Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13260 E. 2012/6195 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur oranı↗ ara karar↗ taşıma sözleşmesi↗ olumsuz oy↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ kusur↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, meydana gelen kazada davalının %40, davacı ... ...’un %60 oranında kusurlu olduğu, davacı ... ...’un malul hale gelmediği, davacı ... ...’un %42 oranında maluliyetinin oluştuğu, bu davacının talep edeceği maluliyet tazminatı ile tedavi giderinin belirlendiği, tüm davacıların manen zarara uğradıkları gerekçesiyle asıl davada ... için açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 52.301.68 TL iş göremezlik tazminatının, birleşen davada 31.781.80 TL protez giderinin, birleşen davada davacı ... ... için 50.000 TL, davacı İbrahim ... için 20.000 TL ve diğer davacılar için 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl ve birleşen davalar, demiryoluyla yapılan taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ... ...’un kucağındaki kızı davacı ... ...’la beraber davalıya ait trene binmeye çalıştığı sırada birlikte düşmeleri sonucu kazanın meydana geldiği, davacı ... ...’un sağ bacağını kısmen kaybettiği ve ömür boyu protez kullanmak zorunda kalacağı hususları çekişmesizdir.
Aynı uyuşmazlıkla ilgili olarak davacıların davalı aleyhine Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/795 esasına kayıtlı açtığı manevi tazminat davasının asıl davayla birleştirilmesine karar verilmiş olmasına rağmen birleşen davanın dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden ve bu dava itibariyle taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde esasına yönelik hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıların maddi ve manevi zararlarının doğup doğmadığı, meydana gelen kazada tarafların kusurlarının bulunup bulunmadığı ve varsa ne oranda kusurlarının olduğu noktalarında toplanmaktadır. Davacılar vekili, davalının tren işletmesindeki kusuruna dayanmıştır. Teknolojik gelişmelere uygun şekilde taşıma yapmamak, vagon gabari çizgisi ile peron arasının yetişkin bir insan girecek şekilde aralıklı inşa etmek, vagonların açılıp kapanmasıyla ilgili olarak dışarıdan müdahaleyi engelleyici bir sistem kurmamak, trenin durması ve kalkması sırasında kaza meydana gelmesinin önlenmesi yönünde tedbir almamak gibi nedenlerle davalının işletme kusurunun olduğu çekişmesizdir. Benzer olaylarla ilgi olarak davalı aleyhine açılan ve Dairemize intikal eden diğer dosya içeriklerinde de davalının kusursuz olmadığı, bu yönüyle işletme kusurunun varlığı kabul edilmektedir. Her somut olayın özelliğine ve zarar görenin kendi can ve mal güvenliğini koruma yönündeki dikkatsiz ve tedbirsiz davranışlarının yoğunluğuna göre değişmekle beraber, davalının işletme kusur oranı genel olarak %15-%25 oranında kabul edilmektedir. Somut olayda mahkemece tek bilirkişi tarafından düzenlenen rapora itibar edilerek davalının %40, davacı ... ...’un ise, %60 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Özel ve teknik bilgiyi gerektiren kusur oranlarının tespiti bakımından,
mahkemece İTÜ Ulaştırma Ana Bilim Dalı Demiryolu Kürsüsü’nden seçilecek üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınması yönünde ara karar verilmesine rağmen bu ara kararına aykırı şekilde tek kişiden rapor alınması doğru görülmemiştir. Ayrıca, tarafların bilirkişinin ara kararına aykırı şekilde seçilmesine ve raporun içeriğine yönelik esaslı itirazları olmasına rağmen bu itirazların dikkate alınmaması da yanlış olmuştur. O halde, taraf vekillerinin bilirkişinin seçimi ve raporun içeriğine yönelik itirazlar dikkate alınıp, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde kazanın oluş şekli, somut olayın özelliklerini de değerlendirecek şekilde kusur oranların tespiti bakımından uzman bilirkişi kurulundan denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
4-Davacılar vekili, birleşen davada müvekkili ...’un ömür boyu protez kullanacağını ileri sürerek protez bedeli, protez bakım ücret ile değiştirilmesi nedeniyle yapılacak giderin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacı vekilinin iddiaları çerçevesinde hukukçu bilirkişiden alınan rapora itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, davacının ne zaman protez kullanmaya başlayacağı, protez bakım ücretinin ne olacağı ve değişim periyodu gibi hususlar ortopedist tabibin uzmanlık alanı konusu olup, uzman olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
5-Ayrıca, davacılar vekili zarar gören müvekkili ...’un eşi müvekkilinin, eşinin ve çocuklarının bakımı için bakıcı tutmak zorunda kaldığını ileri sürerek, anılan davacı için de maddi tazminat talebinde bulunmasına rağmen bu istemle ilgili olarak olumlu ya da olumsuz karar verilmemesi de yanlış olmuştur.
6-Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2495 E. 2011/16394 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi
İncelediğiniz kararda2-Asıl ve birleşen davalar, demiryoluyla yapılan «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki ilişki «taşıma sözleşmesinden» kaynaklandığından dava TTK' nun 4 ncü maddesi uyarınca «mutlak ticari» davadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · temerrüt faizi · ıslah · yasal faiz · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, tren kazası sonucunda oluşan maluliyet nedeniyle kullanılması gereken protez bedeli istemine ilişkin olup, davacı tarafça dava ve «ıslah» dilekçelerinde, asıl alacağa «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» talep edilmiştir.
Bu durumda mahkemece hükmolunan tazminata «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» yürütülmesi ve söz konusu faizin bilirkişi raporunda değinildiği üzere, olay tarihinden 3 ay sonrasından itibaren başlatılması gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile dava tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, kaza nedeniyle davalı kurumun % 70 oranında kusurlu olduğu, davacının protez bacak kullanmak zorunda kaldığı, davacının protez giderine ilişkin belge sunmaması nedeniyle faizin dava tarihinden itibaren uygulanmasının gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.647,22 TL’nın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki ilişki «taşıma sözleşmesinden» kaynaklandığından dava TTK' nun 4 ncü maddesi uyarınca «mutlak ticari» davadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2425 E. 2013/2921 K.
Ortak:kusur oranı · kusur
İncelediğiniz karardaHer somut olayın özelliğine ve zarar görenin kendi can ve mal güvenliğini koruma yönündeki dikkatsiz ve tedbirsiz davranışlarının yoğunluğuna göre değişmekle beraber, davalının işletme «kusur oranı» genel olarak %15-%25 oranında kabul edilmektedir.
Özel ve teknik bilgiyi gerektiren «kusur oranlarının» tespiti bakımından, mahkemece İTÜ Ulaştırma Ana Bilim Dalı Demiryolu Kürsüsü’nden seçilecek üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınması yönünde «ara» karar verilmesine rağmen bu ara kararına aykırı şekilde tek kişiden rapor alınması doğru görülmemiştir.
3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıların maddi ve manevi zararlarının doğup doğmadığı, meydana gelen kazada tarafların «kusurlarının» bulunup bulunmadığı ve varsa ne oranda kusurlarının olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının protez bedelini talep ettiği, bilirkişi raporunda geleceğe yönelik hesap yaptığı ancak talebin harcama yapıldıkça istenebileceği, davacının taktırdığı protezin 9.720 TL olup davalının da %30 «kusur oranına» göre indirim yapılacağı gerekçesiyle, asıl davada ....916 TL'nin davalıdan tahsiline, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10718 E. 2012/11743 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nde yapılan yargılamada tespit edildiğini, bu olay nedeniyle davacının protez takmak zorunda kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 39.730,06 TL'nin 07.08.2000 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13260 E. , 2012/6195 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/795 Esas sayılı dosyası
BİRLEŞEN DAVA
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/575 Esas sayılı dosyası
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.03.2011 tarih ve 2007/231-2011/142 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.04.2012 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av.....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davalarında müvekkillerinden .... ile .....’un davalıya ait trene binmeleri sırasında hiçbir uyarı yapılmadan kapılar açık şekilde aniden hareket etmesi sonucu meydana gelen kazada müvekkili ...’un sağ ayağının koptuğunu, diğer müvekkilinin kafatasının çatladığını, konuşma ve hareket etme yeteneğinin kısıtlandığını, yaralananların eşi, çocukları ve kardeşleri olan diğer müvekkillerinin de maddi ve manevi zararlarının doğduğunu, davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, asıl davasında müvekkili ... için 52.301.68 TL, ... için 1.000 TL, diğer müvekkilleri için 100 TL maddi, birleşen davada 31.781.80 TL protez bedeli, birleşen davada ...
için 200.000 TL, diğer müvekkilleri için ayrı ayrı 50.000.00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusurunun olmadığını, kazaya davacı ... ...’un kucağındaki çocukla hareket halindeki trene binmesinden kaynaklandığını, esasen tazminat istemlerinin fahiş olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, meydana gelen kazada davalının %40, davacı ... ...’un %60 oranında kusurlu olduğu, davacı ... ...’un malul hale gelmediği, davacı ... ...’un %42 oranında maluliyetinin oluştuğu, bu davacının talep edeceği maluliyet tazminatı ile tedavi giderinin belirlendiği, tüm davacıların manen zarara uğradıkları gerekçesiyle asıl davada ... için açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 52.301.68 TL iş göremezlik tazminatının, birleşen davada 31.781.80 TL protez giderinin, birleşen davada davacı ... ... için 50.000 TL, davacı İbrahim ... için 20.000 TL ve diğer davacılar için 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl ve birleşen davalar, demiryoluyla yapılan taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ... ...’un kucağındaki kızı davacı ... ...’la beraber davalıya ait trene binmeye çalıştığı sırada birlikte düşmeleri sonucu kazanın meydana geldiği, davacı ... ...’un sağ bacağını kısmen kaybettiği ve ömür boyu protez kullanmak zorunda kalacağı hususları çekişmesizdir.
Aynı uyuşmazlıkla ilgili olarak davacıların davalı aleyhine Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/795 esasına kayıtlı açtığı manevi tazminat davasının asıl davayla birleştirilmesine karar verilmiş olmasına rağmen birleşen davanın dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden ve bu dava itibariyle taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde esasına yönelik hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıların maddi ve manevi zararlarının doğup doğmadığı, meydana gelen kazada tarafların kusurlarının bulunup bulunmadığı ve varsa ne oranda kusurlarının olduğu noktalarında toplanmaktadır. Davacılar vekili, davalının tren işletmesindeki kusuruna dayanmıştır. Teknolojik gelişmelere uygun şekilde taşıma yapmamak, vagon gabari çizgisi ile peron arasının yetişkin bir insan girecek şekilde aralıklı inşa etmek, vagonların açılıp kapanmasıyla ilgili olarak dışarıdan müdahaleyi engelleyici bir sistem kurmamak, trenin durması ve kalkması sırasında kaza meydana gelmesinin önlenmesi yönünde tedbir almamak gibi nedenlerle davalının işletme kusurunun olduğu çekişmesizdir.
Benzer olaylarla ilgi olarak davalı aleyhine açılan ve Dairemize intikal eden diğer dosya içeriklerinde de davalının kusursuz olmadığı, bu yönüyle işletme kusurunun varlığı kabul edilmektedir. Her somut olayın özelliğine ve zarar görenin kendi can ve mal güvenliğini koruma yönündeki dikkatsiz ve tedbirsiz davranışlarının yoğunluğuna göre değişmekle beraber, davalının işletme kusur oranı genel olarak %15-%25 oranında kabul edilmektedir. Somut olayda mahkemece tek bilirkişi tarafından düzenlenen rapora itibar edilerek davalının %40, davacı ... ...’un ise, %60 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Özel ve teknik bilgiyi gerektiren kusur oranlarının tespiti bakımından,
mahkemece İTÜ Ulaştırma Ana Bilim Dalı Demiryolu Kürsüsü’nden seçilecek üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınması yönünde ara karar verilmesine rağmen bu ara kararına aykırı şekilde tek kişiden rapor alınması doğru görülmemiştir. Ayrıca, tarafların bilirkişinin ara kararına aykırı şekilde seçilmesine ve raporun içeriğine yönelik esaslı itirazları olmasına rağmen bu itirazların dikkate alınmaması da yanlış olmuştur. O halde, taraf vekillerinin bilirkişinin seçimi ve raporun içeriğine yönelik itirazlar dikkate alınıp, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde kazanın oluş şekli, somut olayın özelliklerini de değerlendirecek şekilde kusur oranların tespiti bakımından uzman bilirkişi kurulundan denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
4-Davacılar vekili, birleşen davada müvekkili ...’un ömür boyu protez kullanacağını ileri sürerek protez bedeli, protez bakım ücret ile değiştirilmesi nedeniyle yapılacak giderin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacı vekilinin iddiaları çerçevesinde hukukçu bilirkişiden alınan rapora itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, davacının ne zaman protez kullanmaya başlayacağı, protez bakım ücretinin ne olacağı ve değişim periyodu gibi hususlar ortopedist tabibin uzmanlık alanı konusu olup, uzman olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
5-Ayrıca, davacılar vekili zarar gören müvekkili ...’un eşi müvekkilinin, eşinin ve çocuklarının bakımı için bakıcı tutmak zorunda kaldığını ileri sürerek, anılan davacı için de maddi tazminat talebinde bulunmasına rağmen bu istemle ilgili olarak olumlu ya da olumsuz karar verilmemesi de yanlış olmuştur.
6-Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4), (5) ve (6) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 17.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056139800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz