Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5292 E. 2012/9143 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanıma ve tenfiz↗ yabancı mahkeme ilamı↗ tanıma↗ tenfiz↗ havale↗ haciz↗ sulh↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Frankfurt Mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın tercümesinin sunulmuş olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dilekçesinde Frankfurt Sulh Mahkemesi'nin 25/09/2009 tarih ve 82 M 15019/09 sayılı haciz ve havale kararının tanıma ve tenfizine karar verilmesi istenmesine rağmen mahkemece Frankfurt Main Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 04/03/2002 tarih ve 2/2399/01 sayılı ilamının tenfizine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 74 ve şu anda yürürlükte olan HMK'nun 26. maddesi uyarınca hakim, tarafların talep ve sonuçlarıyla bağlı olup talep edilenden başka bir şeye hükmedemez. Bu nedenle dava dilekçesinde tenfizi ve tanınması istenen yabancı mahkeme ilamının Türkiye'de tenfizinin mümkün olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava konusu olmayan mahkeme ilamının tenfizinin yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13124 E. 2014/19565 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz kararda1-Dava dilekçesinde Frankfurt Sulh Mahkemesi'nin 25/09/2009 tarih ve 82 M 15019/09 sayılı «haciz» ve «havale» kararının «tanıma» ve «tenfizine» karar verilmesi istenmesine rağmen mahkemece Frankfurt Main Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 04/03/2002 tarih ve 2/2399/01 sayılı ilamının tenfizine karar verilmiştir.
Bu nedenle dava dilekçesinde «tenfizi» ve tanınması istenen yabancı mahkeme ilamının Türkiye'de tenfizinin mümkün olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava konusu olmayan mahkeme ilamının tenfizinin yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin 28/02/2011 tarihli 2-25 O 90/10 nolu kararın «tenfizine», karar kesinleştiğinde bu hususun yabancı mahkeme ilamının aslına yazılmasına karar verilmiştir.
2-Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından «masraf» tespit kararının da tenfizi istenilmiş olmasına rağmen bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir hüküm kurulmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · dosya masrafı
Benzer bu kararda2-Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından «masraf» tespit kararının da tenfizi istenilmiş olmasına rağmen bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir hüküm kurulmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2267 E. 2012/9196 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz kararda1-Dava dilekçesinde Frankfurt Sulh Mahkemesi'nin 25/09/2009 tarih ve 82 M 15019/09 sayılı «haciz» ve «havale» kararının «tanıma» ve «tenfizine» karar verilmesi istenmesine rağmen mahkemece Frankfurt Main Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 04/03/2002 tarih ve 2/2399/01 sayılı ilamının tenfizine karar verilmiştir.
Bu nedenle dava dilekçesinde «tenfizi» ve tanınması istenen yabancı mahkeme ilamının Türkiye'de tenfizinin mümkün olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava konusu olmayan mahkeme ilamının tenfizinin yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, Frankfurt am Main Yüksek Eyalet (İstinaf) Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında davalıların mahkemeye usulüne uygun olarak çağrıldığı, kararın da davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ilamın açıkça «kamu düzenine» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Frankfurt am Main Yüksek Eyalet (İstinaf) Mahkemesi'nin kararının «tenfizine» karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, tenfiz davalarının «eda davası» değil «tespit davası» niteliğinde olması nedeniyle, mahkemece yargılama harcı ile davacı yararına takdir edilen «vekalet ücretinin», nispi değil maktu olarak belirlenmesi gereklidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi harç · eda davası · nispi vekalet ücreti · tespit davası · kamu düzeni · yargılama gideri · harç · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, «nispi harç» ile davacı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olduğuna göre davacı tarafça yapılan «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemiş olmasıda doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın …
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, tenfiz davalarının «eda davası» değil «tespit davası» niteliğinde olması nedeniyle, mahkemece yargılama harcı ile davacı yararına takdir edilen «vekalet ücretinin», nispi değil maktu olarak belirlenmesi gereklidir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, Frankfurt am Main Yüksek Eyalet (İstinaf) Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında davalıların mahkemeye usulüne uygun olarak çağrıldığı, kararın da davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ilamın açıkça «kamu düzenine» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Frankfurt am Main Yüksek Eyalet (İstinaf) Mahkemesi'nin kararının «tenfizine» karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15232 E. 2012/6549 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz kararda1-Dava dilekçesinde Frankfurt Sulh Mahkemesi'nin 25/09/2009 tarih ve 82 M 15019/09 sayılı «haciz» ve «havale» kararının «tanıma» ve «tenfizine» karar verilmesi istenmesine rağmen mahkemece Frankfurt Main Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 04/03/2002 tarih ve 2/2399/01 sayılı ilamının tenfizine karar verilmiştir.
Bu nedenle dava dilekçesinde «tenfizi» ve tanınması istenen yabancı mahkeme ilamının Türkiye'de tenfizinin mümkün olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava konusu olmayan mahkeme ilamının tenfizinin yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararı veren mahkemece davalı tarafa yargılama sırasında «tebligat» yapıldığı, davalının avukat marifetiyle kendini savunduğu ve bu şekilde 5718 sayılı kanunun 54üncü maddesinde düzenlenen koşulların oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile Frankfurt Am Main Eyalet Mahkemesinin 2- 21 0 58/05 sayılı ilamının tenfizine karar verilmiştir.
1 – Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkillerinin davalıdan olan alacaklarının tahsili amacıyla Frankfurt Am Main mahkemesinde açılan davanın müvekkili lehine sonuçlandığını ileri sürerek, söz konusu davaya ilişkin kesinleşen kararın «tenfizine» karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararı veren mahkemece davalı tarafa yargılama sırasında «tebligat» yapıldığı, davalının avukat marifetiyle kendini savunduğu ve bu şekilde 5718 sayılı kanunun 54üncü maddesinde düzenlenen koşulların oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile Frankfurt Am Main Eyalet Mahkemesinin 2- 21 0 58/05 sayılı ilamının tenfizine karar verilmiştir.
Ancak «tenfizi» talep olunan kararın davalıya tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmişse kime, ne şekilde tebliğ edildiği, nasıl kesinleştiği, kararın tercümesinden anlaşılamadığından, değinilen hususlar Lahey Konvansiyonu hükümleri de değerlendirilerek, tereddüde yer olmayacak şekilde belirlendikten sonra hasıl olacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/375 E. 2023/1482 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz kararda1-Dava dilekçesinde Frankfurt Sulh Mahkemesi'nin 25/09/2009 tarih ve 82 M 15019/09 sayılı «haciz» ve «havale» kararının «tanıma» ve «tenfizine» karar verilmesi istenmesine rağmen mahkemece Frankfurt Main Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 04/03/2002 tarih ve 2/2399/01 sayılı ilamının tenfizine karar verilmiştir.
Bu nedenle dava dilekçesinde «tenfizi» ve tanınması istenen yabancı mahkeme ilamının Türkiye'de tenfizinin mümkün olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava konusu olmayan mahkeme ilamının tenfizinin yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusunun «münhasıran» Türk mahkemelerinin «yetkisine» giren bir konuya ilişkin olmadığı, yabancı mahkemece kendi maddi ve usul hukuk kuralları uygulanarak davanın çözüme kavuşturulduğu, kurulan hükümde «kamu düzenine» açıkça aykırı bir durumun söz konusu olmadığı ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu'nun (5718 sayılı Kanun) 54 üncü maddesindeki «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın davalı şirketin «yerleşim yerinin» bulunduğu Yozgat'ta açılması gerektiğinden Türk mahkemelerinin «münhasır» yetkisi içinde kaldığını, yabancı mahkeme ilamının Türk «kamu düzenine» aykırı olduğunu, olayda yabancılık unsurunun bulunmadığını, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını, dolayısıyla ortaklık «payının» iadesine karar verilemeyeceği gibi bu kararın «tenfizine» de karar verilemeyeceğini, davanın 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Ka …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tanınması ve «tenfizi» talebine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri · münhasırlık · kamu düzeni · kâr payı · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın davalı şirketin «yerleşim yerinin» bulunduğu Yozgat'ta açılması gerektiğinden Türk mahkemelerinin «münhasır» yetkisi içinde kaldığını, yabancı mahkeme ilamının Türk «kamu düzenine» aykırı olduğunu, olayda yabancılık unsurunun bulunmadığını, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını, dolayısıyla ortaklık «payının» iadesine karar verilemeyeceği gibi bu kararın «tenfizine» de karar verilemeyeceğini, davanın 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Ka …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusunun «münhasıran» Türk mahkemelerinin «yetkisine» giren bir konuya ilişkin olmadığı, yabancı mahkemece kendi maddi ve usul hukuk kuralları uygulanarak davanın çözüme kavuşturulduğu, kurulan hükümde «kamu düzenine» açıkça aykırı bir durumun söz konusu olmadığı ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu'nun (5718 sayılı Kanun) 54 üncü maddesindeki «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5292 E. , 2012/9143 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/12/2010 tarih ve 2010/82-2010/392 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya'da faaliyet gösteren M. Fadıl Akgündüz tarafından temsil edilen Jet-Pa aleyhine alacak davası açtığını, alacağa hak kazandığını, Frankfurt Mahkemesi kararının kesinleştiğini belirterek tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin yabancı mahkemede açılan davadan haberdar olmadıklarını, bu hususa ilişkin bir tebligat almadıklarını, tenfiz davasının açılabilmesi için ilamın kesinleştiğini gösteren belge ile onanmış tercümesinin tenfiz dilekçesine eklenmesi gerektiğini, ayrıca iddia edilen alacağın kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Frankfurt Mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın tercümesinin sunulmuş olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dilekçesinde Frankfurt Sulh Mahkemesi'nin 25/09/2009 tarih ve 82 M 15019/09 sayılı haciz ve havale kararının tanıma ve tenfizine karar verilmesi istenmesine rağmen mahkemece Frankfurt Main Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 04/03/2002 tarih ve 2/2399/01 sayılı ilamının tenfizine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 74 ve şu anda yürürlükte olan HMK'nun 26. maddesi uyarınca hakim, tarafların talep ve sonuçlarıyla bağlı olup talep edilenden başka bir şeye hükmedemez. Bu nedenle dava dilekçesinde tenfizi ve tanınması istenen yabancı mahkeme ilamının Türkiye'de tenfizinin mümkün olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava konusu olmayan mahkeme ilamının tenfizinin yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmayacağına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059615700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz