6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşmenin İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6729 E. 2012/6886 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye taahhüdü aldatma (hile) ticaret sicilinden terkin adi ortaklık pasif husumet yokluğu dolandırıcılık pasif husumet husumet yokluğu ortaklık ilişkisi kâr payı ek tasfiye iflas yönetim kurulu kararı taahhütname terkin eksik inceleme zamanaşımı ibraz husumet

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 53

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının dava dışı şirketlere sessiz ortak olmak amacı ile ödeme yaptığının tarafların kabulünde olduğu, bu şirketlerin aynı zamanda davalı ...nin ortağı bulunduğu, bu durumda, davalı şirketin ortağı olan ve davacıların ödeme yaptıkları dava dışı şirketlerin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiyi sorumlu tutmanın mümkün olmadığı, davacının davalılara yaptığı bir ödeme olmaması esasen davacı ile dava dışı Jet-Pa İnt.Mark and Trad AG arasında sessiz ortaklık diye nitelendirilen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu ve davacının ödemesi yaptığı bu şirketten talepte bulunabileceği, davalıya yapılan bir ödemenin bulunmadığı ve davacının davalının ortağı olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıların tazmin yükümlüğü bulunduğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalı ...’ün tek imza ile yetkilisi olduğu Jetpa Grubu’nun Almanya’da Jetpa International Marketing and Trading GmbH’yi, Liechtenstein’da Jetpa International Marketing and Trading AG’yi kurduğunu, adı geçen şirketler aracılığı ile yurt dışında toplanan paraların Türkiye’de kurulu olan davalı ... AŞ’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, yabancı ülkede kurulmuş anılan şirketlerin iflas etmesi ve ticaret sicilinden terkin edilmiş olmaları nedeniyle yatırılan paraların anılan şirketlerden tahsil edilmesinin de mümkün olmadığını ileri sürerek, taraflar arasındaki mevzuata aykırı şekilde kurulan ilişkinin hükümsüzlüğü ile tahsil edilen toplam 63.000 DM karşılığı 61.855,51 TL’nin faiziyle tahsilini istemiştir.

Davaya konu eylemleri nedeniyle davalı ...’ün Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinde sanık olarak yargılandığı davada dosyaya ibraz edilen karara göre davalının zincirleme olarak nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verilen kamu davasında usuli nedenle yapılan bozma sonrasında mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.Ceza davası sırasında alınan bilirkişi raporunda, Jetpa Holding AŞ’ye ait hisselerin büyük kısmına Jetpa GmbH’nin sahip olduğu, Jetpa AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü Fadıl Akgündüz ve Sacit Duran’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, Fadıl Akgündüz’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu hususları tespit edilmiştir.

Somut olayda, davacı 02.10.1998’de 23.000 DM’yi Jetpa Int...Gmbh şirketine, 09.06.1999 tarihinde de 40.000 DM’yi Jetpa International Marketing and Trading AG’ye vererek “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Dairemize intikal eden dosyalarda da adı geçen yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Akdi ilişki davacı ile dava dışı şirket arasında olup, davalı şirketin ortağı olan ve davacının ödeme yaptığı dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de anılan ceza mahkemesi dosyasındaki iddialar ile davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat etmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir.

Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumetten reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir. Mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmesi halinde tespit edilen maddi vakıaların neler olduğu, ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.Bu durumda mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı dikkate alınarak, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmesi halinde tespit edilen maddi vakıaların neler olduğunun belirlenmesi ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde ise taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının saptanması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3905 E. 2011/14714 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3905 E. 2011/14714 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşmenin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/5608 E. 2010/1894 K.

    Ortak: · dava şartı · Sözleşmenin İptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8303 E. 2012/1225 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sermaye taahhüdü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11112 E. 2012/2800 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/6045 E. 2010/2117 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5597 E. 2012/8372 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5587 E. 2012/5068 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/6729 E.  ,  2012/6886 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.06.2009 tarih ve 2008/290-2009/310 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.04.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, JETPA Grubunun yurt dışında kurdukları şirketler aracılığıyla yatırılan paraların tamamının geri ödenebileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği vaadiyla para topladığını, müvekkilinin de aynı vaatlere inanarak ödemeler yaptığını, ihtarda bulunmasına rağmen yaptığı ödemeleri geri alamadığını, yurt dışındaki şirketler adına tahsil edilen paraların davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, yapılan ödemelerin yurt dışındaki şirketlerden tahsili olanağının da bulunmadığını ileri sürerek, müvekkili ile davalılar arasında kurulan ilişkinin hükümsüzlüğünü ve müvekkilinden tahsil edilen toplam 63.000 DM (32.211,38 Euro) karşılığı 61.855,51 TL'nin faiziyle birlikte iadesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacı ile müvekkilleri arasında herhangi bir hukuki ilişki veya para alışverişinin bulunmadığını, dolayısıyla müvekkillerine dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının dava dışı şirketlere sessiz ortak olmak amacı ile ödeme yaptığının tarafların kabulünde olduğu, bu şirketlerin aynı zamanda davalı ...nin ortağı bulunduğu, bu durumda, davalı şirketin ortağı olan ve davacıların ödeme yaptıkları dava dışı şirketlerin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiyi sorumlu tutmanın mümkün olmadığı, davacının davalılara yaptığı bir ödeme olmaması esasen davacı ile dava dışı Jet-Pa İnt.Mark and Trad AG arasında sessiz ortaklık diye nitelendirilen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu ve davacının ödemesi yaptığı bu şirketten talepte bulunabileceği, davalıya yapılan bir ödemenin bulunmadığı ve davacının davalının ortağı olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıların tazmin yükümlüğü bulunduğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalı ...’ün tek imza ile yetkilisi olduğu Jetpa Grubu’nun Almanya’da Jetpa International Marketing and Trading GmbH’yi, Liechtenstein’da Jetpa International Marketing and Trading AG’yi kurduğunu, adı geçen şirketler aracılığı ile yurt dışında toplanan paraların Türkiye’de kurulu olan davalı ... AŞ’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, yabancı ülkede kurulmuş anılan şirketlerin iflas etmesi ve ticaret sicilinden terkin edilmiş olmaları nedeniyle yatırılan paraların anılan şirketlerden tahsil edilmesinin de mümkün olmadığını ileri sürerek, taraflar arasındaki mevzuata aykırı şekilde kurulan ilişkinin hükümsüzlüğü ile tahsil edilen toplam 63.000 DM karşılığı 61.855,51 TL’nin faiziyle tahsilini istemiştir.

Davaya konu eylemleri nedeniyle davalı ...’ün Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinde sanık olarak yargılandığı davada dosyaya ibraz edilen karara göre davalının zincirleme olarak nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verilen kamu davasında usuli nedenle yapılan bozma sonrasında mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.Ceza davası sırasında alınan bilirkişi raporunda, Jetpa Holding AŞ’ye ait hisselerin büyük kısmına Jetpa GmbH’nin sahip olduğu, Jetpa AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü Fadıl Akgündüz ve Sacit Duran’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, Fadıl Akgündüz’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ...

olduğu, Jetpa AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu hususları tespit edilmiştir.

Somut olayda, davacı 02.10.1998’de 23.000 DM’yi Jetpa Int...Gmbh şirketine, 09.06.1999 tarihinde de 40.000 DM’yi Jetpa International Marketing and Trading AG’ye vererek “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Dairemize intikal eden dosyalarda da adı geçen yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Akdi ilişki davacı ile dava dışı şirket arasında olup, davalı şirketin ortağı olan ve davacının ödeme yaptığı dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de anılan ceza mahkemesi dosyasındaki iddialar ile davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat etmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir.

Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumetten reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir. Mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmesi halinde tespit edilen maddi vakıaların neler olduğu, ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.Bu durumda mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı dikkate alınarak, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmesi halinde tespit edilen maddi vakıaların neler olduğunun belirlenmesi ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde ise taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının saptanması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057690500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.