YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6624 E. 2023/1401 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teamül↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı tür/benzer oldukları, başvuru markasının standart karakterle yazılmış "SCOPIRIN" ibaresinden oluşurken itiraza dayanak markaların standart karakterle yazılı "ECOPİRİN PROTECT", "Ecopirin" ibarelerinden oluştuğu, markalar arasında tek bir harf farklılığı olsa da bu farklılığın özellikle markanın başında olması, davacı markalarından farklı olarak başvurunun sessiz harf ile başlıyor olması nedeniyle farklı bir şekilde okunması, potansiyel müşterilerin yüksek dikkat ve özeni unsurlarının bir bütün hâlinde değerlendirilmesi gerektiği, markanın varlığı hakkındaki muhtemel bilginin kötü niyeti tek başına ispatlamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan “ecopirin” markası ile davalıya ait “scopirin” ibareli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı şirkete ait 2017/18236 numaralı “scopirin” markasının müvekkile ait “ecopirin” markasından esinlenerek oluşturulduğunu, dava konusu markalar ile benzer şekilde kelime başındaki tek harfin farklılaşmasıyla oluşturulan markalar hakkında Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin karıştırılma ihtimalinin varlığını kabul ettiğini, ilaç ürünlerinin asıl tüketici durumunda olan bu geniş kitlenin doktora ve ardından eczacıya müracaatı ile (reçete ile tüketim) ilaç temini mümkünken, doğrudan eczacıya müracaatı ile (reçetesiz ilacı reçetesiz tüketimi) ilaç temini de mümkün olduğunu, ayrıca davalı şirketin markayı 05. sınıfın tümünde tescil ettirmek istediğini, 05. sınıfın tümü açısından ortalama tüketici kitlesinin dikkat ve özen seviyesinin dikkate alınması gerektiğini, davalı şirket başvurusunda açıkça kötü niyetli olmakla birlikte başvuru konusu markanın tescilinin haksız rekabete yol açacağını, müvekkilinin tanınmışlığından haksız olarak yararlanılacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile tescili hâlinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6254 E. 2023/1057 K.
Ortak:kötü niyet · ortalama tüketici · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… ilacı reçetesiz tüketimi) ilaç temini de mümkün olduğunu, ayrıca davalı şirketin markayı 05. sınıfın tümünde tescil ettirmek istediğini, 05. sınıfın tümü açısından «ortalama tüketici» kitlesinin dikkat ve özen seviyesinin dikkate alınması gerektiğini, davalı şirket başvurusunda açıkça kötü niyetli olmakla birlikte başvuru konusu markanın tescilinin «haksız rekabete» yol açacağını, müvekkilinin tanınmışlığından haksız olarak yararlanılacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar ver …
… e okunması, potansiyel müşterilerin yüksek dikkat ve özeni unsurlarının bir bütün hâlinde değerlendirilmesi gerektiği, markanın varlığı hakkındaki muhtemel bilginin «kötü niyeti» tek başına ispatlamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… gibi tescil kapsamları da aynı bulunduğundan markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesi olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, davalı şirketin marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu, zira basiretli davranması gereken davalının müvekkilinin tanınmış markalarından haberdar olmadığının söylenemeyeceğini, dava konusu marka başvurusunun «haksız rekabet» teşkil ettiğini, diğer taraftan dava konusu markanın, Sağlık Bakanlığı’nın, ilaç ruhsat başvurularında piyasada ruhsatlı olarak satılan ilaç isimlerinden en az üç …
… i benzerlik olgusunun ortadan kalktığını, davacı ürünleri reçeteli olduğundan, davalı ürününün reçeteli/reçetesiz satılmasının bir öneminin de olmadığını, davacının «kötü niyet» ve «haksız rekabet» iddialarının yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… PIRIN ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet ECOPİRİN ibareli markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «uyuşmazlık konusu» 5.sınıf malların bilinçli ve dikkat düzeyi yüksek olan tüketicisi nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, zira Mahkemece görüşüne başvurulan ve aralarında farmasotik kimya bölümünden öğretim üyesinin de yer aldığı bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, taraf markalarında ortak olarak yer alan PİRİN ibaresinin etken madde olduğu, bu nedenle sırf bu ibarenin iki markada ortak olarak yer almasının iltibasa yol açmayacağı, bunun dışında markalarda yer alan scor ve eco ibareleri arasında ise bir benzerlikten de söz edilemeyeceği, taraf markaları benzer olmadığından, kullanım sonucu «ayırt edicilik», tanınmışlık ve «kötü niyet» iddialarının sonuca etkili bulunmadığı gibi tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan re …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:garantörlük · uyuşmazlık konusu · ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… i raporunun bu yönde bir inceleme içermediğini, etken madde olduğunun kabulünde dahi müvekkili markalarının yıllardır sektörde bilinmesi nedeni ile kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandığını, “ECOPİRİN” marka ürünlerinin hem doktorlar ve eczaneler hem de nihai tüketici olan hastalar nezdinde yıllardır tanındığını ve sıkça kullanılan bir ürün olduğunu, davaya konu emtiaların hedef kitlesinin, normal düzeyde bilgilenmiş her yaş, eğitim ve gelir durumunda «ortalama tüketiciler» olduğunu, müvekkilinin “ECOPİRİN markalı ürünlerin reçete ile satılma zorunluluğu bulunmayan, ekonomik değeri yüksek olmayan, toplumun her kesiminden, her yaş insan tarafından satın alınabilecek bir ilaç olduğunu, ayrıca, müvekkiline ait marka ilaç üzerinde kullanılıyor olsa da davalı şirketin dava konusu markayı hangi ürünler üzerinde kullanacağının belirli olmadığı, «uyuşmazlık konusu» 05. sınıfta yer alan pek çok ürün herhangi bir uzmana başvurmadan satın alınabildiğini, uzman kontrolü olmadan tüketilebildiğini, buna rağmen İlk Derece Mahkemesin …
… PIRIN ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet ECOPİRİN ibareli markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «uyuşmazlık konusu» 5.sınıf malların bilinçli ve dikkat düzeyi yüksek olan tüketicisi nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, zira Mahkemece görüşüne başvurulan ve aralarında farmasotik kimya bölümünden öğretim üyesinin de yer aldığı bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, taraf markalarında ortak olarak yer alan PİRİN ibaresinin etken madde olduğu, bu nedenle sırf bu ibarenin iki markada ortak olarak yer almasının iltibasa yol açmayacağı, bunun dışında markalarda yer alan scor ve eco ibareleri arasında ise bir benzerlikten de söz edilemeyeceği, taraf markaları benzer olmadığından, kullanım sonucu «ayırt edicilik», tanınmışlık ve «kötü niyet» iddialarının sonuca etkili bulunmadığı gibi tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan re …
… asıl unsurun "Ecopirin " ibaresi olduğu, taraf markalarının " Scor" ve "Eco" ibarelerinden oluşan ilk hecelerinin farklı iken Pırın ekinin aynı olduğu, ancak Pırın «son» ekinin bir etken maddeye işaret ettiği ve dava konusu 05. sınıf mallar bakımından tüketici kesiminin doktor ve eczacılardan oluştuğu dikkate alındığında taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının SCORPIRIN işaretini davalıdan önce kullandığını, itiraza dayanak markalarının tanımış olduğunu ve «kötü niyet» iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ık çalışanlarının da hata yapabileceği elverişsiz çalışma koşulları yüzünden benzer işaretleri karıştırabileceği yönünde kararlarının bulunduğunu, ilaç markalarında «ayırt ediciliğin» basit bir fark oluşturularak sağlanamayacağını, kaldı ki T.C.Sağlık Bakanlığının yerleşik uygulamasının, ilaç ruhsat başvurularında, piyasada ruhsatlı olarak satıl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2787 E. 2010/9007 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücu · eksik inceleme
Benzer bu karardaİhtilaf, davalının sigortalısına satılan ilaç bedellerinden kimin sorumlu olduğu ve davacının eczacıya ödemek zorunda kaldığı reçete bedeline ilişkin davalıya «rücu» edilip edilemeyeceği hususlarında toplanmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, davalının sigortalısına satılan ilaç bedellerinden (asıl reçete borcundan) kimin sorumlu olduğunun belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6624 E. , 2023/1401 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2015/38355 ve 110499 sayılı "ECOPİRİN PROTECT", "ECOPİRİN" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “SCOPIRIN” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/18236 kod numarasını alan başvurunun Resmi Marka Bülteninde ilânı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, söz konusu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, bu sebeple davalı markasının 05.
sınıf mallarda tescil edilemeyeceğini, 05. sınıf malların reçeteli-reçetesiz satışının mümkün olduğunu, davalı markasının davacının seri markası gibi algılanabileceğini ve böylece davacı markası bakımından sulanma olacağını, müvekkili şirketin markalarının sektörde bilinirliğinin yüksek olduğunu, davalı markasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek 2018-M-2949 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2017/18236 sayılı "SCOPIRIN" markasının 05. sınıf malların tamamı bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markaların başlangıç kısımlarının farklı olduğunu, markaların sonunda yer alan PİRİN ekini içeren ve 05. sınıfta yer alan birçok marka bulunması sebebiyle herkesin kullanımına açık tali bir unsur olduğunu, kaldı ki müvekkili şirket adına tescilli BIOPIRIN, MEGAPIRIN, SCOPIRIN, TECHPIRIN, TEKPIRIN markalarının da bulunduğunu, dolayısıyla davalı markasının davacının seri markası olarak anılmasının da mümkün olmadığını, ilaç markaları bakımından reçeteli ya da reçetesiz olsun hedef kitlenin doktorlar ve eczacılar olduğunu, 05. sınıf ilaç ürünleri ile ilgili teamülünün, doktorlar, eczacılar hatta nihai tüketiciler nezdinde daha yüksek bir dikkat seviyesi aranması olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı tür/benzer oldukları, başvuru markasının standart karakterle yazılmış "SCOPIRIN" ibaresinden oluşurken itiraza dayanak markaların standart karakterle yazılı "ECOPİRİN PROTECT", "Ecopirin" ibarelerinden oluştuğu, markalar arasında tek bir harf farklılığı olsa da bu farklılığın özellikle markanın başında olması, davacı markalarından farklı olarak başvurunun sessiz harf ile başlıyor olması nedeniyle farklı bir şekilde okunması, potansiyel müşterilerin yüksek dikkat ve özeni unsurlarının bir bütün hâlinde değerlendirilmesi gerektiği, markanın varlığı hakkındaki muhtemel bilginin kötü niyeti tek başına ispatlamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan “ecopirin” markası ile davalıya ait “scopirin” ibareli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı şirkete ait 2017/18236 numaralı “scopirin” markasının müvekkile ait “ecopirin” markasından esinlenerek oluşturulduğunu, dava konusu markalar ile benzer şekilde kelime başındaki tek harfin farklılaşmasıyla oluşturulan markalar hakkında Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin karıştırılma ihtimalinin varlığını kabul ettiğini, ilaç ürünlerinin asıl tüketici durumunda olan bu geniş kitlenin doktora ve ardından eczacıya müracaatı ile (reçete ile tüketim) ilaç temini mümkünken, doğrudan eczacıya müracaatı ile (reçetesiz ilacı reçetesiz tüketimi) ilaç temini de mümkün olduğunu, ayrıca davalı şirketin markayı 05.
sınıfın tümünde tescil ettirmek istediğini, 05. sınıfın tümü açısından ortalama tüketici kitlesinin dikkat ve özen seviyesinin dikkate alınması gerektiğini, davalı şirket başvurusunda açıkça kötü niyetli olmakla birlikte başvuru konusu markanın tescilinin haksız rekabete yol açacağını, müvekkilinin tanınmışlığından haksız olarak yararlanılacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile tescili hâlinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/901395000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz