6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14450 E. 2012/7407 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
likit alacak iyiniyet şirket zararı icra inkar tazminatı inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 336 · İİK — İİK 67

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların davacı şirketin yönetim kurulunda görev yaptıkları 2000-...-2003 yıllarında, kasada para olduğu halde dava dilekçesinde açıklanan ödemeleri zamanında yapmayarak şirketi zarara uğrattıkları, davalıların zararın tahsili için yapılan takibe itirazlarının yerinde ve iyiniyetli olmadığı gerekçesi ile, davanın kabulüne, davalıların takibe vaki itirazlarının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ...' ın aşağıda (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Ancak, takibe konu edilen alacak özü itibariyle TTK'nun 336. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece itirazın iptali ile birlikte icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

Oysa, takibe konu alacak tazminata ilişkin olduğundan ve tazmini gereken gerçek bedelin de mahkemece saptanması gerekeceğinden, tazminat alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımadığı kuşkusuzdur.Bu durum karşısında, İİK'nun 67. maddesinde belirlenen koşullar oluşmadığından, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği halde kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12333 E. 2012/18234 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/14450 E.  ,  2012/7407 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Gökçeada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/07/2010 tarih ve 2007/93-2010/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı şirket temsilcileri şirket adına verdikleri dava dilekçesinde, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan inceleme sonucu şirketin eski yöneticileri olan davalıların, görevde bulundukları sırada şirketi zarara uğrattıklarının tespit edildiğini, şirket Genel Kurulunda bu zararların eski yöneticilerden tahsili yönünde karar alındığını, bu kapsamda eski yönetim kurulu üyeleri hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu ileri sürerek, davalıların takibe vaki itirazlarının iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar ... vekili, müvekkillerinin görev yaptığı dönemin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkillerinin görevlerinin sonunda kâra geçmiş eksikleri giderilmiş bir şirket teslim ettiğini, esasen geç ödemelerin bu paraların şirketin faaliyeti için zorunlu işlemlere kullanılmasından kaynaklandığını, bunun sonucu olarak ta şirketin kâra geçtiğini, böylelikle elde edilen faydanın uğranılan zarardan daha fazla olduğunu, öte yandan davanın bir kısım yöneticilere karşı açıldığını, oysa yönetim kurulu üyeleri arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan tüm yönetim kurulu üyelerinin davalı gösterilmesi gerektiğini, davacının iddiası yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ..., aynı savunmayla davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların davacı şirketin yönetim kurulunda görev yaptıkları 2000-...-2003 yıllarında, kasada para olduğu halde dava dilekçesinde açıklanan ödemeleri zamanında yapmayarak şirketi zarara uğrattıkları, davalıların zararın tahsili için yapılan takibe itirazlarının yerinde ve iyiniyetli olmadığı gerekçesi ile, davanın kabulüne, davalıların takibe vaki itirazlarının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ...' ın aşağıda (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Ancak, takibe konu edilen alacak özü itibariyle TTK'nun 336. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece itirazın iptali ile birlikte icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

Oysa, takibe konu alacak tazminata ilişkin olduğundan ve tazmini gereken gerçek bedelin de mahkemece saptanması gerekeceğinden, tazminat alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımadığı kuşkusuzdur.Bu durum karşısında, İİK'nun 67. maddesinde belirlenen koşullar oluşmadığından, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği halde kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekili ile davalı ...'ın sair temyiz itirazlarının Reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekili ile davalı ...'ın temyiz itirazının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058328800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.