı» işlerinden biri olan «zayi nedeniyle çek iptali davalarının» aynı Kanun'un 383. maddesi uyarınca «sulh hukuk» mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3489 E. 2012/4595 K.
Ortak:kıymetli evrak iptali · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · ticari dava niteliği · zayi · iptal davası · sulh hukuk mahkemesi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemce, iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, HMK'nun 382/2-e-6 maddesi uyarınca «kıymetli evrakın iptaline» ilişkin davaların «çekişmesiz yargı» işlerinden sayıldığı, HMK'nun 383. maddesi uyarınca da çekişmesiz yargı işlerinde «görevli» mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece «sulh hukuk» mahkemesi olacağı, HMK'nun 2. maddesine göre ise konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın, «malvarlığına» ilişkin davalara bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, dolayısıyla kıymetli evrakın iptaline ilişkin davaların malvarlığına ilişkin bir dava olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu nedenle TTK’nun 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin «zayii nedeniyle iptaline» ilişkin davalarda HMK’nun 383. maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğunun kabülü gerekir.
Bu da yasa koyucunun iradesinin, yapılmış yeni kanun bakımından da, «ticari nitelik» arzeden «çekişmesiz yargı» işleri bakımından ticaret mahkemelerinin «görevli» olması gerektiği yolunda olduğunu, bu konudaki iradesinde bir değişiklik bulunmadığını göstermektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle TTK'nın 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin «zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davalarda HMK'nın 383. maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğundan, görevin tayininde değer esasının benimsenmediği HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra, bu nitelikteki davalarda «sulh hukuk» mahkemeleri değil asliye hukuk ve/veya asliye ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Mahkemece, davanın «mutlak ticari» dava niteliğinde bulunmadığı, HMK'nın 383, 382/e-6 maddeleri gereğince «çekişmesiz yargı» işlerinde «görevli» mahkemenin «sulh hukuk» mahkemesi olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
İstem, «kambiyo senedinin» «zayii nedeniyle iptaline» ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · peşin karar harcı · kambiyo senedi · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «mutlak ticari» dava niteliğinde bulunmadığı, HMK'nın 383, 382/e-6 maddeleri gereğince «çekişmesiz yargı» işlerinde «görevli» mahkemenin «sulh hukuk» mahkemesi olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
İstem, «kambiyo senedinin» «zayii nedeniyle iptaline» ilişkindir.
Kıymetli evrak «iptali davalarının» «çekişmesiz yargı» koluna «dahil» olduğu kuşkusuzdur.
S o n u ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın (BOZULMASINA), ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/14653 E. , 2012/10945 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Hasımsız olarak görülen davada Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.10.2011 tarih ve 2011/1230-2011/1650 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu çekin kayıp edilerek zayi olduğunu ileri sürerek, çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemce, iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, HMK'nun 382/2-e-6 maddesi uyarınca kıymetli evrakın iptaline ilişkin davaların çekişmesiz yargı işlerinden sayıldığı, HMK'nun 383. maddesi uyarınca da çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olacağı, HMK'nun 2. maddesine göre ise konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın, malvarlığına ilişkin davalara bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, dolayısıyla kıymetli evrakın iptaline ilişkin davaların malvarlığına ilişkin bir dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 730/20. maddesi delaletiyle 669 vd. maddelerine ilişkin çek iptali isteminden ibarettir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmiştir. HMK’nun 2. maddesi, çekişmesiz yargı işlerine ilişkin aynı kanunun 383. maddesine göre daha genel nitelikte bir hüküm olup, HMK’nun 383. maddesinde belirtilen “aksine bir düzenleme” olarak nitelendirilemez. Mahkemenin görevsizlik kararının gerekçesi bu yönüyle yerinde değildir.
Ancak, halen yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Öte yandan, yine aynı Yasa’nın 5/2. maddesi uyarınca bir yerde ticaret mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesi’nin vazifesi içinde bulunan ve TTK’nun 4. maddesinde tanımlanan ticari sayılan davalar ile hususi hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere de ticaret mahkemesinde bakılması gerekir. Bu nedenle TTK’nun 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin zayii nedeniyle iptaline ilişkin davalarda HMK’nun 383. maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğunun kabülü gerekir. HMK düzenlemesinde, çekişmesiz yargı işlerinin “dava” niteliğinde olmadığı kabul edilmiş ise de, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/2.
ve 3. fıkrasında “işler”den söz edilmiş olması da gözetildiğinde, anılan kanunun 4 ve 5. maddelerinin sadece ticari davalara ilişkin olduğu ve bu yönüyle HMK’nun 383. maddesinde sözü edilen “aksine düzenleme” niteliğinde olmadığı da ileri sürülemeyecektir.
Diğer yandan, konunun daha iyi anlaşılması ve yorumlanması bakımından eklemek gerekir ki, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesinde de bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu da yasa koyucunun iradesinin, yapılmış yeni kanun bakımından da, ticari nitelik arzeden çekişmesiz yargı işleri bakımından ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiği yolunda olduğunu, bu konudaki iradesinde bir değişiklik bulunmadığını göstermektedir.
Hal böyle olmakla, görevin tayininde değer esasının benimsenmediği HMK’nun yürürlüğe girdiği 1.10.2011 tarihinden sonra açılan bu nitelikteki davalarda, müstakil ticaret mahkemesi bulunan yerlerde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir.
Davanın açıldığı Küçükçekmece’nin HSYK’nun 23.10.2008 tarih ve 360 sayılı kararı uyarınca Bakırköy Ticaret Mahkemesi’nin görev alanı içerisinde bulunduğu anlaşılmakla, yerel mahkemenin görevsizlik kararı sonucu itibariyle doğru olmakla birlikte, yetkili ve görevli mahkemenin Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin gerekçesi ve hükmünde de isabet bulunmadığından yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de, tüm bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 ve son maddeleri uyarınca yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilip hükmü düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının,q gerekçesi yukarıdaki gibi değiştirilmek ve hüküm fıkrasının 1. bendindeki “Asliye Hukuk Mahkemesi” ibarelerinin “Asliye Ticaret Mahkemesi” olarak, 1. bendin sondan bir önceki satırındaki “K.Çekmece Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine” ibaresinin ise “Bakırköy Ticaret Mahkemesine” olarak düzeltilmesi suretiyle HUMK’nun 438/7 ve son maddeleri uyarınca ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060624000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz