İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1654 E. 2012/8633 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun bedeli↗ organik bağ↗ itirazın iptali davası↗ aktif dava ehliyeti↗ navlun↗ iptal davası↗ alacak davası↗ taraf ehliyeti↗ limited şirket↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın itirazın iptali davası olarak görülmesi yasal olarak mümkün değil ise de davacının davasını alacak davası olarak düzeltilmesi talebinin kabul edildiği, taşımanın davacı firma tarafından yapıldığı, davalının emtianın teslim edilmediğine ilişkin bir itirazının olmadığı, navlun bedelinin davalı tarafından ödenmesinin gerektiği, dosyaya sunulan yazışmalardan yurt dışındaki şirketin davacı şirketin temsilcisi olduğu, aralarında organik bağın olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 980 İngiliz Sterlinin dava tarihindeki kur karşılığı olan 2.346,61 TL'nın 16/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Mahkemece, her ne kadar davacı şirketin davalı ile taşıma ilişkisi olan yabancı uyruklu Ikra UK Limited şirketinin temsilcisi olduğu ve bu şirket ile davacı şirket arasında organik bağ bulunduğu, taşımanın davacı firma tarafından yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiyse de, dava yabancı uyruklu Ikra UK Limited şirketi adına açılmadığı
gibi dava dışı bu şirket ile davacı şirket arasında temsilcilik ilişkisi olduğuna dair dosyada delil bulunmamaktadır. Davacı tarafından yapılan icra takibinin dayanağı olan faturaların dahi yabancı uyruklu Ikra UK Limited şirketi tarafından düzenlendiği anlaşılmakla, aktif dava ehliyeti bulunmayan davacı şirketin davasının kabulü doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulüyle kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5134 E. 2014/7641 K.
Ortak:taraf ehliyeti · temsil · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın «itirazın iptali davası» olarak görülmesi yasal olarak mümkün değil ise de davacının davasını «alacak davası» olarak düzeltilmesi talebinin kabul edildiği, taşımanın davacı firma tarafından yapıldığı, davalının emtianın «teslim» edilmediğine ilişkin bir itirazının olmadığı, «navlun bedelinin» davalı tarafından ödenmesinin gerektiği, dosyaya sunulan yazışmalardan yurt dışındaki şirketin davacı şirketin «temsilcisi» olduğu, aralarında organik bağın olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 980 İngiliz Sterlinin dava tarihindeki kur karşılığı olan 2.346,61 TL'nın 16/07/2008 …
1) Mahkemece, her ne kadar davacı şirketin davalı ile taşıma ilişkisi olan yabancı uyruklu Ikra UK Limited şirketinin «temsilcisi» olduğu ve bu şirket ile davacı şirket arasında «organik bağ» bulunduğu, taşımanın davacı firma tarafından yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiyse de, dava yabancı uyruklu Ikra UK Limited şirketi adına açılma …
Davacı tarafından yapılan icra takibinin dayanağı olan faturaların dahi yabancı uyruklu Ikra UK Limited şirketi tarafından düzenlendiği anlaşılmakla, aktif dava «ehliyeti» bulunmayan davacı şirketin davasının kabulü doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulüyle kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafça dava dışı şirketin davacı şirketin yurt dışı «temsilcisi» olduğuna ilişkin belgeler dosyaya sunulmuş olduğu, takibe konan faturalarda faturanın davacı şirket tarafından kesildiği, belgelerde «taşıyıcı» firmanın davacı firma olduğu, dava dışı Ikra UK Limited Şti’nin evraklardaki internet sitesi ve elektronik posta adresinin davacı şirketle aynı olduğu, davacı şirketin dava açmakta «ehliyetinin» bulunduğu görüldüğünden önceki mahkeme ilamında direnilmesine ve 980 İngiliz Sterlini dava tarihi kur karşılığı 2.346,61 TL'nin «ihtarname» ile «temerrüde» düşürüldüğü 16.07.2008 tarihinden reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Şirketinin düzenlediği faturalara dayalı olarak alacak talep ettiğinden işbu davada aktif dava «ehliyeti» bulunmamaktadır.
Şirketi'nin ortağı olduğu anlaşılmakta ise de, alacağı talep etme «yetkisinin» ortağa değil, dava dışı şirkete ait olduğu kabul edilerek, davanın aktif dava «ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı · ihtarname · yetkisizlik kararı · temerrüt · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafça dava dışı şirketin davacı şirketin yurt dışı «temsilcisi» olduğuna ilişkin belgeler dosyaya sunulmuş olduğu, takibe konan faturalarda faturanın davacı şirket tarafından kesildiği, belgelerde «taşıyıcı» firmanın davacı firma olduğu, dava dışı Ikra UK Limited Şti’nin evraklardaki internet sitesi ve elektronik posta adresinin davacı şirketle aynı olduğu, davacı şirketin dava açmakta «ehliyetinin» bulunduğu görüldüğünden önceki mahkeme ilamında direnilmesine ve 980 İngiliz Sterlini dava tarihi kur karşılığı 2.346,61 TL'nin «ihtarname» ile «temerrüde» düşürüldüğü 16.07.2008 tarihinden reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizin bozma ilamından sonra dosyaya «ibraz» edilen belgelere göre davacının dava dışı I.UK.
Şirketi'nin ortağı olduğu anlaşılmakta ise de, alacağı talep etme «yetkisinin» ortağa değil, dava dışı şirkete ait olduğu kabul edilerek, davanın aktif dava «ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7486 E. 2016/1775 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki · sözleşmenin ifa yeri · genel yetki · genel yetkili mahkeme · ifa yeri · yabancılık unsuru · yerleşim yeri · şirket merkezi mahkemesi
Benzer bu karardaAncak 5718 sayılı MÖHUK’nın «milletlerarası yetki» başlıklı 40. maddesi "Türk mahkemelerinin milletlerarası «yetkisini», iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder." hükmünü haiz olup, 6100 sayılı HMK’nın «genel yetkili» mahkeme başlıklı 6. maddesi, "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki «yerleşim yeri» mahkemesidir." şeklindeki düzenlemeyi içermektedir.
Hukuk Mevzuatı uyarınca kurulan «yabancılık unsuru» «taşıyan» «tüzel kişilik» olduğu, MÖHUK'nın 40. maddesi uyarınca Türk Mahkemelerinin milletlerarası «yetkisinin» iç hukukun yer itibariyle «yetki» kurallarına göre belirleneceği, bu durumda «genel yetki» hükümleri gereği davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olacağı, Türk Mahkemelerinin dava konusu uyuşmazlıkta yetkili olmalarını gerektirir herhangi bir hüküm ya da yazılı nitelikte belge bulunmadığı, mahkemenin MÖHUK’nın 40. ve 47. maddeleri uyarınca davaya bakmakta «görevli» ve yetkili olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ... adlı yabancı uyruklu «şirketin merkezi» ...’da olduğundan uyuşmazlığın «yabancı unsur» içerdiği kuşkusuz olup, davalının «yetki itirazının» yukarıda anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde ele alınması gerekmektedir.
Bu nedenle davacı istemleri de gözetilerek fesh edilmiş sözleşmeye dayalı olarak dahi olsa HMK’nın 10. maddesi uyarınca «sözleşmenin ifa yeri» mahkemesinde de dava açılabileceği ve esasen sözleşmedeki karakteristik edimin ifa yerinin de İstanbul olduğunun kabulü gerekir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2354 E. 2019/833 K.
Ortak:navlun · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın «itirazın iptali davası» olarak görülmesi yasal olarak mümkün değil ise de davacının davasını «alacak davası» olarak düzeltilmesi talebinin kabul edildiği, taşımanın davacı firma tarafından yapıldığı, davalının emtianın «teslim» edilmediğine ilişkin bir itirazının olmadığı, «navlun bedelinin» davalı tarafından ödenmesinin gerektiği, dosyaya sunulan yazışmalardan yurt dışındaki şirketin davacı şirketin «temsilcisi» olduğu, aralarında organik bağın olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 980 İngiliz Sterlinin dava tarihindeki kur karşılığı olan 2.346,61 TL'nın 16/07/2008 …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında deniz taşımacılık sözleşmesi kurulduğu, davacının yaptığı ödemenin «navlun» bedelinden fazla olup olmadığı, «sebepsiz zenginleşme» şartlarının bulunup bulunmadığının tespitinin ....
Ticaret Hukukuna göre taraflar arasında yapılan sözleşme ve «konişmentoya» göre belirleneceği, davanın sözleşme kapsamına göre ele alınması gerektiği, konişmento kayıtlarının ilk cümlesine göre 1994 Navlun sözleşmesine atıf yapıldığı, «navlun sözleşmesinde» «tahkim şartı» öngörülerek ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:deniz taşıma sözleşmesi · tahkim itirazı · navlun sözleşmesi · tahkim şartı · taşıtan · konişmento · tahkim · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaTicaret Hukukuna göre taraflar arasında yapılan sözleşme ve «konişmentoya» göre belirleneceği, davanın sözleşme kapsamına göre ele alınması gerektiği, konişmento kayıtlarının ilk cümlesine göre 1994 Navlun sözleşmesine atıf yapıldığı, «navlun sözleşmesinde» «tahkim şartı» öngörülerek ...
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, ancak ilk derece mahkemesinin görev itibariyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» dair karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde «tahkim itirazının» «yetkisizlik» şeklinde değerlendirerek karar vermesi yerinde görülmediğinden, kararın HMK'nın 353/1-b-... maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, davalılar vekillerinin tahkim itirazının kabulüne, davacının davasının mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece davalıların «tahkim itirazının» MK’nın .... maddesi hükümleri ile bağdaşmayacağı nazara alınarak davalıların tahkim itirazının reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak tahkim itirazının kabulü ile mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmede «tahkim» «kaydının» mevcut olduğu ve uyuşmazlık halinde tahkim mahkemesi/geçerli kanunlar için başvurulacak yerin .... ve İngiliz kanunları olduğu kabul edilmiş ise de, davacının Türk uyruklu olduğu ve Türk uyruklu bulunan davalıların ikametgah mahkemesinde dava açtığından, kendi ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olan davalıların «tahkim itirazında» bulunarak ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1654 E. , 2012/8633 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/11/2010 tarih ve 2010/548-2010/2337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının İngiltere'den Gürcistan'a gönderdiği 3 paket kuru yük emtiasının taşınması işinin davacı tarafından yapıldığını, 05.11.2007 tarihli 980.00 GBP ile, 23.11.2007 tarihli 172,53 GBP bekleme bedeli faturasının tanzim edilip gönderildiğini ancak 26.06.2008 tarihli ihtara rağmen ödemenin yapılmadığını, Adana 7. İcra Müdürlüğü'nün 2009/3975 esas sayılı dosyası ile 1.152,53 GBP alacak için takip yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yurt dışı firması olduğunu, MÖHUK'un uygulanması gerektiğini, aralarında ticari ilişkinin olmadığını, BK'nun 73. maddenin uygulanamayacağını, davalının ikametgah adresi olan Ankara mahkemelerinin ve icra müdürlüğünün yetkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın itirazın iptali davası olarak görülmesi yasal olarak mümkün değil ise de davacının davasını alacak davası olarak düzeltilmesi talebinin kabul edildiği, taşımanın davacı firma tarafından yapıldığı, davalının emtianın teslim edilmediğine ilişkin bir itirazının olmadığı, navlun bedelinin davalı tarafından ödenmesinin gerektiği, dosyaya sunulan yazışmalardan yurt dışındaki şirketin davacı şirketin temsilcisi olduğu, aralarında organik bağın olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 980 İngiliz Sterlinin dava tarihindeki kur karşılığı olan 2.346,61 TL'nın 16/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Mahkemece, her ne kadar davacı şirketin davalı ile taşıma ilişkisi olan yabancı uyruklu Ikra UK Limited şirketinin temsilcisi olduğu ve bu şirket ile davacı şirket arasında organik bağ bulunduğu, taşımanın davacı firma tarafından yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiyse de, dava yabancı uyruklu Ikra UK Limited şirketi adına açılmadığı
gibi dava dışı bu şirket ile davacı şirket arasında temsilcilik ilişkisi olduğuna dair dosyada delil bulunmamaktadır. Davacı tarafından yapılan icra takibinin dayanağı olan faturaların dahi yabancı uyruklu Ikra UK Limited şirketi tarafından düzenlendiği anlaşılmakla, aktif dava ehliyeti bulunmayan davacı şirketin davasının kabulü doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulüyle kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059492200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz