Bankaya karşı dava müracaat yolları tüketilmeden açılamaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/337 E. 2024/4151 K. · · İlk derece: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bankanın, çek hesabı açarken ve çek karnesi verirken kanunun aradığı bilgi ve belgeleri almaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davada hamil, önce keşideci hakkında çeke dayalı bütün müracaat yollarını tüketmek zorundadır; dava en erken, çek bedelinin kısmen veya tamamen tahsil edilemez hâle geldiğinin kesin olarak ortaya çıktığı anda açılabilir, aksi hâlde erken açılmış sayılarak reddedilir. Keşideci hakkında karşılıksız çek nedeniyle ceza şikâyetinde bulunulması müracaat yollarının tüketilmesi anlamına gelmez. Banka, cirantaların çekleri ödememesinden değil, çek karnesini keşideciye vermekteki kusurundan sorumlu tutulabilir.
Ele alınan sorunlar
Çek hamilinin bankaya karşı açacağı tazminat davasında müracaat yollarının tüketilmesi → ret
İddia: Davacı, bankanın çek defteri vermeden önce gerekli araştırmayı yapmadığını, basiretli tacir sorumluluğunun çek hesabı açılıp çek karnesi verilirken başladığını, borca batık bir şirkete çek karnesi vererek yükümlülüklerini ihmal ettiğini, mahkemenin bankanın kusurunu kabul etmesine rağmen zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunmadığı ve illiyet bağının kesildiği yönündeki değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı şirketin, keşideci hakkında çeke dayalı bütün müracaat yollarını tüketmesi ve çek bedelinin tahsil edilemez hâle gelmesi gerekir; davacının bu yolları denemeden ve tüketmeden bankadan çek bedelini tazminat olarak istemesi doğru değildir. Dava, çek bedelinin kısmen ya da tamamen tahsil edilemez hâle gelmiş olmasının kesin olarak ortaya çıkmasından sonra, en erken bu anda açılabilir. Keşideci hakkında karşılıksız çek suçundan şikâyetçi olunması tüm yolların tüketilmesi olarak kabul edilemeyeceği gibi, müflis cirantaların iflas masalarından bir başvuru ve tahsilat yapılıp yapılmadığı da belli değildir; bu nedenle eldeki davanın erken açıldığının kabulü gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Bankanın sorumluluğunun kaynağı ve İlk Derece gerekçesindeki kusur değerlendirmesi → kabul
İddia: Davacı, bankanın çek karnesi verilirken araştırma yükümlülüğü bulunduğunu ve kendisine kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı bankanın, cirantaların çeklerini ödememesinden sorumlu tutulması söz konusu değilse de, çek karnesini keşideciye vermekte bir kusuru varsa sorumlu tutulabilir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar sonucu itibarıyla doğru olsa da, yasal yollar tüketilmeden davanın açıldığı gerekçesinin yanında zararın, çekleri ciro eden şirketin ekonomik durumunun bozulmasından doğduğu ve davacının kusurlu bulunduğu gerekçesine yer verilmesi doğru görülmemiştir; bu nedenle karar gerekçesi nedeniyle kaldırılmıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Çek hesabı açılışındaki yükümlülüklerin ihlaline dayalı olarak bankaya karşı dava açılabilmesi için çeke dayalı müracaat yollarının tüketilmiş ve zararın kesinleşmiş olması gerektiği; ceza şikâyetinin bu tüketme sayılmadığı yönlerinden emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Çek hesabı açılışındaki yükümlülüklerin ihlali nedeniyle bankaya karşı açılacak tazminat davasında, çeke dayalı müracaat yollarının tüketilmiş ve çek bedelinin tahsil edilemez hâle gelmiş olması gerekir; aksi hâlde dava erken açılmıştır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek hesabı açılışında bankanın yükümlülükleri↗ çek karnesi verilmesinde kusur↗ müracaat borçluları↗ müracaat yollarının tüketilmesi↗ erken açılan dava↗ illiyet bağı↗ karşılıksız çek şikâyeti↗ basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6199 E. 2013/21294 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek karnesi · yargılama gideri · çek · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… n önce davacı bankaya iade edildiği kabul edildiğine ve bu sebeple de dava tarihi itibariyle davanın açılmasında davacının haksız bulunmasına göre mahkemece yapılan «yargılama giderlerinin» buna göre tayini gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11827 E. 2012/17662 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek karnesi · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın sahte belgeler ile kendisine başvuran kişi hakkında yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» verdiği, bu nedenle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12408 E. 2012/3890 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek karnesi · müterafik kusur · lehtar · ciro · üçüncü kişi · dolandırıcılık · hamil · keşideci
Benzer bu karardaKabul şekline göre de, mahkemece sahte belgeler ile başvuran kişiye «çek karnesi» verilmesinde davalı bankanın tam kusurlu olduğu ve davacının çeke «ciro» yolu ile «hamil» olduğu kabul edilerek müterafik kusurundan bahsedilemeyeceği kabul edilmiş ise de, gerek dava dilekçesinde davacı vekilinin beyanlarından ve gerekse dosya içindeki çek fotokopisinden, davacının çekin «lehtarı» olduğu ve doğrudan «keşidecisinden» çekin davacı tarafından alındığı anlaşılmakta olup, bu durumda, davacının da basiretli bir «tacir» gibi davranarak ticari ilişkiye girdiği kişileri seçmekte dikkatli davranması gerekirken, bunu yapmaması davacının da zararın meydana gelmesinde «müterafik kusurun» bulunduğunu göstermektedir.
Dava, bankanın yeterli araştırma yapmadan dava dışı kişiye «çek karnesi» vermesi ve «üçüncü kişi» tarafından keşide edilen çekin karşılıksız kalması nedeniyle, banka aleyhine açılan tazminat davasıdır.
Davacının, hakkında «dolandırıcılıktan» dava açılan çekin gerçek «keşidecisi» hakkında «çek» bedelinin tahsili için tüm hukuki yolları tüketmeden bankadan çek bedelini tazminat olarak istemesi mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın sahte belgeler ile kendisine başvuran kişi hakkında yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» verdiği, bu nedenle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Meblağların davalılardan tahsiline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10380 E. 2010/1865 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sahte kimlik · çek karnesi · ciranta · ciro · hamil · keşideci · çek · eksik inceleme
Benzer bu kararda1-Dava, «sahte kimlikle» başvuran «keşideci» hakkında davalı bankanın yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» vermesi ve sonra böyle bir çek için işlem yapmaması, ödemede bulunmaması iddiasına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, hayali kişi olan ...'in «hamiline» keşide etiği «çek», ...tarafından «ciro» edilmek suretiyle davacı ...'a geçmiştir.
… amına göre, davalı bankadan aldığı çeki keşide eden hayali kişinin davacının zararına sebebiyet verdiği, davalının yasanan öngördüğü belgeleri araştırıp incelemeden «çek» hesabı açıp, «çek karnesi» vermekle özensiz davrandığı, basiretli bir tacirden beklenen ihtimamı göstermediğinden birinci dereceden kusurlu olduğu, davacının ise ticari ilişkide bulunduğu ki …
Bu durumda, bankadan zararın istenebilmesi için; davacının çeke dayalı bütün müracaat yollarının tükenmesi ve «çek» bedelinin «cirantalardan» tahsil edilemez hale gelmiş olması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/337 E. , 2024/4151 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/717 Esas, 2022/1579 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/460 E., 2019/1028 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin T.Halk Bankası A.Ş. .... Şubesi müşterisinin davalı banka nezdindeki hesabına keşide edilmiş 9777992 ve 9777993 seri numaralı iki adet çekin hamili olduğunu, söz konusu çeklerin banka şubesine ibraz edildiğinde, “keşideci imzası ile banka kayıtlarındaki imza örneği tutmadığından işlem yapılmamamıştır” denilerek işlem yapılmadığını, çekin bankaya ibrazında bankanın varsa çek karşılığını ve banka garanti tutarını ödemek zorunda olduğunu, bankanın çekteki keşideci imzasını kontrol yükümlülüğünün olduğunu, bunun bankanın kusursuz sorumlulukları arasında bulunduğunu, bankaların çek karnesi vereceği müşterilerinin ticari itibarlarını ve borç ödeme yeteneklerini araştırması ve olumlu bulması halinde çek karnesi vermesi gerektiğini, aksi halde oluşacak zarardan bankanın sorumlu olacağını, müvekkili bankanın sözkonusu çeklerden kaynaklı alacağını tahsil edemediğini, bankanın çeklerde yer alan imza sirkülerin gereken dikkat ve özene aykırı şekilde denetlememiş olması ve uygun şekilde kontrol etme yükümlülüğüne aykırı davranmış olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, çekleri ibraz eden hamil olmadığını, çeklerin bankaya ibrazından sonra dava dışı ...’a ciro edildiğini, çek taahhüt bedellerini tahsil eden dava dışı şahsın dava açması gerektiğini, müvekkili bankanın ibraz edilen çek yapraklarını inceledikten sonra işleme aldığını, çek keşidecesinin imzasının banka kayıtlarındaki imza ile benzerlik göstermesi nedeniyle karşılığının olup olmadığını kontrol ettiğini, çeklerin karşılıklarının olmaması nedeniyle durumun çek arkalarına yazıldığını, müvekkili bankanın her çek yaprağı için garanti yükümlülüğünün çekleri ibraz eden yetkili hamile ödendiğini, yapılan işlemlerde müvekkiline bir kusur atfedilemeyeceğini, davacının hamili olduğu çeklere dayalı olarak diğer müracaat borçlularına, keza çekleri kendisine ciro ve teslim eden müşterisine karşı da esas akdi ilişki içerisinde başvuruda bulunarak alacağını alamadığını belgelemiş olması gerektiğini, davada bu gerekliliğin yerine getirmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka tarafından çek hesabı açarak çek karnesi verdiği ...’in imzaladığı 24.03.2016 tarihli, 260.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi ile ...’e ait imza sirkülerini sunmuşsa da çek hesabı açıp çek karnesi teslim edereken alması gereken; yasaklılık durumuna ilişkin Risk Merkezi ile adli sicil kayıtlarını, açık kimliklerini saptamak için fotoğraflı nüfus cüzdanı, pasaport veya sürücü belgesi örneklerini, yerleşim yeri belgelerini, vergi kimlik numaralarını, tacir olanların ayrıca ticaret sicili kayıtlarını, esnaf ve sanatkâr olanların ise esnaf ve sanatkâr sicili kayıtlarını, ilgili kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesine ilişkin belgeleri ibraz etmediği, davacının söz konusu çeklere dayalı olarak çeklerin müracaat borçlularına karşı icra takibi yapıp yapmadığı, alacak davası açıp açmadığının belli olmadığı, dosyadaki belgelerden davacının bu çekler nedeniyle dava tarihi itibariyle zararının doğup doğmadığının belirlenemediği, davacının, asıl akdi ilişki içinde çek müracaat borçlularından alacağının tahsil edemediğini belgelemeden bankaya karşı sorumluluk davası açamayacağı, davacı şirketin çekleri kendisine ciro eden ...
Ev Ürünleri Pazarlama San. ve Tic. A.Ş. ile aralarında 2015 yılından itibaren devam eden bir ticari ilişkisi mevcut olduğu, ... Ev Ürünleri Pazarlama San. ve Tic. A.Ş.’ne satılan ürünlerin bedellerinin genellikle müşteri çekleri ile ödendiği, davacı’nın dava konusu çekleri de yılların getirdiği ticari güven ilişkisi içinde ... Ev Ürünleri Pazarlama San. ve Tic. A.Ş.’den ciro yolu ile aldığı, davacının sadece kendisine çekleri ciro ve teslim eden ... Ev Ürünleri Pazarlama San. ve Tic. A.Ş. ile olan ticari ilişkisi çerçevesinde ve ... Ev Ürünleri Pazarlama San. ve Tic. A.Ş.’ne olan ticari güveni ile çekleri aldığı, davalı bankanın yasanın aradığı bilgi ve belgeleri tam olarak almadığı, çek hesabı açtığı kişinin ekonomik ve sosyal durumu hakkında gerekli araştırmayı yapmadığı, ...’e çek hesabı açarken bankanın kusuru bulunmakla birlikte davacının zararının doğmasında bu kusurun etkisinin bulunmadığı, zararın tamamen davacının ...
Ev Ürünleri Pazarlama San. ve Tic. A.Ş. ile olan ticari ilişkisi çerçevesinde ve ... Ev Ürünleri Pazarlama San. ve Tic. A.Ş.’ne olan ticari güven sonucu oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bankanın, dava dışı ... Ev Ürünleri Pazarlama Anonim Şirketine çek defteri vermeden önce gerekli araştırmayı yapmadığını, çek defteri vermeden evvel gerekli tüm belgelerin bu şirketten istenmiş olduğuna dair hiçbir belge de sunulmadığını, davalı bankanın çek hesabı açtığı bu şirketin uzun zamandır borç içinde olduğunu, başka şirketler kurarak ... A.Ş.' nin içinin boşaltılıyor olduğunun basit bir internet araştırması ile dahi ortaya çıkabileceğini, bilirkişi raporunun eksik olduğunu, davalı bankanın araştırma yapmadığının mahkemece tespit edildiğini, bankanın çek karnesi verilirken araştırma yükümlülüğü bulunduğunu, bankanın basiretli tacir sorumluluğunun henüz çek hesabı açılıp çek karnesi verilirken başladığını, açıkça borca batık bir şirkete çek karnesi vermesi nedeniyle yükümlülüklerini ihmal ettiğini, basiretli davranmadığını, mahkemece bankanın kusurlu olduğunu kabul etmesine rağmen müvekkili şirketin zararı ile bu kusur arasında illiyet bağının olmadığını düşünmenin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin gerekçesinde illiyet bağının kesildiğine ilişkin açıklamanın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin keşideci hakkında çeke dayalı bütün müracaat yollarını tüketmesi ve çek bedelinin tahsil edilemez hale gelmesi gerektiği, davacının bu yolları denemeden ve tüketmeden bankadan çek bedelini tazminat olarak istemesinin doğru olmadığı, çek bedelinin kısmen yada tamamen tahsil edilemez hale gelmiş olmasının kesin olarak ortaya çıkmasından sonra en erken bu anda davanın açılması gerektiği, davalı bankanın cirantaların çeklerini ödememesinden sorumlu tutulması sözkonusu değil ise de çek karnesini keşideci ...'e vermekte bir kusuru var ise sorumlu tutulabileceği, keşideci hakkında karşılıksız çek suçundan şikayetçi olunmasının tüm yolların tüketilmesi olarak kabul edilemeyeceği gibi müflis cirantaların iflas masalarından bir başvuru ve tahsilat yapılıp yapılmadığının da belli olmadığından eldeki davanın erken açıldığının kabulü gerektiği, İlk Derece Mahkemesince verilen karar sonucu itibariyle doğru olsa da gerekçede yasal yollar tüketilmeden davanın açıldığı gerekçesinin yanında zararın ...
A.Ş.'nin ekonomik durumunun bozulmasından doğduğu ve davacının kusurlu bulunduğu gerekçesine yer verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın gerekçesi nedeniyle kaldırılmasına, erken açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı bankanın çek hesabının açılışı sırasında keşideci hakkında yasal yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle çek bedelinin tahsil edilememesinden kaynaklanan zararının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/19128 E., 2016/6001 K. sayılı 31.5.2016 tarihli ilamı.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1055710700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz