Faydalı model ve tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1185 E. 2012/7475 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat külfeti↗ ibra↗ kamu düzeni↗ fatura↗ dahili dava↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tescilli bir sınai mülkiyet hakkının yenilik unsuruna sahip olmadığı, bu nedenle hükümsüz olduğu iddiasını ileri süren davacının bu yönde delilleri sunması gerektiği, davacı taraf fatura örnekleri sunmuş ise de, faturalarda tabiatı gereği ürünün görseli ve teknik özelliklerinin bulunmadığı, davacı tarafça dava konusu endüstriyel tasarım tescil belgesine konu tasarımın ve faydalı model belgesine konu buluşun yenilik kriterine sahip olmadığına dair görsel karşılaştırma yapılabilecek hiçbir ürün veya katalog, broşür, dergi, vs'nin dosyaya sunulmadığı, ispat külfeti altında olan davacının kendisine verilen sürelere ve delillerini ibra edeceğini beyan etmesine rağmen inceleme için delil sunmadığı, bu sebeple iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin 2 nolu bent dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-551 sayılı KHK'nin 154 vd. maddelerinde bir buluşa faydalı model belgesi verilerek korunması koşulları ve başvuru usulü özel olarak düzenlenmiştir. 551 sayılı KHK'de bir buluş başvurusunun patent belgesi verilerek korunması için zorunlu olan tekniğin bilinen durumunun aşılması koşulu faydalı modeller bakımından aranmadığından, faydalı model anlamındaki buluşun, bir sorunu çözen basit ve küçük buluş olduğu sonucuna ulaşılmalıdır. Bu yolla özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerce geliştirilen yeni ve sanayiye uygulanabilen çözümlerin de sınai mülkiyet hakkı kapsamında korunması yoluyla, bu tür ve benzeri işletmelerin emek ve yatırımları ile ortaya çıkardıkları yaratıcı fikri çaba üzerinde patente oranla daha kısa bir müddetle mutlak hak koruması oluşturularak, bu çeşit küçük buluş sahiplerinin de teşvik ve ödüllendirilmesi amaçlanmıştır.
Dava konusu somut uyuşmazlıkta, mahkemece bilirkişi kurulundan rapor alınmış ve anılan raporda bilirkişiler davalı adına tescilli olan ve hükümsüzlüğü istenen faydalı model belgesinin istemleri dikkate alındığında bu buluşun ilk istemine bağlı 4 istemden oluştuğu, bu istemlerin hiç birinin bu parçaların bilinen birleştirme usullerinin ve nesnel biçimlerinin dışında bir özgünlük taşımadığı, yağmur borularına bağlanma gereği zaten standart ölçü ve biçimde olmalarının zorunlu olduğu, dönüştürücü deyiminin büyük çaptan küçük çapa (ya da farklı geometriye) geçerken bir özellik gerektirdiği, ancak burada böyle farklı bir buluşun görülmediği, diğer özellikler de dahil olmak üzere faydalı model belgesine konu buluşun 551 sayılı KHK'nin 154. ve 156. maddelerine aykırı olduğu, davalı adına tescilli olan ve hükümsüzlüğü istenen faydalı model belgesine konu buluşun bir sorunu çözen basit ve küçük buluş niteliği taşımadığı, ancak dava konusu faydalı model belgesinin yenilik içermediği iddiasının davacı tarafça sunulan delillerle kanıtlanamadığı mütalâa edilmiştir.
Dairemizin 01.07.2010 tarih ve 12696/7759 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 551 sayılı KHK'nin 154. maddesi uyarınca, bir buluşun tescil edilebilmesi için, bu KHK'nin 156. maddesi hükmüne göre yeni ve 10. madde anlamında sanayiye uygulanabilmesi gereklidir. Yenilikten ne anlaşılması gerektiği ise aynı KHK'nin 156. maddesinde tanımlanmıştır. Anılan hükümlerin değerlendirilmesinde 551 Sayılı KHK ile mutlak yenilik koşulunun kabul edildiği anlaşılmaktadır. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de faydalı model tescil başvurusu yapılan buluşun başvuru tarihinden önce Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya kullanılmış olmaması gerekir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere 551 Sayılı KHK'de mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, hükümsüzlük davasında bir yönün mahkemece re'sen dikkate alınarak tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan KHK'nin 154 ile 156. maddesi göz önüne alınmak suretiyle ve bilirkişi görüşü dikkate alınarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Kamu düzenine ilişkin olan bu ilkeye dayalı olarak konusunda uzman olan bilirkişi veya bilirkişilerin yapacakları araştırma sonucunda bir buluşun 551 sayılı KHK'nin 156. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların da HUMK'nun 75/son maddesi (HMK 31. md.) çerçevesinde re'sen dikkate alınması ve bilirkişi raporundaki değerlendirmenin anılan KHK'nin 154. ile 156. maddesine uygun olup olmadığına ilişkin hukuki denetimin de mahkemece yapılaması gerekir.
Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda dava konusu faydalı modelin 551 sayılı KHK'nin 154. ve 156. maddesine aykırılık oluşturduğuna ilişkin kanaatlerini oluşturan somut belge ve dokümanların söz konusu raporu düzenleyen bilirkişilerden sorularak, dosyaya ibrazının sağlanıp, yenilik unsuru bakımından yeniden açıklama ve görüş istenilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bilirkişilerin dava konusu faydalı model belgesinin yeni olmadığına ilişkin taraf delilleriyle bağlı oldukları yönündeki mutalâasına iştirak edilmek suretiyle yazılı şekilde ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12696 E. 2010/7759 K.
Ortak:kamu düzeni · ibraz · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… apacakları araştırma sonucunda bir buluşun 551 sayılı KHK'nin 156. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların da HUMK'nun 75/«son» maddesi (HMK 31. md.) çerçevesinde re'sen dikkate alınması ve bilirkişi raporundaki değerlendirmenin anılan KHK'nin 154. ile 156. maddesine uygun olup olmadığına i …
… ve 156. maddesine aykırılık oluşturduğuna ilişkin kanaatlerini oluşturan somut belge ve dokümanların söz konusu raporu düzenleyen bilirkişilerden sorularak, dosyaya «ibrazının» sağlanıp, yenilik unsuru bakımından yeniden açıklama ve görüş istenilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bilirkişilerin dava konusu fayda …
Benzer bu kararda… ulanabilme, yine KHK'nin 156. maddesinde belirtilen yenilik koşulunu taşıdığı, ayrıca davacının faydalı model belgesine ait ürün ile farklı olduğu, davacı vekilince «son» torumuda delillerinin «ıslahı» talebinde bulunulmuş ise de, «kesin sürede» «ibraz» edilmeyen ya da celbi için «masraf» verilmeyen delillerin inceleme dışı bırakılacağının kesin süre verilerek taraf vekillerine «ihtarat» yapılmış olması karşısında yerinde görülmediği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… n yapacakları araştırma sonucunda bir buluşun 551 sayılı KHK’nin 156. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların HUMK’nun 75/«son» maddesi çerçevesinde re’sen dikkate alınması ve bilirkişi raporundaki yenilik ve «ayırt edicilik» unsurlarına yönelik değerlendirmenin de anılan KHK’nin 154 ila 156. maddelerine uygun olup olmadığına ilişkin hukuki denetiminin mahkemece yapılması gerekmektedir.
Mahkemece, dava konusu buluşun yenilik unsuruna sahip olup olmadığının tespitine yönelik araştırmanın «kamu düzenine» ilişkin olduğu gözetilerek, konusunda uzman olan bilirkişi veya bilirkişilerin yapacakları araştırma sonucunda dava konusu buluşun 551 sayılı KHK’nin 154 ve 156. maddeleri uyarınca yenilik vasfına sahip olup,olmadığı araştırılarak hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtarat · kesin süre · bilirkişi incelemesi · geçersizlik · ıslah · ayırt edicilik · dosya masrafı · ilan
Benzer bu kararda… ulanabilme, yine KHK'nin 156. maddesinde belirtilen yenilik koşulunu taşıdığı, ayrıca davacının faydalı model belgesine ait ürün ile farklı olduğu, davacı vekilince «son» torumuda delillerinin «ıslahı» talebinde bulunulmuş ise de, «kesin sürede» «ibraz» edilmeyen ya da celbi için «masraf» verilmeyen delillerin inceleme dışı bırakılacağının kesin süre verilerek taraf vekillerine «ihtarat» yapılmış olması karşısında yerinde görülmediği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… yön bulunmamasına davacı vekilince 30.06.2010 tarihli dilekçeyle davalı adına olan faydalı model belgesinin yıllık ücretinin davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle «geçersiz» hale geldiği bildirilmiş olup,bu durumun mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulduğunda değerlendirileceğinin tabii bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent …
2- Dava, davalı adına tescilli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı eylemlerinin davacı adına tescilli faydalı model belgesinden doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespiti, önlenmesi ve «ilana» karar verilmesi istemine ilişkindir.
… n yapacakları araştırma sonucunda bir buluşun 551 sayılı KHK’nin 156. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların HUMK’nun 75/«son» maddesi çerçevesinde re’sen dikkate alınması ve bilirkişi raporundaki yenilik ve «ayırt edicilik» unsurlarına yönelik değerlendirmenin de anılan KHK’nin 154 ila 156. maddelerine uygun olup olmadığına ilişkin hukuki denetiminin mahkemece yapılması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/93 E. 2013/828 K.
Ortak:dahili dava · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… eyiminin büyük çaptan küçük çapa (ya da farklı geometriye) geçerken bir özellik gerektirdiği, ancak burada böyle farklı bir buluşun görülmediği, diğer özellikler de «dahil» olmak üzere faydalı model belgesine konu buluşun 551 sayılı KHK'nin 154. ve 156. maddelerine aykırı olduğu, davalı adına tescilli olan ve hükümsüzlüğü istenen fayd …
… apacakları araştırma sonucunda bir buluşun 551 sayılı KHK'nin 156. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların da HUMK'nun 75/«son» maddesi (HMK 31. md.) çerçevesinde re'sen dikkate alınması ve bilirkişi raporundaki değerlendirmenin anılan KHK'nin 154. ile 156. maddesine uygun olup olmadığına i …
Benzer bu karardaBu maddenin birinci fıkrasında yeniliği ortadan kaldıran açıklama ve kullanma şekli, ikinci fıkrasında yeniliği ortadan kaldırmayan açıklamalar ve «son» fıkrasında da aynı KHK'nin 157/son ve 11/3.
Bu bakımdan, 551 Sayılı KHK'nin 156/2. fıkrasında yer alan "bir başka yolla açıklama" deyimi içerisine önceki başvurunun TPE bülteninde yayınlanması da «dahil» olacağından, davacının birinci başvurusundaki erken yayın talebiyle «dava konusu» faydalı model başvurusunun bültende yayınlanarak kamunun bilgisine sunulmasınında kendi rızasıyla gerçekleştiği kabul edilmelidir.
Maddeye göre yayınlanmış olan bir patent başvurusunun geri çekilmesine dair 68. maddesinin de faydalı model başvuruları hakkında uygulanma yeri bulunmamasına ve 156/«son» fıkrasının da önce başvurunun korunmasıyla ilgili olup aynı buluş için ikinci kez başvuran davacı aleyhine uygulanamayacak olmasına göre, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kararda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu
Benzer bu kararda… başvuru üzerine TPE bülteninde yapılan yayınlamanın başvuru sahibinin kendi isteği ile başvuru konusu buluşun kamuya sunulması olarak nitelendirilemeyeceği, böylece «dava konusu» ikinci başvurunun yenilik unsurunun bulunmadığına ilişkindir.
Davacının birinci faydalı model başvurusunun TPE bülteninde yayınlandığı 22/09/2008 tarihinin, aynı buluş için iş bu «davanın konusu» olan ikinci başvurunun yapıldığı 27/07/2009 tarihi itibariyle 551 Sayılı KHK'nin 156/2. fıkrasındaki başvuru konusu buluşun yeniliğini ortadan kaldırmayan açıklamalar için belirtilen 12 aylık süre içerisinde olduğu tartışmasızdır.
… olmasına karşın, bu kuralın istisnasının düzenlendiği aynı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen ve başvuru tarihinden geriye doğru 12 aylık süre içerisinde yaptığı «dava konusu» ikinci başvuru bakımından davacı aleyhine sonuç doğuracak şekilde yeniliği ortadan kaldıran açıklama olarak nitelendirilmesi isabetli değildir.
Bu bakımdan, 551 Sayılı KHK'nin 156/2. fıkrasında yer alan "bir başka yolla açıklama" deyimi içerisine önceki başvurunun TPE bülteninde yayınlanması da «dahil» olacağından, davacının birinci başvurusundaki erken yayın talebiyle «dava konusu» faydalı model başvurusunun bültende yayınlanarak kamunun bilgisine sunulmasınında kendi rızasıyla gerçekleştiği kabul edilmelidir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3009 E. 2014/9698 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… apacakları araştırma sonucunda bir buluşun 551 sayılı KHK'nin 156. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların da HUMK'nun 75/«son» maddesi (HMK 31. md.) çerçevesinde re'sen dikkate alınması ve bilirkişi raporundaki değerlendirmenin anılan KHK'nin 154. ile 156. maddesine uygun olup olmadığına i …
Benzer bu kararda… a dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmış ise, yeni değildir." Aynı maddenin «son» fıkrası uyarınca da; "Faydalı model belgesi başvurusu tarihinden önce, Türkiye'de yapılmış olan patent veya faydalı model belgesi başvuruları, faydalı model belges …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazminat davası · denetime elverişlilik · yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı/karşı davalının «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
1- Asıl dava tescilli faydalı model belgesine tecavüz ve «tazminat davası», karşı dava ise faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne ilişkindir.
"Faydalı model başvurusundan önce açıklanmış buluşların yeniliği ortadan kaldırıcı nitelikte olup olmadığı hususunun dosyaya sunulacak somut belgeleri açıklanmak ve Yargıtay «denetimine elverişli» olacak şekilde bu belgelerin ve faydalı model sayesindeki istemlerin karşılaştırılarak yenilik unsuruna sahip olup olmadığı hususlarının bilirkişi raporunda gösterilmesi gerekir.
2 benzer karar daha
-
Faydalı modelin hükümsüzlüğü | Haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6216 E. 2016/2834 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan · eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu kararda… acının 2,4,7 ve 9 nolu istemlerine tecavüz ettiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, faydalı modelin 2,4,7,9 nolu istemlerinde açıklanan haklara tecavüz ve «haksız rekabet» edildiğinin tespitine, menine, hükmün «ilanına», karşı davanın kısmen kabulüne, faydalı modelin 1,3,5,6,8,10,11,12,13 istemleri yönünden hükümsüzlüğüne, 2,4,7,9 nolu istemler yönünden talebin reddine karar veril …
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, 2,4,7 ve 9 nolu istemlerin küçük/faydalı buluş vasfına sahip olup olmadıkları tespit edilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
-
Tasarım hükümsüzlüğü | Faydalı model hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3113 E. 2015/10406 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu kararda… lik unsuruna sahip (küçük/faydalı) buluş niteliği vasfının bulunup bulunmadığı hususunda ek rapor alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucunda bu istem bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirdiğinden, asıl davada davalılar/birleşen davada davacılar vekilinin ka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1185 E. , 2012/7475 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.11.2010 tarih ve 2009/243-2010/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına TPE nezdinde tescilli TR 2008/07874 nolu faydalı model belgesinin yenilik unsuruna sahip olmadığını ayrıca yine davalı adına TPE nezdinde tescilli 2008/05322 nolu endüstriyel tasarım tescil belgesinin başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine sahip olmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli bulunan faydalı model belgesinin ve endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili adına TPE nezdinde tescilli faydalı model ve endüstriyel tasarım tescil belgesinin başvuru tarihi itibariyle yenilik kriterlerine sahip olduğunu, müvekkili tarafından davacı tarafa Beyoğlu 39. Noterliği aracılığıyla 4/08/2009 günü ihtarname gönderildiğini ve davaya konu edilen faydalı model belgesi ve endüstriyel tasarım tescil belgesinden kaynaklanan haklara tecavüzün durdurulmasını talep ettiğini, davacı tarafın bu nedenle kötü niyetli olarak eldeki davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tescilli bir sınai mülkiyet hakkının yenilik unsuruna sahip olmadığı, bu nedenle hükümsüz olduğu iddiasını ileri süren davacının bu yönde delilleri sunması gerektiği, davacı taraf fatura örnekleri sunmuş ise de, faturalarda tabiatı gereği ürünün görseli ve teknik özelliklerinin bulunmadığı, davacı tarafça dava konusu endüstriyel tasarım tescil belgesine konu tasarımın ve faydalı model belgesine konu buluşun yenilik kriterine sahip olmadığına dair görsel karşılaştırma yapılabilecek hiçbir ürün veya katalog, broşür, dergi, vs'nin dosyaya sunulmadığı, ispat külfeti altında olan davacının kendisine verilen sürelere ve delillerini ibra edeceğini beyan etmesine rağmen inceleme için delil sunmadığı, bu sebeple iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin 2 nolu bent dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-551 sayılı KHK'nin 154 vd. maddelerinde bir buluşa faydalı model belgesi verilerek korunması koşulları ve başvuru usulü özel olarak düzenlenmiştir. 551 sayılı KHK'de bir buluş başvurusunun patent belgesi verilerek korunması için zorunlu olan tekniğin bilinen durumunun aşılması koşulu faydalı modeller bakımından aranmadığından, faydalı model anlamındaki buluşun, bir sorunu çözen basit ve küçük buluş olduğu sonucuna ulaşılmalıdır. Bu yolla özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerce geliştirilen yeni ve sanayiye uygulanabilen çözümlerin de sınai mülkiyet hakkı kapsamında korunması yoluyla, bu tür ve benzeri işletmelerin emek ve yatırımları ile ortaya çıkardıkları yaratıcı fikri çaba üzerinde patente oranla daha kısa bir müddetle mutlak hak koruması oluşturularak, bu çeşit küçük buluş sahiplerinin de teşvik ve ödüllendirilmesi amaçlanmıştır.
Dava konusu somut uyuşmazlıkta, mahkemece bilirkişi kurulundan rapor alınmış ve anılan raporda bilirkişiler davalı adına tescilli olan ve hükümsüzlüğü istenen faydalı model belgesinin istemleri dikkate alındığında bu buluşun ilk istemine bağlı 4 istemden oluştuğu, bu istemlerin hiç birinin bu parçaların bilinen birleştirme usullerinin ve nesnel biçimlerinin dışında bir özgünlük taşımadığı, yağmur borularına bağlanma gereği zaten standart ölçü ve biçimde olmalarının zorunlu olduğu, dönüştürücü deyiminin büyük çaptan küçük çapa (ya da farklı geometriye) geçerken bir özellik gerektirdiği, ancak burada böyle farklı bir buluşun görülmediği, diğer özellikler de dahil olmak üzere faydalı model belgesine konu buluşun 551 sayılı KHK'nin 154.
ve 156. maddelerine aykırı olduğu, davalı adına tescilli olan ve hükümsüzlüğü istenen faydalı model belgesine konu buluşun bir sorunu çözen basit ve küçük buluş niteliği taşımadığı, ancak dava konusu faydalı model belgesinin yenilik içermediği iddiasının davacı tarafça sunulan delillerle kanıtlanamadığı mütalâa edilmiştir.
Dairemizin 01.07.2010 tarih ve 12696/7759 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 551 sayılı KHK'nin 154. maddesi uyarınca, bir buluşun tescil edilebilmesi için, bu KHK'nin 156. maddesi hükmüne göre yeni ve 10. madde anlamında sanayiye uygulanabilmesi gereklidir. Yenilikten ne anlaşılması gerektiği ise aynı KHK'nin 156. maddesinde tanımlanmıştır. Anılan hükümlerin değerlendirilmesinde 551 Sayılı KHK ile mutlak yenilik koşulunun kabul edildiği anlaşılmaktadır. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de faydalı model tescil başvurusu yapılan buluşun başvuru tarihinden önce Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya kullanılmış olmaması gerekir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere 551 Sayılı KHK'de mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, hükümsüzlük davasında bir yönün mahkemece re'sen dikkate alınarak tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan KHK'nin 154 ile 156. maddesi göz önüne alınmak suretiyle ve bilirkişi görüşü dikkate alınarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Kamu düzenine ilişkin olan bu ilkeye dayalı olarak konusunda uzman olan bilirkişi veya bilirkişilerin yapacakları araştırma sonucunda bir buluşun 551 sayılı KHK'nin 156. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların da HUMK'nun 75/son maddesi (HMK 31. md.) çerçevesinde re'sen dikkate alınması ve bilirkişi raporundaki değerlendirmenin anılan KHK'nin 154. ile 156. maddesine uygun olup olmadığına ilişkin hukuki denetimin de mahkemece yapılaması gerekir.
Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda dava konusu faydalı modelin 551 sayılı KHK'nin 154. ve 156. maddesine aykırılık oluşturduğuna ilişkin kanaatlerini oluşturan somut belge ve dokümanların söz konusu raporu düzenleyen bilirkişilerden sorularak, dosyaya ibrazının sağlanıp, yenilik unsuru bakımından yeniden açıklama ve görüş istenilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bilirkişilerin dava konusu faydalı model belgesinin yeni olmadığına ilişkin taraf delilleriyle bağlı oldukları yönündeki mutalâasına iştirak edilmek suretiyle yazılı şekilde ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058392700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz