YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7250 E. 2024/3121 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/51 E., 2020/260 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/23921 sayılı “Mag + şekil” ibareli markanın tescili için yaptığı başvurunun “mag consulting ” , “MAG CONSULTING + şekil”, “MAG + şekil” ve “MAG” ibareli markalar mesnet gösterilerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca nihai olarak reddedildiğini, oysa karşılaştırılan markalarda ortak olan zayıf ayırt ediciliğe sahip “mag” ibaresinin genel izlenim bakımından belirleyici olmadığını, markaların içerdiği diğer unsurların dikkate alınması gerektiğini, müvekkili firmaya ait marka ile redde mesnet markalar bütün olarak incelendiklerinde aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarını, müvekkilinin 175 yıldır sigortacılık alanında faaliyet gösterdiğini ve markasının global arenada zaten en bilinen markalardan biri haline geldiğini, 1903 yılında Türkiye’de faaliyetlerine başladığını, markasının tüketici nezdinde ayırt edicilik kazandığını, müvekkilinin “MAG” markasının üstün hak sahibi olduğunu, davaya konu ve itiraza mesnet markaların farklı alanda hizmet verdiklerini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait "Mag+şekil" ibareli dava konusu başvurusunda yer alan şekil ve renk unsuru ile sözcük unsurundaki yazı karakteri, başvuru markasının reddine mesnet alınan "mag consulting", "MAG CONSULTING+şekil","MAG+şekil", "MAG" ibareli markalardan farklılaşmasını sağladığı, aynı şekilde redde mesnet alınan markalardaki şekil ve renk unsurlarının da yine değerlendirme konusu mutlak tescil engeli bakımından de farklılaşma sağladığı, dolayısıyla da karşılaştırılan markalar arasında ayniyet bulunmadığı gibi ayırt edilemeyecek derecede benzerlik de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru ile redde gerekçe gösterilen markaların görsel, işitsel ve anlamsal yönden ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, taraf markalarında ayırt edici unsur “MAG” ibaresi olup başvurudaki şekil unsurunun ayırt ediciliği sağlamadığını, başvurunun aynı/aynı tür mallar için tescil ettirilmek istendiğini, tescilli bir marka var iken ayırt edilemeyecek derecede benzer bir markanın tescilinin yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının başvuru konusu markanın gerçek hak sahibi olduğu iddiasının da mesnetsiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mutlak ret sebepleri arasında yer alan 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta başvuruda ve redde mesnet markalarda "MAG" unsuru yer almakta ise de, markaların içerdikleri şekil unsurunun markaları farklılaştırdığı ve 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkarttığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuru konusu marka ile redde mesnet markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, başvuru markası ile redde gerekçe gösterilen markaların esas unsurunun ''MAG'' ibaresi olduğunu, başvuru markasında bulunan şekil unsurunun tali nitelikte olup markada ayırt edici niteliği bulunmadığını, redde mesnet markalar ayırt edicilik özelliğini sağlayan markanın çekirdeğini oluşturan işaretin '' MAG'' ibaresi olduğun ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka Tescil Başvurusunun Reddi Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3930 E. 2019/1143 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ak ret sebepleri arasında yer alan 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin «iltibasa» yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta başvuruda ve redde mesnet markalarda "MAG" …
Benzer bu kararda… arkası ile davalının "MAG", "SPORMAG" ibareli markaları arasında asli unsur bakımından biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, bu nedenle başvuru markasının kapsamından çıkartılan 16. ve 41. sınıf yönünden ... kararının yerinde bulunmadığı, d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · husumet
Benzer bu kararda… arkası ile davalının "MAG", "SPORMAG" ibareli markaları arasında asli unsur bakımından biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, bu nedenle başvuru markasının kapsamından çıkartılan 16. ve 41. sınıf yönünden ... kararının yerinde bulunmadığı, d …
Şti. yönünden açılan davanın «husumetten» reddine, birleşen kurum kararı konulu davanın kabulüne, ...'nın bu kararının iptaline karar verilmiştir.
-
Marka Tescil Başvurusunun Reddi Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3856 E. 2020/2072 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca nihai olarak reddedildiğini, oysa karşılaştırılan markalarda ortak olan zayıf «ayırt ediciliğe» sahip “mag” ibaresinin genel izlenim bakımından belirleyici olmadığını, markaların içerdiği diğer unsurların dikkate alınması gerektiğini, müvekkili firmaya ait ma …
… görsel, işitsel ve anlamsal yönden ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, taraf markalarında ayırt edici unsur “MAG” ibaresi olup başvurudaki şekil unsurunun «ayırt ediciliği» sağlamadığını, başvurunun aynı/aynı tür mallar için tescil ettirilmek istendiğini, tescilli bir marka var iken ayırt edilemeyecek derecede benzer bir markanın tesc …
… ak ret sebepleri arasında yer alan 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin «iltibasa» yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta başvuruda ve redde mesnet markalarda "MAG" …
Benzer bu kararda… e vb gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtayıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»)” yönünden “MAGAZİN” ibaresinden türetilmiş olması nedeniyle «ayırt ediciliği» zayıf bir ibare olup, davacı tarafın marka başvurusunda bu ibareye ayrıca bir ön ek alınarak “MAG” ibaresinden tamamen farklı “TOURMAG” ibaresi oluşturulmuş olmakla, karıştırılma ihtimalinin tespitinde markaların hecelerine ayrılmaksızın bir bütün olarak karşılaştırılması gerektiğinden davacının “TOURMAG” ibareli başvurusu ile davalının “MAG” asıl unsurlu markaları arasında «iltibasa» neden olacak derecede benzerliğin bulunmadığının kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile yazılı …
… nda, benzerlik ve seri marka imajı bulunduğu, çekişme konusu 41/04 “Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılması, «dağıtımına» ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»).” bakımından aynı tür ve benzer olduğu ve markalar arasında hizmetler itibariyle 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı · dahili dava
Benzer bu kararda… nda, benzerlik ve seri marka imajı bulunduğu, çekişme konusu 41/04 “Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılması, «dağıtımına» ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»).” bakımından aynı tür ve benzer olduğu ve markalar arasında hizmetler itibariyle 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… e vb gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtayıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»)” yönünden “MAGAZİN” ibaresinden türetilmiş olması nedeniyle «ayırt ediciliği» zayıf bir ibare olup, davacı tarafın marka başvurusunda bu ibareye ayrıca bir ön ek alınarak “MAG” ibaresinden tamamen farklı “TOURMAG” ibaresi oluşturulmuş olmakla, karıştırılma ihtimalinin tespitinde markaların hecelerine ayrılmaksızın bir bütün olarak karşılaştırılması gerektiğinden davacının “TOURMAG” ibareli başvurusu ile davalının “MAG” asıl unsurlu markaları arasında «iltibasa» neden olacak derecede benzerliğin bulunmadığının kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile yazılı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5387 E. 2023/1072 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap mutabakatı · limited şirket müdürü · gecikme faizi · faiz başlangıç tarihi · mutabakat · şirket müdürü · ibra · şirket zararı
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2018 tarihli ve 2017/377 E., 2018/756 K. sayılı kararıyla davadan sonra taraflarca imzalanan 06.08.2012 tarihli «hesap mutabakatı» doğrultusunda açıkça şirketin 2010 yılına yönelik ortaya çıkan zararlarından dolayı davalının «ibra» edildiği, 2011 dönemine ilişkin mutabakatın ya da ibranın bulunmadığı, şirket «defterlerine» göre 2011 yılında üretilen ile satılan maden cevheri arasında 3.065,39 ton farkın bulunduğu, 3.065,39 ton maden cevheri için 153,27 ton fire olabileceği, firesi çıkarıldığında satış kayıtlarında gösterilmediği sabit olan 2.912,12 ton maden cevherinin değerinin 457.494,05 TL olduğu, davaya konu şirketin anılan tutar kadar zarar ettirildiği, tutulması gereken defterlerin «yönetim kurulu» veya müdürler tarafından tutulmaması, defterlerin düzensiz tutulmuş olması veya kanuni süreler içinde saklanması yükümlülüğünün yerine getirilmemesi hallerinde meydana gelen zararlardan dolayı yönetim kurulu üyeleri veya bununla yükümlü olan müdürlerin doğrudan sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın «asıl alacak» yönünden kabulüne, «gecikme faizinin başlangıç tarihi» yönünden kısmen kabulüne, 300.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp tarafların ortağı olduğu Mag Madencilik San …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.02.2017 tarihli ve 2012/122 E., 2017/62 K. sayılı kararıyla davanın 14.05.2012 tarihinde açıldığı, davacı ve «şirket müdürü» davalı ... ile diğer şirket ortağı İsmail Yiğit arasında 06.08.2012 tarihinde dava açıldıktan sonra «hesap mutabakatı» başlığı altında "2010 yılında toplam zararımız 597.487,00 TL olarak hesaplanmış ve 2011 yılı hesaplarına intikal ettirilmiştir" denilmek suretiyle davacı ve şirket …
… mda %5 oranı üzerinden belirlenen 153,27 ton firenin mahsubu sonucunda bakiye 2.912,12 ton maden cevheri değerinin 457.494,05 TL olarak hesaplandığı, bu tutar kadar «şirketin zarara» uğratıldığı gerekçesi ile talep ile bağlı kalarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın «asıl alacak» yönünden kabulüne, «gecikme faizinin başlangıç tarihi» yönünden kısmen kabulüne, 300.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp tarafların ortağı olduğu Mag Madencilik San …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «limited şirket müdürü» olan davalının «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3793 E. 2021/3180 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:demuraj bedeli · ödeme taahhüdü · itirazın kaldırılması · demuraj · borç ikrarı · konşimento · kesin delil · hile
Benzer bu kararda14.06.2012 tarihli belgede davacının 55719545 nolu «konşimento» ile satın ve «teslim» almış olduğu malların bakiye bedeli olan 52.370,00 USD ve oluşacak «demuraj bedelini» «ödeme taahhüdü» altına girdiği yazılı olup, davacı tarafça bu malların 558528052 numaralı konşimento ile davalıya iade edildiği, dolayısıyla davacının mal bedelinden kaynaklı bir alacağının kalmadığı, senedin «bedelsiz» kaldığı savunması karşısında herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın davacının «menfi tespit» talebi yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu 14.06.2012 tarihli senet nedeniyle davalı şirket tarafından, davacı aleyhine açlan «itirazın kaldırılması» davasında, İİK'nın 68. maddesi kapsamında «borç ikrarını» içeren belge olduğu gerekçesiyle, Gaziantep 1.
Mahkemece, davacı tarafından davalı tarafa verilen ve davacının imzasını «taşıyan», 14.06.2012 tarihli senette davacının davalıya 52.370,00 USD borçlu olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davacı tarafça, davacı asilin bahse konu senedi imza ederken hata ve «hile» ile iradesinin fesata uğratıldığı iddia olunmuş ise de, bu durumun davacı tarafından ispat edilemediği, ayrıca davacı tarafında davalıya gönderilen 10.000,00 USD'nin de «teminat» olarak gönderildiği hususunun davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bul …
2014/189 K. sayılı kararı ile «itirazın kaldırılmasına» ilişkin kararın, Yargıtay 12.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7250 E. , 2024/3121 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1547 Esas, 2022/1182 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/51 E., 2020/260 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/23921 sayılı “Mag + şekil” ibareli markanın tescili için yaptığı başvurunun “mag consulting ” , “MAG CONSULTING + şekil”, “MAG + şekil” ve “MAG” ibareli markalar mesnet gösterilerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca nihai olarak reddedildiğini, oysa karşılaştırılan markalarda ortak olan zayıf ayırt ediciliğe sahip “mag” ibaresinin genel izlenim bakımından belirleyici olmadığını, markaların içerdiği diğer unsurların dikkate alınması gerektiğini, müvekkili firmaya ait marka ile redde mesnet markalar bütün olarak incelendiklerinde aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarını, müvekkilinin 175 yıldır sigortacılık alanında faaliyet gösterdiğini ve markasının global arenada zaten en bilinen markalardan biri haline geldiğini, 1903 yılında Türkiye’de faaliyetlerine başladığını, markasının tüketici nezdinde ayırt edicilik kazandığını, müvekkilinin “MAG” markasının üstün hak sahibi olduğunu, davaya konu ve itiraza mesnet markaların farklı alanda hizmet verdiklerini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait "Mag+şekil" ibareli dava konusu başvurusunda yer alan şekil ve renk unsuru ile sözcük unsurundaki yazı karakteri, başvuru markasının reddine mesnet alınan "mag consulting", "MAG CONSULTING+şekil","MAG+şekil", "MAG" ibareli markalardan farklılaşmasını sağladığı, aynı şekilde redde mesnet alınan markalardaki şekil ve renk unsurlarının da yine değerlendirme konusu mutlak tescil engeli bakımından de farklılaşma sağladığı, dolayısıyla da karşılaştırılan markalar arasında ayniyet bulunmadığı gibi ayırt edilemeyecek derecede benzerlik de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru ile redde gerekçe gösterilen markaların görsel, işitsel ve anlamsal yönden ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, taraf markalarında ayırt edici unsur “MAG” ibaresi olup başvurudaki şekil unsurunun ayırt ediciliği sağlamadığını, başvurunun aynı/aynı tür mallar için tescil ettirilmek istendiğini, tescilli bir marka var iken ayırt edilemeyecek derecede benzer bir markanın tescilinin yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının başvuru konusu markanın gerçek hak sahibi olduğu iddiasının da mesnetsiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mutlak ret sebepleri arasında yer alan 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta başvuruda ve redde mesnet markalarda "MAG" unsuru yer almakta ise de, markaların içerdikleri şekil unsurunun markaları farklılaştırdığı ve 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkarttığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuru konusu marka ile redde mesnet markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, başvuru markası ile redde gerekçe gösterilen markaların esas unsurunun ''MAG'' ibaresi olduğunu, başvuru markasında bulunan şekil unsurunun tali nitelikte olup markada ayırt edici niteliği bulunmadığını, redde mesnet markalar ayırt edicilik özelliğini sağlayan markanın çekirdeğini oluşturan işaretin '' MAG'' ibaresi olduğun ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060072100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz