YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3558 E. 2024/5148 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2019/221 E.,2020/379 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "RAZINA" ibareli markanın bulunduğunu, davalı Şirketin ise 2018/24466 sayılı "RAZİNEX" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, taraf markalarında harf dizilimlerinin birebir aynı olduğunu, her iki markada "R,A,Z,İ,N" harflerinin ortak olarak yer aldığını, markanın baş kısmını teşkil eden “Razin" ibaresinin markayı oluşturan esaslı unsuru oluşturduğunu, müvekkilinin Razina markası karşısında davalının Razinex markasında, bir markanın ayırt ediciliğinin daha düşük olduğu kısma “ex” şeklindeki iki harfi eklemekle markalar arasında bir bağ olduğu veya markaların birbirlerinin serisi bulunduğu yönünde bir benzerliğin oluşmasına sebebiyet verildiğini, bu haliyle Razina ve Razinex ibarelerinin, birbirleri ile güçlü bir benzerlik arz ettiğini ve ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davalı başvurusunda yer alan malların müvekkilinin tescil kapsamında yer aldığını, bu haliyle markaların kapsamında aynı mallar bulunduğunu, davaya konu Kurum kararında, “başvurunun tescile konu malların 05 inci sınıfa dahil tıbbi müstahzarlar ve benzeri ürünler olduğu ve bu ürünlerin genel olarak konunun uzmanlan tarafından önerilen ürünler olduğu” gerekçe gösterilmiş ise de bu gerekçenin yerleşik içtihatlar itibariyle hukuka aykırı olduğunu, markaların iç içe girmesine yol açarak hangi markanın kastedildiğinin anlaşılmamasına, anlaşılsa dahi markalar arası bir bağlantı olduğu yönünde intibaa uyanmasına yol açtığını ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-2124 sayılı kararının iptal edilmesine, tescil edilmişse dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde;müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı markasının dilekçede yazılanın aksine RAZİNA değil “I” harfiyle ve tamamı büyük harf olarak RAZINA şeklinde olduğunu, müvekkili başvurusunun ise yine iddianın aksine ilk harfi büyük, gerisi küçük harf olacak şekilde Razinex olarak yazıldığını, yazı karakterlerinin farklı olmasının yanı sıra harflerdeki koyuluğun ve boyutunun da farklı bulunduğunu, bir bütün olarak incelendiğinde, markalar arasında görsel benzerlik olmadığını, işitsel ve kavramsal benzerlikten de söz edilemeyeceğini, müvekkili markasına konu ilacın etken maddesinin ranolazin olduğunu, ilaç sektöründe ilaç isminin etken madde adından esinlenilerek konulmasının olağan bulunduğunu, ilaç markaları söz konusu olduğunda iltibas eşiğinin, diğer markalara göre daha düşük olarak değerlendirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Razinex" ibareli başvuru markası ile davacının "RAZINA" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle hedef tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru kapsamındaki malların tüketicilerin ihtiyaçlarına göre kendi seçebildikleri mallar olmayıp, sağlık ihtiyacı neticesinde ilgili doktor tarafından reçetede belirtilerek, yahut reçetesiz alınsalar dahi yine sadece eczaneden, eczacı aracılığıyla kontrollü satın alınan mallar olacağından, bunların nihai kullanıcısının doktorlar ve eczacılar gibi dikkat düzeyi yüksek kimseler olacağı, dolayısıyla taraf markalarıyla karşılaşan bu kimselerin gerek İngilizce bilgilerinin, gerekse tıbbi terim bilgilerinin yüksek olacağından, söz konusu tüketiciler bazında taraf markalarının birbirlerinin farklı versiyonları, alternatifleri veya bir serinin devamı olarak nitelendirilmesi mümkün olmayan işaretler oldukları, taraf markaları açısından hedef tüketiciler nazarında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece markalar arasında mutlak red gerekçesi düzeyinde bir benzerlik arandığını, oysa işbu davanın nispi red gerekçeleri ile açılmış bir dava olduğunu, mahkemece markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin farklılıklar üzerine temellendirildiğini, markalar arasında iltibas oluşturacak derecede bir benzerlik bulunduğundan tesis edilen kararın marka hukukuna aykırı bulunduğunu, markaların, refleksif olarak birbirlerini çağrıştırdıklarını, aralarında bir bağ olduğu intibası uyandığını, birbirlerinin serisi, bir başka versiyonu niteliğinde olduklarını, geldikleri kaynağın aynı olduğu, işletmeler veya markalar arasında bir bağ bulunduğu kanısının doğduğunu, mahkemece 5/1, 5/2, 5/3 üncü sınıflarda yer alan mallar yönünden ortalama tüketici kitlesi olarak salt uzman tüketici kitlesi esas alınarak iltibas değerlendirmesi yapıldığını, oysa 5 inci sınıf malların kapsamında reçeteli-reçetesiz tüm ilaçların bulunduğunu, bu bakımdan hitap edilen tüketici kitlesinin doktor ve eczacılardan ibaret olmayıp direk olarak ortalama tüketiciye de hitap edildiğini, belirtilen mallar dışında kalan diğer mallar yönünden de yine ortalama tüketici kitlesinin önceden bilgilenmiş ve özenli tüketici kitlesi olduğunun kabul edildiğini ve bunun da doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Razinex" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Razına" asıl unsurlu markalar arasında, dava konusu başvurunun kapsamında 5 inci sınıf malların yer aldığı da gözetildiğinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı, davacının itirazına mesnet markanın "RAZİNA" ibareli değil "RAZINA" ibareli bulunduğu, bu haliyle başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6624 E. 2023/1401 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… ed gerekçeleri ile açılmış bir dava olduğunu, mahkemece markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin farklılıklar üzerine temellendirildiğini, markalar arasında «iltibas» oluşturacak derecede bir benzerlik bulunduğundan tesis edilen kararın marka hukukuna aykırı bulunduğunu, markaların, refleksif olarak birbirlerini çağrıştırdıklarını, aralarında bir bağ olduğu intibası uyandığını, birbirlerinin serisi, bir başka versiyonu niteliğinde olduklarını, geldikleri kaynağın aynı olduğu, işletmeler veya markalar arasında bir bağ bulunduğu kanısının doğduğunu, mahkemece 5/1, 5/2, 5/3 üncü sınıflarda yer alan mallar yönünden «ortalama tüketici» kitlesi olarak salt uzman tüketici kitlesi esas alınarak iltibas değerlendirmesi yapıldığını, oysa 5 inci sınıf malların kapsamında reçeteli-reçetesiz tüm ilaçları …
… n maddesinin ranolazin olduğunu, ilaç sektöründe ilaç isminin etken madde adından esinlenilerek konulmasının olağan bulunduğunu, ilaç markaları söz konusu olduğunda «iltibas» eşiğinin, diğer markalara göre daha düşük olarak değerlendirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… davalının "Razinex" ibareli başvuru markası ile davacının "RAZINA" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle hedef tüketicileri «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru kapsamındaki malların tüketicilerin ihtiyaçlarına göre kendi seçebildikleri mallar olmayıp, sağlık ihtiyacı n …
Benzer bu kararda… ilacı reçetesiz tüketimi) ilaç temini de mümkün olduğunu, ayrıca davalı şirketin markayı 05. sınıfın tümünde tescil ettirmek istediğini, 05. sınıfın tümü açısından «ortalama tüketici» kitlesinin dikkat ve özen seviyesinin dikkate alınması gerektiğini, davalı şirket başvurusunda açıkça kötü niyetli olmakla birlikte başvuru konusu markanın tescilinin «haksız rekabete» yol açacağını, müvekkilinin tanınmışlığından haksız olarak yararlanılacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar ver …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · haksız rekabet
Benzer bu kararda… e okunması, potansiyel müşterilerin yüksek dikkat ve özeni unsurlarının bir bütün hâlinde değerlendirilmesi gerektiği, markanın varlığı hakkındaki muhtemel bilginin «kötü niyeti» tek başına ispatlamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… ilacı reçetesiz tüketimi) ilaç temini de mümkün olduğunu, ayrıca davalı şirketin markayı 05. sınıfın tümünde tescil ettirmek istediğini, 05. sınıfın tümü açısından «ortalama tüketici» kitlesinin dikkat ve özen seviyesinin dikkate alınması gerektiğini, davalı şirket başvurusunda açıkça kötü niyetli olmakla birlikte başvuru konusu markanın tescilinin «haksız rekabete» yol açacağını, müvekkilinin tanınmışlığından haksız olarak yararlanılacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar ver …
-
Marka kurum kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/865 E. 2024/4269 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… mını teşkil eden “Razin" ibaresinin markayı oluşturan esaslı unsuru oluşturduğunu, müvekkilinin Razina markası karşısında davalının Razinex markasında, bir markanın «ayırt ediciliğinin» daha düşük olduğu kısma “ex” şeklindeki iki harfi eklemekle markalar arasında bir bağ olduğu veya markaların birbirlerinin serisi bulunduğu yönünde bir benzerliğin oluşmasına sebebiyet verildiğini, bu haliyle Razina ve Razinex ibarelerinin, birbirleri ile güçlü bir benzerlik arz ettiğini ve ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davalı başvurusunda yer alan malların müvekkilinin tescil kapsamında yer aldığını, bu haliyle markaların kapsamında aynı mallar bulunduğunu, davaya konu Kurum kararında, “başvurunun tescile konu malların 05 inci sınıfa «dahil» tıbbi müstahzarlar ve benzeri ürünler olduğu ve bu ürünlerin genel olarak konunun uzmanlan tarafından önerilen ürünler olduğu” gerekçe gösterilmiş ise de bu gerekç …
… ed gerekçeleri ile açılmış bir dava olduğunu, mahkemece markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin farklılıklar üzerine temellendirildiğini, markalar arasında «iltibas» oluşturacak derecede bir benzerlik bulunduğundan tesis edilen kararın marka hukukuna aykırı bulunduğunu, markaların, refleksif olarak birbirlerini çağrıştırdıklarını, aralarında bir bağ olduğu intibası uyandığını, birbirlerinin serisi, bir başka versiyonu niteliğinde olduklarını, geldikleri kaynağın aynı olduğu, işletmeler veya markalar arasında bir bağ bulunduğu kanısının doğduğunu, mahkemece 5/1, 5/2, 5/3 üncü sınıflarda yer alan mallar yönünden «ortalama tüketici» kitlesi olarak salt uzman tüketici kitlesi esas alınarak iltibas değerlendirmesi yapıldığını, oysa 5 inci sınıf malların kapsamında reçeteli-reçetesiz tüm ilaçları …
… n maddesinin ranolazin olduğunu, ilaç sektöründe ilaç isminin etken madde adından esinlenilerek konulmasının olağan bulunduğunu, ilaç markaları söz konusu olduğunda «iltibas» eşiğinin, diğer markalara göre daha düşük olarak değerlendirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… arı itirazın 05.05.2018 tarih, 2018-M-3651 YİDK sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun, görsel, işitsel ve kavramsal unsurlar da «dahil» olmak üzere yarattığı tüm intibalar bakımından müvekkili firmanın markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinin yarattığı markanın «son» iki harfinin çıkarılması ve “OR” ekinin eklenmesi ile dava konusu başvurunun «ayırt edicilik» kazanmadığını, davalının başvurusunun müvekkili ile aynı “ilaç ve preparat ürünler” emtiasında tescil ettirilmek istendiğini, bu emtiaların hem reçeteli hem de reçetesiz satışının yapılması nedeniyle tüketici kitlesinin «ortalama tüketici» kitlesi olduğunu, müvekkiline ait "SİMFLAT" markasının sindirim sistemindeki kasılmaların ve gaz oluşumunun tedavisi için üretilen ilaçlarda kullanıldığını ve sekt …
Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği, 5/1. sınıf ürünlerin «ortalama tüketicileri», doktorlar ve eczacılar olduklarından «iltibas» değerlendirmesinde bu tüketicilerin bilinç düzeylerinin dikkate alınmasının gerektiği, buna göre taraf marka işaretlerinin karşılaştırılmasında, her ne kadar tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler "SİM" ortak kökünden geliyor ise de, “SİM” kök unsurunun “SİMETİKON” etken maddesine atfen kullanıldığı, bu itibarla 5/1. sınıfta yer alan mallar bakımından «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, yukarıda belirtildiği gibi ilaç markalarında görüşünün dikkate alınması gereken kitlenin doktor ve eczacılardan oluşan bilinçli kitle olduğundan taraf …
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında «iltibas» yarattığı öne sürülen "SİM" ibaresinin “SİMETİKON” etken maddesinin kısaltması olduğunu, ilaç markalarının ilaçta bulunan etken maddeden türetilmesi ile oluşan markaların «ayırt ediciliğinin» «son» derece düşük bulunduğunu, taraf markaları arasında “SİM” ön eki dışında yer alan "FLAT" ve "FLOR" ibarelerinin kavramsal farklılığının 05. sınıfın yüksek dikkattek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… LAT” ibareli markasının, İlk Derece Mahkemesi kararının aksine karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, markalarda ‘’SİMFL’’ ibaresinin ortak bulunduğunu, markaların «son» iki harf dışında tüm harflerinin yazılışının, okunuşunun ve dizilişinin tamamen aynı olduğunu, markaların sonunda yer alan "AT" ile "OR" harflerindeki farklılığın, davaya konu markaya «ayırt edicilik» katmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının aksine, taraf markalarının hem bilinçli hem de «ortalama tüketici» kitlesi tarafından kullanıldığını, davalı şirketin dava konusu marka başvurusunu kötü niyetle yaptığını belirterek yerel Mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… arı itirazın 05.05.2018 tarih, 2018-M-3651 YİDK sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun, görsel, işitsel ve kavramsal unsurlar da «dahil» olmak üzere yarattığı tüm intibalar bakımından müvekkili firmanın markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinin yarattığı markanın «son» iki harfinin çıkarılması ve “OR” ekinin eklenmesi ile dava konusu başvurunun «ayırt edicilik» kazanmadığını, davalının başvurusunun müvekkili ile aynı “ilaç ve preparat ürünler” emtiasında tescil ettirilmek istendiğini, bu emtiaların hem reçeteli hem de reçetesiz satışının yapılması nedeniyle tüketici kitlesinin «ortalama tüketici» kitlesi olduğunu, müvekkiline ait "SİMFLAT" markasının sindirim sistemindeki kasılmaların ve gaz oluşumunun tedavisi için üretilen ilaçlarda kullanıldığını ve sekt …
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında «iltibas» yarattığı öne sürülen "SİM" ibaresinin “SİMETİKON” etken maddesinin kısaltması olduğunu, ilaç markalarının ilaçta bulunan etken maddeden türetilmesi ile oluşan markaların «ayırt ediciliğinin» «son» derece düşük bulunduğunu, taraf markaları arasında “SİM” ön eki dışında yer alan "FLAT" ve "FLOR" ibarelerinin kavramsal farklılığının 05. sınıfın yüksek dikkattek …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3558 E. , 2024/5148 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/310 Esas, 2023/252 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/221 E.,2020/379 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "RAZINA" ibareli markanın bulunduğunu, davalı Şirketin ise 2018/24466 sayılı "RAZİNEX" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, taraf markalarında harf dizilimlerinin birebir aynı olduğunu, her iki markada "R,A,Z,İ,N" harflerinin ortak olarak yer aldığını, markanın baş kısmını teşkil eden “Razin" ibaresinin markayı oluşturan esaslı unsuru oluşturduğunu, müvekkilinin Razina markası karşısında davalının Razinex markasında, bir markanın ayırt ediciliğinin daha düşük olduğu kısma “ex” şeklindeki iki harfi eklemekle markalar arasında bir bağ olduğu veya markaların birbirlerinin serisi bulunduğu yönünde bir benzerliğin oluşmasına sebebiyet verildiğini, bu haliyle Razina ve Razinex ibarelerinin, birbirleri ile güçlü bir benzerlik arz ettiğini ve ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davalı başvurusunda yer alan malların müvekkilinin tescil kapsamında yer aldığını, bu haliyle markaların kapsamında aynı mallar bulunduğunu, davaya konu Kurum kararında, “başvurunun tescile konu malların 05 inci sınıfa dahil tıbbi müstahzarlar ve benzeri ürünler olduğu ve bu ürünlerin genel olarak konunun uzmanlan tarafından önerilen ürünler olduğu” gerekçe gösterilmiş ise de bu gerekçenin yerleşik içtihatlar itibariyle hukuka aykırı olduğunu, markaların iç içe girmesine yol açarak hangi markanın kastedildiğinin anlaşılmamasına, anlaşılsa dahi markalar arası bir bağlantı olduğu yönünde intibaa uyanmasına yol açtığını ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-2124 sayılı kararının iptal edilmesine, tescil edilmişse dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde;müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı markasının dilekçede yazılanın aksine RAZİNA değil “I” harfiyle ve tamamı büyük harf olarak RAZINA şeklinde olduğunu, müvekkili başvurusunun ise yine iddianın aksine ilk harfi büyük, gerisi küçük harf olacak şekilde Razinex olarak yazıldığını, yazı karakterlerinin farklı olmasının yanı sıra harflerdeki koyuluğun ve boyutunun da farklı bulunduğunu, bir bütün olarak incelendiğinde, markalar arasında görsel benzerlik olmadığını, işitsel ve kavramsal benzerlikten de söz edilemeyeceğini, müvekkili markasına konu ilacın etken maddesinin ranolazin olduğunu, ilaç sektöründe ilaç isminin etken madde adından esinlenilerek konulmasının olağan bulunduğunu, ilaç markaları söz konusu olduğunda iltibas eşiğinin, diğer markalara göre daha düşük olarak değerlendirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Razinex" ibareli başvuru markası ile davacının "RAZINA" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle hedef tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru kapsamındaki malların tüketicilerin ihtiyaçlarına göre kendi seçebildikleri mallar olmayıp, sağlık ihtiyacı neticesinde ilgili doktor tarafından reçetede belirtilerek, yahut reçetesiz alınsalar dahi yine sadece eczaneden, eczacı aracılığıyla kontrollü satın alınan mallar olacağından, bunların nihai kullanıcısının doktorlar ve eczacılar gibi dikkat düzeyi yüksek kimseler olacağı, dolayısıyla taraf markalarıyla karşılaşan bu kimselerin gerek İngilizce bilgilerinin, gerekse tıbbi terim bilgilerinin yüksek olacağından, söz konusu tüketiciler bazında taraf markalarının birbirlerinin farklı versiyonları, alternatifleri veya bir serinin devamı olarak nitelendirilmesi mümkün olmayan işaretler oldukları, taraf markaları açısından hedef tüketiciler nazarında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece markalar arasında mutlak red gerekçesi düzeyinde bir benzerlik arandığını, oysa işbu davanın nispi red gerekçeleri ile açılmış bir dava olduğunu, mahkemece markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin farklılıklar üzerine temellendirildiğini, markalar arasında iltibas oluşturacak derecede bir benzerlik bulunduğundan tesis edilen kararın marka hukukuna aykırı bulunduğunu, markaların, refleksif olarak birbirlerini çağrıştırdıklarını, aralarında bir bağ olduğu intibası uyandığını, birbirlerinin serisi, bir başka versiyonu niteliğinde olduklarını, geldikleri kaynağın aynı olduğu, işletmeler veya markalar arasında bir bağ bulunduğu kanısının doğduğunu, mahkemece 5/1, 5/2, 5/3 üncü sınıflarda yer alan mallar yönünden ortalama tüketici kitlesi olarak salt uzman tüketici kitlesi esas alınarak iltibas değerlendirmesi yapıldığını, oysa 5 inci sınıf malların kapsamında reçeteli-reçetesiz tüm ilaçların bulunduğunu, bu bakımdan hitap edilen tüketici kitlesinin doktor ve eczacılardan ibaret olmayıp direk olarak ortalama tüketiciye de hitap edildiğini, belirtilen mallar dışında kalan diğer mallar yönünden de yine ortalama tüketici kitlesinin önceden bilgilenmiş ve özenli tüketici kitlesi olduğunun kabul edildiğini ve bunun da doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Razinex" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Razına" asıl unsurlu markalar arasında, dava konusu başvurunun kapsamında 5 inci sınıf malların yer aldığı da gözetildiğinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı, davacının itirazına mesnet markanın "RAZİNA" ibareli değil "RAZINA" ibareli bulunduğu, bu haliyle başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060205400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz