Meblağların davalılardan tahsiline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10380 E. 2010/1865 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahte kimlik↗ çek karnesi↗ ciranta↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ çek↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı bankadan aldığı çeki keşide eden hayali kişinin davacının zararına sebebiyet verdiği, davalının yasanan öngördüğü belgeleri araştırıp incelemeden çek hesabı açıp, çek karnesi vermekle özensiz davrandığı, basiretli bir tacirden beklenen ihtimamı göstermediğinden birinci dereceden kusurlu olduğu, davacının ise ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonuca göre ilişki kurmada özenli davcranmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.000,00 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, sahte kimlikle başvuran keşideci hakkında davalı bankanın yeterli araştırma yapmadan çek karnesi vermesi ve sonra böyle bir çek için işlem yapmaması, ödemede bulunmaması iddiasına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Tazminat davalarında, davacı zararının gerçekleşmesi gerekir. Bu durumda, bankadan zararın istenebilmesi için; davacının çeke dayalı bütün müracaat yollarının tükenmesi ve çek bedelinin cirantalardan tahsil edilemez hale gelmiş olması gerekmektedir. Davacının bu yolları denemeden bankadan çek bedelini tazminat olarak istemesi mümkün değildir.
Somut olayda, hayali kişi olan ...'in hamiline keşide etiği çek, ...tarafından ciro edilmek suretiyle davacı ...'a geçmiştir. Davacı, ciranta ...aleyhine herhangi bir takip başlatmadığına veya dava açmadığına göre, henüz zararın doğup doğmadığı belli değildir.
Bu durumda, mahkemece, davacının ciranta aleyhine takip başlatmadığı veya dava açmadığı nazara alınarak erken açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15011 E. 2014/3353 K.
Ortak:sahte kimlik · çek karnesi · ciro · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz kararda1-Dava, «sahte kimlikle» başvuran «keşideci» hakkında davalı bankanın yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» vermesi ve sonra böyle bir çek için işlem yapmaması, ödemede bulunmaması iddiasına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, hayali kişi olan ...'in «hamiline» keşide etiği «çek», ...tarafından «ciro» edilmek suretiyle davacı ...'a geçmiştir.
… amına göre, davalı bankadan aldığı çeki keşide eden hayali kişinin davacının zararına sebebiyet verdiği, davalının yasanan öngördüğü belgeleri araştırıp incelemeden «çek» hesabı açıp, «çek karnesi» vermekle özensiz davrandığı, basiretli bir tacirden beklenen ihtimamı göstermediğinden birinci dereceden kusurlu olduğu, davacının ise ticari ilişkide bulunduğu ki …
Benzer bu karardaDava, bankadaki «keşideci» hesabında karşılığı bulunmasına rağmen süresi içerisinde davacının çeki «ciro» yolu ile devrettiği dava dışı «hamili» tarafından bankaya «ibraz» edilen «çek» hakkında davalı banka tarafından karşılığı bulunmadığından bahisle işlem yapıldığı, bu nedenle dava dışı hamile çek bedelinin davacı tarafça ödendiğinden ve dava d …
Her ne kadar mahkeme gerekçesinde Dairemiz kararına atıfta bulunulmuş ise de, anılan kararda dava, «sahte kimlikle» başvuran «keşideci» hakkında davalı bankanın yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» vermesi ve sonra böyle bir çek için işlem yapmaması, ödemede bulunmaması iddiasında dayalı olarak banka aleyhine tazminat istemine ilişkin olmakla, dava konusu olaya emsal olması söz konusu değildir.
Mahkemece, davacının bankadan zararını isteyebilmesi için davaya konu çeke dayalı bütün müracat yollarının davacı tarafça tüketilmesi ve «çek» bedelinin «keşideciden» tahsil imkanının tamamen ortadan kalkmış olmasının gerektiği, oysa dava tarihi itibariyle henüz zararının doğup doğmadığının belli olmadığı, davanın erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:en yüksek özen yükümlülüğü · özen yükümlülüğü · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, dava dışı şirket tarafından çekin bankaya «ibrazı» tarihinde kısmi karşılığı bulunduğuna göre, «yüksek özen yükümlülüğü» bulunan davalı bankanın nezdinde bulunan paranın ödemesini gerçekleştirmesi veya ödemeyi teklif etmesi gerekmekteyken, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek zarara sebebiyet verdiği açıktır.
Dava, bankadaki «keşideci» hesabında karşılığı bulunmasına rağmen süresi içerisinde davacının çeki «ciro» yolu ile devrettiği dava dışı «hamili» tarafından bankaya «ibraz» edilen «çek» hakkında davalı banka tarafından karşılığı bulunmadığından bahisle işlem yapıldığı, bu nedenle dava dışı hamile çek bedelinin davacı tarafça ödendiğinden ve dava d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14924 E. 2011/4342 K.
Ortak:çek karnesi · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz kararda1-Dava, «sahte kimlikle» başvuran «keşideci» hakkında davalı bankanın yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» vermesi ve sonra böyle bir çek için işlem yapmaması, ödemede bulunmaması iddiasına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
… amına göre, davalı bankadan aldığı çeki keşide eden hayali kişinin davacının zararına sebebiyet verdiği, davalının yasanan öngördüğü belgeleri araştırıp incelemeden «çek» hesabı açıp, «çek karnesi» vermekle özensiz davrandığı, basiretli bir tacirden beklenen ihtimamı göstermediğinden birinci dereceden kusurlu olduğu, davacının ise ticari ilişkide bulunduğu ki …
Somut olayda, hayali kişi olan ...'in «hamiline» keşide etiği «çek», ...tarafından «ciro» edilmek suretiyle davacı ...'a geçmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davalı tarafından... adına açılan hesaptan keşide edilen çekin «hamili» olduğu, «keşidecinin» nüfus bilgilerinin farklı bulunduğu, ancak hesabı açanın ve çekin keşide edenin gerçek... olup olmadığı yönünde bir tespit olmadığı, davacının başlattığı icra takibinde gerçek... veya onun kimliğini kullanana bir «tebligat» yapılmadığı, «sahtecilik» veya «dolandırıcılık» konusunda itiraz ve «şikayetin» olmadığı, davacının davalıya başvurabilmesi için gerçek borçluya karşı tüm yasal yolların tüketilmesi gerektiği, henüz dava açma hakkının doğmadığı gerekçesiyle da …
Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmüne göre bankalar, çekle işleyecek hesap açarken, «çek karnesi» verirken ve bu kanunla kendilerine verilen görev ve mükellefiyetleri yerine getirirken bu işlemlerin gerektirdiği basiret ve itinayı göstermek zorundadırlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · şikayet · dolandırıcılık · tebligat · tacir · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davalı tarafından... adına açılan hesaptan keşide edilen çekin «hamili» olduğu, «keşidecinin» nüfus bilgilerinin farklı bulunduğu, ancak hesabı açanın ve çekin keşide edenin gerçek... olup olmadığı yönünde bir tespit olmadığı, davacının başlattığı icra takibinde gerçek... veya onun kimliğini kullanana bir «tebligat» yapılmadığı, «sahtecilik» veya «dolandırıcılık» konusunda itiraz ve «şikayetin» olmadığı, davacının davalıya başvurabilmesi için gerçek borçluya karşı tüm yasal yolların tüketilmesi gerektiği, henüz dava açma hakkının doğmadığı gerekçesiyle da …
Esasen bankalar «tacir» olup, basiretli olarak davranmak durumundadırlar.
Davalı Banka'nın hayali bir kişi adına «çek karnesi» verdiği iddia olunduğuna göre mahkemece bu konuda gerekli araştırma yapılarak, 3167 sayılı Kanun uyarınca bankanın gerekli özeni gösterip göstermediği belirlenmeli, davacının uğradığı zararda bankaya bir «kusur» atfedilip atfedilemeyeceği, BK’nun 44. maddesi uyarınca davacının da hukuki ilişkiye girdiği kişilerin seçimi ile ilgili gerekli özeni gösterip göstermediği yönünd …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1705 E. 2010/7468 K.
Ortak:çek karnesi · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz kararda1-Dava, «sahte kimlikle» başvuran «keşideci» hakkında davalı bankanın yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» vermesi ve sonra böyle bir çek için işlem yapmaması, ödemede bulunmaması iddiasına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
… amına göre, davalı bankadan aldığı çeki keşide eden hayali kişinin davacının zararına sebebiyet verdiği, davalının yasanan öngördüğü belgeleri araştırıp incelemeden «çek» hesabı açıp, «çek karnesi» vermekle özensiz davrandığı, basiretli bir tacirden beklenen ihtimamı göstermediğinden birinci dereceden kusurlu olduğu, davacının ise ticari ilişkide bulunduğu ki …
Somut olayda, hayali kişi olan ...'in «hamiline» keşide etiği «çek», ...tarafından «ciro» edilmek suretiyle davacı ...'a geçmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «keşidecinin» nüfus bilgilerinin farklı bulunduğu, ancak hesabı açanın ve çeki keşide edenin gerçek ... olup olmadığı yönünde bir tespit olmadığı, davacı tarafından bu çeke dayalı olarak yapılan bir icra takibi bulunmadığı, bu nedenle gerçek ...’ın bu «çek» düzenlemesi ile ilgili «sahtecilik» veya «dolandırıcılık» konusunda herhangi bir itirazı veya «şikayetine» ilişkin bir başvuru da bulunmadığı, söz konusu çekin ödenmemesinden dolayı bir zararın doğması için çeki keşide eden borçlusuna karşı tüm hukuki yolların denenmiş ve alacağın alınamamış olması gerektiği, davacının öncelikle ... ve kendisine çeki keşide eden ve ... kimliğini kullanan şahsa karşı talepte bulunması, bu kişinin kendisi tarafından davalı banka şubesinden çek «defteri» alınmadığı ve çek altındaki imzanın kendisine ait olmadığı konusundaki yapacağı itiraz üzerine sahtecilik iddiasında bulunması halinde bu sahtecilik fiilinin tespi …
Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmüne göre bankalar, çekle işleyecek hesap açarken, «çek karnesi» verirken ve bu kanunla kendilerine verilen görev ve mükellefiyetleri yerine getirirken bu işlemlerin gerektirdiği basiret ve itinayı göstermek zorundadırlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · şikayet · dolandırıcılık · tacir · kusur · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «keşidecinin» nüfus bilgilerinin farklı bulunduğu, ancak hesabı açanın ve çeki keşide edenin gerçek ... olup olmadığı yönünde bir tespit olmadığı, davacı tarafından bu çeke dayalı olarak yapılan bir icra takibi bulunmadığı, bu nedenle gerçek ...’ın bu «çek» düzenlemesi ile ilgili «sahtecilik» veya «dolandırıcılık» konusunda herhangi bir itirazı veya «şikayetine» ilişkin bir başvuru da bulunmadığı, söz konusu çekin ödenmemesinden dolayı bir zararın doğması için çeki keşide eden borçlusuna karşı tüm hukuki yolların denenmiş ve alacağın alınamamış olması gerektiği, davacının öncelikle ... ve kendisine çeki keşide eden ve ... kimliğini kullanan şahsa karşı talepte bulunması, bu kişinin kendisi tarafından davalı banka şubesinden çek «defteri» alınmadığı ve çek altındaki imzanın kendisine ait olmadığı konusundaki yapacağı itiraz üzerine sahtecilik iddiasında bulunması halinde bu sahtecilik fiilinin tespi …
Mahkemece, davacı tarafından dava konusu çeke dayalı olarak yapılan bir icra takibi bulunmadığı, «sahtecilik» veya «dolandırıcılık» konusunda itiraz ve «şikayetin» olmadığı, davacının davalıya başvurabilmesi için gerçek borçluya karşı tüm yasal yolların tüketilmesi gerektiği, henüz dava açma hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Esasen bankalar «tacir» olup, basiretli olarak davranmak durumundadırlar.
Davalı bankanın hayali bir kişi adına «çek karnesi» verdiği iddia olunduğuna göre mahkemece bu konuda gerekli araştırma yapılarak, 3167 sayılı Kanun uyarınca bankanın gerekli basiret ve itinayı gösterip göstermediği belirlenmeli, davacının uğradığı zararda bankaya bir «kusur» atfedilip atfedilemeyeceği, BK’nun 44. maddesi uyarınca davacının müterafik kusurlu sayılıp sayılmayacağı hususları tartışılıp değerlendirilmeli, sonucuna göre bir …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16083 E. 2014/19654 K.
Ortak:ciranta · hamil · keşideci · çek · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda1-Dava, «sahte kimlikle» başvuran «keşideci» hakkında davalı bankanın yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» vermesi ve sonra böyle bir çek için işlem yapmaması, ödemede bulunmaması iddiasına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Bu durumda, bankadan zararın istenebilmesi için; davacının çeke dayalı bütün müracaat yollarının tükenmesi ve «çek» bedelinin «cirantalardan» tahsil edilemez hale gelmiş olması gerekmektedir.
Somut olayda, hayali kişi olan ...'in «hamiline» keşide etiği «çek», ...tarafından «ciro» edilmek suretiyle davacı ...'a geçmiştir.
Benzer bu karardaAlacaklı vekili, müvekkilinin «hamili» olduğu çeke dayalı olarak «keşideci» ve «cirantalar» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş, mahkemece açıklanan gerekçeyle istemin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati hacze konu «çek» örneği incelendiğinde, mahkemece verilen tedbir kararına dayalı olarak «çek hamiline» ödeme yapılamadığına ilişkin «şerh» bulunduğu görülmekle birlikte tedbirin ne amaçla verildiği anlaşılamamaktadır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, isteme konu edilen çekin karşılığı olmadığının tespit edilemediği, mahkeme kararına istinaden «çek» bedelinin ödenmediği gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · cy/cy şerhi · ihtiyati tedbir · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaKararı, «ihtiyati haciz» talep eden (alacaklı) banka vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Alacaklı vekili, müvekkilinin «hamili» olduğu çeke dayalı olarak «keşideci» ve «cirantalar» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş, mahkemece açıklanan gerekçeyle istemin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati hacze konu «çek» örneği incelendiğinde, mahkemece verilen tedbir kararına dayalı olarak «çek hamiline» ödeme yapılamadığına ilişkin «şerh» bulunduğu görülmekle birlikte tedbirin ne amaçla verildiği anlaşılamamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10380 E. , 2010/1865 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.05.2008 tarih ve 2007/473-2008/537 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının hayali kişiye açtığı çek hesabı çerçevesinde teslim ettiği çek karnesinden 3.500,00 TL bedelli çekin ciro yolu ile müvekkiline geçtiğini, karşılıksız çıkması üzerine yapılan ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararı alan gerçek ...'in yargılamanın iadesi istemi üzerine çek hesabının hayali kişi adına olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek, anılan meblağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı bankadan aldığı çeki keşide eden hayali kişinin davacının zararına sebebiyet verdiği, davalının yasanan öngördüğü belgeleri araştırıp incelemeden çek hesabı açıp, çek karnesi vermekle özensiz davrandığı, basiretli bir tacirden beklenen ihtimamı göstermediğinden birinci dereceden kusurlu olduğu, davacının ise ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonuca göre ilişki kurmada özenli davcranmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.000,00 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, sahte kimlikle başvuran keşideci hakkında davalı bankanın yeterli araştırma yapmadan çek karnesi vermesi ve sonra böyle bir çek için işlem yapmaması, ödemede bulunmaması iddiasına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Tazminat davalarında, davacı zararının gerçekleşmesi gerekir. Bu durumda, bankadan zararın istenebilmesi için; davacının çeke dayalı bütün müracaat yollarının tükenmesi ve çek bedelinin cirantalardan tahsil edilemez hale gelmiş olması gerekmektedir. Davacının bu yolları denemeden bankadan çek bedelini tazminat olarak istemesi mümkün değildir.
Somut olayda, hayali kişi olan ...'in hamiline keşide etiği çek, ...tarafından ciro edilmek suretiyle davacı ...'a geçmiştir. Davacı, ciranta ...aleyhine herhangi bir takip başlatmadığına veya dava açmadığına göre, henüz zararın doğup doğmadığı belli değildir.
Bu durumda, mahkemece, davacının ciranta aleyhine takip başlatmadığı veya dava açmadığı nazara alınarak erken açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmemesine, istek halinde aşağıda yazılı 10,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008997900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz