İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5437 E. 2012/7665 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakit alacak↗ hesap kat ihtarı↗ kat ihtarı↗ hesap kat↗ i̇i̇k 257↗ depo kararı↗ muacceliyet↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihtiyati haciz↗ ihtar↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, hesap kat ihtarının borçlu ...’e tebliğ edilmediği, nakit alacak tutarı için borçlu şirket ile ... yönünden ihtiyati haciz talebinde bulunulabileceği, gayri nakit alacağın muaccel olup olmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece hesap kat ihtarının borçlu ...’e tebliğ edilmediği, genel kredi sözleşmesine yönelik ihtiyati haczin borçlu şirket ile ... yönünden hüküm altına alınabileceği, gayri nakit alacağın ise muaccel olup olmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, alacaklı banka İİK’nun 257/2. maddesi uyarınca borçluların mallarını gizleme ve kaçırma ihtimalinin olduğunu ileri sürmüş olup, mahkemece anılan iddia değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur.
Ayrıca, alacaklı banka borçlu şirket nezdinde bulunan çeklerle ilgili olarak yaprak başına sorumlu olduğu miktarın da depo edilmesini talep etmiştir. Genel Kredi Sözleşmesinin 13. maddesinde, bankanın müşterinin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi, borçlarını ödeyememesi hallerinde sorumlu olduğu miktarları her zaman, herhangi bir sebep bildirmeksizin depo edilmesini talep edebileceği düzenlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece ihtiyati haciz talep eden bankanın genel kredi sözleşmesine yönelik istemi yönünden İİK’nun 257/2. maddesi uyarınca borçlu ...’in mallarını gizleme ve kaçırma durumu bulunup bulunmadığı değerlendirilip, neticesine göre bir karar vermek ve gayri nakit alacağa ilişkin istemin ise anılan sözleşme hükmü uyarınca kabulüne karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14761 E. 2011/17365 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, «hesap kat ihtarının» borçlu ...’e tebliğ edilmediği, «nakit alacak» tutarı için borçlu şirket ile ... yönünden «ihtiyati haciz» talebinde bulunulabileceği, gayri nakit alacağın «muaccel» olup olmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece «hesap kat ihtarının» borçlu ...’e tebliğ edilmediği, «genel kredi sözleşmesine» yönelik ihtiyati haczin borçlu şirket ile ... yönünden hüküm altına alınabileceği, gayri nakit alacağın ise «muaccel» olup olmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece «ihtiyati haciz» talep eden bankanın «genel kredi sözleşmesine» yönelik istemi yönünden İİK’nun «257»/2. maddesi uyarınca borçlu ...’in mallarını gizleme ve kaçırma durumu bulunup bulunmadığı değerlendirilip, neticesine göre bir karar vermek ve gayri nakit alacağa …
Benzer bu karardaİsteme konu kredi alacağı, alacaklı tarafından hesap katedilerek «muaccel» hale gelmiş olmakla İİK'nun «257»/1.maddesi hükmü gözden kaçırılarak «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir.
Oysa, İİK'nun «257»/2. maddesinde düzenlendiği üzere borçlunun mallarını gizleme veya kaçırma hazırlığı içerisinde olması koşulu henüz «vadesi» gelmemiş borçlara ilişkin «ihtiyati haciz» istemleriyle ilgilidir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vade
Benzer bu karardaOysa, İİK'nun «257»/2. maddesinde düzenlendiği üzere borçlunun mallarını gizleme veya kaçırma hazırlığı içerisinde olması koşulu henüz «vadesi» gelmemiş borçlara ilişkin «ihtiyati haciz» istemleriyle ilgilidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13854 E. 2011/16246 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece «ihtiyati haciz» talep eden bankanın «genel kredi sözleşmesine» yönelik istemi yönünden İİK’nun «257»/2. maddesi uyarınca borçlu ...’in mallarını gizleme ve kaçırma durumu bulunup bulunmadığı değerlendirilip, neticesine göre bir karar vermek ve gayri nakit alacağa …
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, «hesap kat ihtarının» borçlu ...’e tebliğ edilmediği, «nakit alacak» tutarı için borçlu şirket ile ... yönünden «ihtiyati haciz» talebinde bulunulabileceği, gayri nakit alacağın «muaccel» olup olmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece «hesap kat ihtarının» borçlu ...’e tebliğ edilmediği, «genel kredi sözleşmesine» yönelik ihtiyati haczin borçlu şirket ile ... yönünden hüküm altına alınabileceği, gayri nakit alacağın ise «muaccel» olup olmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİİK.nun «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edebilmenin koşulları sıralanmış olup, bu hükümde «vadesi» gelmiş alacaklar için borçlunun «mal kaçırmaya» ilişkin belirtilerin bulunması ya da aciliyeti gerektirir bir durumun olması gerekli koşullardan değildir.
İstem, «bonoya» dayalı «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkindir.
Kararda dayanılan gerekçeler, İİK’nun «257»/2. maddesinde düzenlenen henüz «vadesi» gelmemiş alacaklar için aranan koşullardır (Bkz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mal kaçırma · bono · vade
Benzer bu karardaİİK.nun «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edebilmenin koşulları sıralanmış olup, bu hükümde «vadesi» gelmiş alacaklar için borçlunun «mal kaçırmaya» ilişkin belirtilerin bulunması ya da aciliyeti gerektirir bir durumun olması gerekli koşullardan değildir.
Mahkemece, borçlunun yerinin belli olduğu, «mal kaçırma» veya gizleme yaptığına ilişkin somut bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
İstem, «bonoya» dayalı «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkindir.
Kararda dayanılan gerekçeler, İİK’nun «257»/2. maddesinde düzenlenen henüz «vadesi» gelmemiş alacaklar için aranan koşullardır (Bkz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3670 E. 2012/5109 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, «hesap kat ihtarının» borçlu ...’e tebliğ edilmediği, «nakit alacak» tutarı için borçlu şirket ile ... yönünden «ihtiyati haciz» talebinde bulunulabileceği, gayri nakit alacağın «muaccel» olup olmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece «hesap kat ihtarının» borçlu ...’e tebliğ edilmediği, «genel kredi sözleşmesine» yönelik ihtiyati haczin borçlu şirket ile ... yönünden hüküm altına alınabileceği, gayri nakit alacağın ise «muaccel» olup olmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece «ihtiyati haciz» talep eden bankanın «genel kredi sözleşmesine» yönelik istemi yönünden İİK’nun «257»/2. maddesi uyarınca borçlu ...’in mallarını gizleme ve kaçırma durumu bulunup bulunmadığı değerlendirilip, neticesine göre bir karar vermek ve gayri nakit alacağa …
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmişse de, İİK’nun «257»/1 maddesine göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, rehinle temin edilmemiş alacağın, «muaccel» olması ve alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat oluşması yeterlidir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda, «çek hamili» tarafından, çek borçluları hakkında «ihtiyati haciz», talep edilmiş olup, çekin «keşide tarihi» itibari ile karşılığının bulunmadığı da göz önüne alınarak, talebin kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile red hükmü kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mal kaçırma · çek hamili · keşide tarihi · hamil · tebligat · çek
Benzer bu karardaSomut olayda, «çek hamili» tarafından, çek borçluları hakkında «ihtiyati haciz», talep edilmiş olup, çekin «keşide tarihi» itibari ile karşılığının bulunmadığı da göz önüne alınarak, talebin kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile red hükmü kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, alacaklının, borçluların mallarını kaçırma hazırlığı içinde olduğuna ilişkin herhangi bir delil bildirmediği ve «mal kaçırma» hususunun kanıtlanamadığı, borçluların «tebligata» yarar yeni adreslerinin araştırılması için yazışma veya işlem yapılmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş, red kararına karşı alacaklı vekili tarafından yapılan itiraz da aynı gerekçelerle reddedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5437 E. , 2012/7665 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.12.2011 tarih ve 2011/202-2011/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Alacaklı vekili, borçlu şirket ile banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer şahıslarında sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini ileri sürerek, nakit ve gayri nakit alacak tutarı toplamı üzerinden ihtiyati hacze karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, hesap kat ihtarının borçlu ...’e tebliğ edilmediği, nakit alacak tutarı için borçlu şirket ile ... yönünden ihtiyati haciz talebinde bulunulabileceği, gayri nakit alacağın muaccel olup olmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece hesap kat ihtarının borçlu ...’e tebliğ edilmediği, genel kredi sözleşmesine yönelik ihtiyati haczin borçlu şirket ile ... yönünden hüküm altına alınabileceği, gayri nakit alacağın ise muaccel olup olmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, alacaklı banka İİK’nun 257/2. maddesi uyarınca borçluların mallarını gizleme ve kaçırma ihtimalinin olduğunu ileri sürmüş olup, mahkemece anılan iddia değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur.
Ayrıca, alacaklı banka borçlu şirket nezdinde bulunan çeklerle ilgili olarak yaprak başına sorumlu olduğu miktarın da depo edilmesini talep etmiştir. Genel Kredi Sözleşmesinin 13. maddesinde, bankanın müşterinin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi, borçlarını ödeyememesi hallerinde sorumlu olduğu miktarları her zaman, herhangi bir sebep bildirmeksizin depo edilmesini talep edebileceği düzenlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece ihtiyati haciz talep eden bankanın genel kredi sözleşmesine yönelik istemi yönünden İİK’nun 257/2. maddesi uyarınca borçlu ...’in mallarını gizleme ve kaçırma durumu bulunup bulunmadığı değerlendirilip, neticesine göre bir karar vermek ve gayri nakit alacağa ilişkin istemin ise anılan sözleşme hükmü uyarınca kabulüne karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058620600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz