YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2937 E. 2024/5122 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporu çelişkisi↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ ziya↗ müteselsil sorumluluk↗ yargılama giderleri↗ kâr dağıtımı↗ kâr payı↗ yargılama gideri↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ kusur↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/7 E., 2020/311 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı şirket ve davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ve davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin başta enerji içecekleri olmak üzere meşrubat ve sair ürünleri ile dünya çapında tanınmış "RED ", "RED" "BULL" ibareli ve boğa şeklinden oluşan markaların sahibi olduğunu, ayrıca müvekkilinin bu markalarında uzun yıllardır kullandığı mavi–gümüş renklerinden oluşan 2014/03556, 2016/57839 ve 2016/92026 sayılı şekil markalarının da bulunduğunu, davalı şirketin 2018/35760 sayılı marka başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu, dava konusu başvuruda, müvekkilinin enerji içeceği sektöründe çok tanındığı mavi–gri renk kombinasyonuna müvekkilinin markalarında olduğu şekliyle yer verildiğini, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, bu sebeple farklı mal ve hizmetlerde dahi korunması gerektiğini ileri sürerek, 2019-M-5609 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesine; müvekkilinin başvurusundaki renk kombinasyonu ile davacı markalarındaki renkler arasında bir benzerlik olmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacı markalarının ülkemizde tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında; dava konusu markadaki temel renk kombinasyonunun, davacının özellikle 2014/03556 sayılı markasındaki renk kombinasyonu ile güçlü bir “ton” yakınlaşması içerdiği, dosyada mevcut deliller ile birlikte REDBULL markalarının da sektöründe, uluslar arası düzeydeki tanınmışlığı karşısında, davacı yanın evvelden beri REDBULL markaları ile birlikte kullandığı görülen renk kombinasyonunun da ülkemiz tüketicisi açısından da aynı oranda bilinir olup olmadığı noktasında bir kanaate varılması gerekir ise anılan renk kombinasyonunun, özellikle davacı yanın temel faaliyet ürünü olan “enerji içecekleri” bakımından davacı ürünleri ile özdeş hale gelecek şekilde kullanıldığı, bilirkişi heyetinde yer alan gıda ve pazarlama konusundaki heyet üyelerinin teknik ve sektörel tecrübesinden enerji içecekleri sektörünün ülkemizde çok geniş katılımcısı olmayan bir sektör olduğu ve pazar payının büyük bir bölümünün davacı yanın markaların da dahil olduğu 2-3 markaya ait olduğu, dolayısıyla “enerji içeceği” alanında ülkemiz tüketicisinin aklına ilk gelen markalardan olduğu düşünülen davacı markalarında kullanılan sözcük(redbull), şekil(kırmızı boğalar) ve renk unsurlarının da tüketici algısında, ilgili emtialar ile sınırlı olarak doğrudan yer edinmiş olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle dava konusu markanın, davacı markalarında kullanılan renk kombinasyonunu içerecek şekilde tasarlandığı ve daha da önemlisi 32. sınıfta yer alan “enerji içecekleri” emtialarının ambalajlı sunum biçimi göz önüne alındığında, tüketicinin ilgili renk kombinasyonunu taşıyan dava konusu markayı gördüğünde ilk anda davacı yanca oluşturulmuş yeni bir marka olduğu yanılgısına kapılabileceği, marka üzerinde “you win” ibaresini görene kadar, bu şekilde ambalajlanmış bir enerji içeceği ürününü, davacı markalarının ürünleri zannedebileceği, “you win” ibaresini görmesi halinde dahi bu ibarenin sloganvari niteliği itibariyle, markada ayrıca davacı yan sözcük markalarının var olup olmadığını teyit etme ihtiyacı duyabileceği , başka bir ifadeyle, tüketici “you win” ibaresini gördüğü halde özellikle “enerji içecekleri” emtialarında, bu markayı, davacı markalarının yeni bir ürünü için yarattığı bir slogan ya da reklam unsuru olarak da algılayabileceği, ancak taraf markaları arasında ortaklığı tespit edilen 32. sınıf emtiaların tamamı bakımından, yukarıda yer verilen değerlendirmelerin yapılması mümkün olmayıp davacı yanın asıl faaliyet alanı olan “enerji içecekleri” emtiaları bakımından, bu emtiaların davacının en yüksek bilinirliğinin bulunduğu emtialar olması nedeniyle, yalnızca bu emtia grubunda her iki marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin ilk anda işaretler arasında bu bağlamda bir bağ kurarak dava konusu markayı, davacı markalarının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıyan öğeler içerir şekilde oluşturulmuş bir marka olarak algılayabileceği, davacı yan markalarını daha önceden bilen, tanıyan bir tüketicinin iki marka arasındaki farkları algılayabilse dahi, sonraki markanın da davacı markalarındaki renk kombinasyonunu ayniyet düzeyinde taşıması nedeniyle markaları birbiri ile ilişkilendirebileceği, davacı markasının salt renk markası olması nedeniyle dava konusu markadaki sair sözcük unsurunun markaya kattığı fonetik ve kavramsal algının değerlendirilmesinin isabetli olmayacağı, dava konusu markada kullanılabilecek sınırsız renk kombinasyonu varken, davacı markalarındaki kombinasyonun hemen hemen aynısının kullanımının, tüketicinin yanılması ve davalı lehine haksız bir menfaat oluşması sonucunu doğurabileceği gibi zaman içerisinde davacı yan markalarının da ayırt edici vasfını ortadan kaldırması, tüketici nezdindeki algısını yitirmesine de yol açabileceği değerlendirilmekte olup başvuruda yer alan 32. sınıftaki “enerji içecekleri” açısından iltibas ihtimalinin mevcut olduğunun tespit edildiği, başvuruda kalan sair emtialar bakımından ise, dosya kapsamındaki delillerin, davacı yan renk markalarının, “enerji içecekleri” sektörünün ötesinde bir tanınmışlık elde ettiğini gösterir nitelikte olduğunu göstermeye elverişli olmadığı, bu nedenle davacı markasının tanınırlığının sair emtialara sirayet etmediği, bu emtialar bakımından karşılaştırılan markalar arasında renk kompozisyonunun belli bir düzeyde benzerliği bulunduğu kabul edilse bile, "you win" ibaresinin sair emtialar bakımından iltibas tehlikesini bertaraf etmeye yeter derecede ayırt ediciliği sağladığı, zira sair emtialar bakımından davacı markalarının yaygın kullanımının bulunmadığı, dolayısıyla ortalama tüketicinin bu emtialar bakımından davaya konu renk kompozisyonu gördüğünde hemen ve doğrudan ilk olarak aklına davacı markalarının gelmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle bu emtialar bakımından iltibas tehlikesinin mevcut olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; "32.Sınıf: Enerji içecekleri (alkolsüz)" emtiaları bakımından 2019-M-5609 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2018/35760 sayılı markanın "32.Sınıf: Enerji içecekleri (alkolsüz)" emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında fonetik, okunuş, genel intiba olarak benzerlik bulunmadığını, ayrıca mahkemece hükmedilen yargılama giderlerinden, tarafların kusuru oranında sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan ilk bilirkişi raporuna davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine öncelikle ek rapor alınması gerekirken yeni bir heyetten rapor alınarak alınan bu rapor doğrutulsunda karar verilmesinin yanlış olduğunu, ilk bilirkişi raporunun, Yargıtay ve uluslararası kurumların emsal kararlarına dayandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak, bilirkişilerin kendi kanaatlerini ön planda tutan bir rapor olmasına rağmen hükme esas alınmasının hatalı bulunduğunu, bahsi geçen raporda değerlendirmelerin sadace renk üzerinden yapıldığını, dava konusu markada yer alan şekil ve sözcük unsurunun markaya kattığı fonetik ve kavramsal algının değerlendirilmediğini, marka tercihinin şekil ve renk unsurundan daha ziyade kelime unsuruna dayanak yapıldığını, müvekkilinin markasında yer alan renklerin, davacının markalarından farklı olduğu gibi kullanım şekli bakımında da benzerlik bulunmadığını, davacı tarafa ait renk markalarının tanınmış olmadığını, hiçbir dayanak olmadan bu renklerin davacının RedBull markalarıyla özdeşleştiğinin söylenemeyeceğini, diğer yandan AB Adalet Divanı'nın renklerin eşit oranda yan yana dizmenin yeterince ve açık bir gösterim olmayacağına karar verildiğini, bunun ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını, davacının markalarının renk değil şekil markası olarak tescilli bulunduklarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet şekil markaları arasında, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 32. sınıf "Enerji içecekleri (alkolsüz)" yönünden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu markadaki temel renk kombinasyonunun, davacının itirazına mesnet şekil markalarında yer alan renk kombinasyonu ile benzer olduğu, mahkemece hükme esas alınan ve aralarında gıda mühendisi ve pazarlama uzmanının yer aldığı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen, ikinci bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının itirazına mesnet markalarında yer alan mavi-gri renk kombinasyonlarının, “enerji içecekleri” emtialarında davacı markaları ile özdeşleştiği ve tanınmış bulunduğu gözetildiğinde taraf markaları arasındaki benzerliğin, dava konusu marka kapsamında 32. sınıfta yer alan "Enerji içecekleri (alkolsüz)" emtiası bakımından iltibasa neden olacağı, dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, diğer taraftan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, mahkemece de gerekçesi açıklanmak suretiyle dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabul edildiği, bu itibarla davalı Şirket vekilinin bilirkişi raporlarının çelişkili olduğuna ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı, ayrıca ilk derece mahkemesince davacı yararına hükmedilen yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... Gıda Dağıtım ve Paz. San. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca aranan şartların gerçekleşmediğini, taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek şekilde benzer olmadığını, yargılama giderlerinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması hatalı olup hükmü bu yönüyle de bozulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın ilk bilirkişi raporuna itirazı üzerine öncelikle ek rapor alınması gerekirken, yeni bir heyetten tekrar rapor alınması ve bu ikinci rapora itibar edilerek karar verilmesinin yanlış olduğunu, yerel mahkemenin esas aldığı ikinci bilirkişi raporunda değerlendirmenin, sadece renk üzerinden yapıldığını sözcük ve şekil unsurlarının markaya kattığı fonetik ve kavramsal algının değerlendirmesi ise isabetsiz olacağı gerekçesiyle yapılmadığını, yerel mahkemenin bu raporu esas alarak karar verilmesinin yanlış olduğunu, marka tercihi şekil ve renk unsurundan ziyade kelime unsuruna dayanarak yapılacağını, yerel mahkeme kararında ve istinaf mahkemesi kararında bu yönde değerlendirme yapılmadığını, yerel mahkeme kararında davaya konu renkler arasında ton farkı olduğunun ifade edildiğini, ancak davaya konu markalardaki renkler arasında ton farkı değil, renk farkı olduğunu, renklerin dizaynı (kullanım şekli) bakımından incelendiğinde de markalar arasında bir benzerlikten veya iltibastan bahsedilemeyeceğini, davacı tarafa ait renk markalarının tanınmış marka olmadığını, renk markalarının hiçbir dayanak olmadan davacı tarafa ait REDBULL markalarıyla özdeşleştiğini söylemenin mümkün olmadığını, AB Adalet Divanı, renkleri eşit oranda yan yana dizmenin yeterince açık ve kesin bir gösterim olmayacağına karar verdiğini, davacı markaları TÜRKPATENT nezdinde ''renk'' olarak değil ''şekil'' olarak tescil edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket vekili ve davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka Kurum kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7127 E. 2024/2786 K.
Ortak:taşıyan · iltibas
İncelediğiniz kararda… arlama konusundaki heyet üyelerinin teknik ve sektörel tecrübesinden enerji içecekleri sektörünün ülkemizde çok geniş katılımcısı olmayan bir sektör olduğu ve pazar «payının» büyük bir bölümünün davacı yanın markaların da «dahil» olduğu 2-3 markaya ait olduğu, dolayısıyla “enerji içeceği” alanında ülkemiz tüketicisinin aklına ilk gelen markalardan olduğu düşünülen davacı markalarında kullanılan sözcük(redbull), şekil(kırmızı boğalar) ve renk unsurlarının da tüketici algısında, ilgili emtialar ile sınırlı olarak doğrudan yer edinmiş olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle dava konusu markanın, davacı markalarında kullanılan renk kombinasyonunu içerecek şekilde tasarlandığı ve daha da önemlisi 32. sınıfta yer alan “enerji içecekleri” emtialarının ambalajlı sunum biçimi göz önüne alındığında, tüketicinin ilgili renk kombinasyonunu «taşıyan» dava konusu markayı gördüğünde ilk anda davacı yanca oluşturulmuş yeni bir marka olduğu yanılgısına kapılabileceği, marka üzerinde “you win” ibaresini görene kadar, bu şekilde ambalajlanmış bir enerji içeceği ürününü, davacı markalarının ürünleri zannedebileceği, “you win” ibaresini görmesi halinde dahi bu ibarenin sloganvari niteliği itibariyle, markada ayrıca davacı yan sözcük markalarının var olup olmadığını teyit etme ihtiyacı duyabileceği , başka bir ifadeyle, tüketici “you win” ibaresini gördüğü halde özellikle “enerji içecekleri” emtialarında, bu markayı, davacı markalarının yeni bir ürünü için yarattığı bir slogan ya da reklam unsuru olarak da algılayabileceği, ancak taraf markaları arasında ortaklığı tespit edilen 32. sınıf emtiaların tamamı bakımından, yukarıda yer verilen değerlendirmelerin yapılması mümkün olmayıp davacı yanın asıl faaliyet alanı olan “enerji içecekleri” emtiaları bakımından, bu emtiaların davacının en yüksek bilinirliğinin bulunduğu emtialar olması nedeniyle, yalnızca bu emtia grubunda her iki marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin ilk anda işaretler arasında bu bağlamda bir bağ kurarak dava konusu markayı, davacı markalarının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıyan öğeler içerir şekilde oluşturulmuş bir marka olarak algılayabileceği, davacı yan markalarını daha önceden bilen, tanıyan bir tüketicinin iki marka arasındaki farkları algılayabilse dahi, sonraki markanın da davacı markalarındaki renk kombinasyonunu ayniyet düzeyinde taşıması nedeniyle markaları birbiri ile ilişkilendirebileceği, davacı markasının salt renk markası olması nedeniyle dava konusu markadaki sair sözcük unsurunun markaya kattığı fonetik ve kavramsal algının değerlendirilmesinin isabetli olmayacağı, dava konusu markada kullanılabilecek sınırsız renk kombinasyonu varken, davacı markalarındaki kombinasyonun hemen hemen aynısının kullanımının, tüketicinin yanılması ve davalı lehine haksız bir menfaat oluşması sonucunu doğurabileceği gibi zaman içerisinde davacı yan markalarının da ayırt edici vasfını ortadan kaldırması, tüketici nezdindeki algısını yitirmesine de yol açabileceği değerlendirilmekte olup başvuruda yer alan 32. sınıftaki “enerji içecekleri” açısından «iltibas» ihtimalinin mevcut olduğunun tespit edildiği, başvuruda kalan sair emtialar bakımından ise, dosya kapsamındaki delillerin, davacı yan renk markalarının, “enerji içecekleri” sektörünün ötesinde bir tanınmışlık elde ettiğini gösterir nitelikte olduğunu göstermeye elverişli olmadığı, bu nedenle davacı markasının tanınırlığının sair emtialara sirayet etmediği, bu emtialar bakımından karşılaştırılan markalar arasında renk kompozisyonunun belli bir düzeyde benzerliği bulunduğu kabul edilse bile, "you win" ibaresinin sair emtialar bakımından iltibas tehlikesini bertaraf etmeye yeter derecede «ayırt ediciliği» sağladığı, zira sair emtialar bakımından davacı markalarının yaygın kullanımının bulunmadığı, dolayısıyla «ortalama tüketicinin» bu emtialar bakımından davaya konu renk kompozisyonu gördüğünde hemen ve doğrudan ilk olarak aklına davacı markalarının gelmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle bu e …
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu markadaki temel renk kombinasyonunun, davacının itirazına mesnet şekil markalarında yer alan renk kombinasyonu ile benzer olduğu, mahkemece hükme esas alınan ve aralarında gıda mühendisi ve pazarlama uzmanının yer aldığı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen, ikinci bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının itirazına mesnet markalarında yer alan mavi-gri renk kombinasyonlarının, “enerji içecekleri” emtialarında davacı markaları ile özdeşleştiği ve tanınmış bulunduğu gözetildiğinde taraf markaları arasındaki benzerliğin, dava konusu marka kapsamında 32. sınıfta yer alan "Enerji içecekleri (alkolsüz)" emtiası bakımından iltibasa neden olacağı, dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, diğer taraftan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, mahkemece de gerekçesi açıklanmak suretiyle dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabul edildiği, bu itibarla davalı Şirket vekilinin «bilirkişi raporlarının çelişkili» olduğuna ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı, ayrıca ilk derece mahkemesince davacı yararına hükmedilen «yargılama giderlerinin» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...
2.Davalı şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın ilk «bilirkişi raporuna itirazı» üzerine öncelikle ek rapor alınması gerekirken, yeni bir heyetten tekrar rapor alınması ve bu ikinci rapora itibar edilerek karar verilmesinin yanlış olduğunu, yerel mahkemenin esas aldığı ikinci bilirkişi raporunda değerlendirmenin, sadece renk üzerinden yapıldığını sözcük ve şekil unsurlarının markaya kattığı fonetik ve kavramsal algının değerlendirmesi ise isabetsiz olacağı gerekçesiyle yapılmadığını, yerel mahkemenin bu raporu esas alarak karar verilmesinin yanlış olduğunu, marka tercihi şekil ve renk unsurundan «ziyade» kelime unsuruna dayanarak yapılacağını, yerel mahkeme kararında ve istinaf mahkemesi kararında bu yönde değerlendirme yapılmadığını, yerel mahkeme kararında davaya konu renkler arasında ton farkı olduğunun ifade edildiğini, ancak davaya konu markalardaki renkler arasında ton farkı değil, renk farkı olduğunu, renklerin dizaynı (kullanım şekli) bakımından incelendiğinde de markalar arasında bir benzerlikten veya «iltibastan» bahsedilemeyeceğini, davacı tarafa ait renk markalarının tanınmış marka olmadığını, renk markalarının hiçbir dayanak olmadan davacı tarafa ait REDBULL markalarıyla özdeşleştiğini söylemenin mümkün olmadığını, AB Adalet Divanı, renkleri eşit oranda yan yana dizmenin yeterince açık ve «kesin» bir gösterim olmayacağına karar verdiğini, davacı markaları TÜRKPATENT nezdinde ''renk'' olarak değil ''şekil'' olarak tescil edildiğini ileri sürerek kararın bozu …
Benzer bu kararda… un tasarlanışı itibariyle davalının “RED BULL GIVES YOU WIIINGS” şeklindeki eylemli kullanımına/markasına gerek mavi/lacivert ambalaj rengi, gerekse de kırmızı yazı «formu» itibariyle oldukça yaklaştığı, dava konusu başvurunun mevcut hali ile davacının önceki tarihli markalarından uzaklaşan ve davalı kullanımına/markasına yaklaşıp onun serisi imajı «taşıyan» bir marka olduğu, bu koşullarda davacının önceki markasından kaynaklı müktesep hakkından bahsedilmesinin olanaksız olduğu, davacı markasının görsel kompozisyonunun …
… sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihmali bulunmasının benzerlik ve «iltibas» bulunduğunun kabulü için yeterli bulunduğu, davacı standart harflerle yazılmış 2010/67235 nolu "WINGS" ibareli markasının «müktesep hak» oluşturduğunu ileri sürmüş ise de, Yargıtay 11.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · ba formu · iptal davası · kâr kaybı · dava sebebi · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «müktesep hak» iddiası bakımından çekişme yaratabilecek bir davanın ancak gerçek hak sahipliği kavramına dayalı olarak ikame edilecek hükümsüzlük davası olacağı, oysa davalı şirketin kullanmama «sebebine» dayalı «iptal davası» açtığını, bu davanın da reddedildiğini, buna ilişkin mahkeme kararının dosyaya «ibraz» edilmiş olmasına rağmen dikkate alınmadığını, davanın 08.02.2012 tarihli tescilinin üzerinden 5 yıl geçtikten sonra açıldığını, davalı firmanın yayına itirazın yeniden incelenmesi talebinde bulunduğu tarihte müvekkilinin 2010/67235 kod numaralı markası bakımından 5 yıllık dava açma süresinin geçtiğini, davanın da markaya itirazdan sonra açıldığını, bilirkişi raporunun «eksik inceleme» ile düzenlendiğini, müktesep hak iddiasına ilişkin koşullar incelenirken dava tarihinin değil marka başvurusu tarihinin esas alındığını, müvekkilinin marka başvuru …
… müvekkili markası karşısında mümkün olmadığını, söz konusu marka bakımından 5 yıllık dava açma süresinin geçtiğini, davalı yanın uzun süre sessiz kalma yolu ile hak «kaybına» uğramış olduğunu ileri sürerek, 2017-M-5922 sayılı YİDK kararının iptali ile müvekkiline ait marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini tale …
… un tasarlanışı itibariyle davalının “RED BULL GIVES YOU WIIINGS” şeklindeki eylemli kullanımına/markasına gerek mavi/lacivert ambalaj rengi, gerekse de kırmızı yazı «formu» itibariyle oldukça yaklaştığı, dava konusu başvurunun mevcut hali ile davacının önceki tarihli markalarından uzaklaşan ve davalı kullanımına/markasına yaklaşıp onun serisi imajı «taşıyan» bir marka olduğu, bu koşullarda davacının önceki markasından kaynaklı müktesep hakkından bahsedilmesinin olanaksız olduğu, davacı markasının görsel kompozisyonunun …
… sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihmali bulunmasının benzerlik ve «iltibas» bulunduğunun kabulü için yeterli bulunduğu, davacı standart harflerle yazılmış 2010/67235 nolu "WINGS" ibareli markasının «müktesep hak» oluşturduğunu ileri sürmüş ise de, Yargıtay 11.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4427 E. 2014/7432 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… arlama konusundaki heyet üyelerinin teknik ve sektörel tecrübesinden enerji içecekleri sektörünün ülkemizde çok geniş katılımcısı olmayan bir sektör olduğu ve pazar «payının» büyük bir bölümünün davacı yanın markaların da «dahil» olduğu 2-3 markaya ait olduğu, dolayısıyla “enerji içeceği” alanında ülkemiz tüketicisinin aklına ilk gelen markalardan olduğu düşünülen davacı markalarında kullanılan sözcük(redbull), şekil(kırmızı boğalar) ve renk unsurlarının da tüketici algısında, ilgili emtialar ile sınırlı olarak doğrudan yer edinmiş olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle dava konusu markanın, davacı markalarında kullanılan renk kombinasyonunu içerecek şekilde tasarlandığı ve daha da önemlisi 32. sınıfta yer alan “enerji içecekleri” emtialarının ambalajlı sunum biçimi göz önüne alındığında, tüketicinin ilgili renk kombinasyonunu «taşıyan» dava konusu markayı gördüğünde ilk anda davacı yanca oluşturulmuş yeni bir marka olduğu yanılgısına kapılabileceği, marka üzerinde “you win” ibaresini görene kadar, bu şekilde ambalajlanmış bir enerji içeceği ürününü, davacı markalarının ürünleri zannedebileceği, “you win” ibaresini görmesi halinde dahi bu ibarenin sloganvari niteliği itibariyle, markada ayrıca davacı yan sözcük markalarının var olup olmadığını teyit etme ihtiyacı duyabileceği , başka bir ifadeyle, tüketici “you win” ibaresini gördüğü halde özellikle “enerji içecekleri” emtialarında, bu markayı, davacı markalarının yeni bir ürünü için yarattığı bir slogan ya da reklam unsuru olarak da algılayabileceği, ancak taraf markaları arasında ortaklığı tespit edilen 32. sınıf emtiaların tamamı bakımından, yukarıda yer verilen değerlendirmelerin yapılması mümkün olmayıp davacı yanın asıl faaliyet alanı olan “enerji içecekleri” emtiaları bakımından, bu emtiaların davacının en yüksek bilinirliğinin bulunduğu emtialar olması nedeniyle, yalnızca bu emtia grubunda her iki marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin ilk anda işaretler arasında bu bağlamda bir bağ kurarak dava konusu markayı, davacı markalarının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıyan öğeler içerir şekilde oluşturulmuş bir marka olarak algılayabileceği, davacı yan markalarını daha önceden bilen, tanıyan bir tüketicinin iki marka arasındaki farkları algılayabilse dahi, sonraki markanın da davacı markalarındaki renk kombinasyonunu ayniyet düzeyinde taşıması nedeniyle markaları birbiri ile ilişkilendirebileceği, davacı markasının salt renk markası olması nedeniyle dava konusu markadaki sair sözcük unsurunun markaya kattığı fonetik ve kavramsal algının değerlendirilmesinin isabetli olmayacağı, dava konusu markada kullanılabilecek sınırsız renk kombinasyonu varken, davacı markalarındaki kombinasyonun hemen hemen aynısının kullanımının, tüketicinin yanılması ve davalı lehine haksız bir menfaat oluşması sonucunu doğurabileceği gibi zaman içerisinde davacı yan markalarının da ayırt edici vasfını ortadan kaldırması, tüketici nezdindeki algısını yitirmesine de yol açabileceği değerlendirilmekte olup başvuruda yer alan 32. sınıftaki “enerji içecekleri” açısından «iltibas» ihtimalinin mevcut olduğunun tespit edildiği, başvuruda kalan sair emtialar bakımından ise, dosya kapsamındaki delillerin, davacı yan renk markalarının, “enerji içecekleri” sektörünün ötesinde bir tanınmışlık elde ettiğini gösterir nitelikte olduğunu göstermeye elverişli olmadığı, bu nedenle davacı markasının tanınırlığının sair emtialara sirayet etmediği, bu emtialar bakımından karşılaştırılan markalar arasında renk kompozisyonunun belli bir düzeyde benzerliği bulunduğu kabul edilse bile, "you win" ibaresinin sair emtialar bakımından iltibas tehlikesini bertaraf etmeye yeter derecede «ayırt ediciliği» sağladığı, zira sair emtialar bakımından davacı markalarının yaygın kullanımının bulunmadığı, dolayısıyla «ortalama tüketicinin» bu emtialar bakımından davaya konu renk kompozisyonu gördüğünde hemen ve doğrudan ilk olarak aklına davacı markalarının gelmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle bu e …
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu markadaki temel renk kombinasyonunun, davacının itirazına mesnet şekil markalarında yer alan renk kombinasyonu ile benzer olduğu, mahkemece hükme esas alınan ve aralarında gıda mühendisi ve pazarlama uzmanının yer aldığı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen, ikinci bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının itirazına mesnet markalarında yer alan mavi-gri renk kombinasyonlarının, “enerji içecekleri” emtialarında davacı markaları ile özdeşleştiği ve tanınmış bulunduğu gözetildiğinde taraf markaları arasındaki benzerliğin, dava konusu marka kapsamında 32. sınıfta yer alan "Enerji içecekleri (alkolsüz)" emtiası bakımından iltibasa neden olacağı, dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, diğer taraftan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, mahkemece de gerekçesi açıklanmak suretiyle dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabul edildiği, bu itibarla davalı Şirket vekilinin «bilirkişi raporlarının çelişkili» olduğuna ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı, ayrıca ilk derece mahkemesince davacı yararına hükmedilen «yargılama giderlerinin» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...
2.Davalı şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın ilk «bilirkişi raporuna itirazı» üzerine öncelikle ek rapor alınması gerekirken, yeni bir heyetten tekrar rapor alınması ve bu ikinci rapora itibar edilerek karar verilmesinin yanlış olduğunu, yerel mahkemenin esas aldığı ikinci bilirkişi raporunda değerlendirmenin, sadece renk üzerinden yapıldığını sözcük ve şekil unsurlarının markaya kattığı fonetik ve kavramsal algının değerlendirmesi ise isabetsiz olacağı gerekçesiyle yapılmadığını, yerel mahkemenin bu raporu esas alarak karar verilmesinin yanlış olduğunu, marka tercihi şekil ve renk unsurundan «ziyade» kelime unsuruna dayanarak yapılacağını, yerel mahkeme kararında ve istinaf mahkemesi kararında bu yönde değerlendirme yapılmadığını, yerel mahkeme kararında davaya konu renkler arasında ton farkı olduğunun ifade edildiğini, ancak davaya konu markalardaki renkler arasında ton farkı değil, renk farkı olduğunu, renklerin dizaynı (kullanım şekli) bakımından incelendiğinde de markalar arasında bir benzerlikten veya «iltibastan» bahsedilemeyeceğini, davacı tarafa ait renk markalarının tanınmış marka olmadığını, renk markalarının hiçbir dayanak olmadan davacı tarafa ait REDBULL markalarıyla özdeşleştiğini söylemenin mümkün olmadığını, AB Adalet Divanı, renkleri eşit oranda yan yana dizmenin yeterince açık ve «kesin» bir gösterim olmayacağına karar verdiğini, davacı markaları TÜRKPATENT nezdinde ''renk'' olarak değil ''şekil'' olarak tescil edildiğini ileri sürerek kararın bozu …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, somut olayda markalar arasında bir benzerlikten daha çok kullanılan ürünlerin «ambalajlarıyla benzerlikten» dolayı markaya tecavüz ve «haksız rekabet» hükümlerine göre talepte bulunulduğu, taraf ürünlerinin içecek alanında ve enerji içeceği olarak kullanılması nedeniyle davalı yanın ürününün davacı yanın tescilli şekil ve markasına ambalajıyla açıkça «iltibas» teşkil ettiği, davalının dava tarihi itibariyle geçerli ve tescilli bir markası olmadığı gibi marka müracaatının da reddedildiği, tüm davalıların markaya tecavüz v …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ambalaj benzerliği · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, somut olayda markalar arasında bir benzerlikten daha çok kullanılan ürünlerin «ambalajlarıyla benzerlikten» dolayı markaya tecavüz ve «haksız rekabet» hükümlerine göre talepte bulunulduğu, taraf ürünlerinin içecek alanında ve enerji içeceği olarak kullanılması nedeniyle davalı yanın ürününün davacı yanın tescilli şekil ve markasına ambalajıyla açıkça «iltibas» teşkil ettiği, davalının dava tarihi itibariyle geçerli ve tescilli bir markası olmadığı gibi marka müracaatının da reddedildiği, tüm davalıların markaya tecavüz v …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3693 E. 2024/6296 K.
Ortak:ziya · taşıyan · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… arlama konusundaki heyet üyelerinin teknik ve sektörel tecrübesinden enerji içecekleri sektörünün ülkemizde çok geniş katılımcısı olmayan bir sektör olduğu ve pazar «payının» büyük bir bölümünün davacı yanın markaların da «dahil» olduğu 2-3 markaya ait olduğu, dolayısıyla “enerji içeceği” alanında ülkemiz tüketicisinin aklına ilk gelen markalardan olduğu düşünülen davacı markalarında kullanılan sözcük(redbull), şekil(kırmızı boğalar) ve renk unsurlarının da tüketici algısında, ilgili emtialar ile sınırlı olarak doğrudan yer edinmiş olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle dava konusu markanın, davacı markalarında kullanılan renk kombinasyonunu içerecek şekilde tasarlandığı ve daha da önemlisi 32. sınıfta yer alan “enerji içecekleri” emtialarının ambalajlı sunum biçimi göz önüne alındığında, tüketicinin ilgili renk kombinasyonunu «taşıyan» dava konusu markayı gördüğünde ilk anda davacı yanca oluşturulmuş yeni bir marka olduğu yanılgısına kapılabileceği, marka üzerinde “you win” ibaresini görene kadar, bu şekilde ambalajlanmış bir enerji içeceği ürününü, davacı markalarının ürünleri zannedebileceği, “you win” ibaresini görmesi halinde dahi bu ibarenin sloganvari niteliği itibariyle, markada ayrıca davacı yan sözcük markalarının var olup olmadığını teyit etme ihtiyacı duyabileceği , başka bir ifadeyle, tüketici “you win” ibaresini gördüğü halde özellikle “enerji içecekleri” emtialarında, bu markayı, davacı markalarının yeni bir ürünü için yarattığı bir slogan ya da reklam unsuru olarak da algılayabileceği, ancak taraf markaları arasında ortaklığı tespit edilen 32. sınıf emtiaların tamamı bakımından, yukarıda yer verilen değerlendirmelerin yapılması mümkün olmayıp davacı yanın asıl faaliyet alanı olan “enerji içecekleri” emtiaları bakımından, bu emtiaların davacının en yüksek bilinirliğinin bulunduğu emtialar olması nedeniyle, yalnızca bu emtia grubunda her iki marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin ilk anda işaretler arasında bu bağlamda bir bağ kurarak dava konusu markayı, davacı markalarının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıyan öğeler içerir şekilde oluşturulmuş bir marka olarak algılayabileceği, davacı yan markalarını daha önceden bilen, tanıyan bir tüketicinin iki marka arasındaki farkları algılayabilse dahi, sonraki markanın da davacı markalarındaki renk kombinasyonunu ayniyet düzeyinde taşıması nedeniyle markaları birbiri ile ilişkilendirebileceği, davacı markasının salt renk markası olması nedeniyle dava konusu markadaki sair sözcük unsurunun markaya kattığı fonetik ve kavramsal algının değerlendirilmesinin isabetli olmayacağı, dava konusu markada kullanılabilecek sınırsız renk kombinasyonu varken, davacı markalarındaki kombinasyonun hemen hemen aynısının kullanımının, tüketicinin yanılması ve davalı lehine haksız bir menfaat oluşması sonucunu doğurabileceği gibi zaman içerisinde davacı yan markalarının da ayırt edici vasfını ortadan kaldırması, tüketici nezdindeki algısını yitirmesine de yol açabileceği değerlendirilmekte olup başvuruda yer alan 32. sınıftaki “enerji içecekleri” açısından «iltibas» ihtimalinin mevcut olduğunun tespit edildiği, başvuruda kalan sair emtialar bakımından ise, dosya kapsamındaki delillerin, davacı yan renk markalarının, “enerji içecekleri” sektörünün ötesinde bir tanınmışlık elde ettiğini gösterir nitelikte olduğunu göstermeye elverişli olmadığı, bu nedenle davacı markasının tanınırlığının sair emtialara sirayet etmediği, bu emtialar bakımından karşılaştırılan markalar arasında renk kompozisyonunun belli bir düzeyde benzerliği bulunduğu kabul edilse bile, "you win" ibaresinin sair emtialar bakımından iltibas tehlikesini bertaraf etmeye yeter derecede «ayırt ediciliği» sağladığı, zira sair emtialar bakımından davacı markalarının yaygın kullanımının bulunmadığı, dolayısıyla «ortalama tüketicinin» bu emtialar bakımından davaya konu renk kompozisyonu gördüğünde hemen ve doğrudan ilk olarak aklına davacı markalarının gelmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle bu e …
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu markadaki temel renk kombinasyonunun, davacının itirazına mesnet şekil markalarında yer alan renk kombinasyonu ile benzer olduğu, mahkemece hükme esas alınan ve aralarında gıda mühendisi ve pazarlama uzmanının yer aldığı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen, ikinci bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının itirazına mesnet markalarında yer alan mavi-gri renk kombinasyonlarının, “enerji içecekleri” emtialarında davacı markaları ile özdeşleştiği ve tanınmış bulunduğu gözetildiğinde taraf markaları arasındaki benzerliğin, dava konusu marka kapsamında 32. sınıfta yer alan "Enerji içecekleri (alkolsüz)" emtiası bakımından iltibasa neden olacağı, dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, diğer taraftan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, mahkemece de gerekçesi açıklanmak suretiyle dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabul edildiği, bu itibarla davalı Şirket vekilinin «bilirkişi raporlarının çelişkili» olduğuna ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı, ayrıca ilk derece mahkemesince davacı yararına hükmedilen «yargılama giderlerinin» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...
2.Davalı şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın ilk «bilirkişi raporuna itirazı» üzerine öncelikle ek rapor alınması gerekirken, yeni bir heyetten tekrar rapor alınması ve bu ikinci rapora itibar edilerek karar verilmesinin yanlış olduğunu, yerel mahkemenin esas aldığı ikinci bilirkişi raporunda değerlendirmenin, sadece renk üzerinden yapıldığını sözcük ve şekil unsurlarının markaya kattığı fonetik ve kavramsal algının değerlendirmesi ise isabetsiz olacağı gerekçesiyle yapılmadığını, yerel mahkemenin bu raporu esas alarak karar verilmesinin yanlış olduğunu, marka tercihi şekil ve renk unsurundan «ziyade» kelime unsuruna dayanarak yapılacağını, yerel mahkeme kararında ve istinaf mahkemesi kararında bu yönde değerlendirme yapılmadığını, yerel mahkeme kararında davaya konu renkler arasında ton farkı olduğunun ifade edildiğini, ancak davaya konu markalardaki renkler arasında ton farkı değil, renk farkı olduğunu, renklerin dizaynı (kullanım şekli) bakımından incelendiğinde de markalar arasında bir benzerlikten veya «iltibastan» bahsedilemeyeceğini, davacı tarafa ait renk markalarının tanınmış marka olmadığını, renk markalarının hiçbir dayanak olmadan davacı tarafa ait REDBULL markalarıyla özdeşleştiğini söylemenin mümkün olmadığını, AB Adalet Divanı, renkleri eşit oranda yan yana dizmenin yeterince açık ve «kesin» bir gösterim olmayacağına karar verdiğini, davacı markaları TÜRKPATENT nezdinde ''renk'' olarak değil ''şekil'' olarak tescil edildiğini ileri sürerek kararın bozu …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "DARK BLUE" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "RED BULL" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6'ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, tertip tarzı itibariyle de başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının da başvurunun tesciline engel teşkil etmeyeceği, dolayısıyla …
… ılma ihtimali bulunduğunu, “DARK” kelimesinin İngilizcede “koyu” anlamına geldiğini ve tüketicilerce bilinen ve yaygın bir kelime olduğunu, bu ibarenin herhangi bir «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, yine başvuruda bulunan “BLUE” kelimesinin İngilizcede “mavi” anlamına gediğini, markanın bütün olarak “koyu mavi” anlamına geldiğini ve bu yazının yer aldığı arka plan rengine işaret ettiğini, başvurudaki “köpek balığı” resminin çok minimal olduğunu ve gözle dahi zor görüldüğünü, markaya ayırt edicilik katma etkisi olmadığını, davaya konu markaların hepsinin iki kelimeden oluştuğunu ve “BLUE” ve “BULL” kelimelerinin görsel ve işitsel olarak birbirine çok benzediğini, mavi, kırmızı, gri renk kombinasyonunu müvekkilinin yarattığını ve yıllar süren emek sonucu “enerji içecekleri” açısından bilinir hale getirdiğini, tüketiciler markaları farklı olarak algılasa bile davaya konu başvuruyu «taşıyan» içeceklerin müvekkili tarafından veya ona bağlı bir firma tarafından piyasaya sunulduğunun zannedileceğini, markaların kaçınılmaz olarak karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019-M-7247 sayılı kararının «iptaline, davaya» konu 2018/33445 sayılı “DARK BLUE” ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
… markalar, işaret olarak benzer olmadıklarından tanınmışlık iddiasından kaynaklı davacı markalarının ününden haksız olarak yararlanma, onların itibarını lekeleme ve «ayırt ediciliği» zedeleme olgularından herhangi birinin somut olayda gerçekleşmeyeceği, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden «kötü niyet» iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı, davalı şirket vekilinin «müktesep hak» iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:telafisi imkansız zarar · rekabet yasağı · müktesep hak · ikrar · oy yasağı · iptal davası · kötü niyet · geçersizlik
Benzer bu kararda… ihleri arasında yaklaşık 20 ay boyunca davacı şirkette satış danışmanı olarak çalıştığını, iş akdinin davacı tarafından gerekçesiz ve haksız şekilde feshedildiğini, «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmesinin yasal sınırlar gözetilmeden ve işçi açısından «telafisi imkansız zararlar» oluşturacak şekilde düzenlenmesi nedeniyle «geçersiz» olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… markalar, işaret olarak benzer olmadıklarından tanınmışlık iddiasından kaynaklı davacı markalarının ününden haksız olarak yararlanma, onların itibarını lekeleme ve «ayırt ediciliği» zedeleme olgularından herhangi birinin somut olayda gerçekleşmeyeceği, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden «kötü niyet» iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı, davalı şirket vekilinin «müktesep hak» iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ılma ihtimali bulunduğunu, “DARK” kelimesinin İngilizcede “koyu” anlamına geldiğini ve tüketicilerce bilinen ve yaygın bir kelime olduğunu, bu ibarenin herhangi bir «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, yine başvuruda bulunan “BLUE” kelimesinin İngilizcede “mavi” anlamına gediğini, markanın bütün olarak “koyu mavi” anlamına geldiğini ve bu yazının yer aldığı arka plan rengine işaret ettiğini, başvurudaki “köpek balığı” resminin çok minimal olduğunu ve gözle dahi zor görüldüğünü, markaya ayırt edicilik katma etkisi olmadığını, davaya konu markaların hepsinin iki kelimeden oluştuğunu ve “BLUE” ve “BULL” kelimelerinin görsel ve işitsel olarak birbirine çok benzediğini, mavi, kırmızı, gri renk kombinasyonunu müvekkilinin yarattığını ve yıllar süren emek sonucu “enerji içecekleri” açısından bilinir hale getirdiğini, tüketiciler markaları farklı olarak algılasa bile davaya konu başvuruyu «taşıyan» içeceklerin müvekkili tarafından veya ona bağlı bir firma tarafından piyasaya sunulduğunun zannedileceğini, markaların kaçınılmaz olarak karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019-M-7247 sayılı kararının «iptaline, davaya» konu 2018/33445 sayılı “DARK BLUE” ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
… 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olduğunu, bilirkişi heyetinin ve ilk derece mahkemesinin de «ikrar» ettiği bu benzerliğin karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı şeklindeki değerlendirmelerin hatalı bulunduğunu, davaya konu markanın kapsadığı malların, müvekkilini …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2937 E. , 2024/5122 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/530 Esas, 2023/111 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/7 E., 2020/311 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı şirket ve davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ve davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin başta enerji içecekleri olmak üzere meşrubat ve sair ürünleri ile dünya çapında tanınmış "RED ", "RED" "BULL" ibareli ve boğa şeklinden oluşan markaların sahibi olduğunu, ayrıca müvekkilinin bu markalarında uzun yıllardır kullandığı mavi–gümüş renklerinden oluşan 2014/03556, 2016/57839 ve 2016/92026 sayılı şekil markalarının da bulunduğunu, davalı şirketin 2018/35760 sayılı marka başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu, dava konusu başvuruda, müvekkilinin enerji içeceği sektöründe çok tanındığı mavi–gri renk kombinasyonuna müvekkilinin markalarında olduğu şekliyle yer verildiğini, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, bu sebeple farklı mal ve hizmetlerde dahi korunması gerektiğini ileri sürerek, 2019-M-5609 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesine; müvekkilinin başvurusundaki renk kombinasyonu ile davacı markalarındaki renkler arasında bir benzerlik olmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacı markalarının ülkemizde tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında; dava konusu markadaki temel renk kombinasyonunun, davacının özellikle 2014/03556 sayılı markasındaki renk kombinasyonu ile güçlü bir “ton” yakınlaşması içerdiği, dosyada mevcut deliller ile birlikte REDBULL markalarının da sektöründe, uluslar arası düzeydeki tanınmışlığı karşısında, davacı yanın evvelden beri REDBULL markaları ile birlikte kullandığı görülen renk kombinasyonunun da ülkemiz tüketicisi açısından da aynı oranda bilinir olup olmadığı noktasında bir kanaate varılması gerekir ise anılan renk kombinasyonunun, özellikle davacı yanın temel faaliyet ürünü olan “enerji içecekleri” bakımından davacı ürünleri ile özdeş hale gelecek şekilde kullanıldığı, bilirkişi heyetinde yer alan gıda ve pazarlama konusundaki heyet üyelerinin teknik ve sektörel tecrübesinden enerji içecekleri sektörünün ülkemizde çok geniş katılımcısı olmayan bir sektör olduğu ve pazar payının büyük bir bölümünün davacı yanın markaların da dahil olduğu 2-3 markaya ait olduğu, dolayısıyla “enerji içeceği” alanında ülkemiz tüketicisinin aklına ilk gelen markalardan olduğu düşünülen davacı markalarında kullanılan sözcük(redbull), şekil(kırmızı boğalar) ve renk unsurlarının da tüketici algısında, ilgili emtialar ile sınırlı olarak doğrudan yer edinmiş olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle dava konusu markanın, davacı markalarında kullanılan renk kombinasyonunu içerecek şekilde tasarlandığı ve daha da önemlisi 32.
sınıfta yer alan “enerji içecekleri” emtialarının ambalajlı sunum biçimi göz önüne alındığında, tüketicinin ilgili renk kombinasyonunu taşıyan dava konusu markayı gördüğünde ilk anda davacı yanca oluşturulmuş yeni bir marka olduğu yanılgısına kapılabileceği, marka üzerinde “you win” ibaresini görene kadar, bu şekilde ambalajlanmış bir enerji içeceği ürününü, davacı markalarının ürünleri zannedebileceği, “you win” ibaresini görmesi halinde dahi bu ibarenin sloganvari niteliği itibariyle, markada ayrıca davacı yan sözcük markalarının var olup olmadığını teyit etme ihtiyacı duyabileceği , başka bir ifadeyle, tüketici “you win” ibaresini gördüğü halde özellikle “enerji içecekleri” emtialarında, bu markayı, davacı markalarının yeni bir ürünü için yarattığı bir slogan ya da reklam unsuru olarak da algılayabileceği, ancak taraf markaları arasında ortaklığı tespit edilen 32.
sınıf emtiaların tamamı bakımından, yukarıda yer verilen değerlendirmelerin yapılması mümkün olmayıp davacı yanın asıl faaliyet alanı olan “enerji içecekleri” emtiaları bakımından, bu emtiaların davacının en yüksek bilinirliğinin bulunduğu emtialar olması nedeniyle, yalnızca bu emtia grubunda her iki marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin ilk anda işaretler arasında bu bağlamda bir bağ kurarak dava konusu markayı, davacı markalarının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıyan öğeler içerir şekilde oluşturulmuş bir marka olarak algılayabileceği, davacı yan markalarını daha önceden bilen, tanıyan bir tüketicinin iki marka arasındaki farkları algılayabilse dahi, sonraki markanın da davacı markalarındaki renk kombinasyonunu ayniyet düzeyinde taşıması nedeniyle markaları birbiri ile ilişkilendirebileceği, davacı markasının salt renk markası olması nedeniyle dava konusu markadaki sair sözcük unsurunun markaya kattığı fonetik ve kavramsal algının değerlendirilmesinin isabetli olmayacağı, dava konusu markada kullanılabilecek sınırsız renk kombinasyonu varken, davacı markalarındaki kombinasyonun hemen hemen aynısının kullanımının, tüketicinin yanılması ve davalı lehine haksız bir menfaat oluşması sonucunu doğurabileceği gibi zaman içerisinde davacı yan markalarının da ayırt edici vasfını ortadan kaldırması, tüketici nezdindeki algısını yitirmesine de yol açabileceği değerlendirilmekte olup başvuruda yer alan 32.
sınıftaki “enerji içecekleri” açısından iltibas ihtimalinin mevcut olduğunun tespit edildiği, başvuruda kalan sair emtialar bakımından ise, dosya kapsamındaki delillerin, davacı yan renk markalarının, “enerji içecekleri” sektörünün ötesinde bir tanınmışlık elde ettiğini gösterir nitelikte olduğunu göstermeye elverişli olmadığı, bu nedenle davacı markasının tanınırlığının sair emtialara sirayet etmediği, bu emtialar bakımından karşılaştırılan markalar arasında renk kompozisyonunun belli bir düzeyde benzerliği bulunduğu kabul edilse bile, "you win" ibaresinin sair emtialar bakımından iltibas tehlikesini bertaraf etmeye yeter derecede ayırt ediciliği sağladığı, zira sair emtialar bakımından davacı markalarının yaygın kullanımının bulunmadığı, dolayısıyla ortalama tüketicinin bu emtialar bakımından davaya konu renk kompozisyonu gördüğünde hemen ve doğrudan ilk olarak aklına davacı markalarının gelmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle bu emtialar bakımından iltibas tehlikesinin mevcut olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile;
"32.Sınıf: Enerji içecekleri (alkolsüz)" emtiaları bakımından 2019-M-5609 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2018/35760 sayılı markanın "32.Sınıf: Enerji içecekleri (alkolsüz)" emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında fonetik, okunuş, genel intiba olarak benzerlik bulunmadığını, ayrıca mahkemece hükmedilen yargılama giderlerinden, tarafların kusuru oranında sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan ilk bilirkişi raporuna davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine öncelikle ek rapor alınması gerekirken yeni bir heyetten rapor alınarak alınan bu rapor doğrutulsunda karar verilmesinin yanlış olduğunu, ilk bilirkişi raporunun, Yargıtay ve uluslararası kurumların emsal kararlarına dayandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak, bilirkişilerin kendi kanaatlerini ön planda tutan bir rapor olmasına rağmen hükme esas alınmasının hatalı bulunduğunu, bahsi geçen raporda değerlendirmelerin sadace renk üzerinden yapıldığını, dava konusu markada yer alan şekil ve sözcük unsurunun markaya kattığı fonetik ve kavramsal algının değerlendirilmediğini, marka tercihinin şekil ve renk unsurundan daha ziyade kelime unsuruna dayanak yapıldığını, müvekkilinin markasında yer alan renklerin, davacının markalarından farklı olduğu gibi kullanım şekli bakımında da benzerlik bulunmadığını, davacı tarafa ait renk markalarının tanınmış olmadığını, hiçbir dayanak olmadan bu renklerin davacının RedBull markalarıyla özdeşleştiğinin söylenemeyeceğini, diğer yandan AB Adalet Divanı'nın renklerin eşit oranda yan yana dizmenin yeterince ve açık bir gösterim olmayacağına karar verildiğini, bunun ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını, davacının markalarının renk değil şekil markası olarak tescilli bulunduklarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet şekil markaları arasında, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 32. sınıf "Enerji içecekleri (alkolsüz)" yönünden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu markadaki temel renk kombinasyonunun, davacının itirazına mesnet şekil markalarında yer alan renk kombinasyonu ile benzer olduğu, mahkemece hükme esas alınan ve aralarında gıda mühendisi ve pazarlama uzmanının yer aldığı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen, ikinci bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının itirazına mesnet markalarında yer alan mavi-gri renk kombinasyonlarının, “enerji içecekleri” emtialarında davacı markaları ile özdeşleştiği ve tanınmış bulunduğu gözetildiğinde taraf markaları arasındaki benzerliğin, dava konusu marka kapsamında 32.
sınıfta yer alan "Enerji içecekleri (alkolsüz)" emtiası bakımından iltibasa neden olacağı, dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, diğer taraftan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, mahkemece de gerekçesi açıklanmak suretiyle dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabul edildiği, bu itibarla davalı Şirket vekilinin bilirkişi raporlarının çelişkili olduğuna ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı, ayrıca ilk derece mahkemesince davacı yararına hükmedilen yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...
Gıda Dağıtım ve Paz. San. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca aranan şartların gerçekleşmediğini, taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek şekilde benzer olmadığını, yargılama giderlerinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması hatalı olup hükmü bu yönüyle de bozulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın ilk bilirkişi raporuna itirazı üzerine öncelikle ek rapor alınması gerekirken, yeni bir heyetten tekrar rapor alınması ve bu ikinci rapora itibar edilerek karar verilmesinin yanlış olduğunu, yerel mahkemenin esas aldığı ikinci bilirkişi raporunda değerlendirmenin, sadece renk üzerinden yapıldığını sözcük ve şekil unsurlarının markaya kattığı fonetik ve kavramsal algının değerlendirmesi ise isabetsiz olacağı gerekçesiyle yapılmadığını, yerel mahkemenin bu raporu esas alarak karar verilmesinin yanlış olduğunu, marka tercihi şekil ve renk unsurundan ziyade kelime unsuruna dayanarak yapılacağını, yerel mahkeme kararında ve istinaf mahkemesi kararında bu yönde değerlendirme yapılmadığını, yerel mahkeme kararında davaya konu renkler arasında ton farkı olduğunun ifade edildiğini, ancak davaya konu markalardaki renkler arasında ton farkı değil, renk farkı olduğunu, renklerin dizaynı (kullanım şekli) bakımından incelendiğinde de markalar arasında bir benzerlikten veya iltibastan bahsedilemeyeceğini, davacı tarafa ait renk markalarının tanınmış marka olmadığını, renk markalarının hiçbir dayanak olmadan davacı tarafa ait REDBULL markalarıyla özdeşleştiğini söylemenin mümkün olmadığını, AB Adalet Divanı, renkleri eşit oranda yan yana dizmenin yeterince açık ve kesin bir gösterim olmayacağına karar verdiğini, davacı markaları TÜRKPATENT nezdinde ''renk'' olarak değil ''şekil'' olarak tescil edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket vekili ve davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062664100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz