6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2033 E. 2012/8652 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': '1 yıl', 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme emrine itiraz itirazın iptali davası iptal davası hak düşürücü süre iflas

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, İcra İflas Kanunu'nun 67/1 maddesi gereğince itirazın iptali davası için itirazı öğrenmeden itibaren 1 yıl hak düşürücü süre öngörüldüğü, davalının itirazını 03/09/2007 tarihinde İcra Dairesi'ne beyanla yaptığı, bundan sonra davacı tarafın 27/01/2008 tarihinde icra dosyasında işlem yaptığı, bu tarihte itirazı öğrenmiş sayılmasının gerekeceği, itirazın iptali davasını ise 28/05/2010 tarihinde açmış olduğu, bu haliyle öngörülen 1 yıllık itirazın iptali davası süresinin aşılmış olduğu gerekçesiyle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, yurt içi taşıma bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Oysa İİK'nun 67/1. madde hükmünde açıkça dava açma süresinin ödeme emrine vaki itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş,bunun dışında bir yol (harici öğrenme vs.) öngörülmemiştir. Nitekim, aynı Kanun'un 62/2.maddesi de itirazın alacaklıya tebliği zorunluluğu getirilmiştir. Somut olayda ise ödeme emrine itiraz davacı alacaklıya tebliğ edilmemiştir. Bu durumda tebliğ gerçekleşmediğine göre, açılan davanın süresinde olduğu dikkate alınarak, işin esasına girilip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/360 E. 2013/836 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3032 E. 2011/14603 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Yargıtay 11. HD 2013/11979/2013/17484

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11979 E. 2013/17484 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

2 benzer karar daha
  • Rücü tazminatı | İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16691 E. 2013/14011 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/586 E. 2021/3714 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/2033 E.  ,  2012/8652 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/11/2010 tarih ve 2010/148-2010/285 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya nakliye işi yaptığını ancak bedelini alamadığını, müvekkilinin bu alacağı için davalı aleyhine başlattıkları takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarının % 40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, faiz oranının da yasaya aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, İcra İflas Kanunu'nun 67/1 maddesi gereğince itirazın iptali davası için itirazı öğrenmeden itibaren 1 yıl hak düşürücü süre öngörüldüğü, davalının itirazını 03/09/2007 tarihinde İcra Dairesi'ne beyanla yaptığı, bundan sonra davacı tarafın 27/01/2008 tarihinde icra dosyasında işlem yaptığı, bu tarihte itirazı öğrenmiş sayılmasının gerekeceği, itirazın iptali davasını ise 28/05/2010 tarihinde açmış olduğu, bu haliyle öngörülen 1 yıllık itirazın iptali davası süresinin aşılmış olduğu gerekçesiyle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, yurt içi taşıma bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Oysa İİK'nun 67/1. madde hükmünde açıkça dava açma süresinin ödeme emrine vaki itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş,bunun dışında bir yol (harici öğrenme vs.) öngörülmemiştir. Nitekim, aynı Kanun'un 62/2.maddesi de itirazın alacaklıya tebliği zorunluluğu getirilmiştir. Somut olayda ise ödeme emrine itiraz davacı alacaklıya tebliğ edilmemiştir. Bu durumda tebliğ gerçekleşmediğine göre, açılan davanın süresinde olduğu dikkate alınarak, işin esasına girilip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059495600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.