Marka kurum kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/865 E. 2024/4269 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/204 E., 2019/621 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin pek çok tescilli markasının yanı sıra “SİMFLAT” ibareli markasının 05. sınıfta 2001/18755 işlem numarası ile tescilli olduğunu, davalı şirketin 2017/10880 numaralı “SİMFLOR” marka başvurusuna, müvekkilinin “SİMFLAT” ibareli markasını gerekçe gösterilerek yaptıkları itirazın 05.05.2018 tarih, 2018-M-3651 YİDK sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun, görsel, işitsel ve kavramsal unsurlar da dahil olmak üzere yarattığı tüm intibalar bakımından müvekkili firmanın markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinin yarattığı markanın son iki harfinin çıkarılması ve “OR” ekinin eklenmesi ile dava konusu başvurunun ayırt edicilik kazanmadığını, davalının başvurusunun müvekkili ile aynı “ilaç ve preparat ürünler” emtiasında tescil ettirilmek istendiğini, bu emtiaların hem reçeteli hem de reçetesiz satışının yapılması nedeniyle tüketici kitlesinin ortalama tüketici kitlesi olduğunu, müvekkiline ait "SİMFLAT" markasının sindirim sistemindeki kasılmaların ve gaz oluşumunun tedavisi için üretilen ilaçlarda kullanıldığını ve sektörde bilinirliği yüksek tanınmış bir marka olduğunu, dava konusu başvuru markasının müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıdığını iddia ederek davalı TÜRKPATENT YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında iltibas yarattığı öne sürülen "SİM" ibaresinin “SİMETİKON” etken maddesinin kısaltması olduğunu, ilaç markalarının ilaçta bulunan etken maddeden türetilmesi ile oluşan markaların ayırt ediciliğinin son derece düşük bulunduğunu, taraf markaları arasında “SİM” ön eki dışında yer alan "FLAT" ve "FLOR" ibarelerinin kavramsal farklılığının 05. sınıfın yüksek dikkatteki müşterisi tarafından hemen fark edileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "SİMFLOR" markasının etken maddesinin “SİMETİKON” olduğunun görüldüğü, dolayısıyla “SİM” kök unsurunun bu etken maddeye atfen kullanıldığı, dava konusu 2017/10880 sayılı "SİMFLOR" marka başvurusu ile itiraza mesnet gösterilen 2001/18755 sayılı "SİMFLAT" ibareli davacı markası arasında, 05. sınıftaki “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” emtiaları bakımından bir benzerlik bulunmakla birlikte, söz konusu emtiaların doktor, eczacı, diş hekimi, ilaç mümessilleri gibi ilgili tüketici kitlesi yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “SİMFLOR” markası ile müvekkili şirketin “SİMFLAT” ibareli markasının, İlk Derece Mahkemesi kararının aksine karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, markalarda ‘’SİMFL’’ ibaresinin ortak bulunduğunu, markaların son iki harf dışında tüm harflerinin yazılışının, okunuşunun ve dizilişinin tamamen aynı olduğunu, markaların sonunda yer alan "AT" ile "OR" harflerindeki farklılığın, davaya konu markaya ayırt edicilik katmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının aksine, taraf markalarının hem bilinçli hem de ortalama tüketici kitlesi tarafından kullanıldığını, davalı şirketin dava konusu marka başvurusunu kötü niyetle yaptığını belirterek yerel Mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itiraza dayanak markalarının tescilli olduğu "Tıbbi müstahzarlar" emtiasının, sadece davalı şirket başvurusunda yer alan 5/1. sınıftaki “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” emtiası ile benzer olup, 5/6. sınıf "İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler." emtiası ile benzer olmadığı, bu hususun Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatları ile sabit bulunduğu, yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği, 5/1. sınıf ürünlerin ortalama tüketicileri, doktorlar ve eczacılar olduklarından iltibas değerlendirmesinde bu tüketicilerin bilinç düzeylerinin dikkate alınmasının gerektiği, buna göre taraf marka işaretlerinin karşılaştırılmasında, her ne kadar tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler "SİM" ortak kökünden geliyor ise de, “SİM” kök unsurunun “SİMETİKON” etken maddesine atfen kullanıldığı, bu itibarla 5/1. sınıfta yer alan mallar bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığı, yukarıda belirtildiği gibi ilaç markalarında görüşünün dikkate alınması gereken kitlenin doktor ve eczacılardan oluşan bilinçli kitle olduğundan taraf markaları arasında yer alan bu benzerliğin 5/1. sınıf mallar yönünden iltibasa neden olmayacağı, davalı şirket başvurusunun kapsamındaki 5/6. sınıf malların ise yine yukarıda da belirtildiği üzere davacının markasının kapsamındaki "Tıbbi müstahzarlar" emtiası ile benzer olmadığı, dolayısıyla tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, nitekim Mahkemece görüşüne başvurulan ve içinde eczacı ve doktor akademisyen bilirkişilerin de bulunduğu bilirkişi kurulunca hazırlanan raporda da aynı sonuca ulaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf Mahkemesi kararının emtia benzerliği yönünden değerlendirmesinin hatalı olduğunu, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğunu, ürünün reçetesiz olarak da satıldığını, doğrudan tüketicinin ilaç temininin mümkün olduğunu belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4257 E. 2025/2653 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında «iltibas» yarattığı öne sürülen "SİM" ibaresinin “SİMETİKON” etken maddesinin kısaltması olduğunu, ilaç markalarının ilaçta bulunan etken maddeden türetilmesi ile oluşan markaların «ayırt ediciliğinin» «son» derece düşük bulunduğunu, taraf markaları arasında “SİM” ön eki dışında yer alan "FLAT" ve "FLOR" ibarelerinin kavramsal farklılığının 05. sınıfın yüksek dikkattek …
… arı itirazın 05.05.2018 tarih, 2018-M-3651 YİDK sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun, görsel, işitsel ve kavramsal unsurlar da «dahil» olmak üzere yarattığı tüm intibalar bakımından müvekkili firmanın markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinin yarattığı markanın «son» iki harfinin çıkarılması ve “OR” ekinin eklenmesi ile dava konusu başvurunun «ayırt edicilik» kazanmadığını, davalının başvurusunun müvekkili ile aynı “ilaç ve preparat ürünler” emtiasında tescil ettirilmek istendiğini, bu emtiaların hem reçeteli hem de reçetesiz satışının yapılması nedeniyle tüketici kitlesinin «ortalama tüketici» kitlesi olduğunu, müvekkiline ait "SİMFLAT" markasının sindirim sistemindeki kasılmaların ve gaz oluşumunun tedavisi için üretilen ilaçlarda kullanıldığını ve sekt …
… LAT” ibareli markasının, İlk Derece Mahkemesi kararının aksine karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, markalarda ‘’SİMFL’’ ibaresinin ortak bulunduğunu, markaların «son» iki harf dışında tüm harflerinin yazılışının, okunuşunun ve dizilişinin tamamen aynı olduğunu, markaların sonunda yer alan "AT" ile "OR" harflerindeki farklılığın, davaya konu markaya «ayırt edicilik» katmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının aksine, taraf markalarının hem bilinçli hem de «ortalama tüketici» kitlesi tarafından kullanıldığını, davalı şirketin dava konusu marka başvurusunu kötü niyetle yaptığını belirterek yerel Mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… şekilsel bir benzerlik olduğu söylenebilse de, kelimenin başında yer alan J harfinin B harfinden farklı olması nedeniyle mevcut görsel benzerliğin markalar arasında «iltibasa» neden olabilmesi için anlamsal, işitsel benzerliklerin de ilgili tüketici nezdinde karışıklığa neden olacak düzeyde olması gerektiği, markalar arasında 05. sınıf ilaç emtiası dikkate alındığında ilgili bilinçli tüketici kitlesi bakımından anlamsal bir benzerliğe neden olacak bir durumun mevcut olmadığı, fonetik farklılığın markaları birbirinden ayrıştırmaya yeterli olduğu, ilaç markalarının değerlendirilmesinde ilacı reçeteye yazacak olan uzmanların, yani doktorların ve ilacı hastaya temin edecek olan eczacıların görüşleri büyük önem taşıdığı, bu bağlamda 05. sınıfta yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” emtiasının hitap ettiği tüketici kitlesinin genel olarak doktorlar, eczacılar, medikalciler, diş hekimleri gibi yüksek algı ve bilinç düzeyine sahip tüketiciler oldukları, bu tüketiciler açısından yapılacak değerlendirmede markaların aynı olan «son» hecelerinden «ziyade» farklı olan ve vurgunun bulunduğu ‘...’ ve ‘...’ kök unsurlarının dikkate alındığında markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, “Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler” emtiası yönünden ise ilgili tüketici kitlesinin yukarıda belirtilen nitelikteki tüketiciler olmayacağı, bu nedenle bu emtialar ve işaretler arasındaki karşılaştırmanın daha düşük dikkat düzeyine sahip tüketiciler nezdinde değerlendirilmesi gerektiği, ancak bu tüketicilerin de hiçbir zaman bir marketten gıda alan normal tüketicilerle bir tutulamayacağı ve dava konusu markanın davaya dayanak gösterilen markalardan farklı olarak “J” harfi ile başladığı değerlendirildiğinde, markalar arasındaki farklılığın ilk hecede olması ve ilk hecenin markalar arasında belirgin «ayırt edicilik» sağlaması nedeniyle bu tüketici kitlesi bakımından da markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hü …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya
Benzer bu kararda… şekilsel bir benzerlik olduğu söylenebilse de, kelimenin başında yer alan J harfinin B harfinden farklı olması nedeniyle mevcut görsel benzerliğin markalar arasında «iltibasa» neden olabilmesi için anlamsal, işitsel benzerliklerin de ilgili tüketici nezdinde karışıklığa neden olacak düzeyde olması gerektiği, markalar arasında 05. sınıf ilaç emtiası dikkate alındığında ilgili bilinçli tüketici kitlesi bakımından anlamsal bir benzerliğe neden olacak bir durumun mevcut olmadığı, fonetik farklılığın markaları birbirinden ayrıştırmaya yeterli olduğu, ilaç markalarının değerlendirilmesinde ilacı reçeteye yazacak olan uzmanların, yani doktorların ve ilacı hastaya temin edecek olan eczacıların görüşleri büyük önem taşıdığı, bu bağlamda 05. sınıfta yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” emtiasının hitap ettiği tüketici kitlesinin genel olarak doktorlar, eczacılar, medikalciler, diş hekimleri gibi yüksek algı ve bilinç düzeyine sahip tüketiciler oldukları, bu tüketiciler açısından yapılacak değerlendirmede markaların aynı olan «son» hecelerinden «ziyade» farklı olan ve vurgunun bulunduğu ‘...’ ve ‘...’ kök unsurlarının dikkate alındığında markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, “Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler” emtiası yönünden ise ilgili tüketici kitlesinin yukarıda belirtilen nitelikteki tüketiciler olmayacağı, bu nedenle bu emtialar ve işaretler arasındaki karşılaştırmanın daha düşük dikkat düzeyine sahip tüketiciler nezdinde değerlendirilmesi gerektiği, ancak bu tüketicilerin de hiçbir zaman bir marketten gıda alan normal tüketicilerle bir tutulamayacağı ve dava konusu markanın davaya dayanak gösterilen markalardan farklı olarak “J” harfi ile başladığı değerlendirildiğinde, markalar arasındaki farklılığın ilk hecede olması ve ilk hecenin markalar arasında belirgin «ayırt edicilik» sağlaması nedeniyle bu tüketici kitlesi bakımından da markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5279 E. 2022/9367 K.
Ortak:ortalama tüketici · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… arı itirazın 05.05.2018 tarih, 2018-M-3651 YİDK sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun, görsel, işitsel ve kavramsal unsurlar da «dahil» olmak üzere yarattığı tüm intibalar bakımından müvekkili firmanın markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinin yarattığı markanın «son» iki harfinin çıkarılması ve “OR” ekinin eklenmesi ile dava konusu başvurunun «ayırt edicilik» kazanmadığını, davalının başvurusunun müvekkili ile aynı “ilaç ve preparat ürünler” emtiasında tescil ettirilmek istendiğini, bu emtiaların hem reçeteli hem de reçetesiz satışının yapılması nedeniyle tüketici kitlesinin «ortalama tüketici» kitlesi olduğunu, müvekkiline ait "SİMFLAT" markasının sindirim sistemindeki kasılmaların ve gaz oluşumunun tedavisi için üretilen ilaçlarda kullanıldığını ve sekt …
Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği, 5/1. sınıf ürünlerin «ortalama tüketicileri», doktorlar ve eczacılar olduklarından «iltibas» değerlendirmesinde bu tüketicilerin bilinç düzeylerinin dikkate alınmasının gerektiği, buna göre taraf marka işaretlerinin karşılaştırılmasında, her ne kadar tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler "SİM" ortak kökünden geliyor ise de, “SİM” kök unsurunun “SİMETİKON” etken maddesine atfen kullanıldığı, bu itibarla 5/1. sınıfta yer alan mallar bakımından «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, yukarıda belirtildiği gibi ilaç markalarında görüşünün dikkate alınması gereken kitlenin doktor ve eczacılardan oluşan bilinçli kitle olduğundan taraf …
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında «iltibas» yarattığı öne sürülen "SİM" ibaresinin “SİMETİKON” etken maddesinin kısaltması olduğunu, ilaç markalarının ilaçta bulunan etken maddeden türetilmesi ile oluşan markaların «ayırt ediciliğinin» «son» derece düşük bulunduğunu, taraf markaları arasında “SİM” ön eki dışında yer alan "FLAT" ve "FLOR" ibarelerinin kavramsal farklılığının 05. sınıfın yüksek dikkattek …
Benzer bu karardaTaraf markalarının ayırt edici ve baskın unsurları “bilim” ibaresi olduğundan tescilli oldukları sınıflar yönünden SMK 6/1 hükmü kapsamında karıştırılma ihtimali de «dahil» «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebep olabilecek şekilde görsel, işitsel ve sessel olarak benzer markalardır.
SMK ’nın 6/1 maddesi kapsamında «iltibas» ihtimalinin mevcut olmadığı, taraf markaları arasında 6/5 maddesi anlamında iltibas ihtimalinin oluşmadığı, TP YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Hal böyle olunca taraf markalarının «iltibas» oluşturabilecek şekilde benzer olduğu kabul edilerek karar verilmesi gerekirken mahkemece aksi yönde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/867 E. 2024/4414 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · denetime elverişlilik · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda… le dava konusu "..." ibareli başvuru ile ilaç etken madde ismi olan “...” ibaresinin ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu, bu nedenle dava konusu başvurunun «uyuşmazlık konusu» 5/1. sınıf mallar yönünden marka olarak tescil edilemeyeceği, aynı tespitlere yer veren ve Mahkemece 12.02.2020 tarihli bilirkişi raporundaki çoğunluk görüş ile ayrık görüş arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan 24.04.2020 tarihli ikinci bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» bulunduğu, bu nedenle Mahkemece hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvuru …
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu marka ile ... adı arasında aynılık ya da yüksek düzeyde benzerlik bulunmadığını, «uyuşmazlık konusu» 5. sınıf malların tüketicisinin doktor ve eczacılar olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
… d) bendi uyarınca ticaret alanında herkes tarafından kullanılan işaretlerin bir kişi tekeline bırakılmasının mümkün olmaması karşısında mutlak red nedeni bulunduğu, «münhasıran» ya da esas unsur olarak ... adlarından oluşan başvuruların yanı sıra söz konusu adların birebir aynısı olmasa da benzeri niteliğindeki adlandırmaların da ilgili ma …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/865 E. , 2024/4269 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1746 Esas, 2022/1427 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/204 E., 2019/621 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin pek çok tescilli markasının yanı sıra “SİMFLAT” ibareli markasının 05. sınıfta 2001/18755 işlem numarası ile tescilli olduğunu, davalı şirketin 2017/10880 numaralı “SİMFLOR” marka başvurusuna, müvekkilinin “SİMFLAT” ibareli markasını gerekçe gösterilerek yaptıkları itirazın 05.05.2018 tarih, 2018-M-3651 YİDK sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun, görsel, işitsel ve kavramsal unsurlar da dahil olmak üzere yarattığı tüm intibalar bakımından müvekkili firmanın markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinin yarattığı markanın son iki harfinin çıkarılması ve “OR” ekinin eklenmesi ile dava konusu başvurunun ayırt edicilik kazanmadığını, davalının başvurusunun müvekkili ile aynı “ilaç ve preparat ürünler” emtiasında tescil ettirilmek istendiğini, bu emtiaların hem reçeteli hem de reçetesiz satışının yapılması nedeniyle tüketici kitlesinin ortalama tüketici kitlesi olduğunu, müvekkiline ait "SİMFLAT" markasının sindirim sistemindeki kasılmaların ve gaz oluşumunun tedavisi için üretilen ilaçlarda kullanıldığını ve sektörde bilinirliği yüksek tanınmış bir marka olduğunu, dava konusu başvuru markasının müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıdığını iddia ederek davalı TÜRKPATENT YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında iltibas yarattığı öne sürülen "SİM" ibaresinin “SİMETİKON” etken maddesinin kısaltması olduğunu, ilaç markalarının ilaçta bulunan etken maddeden türetilmesi ile oluşan markaların ayırt ediciliğinin son derece düşük bulunduğunu, taraf markaları arasında “SİM” ön eki dışında yer alan "FLAT" ve "FLOR" ibarelerinin kavramsal farklılığının 05. sınıfın yüksek dikkatteki müşterisi tarafından hemen fark edileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "SİMFLOR" markasının etken maddesinin “SİMETİKON” olduğunun görüldüğü, dolayısıyla “SİM” kök unsurunun bu etken maddeye atfen kullanıldığı, dava konusu 2017/10880 sayılı "SİMFLOR" marka başvurusu ile itiraza mesnet gösterilen 2001/18755 sayılı "SİMFLAT" ibareli davacı markası arasında, 05. sınıftaki “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” emtiaları bakımından bir benzerlik bulunmakla birlikte, söz konusu emtiaların doktor, eczacı, diş hekimi, ilaç mümessilleri gibi ilgili tüketici kitlesi yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “SİMFLOR” markası ile müvekkili şirketin “SİMFLAT” ibareli markasının, İlk Derece Mahkemesi kararının aksine karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, markalarda ‘’SİMFL’’ ibaresinin ortak bulunduğunu, markaların son iki harf dışında tüm harflerinin yazılışının, okunuşunun ve dizilişinin tamamen aynı olduğunu, markaların sonunda yer alan "AT" ile "OR" harflerindeki farklılığın, davaya konu markaya ayırt edicilik katmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının aksine, taraf markalarının hem bilinçli hem de ortalama tüketici kitlesi tarafından kullanıldığını, davalı şirketin dava konusu marka başvurusunu kötü niyetle yaptığını belirterek yerel Mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itiraza dayanak markalarının tescilli olduğu "Tıbbi müstahzarlar" emtiasının, sadece davalı şirket başvurusunda yer alan 5/1. sınıftaki “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” emtiası ile benzer olup, 5/6. sınıf "İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler." emtiası ile benzer olmadığı, bu hususun Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatları ile sabit bulunduğu, yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği, 5/1. sınıf ürünlerin ortalama tüketicileri, doktorlar ve eczacılar olduklarından iltibas değerlendirmesinde bu tüketicilerin bilinç düzeylerinin dikkate alınmasının gerektiği, buna göre taraf marka işaretlerinin karşılaştırılmasında, her ne kadar tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler "SİM" ortak kökünden geliyor ise de, “SİM” kök unsurunun “SİMETİKON” etken maddesine atfen kullanıldığı, bu itibarla 5/1.
sınıfta yer alan mallar bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığı, yukarıda belirtildiği gibi ilaç markalarında görüşünün dikkate alınması gereken kitlenin doktor ve eczacılardan oluşan bilinçli kitle olduğundan taraf markaları arasında yer alan bu benzerliğin 5/1. sınıf mallar yönünden iltibasa neden olmayacağı, davalı şirket başvurusunun kapsamındaki 5/6. sınıf malların ise yine yukarıda da belirtildiği üzere davacının markasının kapsamındaki "Tıbbi müstahzarlar" emtiası ile benzer olmadığı, dolayısıyla tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, nitekim Mahkemece görüşüne başvurulan ve içinde eczacı ve doktor akademisyen bilirkişilerin de bulunduğu bilirkişi kurulunca hazırlanan raporda da aynı sonuca ulaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf Mahkemesi kararının emtia benzerliği yönünden değerlendirmesinin hatalı olduğunu, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğunu, ürünün reçetesiz olarak da satıldığını, doğrudan tüketicinin ilaç temininin mümkün olduğunu belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057998700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz