İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1181 E. 2024/4345 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eski hale getirme↗ ihtiyati tedbirin kaldırılması↗ tevzi↗ davanın yenilenmesi↗ çekin istirdadı↗ arabuluculuk dava şartı↗ katılma yoluyla istinaf↗ zıya↗ tedbirin kaldırılması↗ meşru hamil↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ arabuluculuk↗ mazeret↗ tavzih↗ takipsizlik kararı↗ işlemden kaldırma↗ davanın açılmamış sayılması↗ ara karar↗ ihtiyati tedbir↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ hamil↗ keşideci↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ istirdat↗ tebligat↗ esastan ret↗ çek↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/277 E., 2022/354 K.
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabul ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin, 300.000,00 TL bedelli, 30.07.2020 keşide tarihli, keşidecisi ... Yapı Sistemleri Gıda ve Hayv. Ürünleri San. ve Ltd. Şti. olan bir adet çekin yasal ve meşru hamili olduğunu, bahsekonu çekin henüz müvekkili tarafından kaşelenmeden kasadan çalındığını, çekteki imza ve kaşenin müvekkiline ait olmadığını, çek zıyai davasından sonra davalı tarafça çekin takibe konulduğunu, işbu davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 758 inci maddesi uyarınca açıldığını ileri sürerek ihtiyati tedbire ve çekin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin faturalı alacağı mukabilinde çekin alacaklısı ve meşru hamili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.01.2022 tarihli duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen davacı vekilinin duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığı, bir önceki celseye katılıp duruşma gününden haberdar olduğundan dosyanın 28.01.2022 tarihli celsede işlemden kaldırıldığı, dosyanın takipsiz bırakıldığı, davanın basit yargılamaya tabi olduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli tavzih kararı ile davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebi, dosyadan el çekildiği gerekçesiyle reddedilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararlarına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasının işlemden kaldırılmasına ilişkin kararın taraflara tebliğ edilmesi gerektiğini, bir kısım emsal kararlara göre dosyanın işlemden kaldırılmış olduğundan ilgili tarafın haberdar edilmesi gerektiğini, ancak böyle bir karardan haberdar olan tarafın davayı yenileme hakkını kullanmasının bekleneceğini, bu yönde emsal kararların bulunduğunu, müvekkiline böyle bir tebligatın yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince gerek yargılama süresince gerek gerekçeli kararın yazımı aşamasında, yetkisiz mahkemece verilmiş olan tedbir kararının kaldırılmış olduğu tespitine yer verilmediğini belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yetkisizlik kararı ile dava dosyasının tevzi olduğu İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesince 24.05.2021 tarihli tensip tutanağı ile davanın basit usulde görülmesine karar verilerek duruşma gününün 12.11.2021 tarihi olarak belirlendiği, davacı ve davalı vekilinin katılımı ile yapılan 12.11.2021 tarihli duruşma ara kararı ile bir sonraki duruşmanın 28.01.2022 tarihi olarak belirlendiği, buna göre tarafların duruşma gün ve saatinden haberdar oldukları, buna rağmen davacı vekilinin 28.01.2022 tarihli duruşmaya katılmadığı ve mazeret de bildirmediği, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin ara kararın mahkemece taraflara tebliğ edileceğine ilişkin bir yasa hükmü bulunmadığı, bu nedenle, bu tür ara kararların taraflara tebliğinin 6100 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesindeki tasarruf ilkesi ile 25 inci maddesindeki taraflarca getirilmesi ilkeleri kapsamında mahkemeye yüklenemeyeceği, davacının usul hükümlerine göre haberdar olduğu duruşmaya katılması veya duruşma tarihinden önce mazeret sunması veya eski hale getirme talebinde bulunması gerektiği, davacı vekilinin emsal olarak gösterdiği kararların, davacı vekilinin duruşma için mazeret bildirdiği, ancak mazeretin mahkemece kabul edilmediği durumlara ilişkin olduğu, somut olayda davacının mazeret bildirmediği anlaşıldığından emsal olarak belirtilen Yargıtay kararlarının eldeki dava yönünden emsal olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı; davalı vekilinin istinafına gelince, dava açılmamış sayıldığına göre, ihtiyati tedbirin de kalktığının kabulü gerektiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına dair karar ile birlikte ihtiyati tedbiri kaldırması da gerekirken, kaldırmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre davanın açılmamış sayılmasına, ihyitati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çekin isdirdatı talebine ilişkin olup, uyuşmazlık, önceki celseye katılıp gelecek celseden haberdar olan vekilin mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması halinde dosyanın işlemden kaldırılması kararının tebliğinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24, 25, 150, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kıymetli evrak iptal | Çek iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4008 E. 2014/10056 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz kararda… usulde görülmesine karar verilerek duruşma gününün 12.11.2021 tarihi olarak belirlendiği, davacı ve davalı vekilinin katılımı ile yapılan 12.11.2021 tarihli duruşma «ara» kararı ile bir sonraki duruşmanın 28.01.2022 tarihi olarak belirlendiği, buna göre tarafların duruşma gün ve saatinden haberdar oldukları, buna rağmen davacı vekilinin 28.01.2022 tarihli duruşmaya katılmadığı ve «mazeret» de bildirmediği, «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ilişkin ara kararın mahkemece taraflara tebliğ edileceğine ilişkin bir yasa hükmü bulunmadığı, bu nedenle, bu tür ara kararların taraflara tebliğinin 6100 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesindeki tasarruf ilkesi ile 25 inci maddesindeki taraflarca getirilmesi ilkeleri kapsamında mahkemeye yüklenemeyeceği, davacının usul hükümlerine göre haberdar olduğu duruşmaya katılması veya duruşma tarihinden önce mazeret sunması veya «eski hale getirme» talebinde bulunması gerektiği, davacı vekilinin emsal olarak gösterdiği kararların, davacı vekilinin duruşma için mazeret bildirdiği, ancak mazeretin mahkemece kabul edilmediği durumlara ilişkin olduğu, somut olayda davacının mazeret bildirmediği anlaşıldığından emsal olarak belirtilen Yargıtay kararlarının eldeki dava yönünden emsal olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı; davalı vekilinin istinafına gelince, dava açılmamış sayıldığına göre, «ihtiyati tedbirin» de kalktığının kabulü gerektiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince «davanın açılmamış sayılmasına» dair karar ile birlikte «ihtiyati tedbiri kaldırması» da gerekirken, kaldırmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kald …
… k Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.01.2022 tarihli duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen davacı vekilinin duruşmaya «mazeretsiz» olarak katılmadığı, bir önceki celseye katılıp duruşma gününden haberdar olduğundan dosyanın 28.01.2022 tarihli celsede «işlemden kaldırıldığı», dosyanın «takipsiz» bırakıldığı, davanın basit yargılamaya tabi olduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasının «işlemden kaldırılmasına» ilişkin kararın taraflara tebliğ edilmesi gerektiğini, bir kısım emsal kararlara göre «dosyanın işlemden kaldırılmış» olduğundan ilgili tarafın haberdar edilmesi gerektiğini, ancak böyle bir karardan haberdar olan tarafın «davayı yenileme» hakkını kullanmasının bekleneceğini, bu yönde emsal kararların bulunduğunu, müvekkiline böyle bir «tebligatın» yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkin olup; mahkemece; davacı vekilinin elektronik ortamda gönderdiği 16/10/2012 tarihli mesleki «mazeret dilekçesine» rağmen, duruşmaya mazereti olmaksızın katılmadığından bahisle; 17/10/2012 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırılması» kararı verilerek ve usulüne uygun olmayan işlemden kaldırma kararı esas alınarak 3 ay sonra dosyanın «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · kıymetli evrak iptali · kıymetli evrak
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkin olup; mahkemece; davacı vekilinin elektronik ortamda gönderdiği 16/10/2012 tarihli mesleki «mazeret dilekçesine» rağmen, duruşmaya mazereti olmaksızın katılmadığından bahisle; 17/10/2012 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırılması» kararı verilerek ve usulüne uygun olmayan işlemden kaldırma kararı esas alınarak 3 ay sonra dosyanın «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11611 E. 2016/8322 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz kararda… usulde görülmesine karar verilerek duruşma gününün 12.11.2021 tarihi olarak belirlendiği, davacı ve davalı vekilinin katılımı ile yapılan 12.11.2021 tarihli duruşma «ara» kararı ile bir sonraki duruşmanın 28.01.2022 tarihi olarak belirlendiği, buna göre tarafların duruşma gün ve saatinden haberdar oldukları, buna rağmen davacı vekilinin 28.01.2022 tarihli duruşmaya katılmadığı ve «mazeret» de bildirmediği, «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ilişkin ara kararın mahkemece taraflara tebliğ edileceğine ilişkin bir yasa hükmü bulunmadığı, bu nedenle, bu tür ara kararların taraflara tebliğinin 6100 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesindeki tasarruf ilkesi ile 25 inci maddesindeki taraflarca getirilmesi ilkeleri kapsamında mahkemeye yüklenemeyeceği, davacının usul hükümlerine göre haberdar olduğu duruşmaya katılması veya duruşma tarihinden önce mazeret sunması veya «eski hale getirme» talebinde bulunması gerektiği, davacı vekilinin emsal olarak gösterdiği kararların, davacı vekilinin duruşma için mazeret bildirdiği, ancak mazeretin mahkemece kabul edilmediği durumlara ilişkin olduğu, somut olayda davacının mazeret bildirmediği anlaşıldığından emsal olarak belirtilen Yargıtay kararlarının eldeki dava yönünden emsal olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı; davalı vekilinin istinafına gelince, dava açılmamış sayıldığına göre, «ihtiyati tedbirin» de kalktığının kabulü gerektiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince «davanın açılmamış sayılmasına» dair karar ile birlikte «ihtiyati tedbiri kaldırması» da gerekirken, kaldırmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kald …
… k Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.01.2022 tarihli duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen davacı vekilinin duruşmaya «mazeretsiz» olarak katılmadığı, bir önceki celseye katılıp duruşma gününden haberdar olduğundan dosyanın 28.01.2022 tarihli celsede «işlemden kaldırıldığı», dosyanın «takipsiz» bırakıldığı, davanın basit yargılamaya tabi olduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasının «işlemden kaldırılmasına» ilişkin kararın taraflara tebliğ edilmesi gerektiğini, bir kısım emsal kararlara göre «dosyanın işlemden kaldırılmış» olduğundan ilgili tarafın haberdar edilmesi gerektiğini, ancak böyle bir karardan haberdar olan tarafın «davayı yenileme» hakkını kullanmasının bekleneceğini, bu yönde emsal kararların bulunduğunu, müvekkiline böyle bir «tebligatın» yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı gibi «mazeret dilekçesi» de göndermediği için «dosyanın işlemden kaldırıldığı», bu tarihten itibaren üç aylık yasal sürede de dosyanın «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi uyarınca 22/08/2014 tarihi itibariyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, 22.05.2014 tarihli celsede, davacılar vekilinin katılmadığı ve «mazeret» de bildirmediği gerekçesiyle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, üç aylık yasal sürede de dosya «yenilenmediği» için «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacı vekilinin «mazeretinin» değerlendirilmesi ve olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · hisse devrinin iptali · hisse devri · olumsuz oy
Benzer bu karardaDava, şirket hisselerini devralan davalının hisse bedellerini ödememesi nedeniyle «hisse devrinin iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı gibi «mazeret dilekçesi» de göndermediği için «dosyanın işlemden kaldırıldığı», bu tarihten itibaren üç aylık yasal sürede de dosyanın «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi uyarınca 22/08/2014 tarihi itibariyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, davacılar vekilinin sunduğu belgelere göre, duruşma günü Isparta Mahkemeleri aracılığıyla «mazeret dilekçesi» sunulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece davacı vekilinin «mazeretinin» değerlendirilmesi ve olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1270 E. 2013/18287 K.
Ortak:mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz kararda… usulde görülmesine karar verilerek duruşma gününün 12.11.2021 tarihi olarak belirlendiği, davacı ve davalı vekilinin katılımı ile yapılan 12.11.2021 tarihli duruşma «ara» kararı ile bir sonraki duruşmanın 28.01.2022 tarihi olarak belirlendiği, buna göre tarafların duruşma gün ve saatinden haberdar oldukları, buna rağmen davacı vekilinin 28.01.2022 tarihli duruşmaya katılmadığı ve «mazeret» de bildirmediği, «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ilişkin ara kararın mahkemece taraflara tebliğ edileceğine ilişkin bir yasa hükmü bulunmadığı, bu nedenle, bu tür ara kararların taraflara tebliğinin 6100 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesindeki tasarruf ilkesi ile 25 inci maddesindeki taraflarca getirilmesi ilkeleri kapsamında mahkemeye yüklenemeyeceği, davacının usul hükümlerine göre haberdar olduğu duruşmaya katılması veya duruşma tarihinden önce mazeret sunması veya «eski hale getirme» talebinde bulunması gerektiği, davacı vekilinin emsal olarak gösterdiği kararların, davacı vekilinin duruşma için mazeret bildirdiği, ancak mazeretin mahkemece kabul edilmediği durumlara ilişkin olduğu, somut olayda davacının mazeret bildirmediği anlaşıldığından emsal olarak belirtilen Yargıtay kararlarının eldeki dava yönünden emsal olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı; davalı vekilinin istinafına gelince, dava açılmamış sayıldığına göre, «ihtiyati tedbirin» de kalktığının kabulü gerektiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince «davanın açılmamış sayılmasına» dair karar ile birlikte «ihtiyati tedbiri kaldırması» da gerekirken, kaldırmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kald …
… k Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.01.2022 tarihli duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen davacı vekilinin duruşmaya «mazeretsiz» olarak katılmadığı, bir önceki celseye katılıp duruşma gününden haberdar olduğundan dosyanın 28.01.2022 tarihli celsede «işlemden kaldırıldığı», dosyanın «takipsiz» bırakıldığı, davanın basit yargılamaya tabi olduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «istirdat» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın 12/06/2012 tarihli duruşmada takip edilmemesi nedeniyle «işlemden kaldırıldığı», işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren de HMK'nın 150. maddesinde öngörülen üç aylık süre içinde «yenilenmediği», gerekçesiyle davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», karar verilmiştir.
Mahkemece, 22.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiği halde usulüne uygun davetiye ile duruşma günü bildirilmeden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10476 E. 2016/5047 K.
Ortak:mazeret · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz kararda… k Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.01.2022 tarihli duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen davacı vekilinin duruşmaya «mazeretsiz» olarak katılmadığı, bir önceki celseye katılıp duruşma gününden haberdar olduğundan dosyanın 28.01.2022 tarihli celsede «işlemden kaldırıldığı», dosyanın «takipsiz» bırakıldığı, davanın basit yargılamaya tabi olduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
… usulde görülmesine karar verilerek duruşma gününün 12.11.2021 tarihi olarak belirlendiği, davacı ve davalı vekilinin katılımı ile yapılan 12.11.2021 tarihli duruşma «ara» kararı ile bir sonraki duruşmanın 28.01.2022 tarihi olarak belirlendiği, buna göre tarafların duruşma gün ve saatinden haberdar oldukları, buna rağmen davacı vekilinin 28.01.2022 tarihli duruşmaya katılmadığı ve «mazeret» de bildirmediği, «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ilişkin ara kararın mahkemece taraflara tebliğ edileceğine ilişkin bir yasa hükmü bulunmadığı, bu nedenle, bu tür ara kararların taraflara tebliğinin 6100 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesindeki tasarruf ilkesi ile 25 inci maddesindeki taraflarca getirilmesi ilkeleri kapsamında mahkemeye yüklenemeyeceği, davacının usul hükümlerine göre haberdar olduğu duruşmaya katılması veya duruşma tarihinden önce mazeret sunması veya «eski hale getirme» talebinde bulunması gerektiği, davacı vekilinin emsal olarak gösterdiği kararların, davacı vekilinin duruşma için mazeret bildirdiği, ancak mazeretin mahkemece kabul edilmediği durumlara ilişkin olduğu, somut olayda davacının mazeret bildirmediği anlaşıldığından emsal olarak belirtilen Yargıtay kararlarının eldeki dava yönünden emsal olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı; davalı vekilinin istinafına gelince, dava açılmamış sayıldığına göre, «ihtiyati tedbirin» de kalktığının kabulü gerektiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince «davanın açılmamış sayılmasına» dair karar ile birlikte «ihtiyati tedbiri kaldırması» da gerekirken, kaldırmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kald …
Taraflar arasındaki «istirdat» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı tarafça, imzasını taşımayan «ortaklar kurulu» kararı ve «yetkisiz» vekaletnameye bağlı pay devirlerinin hukuken «geçersiz» temel ilişkiye dayanmaları sebebiyle iptali ve «kaydın» eski hale getirilmesi istemi ile açılan davada, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı tarafça 24/12/2014 tarihli celsede de 2. kez «takipsiz» bırakıldığından bahisle hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 22/12/2014 tarihinde UYAP sistemi üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderildiği anlaşılmakla, işbu mazeret dilekçesi ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılıp, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı vekilinin 24/12/2014 tarihli celsede de davayı takip etmemesi nedeniyle 2. kez işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 320/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · ortaklar kurulu kararı · olumsuz oy · geçersizlik · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDavacı tarafça, imzasını taşımayan «ortaklar kurulu» kararı ve «yetkisiz» vekaletnameye bağlı pay devirlerinin hukuken «geçersiz» temel ilişkiye dayanmaları sebebiyle iptali ve «kaydın» eski hale getirilmesi istemi ile açılan davada, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı tarafça 24/12/2014 tarihli celsede de 2. kez «takipsiz» bırakıldığından bahisle hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 22/12/2014 tarihinde UYAP sistemi üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderildiği anlaşılmakla, işbu mazeret dilekçesi ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılıp, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı vekilinin 24/12/2014 tarihli celsede de davayı takip etmemesi nedeniyle 2. kez işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 320/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18950 E. 2013/16358 K.
Ortak:davanın yenilenmesi · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · İstirdat
İncelediğiniz kararda… usulde görülmesine karar verilerek duruşma gününün 12.11.2021 tarihi olarak belirlendiği, davacı ve davalı vekilinin katılımı ile yapılan 12.11.2021 tarihli duruşma «ara» kararı ile bir sonraki duruşmanın 28.01.2022 tarihi olarak belirlendiği, buna göre tarafların duruşma gün ve saatinden haberdar oldukları, buna rağmen davacı vekilinin 28.01.2022 tarihli duruşmaya katılmadığı ve «mazeret» de bildirmediği, «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ilişkin ara kararın mahkemece taraflara tebliğ edileceğine ilişkin bir yasa hükmü bulunmadığı, bu nedenle, bu tür ara kararların taraflara tebliğinin 6100 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesindeki tasarruf ilkesi ile 25 inci maddesindeki taraflarca getirilmesi ilkeleri kapsamında mahkemeye yüklenemeyeceği, davacının usul hükümlerine göre haberdar olduğu duruşmaya katılması veya duruşma tarihinden önce mazeret sunması veya «eski hale getirme» talebinde bulunması gerektiği, davacı vekilinin emsal olarak gösterdiği kararların, davacı vekilinin duruşma için mazeret bildirdiği, ancak mazeretin mahkemece kabul edilmediği durumlara ilişkin olduğu, somut olayda davacının mazeret bildirmediği anlaşıldığından emsal olarak belirtilen Yargıtay kararlarının eldeki dava yönünden emsal olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı; davalı vekilinin istinafına gelince, dava açılmamış sayıldığına göre, «ihtiyati tedbirin» de kalktığının kabulü gerektiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince «davanın açılmamış sayılmasına» dair karar ile birlikte «ihtiyati tedbiri kaldırması» da gerekirken, kaldırmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kald …
… k Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.01.2022 tarihli duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen davacı vekilinin duruşmaya «mazeretsiz» olarak katılmadığı, bir önceki celseye katılıp duruşma gününden haberdar olduğundan dosyanın 28.01.2022 tarihli celsede «işlemden kaldırıldığı», dosyanın «takipsiz» bırakıldığı, davanın basit yargılamaya tabi olduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasının «işlemden kaldırılmasına» ilişkin kararın taraflara tebliğ edilmesi gerektiğini, bir kısım emsal kararlara göre «dosyanın işlemden kaldırılmış» olduğundan ilgili tarafın haberdar edilmesi gerektiğini, ancak böyle bir karardan haberdar olan tarafın «davayı yenileme» hakkını kullanmasının bekleneceğini, bu yönde emsal kararların bulunduğunu, müvekkiline böyle bir «tebligatın» yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede davanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede dosyanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda dava yazılı yargılama usulüne tabi olduğu ve davacı vekili ilk olarak 09.02.2011 tarihli celseye «mazeretsiz» olarak katılmamış ve «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, davacı vekilinin harcını yatırarak 06.05.2011 tarihli «yenileme dilekçesi» ile dosya yenilenmiş, 12.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin yine mazeretsiz olarak celseye katılmaması üzerine mahkemece HMK 150/6 maddesi gerekçe gösterilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · internet bankacılığı
Benzer bu karardaDava «internet bankacılığı» üzerinden sehven yanlış hesaba gönderildiği iddia edilen paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda dava yazılı yargılama usulüne tabi olduğu ve davacı vekili ilk olarak 09.02.2011 tarihli celseye «mazeretsiz» olarak katılmamış ve «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, davacı vekilinin harcını yatırarak 06.05.2011 tarihli «yenileme dilekçesi» ile dosya yenilenmiş, 12.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin yine mazeretsiz olarak celseye katılmaması üzerine mahkemece HMK 150/6 maddesi gerekçe gösterilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1181 E. , 2024/4345 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/2159 Esas, 2022/1778 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/277 E., 2022/354 K.
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabul ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin, 300.000,00 TL bedelli, 30.07.2020 keşide tarihli, keşidecisi ... Yapı Sistemleri Gıda ve Hayv. Ürünleri San. ve Ltd. Şti. olan bir adet çekin yasal ve meşru hamili olduğunu, bahsekonu çekin henüz müvekkili tarafından kaşelenmeden kasadan çalındığını, çekteki imza ve kaşenin müvekkiline ait olmadığını, çek zıyai davasından sonra davalı tarafça çekin takibe konulduğunu, işbu davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 758 inci maddesi uyarınca açıldığını ileri sürerek ihtiyati tedbire ve çekin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin faturalı alacağı mukabilinde çekin alacaklısı ve meşru hamili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.01.2022 tarihli duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen davacı vekilinin duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığı, bir önceki celseye katılıp duruşma gününden haberdar olduğundan dosyanın 28.01.2022 tarihli celsede işlemden kaldırıldığı, dosyanın takipsiz bırakıldığı, davanın basit yargılamaya tabi olduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli tavzih kararı ile davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebi, dosyadan el çekildiği gerekçesiyle reddedilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararlarına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasının işlemden kaldırılmasına ilişkin kararın taraflara tebliğ edilmesi gerektiğini, bir kısım emsal kararlara göre dosyanın işlemden kaldırılmış olduğundan ilgili tarafın haberdar edilmesi gerektiğini, ancak böyle bir karardan haberdar olan tarafın davayı yenileme hakkını kullanmasının bekleneceğini, bu yönde emsal kararların bulunduğunu, müvekkiline böyle bir tebligatın yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince gerek yargılama süresince gerek gerekçeli kararın yazımı aşamasında, yetkisiz mahkemece verilmiş olan tedbir kararının kaldırılmış olduğu tespitine yer verilmediğini belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yetkisizlik kararı ile dava dosyasının tevzi olduğu İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesince 24.05.2021 tarihli tensip tutanağı ile davanın basit usulde görülmesine karar verilerek duruşma gününün 12.11.2021 tarihi olarak belirlendiği, davacı ve davalı vekilinin katılımı ile yapılan 12.11.2021 tarihli duruşma ara kararı ile bir sonraki duruşmanın 28.01.2022 tarihi olarak belirlendiği, buna göre tarafların duruşma gün ve saatinden haberdar oldukları, buna rağmen davacı vekilinin 28.01.2022 tarihli duruşmaya katılmadığı ve mazeret de bildirmediği, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin ara kararın mahkemece taraflara tebliğ edileceğine ilişkin bir yasa hükmü bulunmadığı, bu nedenle, bu tür ara kararların taraflara tebliğinin 6100 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesindeki tasarruf ilkesi ile 25 inci maddesindeki taraflarca getirilmesi ilkeleri kapsamında mahkemeye yüklenemeyeceği, davacının usul hükümlerine göre haberdar olduğu duruşmaya katılması veya duruşma tarihinden önce mazeret sunması veya eski hale getirme talebinde bulunması gerektiği, davacı vekilinin emsal olarak gösterdiği kararların, davacı vekilinin duruşma için mazeret bildirdiği, ancak mazeretin mahkemece kabul edilmediği durumlara ilişkin olduğu, somut olayda davacının mazeret bildirmediği anlaşıldığından emsal olarak belirtilen Yargıtay kararlarının eldeki dava yönünden emsal olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı;
davalı vekilinin istinafına gelince, dava açılmamış sayıldığına göre, ihtiyati tedbirin de kalktığının kabulü gerektiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına dair karar ile birlikte ihtiyati tedbiri kaldırması da gerekirken, kaldırmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre davanın açılmamış sayılmasına, ihyitati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çekin isdirdatı talebine ilişkin olup, uyuşmazlık, önceki celseye katılıp gelecek celseden haberdar olan vekilin mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması halinde dosyanın işlemden kaldırılması kararının tebliğinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24, 25, 150, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058330100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz