İhtiyati Hacze İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15388 E. 2012/6651 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itiraz yolu↗ ispat şartı↗ hmk 389↗ yaklaşık ispat↗ tedbirin kaldırılması↗ delil değerlendirmesi↗ teminat mektubu↗ ihtiyati tedbir↗ ihtiyati haciz↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr kaybı↗ haciz↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, ihtiyati tedbir istemi HMK.nun 389 vd. maddeleri uyarınca yerinde görülmekle itiraz yolu açık olmak üzere kabul edilmiştir.
Karşı taraf vekilleri, ihtiyati tedbir istemi koşullarının oluşmadığını iddia ederek, itirazen ihtiyati tedbir kararının durdurulmasını, değiştirilmesini veya kaldırılmasını istemiştir..
Mahkemece, dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre, tedbirin kaldırılması isteminin reddine, davalılar tarafından dava değeri kadar teminat gösterildiğinde sunulacak teminat mektubu üzerine tedbir konulması şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir.
Kararı, aleyhine ihtiyati tebdir kararı verilenler(karşı taraf) vekilleri temyiz etmiştir.
1.Mahkemece, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması kararı her ne kadar mümeyyiz vekillerince aleyhine tedbir kararı verilen her iki şirket adına temyiz edilmiş ise de, yargılama aşamasında ...' nin merkezinin yurt dışında olduğundan bahisle dava dilekçesinin teslim alınmayıp iade edildiği, esasen dosya arasında anılan yabancı şirket tarafından verilmiş bir vekaletnamenin de bulunmadığı, kaldı ki Dairemizde yapılan duruşmada dahi yabancı şirketin vekili olmadıklarının açıkça beyan edilmesi karşısında temyiz dilekçesinin ... yönünden dikkate alınmaksızın yalnızca Lilly İlaç Tic.Ltd.Şti.yönünden değerlendirme yapılmasına karar verilmiştir.
2.Dava, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkin olup, ihtiyati tedbir isteyen taraf vekili yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere o davadaki haksız ihtiyati tedbir kararından dolayı dava açmış ve işbu davaya bağlı olarak da, "dava konusu talep tutarının büyüklüğü ve hak kaybının önlenmesi" açısından davalıların mal varlıklarının 3. kişilere devrinin önlenmesini teminen ihtiyati tedbir isteminde bulunmuş, mahkemece, ihtiyati tedbir istemi kabul edilerek, HMK.nun 389 vd. Maddleri uyraınca, dava değerini geçmemek ve dava süresi ile geçerli olmak üzere % 40 teminat mukabilinde değeri ile sınırlı olmak kaydı ile davalıların Türkiye'de bulunan menkul, nakit, gayri menkul, banka hesapları ve 3. kişiledeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmuş, itiraz üzerine, dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre tedbirin kaldırılması isteminin reddine karar verilmiştir.
Oysa, geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK.nun 389 ncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır.
Başka bir ifade ile ihtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartı bir ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır.(m. 389/1). Kanun, burada "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi halinde,hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması,hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hale gelmesi,gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir.Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir.(Pekcanıtez,Hakan/Atalay,Oğuz/Özekes Muhammet;Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh.715-717) Kaldı ki, mahkemece, ihtiyati tedbir kararında dava konusu olaya da ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için hangi sebep yada sebeplerin ne şekilde gerçekleştiği de denetlenebilir bir şekilde açıklanmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, HMK.nun 389 ncu maddesindeki koşulların oluşmadığı ve geçici hukuki korumanın diğer bir türü olan ihtiyati haciz gibi ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği mahkemece nazara alınarak ihtiyati tedbir kararına itirazın kabulüne karar vermek gerekirken denetlenebilir bir gerekçe dahi gösterilmeden bu istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın mümeyyiz Lılly İlaç Ticaret Ltd. Şti.lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10048 E. 2012/14122 K.
Ortak:ispat şartı · yaklaşık ispat · delil değerlendirmesi · ihtiyati tedbir · uyuşmazlık konusu · dava sebebi
İncelediğiniz kararda… nin önemli ölçüde zorlaşması,hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hale gelmesi,gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, «ihtiyati tedbir» «sebebi» var kabul edilecektir.Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek «delil değerlendirmesi» yapamıyor, «yaklaşık ispat» ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir.
Oysa, geçici hukuki korumaların bir türü olan «ihtiyati tedbirin» şartları 6100 sayılı HMK.nun 389 ncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, «uyuşmazlık konusu» hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önem …
Başka bir ifade ile «ihtiyati tedbir» verilebilmesinin en önemli şartı bir ihtiyati tedbir «sebebinin» mevcut olmasıdır.
Benzer bu karardaGeçici hukuki korumaların bir türü olan «ihtiyati tedbirin» şartları 6100 sayılı HMK.nun 389'ncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, «uyuşmazlık konusu» hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.
Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, «ihtiyati tedbir» kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, «uyuşmazlık konusu» hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır.
Başka bir ifade ile «ihtiyati tedbir» verilebilmesinin en önemli şartı bir ihtiyati tedbir «sebebinin» mevcut olmasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · temlik · anonim şirket
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, uyuşmazlığı aydınlatacak «delillerin toplanmamış» olduğu, davacının bu aşamaya kadar sunduğu delillerin niteliği ve talebin davanın esası ile ilgili olmasının gözetildiği gerekçesiyle, tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, «anonim şirket» paylarının aidiyeti ve payların haksız olarak devrine ilişkin işlemlerin hükümsüz sayılması istemiyle açılan davada paylar hakkında «ihtiyati tedbir» kararı istenmiş olup mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda mülkiyeti ihtilaflı olan payların 3. kişilere devir ve «temlikinin» önlenmesi için «ihtiyati tedbir» talebinin kabulüne karar vermek gerekirken, talebin reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13606 E. 2013/18193 K.
Ortak:yaklaşık ispat · ihtiyati tedbir · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaOysa, geçici hukuki korumaların bir türü olan «ihtiyati tedbirin» şartları 6100 sayılı HMK.nun 389 ncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, «uyuşmazlık konusu» hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önem …
… nin önemli ölçüde zorlaşması,hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hale gelmesi,gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, «ihtiyati tedbir» «sebebi» var kabul edilecektir.Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek «delil değerlendirmesi» yapamıyor, «yaklaşık ispat» ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir.
Mahkemece, «ihtiyati tedbir» istemi HMK.nun 389 vd. maddeleri uyarınca yerinde görülmekle «itiraz yolu» açık olmak üzere kabul edilmiştir.
Benzer bu kararda… çüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, «uyuşmazlık konusu» hakkında «ihtiyati tedbir» kararı verilebilir.” hükmünü haiz olup, somut olayın şartları itibariyle gecikme sebebiyle bir sakınca veya ciddi bir zararın doğabileceği nazara alınarak, «yaklaşık ispat» kuralı çerçevesinde ihtiyati tedbir şartları oluştuğu halde, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kar …
Mahkemece, markaların halen davalı adına kayıtlı olduğu, davanın mahiyeti ve delil durumuna göre HMK 389. maddedeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle, «ihtiyati tedbir» isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati tedbir» talep edenler (davacılar) vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaDavacı taraf, davalının «iltibas» yaratmak suretiyle KAFOĞLU ibareli markaları adına tescil ettirdiğini, ileri sürerek, markaların hükümsüzlüğünü talep etmiş, sonrasında ise davalı adına kayıtlı markaların kararın kesinleşmesine kadar 3. kişilere devrinin önlenmesi bakımından «ihtiyati tedbir» talebinde bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8392 E. 2012/18013 K.
Ortak:ihtiyati tedbir · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaOysa, geçici hukuki korumaların bir türü olan «ihtiyati tedbirin» şartları 6100 sayılı HMK.nun 389 ncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, «uyuşmazlık konusu» hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önem …
Mahkemece, «ihtiyati tedbir» istemi HMK.nun 389 vd. maddeleri uyarınca yerinde görülmekle «itiraz yolu» açık olmak üzere kabul edilmiştir.
Karşı taraf vekilleri, «ihtiyati tedbir» istemi koşullarının oluşmadığını iddia ederek, itirazen ihtiyati tedbir kararının durdurulmasını, değiştirilmesini veya kaldırılmasını istemiştir..
Benzer bu karardaOysa, geçici hukuki korumaların bir türü olan «ihtiyati tedbirin» şartları 6100 sayılı HMK.'nun 389 ncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, «uyuşmazlık konusu» hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.
Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, «ihtiyati tedbir» kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, «uyuşmazlık konusu» hakkında uygulanan geçici bir hukuki korumadır.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, istemin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle «ihtiyati tedbir» isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17628 E. 2013/366 K.
Ortak:ihtiyati tedbir · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaOysa, geçici hukuki korumaların bir türü olan «ihtiyati tedbirin» şartları 6100 sayılı HMK.nun 389 ncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, «uyuşmazlık konusu» hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önem …
Mahkemece, «ihtiyati tedbir» istemi HMK.nun 389 vd. maddeleri uyarınca yerinde görülmekle «itiraz yolu» açık olmak üzere kabul edilmiştir.
Karşı taraf vekilleri, «ihtiyati tedbir» istemi koşullarının oluşmadığını iddia ederek, itirazen ihtiyati tedbir kararının durdurulmasını, değiştirilmesini veya kaldırılmasını istemiştir..
Benzer bu karardaBu maddede, “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, «uyuşmazlık konusu» hakkında «ihtiyati tedbir» kararı verilebilir.” denilmektedir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK’nun 391. maddesine göre, ileride açılacak olan davada asıl istemin kabulü hükmünün çıkmasıyla sağlanacak durumu şimdiden oluşturacak nitelikte «ihtiyati tedbir» kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati tedbir» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5945 E. 2013/9192 K.
Ortak:ihtiyati tedbir · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaOysa, geçici hukuki korumaların bir türü olan «ihtiyati tedbirin» şartları 6100 sayılı HMK.nun 389 ncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, «uyuşmazlık konusu» hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önem …
Mahkemece, «ihtiyati tedbir» istemi HMK.nun 389 vd. maddeleri uyarınca yerinde görülmekle «itiraz yolu» açık olmak üzere kabul edilmiştir.
Karşı taraf vekilleri, «ihtiyati tedbir» istemi koşullarının oluşmadığını iddia ederek, itirazen ihtiyati tedbir kararının durdurulmasını, değiştirilmesini veya kaldırılmasını istemiştir..
Benzer bu karardaKararı, «ihtiyati tedbir» isteyen vekili temyiz etmiştir.İstem ihtiyati tedbir kararı verilmesine yönelik olup, mahkemece, istemin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.Oysa, geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK'nın 389'uncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, «uyuşmazlık konusu» hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.
Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, «ihtiyati tedbir» kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, «uyuşmazlık konusu» hakkında uygulanan geçici bir hukuki korumadır.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2013 tarih ve 2009/522-2009/522 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi «ihtiyati tedbir» isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:İhtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkili ile davalı arasında «tek satıcılık sözleşmesi» imzalandığını, davalı şirketin müvekkilinin sahibi olduğu ... markasını kendi adına marka olarak tescil ettirdiğini, sözleşmelerin feshedilmesine rağmen davalının markayı tabelalarında ve internet sitesinde de kullandığını ileri sürerek, «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi, davalının «ticaret unvanının» «ticaret sicilinden terkini» talebiyle açtığı davada,dava kesinleşinceye kadar ...markasının davalı şirket tarafından marka olarak her türlü tanıtıcı vasıta üzerinde kullanılmasının önlenmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tek satıcılık sözleşmesi · tek satıcılık · ticaret sicilinden terkin · peşin karar harcı · ticaret unvanı · terkin · haksız rekabet
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2013 tarih ve 2009/522-2009/522 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi «ihtiyati tedbir» isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:İhtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkili ile davalı arasında «tek satıcılık sözleşmesi» imzalandığını, davalı şirketin müvekkilinin sahibi olduğu ... markasını kendi adına marka olarak tescil ettirdiğini, sözleşmelerin feshedilmesine rağmen davalının markayı tabelalarında ve internet sitesinde de kullandığını ileri sürerek, «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi, davalının «ticaret unvanının» «ticaret sicilinden terkini» talebiyle açtığı davada,dava kesinleşinceye kadar ...markasının davalı şirket tarafından marka olarak her türlü tanıtıcı vasıta üzerinde kullanılmasının önlenmesi …
Öte yandan, 556 sayılı KHK'nın «ihtiyati tedbir» başlıklı 76'ıncı maddesi " Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen türde dava açan veya açacak olan kişiler, dava konusu markanın kendi marka haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde Türkiye'de kullanılmakta olduğunu veya kullanılması için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, davanın etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini talep edebilir." hükmünü içermekte olup, mahkemece, ihtiyati tedbir talep edenin sunduğu yeni kanıtlar gözetilerek, istemin anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde ele alınıp denetlemeye elverişli bir şekilde değerlendirilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2957 E. 2013/6894 K.
Ortak:ihtiyati tedbir
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ihtiyati tedbir» istemi HMK.nun 389 vd. maddeleri uyarınca yerinde görülmekle «itiraz yolu» açık olmak üzere kabul edilmiştir.
Karşı taraf vekilleri, «ihtiyati tedbir» istemi koşullarının oluşmadığını iddia ederek, itirazen ihtiyati tedbir kararının durdurulmasını, değiştirilmesini veya kaldırılmasını istemiştir..
1.Mahkemece, «ihtiyati tedbir» kararının kaldırılması kararı her ne kadar mümeyyiz vekillerince aleyhine tedbir kararı verilen her iki şirket adına temyiz edilmiş ise de, yargılama aşamasında ...' nin merkezinin yurt dışında olduğundan bahisle dava dilekçesinin «teslim» alınmayıp iade edildiği, esasen dosya arasında anılan yabancı şirket tarafından verilmiş bir vekaletnamenin de bulunmadığı, kaldı ki Dairemizde yapılan duruşmada d …
Benzer bu karardaKararı «ihtiyati tedbir» talep eden davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, «limited şirket» «ortaklar kurulu» kararının uygulanmasının durdurulması yolunda «ihtiyati tedbir» istemine ilişkindir.
Ayrıca, HMK 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde «ihtiyati tedbir» kararı verebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kararın yürütülmesinin geri bırakılması · butlan · ortaklar kurulu kararı · limited şirket · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaAncak talep tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı ...'nın 622. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken 449. maddesine göre, «ortaklar kurulu» kararı hakkında iptal ya da «butlan» davası açıldığı takdirde mahkeme, «yönetim kurulu» üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu «kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına» karar verir.
Dava, «limited şirket» «ortaklar kurulu» kararının uygulanmasının durdurulması yolunda «ihtiyati tedbir» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13514 E. 2013/18546 K.
Ortak:ihtiyati tedbir · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaOysa, geçici hukuki korumaların bir türü olan «ihtiyati tedbirin» şartları 6100 sayılı HMK.nun 389 ncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, «uyuşmazlık konusu» hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önem …
Mahkemece, «ihtiyati tedbir» istemi HMK.nun 389 vd. maddeleri uyarınca yerinde görülmekle «itiraz yolu» açık olmak üzere kabul edilmiştir.
Karşı taraf vekilleri, «ihtiyati tedbir» istemi koşullarının oluşmadığını iddia ederek, itirazen ihtiyati tedbir kararının durdurulmasını, değiştirilmesini veya kaldırılmasını istemiştir..
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK'nın “«ihtiyati tedbirin» şartları” başlıklı 389. maddesinde “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, «uyuşmazlık konusu» hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Kararı, «ihtiyati tedbir» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati tedbir» istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kararın yürütülmesinin geri bırakılması · çekişmesiz yargı · butlan · kısıtlılık · ortaklar kurulu kararı · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaBirinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde «çekişmesiz yargı» işlerinde de uygulanır.” hükmü düzenlenmiş; 6102 Sayılı TTK'nın 622. maddesinin atıf yaptığı “«kararın yürütülmesinin geri bırakılması»” başlıklı aynı Yasa'nın 449. maddesinde ise “Genel kurul kararı aleyhine iptal veya «butlan» davası açıldığı takdirde mahkeme, «yönetim kurulu» üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu suretle; «ortaklar kurulu» kararının uygulanmaması, tescil edilmemiş ise yargılama sonuna kadar tescil edilmemesi, seçilen yeni müdürün iş ve işlemlerinin «kısıtlanması», çalışanların maaşlarının ödenmesi ile SGK ve vergi ödemeleri gibi zorunlu işler dışında başka işlem yapmaması yönünde «ihtiyati tedbir» kararı verilmesi yönündeki talebin HMK ve TTK'nın ilgili hükümleri nazara alınarak ihtiyati tedbir şartlarının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kuru …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/15388 E. , 2012/6651 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 30. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/11/2011 tarih ve 2011/351-2011/351 D.İş sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilenler (karşı taraf vekilleri) tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/04/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan ihtiyati haciz isteyen vekili Av.... ile ihtiyati hacze itiraz edenlerden Lilly İlaç Tic.Ltd.Şti. vekilleri Av. ..... ve Av..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkili şirket tarafından karşı taraf aleyhine "Resapin Adlı Tıbbi Ürünün Davalıların Patentine Tecavüz Etmediğinin Tespiti" istemiyle menfi tespit davası açıldığını, açılan bu davaya karşılık olarak, karşı tarafın "tecavüzün önlenmesi" talebiyle "karşı dava" açtığını, belirtilen iki davanın İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2004/786 E. sayılı dosyasında birleştirildiğini,İstanbul 2, Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2004/786 E. sayılı davası devam ederken ve tüm yasal ruhsat ve satış izinleri alındıktan sonra ve "Resapin" adlı ürün piyasada satışa sunulmak üzere ecza depolarına dağıtıldığı anda ve tarihte, karşı tarafın istemi üzerine İstanbul 2.
Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2004/786 E sayılı dosyasından.
28. 06.2005 tarihinde, "Rexapin Adlı İlacın Satışa Çıkarılmasının ve Dağıtılmasının Tedbiren Durdurulması" yönünde haksız ihtiyati tedbir kararı verildiğini, daha sonra, söz konusu haksız ihtiyati tedbir kararının aynı mahkeme tarafından 18.11.2005 tarihinde kaldırıldığını, tam 7 yıl süren yargılama sonucunda, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2004/786 E. sayılı dosyasından verilen kararla; "Müvekkil Tarafından Vaki Herhangi Bir Tecavüzün Olmadığının Tespiti ve Menfi Tespit Davası'nın Kabulü, Davalılar-Karşı Davacılar Tarafından Tecavüzün önlenmesi Talebiyle Açılan Karşı Davanın Reddi'' hüküm altına alındığını, kararın kesinleştiğini, bu çerçevede, müvekkilim Şirket'in söz konusu haksız ihtiyati tedbir karan nedeniyle, tüm yasal izinleri alınmış olan ürününü piyasada satışa sunamamış olmasından dolayı, çok ciddi maddi, manevi kayba ve zarara uğradığını ileri sürerek, davalıların mal varlıklarının 3.
kişilere devrinin önlenmesini teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati tedbir istemi HMK.nun 389 vd. maddeleri uyarınca yerinde görülmekle itiraz yolu açık olmak üzere kabul edilmiştir.
Karşı taraf vekilleri, ihtiyati tedbir istemi koşullarının oluşmadığını iddia ederek, itirazen ihtiyati tedbir kararının durdurulmasını, değiştirilmesini veya kaldırılmasını istemiştir..
Mahkemece, dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre, tedbirin kaldırılması isteminin reddine, davalılar tarafından dava değeri kadar teminat gösterildiğinde sunulacak teminat mektubu üzerine tedbir konulması şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir.
Kararı, aleyhine ihtiyati tebdir kararı verilenler(karşı taraf) vekilleri temyiz etmiştir.
1.Mahkemece, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması kararı her ne kadar mümeyyiz vekillerince aleyhine tedbir kararı verilen her iki şirket adına temyiz edilmiş ise de, yargılama aşamasında ...' nin merkezinin yurt dışında olduğundan bahisle dava dilekçesinin teslim alınmayıp iade edildiği, esasen dosya arasında anılan yabancı şirket tarafından verilmiş bir vekaletnamenin de bulunmadığı, kaldı ki Dairemizde yapılan duruşmada dahi yabancı şirketin vekili olmadıklarının açıkça beyan edilmesi karşısında temyiz dilekçesinin ... yönünden dikkate alınmaksızın yalnızca Lilly İlaç Tic.Ltd.Şti.yönünden değerlendirme yapılmasına karar verilmiştir.
2.Dava, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkin olup, ihtiyati tedbir isteyen taraf vekili yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere o davadaki haksız ihtiyati tedbir kararından dolayı dava açmış ve işbu davaya bağlı olarak da, "dava konusu talep tutarının büyüklüğü ve hak kaybının önlenmesi" açısından davalıların mal varlıklarının 3. kişilere devrinin önlenmesini teminen ihtiyati tedbir isteminde bulunmuş, mahkemece, ihtiyati tedbir istemi kabul edilerek, HMK.nun 389 vd. Maddleri uyraınca, dava değerini geçmemek ve dava süresi ile geçerli olmak üzere % 40 teminat mukabilinde değeri ile sınırlı olmak kaydı ile davalıların Türkiye'de bulunan menkul, nakit, gayri menkul, banka hesapları ve 3.
kişiledeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmuş, itiraz üzerine, dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre tedbirin kaldırılması isteminin reddine karar verilmiştir.
Oysa, geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK.nun 389 ncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır.
Başka bir ifade ile ihtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartı bir ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır.(m. 389/1). Kanun, burada "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi halinde,hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması,hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hale gelmesi,gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir.Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir.
Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir.(Pekcanıtez,Hakan/Atalay,Oğuz/Özekes Muhammet;Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh.715-717) Kaldı ki, mahkemece, ihtiyati tedbir kararında dava konusu olaya da ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için hangi sebep yada sebeplerin ne şekilde gerçekleştiği de denetlenebilir bir şekilde açıklanmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, HMK.nun 389 ncu maddesindeki koşulların oluşmadığı ve geçici hukuki korumanın diğer bir türü olan ihtiyati haciz gibi ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği mahkemece nazara alınarak ihtiyati tedbir kararına itirazın kabulüne karar vermek gerekirken denetlenebilir bir gerekçe dahi gösterilmeden bu istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın mümeyyiz Lılly İlaç Ticaret Ltd. Şti.lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bette açıklanan nedenlerle, mümeyyiz vekillerinin temyiz itirazlarının yalnızca Lilly İlaç Tic.Ltd.Şti.yönünden incelenmesine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz Lılly İlaç Ticaret Ltd. Şti.vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan mümeyyiz yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Lilly İlaç Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057062800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz