Haksız rekabetin tespiti | Tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1227 E. 2023/5230 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esnaf↗ ticari itibar↗ haksız eylem↗ sicilden terkin↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ ticaret unvanı↗ maddi ve manevi tazminat↗ havale↗ esastan ret↗ ıslah↗ terkin↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/222 E., 2021/39 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2006 yılından bu yana İstanbul'da faaliyet gösterdiğini, yurt içinde ve yurt dışında “Atak Silah” adı altında ürettiği ürünlerin beğenilerek talep gördüğünü, davalıya ait firmanın da aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalının zaman zaman müvekkili şirketten aracı firmalar aracılığıyla mal satın aldığını, bu sebeple müvekkili şirketin unvanının “Atak Silah” olduğunu bilmemesinin mümkün olmadığını, buna rağmen kötü niyetli bir şekilde “Atak Silah” ismiyle faaliyette bulunmaya başladığını, resmi kurumlara ve bağlı bulunduğu esnaf odasına “Atak Silah” unvanı ile ticaret yapabilmek için başvurularda bulunduğunu, “Atak Silah” ibaresinin müvekkili şirket adına Türk Patent Enstitüsünden marka tescilinin de yaptırıldığını, davalı tarafından “Atak Silah” unvanı ile üretilip piyasaya sürülen malların müvekkili şirketin ürettiği kalitede olmayacağını, bu durumun müvekkili şirketin itibarını zedeleyeceğini ileri sürerek davalının haksız eyleminin tespitine, men’ine, rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, ticari itibarının gördüğü zarar nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 16.03.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 3.781,88 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “Atak Silah Sanayi” unvanını usulüne uygun olarak tescil ve ilan ettirdiğini, kullanımının haksız rekabet teşkil etmediğini, bu nedenle davacı tarafın tazminat talep edemeyeceğini, müvekkilinin davacı şirketten aldığı mallarda “Atak Silah” unvanının hiç bir yerde kullanılmadığını, müvekkilinin av tüfeği ürettiğini, davacı şirketin ise sadece kuru sıkı silah ve havalı tabanca üretimi yaptığını, bu nedenle tüketicilerin farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli ve 2016/113 E., 2018/274 K. sayılı kararıyla; davacının 08.03.2006 tarihinde ticaret unvanını “Atak Silah Sanayi ve Tic. Ltd. Şirketi” olarak tescil ettirdiği, davacının ticaret unvanında yer alan “Atak Silah Sanayi” ibaresini, davalının işyeri unvanı olarak kullandığı, tüfek, tabanca imal, satış ve tamirciliği meslek dalında 29.12.2009 tarihinde sicile kaydettirdiği, davalı tarafından üretilen silahların üzerine “Atak Silah Sanayi” ibaresinin konulduğu, davalı tarafın bu eyleminin davacı unvanı ile iltibas yaratması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi uyarınca davacının maddi zararının 3.781,88 TL olduğu, meydana gelen maddi zarar miktarı ve tarafların ekonomik sosyal durumları gereğince 2.000,00 TL manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.781,88 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı tarafın haksız rekabet teşkil edecek nitelikte olan eylem ve işlemlerinin haksız olduğunun tespitine, davalı tarafça yapılan ve devam edilmekte olan eylem ve işlemler neticesinde meydana gelen haksız rekabetin men'ine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu amaçla yapılan yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ile haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli ve 2018/1161 E., 2019/651 K. sayılı kararıyla; davalının sadece “Atak Silah Sanayi” unvanını Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ettirdiği, davacının davalıya ait işletme adının terkini talebi bulunmadığı, bu sebeple işletme adı esnaf sicilinden terkin edilmediği sürece davalının Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ettirdiği unvanını tescil ettirdiği şekilde kullanmasının yasal bir kullanım olduğu ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalının “Atak Silah Sanayi” ibaresini tescil ettirdiğinden farklı bir şekilde veya markasal olarak kullandığının ispat edilemediği, davalı tarafından üretilen üç adet numune tüfeğin namlularının sol yan yüzeyinde sadece “Atak Silah Sanayi” ibaresi bulunduğu ve bu ibarenin davalının tescilli unvanının birebir aynısı olduğu, davalı tarafından üretilen ürünlerde, sicilden terkin edilmediği sürece, kendi tescilli unvanına güvenerek, herhangi bir ibareyi öne çıkarmadan ve unvan kullanımı sınırlarını aşmadan, tescilli unvanını aynen tescil edildiği şekilde kullanılmasının ise haksız rekabet oluşturmayacağı, davalının 3 adet tüfeği işletme izin belgesi alabilmek için Jandarma Genel Komutanlığı'na başvuru zorunluluğu kapsamında numune olarak ürettiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 09.06.2020 tarih, 2019/4292 E. ve 2020/2722 K. sayılı kararıyla davacının iddiasını ticaret unvanının haksız bir şekilde davalı tarafından kullanılması olgusuna dayandırdığı, davalının savunmasında davacının bu iddiasına karşı sınai bir hakkının varlığından söz etmediği, açılan davanın niteliği gereği Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği, Asliye Ticaret Mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise bu sıfatla Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.10.2020 tarih, 2020/824 E. 2020/820 K. bozma ilamında da açıklandığı üzere açılan davanın niteliği gereği uyuşmazlığın görüm ve çözüm yeri Asliye Ticaret Mahkemesi olup, Asliye Ticaret Mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise bu sıfatla Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi dahilinde olacağı gerekçesiyle Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2021 tarih, 2020/222 E. ve 2021/39 K. sayılı kararıyla; davalı tarafın numune olarak üretmiş olduğu ve davalının ticari alanda bir üretimi veya uygulamasının da söz konusu olmadığı, davalı tarafından üretilen silahların üzerine aynı ibarenin konulmasının haksız rekabet teşkil etmediği, davalının unvanını tescil edildiği şekilde kullanımının hukuka aykırı olmadığı, tescilin devamı süresince kullanımının da hukuka uygun olduğu, davacının davasını ispatlayamadığı, haksız rekabetin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tescilli unvanın davalı tarafından haksız şekilde kullanıldığını, davalının kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğini, zarar gördüğünü belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, niteliği itibarıyla haksız rekabetin tespiti, men’i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti | Tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1227 E. 2023/5230 K.
Ortak:esnaf · ticari itibar · haksız eylem · sicilden terkin · istinaf incelemesi · kazanılmış hak · ticaret unvanı · havale · görev/görevsizlik · Haksız rekabetin tespiti | Tazminat, Alacak
İncelediğiniz kararda… uğunu bilmemesinin mümkün olmadığını, buna rağmen kötü niyetli bir şekilde “Atak Silah” ismiyle faaliyette bulunmaya başladığını, resmi kurumlara ve bağlı bulunduğu «esnaf» odasına “Atak Silah” unvanı ile ticaret yapabilmek için başvurularda bulunduğunu, “Atak Silah” ibaresinin müvekkili şirket adına Türk Patent Enstitüsünden marka tescilinin de yaptırıldığını, davalı tarafından “Atak Silah” unvanı ile üretilip piyasaya sürülen malların müvekkili şirketin ürettiği kalitede olmayacağını, bu durumun müvekkili şirketin itibarını zedeleyeceğini ileri sürerek davalının «haksız eyleminin» tespitine, men’ine, rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, «ticari itibarının» gördüğü zarar nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… ., 2019/651 K. sayılı kararıyla; davalının sadece “Atak Silah Sanayi” unvanını Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ettirdiği, davacının davalıya ait işletme adının «terkini» talebi bulunmadığı, bu sebeple işletme adı «esnaf» sicilinden terkin edilmediği sürece davalının Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ettirdiği unvanını tescil ettirdiği şekilde kullanmasının yasal bir kullanım olduğu ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, davalının “Atak Silah Sanayi” ibaresini tescil ettirdiğinden farklı bir şekilde veya markasal olarak kullandığının ispat edilemediği, davalı tarafından üretilen üç adet numune tüfeğin namlularının sol yan yüzeyinde sadece “Atak Silah Sanayi” ibaresi bulunduğu ve bu ibarenin davalının tescilli unvanının birebir aynısı olduğu, davalı tarafından üretilen ürünlerde, «sicilden terkin» edilmediği sürece, kendi tescilli unvanına güvenerek, herhangi bir ibareyi öne çıkarmadan ve unvan kullanımı sınırlarını aşmadan, tescilli unvanını aynen tescil ed …
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… uğunu bilmemesinin mümkün olmadığını, buna rağmen kötü niyetli bir şekilde “Atak Silah” ismiyle faaliyette bulunmaya başladığını, resmi kurumlara ve bağlı bulunduğu «esnaf» odasına “Atak Silah” unvanı ile ticaret yapabilmek için başvurularda bulunduğunu, “Atak Silah” ibaresinin müvekkili şirket adına Türk Patent Enstitüsünden marka tescilinin de yaptırıldığını, davalı tarafından “Atak Silah” unvanı ile üretilip piyasaya sürülen malların müvekkili şirketin ürettiği kalitede olmayacağını, bu durumun müvekkili şirketin itibarını zedeleyeceğini ileri sürerek davalının «haksız eyleminin» tespitine, men’ine, rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, «ticari itibarının» gördüğü zarar nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… ., 2019/651 K. sayılı kararıyla; davalının sadece “Atak Silah Sanayi” unvanını Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ettirdiği, davacının davalıya ait işletme adının «terkini» talebi bulunmadığı, bu sebeple işletme adı «esnaf» sicilinden terkin edilmediği sürece davalının Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ettirdiği unvanını tescil ettirdiği şekilde kullanmasının yasal bir kullanım olduğu ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, davalının “Atak Silah Sanayi” ibaresini tescil ettirdiğinden farklı bir şekilde veya markasal olarak kullandığının ispat edilemediği, davalı tarafından üretilen üç adet numune tüfeğin namlularının sol yan yüzeyinde sadece “Atak Silah Sanayi” ibaresi bulunduğu ve bu ibarenin davalının tescilli unvanının birebir aynısı olduğu, davalı tarafından üretilen ürünlerde, «sicilden terkin» edilmediği sürece, kendi tescilli unvanına güvenerek, herhangi bir ibareyi öne çıkarmadan ve unvan kullanımı sınırlarını aşmadan, tescilli unvanını aynen tescil ed …
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız rekabetin tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4292 E. 2020/2722 K.
Ortak:esnaf · sicilden terkin · ticaret unvanı · ıslah · terkin · ilan · haksız rekabet · iltibas · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… ., 2019/651 K. sayılı kararıyla; davalının sadece “Atak Silah Sanayi” unvanını Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ettirdiği, davacının davalıya ait işletme adının «terkini» talebi bulunmadığı, bu sebeple işletme adı «esnaf» sicilinden terkin edilmediği sürece davalının Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ettirdiği unvanını tescil ettirdiği şekilde kullanmasının yasal bir kullanım olduğu ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, davalının “Atak Silah Sanayi” ibaresini tescil ettirdiğinden farklı bir şekilde veya markasal olarak kullandığının ispat edilemediği, davalı tarafından üretilen üç adet numune tüfeğin namlularının sol yan yüzeyinde sadece “Atak Silah Sanayi” ibaresi bulunduğu ve bu ibarenin davalının tescilli unvanının birebir aynısı olduğu, davalı tarafından üretilen ürünlerde, «sicilden terkin» edilmediği sürece, kendi tescilli unvanına güvenerek, herhangi bir ibareyi öne çıkarmadan ve unvan kullanımı sınırlarını aşmadan, tescilli unvanını aynen tescil ed …
… arihinde sicile kaydettirdiği, davalı tarafından üretilen silahların üzerine “Atak Silah Sanayi” ibaresinin konulduğu, davalı tarafın bu eyleminin davacı unvanı ile «iltibas» yaratması nedeniyle «haksız rekabet» teşkil ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi uyarınca davacının maddi zararının 3.781,88 TL olduğu, meydana gelen maddi zarar miktarı ve tarafların ekonomik sosyal durumları gereğince 2.000,00 TL manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.781,88 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı tarafın haksız rekabet teşkil edecek nitelikte olan eylem ve işlemlerinin haksız olduğunun tespitine, davalı tarafça yapılan ve devam edilmekte olan eylem ve işlemler neticesinde meydana gelen haksız rekabetin men'ine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu amaçla yapılan yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ile haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “Atak Silah Sanayi” unvanını usulüne uygun olarak tescil ve «ilan» ettirdiğini, kullanımının «haksız rekabet» teşkil etmediğini, bu nedenle davacı tarafın tazminat talep edemeyeceğini, müvekkilinin davacı şirketten aldığı mallarda “Atak Silah” unvanının hiç bir yerde kullanılmadığını, müvekkilinin av tüfeği ürettiğini, davacı şirketin ise sadece kuru sıkı silah ve «havalı» tabanca üretimi yaptığını, bu nedenle tüketicilerin farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… tarihinden çok önce 29/12/2009 tarihinde Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ettirdiği, 10/04/2012 tarihinde anılan unvanın Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Gazetesinde «ilan» edildiği, davalının bu tarihten önce anılan unvanı kullandığı iddia ve ispat edilemediği gibi Beyşehir Vergi Dairesinin yazısına göre 03/02/2009 tarihinden itibaren av tüfeği imalatından dolayı davalının vergi «kaydının» bulunduğu, ancak “Atak Silah” adı altında faaliyet gösterdiğine dair bir başvurusunun olmadığı, Beyşehir Üzümlü Kasabası Esnaf ve Sanatkarlar Odasının 31/12/2009 tarihli yazısına göre davalının aynı alanda önceleri “Evkuru Av Malzemeleri Pazarlama” unvanı ile faaliyet gösterdiği, 04/09/2012 tarihli jandarma tarafından düzenlenen tutanakta “davalının sadece işyeri kuruluşu için başvuruda bulunduğu, şu an için herhangi bir imalatının ve faaliyetinin bulunmadığı” nın açıkça bildirildiği, dolayısıyla davalının sadece “Atak Silah Sanayi” unvanını Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ve ilan ettirip sicile tescil ettirdiği bu unvanı kullanmadığı, davacının davalıya ait işletme adının «terkini» talebi bulunmadığı, bu sebeple işletme adı «esnaf» sicilinden terkin edilmediği sürece davalının Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ettirdiği unvanını tescil ettirdiği şekilde kullanmasının yasal bir kullanım olduğu ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, davalının “Atak Silah Sanayi” ibaresini tescil ettirdiğinden farklı bir şekilde veya markasal olarak kullandığının ispat edilemediği, 30/10/2012 tarihli Jandarma Uzmanlık Raporunda yer alan fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere davalı tarafından üretilen üç adet numune tüfeğin namlularının sol yan yüzeyinde sadece “Atak Silah Sanayi” ibaresi bulunduğu ve bu ibarenin davalının tescilli unvanının birebir aynısı olduğu, davalı tarafından üretilen ürünlerde, «sicilden terkin» edilmediği sürece, kendi tescilli unvanına güvenerek, herhangi bir ibareyi öne çıkarmadan ve unvan kullanımı sınırlarını aşmadan, tescilli unvanını aynen tescil ed …
… arihinde sicile kaydettirdiği, davalı tarafından üretilen silahların üzerine “Atak Silah Sanayi” ibaresinin konulduğu, davalı tarafın bu eyleminin davacı unvanı ile «iltibas» yaratması nedeniyle «haksız rekabet» teşkil ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 56. maddesi uyarınca davacının maddi zararının 3.781,88 TL olduğu, meydana gelen maddi zarar miktarı ve tarafların ekonomik sosyal durumları gereğince 2.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.781,88 TL maddi, (2.781,88-TL'sine «ıslah harcının» yatırıldığı tarih olan 19/03/2018 tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmek kaydıyla) 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı tarafın haksız rekabet teşkil edecek nitelikte olan eylem ve işlemlerinin haksız olduğunun tespitine, davalı tarafça yapılan ve devam edilmekte olan eylem ve işlemler neticesinde meydana gelen haksız rekabetin men'ine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu amaçla yapılan yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ile haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, TTK 59. maddesi uyarınca hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 08/03/2006 tarihinde «ticaret unvanını» “Atak Silah Sanayi ve Tic.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ıslah harcı · kamu düzeni · görevsizlik kararı · yasal faiz · cy/cy kaydı · dahili dava · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… arihinde sicile kaydettirdiği, davalı tarafından üretilen silahların üzerine “Atak Silah Sanayi” ibaresinin konulduğu, davalı tarafın bu eyleminin davacı unvanı ile «iltibas» yaratması nedeniyle «haksız rekabet» teşkil ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 56. maddesi uyarınca davacının maddi zararının 3.781,88 TL olduğu, meydana gelen maddi zarar miktarı ve tarafların ekonomik sosyal durumları gereğince 2.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.781,88 TL maddi, (2.781,88-TL'sine «ıslah harcının» yatırıldığı tarih olan 19/03/2018 tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmek kaydıyla) 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı tarafın haksız rekabet teşkil edecek nitelikte olan eylem ve işlemlerinin haksız olduğunun tespitine, davalı tarafça yapılan ve devam edilmekte olan eylem ve işlemler neticesinde meydana gelen haksız rekabetin men'ine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu amaçla yapılan yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ile haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, TTK 59. maddesi uyarınca hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Bu durumda, Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi davanın görüm ve çözümünde «görevli» ve yetkili olmasına rağmen davanın niteliğinin tayininde hataya düşülerek dava dosyasının Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğinden bahisle «görevsizlik» kararı verilmesi ve temyiz olunmayan görevsizlik kararına dayalı olarak davanın Seydişehir Asliye Hukuk Mahkemesince esastan karar verilmesi usule aykırıdır.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup görev kuralları, «kamu düzenine» ilişkindir ve temyiz «dahil» yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır.
… tarihinden çok önce 29/12/2009 tarihinde Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ettirdiği, 10/04/2012 tarihinde anılan unvanın Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Gazetesinde «ilan» edildiği, davalının bu tarihten önce anılan unvanı kullandığı iddia ve ispat edilemediği gibi Beyşehir Vergi Dairesinin yazısına göre 03/02/2009 tarihinden itibaren av tüfeği imalatından dolayı davalının vergi «kaydının» bulunduğu, ancak “Atak Silah” adı altında faaliyet gösterdiğine dair bir başvurusunun olmadığı, Beyşehir Üzümlü Kasabası Esnaf ve Sanatkarlar Odasının 31/12/2009 tarihli yazısına göre davalının aynı alanda önceleri “Evkuru Av Malzemeleri Pazarlama” unvanı ile faaliyet gösterdiği, 04/09/2012 tarihli jandarma tarafından düzenlenen tutanakta “davalının sadece işyeri kuruluşu için başvuruda bulunduğu, şu an için herhangi bir imalatının ve faaliyetinin bulunmadığı” nın açıkça bildirildiği, dolayısıyla davalının sadece “Atak Silah Sanayi” unvanını Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ve ilan ettirip sicile tescil ettirdiği bu unvanı kullanmadığı, davacının davalıya ait işletme adının «terkini» talebi bulunmadığı, bu sebeple işletme adı «esnaf» sicilinden terkin edilmediği sürece davalının Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ettirdiği unvanını tescil ettirdiği şekilde kullanmasının yasal bir kullanım olduğu ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, davalının “Atak Silah Sanayi” ibaresini tescil ettirdiğinden farklı bir şekilde veya markasal olarak kullandığının ispat edilemediği, 30/10/2012 tarihli Jandarma Uzmanlık Raporunda yer alan fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere davalı tarafından üretilen üç adet numune tüfeğin namlularının sol yan yüzeyinde sadece “Atak Silah Sanayi” ibaresi bulunduğu ve bu ibarenin davalının tescilli unvanının birebir aynısı olduğu, davalı tarafından üretilen ürünlerde, «sicilden terkin» edilmediği sürece, kendi tescilli unvanına güvenerek, herhangi bir ibareyi öne çıkarmadan ve unvan kullanımı sınırlarını aşmadan, tescilli unvanını aynen tescil ed …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/198 E. 2015/4507 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… arihinde sicile kaydettirdiği, davalı tarafından üretilen silahların üzerine “Atak Silah Sanayi” ibaresinin konulduğu, davalı tarafın bu eyleminin davacı unvanı ile «iltibas» yaratması nedeniyle «haksız rekabet» teşkil ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi uyarınca davacının maddi zararının 3.781,88 TL olduğu, meydana gelen maddi zarar miktarı ve tarafların ekonomik sosyal durumları gereğince 2.000,00 TL manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.781,88 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı tarafın haksız rekabet teşkil edecek nitelikte olan eylem ve işlemlerinin haksız olduğunun tespitine, davalı tarafça yapılan ve devam edilmekte olan eylem ve işlemler neticesinde meydana gelen haksız rekabetin men'ine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu amaçla yapılan yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ile haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, davacı taraf «uyuşmazlık konusu» başvuruya itirazında dayandığı 2009/09867 sayılı ''...'' ibareli markanın da dava konusu başvuru ile «iltibas» tehlikesi yaratacak derecede benzer olduğunu ileri sürmüştür.
… ce davacı adına tescilli 2009/09867 sayılı markanın da 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi anlamında, tescilli olduğu 13. sınıf mallar bakımından dava konusu başvuru ile «iltibas» tehlikesi yaratacak derecede benzer olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · uyuşmazlık konusu · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… nlamına geldiği, tescil kapsamında yer alan 13.sınıf malların “SİLAH” emtiasına ilişkin olması Nedeniyle “...” ibaresinin tanımlayıcı olduğu, silah alan ya da satan «son» kullanıcılar ile «ara» satıcıların bilinçli tüketiciler olması nedeniyle her iki ibarenin anlamını kolaylıkla bilebileceklerinden markaların tescil kapsamının örtüşmediği mallar yönünden …
Ancak, davacı taraf «uyuşmazlık konusu» başvuruya itirazında dayandığı 2009/09867 sayılı ''...'' ibareli markanın da dava konusu başvuru ile «iltibas» tehlikesi yaratacak derecede benzer olduğunu ileri sürmüştür.
… ce davacı adına tescilli 2009/09867 sayılı markanın da 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi anlamında, tescilli olduğu 13. sınıf mallar bakımından dava konusu başvuru ile «iltibas» tehlikesi yaratacak derecede benzer olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3755 E. 2024/6115 K.
Ortak:ticaret unvanı · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… arihinde sicile kaydettirdiği, davalı tarafından üretilen silahların üzerine “Atak Silah Sanayi” ibaresinin konulduğu, davalı tarafın bu eyleminin davacı unvanı ile «iltibas» yaratması nedeniyle «haksız rekabet» teşkil ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi uyarınca davacının maddi zararının 3.781,88 TL olduğu, meydana gelen maddi zarar miktarı ve tarafların ekonomik sosyal durumları gereğince 2.000,00 TL manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.781,88 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı tarafın haksız rekabet teşkil edecek nitelikte olan eylem ve işlemlerinin haksız olduğunun tespitine, davalı tarafça yapılan ve devam edilmekte olan eylem ve işlemler neticesinde meydana gelen haksız rekabetin men'ine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu amaçla yapılan yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ile haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “Atak Silah Sanayi” unvanını usulüne uygun olarak tescil ve «ilan» ettirdiğini, kullanımının «haksız rekabet» teşkil etmediğini, bu nedenle davacı tarafın tazminat talep edemeyeceğini, müvekkilinin davacı şirketten aldığı mallarda “Atak Silah” unvanının hiç bir yerde kullanılmadığını, müvekkilinin av tüfeği ürettiğini, davacı şirketin ise sadece kuru sıkı silah ve «havalı» tabanca üretimi yaptığını, bu nedenle tüketicilerin farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli ve 2016/113 E., 2018/274 K. sayılı kararıyla; davacının 08.03.2006 tarihinde «ticaret unvanını» “Atak Silah Sanayi ve Tic.
Benzer bu kararda… esinde; müvekkilinin "Atak" markası altında Türkiye’de yangın söndürme cihazları ve tüm ekipmanlarının pazarlanması konusunda tek yetkili şirket olduğunu, davalının «ticaret unvanının» müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğini, davalı şirketin başka marka isimleri kullanabilecekken “Atak” markasını kullanmasının ticaret ahlakı açısından hoş karşılanabilecek bir durum olmadığını, davalı şirketin müvekkilinin marka hakkını kullanmasından ötürü siparişlerin davalıya verilme ihtimalinin yüksek olduğunu, davalının ticaret unvanının, müvekkili şirketin markasından ve ticaret unvanından çok sonra tescil edildiğini, davalının markasal kullanımlarının müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, davalı şirketin hukuka aykırı işlem ve eylemler sonucu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) «haksız rekabet» hükümlerine de muhalefet ettiğini ileri sürerek davalının müvekkiline ait “Atak” markasının haksız kullanılmasının ve pazarlanmasının önlenmesini, davalı eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete sebebiyet verdiğinin tespitini ve önlenmesini, müvekkili markası ile «iltibas» yaratan kullanımların durdurulmasını, internet sitesinin kapatılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası kapsamında davalının "ATAK" ibaresini «taşıyan» ticari unvanı dışında, davalının “Atak” ibaresini markasal olarak kullandığına ilişkin herhangi bir belge «ibraz» edilmediği, bilirkişi raporunda davacının “Ataks” ibaresi üzerinde önceki tarihli hak sahibi olduğu, davalı adına tescilli ticaret unvanında "Atak" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığı, davacı markasında yer alan “s” harfinin karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığı, davalı ticaret unvanın asli unsurunun davacı markası ile ayniyet derecesinde benzer olduğu, ticaret unvanında başkaca bir «ayırt edicilik» sağlayacak unsurunun bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı adına tescilli «ticaret unvanının» davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil edeceği belirtilmi ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 282 nci maddesi uyarınca hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer d …
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ticaret sicili · taşıyan · ayırt edicilik · ibraz
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası kapsamında davalının "ATAK" ibaresini «taşıyan» ticari unvanı dışında, davalının “Atak” ibaresini markasal olarak kullandığına ilişkin herhangi bir belge «ibraz» edilmediği, bilirkişi raporunda davacının “Ataks” ibaresi üzerinde önceki tarihli hak sahibi olduğu, davalı adına tescilli ticaret unvanında "Atak" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığı, davacı markasında yer alan “s” harfinin karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığı, davalı ticaret unvanın asli unsurunun davacı markası ile ayniyet derecesinde benzer olduğu, ticaret unvanında başkaca bir «ayırt edicilik» sağlayacak unsurunun bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı adına tescilli «ticaret unvanının» davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil edeceği belirtilmi ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 282 nci maddesi uyarınca hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer d …
… sedilmiş olup, Yönerge'nin 3 üncü maddesinde yer alan hükmün, yine Yönerge'nin genel gerekçesi no 19'daki açıklamalara göre değerlendirilmesi gerekeceği, buna göre, «ticaret unvanı» ancak tescilli bir markaya tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden «ayırt ediciliği» sağlayıcı bir işaret olarak kullanılması halinde, «marka hakkına tecavüz» oluşturacağı açıklaması karşısında, Kanun Koyucunun amacının ticaret unvanının tescilli marka ile karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanılması halinin marka hakk …
… ltında bu markanın sunduğu ürünün aynısını eş değerini üretmesi satması ve/veya herhangi bir ticari amaçla elinde bulundurması ATAK markası sahibi olan müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» sayıldığını, müvekkili tarafından 11.12.2000 yılına ait 449319-396901 sayılı «ticaret sicil» numaralı olan belge mevcut olduğunu, Atak marka isim hakkının daha eski ve ilk olarak müvekkili şirket tarafından kullanıldığının belgelerle açıkça ispatlandığını, bilirkişi raporunda davacının ATAK esas unsurlu unvanı yangın söndürme cihazlarının imalatı ithalatı faaliyetleri bakımından tescilinde öncelikli hak sahibi olduğunun ifade edildiğini, müvekkiline ait yazılı belgelerden veya internet sayfasından alınan tüm metinlerin şekillerin figürlerin fotoğrafların tüm haklarının saklı olduğunu, izinsiz kullanılamayacağını, davalının «haksız rekabet» hükümlerine de aykırı davrandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
… esinde; müvekkilinin "Atak" markası altında Türkiye’de yangın söndürme cihazları ve tüm ekipmanlarının pazarlanması konusunda tek yetkili şirket olduğunu, davalının «ticaret unvanının» müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğini, davalı şirketin başka marka isimleri kullanabilecekken “Atak” markasını kullanmasının ticaret ahlakı açısından hoş karşılanabilecek bir durum olmadığını, davalı şirketin müvekkilinin marka hakkını kullanmasından ötürü siparişlerin davalıya verilme ihtimalinin yüksek olduğunu, davalının ticaret unvanının, müvekkili şirketin markasından ve ticaret unvanından çok sonra tescil edildiğini, davalının markasal kullanımlarının müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, davalı şirketin hukuka aykırı işlem ve eylemler sonucu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) «haksız rekabet» hükümlerine de muhalefet ettiğini ileri sürerek davalının müvekkiline ait “Atak” markasının haksız kullanılmasının ve pazarlanmasının önlenmesini, davalı eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete sebebiyet verdiğinin tespitini ve önlenmesini, müvekkili markası ile «iltibas» yaratan kullanımların durdurulmasını, internet sitesinin kapatılmasını talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9224 E. 2023/3027 K.
Ortak:maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… arihinde sicile kaydettirdiği, davalı tarafından üretilen silahların üzerine “Atak Silah Sanayi” ibaresinin konulduğu, davalı tarafın bu eyleminin davacı unvanı ile «iltibas» yaratması nedeniyle «haksız rekabet» teşkil ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi uyarınca davacının maddi zararının 3.781,88 TL olduğu, meydana gelen maddi zarar miktarı ve tarafların ekonomik sosyal durumları gereğince 2.000,00 TL manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.781,88 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı tarafın haksız rekabet teşkil edecek nitelikte olan eylem ve işlemlerinin haksız olduğunun tespitine, davalı tarafça yapılan ve devam edilmekte olan eylem ve işlemler neticesinde meydana gelen haksız rekabetin men'ine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu amaçla yapılan yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ile haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “Atak Silah Sanayi” unvanını usulüne uygun olarak tescil ve «ilan» ettirdiğini, kullanımının «haksız rekabet» teşkil etmediğini, bu nedenle davacı tarafın tazminat talep edemeyeceğini, müvekkilinin davacı şirketten aldığı mallarda “Atak Silah” unvanının hiç bir yerde kullanılmadığını, müvekkilinin av tüfeği ürettiğini, davacı şirketin ise sadece kuru sıkı silah ve «havalı» tabanca üretimi yaptığını, bu nedenle tüketicilerin farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili 16.03.2018 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 3.781,88 TL’ye yükseltmiştir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki asıl dava tasarıma tecavüzün tespiti meni refi ile «haksız rekabetin» tespiti meni, ürünlere el konulması, imhası istemine, birleşen dava tasarıma tecavüz ve haksız rekabete dayalı «maddi manevi tazminat» istemine ilişkin olup yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… olmaksızın taklit şekilde üreterek piyasaya sürdüğünü ileri sürerek davalıların müvekkilinin tasarım haklarına vaki tecavüzünün tespitine, menine ve giderilmesine, «haksız rekabetin» de tespiti ile menine ve davalıların ürettiği, satımını yaptığı, taklit ürünlerine ve işbu taklit ürünlerini ürettiği makine aparat ve cihazlara el konularak imhasına, maddi ve manevi tazminat taleplerinin saklı tutulmasına, kararın Türkiye'de tirajı en yüksek 2 gazetede «masrafı» davalılardan alınarak «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… ası" olarak faturalandırıldığının tespit edildiğini, müvekkili tarafından ürünler için OHİM tescili yapıldığını, davalının eylemlerinin tasarım haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» olduğunu ileri sürerek tecavüz ve haksız rekabete konu fiillerin işlendiği tarihten itibaren işletilecek «ticari faizi» ile birlikte şimdilik 30.000,00 TL fiili zararlar ve «yoksun kalınan» gelir bakımından «maddi tazminata» hükmedilmesine, ihlal tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile brilikte 400.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, ürünün uygun olmayan şekilde piyasay …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · davanın konusu · tescilsiz tasarım · ticari faiz · dosya masrafı · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… ası" olarak faturalandırıldığının tespit edildiğini, müvekkili tarafından ürünler için OHİM tescili yapıldığını, davalının eylemlerinin tasarım haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» olduğunu ileri sürerek tecavüz ve haksız rekabete konu fiillerin işlendiği tarihten itibaren işletilecek «ticari faizi» ile birlikte şimdilik 30.000,00 TL fiili zararlar ve «yoksun kalınan» gelir bakımından «maddi tazminata» hükmedilmesine, ihlal tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile brilikte 400.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, ürünün uygun olmayan şekilde piyasay …
Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın «yetkisiz» mahkemede açıldığını, «dava konusu» ürünün kuru sıkı tabanca ve silah olduğunu, tabancalar ve bilimum silahların işlevi, teknik özellikleri ve kullanım amacının gereği belirli bir şekilde yapılmak ve …
… olmaksızın taklit şekilde üreterek piyasaya sürdüğünü ileri sürerek davalıların müvekkilinin tasarım haklarına vaki tecavüzünün tespitine, menine ve giderilmesine, «haksız rekabetin» de tespiti ile menine ve davalıların ürettiği, satımını yaptığı, taklit ürünlerine ve işbu taklit ürünlerini ürettiği makine aparat ve cihazlara el konularak imhasına, maddi ve manevi tazminat taleplerinin saklı tutulmasına, kararın Türkiye'de tirajı en yüksek 2 gazetede «masrafı» davalılardan alınarak «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada müvekkilinin «tescilli tasarımlarına», faydalı model ile OHIM nezdinde tescilli ve tescilsiz haklarına ve «haksız rekabet» hükümlerine dayanıldığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile davalıların tecavüz eylemlerinin tespit edildiğini, müvekkilinin tasarım tescil belgeler …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1227 E. , 2023/5230 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1445 Esas, 2021/1432 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Beyşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/222 E., 2021/39 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2006 yılından bu yana İstanbul'da faaliyet gösterdiğini, yurt içinde ve yurt dışında “Atak Silah” adı altında ürettiği ürünlerin beğenilerek talep gördüğünü, davalıya ait firmanın da aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalının zaman zaman müvekkili şirketten aracı firmalar aracılığıyla mal satın aldığını, bu sebeple müvekkili şirketin unvanının “Atak Silah” olduğunu bilmemesinin mümkün olmadığını, buna rağmen kötü niyetli bir şekilde “Atak Silah” ismiyle faaliyette bulunmaya başladığını, resmi kurumlara ve bağlı bulunduğu esnaf odasına “Atak Silah” unvanı ile ticaret yapabilmek için başvurularda bulunduğunu, “Atak Silah” ibaresinin müvekkili şirket adına Türk Patent Enstitüsünden marka tescilinin de yaptırıldığını, davalı tarafından “Atak Silah” unvanı ile üretilip piyasaya sürülen malların müvekkili şirketin ürettiği kalitede olmayacağını, bu durumun müvekkili şirketin itibarını zedeleyeceğini ileri sürerek davalının haksız eyleminin tespitine, men’ine, rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, ticari itibarının gördüğü zarar nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 16.03.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 3.781,88 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “Atak Silah Sanayi” unvanını usulüne uygun olarak tescil ve ilan ettirdiğini, kullanımının haksız rekabet teşkil etmediğini, bu nedenle davacı tarafın tazminat talep edemeyeceğini, müvekkilinin davacı şirketten aldığı mallarda “Atak Silah” unvanının hiç bir yerde kullanılmadığını, müvekkilinin av tüfeği ürettiğini, davacı şirketin ise sadece kuru sıkı silah ve havalı tabanca üretimi yaptığını, bu nedenle tüketicilerin farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli ve 2016/113 E., 2018/274 K. sayılı kararıyla; davacının 08.03.2006 tarihinde ticaret unvanını “Atak Silah Sanayi ve Tic. Ltd. Şirketi” olarak tescil ettirdiği, davacının ticaret unvanında yer alan “Atak Silah Sanayi” ibaresini, davalının işyeri unvanı olarak kullandığı, tüfek, tabanca imal, satış ve tamirciliği meslek dalında 29.12.2009 tarihinde sicile kaydettirdiği, davalı tarafından üretilen silahların üzerine “Atak Silah Sanayi” ibaresinin konulduğu, davalı tarafın bu eyleminin davacı unvanı ile iltibas yaratması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi uyarınca davacının maddi zararının 3.781,88 TL olduğu, meydana gelen maddi zarar miktarı ve tarafların ekonomik sosyal durumları gereğince 2.000,00 TL manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.781,88 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı tarafın haksız rekabet teşkil edecek nitelikte olan eylem ve işlemlerinin haksız olduğunun tespitine, davalı tarafça yapılan ve devam edilmekte olan eylem ve işlemler neticesinde meydana gelen haksız rekabetin men'ine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu amaçla yapılan yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ile haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli ve 2018/1161 E., 2019/651 K. sayılı kararıyla; davalının sadece “Atak Silah Sanayi” unvanını Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ettirdiği, davacının davalıya ait işletme adının terkini talebi bulunmadığı, bu sebeple işletme adı esnaf sicilinden terkin edilmediği sürece davalının Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ettirdiği unvanını tescil ettirdiği şekilde kullanmasının yasal bir kullanım olduğu ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalının “Atak Silah Sanayi” ibaresini tescil ettirdiğinden farklı bir şekilde veya markasal olarak kullandığının ispat edilemediği, davalı tarafından üretilen üç adet numune tüfeğin namlularının sol yan yüzeyinde sadece “Atak Silah Sanayi” ibaresi bulunduğu ve bu ibarenin davalının tescilli unvanının birebir aynısı olduğu, davalı tarafından üretilen ürünlerde, sicilden terkin edilmediği sürece, kendi tescilli unvanına güvenerek, herhangi bir ibareyi öne çıkarmadan ve unvan kullanımı sınırlarını aşmadan, tescilli unvanını aynen tescil edildiği şekilde kullanılmasının ise haksız rekabet oluşturmayacağı, davalının 3 adet tüfeği işletme izin belgesi alabilmek için Jandarma Genel Komutanlığı'na başvuru zorunluluğu kapsamında numune olarak ürettiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 09.06.2020 tarih, 2019/4292 E. ve 2020/2722 K. sayılı kararıyla davacının iddiasını ticaret unvanının haksız bir şekilde davalı tarafından kullanılması olgusuna dayandırdığı, davalının savunmasında davacının bu iddiasına karşı sınai bir hakkının varlığından söz etmediği, açılan davanın niteliği gereği Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği, Asliye Ticaret Mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise bu sıfatla Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.10.2020 tarih, 2020/824 E. 2020/820 K. bozma ilamında da açıklandığı üzere açılan davanın niteliği gereği uyuşmazlığın görüm ve çözüm yeri Asliye Ticaret Mahkemesi olup, Asliye Ticaret Mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise bu sıfatla Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi dahilinde olacağı gerekçesiyle Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2021 tarih, 2020/222 E. ve 2021/39 K. sayılı kararıyla; davalı tarafın numune olarak üretmiş olduğu ve davalının ticari alanda bir üretimi veya uygulamasının da söz konusu olmadığı, davalı tarafından üretilen silahların üzerine aynı ibarenin konulmasının haksız rekabet teşkil etmediği, davalının unvanını tescil edildiği şekilde kullanımının hukuka aykırı olmadığı, tescilin devamı süresince kullanımının da hukuka uygun olduğu, davacının davasını ispatlayamadığı, haksız rekabetin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tescilli unvanın davalı tarafından haksız şekilde kullanıldığını, davalının kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğini, zarar gördüğünü belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, niteliği itibarıyla haksız rekabetin tespiti, men’i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954493200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz