YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4081 E. 2024/101 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/475 E., 2019/477 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin 2016/64757 sayılı "ibex+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirketin "Red bull" ve "şekil" ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, davalı şirketin bu karara yönelik itirazının ise YİDK tarafından kısmen kabul edildiğini ve davalı şirketin 2016/05072 sayılı markasına dayalı olarak 30. ve 32. sınıfta yer alan bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili başvurusu ile redde mesnet marka arasında işitsel, kavramsal ve görsel yönlerden hiçbir benzerlik bulunmadığını, enerji içecekleri sektöründe aynı renk tonlarının yaygın olarak kullanıldığını, bu renkler üzerinde davalının hak sahibi olmasının mümkün bulunmadığını, müvekkilinin "İBEX+Şekil" ibareli markasının tanınmış marka olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili, dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, Kurum kararının bu nedenle yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "IBEX+şekil" ibareli marka başvurusu ile davalının 2006/05072 sayılı "RedBull+şekil" ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacı markasındaki kompozisyon tercihi ve renk seçiminin, davalının tanınmış markasına yaklaşarak benzerlik düzeyini arttırdığı, ortalama düzeydeki tüketici kesiminde, başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan mallar algısının oluşabileceği, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin her iki markanın görsel olarak kombine edildiği renklerin benzerliğinin tüketici nezdinde ortaya koyduğu etki ve izlenimin aynı olduğu kanaatinden yanılgılı karar verdiğini, bu yanlış kanaatin de eksik bilirkişi raporuna dayandığını, tescili istenen bir markanın, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında reddedilebilmesi için anılan maddede ön görülen zorunlu şartların gerçekleşmesinin gerektiğini, oysa müvekkil markası ile davalı markası arasında işitsel, anlamsal ve görsel hiçbir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin içecek ve gıda sektöründe tanınan, itibar sahibi bir şirket olmasının yanında, tasarladığı markaların da tanınmış marka statüsünde olduklarını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "ibex+şekil" ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet 2006/05072 sayılı "Red Bull+şekil" ibareli marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3693 E. 2024/6296 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaCEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili, dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, Kurum kararının bu nedenle yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… EX+şekil" ibareli marka başvurusu ile davalının 2006/05072 sayılı "RedBull+şekil" ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacı markasındaki kompozisyon tercihi ve renk seçiminin, davalının tanınmış markasına yaklaşarak benzerlik düzeyini a …
Benzer bu kararda… markalar, işaret olarak benzer olmadıklarından tanınmışlık iddiasından kaynaklı davacı markalarının ününden haksız olarak yararlanma, onların itibarını lekeleme ve «ayırt ediciliği» zedeleme olgularından herhangi birinin somut olayda gerçekleşmeyeceği, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden «kötü niyet» iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı, davalı şirket vekilinin «müktesep hak» iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "DARK BLUE" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "RED BULL" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6'ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, tertip tarzı itibariyle de başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının da başvurunun tesciline engel teşkil etmeyeceği, dolayısıyla …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:telafisi imkansız zarar · rekabet yasağı · müktesep hak · ziya · ikrar · oy yasağı · iptal davası · kötü niyet
Benzer bu kararda… ihleri arasında yaklaşık 20 ay boyunca davacı şirkette satış danışmanı olarak çalıştığını, iş akdinin davacı tarafından gerekçesiz ve haksız şekilde feshedildiğini, «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmesinin yasal sınırlar gözetilmeden ve işçi açısından «telafisi imkansız zararlar» oluşturacak şekilde düzenlenmesi nedeniyle «geçersiz» olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… markalar, işaret olarak benzer olmadıklarından tanınmışlık iddiasından kaynaklı davacı markalarının ününden haksız olarak yararlanma, onların itibarını lekeleme ve «ayırt ediciliği» zedeleme olgularından herhangi birinin somut olayda gerçekleşmeyeceği, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden «kötü niyet» iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı, davalı şirket vekilinin «müktesep hak» iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ılma ihtimali bulunduğunu, “DARK” kelimesinin İngilizcede “koyu” anlamına geldiğini ve tüketicilerce bilinen ve yaygın bir kelime olduğunu, bu ibarenin herhangi bir «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, yine başvuruda bulunan “BLUE” kelimesinin İngilizcede “mavi” anlamına gediğini, markanın bütün olarak “koyu mavi” anlamına geldiğini ve bu yazının yer aldığı arka plan rengine işaret ettiğini, başvurudaki “köpek balığı” resminin çok minimal olduğunu ve gözle dahi zor görüldüğünü, markaya ayırt edicilik katma etkisi olmadığını, davaya konu markaların hepsinin iki kelimeden oluştuğunu ve “BLUE” ve “BULL” kelimelerinin görsel ve işitsel olarak birbirine çok benzediğini, mavi, kırmızı, gri renk kombinasyonunu müvekkilinin yarattığını ve yıllar süren emek sonucu “enerji içecekleri” açısından bilinir hale getirdiğini, tüketiciler markaları farklı olarak algılasa bile davaya konu başvuruyu «taşıyan» içeceklerin müvekkili tarafından veya ona bağlı bir firma tarafından piyasaya sunulduğunun zannedileceğini, markaların kaçınılmaz olarak karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019-M-7247 sayılı kararının «iptaline, davaya» konu 2018/33445 sayılı “DARK BLUE” ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
… 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olduğunu, bilirkişi heyetinin ve ilk derece mahkemesinin de «ikrar» ettiği bu benzerliğin karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı şeklindeki değerlendirmelerin hatalı bulunduğunu, davaya konu markanın kapsadığı malların, müvekkilini …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2937 E. 2024/5122 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… EX+şekil" ibareli marka başvurusu ile davalının 2006/05072 sayılı "RedBull+şekil" ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacı markasındaki kompozisyon tercihi ve renk seçiminin, davalının tanınmış markasına yaklaşarak benzerlik düzeyini a …
CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili, dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, Kurum kararının bu nedenle yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… arlama konusundaki heyet üyelerinin teknik ve sektörel tecrübesinden enerji içecekleri sektörünün ülkemizde çok geniş katılımcısı olmayan bir sektör olduğu ve pazar «payının» büyük bir bölümünün davacı yanın markaların da «dahil» olduğu 2-3 markaya ait olduğu, dolayısıyla “enerji içeceği” alanında ülkemiz tüketicisinin aklına ilk gelen markalardan olduğu düşünülen davacı markalarında kullanılan sözcük(redbull), şekil(kırmızı boğalar) ve renk unsurlarının da tüketici algısında, ilgili emtialar ile sınırlı olarak doğrudan yer edinmiş olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle dava konusu markanın, davacı markalarında kullanılan renk kombinasyonunu içerecek şekilde tasarlandığı ve daha da önemlisi 32. sınıfta yer alan “enerji içecekleri” emtialarının ambalajlı sunum biçimi göz önüne alındığında, tüketicinin ilgili renk kombinasyonunu «taşıyan» dava konusu markayı gördüğünde ilk anda davacı yanca oluşturulmuş yeni bir marka olduğu yanılgısına kapılabileceği, marka üzerinde “you win” ibaresini görene kadar, bu şekilde ambalajlanmış bir enerji içeceği ürününü, davacı markalarının ürünleri zannedebileceği, “you win” ibaresini görmesi halinde dahi bu ibarenin sloganvari niteliği itibariyle, markada ayrıca davacı yan sözcük markalarının var olup olmadığını teyit etme ihtiyacı duyabileceği , başka bir ifadeyle, tüketici “you win” ibaresini gördüğü halde özellikle “enerji içecekleri” emtialarında, bu markayı, davacı markalarının yeni bir ürünü için yarattığı bir slogan ya da reklam unsuru olarak da algılayabileceği, ancak taraf markaları arasında ortaklığı tespit edilen 32. sınıf emtiaların tamamı bakımından, yukarıda yer verilen değerlendirmelerin yapılması mümkün olmayıp davacı yanın asıl faaliyet alanı olan “enerji içecekleri” emtiaları bakımından, bu emtiaların davacının en yüksek bilinirliğinin bulunduğu emtialar olması nedeniyle, yalnızca bu emtia grubunda her iki marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin ilk anda işaretler arasında bu bağlamda bir bağ kurarak dava konusu markayı, davacı markalarının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıyan öğeler içerir şekilde oluşturulmuş bir marka olarak algılayabileceği, davacı yan markalarını daha önceden bilen, tanıyan bir tüketicinin iki marka arasındaki farkları algılayabilse dahi, sonraki markanın da davacı markalarındaki renk kombinasyonunu ayniyet düzeyinde taşıması nedeniyle markaları birbiri ile ilişkilendirebileceği, davacı markasının salt renk markası olması nedeniyle dava konusu markadaki sair sözcük unsurunun markaya kattığı fonetik ve kavramsal algının değerlendirilmesinin isabetli olmayacağı, dava konusu markada kullanılabilecek sınırsız renk kombinasyonu varken, davacı markalarındaki kombinasyonun hemen hemen aynısının kullanımının, tüketicinin yanılması ve davalı lehine haksız bir menfaat oluşması sonucunu doğurabileceği gibi zaman içerisinde davacı yan markalarının da ayırt edici vasfını ortadan kaldırması, tüketici nezdindeki algısını yitirmesine de yol açabileceği değerlendirilmekte olup başvuruda yer alan 32. sınıftaki “enerji içecekleri” açısından «iltibas» ihtimalinin mevcut olduğunun tespit edildiği, başvuruda kalan sair emtialar bakımından ise, dosya kapsamındaki delillerin, davacı yan renk markalarının, “enerji içecekleri” sektörünün ötesinde bir tanınmışlık elde ettiğini gösterir nitelikte olduğunu göstermeye elverişli olmadığı, bu nedenle davacı markasının tanınırlığının sair emtialara sirayet etmediği, bu emtialar bakımından karşılaştırılan markalar arasında renk kompozisyonunun belli bir düzeyde benzerliği bulunduğu kabul edilse bile, "you win" ibaresinin sair emtialar bakımından iltibas tehlikesini bertaraf etmeye yeter derecede «ayırt ediciliği» sağladığı, zira sair emtialar bakımından davacı markalarının yaygın kullanımının bulunmadığı, dolayısıyla «ortalama tüketicinin» bu emtialar bakımından davaya konu renk kompozisyonu gördüğünde hemen ve doğrudan ilk olarak aklına davacı markalarının gelmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle bu e …
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu markadaki temel renk kombinasyonunun, davacının itirazına mesnet şekil markalarında yer alan renk kombinasyonu ile benzer olduğu, mahkemece hükme esas alınan ve aralarında gıda mühendisi ve pazarlama uzmanının yer aldığı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen, ikinci bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının itirazına mesnet markalarında yer alan mavi-gri renk kombinasyonlarının, “enerji içecekleri” emtialarında davacı markaları ile özdeşleştiği ve tanınmış bulunduğu gözetildiğinde taraf markaları arasındaki benzerliğin, dava konusu marka kapsamında 32. sınıfta yer alan "Enerji içecekleri (alkolsüz)" emtiası bakımından iltibasa neden olacağı, dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, diğer taraftan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, mahkemece de gerekçesi açıklanmak suretiyle dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabul edildiği, bu itibarla davalı Şirket vekilinin «bilirkişi raporlarının çelişkili» olduğuna ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı, ayrıca ilk derece mahkemesince davacı yararına hükmedilen «yargılama giderlerinin» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...
2.Davalı şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın ilk «bilirkişi raporuna itirazı» üzerine öncelikle ek rapor alınması gerekirken, yeni bir heyetten tekrar rapor alınması ve bu ikinci rapora itibar edilerek karar verilmesinin yanlış olduğunu, yerel mahkemenin esas aldığı ikinci bilirkişi raporunda değerlendirmenin, sadece renk üzerinden yapıldığını sözcük ve şekil unsurlarının markaya kattığı fonetik ve kavramsal algının değerlendirmesi ise isabetsiz olacağı gerekçesiyle yapılmadığını, yerel mahkemenin bu raporu esas alarak karar verilmesinin yanlış olduğunu, marka tercihi şekil ve renk unsurundan «ziyade» kelime unsuruna dayanarak yapılacağını, yerel mahkeme kararında ve istinaf mahkemesi kararında bu yönde değerlendirme yapılmadığını, yerel mahkeme kararında davaya konu renkler arasında ton farkı olduğunun ifade edildiğini, ancak davaya konu markalardaki renkler arasında ton farkı değil, renk farkı olduğunu, renklerin dizaynı (kullanım şekli) bakımından incelendiğinde de markalar arasında bir benzerlikten veya «iltibastan» bahsedilemeyeceğini, davacı tarafa ait renk markalarının tanınmış marka olmadığını, renk markalarının hiçbir dayanak olmadan davacı tarafa ait REDBULL markalarıyla özdeşleştiğini söylemenin mümkün olmadığını, AB Adalet Divanı, renkleri eşit oranda yan yana dizmenin yeterince açık ve «kesin» bir gösterim olmayacağına karar verdiğini, davacı markaları TÜRKPATENT nezdinde ''renk'' olarak değil ''şekil'' olarak tescil edildiğini ileri sürerek kararın bozu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporu çelişkisi · bilirkişi raporuna itiraz · ziya · müteselsil sorumluluk · yargılama giderleri · kâr payı · yargılama gideri · taşıyan
Benzer bu kararda… arlama konusundaki heyet üyelerinin teknik ve sektörel tecrübesinden enerji içecekleri sektörünün ülkemizde çok geniş katılımcısı olmayan bir sektör olduğu ve pazar «payının» büyük bir bölümünün davacı yanın markaların da «dahil» olduğu 2-3 markaya ait olduğu, dolayısıyla “enerji içeceği” alanında ülkemiz tüketicisinin aklına ilk gelen markalardan olduğu düşünülen davacı markalarında kullanılan sözcük(redbull), şekil(kırmızı boğalar) ve renk unsurlarının da tüketici algısında, ilgili emtialar ile sınırlı olarak doğrudan yer edinmiş olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle dava konusu markanın, davacı markalarında kullanılan renk kombinasyonunu içerecek şekilde tasarlandığı ve daha da önemlisi 32. sınıfta yer alan “enerji içecekleri” emtialarının ambalajlı sunum biçimi göz önüne alındığında, tüketicinin ilgili renk kombinasyonunu «taşıyan» dava konusu markayı gördüğünde ilk anda davacı yanca oluşturulmuş yeni bir marka olduğu yanılgısına kapılabileceği, marka üzerinde “you win” ibaresini görene kadar, bu şekilde ambalajlanmış bir enerji içeceği ürününü, davacı markalarının ürünleri zannedebileceği, “you win” ibaresini görmesi halinde dahi bu ibarenin sloganvari niteliği itibariyle, markada ayrıca davacı yan sözcük markalarının var olup olmadığını teyit etme ihtiyacı duyabileceği , başka bir ifadeyle, tüketici “you win” ibaresini gördüğü halde özellikle “enerji içecekleri” emtialarında, bu markayı, davacı markalarının yeni bir ürünü için yarattığı bir slogan ya da reklam unsuru olarak da algılayabileceği, ancak taraf markaları arasında ortaklığı tespit edilen 32. sınıf emtiaların tamamı bakımından, yukarıda yer verilen değerlendirmelerin yapılması mümkün olmayıp davacı yanın asıl faaliyet alanı olan “enerji içecekleri” emtiaları bakımından, bu emtiaların davacının en yüksek bilinirliğinin bulunduğu emtialar olması nedeniyle, yalnızca bu emtia grubunda her iki marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin ilk anda işaretler arasında bu bağlamda bir bağ kurarak dava konusu markayı, davacı markalarının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıyan öğeler içerir şekilde oluşturulmuş bir marka olarak algılayabileceği, davacı yan markalarını daha önceden bilen, tanıyan bir tüketicinin iki marka arasındaki farkları algılayabilse dahi, sonraki markanın da davacı markalarındaki renk kombinasyonunu ayniyet düzeyinde taşıması nedeniyle markaları birbiri ile ilişkilendirebileceği, davacı markasının salt renk markası olması nedeniyle dava konusu markadaki sair sözcük unsurunun markaya kattığı fonetik ve kavramsal algının değerlendirilmesinin isabetli olmayacağı, dava konusu markada kullanılabilecek sınırsız renk kombinasyonu varken, davacı markalarındaki kombinasyonun hemen hemen aynısının kullanımının, tüketicinin yanılması ve davalı lehine haksız bir menfaat oluşması sonucunu doğurabileceği gibi zaman içerisinde davacı yan markalarının da ayırt edici vasfını ortadan kaldırması, tüketici nezdindeki algısını yitirmesine de yol açabileceği değerlendirilmekte olup başvuruda yer alan 32. sınıftaki “enerji içecekleri” açısından «iltibas» ihtimalinin mevcut olduğunun tespit edildiği, başvuruda kalan sair emtialar bakımından ise, dosya kapsamındaki delillerin, davacı yan renk markalarının, “enerji içecekleri” sektörünün ötesinde bir tanınmışlık elde ettiğini gösterir nitelikte olduğunu göstermeye elverişli olmadığı, bu nedenle davacı markasının tanınırlığının sair emtialara sirayet etmediği, bu emtialar bakımından karşılaştırılan markalar arasında renk kompozisyonunun belli bir düzeyde benzerliği bulunduğu kabul edilse bile, "you win" ibaresinin sair emtialar bakımından iltibas tehlikesini bertaraf etmeye yeter derecede «ayırt ediciliği» sağladığı, zira sair emtialar bakımından davacı markalarının yaygın kullanımının bulunmadığı, dolayısıyla «ortalama tüketicinin» bu emtialar bakımından davaya konu renk kompozisyonu gördüğünde hemen ve doğrudan ilk olarak aklına davacı markalarının gelmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle bu e …
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu markadaki temel renk kombinasyonunun, davacının itirazına mesnet şekil markalarında yer alan renk kombinasyonu ile benzer olduğu, mahkemece hükme esas alınan ve aralarında gıda mühendisi ve pazarlama uzmanının yer aldığı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen, ikinci bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının itirazına mesnet markalarında yer alan mavi-gri renk kombinasyonlarının, “enerji içecekleri” emtialarında davacı markaları ile özdeşleştiği ve tanınmış bulunduğu gözetildiğinde taraf markaları arasındaki benzerliğin, dava konusu marka kapsamında 32. sınıfta yer alan "Enerji içecekleri (alkolsüz)" emtiası bakımından iltibasa neden olacağı, dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, diğer taraftan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, mahkemece de gerekçesi açıklanmak suretiyle dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabul edildiği, bu itibarla davalı Şirket vekilinin «bilirkişi raporlarının çelişkili» olduğuna ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı, ayrıca ilk derece mahkemesince davacı yararına hükmedilen «yargılama giderlerinin» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...
… uyarınca aranan şartların gerçekleşmediğini, taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek şekilde benzer olmadığını, «yargılama giderlerinden» davalıların müştereken ve «müteselsilen sorumlu» tutulması hatalı olup hükmü bu yönüyle de bozulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın ilk «bilirkişi raporuna itirazı» üzerine öncelikle ek rapor alınması gerekirken, yeni bir heyetten tekrar rapor alınması ve bu ikinci rapora itibar edilerek karar verilmesinin yanlış olduğunu, yerel mahkemenin esas aldığı ikinci bilirkişi raporunda değerlendirmenin, sadece renk üzerinden yapıldığını sözcük ve şekil unsurlarının markaya kattığı fonetik ve kavramsal algının değerlendirmesi ise isabetsiz olacağı gerekçesiyle yapılmadığını, yerel mahkemenin bu raporu esas alarak karar verilmesinin yanlış olduğunu, marka tercihi şekil ve renk unsurundan «ziyade» kelime unsuruna dayanarak yapılacağını, yerel mahkeme kararında ve istinaf mahkemesi kararında bu yönde değerlendirme yapılmadığını, yerel mahkeme kararında davaya konu renkler arasında ton farkı olduğunun ifade edildiğini, ancak davaya konu markalardaki renkler arasında ton farkı değil, renk farkı olduğunu, renklerin dizaynı (kullanım şekli) bakımından incelendiğinde de markalar arasında bir benzerlikten veya «iltibastan» bahsedilemeyeceğini, davacı tarafa ait renk markalarının tanınmış marka olmadığını, renk markalarının hiçbir dayanak olmadan davacı tarafa ait REDBULL markalarıyla özdeşleştiğini söylemenin mümkün olmadığını, AB Adalet Divanı, renkleri eşit oranda yan yana dizmenin yeterince açık ve «kesin» bir gösterim olmayacağına karar verdiğini, davacı markaları TÜRKPATENT nezdinde ''renk'' olarak değil ''şekil'' olarak tescil edildiğini ileri sürerek kararın bozu …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1228 E. 2023/4811 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · ayırt edicilik · haksız rekabet
Benzer bu kararda… um tarafından reddedildiğini, oysa davaya konu içecek kutusu ambalaj deseni tasarımlarının, müvekkilinin markaları ve ürün ambalajlarıyla kıyaslandığında yenilik ve «ayırt edicilikten» yoksun olduklarını, davaya konu tasarımların, müvekkilinin mevcut marka tescillerinden ve yıllardır piyasada olan "Red Bull" ürününün ambalajından ve markasından y …
… nk bakımından sunduğu beyanların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili firmanın dava konusu ambalaj tasarımlarında kullanılan renkler bakımından hali hazırda «müktesep hak» sahibi bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ımı konusunda sonsuz bir seçenek özgürlüğünün bulunduğunu, dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadıklarını, söz konusu tasarımların tescil ettirilmesinin «haksız rekabet» oluşturduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
… e sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerini haiz olduklarının, içinde tasarım uzmanı da bulunan bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda açıklandığı, söz konusu raporun denetime ve hü …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4081 E. , 2024/101 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/719 Esas, 2022/66 Karar
Avukat ...
DAVALILAR 1.... vekili Avukat ...
2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/475 E., 2019/477 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin 2016/64757 sayılı "ibex+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirketin "Red bull" ve "şekil" ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, davalı şirketin bu karara yönelik itirazının ise YİDK tarafından kısmen kabul edildiğini ve davalı şirketin 2016/05072 sayılı markasına dayalı olarak 30. ve 32. sınıfta yer alan bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili başvurusu ile redde mesnet marka arasında işitsel, kavramsal ve görsel yönlerden hiçbir benzerlik bulunmadığını, enerji içecekleri sektöründe aynı renk tonlarının yaygın olarak kullanıldığını, bu renkler üzerinde davalının hak sahibi olmasının mümkün bulunmadığını, müvekkilinin "İBEX+Şekil" ibareli markasının tanınmış marka olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili, dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, Kurum kararının bu nedenle yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "IBEX+şekil" ibareli marka başvurusu ile davalının 2006/05072 sayılı "RedBull+şekil" ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacı markasındaki kompozisyon tercihi ve renk seçiminin, davalının tanınmış markasına yaklaşarak benzerlik düzeyini arttırdığı, ortalama düzeydeki tüketici kesiminde, başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan mallar algısının oluşabileceği, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin her iki markanın görsel olarak kombine edildiği renklerin benzerliğinin tüketici nezdinde ortaya koyduğu etki ve izlenimin aynı olduğu kanaatinden yanılgılı karar verdiğini, bu yanlış kanaatin de eksik bilirkişi raporuna dayandığını, tescili istenen bir markanın, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında reddedilebilmesi için anılan maddede ön görülen zorunlu şartların gerçekleşmesinin gerektiğini, oysa müvekkil markası ile davalı markası arasında işitsel, anlamsal ve görsel hiçbir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin içecek ve gıda sektöründe tanınan, itibar sahibi bir şirket olmasının yanında, tasarladığı markaların da tanınmış marka statüsünde olduklarını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "ibex+şekil" ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet 2006/05072 sayılı "Red Bull+şekil" ibareli marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059625700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz