Delil tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/16184 E. 2012/6337 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil tespiti↗ ilan↗ kusur↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın herhangi bir ticari faaliyet içinde doğrudan yer almadığı, kendisine yüklenen eylemleri gerçekleştirmediği, sadece delil tespiti talebinde bulunmuş olmanın haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın reddine, davalı ... yönünden açılan davanın ise davalının davacıya ait müşterileri telefonla aramak ve işyerlerine gitmek suretiyle kendisine ait ürünlerin davacı tarafından taklit edilerek pazarlandığını belirtip bir kısım ürünlerin satılmaması yönünde telkin ve beyanda bulunduğu, davalının bu eylemlerinin TTK'nun 56. vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle TTK'nun 58/a-b maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespitine ve menine ilişkin talebin bu davalı yönünden kabulüne, hükmün ilanı, düzeltme ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, TTK’nun 58-e ve BK nun 49. maddesinde açıklanan şartların varlığı halinde haksız rekabete maruz kalan yararına manevi tazminatın da hüküm altına alınması gerekir. 3444 sayılı Yasa ile değişik BK' nun 49 . maddesi uyarınca, manevi tazminat için hukuka aykırılığın varlığı yeterli olup, ayrıca kusurun özel bir kasta veya ağırlığa bağlı olması şart değildir. O halde, davalı eyleminin hukuka aykırılığı tespit edildiğine göre, somut olayın özellikleri de dikkate alınarak uygun miktarda manevi tazminatın hüküm altına alınmaması da yanlış olmuş, kararın bu yönüyle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/12564 E. 2007/14906 K.
Ortak:ilan · kusur · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın herhangi bir ticari faaliyet içinde doğrudan yer almadığı, kendisine yüklenen eylemleri gerçekleştirmediği, sadece «delil tespiti» talebinde bulunmuş olmanın «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın reddine, davalı ... yönünden açılan davanın ise davalının davacıya ait müşterileri telefonla aramak ve işyerlerine gitmek suretiyle kendisine ait ürünlerin davacı tarafından taklit edilerek pazarlandığını belirtip bir kısım ürünlerin satılmaması yönünde telkin ve beyanda bulunduğu, davalının bu eylemlerinin TTK'nun 56. vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle TTK'nun 58/a-b maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespitine ve menine ilişkin talebin bu davalı yönünden kabulüne, hükmün «ilanı», düzeltme ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, TTK’nun 58-e ve BK nun 49. maddesinde açıklanan şartların varlığı halinde «haksız rekabete» maruz kalan yararına manevi tazminatın da hüküm altına alınması gerekir.
3444 sayılı Yasa ile değişik BK' nun 49 . maddesi uyarınca, manevi tazminat için hukuka aykırılığın varlığı yeterli olup, ayrıca «kusurun» özel bir kasta veya ağırlığa bağlı olması şart değildir.
Benzer bu kararda… şi raporuna göre,davalının Türk Gıda Kodeksi’ne aykırı şekilde ‘ ‘Aflotoksin’ içeren pul biberi emtiasını piyasaya sunduğu, eyleminin TTK’nun 57/10 maddesi uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği,tarafların «uyuşmazlık konusu» döneme ilişkin olarak zarar ettikleri,aynı alanda faaliyet gösteren sayısız firma olduğu,davacı zararının, tek başına davalı eyleminden kaynaklanmadığı ve «illiyet bağının» kanıtlanmadığı gerekçesiyle,davanın kısmen kabulüne,davalının haksız rekabetinin tespiti ile önlenmesine,hükmün «ilanına»,diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
3-Ayrıca, davacı vekili manevi tazminat da talep etmiştir.TTK’nun 58-e maddesi hükmünün yollama yaptığı BK nun 49 ncu maddesinde açıklanan şartların varlığı halinde «haksız rekabete» maruz kalan yararına manevi tazminatın da hüküm altına alınması gerekir.3444 sayılı Yasa ile değişik BK.nun 49 ncu maddesi uyarınca,manevi tazminat için hukuka aykırılığın varlığı yeterli olup,ayrıca «kusurun» özel bir kasta veya ağırlığa bağlı olması şart değildir.O halde,tarafların aynı alanda faaliyette bulunduğu ve davalı eyleminin hukuka aykırılığı tespit edildiğine …
… Kodeksi’ne aykırı şekilde piyasaya ‘ ‘Aflotoksin’ içerir şekilde kırmızı pul biber sunduğunun tespit edilmiş olmasına,bu durumun TTK’nun 57/10 ncu maddesi uyarınca «haksız rekabet» teşkil etmesine göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağı · yargılama giderleri · uyuşmazlık konusu · maddi tazminat
Benzer bu kararda… şi raporuna göre,davalının Türk Gıda Kodeksi’ne aykırı şekilde ‘ ‘Aflotoksin’ içeren pul biberi emtiasını piyasaya sunduğu, eyleminin TTK’nun 57/10 maddesi uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği,tarafların «uyuşmazlık konusu» döneme ilişkin olarak zarar ettikleri,aynı alanda faaliyet gösteren sayısız firma olduğu,davacı zararının, tek başına davalı eyleminden kaynaklanmadığı ve «illiyet bağının» kanıtlanmadığı gerekçesiyle,davanın kısmen kabulüne,davalının haksız rekabetinin tespiti ile önlenmesine,hükmün «ilanına»,diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili,«haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi yanında «maddi tazminat» da talep etmiştir.TTK.nun 58-d maddesinde haksız rekabet fiilinden zarar görenin maddi tazminat da talep edebileceği hükme bağlanmıştır.Mahkemece yazılı gerekçe il …
4-Kabul şekli bakımından da;davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen yazılı şekilde tüm «yargılama giderlerinden» dolayı davalının sorumlu tutulması da doğru görülmemiş,kararın bu yönüyle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14155 E. 2012/4619 K.
Ortak:ilan · kusur · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın herhangi bir ticari faaliyet içinde doğrudan yer almadığı, kendisine yüklenen eylemleri gerçekleştirmediği, sadece «delil tespiti» talebinde bulunmuş olmanın «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın reddine, davalı ... yönünden açılan davanın ise davalının davacıya ait müşterileri telefonla aramak ve işyerlerine gitmek suretiyle kendisine ait ürünlerin davacı tarafından taklit edilerek pazarlandığını belirtip bir kısım ürünlerin satılmaması yönünde telkin ve beyanda bulunduğu, davalının bu eylemlerinin TTK'nun 56. vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle TTK'nun 58/a-b maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespitine ve menine ilişkin talebin bu davalı yönünden kabulüne, hükmün «ilanı», düzeltme ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, TTK’nun 58-e ve BK nun 49. maddesinde açıklanan şartların varlığı halinde «haksız rekabete» maruz kalan yararına manevi tazminatın da hüküm altına alınması gerekir.
3444 sayılı Yasa ile değişik BK' nun 49 . maddesi uyarınca, manevi tazminat için hukuka aykırılığın varlığı yeterli olup, ayrıca «kusurun» özel bir kasta veya ağırlığa bağlı olması şart değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının, bayisi olmadığı halde markası davacıya ait LPG tüplerini bulundurduğu, davalının eyleminin «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün tespitine, menine, tüplerin imhasına ve «ilana», 16.250 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Ayrıca, TTK'nun 58. maddesi uyarınca «haksız rekabet» yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, «ticari işletmesi» veya diğer iktisadi menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz bulunan kimse maddede belirtilen davaları açabilecek ve aynı maddenin (d) bendi uyarınca «kusur» varsa zarar ve «ziyanın» tazminini (e) bendi uyarınca da Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde gösterilen şartlar mevcutsa manevi tazminat verilmesini isteyebilecektir.
1-Dava, «haksız rekabetin» tespiti, men’i ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkin olup; mahkemece, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere haksız rekabetin ve markaya tecavüzün tespitine, menine, «maddi tazminat» talebinin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · ticari işletme · ziya · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının, bayisi olmadığı halde markası davacıya ait LPG tüplerini bulundurduğu, davalının eyleminin «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün tespitine, menine, tüplerin imhasına ve «ilana», 16.250 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, mümeyyiz davalının iş yerinde tespit edilen tüplerin, tespit tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte dolaşımdan çekilmiş olması nedeniyle uğranılan «kar kaybının» hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, ele geçen tüpler için geleceğe yönelik olarak zarar hesabı yapılması doğru görülmemiştir.
2- Ayrıca, TTK'nun 58. maddesi uyarınca «haksız rekabet» yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, «ticari işletmesi» veya diğer iktisadi menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz bulunan kimse maddede belirtilen davaları açabilecek ve aynı maddenin (d) bendi uyarınca «kusur» varsa zarar ve «ziyanın» tazminini (e) bendi uyarınca da Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde gösterilen şartlar mevcutsa manevi tazminat verilmesini isteyebilecektir.
1-Dava, «haksız rekabetin» tespiti, men’i ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkin olup; mahkemece, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere haksız rekabetin ve markaya tecavüzün tespitine, menine, «maddi tazminat» talebinin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/16184 E. , 2012/6337 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/06/2010 tarih ve 2007/561-2010/521 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkiline ait iş yerinde, tasarımlarının taklit edildiği iddiası ile tespit yaptırdığını, müvekkilinin müşterilerden bazılarını arayarak taklit ürünleri mahkeme kararı ile toplattığını, ayrıca müvekkilinden bu malları alanlardan da bu malları toplatacağını söylediğini, bu durumu müşterilerin müvekkiline bildirmesi üzerine olaydan haberdar olduğunu, müvekkilinin davalıyı uyarmasına rağmen davalının haksız rekabet teşkil eden bu eylemlerine devam ettiğini, davalının birçok firmayı arayarak müvekkili hakkındaki iddialarını tekrarladığını ileri sürerek davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve menine, davalının haksız beyanlarının düzeltilmesine, kararın ilanına ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir,
Davalı vekili, müvekkilinin kendi tasarımlarını TPE nezdinde tescil ettirdiğini, 554 sayılı KHK.'nin 49. maddesi uyarıca tasarımın korunmasını isteme hakkı bulunduğunu, bu yasal hakkı çerçevesinde Ümraniye 1. Sulh Hukuk Mahkemesi eliyle 30.04.2007 tarihinde davacıya ait iş yerinde tespit yaptırıldığını, ancak tespit tarihi itibariyle davalı tasarımlarının davacıya ait iş yerinde bulunmadığını, bu tespitin yapılmasından dolayı davacının herhangi bir zarara uğramadığını, müvekkillerinin amacının kendi haklarını korumak olduğunu, davacının haksız kazanç elde etmek amacıyla bu davayı açtığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın herhangi bir ticari faaliyet içinde doğrudan yer almadığı, kendisine yüklenen eylemleri gerçekleştirmediği, sadece delil tespiti talebinde bulunmuş olmanın haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın reddine, davalı ... yönünden açılan davanın ise davalının davacıya ait müşterileri telefonla aramak ve işyerlerine gitmek suretiyle kendisine ait ürünlerin davacı tarafından taklit edilerek pazarlandığını belirtip bir kısım ürünlerin satılmaması yönünde telkin ve beyanda bulunduğu, davalının bu eylemlerinin TTK'nun 56. vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle TTK'nun 58/a-b maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespitine ve menine ilişkin talebin bu davalı yönünden kabulüne, hükmün ilanı, düzeltme ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, TTK’nun 58-e ve BK nun 49. maddesinde açıklanan şartların varlığı halinde haksız rekabete maruz kalan yararına manevi tazminatın da hüküm altına alınması gerekir. 3444 sayılı Yasa ile değişik BK' nun 49 . maddesi uyarınca, manevi tazminat için hukuka aykırılığın varlığı yeterli olup, ayrıca kusurun özel bir kasta veya ağırlığa bağlı olması şart değildir. O halde, davalı eyleminin hukuka aykırılığı tespit edildiğine göre, somut olayın özellikleri de dikkate alınarak uygun miktarda manevi tazminatın hüküm altına alınmaması da yanlış olmuş, kararın bu yönüyle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056370200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz