Limited şirket pay devri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4157 E. 2012/11518 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '3 aylık', 'kanun': ['6102/381', '6102/536']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket pay devri↗ şirket müdürünün azli↗ pay defterine kayıt↗ toplantı ve karar nisabı↗ nisap↗ karar nisabı↗ ortaklık sözleşmesi↗ pay devri↗ sermaye artırımı↗ ortaklar kurulu kararı↗ pay defteri↗ muvafakat↗ iptal davası↗ hak düşürücü süre↗ limited şirket↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia,savunma ve dosyadaki kanıtlara göre,davaya konu 3 adet ortaklar kurulu kararının tamamının toplantı ve karar nisaplarına uyularak alındığını,TTK'nun 536/son maddesi yollamasıyla uygulanması gereken TTK'nun 381/1.maddesi uyarınca davanın 3 aylık hak düşürücü süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava 29.11.2006 tarihli ve sırasıyla pay devri, sermaye artırımı ve müdür seçimine ilişkin davalı şirketin 8, 9, 10 sıra sayılı ortaklar kurulu kararlarında yer alan davacı ortak imzalarının sahte olduğundan bahisle alınan kararların yok hükmünde olduklarının tespiti, şirket müdürünün azli ve şirkete kayyum tayini istemine ilişkindir.
TTK'nun 520/2.maddesi uyarınca limited şirket pay devrinin pay defterine kayıt edilebilmesi için, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır. Mahkemece davanın yok hükmünde olduğunu iddia ettiği pay devrine ilişkin 8 nolu kararın anılan madde uyarınca yine 9 nolu ve şirket sermayesinin artırılmasına ilişkin kararın ortaklık sözleşmesinin değişikliği niteliğinde olması karşısında TTK'nun 513.maddesi kapsamında ve 10 numaralı müdür tayini kararının da 8 ve 9 numaralı kararların akibetine göre değerlendirilmesi gerekirken gerekçesiz biçimde alınan kararlarda toplantı ve karar nisabının bulunduğu, kararların yok hükmünde olmadığı, iptal davası açmak içinde hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4157 E. , 2012/11518 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/12/2010 tarih ve 2010/375-2010/781 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin davalı şirket ortağı olup,davalı gerçek kişilerin müvekkilinin yokluğunda 29.11.2006 tarihli kararla ...'nin şirketteki mevcut 40 adet hissesini ...'a devrine karar verdiklerini,alınan karara müvekkilinin katılmamış olmasına rağmen toplantıda var gösterilerek imzasının atıldığını,...'ın aynı tarihli kararla şirket sermayesinin artıırlmasına dair karar aldığını anılan ortaklar kurulu kararına da müvekkilinin katılmış gibi gösterildiğini,yine ...'ın 02.08.2007 tarihli orataklar kurulu kararıyla kendisinin 5 yıllığına şirket müdürü olarak atanmasına dair karar aldığını,bu toplantıda da müvekkilinin sahte imzasının atıldığını ileri sürerek söz konusu ortaklar kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitiyle,müdürün müdürlükten azline,şirket işlerini yürümek üzere kayyım olarak Şükrü Elmas'ın tayin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davacının açtığı davada hak düşürücü sürelerin geçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma ve dosyadaki kanıtlara göre,davaya konu 3 adet ortaklar kurulu kararının tamamının toplantı ve karar nisaplarına uyularak alındığını,TTK'nun 536/son maddesi yollamasıyla uygulanması gereken TTK'nun 381/1.maddesi uyarınca davanın 3 aylık hak düşürücü süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava 29.11.2006 tarihli ve sırasıyla pay devri, sermaye artırımı ve müdür seçimine ilişkin davalı şirketin 8, 9, 10 sıra sayılı ortaklar kurulu kararlarında yer alan davacı ortak imzalarının sahte olduğundan bahisle alınan kararların yok hükmünde olduklarının tespiti, şirket müdürünün azli ve şirkete kayyum tayini istemine ilişkindir.
TTK'nun 520/2.maddesi uyarınca limited şirket pay devrinin pay defterine kayıt edilebilmesi için, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır. Mahkemece davanın yok hükmünde olduğunu iddia ettiği pay devrine ilişkin 8 nolu kararın anılan madde uyarınca yine 9 nolu ve şirket sermayesinin artırılmasına ilişkin kararın ortaklık sözleşmesinin değişikliği niteliğinde olması karşısında TTK'nun 513.maddesi kapsamında ve 10 numaralı müdür tayini kararının da 8 ve 9 numaralı kararların akibetine göre değerlendirilmesi gerekirken gerekçesiz biçimde alınan kararlarda toplantı ve karar nisabının bulunduğu, kararların yok hükmünde olmadığı, iptal davası açmak içinde hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060400800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz