6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5544 E. 2024/1783 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporu çelişkisi bilirkişi raporları arasında çelişki erişimin engellenmesi hükmün kesinleşmesi şikayet ticaret unvanı marka hakkına tecavüz kâr kaybı limited şirket maddi ve manevi tazminat esastan ret ortalama tüketici ayırt edicilik dosya masrafı ilk derece kararının kaldırılması eksik inceleme haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi dahili dava zamanaşımı istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TMK · SMK — SMK 7SMK 29

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/11 E., 2020/10 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile internet sitesine erişimin engellenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun yıllardır taşımacılık, araç kiralama ve tur düzenleme faaliyetler yürüttüğünü, 2009/19617 tescil numaralı "ATAKTUR" markasının da müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı şirketin ise müvekkiline ait markayı izinsiz olarak tabelasında, araçlarında, internet alan adında, ticaret evraklarında ve reklamlarında kullandığını, davalının eylemlerinin açıkça marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, davalının davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, bu durumun sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve önlenmesine, bu cümleden olarak davalının davacıya ait “atak” markasını birlikte, tek başlarına ticari evrak ile internet alan adları da dahil olmak üzere internet üzerinde kullanmasının önlenmesine ve bunların toplatılarak, hükmün kesinleşmesini müteakip bu türden materyalin imha edilmesine, araçlar üzerinde bulunanların silinmesine, davalının www.ataktur.com.tr markasını kullandığı alan adlarının kullanılmasının yasaklanmasına ve bunların iptaline ve bu işlemlerin uygulamasının yapılabilmesi için BTK’ya bildirilmesine, hükmün masrafı davalıdan alınmak suretiyle Türkiye’de yayın yapan bir gazetede yayınlanmasına, maddi ve manevi tazminat hakları ile şikayet haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu ticari unvanın ilk olarak 1989 yılında Nusrettin Özbek tarafından kullanıldığını, Nusrettin Özbek tarafından 1989 yılında ATAK İNŞAAT FİRMASI'nın kurulduğunu, bu firmanın 1995 yılında limited şirkete dönüştüğünü, Nusrettin Özbek ile aynı mahallede ikamet eden Dursun Pilavcı tarafından "ATAK TURİZM LTD. ŞTİ.'nin" kurulduğunu, Dursun Pilavcı'nın davacı şirket sahiplerinden "ATAK" ismini kullanabilmesi için izin aldığını, uzun yıllardan beri müvekkili tarafından haksız rekabet yaratmayacak bir biçimde bu ibarenin kullanıldığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin ticari faaliyetini sürdürürken kullandığı isim ve ambleminin tamamen kendisine özgü olduğunu, davacı ile müvekkilinin faaliyet alanlarının benzer olmasından yola çıkılarak davacının haklarının ihlal edildiği sonucuna varılamayacağını, "ATAK" ibaresinin yaygın bir isim olduğunu, halk nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... İnşaat Turizm Taşımacılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketi'nin "ATAK" esas unsurlu ticaret unvanını davacı şirketten daha önce tecsil ettirerek kullanmaya başladığı, ancak davalının "ATAK" veya "ATAKTUR" markalarını da aynı tarihte kullanmaya başladığı ve bu markalara dava tarihine kadar ayırt edicilik vasfı kazandırdığını ispatlayamadığı, aksine davacı tarafın yetkililerinin şirketin tescilinden önce de "ATAK" ibaresini kullandıklarını ispatlar şekilde davalı vekilinin cevap dilekçesinde "ATAK" ibaresini kullanmak için davacı şirket yetkililerinden izin istediğini ve ses çıkarmadıklarını beyan ettiği, davacının www.atakturizm.com alan adını 27.01.2003 tarihinde, davalıdan daha önce kullanmaya başladığı, davacının markasını tescil ettirdiği 13.04.2010 tarihinden bu yana, markanın tescil kapsamında kalan hizmetler için kullanıldığı, bu durumun dahi "ATAK" markası üzerinde hak sahipliğinin davacıya ait olduğunun gösterdiği, davacının markasının esas unsuru olan "ATAK" ibaresinin davalı tarafça aynen ve "ATAKTUR" şeklinde aynı hizmetlerde kullanıldığı, davalının marka kullanımında yer alan işaretin ayırt edicilik sağlamadığı, davacı tarafça davalı kullanımlarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) 7/1-b maddesi uyarınca önlenmesinin talep edilebileceği, her iki tarafın aynı ticari faaliyette bulunmaları nedeniyle ve ortalama tüketici kitlesine hitap etmelerinden dolayı markaların karıştırılma ihtimali bulunduğu, "ATAK" ibaresinin 39. sınıftaki mal ve hizmetler için zayıf marka niteliğinde de olmadığı, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda da haksız rekabet niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu ticari unvanın ilk olarak 1989 yılında ... tarafından kullanıldığını, bu tarihte kendisi tarafından Atak İnşaat firmasının kurulduğunu, akabinde 14.04.1995 tarihinde ise limited şirketi unvanını aldığını, davalı şirketin 'Atak' esas unsurlu ticaret unvanını davacı firmadan önce tescil ettirdiğini, hal böyle olunca gerçek hak sahibinin davalı şirket olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olmasına rağmen, mahkemece çelişkinin giderilmesi için yeni rapor aldırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının ticaret ünvanı ile alan adını kullanma şeklinin markasal olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre markaya tecavüz ve haksız rekabetin oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6769 sayılı Kanun'un 29 ve 7 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Dava, ticaret ünvanı ve alan adı vasıtasıyla marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davalının hangi tarihte ticaret ünvanını kullanmaya başladığı, alan adını ne zaman aldığı ve davacının hangi tarihte marka hakkını kazandığı hususlarında araştırmalar yapılarak davanın kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Markaya tecavüz sayılan fiiller 6769 sayılı Kanun madde 29 uncu maddede düzenlenmiş olup bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre marka sahibinin izni olmaksızın markanın 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanımı markaya tecavüz oluşturur. 6769 sayılı Kanun 7/3-d ve e fıkralarına göre ise işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması, işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca yasaklanabilir. Bu hükümler uyarınca markaya tecavüz oluşabilmesi için alan adı ve ticaret ünvanının markasal kullanımı şarttır. Mahkemece de davalı kullanımı markasal kullanım olarak tespit edilmiştir.

2.Ancak somut olayda davalı ticaret ünvanı 1995 yılında tescil ettirilmiş, alan adı ise 2007 yılında alınmış olup anılan tarihlerden bu yana davalı yanca söz konusu işaretin kullanıldığı ve davacı firma ile de aynı yerde faaliyet gösterdiği belirlenmiştir.

3.Bu durumda, mahkemece yapılması gereken iş davalının markasal kullanımının ne zaman başladığı ve dava tarihine kadar davacının sessiz kalarak hak kaybına uğrayıp uğramadığı, markasal kullanım içeren işaretlerin tam olarak belirlenmesi ile dava hakkının kullanılmasının 4721 sayılı Medeni Kanun 2 nci maddesine aykırı olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmadığı gibi bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i | Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3755 E. 2024/6115 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız rekabetin tespiti | Tazminat | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1227 E. 2023/5230 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız rekabetin tespiti | Tazminat | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1227 E. 2023/5230 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5544 E.  ,  2024/1783 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1062 Esas, 2022/1276 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/11 E., 2020/10 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile internet sitesine erişimin engellenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun yıllardır taşımacılık, araç kiralama ve tur düzenleme faaliyetler yürüttüğünü, 2009/19617 tescil numaralı "ATAKTUR" markasının da müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı şirketin ise müvekkiline ait markayı izinsiz olarak tabelasında, araçlarında, internet alan adında, ticaret evraklarında ve reklamlarında kullandığını, davalının eylemlerinin açıkça marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, davalının davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, bu durumun sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve önlenmesine, bu cümleden olarak davalının davacıya ait “atak” markasını birlikte, tek başlarına ticari evrak ile internet alan adları da dahil olmak üzere internet üzerinde kullanmasının önlenmesine ve bunların toplatılarak, hükmün kesinleşmesini müteakip bu türden materyalin imha edilmesine, araçlar üzerinde bulunanların silinmesine, davalının www.ataktur.com.tr markasını kullandığı alan adlarının kullanılmasının yasaklanmasına ve bunların iptaline ve bu işlemlerin uygulamasının yapılabilmesi için BTK’ya bildirilmesine, hükmün masrafı davalıdan alınmak suretiyle Türkiye’de yayın yapan bir gazetede yayınlanmasına, maddi ve manevi tazminat hakları ile şikayet haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu ticari unvanın ilk olarak 1989 yılında Nusrettin Özbek tarafından kullanıldığını, Nusrettin Özbek tarafından 1989 yılında ATAK İNŞAAT FİRMASI'nın kurulduğunu, bu firmanın 1995 yılında limited şirkete dönüştüğünü, Nusrettin Özbek ile aynı mahallede ikamet eden Dursun Pilavcı tarafından "ATAK TURİZM LTD. ŞTİ.'nin" kurulduğunu, Dursun Pilavcı'nın davacı şirket sahiplerinden "ATAK" ismini kullanabilmesi için izin aldığını, uzun yıllardan beri müvekkili tarafından haksız rekabet yaratmayacak bir biçimde bu ibarenin kullanıldığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin ticari faaliyetini sürdürürken kullandığı isim ve ambleminin tamamen kendisine özgü olduğunu, davacı ile müvekkilinin faaliyet alanlarının benzer olmasından yola çıkılarak davacının haklarının ihlal edildiği sonucuna varılamayacağını, "ATAK" ibaresinin yaygın bir isim olduğunu, halk nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... İnşaat Turizm Taşımacılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketi'nin "ATAK" esas unsurlu ticaret unvanını davacı şirketten daha önce tecsil ettirerek kullanmaya başladığı, ancak davalının "ATAK" veya "ATAKTUR" markalarını da aynı tarihte kullanmaya başladığı ve bu markalara dava tarihine kadar ayırt edicilik vasfı kazandırdığını ispatlayamadığı, aksine davacı tarafın yetkililerinin şirketin tescilinden önce de "ATAK" ibaresini kullandıklarını ispatlar şekilde davalı vekilinin cevap dilekçesinde "ATAK" ibaresini kullanmak için davacı şirket yetkililerinden izin istediğini ve ses çıkarmadıklarını beyan ettiği, davacının www.atakturizm.com alan adını 27.01.2003 tarihinde, davalıdan daha önce kullanmaya başladığı, davacının markasını tescil ettirdiği 13.04.2010 tarihinden bu yana, markanın tescil kapsamında kalan hizmetler için kullanıldığı, bu durumun dahi "ATAK" markası üzerinde hak sahipliğinin davacıya ait olduğunun gösterdiği, davacının markasının esas unsuru olan "ATAK" ibaresinin davalı tarafça aynen ve "ATAKTUR" şeklinde aynı hizmetlerde kullanıldığı, davalının marka kullanımında yer alan işaretin ayırt edicilik sağlamadığı, davacı tarafça davalı kullanımlarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) 7/1-b maddesi uyarınca önlenmesinin talep edilebileceği, her iki tarafın aynı ticari faaliyette bulunmaları nedeniyle ve ortalama tüketici kitlesine hitap etmelerinden dolayı markaların karıştırılma ihtimali bulunduğu, "ATAK" ibaresinin 39.

sınıftaki mal ve hizmetler için zayıf marka niteliğinde de olmadığı, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda da haksız rekabet niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu ticari unvanın ilk olarak 1989 yılında ... tarafından kullanıldığını, bu tarihte kendisi tarafından Atak İnşaat firmasının kurulduğunu, akabinde 14.04.1995 tarihinde ise limited şirketi unvanını aldığını, davalı şirketin 'Atak' esas unsurlu ticaret unvanını davacı firmadan önce tescil ettirdiğini, hal böyle olunca gerçek hak sahibinin davalı şirket olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olmasına rağmen, mahkemece çelişkinin giderilmesi için yeni rapor aldırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının ticaret ünvanı ile alan adını kullanma şeklinin markasal olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre markaya tecavüz ve haksız rekabetin oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6769 sayılı Kanun'un 29 ve 7 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Dava, ticaret ünvanı ve alan adı vasıtasıyla marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davalının hangi tarihte ticaret ünvanını kullanmaya başladığı, alan adını ne zaman aldığı ve davacının hangi tarihte marka hakkını kazandığı hususlarında araştırmalar yapılarak davanın kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Markaya tecavüz sayılan fiiller 6769 sayılı Kanun madde 29 uncu maddede düzenlenmiş olup bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre marka sahibinin izni olmaksızın markanın 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanımı markaya tecavüz oluşturur.

6769 sayılı Kanun 7/3-d ve e fıkralarına göre ise işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması, işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca yasaklanabilir. Bu hükümler uyarınca markaya tecavüz oluşabilmesi için alan adı ve ticaret ünvanının markasal kullanımı şarttır. Mahkemece de davalı kullanımı markasal kullanım olarak tespit edilmiştir.

2.Ancak somut olayda davalı ticaret ünvanı 1995 yılında tescil ettirilmiş, alan adı ise 2007 yılında alınmış olup anılan tarihlerden bu yana davalı yanca söz konusu işaretin kullanıldığı ve davacı firma ile de aynı yerde faaliyet gösterdiği belirlenmiştir.

3.Bu durumda, mahkemece yapılması gereken iş davalının markasal kullanımının ne zaman başladığı ve dava tarihine kadar davacının sessiz kalarak hak kaybına uğrayıp uğramadığı, markasal kullanım içeren işaretlerin tam olarak belirlenmesi ile dava hakkının kullanılmasının 4721 sayılı Medeni Kanun 2 nci maddesine aykırı olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmadığı gibi bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059840900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.