Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3251 E. 2012/9076 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
savunma hakkının kısıtlanması↗ tebligat kanunu m.35↗ savunma hakkı↗ kısıtlılık↗ iş bölümü↗ tebligat↗ hasar↗ temsil↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alışveriş merkezinin tahliye logarını şehir kanalizasyon şebekesine bağlayan bölümde meydana gelen tıkanıklık nedeniyle tahliye logarının taşması sonucu pis suların sigortalı işyerinde bulunan halılara zarar verdiği, hasarın 4.254 TL olarak hesaplandığı, davalının, hasarın meydana gelmesinde sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.254 TL'nin 28.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 nci ve 13 ncü, Tüzüğün ise 17 nci ve 18 nci maddeleri hükümlerine göre, tüzel kişilere tebligatın yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde işyerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle görevli bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine yapılması gerekmektedir. Tebligat parçasında tüzel kişiyi temsile yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus tebligat parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir. Aynı Yasa'nın 20. maddesinde, anılan 12 nci ve 13 ncü maddelere atıf yapılarak, kendisine tebligat yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğinin belirtilmesi halinde, bu keyfiyet ve beyanda bulunanın hüviyetinin tebliğ mazbatasına yazılarak altının beyan yapan tarafından imzalanması zorunluluğu getirilmiştir.
Somut olayda, davalı ... temsile yetkili kişinin o sırada tebligatı bizzat alamayacak durumda olduğu veya iş yerinde olmadığı tespit edilmeden ve bu durum tebligat parçasına dercedilmeden, şirketin daimi işçisine doğrudan tebligat yapılmıştır.
Anayasa'nın 36. ve HUMK. nun 73. maddelerinde, taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mümeyyiz davalı bakımından taraf teşkili tamamlanmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17951 E. 2013/15258 K.
Ortak:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · tebligat · temsil · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mümeyyiz davalı bakımından taraf teşkili tamamlanmadan, «savunma hakkı kısıtlanmak» suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1-7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 nci ve 13 ncü, Tüzüğün ise 17 nci ve 18 nci maddeleri hükümlerine göre, tüzel kişilere «tebligatın» yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde işyerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Tebligat parçasında tüzel kişiyi «temsile» yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus «tebligat» parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mümeyyiz davalı bakımından taraf teşkili yapılmadan, «savunma hakkı kısıtlanmak» suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12'nci ve 13'ncü, Tüzüğün ise 17'nci ve 18'nci maddeleri hükümlerine göre, tüzel kişilere «tebligatın» yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Tebligat parçasında tüzel kişiyi «temsile» yetkili olan Kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus «tebligat» parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14110 E. 2010/56 K.
Ortak:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · tebligat · temsil · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mümeyyiz davalı bakımından taraf teşkili tamamlanmadan, «savunma hakkı kısıtlanmak» suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1-7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 nci ve 13 ncü, Tüzüğün ise 17 nci ve 18 nci maddeleri hükümlerine göre, tüzel kişilere «tebligatın» yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde işyerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Tebligat parçasında tüzel kişiyi «temsile» yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus «tebligat» parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mümeyyiz davalı şirket bakımından taraf teşkili yapılmadan, «savunma hakkı kısıtlanmak» suretiyle davanın kabulüne hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
1-7201 sayılı Tebligat Kanunu`nun 12 nci ve 13 ncü, Tüzüğün ise 17 nci ve 18 nci maddeleri hükümlerine göre, tüzel kişilere «tebligatın» yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde işyerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Tebligat parçasında tüzel kişiyi «temsile» yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus «tebligat» parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terkin · ilan
Benzer bu kararda… cının 1995 yılından beri anılan markayı tescil ettirdiği ve kesintisiz kullandığı, aynı ve benzer ürünleri yönünden öncelik hakkının davacıda olduğu, diğer markanın «terkini» isteminin süre ve esas yönünden reddi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 29.04.1997 tarihli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, hükmün «ilanına», diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12981 E. 2011/14418 K.
Ortak:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · tebligat · temsil · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mümeyyiz davalı bakımından taraf teşkili tamamlanmadan, «savunma hakkı kısıtlanmak» suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1-7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 nci ve 13 ncü, Tüzüğün ise 17 nci ve 18 nci maddeleri hükümlerine göre, tüzel kişilere «tebligatın» yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde işyerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Tebligat parçasında tüzel kişiyi «temsile» yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus «tebligat» parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mümeyyiz davalı şirket bakımından taraf teşkili yapılmadan, «savunma hakkı kısıtlanmak» suretiyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava, YİDK. kararının iptali ile davalı şirket adına tescilli markanın 39 ncu sınıf yönünden hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» istemine ilişkin olup, 7201 sayılı Tebligat Kanunu`nun 12 nci, ve 13 ncü, Tüzüğün ise 17 nci ve 18 nci maddeleri hükümlerine göre de, tüzel kişilere «tebligatın» yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde işyerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Tebligat parçasında tüzel kişiyi «temsile» yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus «tebligat» parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik sözleşmesi · sicilden terkin · acentelik · terkin · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… hizmetlerin redde dayanak marka kapsamında bulunduğu, 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi anlamında tescil engelinin gerçekleştiği, işarete başvuru öncesinde kullanımla «ayırt edicilik» sağlandığı yönündeki savlar doğru olsa dahi, tespit edilen mutlak red nedeninin aşılmasının hukuken olanaklı görülmediği, 556 sayılı KHK'nin 8/3-5 nci maddesi çerçevesinde hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, ayrıca davalı şirketin 24.08.1999'dan 07.09.2004 tarihine kadar davacı şirketin «acentesi» olarak çalıştığı, davalı şirketin «acentelik sözleşmesinin» feshinden yalnızca 8 gün sonra 15.09.2004 tarihinde "MERMERLER" ibaresini marka olarak tescil ettirme girişiminin kötü niyetli olduğunu gösterdiği gerekçesiyle dav …
1-Dava, YİDK. kararının iptali ile davalı şirket adına tescilli markanın 39 ncu sınıf yönünden hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» istemine ilişkin olup, 7201 sayılı Tebligat Kanunu`nun 12 nci, ve 13 ncü, Tüzüğün ise 17 nci ve 18 nci maddeleri hükümlerine göre de, tüzel kişilere «tebligatın» yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde işyerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7056 E. 2015/548 K.
Ortak:tebligat · temsil · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda1-7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 nci ve 13 ncü, Tüzüğün ise 17 nci ve 18 nci maddeleri hükümlerine göre, tüzel kişilere «tebligatın» yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde işyerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Tebligat parçasında tüzel kişiyi «temsile» yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus «tebligat» parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir.
Somut olayda, davalı ... «temsile» yetkili kişinin o sırada «tebligatı» bizzat alamayacak durumda olduğu veya iş yerinde olmadığı tespit edilmeden ve bu durum tebligat parçasına dercedilmeden, şirketin daimi işçisine doğrudan tebligat yapılmıştır.
Benzer bu kararda… ..., ....'nin temyiz itirazlarına gelince; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 nci ve 13 ncü, Tüzüğün ise 17 nci ve 18 nci maddeleri hükümlerine göre, tüzel kişilere «tebligatın» yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Tebligat parçasında tüzel kişiyi «temsile» yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus «tebligat» parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir.
Somut olayda, dava dilekçesi davalılar....'ni «temsile» yetkili kişinin o sırada «tebligatı» bizzat alamayacak durumda olduğu veya iş yerinde olmadığı tespit edilmeden ve bu durum tebligat parçasına dercedilmeden, şirketin daimi çalışanına doğrudan tebligat yapılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebliğ · dava sebebi
Benzer bu karardaDavalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen komşunun isim ve imzasının tebliğ tutanağında bulunmaması karşısında dava dilekçesinin davalı ...’na «usulüne uygun tebliğ» edildiğinin kabulü mümkün değildir.
1-Mahkemenin gerekçeli kararı davalı ...’na 18.11.2013 günü «usulüne uygun tebliğ» edilmiş ve hüküm HUMK'nın 432 nci maddesinde yazılı temyiz etme süresi geçirildikten sonra 04.12.2013 tarihinde temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10567 E. 2014/1891 K.
Ortak:tebligat · temsil · görevli mahkeme · Tazminat
İncelediğiniz kararda1-7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 nci ve 13 ncü, Tüzüğün ise 17 nci ve 18 nci maddeleri hükümlerine göre, tüzel kişilere «tebligatın» yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde işyerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Tebligat parçasında tüzel kişiyi «temsile» yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus «tebligat» parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir.
Somut olayda, davalı ... «temsile» yetkili kişinin o sırada «tebligatı» bizzat alamayacak durumda olduğu veya iş yerinde olmadığı tespit edilmeden ve bu durum tebligat parçasına dercedilmeden, şirketin daimi işçisine doğrudan tebligat yapılmıştır.
Benzer bu kararda7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13., Tüzüğün ise 17. ve 18. maddeleri hükümlerine göre, tüzel kişilere «tebligatın» yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Tebligat parçasında tüzel kişiyi «temsile» yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus «tebligat» parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışanına tebligat yapılması doğru değildir.
Dosya kapsamında taraflar arasında nar emtiasının saklanması konusunda yazılı bir sözleşme «ibraz» edilmemiş, tespit dosyalarında da davalı «temsilcisi» veya vekili veya bir işçisinin tespit işlemine katıldığı açıklanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:saklama sözleşmesi · hukuki dinlenilme hakkı · depo kararı · ıslah · cy/cy kaydı · ibraz
Benzer bu kararda… anıtlar, yaptırılan tespitler ve bu tespitler sonucu düzenlenen raporlar kapsamına göre, davacıya ait nar emtiasının muhafazası için davalıya ait atmosfer kontrollü «depoya» bırakıldığı, depolama koşullarının yetersizliği nedeniyle emtianın tamamen bozulduğu, zarar tutarına tarafların itiraz etmedikleri gerekçesiyle davanın kabulüne, 120.000 TL'nin 04.03.2011 tarihinden, 195.000 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 23.11.2011 gününden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili, davanın varlığını taşınmazının «kaydına» konulan tedbir kararından öğrendiğini açıklayarak süresinde kararı temyiz etmiş, dava ve «ıslah» dilekçesinde belirtilen adresin, müvekkili şirketin adresi olmadığını, işyerinin kendi işyeri bulunmadığını savunmuştur.
1- Dava, «saklama sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava ve «ıslah» dilekçeleri davalının adresi olduğu ileri sürülen 'Develi-Kayseri Yolu üzeri 5. km'de bulunan işyerindeki işçi Özcan Ant'a tebliğ edilerek ve taraf teşkili yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13841 E. 2012/4329 K.
Ortak:tebligat · temsil · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda1-7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 nci ve 13 ncü, Tüzüğün ise 17 nci ve 18 nci maddeleri hükümlerine göre, tüzel kişilere «tebligatın» yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde işyerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Tebligat parçasında tüzel kişiyi «temsile» yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus «tebligat» parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir.
Somut olayda, davalı ... «temsile» yetkili kişinin o sırada «tebligatı» bizzat alamayacak durumda olduğu veya iş yerinde olmadığı tespit edilmeden ve bu durum tebligat parçasına dercedilmeden, şirketin daimi işçisine doğrudan tebligat yapılmıştır.
Benzer bu kararda1) 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13., Tebligat Tüzüğünün 17. ve 18. maddesi hükümlerine göre, «tebligatın» tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, «tüzel kişinin tebligatı» almaya yetkililerinin her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Şti. adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “tebliğ evrakının adreste şirketin daimi çalışanı ...'ya tebliğ edildiği” yazılı bulunsa da mazbatada Tebligat Kanunu ve Tüzüğü'nün yukarıda belirtilen hükümleri doğrultusunda öncelikle tüzel kişi yetkili «temsilcilerinin» adreste aranıp da bulunamadıklarına ya da hazır oldukları halde evrakı alamayacak durumda olduklarına dair meşruhat bulunmadığından, «usulsüz tebliğe» rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı Propap Kağıt Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişiye tebligat · usulsüz tebliğ · hükümsüzlüğün tespiti · iptal davası · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… onu marka başvurusunda bulunan “matbaa ve ciltleme malzemeleri, badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar, büro makineleri” dışında kalan emtia yönünden kısmen «iptaline, davaya» konu marka başvurusu hükümden düştüğünden markanın «hükümsüzlüğünün tespiti» istemine ilişkin dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1) 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13., Tebligat Tüzüğünün 17. ve 18. maddesi hükümlerine göre, «tebligatın» tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, «tüzel kişinin tebligatı» almaya yetkililerinin her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Şti. adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “tebliğ evrakının adreste şirketin daimi çalışanı ...'ya tebliğ edildiği” yazılı bulunsa da mazbatada Tebligat Kanunu ve Tüzüğü'nün yukarıda belirtilen hükümleri doğrultusunda öncelikle tüzel kişi yetkili «temsilcilerinin» adreste aranıp da bulunamadıklarına ya da hazır oldukları halde evrakı alamayacak durumda olduklarına dair meşruhat bulunmadığından, «usulsüz tebliğe» rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı Propap Kağıt Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1503 E. 2015/6189 K.
Ortak:tebligat · temsil · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda1-7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 nci ve 13 ncü, Tüzüğün ise 17 nci ve 18 nci maddeleri hükümlerine göre, tüzel kişilere «tebligatın» yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde işyerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Tebligat parçasında tüzel kişiyi «temsile» yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus «tebligat» parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir.
Somut olayda, davalı ... «temsile» yetkili kişinin o sırada «tebligatı» bizzat alamayacak durumda olduğu veya iş yerinde olmadığı tespit edilmeden ve bu durum tebligat parçasına dercedilmeden, şirketin daimi işçisine doğrudan tebligat yapılmıştır.
Benzer bu kararda1) 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 20. ve 21. maddelerine göre, «tebligatın» tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, «tüzel kişinin tebligatı» almaya yetkililerinin herhangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Somut uyuşmazlıkta davalı ... adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “daimi çalışan sekreter ...’e tebliğ edildi” yazılı bulunsa da tebligat evrakına, Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin yukarıda belirtilen hükümleri doğrultusunda öncelikle tüzel kişi yetkili «temsilcilerinin» adreste aranıp da bulunamadıklarına ya da hazır oldukları halde evrakı alamayacak durumda olduklarına dair «şerh» düşülmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden, «usulsüz tebliğe» rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişiye tebligat · usulsüz tebliğ · cy/cy şerhi · ayırt edicilik
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davalı ... adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “daimi çalışan sekreter ...’e tebliğ edildi” yazılı bulunsa da tebligat evrakına, Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin yukarıda belirtilen hükümleri doğrultusunda öncelikle tüzel kişi yetkili «temsilcilerinin» adreste aranıp da bulunamadıklarına ya da hazır oldukları halde evrakı alamayacak durumda olduklarına dair «şerh» düşülmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden, «usulsüz tebliğe» rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların markalarına konu ibarelerin «ayırt edicilik» düzeyinin düşük olduğu ancak bunun markaların hiç korunmayacakları anlamına gelmediği, “...” ibaresinin her iki grup markanın ilk ve ön plandaki ibareleri olduğu, …
1) 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 20. ve 21. maddelerine göre, «tebligatın» tüzel kişinin yetkili mümessillerinden birine, «tüzel kişinin tebligatı» almaya yetkililerinin herhangi bir nedenle mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunmaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12901 E. 2014/19186 K.
Ortak:tebligat · Tazminat
İncelediğiniz kararda1-7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 nci ve 13 ncü, Tüzüğün ise 17 nci ve 18 nci maddeleri hükümlerine göre, tüzel kişilere «tebligatın» yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde işyerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle «görevli» bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine …
Tebligat parçasında tüzel kişiyi «temsile» yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus «tebligat» parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir.
Aynı Yasa'nın 20. maddesinde, anılan 12 nci ve 13 ncü maddelere atıf yapılarak, kendisine «tebligat» yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğinin belirtilmesi halinde, bu keyfiyet ve beyanda bulunanın hüviyetinin tebliğ mazbatasına yazılarak altının beyan yapan tarafından imzalanması zorunluluğu getirilmiştir.
Benzer bu kararda7201 Sayılı Tebligat Kanunun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara «tebligat» selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır.
Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde de, tüzel kişi adına «tebligatı» kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır buluna …
Bu durumda, dava dilekçesi Y..K..zasına tebliğ edilmişse de, Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına «şerh» edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan «tebligat usulsüzdür».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat usulsüzlüğü · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · cy/cy şerhi · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaBu durumda, dava dilekçesi Y..K..zasına tebliğ edilmişse de, Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde belirtildiği şekilde, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına «şerh» edilmeksizin tebliğ işlemi gerçekleştiğinden yapılan «tebligat usulsüzdür».
Şu halde, usulüne uygun olmayan «tebligatlara» dayanılarak, «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenme hakkı» gözetilmeden davalının yokluğunda yargılama yapılıp karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı yanın davacıların hak takibine yetkili olduğu bazı icraları izinsiz kullandığı, davacının mali hakları takip ve tahsil «yetkisinin» bulunduğu, sunulan deliller ile taleplerin uyumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3251 E. , 2012/9076 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.10.2010 tarih ve 2008/271-2010/2674 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde sigortalı, Mega Center Alışveriş Merkezinde bulunan işyerinde su hasarı meydana geldiğini, davalının zarardan sorumlu olduğunu, sigortalıya 28.07.2007 tarihinde ödeme yapıldığını ileri sürerek, şimdilik 5.117 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alışveriş merkezinin tahliye logarını şehir kanalizasyon şebekesine bağlayan bölümde meydana gelen tıkanıklık nedeniyle tahliye logarının taşması sonucu pis suların sigortalı işyerinde bulunan halılara zarar verdiği, hasarın 4.254 TL olarak hesaplandığı, davalının, hasarın meydana gelmesinde sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.254 TL'nin 28.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 nci ve 13 ncü, Tüzüğün ise 17 nci ve 18 nci maddeleri hükümlerine göre, tüzel kişilere tebligatın yetkili mümessillerinden birine, bunların her hangi bir nedenle mutad iş saatlerinde işyerinde bulunamamaları ya da o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde görev itibariyle tüzel kişinin bu kişilerden sonra gelen yetkili memur veya müstahdemine veya evrak memuru gibi esasen bu işlerle görevli bir kişiye, bunların da bulunamaması halinde bu hususun mazbatada belirtilmesi koşuluyla tebligatın tüzel kişinin orada hazır bulunan diğer memur veya müstahdemine yapılması gerekmektedir. Tebligat parçasında tüzel kişiyi temsile yetkili olan kişinin bulunamadığı tespit edilmeden ve bu husus tebligat parçasında belirtilmeden doğrudan daimi çalışana tebligat yapılması doğru değildir.
Aynı Yasa'nın 20. maddesinde, anılan 12 nci ve 13 ncü maddelere atıf yapılarak, kendisine tebligat yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğinin belirtilmesi halinde, bu keyfiyet ve beyanda bulunanın hüviyetinin tebliğ mazbatasına yazılarak altının beyan yapan tarafından imzalanması zorunluluğu getirilmiştir.
Somut olayda, davalı ... temsile yetkili kişinin o sırada tebligatı bizzat alamayacak durumda olduğu veya iş yerinde olmadığı tespit edilmeden ve bu durum tebligat parçasına dercedilmeden, şirketin daimi işçisine doğrudan tebligat yapılmıştır.
Anayasa'nın 36. ve HUMK. nun 73. maddelerinde, taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mümeyyiz davalı bakımından taraf teşkili tamamlanmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058323700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz