6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Gizli ortaklık

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3249 E. 2023/7035 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gizli ortaklık pay defterine kayıt limited şirket ortağı limited şirket ortaklığı yazılı delille ispat şirketin tasfiyesi şikayet pay defteri sebepsiz zenginleşme tüzel kişilik limited şirket kâr payı ticaret sicili esastan ret taahhütname ihtarname cy/cy kaydı eksik inceleme yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 503TTK 594

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2019/116 E.,2020/188 K.

Taraflar arasındaki limited şirkete ortak olduğunun tespiti ile alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket yetkilisi ...'nın, ... ile ortak bir hayvan hastanesi açtıklarını, fakat bir süre sonra hastanenin maliyeti fazla olduğundan maddi sıkıntıya düştüklerini, ...'nın da müvekkiline ortaklık teklifinde bulunduğunu, ...'ın da bu teklife sıcak baktığını ve ortaklık konusunda anlaştıklarını, fakat müvekkilinin veteriner hekim olmadığı için bu ortaklık güvene dayalı olacağını ve hayvan hastanesi ise sağlık veteriner hizmetleri kliniği olarak devam edeceğini, şirketin %20 hissesi veteriner ...’a, %13'ü müvekkiline ve kalan hissenin de ...’ya ait olacağını, fakat müvekkili veteriner hekim olmadığı için kurulacak şirketin resmi ortağı olmayacağını, gizli ortak olarak şirket içerisinde faaliyetini sürdüreceğini, bu hususun sadece diğer ortak olan ...'ın değil klinikte çalışan diğer veteriner hekimler, çalışanlar, iş yeri komşuları ve tedaviye gelen hayvan sahipleri tarafından bilindiğini, müvekkilinin şirketin %13 hissesine karşılık 20.07.2012 tarihinden başlamak üzere parça parça olmak üzere şirket için toplam 110.000,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin şirket hisse payından alacaklarını ve yapmış olduğu ödemeleri istediğinde davalı tarafından oyalandığını ve diğer ortakları ...'ın da ortaklıktan ayrıldığını ve ikisinin kaldığını, müvekkilinin parasını almakta ısrar etmesi sonucu ortaklığın resmi olmamasından dolayı şirket yetkilisi tarafından tek taraflı olarak bu duruma son verildiğini, müvekkilinin ihtarname ile yapmış olduğu ödemeleri istediğini, davalı şirket tarafından bu ihtarnameye yanıt verildiğini, ayrıca müvekkilinden para istendiğini ve hakkında şikayette bulunulduğunu, müvekkilinin ortaklığının inkâr edildiğini, hasta sahibi ve borç ilişkisi olan birisi gibi gösterildiğini ileri sürerek davacının davalı şirketin gizli ortağı olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakkları saklı kalmak kaydıyla; müvekkilinin şirket için yapmış olduğu ödemeler ile şirket hissedarı olarak hissesi oranında şirket kâr payının (20 Temmuz 2012- 30 ekim 2016 arası ) tespit ve hesap edilerek toplam 70.000,00 TL alacağın davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkili şirkette kısa bir süre muhasebe bilgisinden yararlanılmak amacıyla kendisinin yardımına müracaat edildiğini, bu hususun davacı tarafça açmış olduğu temelsiz ve haksız davasına dayanak yapılmaya çalışıldığını, davacı tarafın müvekkili şirketteki gizli ortaklığı hususunun gerçeği yansıtmamakla birlikte bu hususun ispatının gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirket yetkilisinin şahsına yapmış olduğu bir kısım kısmi ödemelerin şirket yetkili gerçek şahıs ... tarafından kendisine iade edildiğini, bu ödemelerin tüzel kişiliğe haiz müvekkili şirket ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, bu itibarla davanın müvekkili şirkete karşı yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirketin gizli ortağı olduğunu iddia ederek işbu davayı açtığı, davacının limited şirket ortağı sıfatını iktisap edebilmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 594 üncü maddesinde öngörüldüğü şekilde ad ve soyadının, 6102 sayılı Kanun'un 503 üncü maddesine göre şirkete koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarının ortaklar pay defterine kayıt edilmiş bulunması gerektiği, davacının ortaklar pay defterinde yer almadığı ancak gizli ortak olduğu iddiasında bulunduğu, limited şirkete ortak olma koşullarının kanunla belirlendiği, davacının iddialarının usulüne uygun deliller ile kanıtlanmadığı, kaldı ki bu tür bir ortaklığı mevcut ise talebinin davalı şirketin tasfiyesine karar verilmesi veya kendisinin haklı nedenle çıkarılmasında söz konusu olacağı anlaşılmakla davanın ortaklığın tespitine ilişkin talebinin ispatlanamadığından reddine karar verilmesi gerektiği, davacının, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak ödemelerinin tahsilini talep edebileceğinden, sebepsiz zenginleşme iddiası ile talep ettiği alacak tutarının davacıya açıklattırıldığı ve davalı şirketin ticari kayıtları incelenmek suretiyle bilirkişi raporu alındığı, davacının ileri sürdüğü ödemelerin şirket kayıtlarında yer almadığı, davacı tarafça delil olarak sunulan belgelerden açıkça şirket adına ödeme yapıldığının ispatına yönelik olmadığı kanaati ile sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket yetkilisinin ile birlikte açtıkları hayvan hastanesi kliniği açılışından itibaren yapılan ödemelerin 110.000,00 TL'yi bulduğunu, davalı tarafça defalarca yapılan görüşmeler sonucunda sadece 38.000,00 TL'sini alabildiğini, müvekkilinin şirket kâr payını ve maaşını alamadığı gibi tüm parasını klinik için harcadığını, mahkemeye sundukları tüm belgeler, yazışmalar ve tanık dinletme taleplerinin tüm iddialarını ispatlamaya yeter nitelikte olmasına rağmen mahkemece tanık dinletme taleplerinin reddedilerek alacaklarının sadece ortaklık alacağı olarak ele alındığını, müvekkili tarafından alacaklarının tahsili için davalı şirkete ihtarname gönderilmesine rağmen davalı tarafça gönderilen cevapta müvekkilinin ortaklığının inkâr edildiğini, hasta sahibi ve borç ilişkisi olan birisi gibi gösterilerek üstüne müvekkilinden para istenildiğini, davalının kötü niyetli olduğunun mahkemeye sunulan belgeler ile ortada olduğunu, davanın konusunun sadece şirket ortaklığı tespiti ve şirket alacakları olmadığını, ayrıca davalı şirkete yapılan tüm ödemeler ve harcamaların da tahsilinin talebine ilişkin olduğunu, davanın delilleri incelenmenden, eksik inceleme ile haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, limited şirkete ortaklığın kanunla düzenlenmiş olduğu, davacının ortaklar pay defterinde kayıtlı olmadığı, ticaret sicilde şirketin ortağı olduğuna ilişkin kaydının bulunmadığı, davacının iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği, alacağa ilişkin olarak yaptığını iddia ettiği ödemelerin şirket kayıtlarında bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, limited şirkete ortak olduğunun tespiti ile alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4738 E. 2015/11550 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta tazminatının tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14555 E. 2014/3352 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8283 E. 2022/9228 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Haksız rekabet tespiti | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4798 E. 2015/12224 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/650 E. 2014/7919 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3249 E.  ,  2023/7035 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1747 Esas, 2022/445 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2019/116 E.,2020/188 K.

Taraflar arasındaki limited şirkete ortak olduğunun tespiti ile alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket yetkilisi ...'nın, ... ile ortak bir hayvan hastanesi açtıklarını, fakat bir süre sonra hastanenin maliyeti fazla olduğundan maddi sıkıntıya düştüklerini, ...'nın da müvekkiline ortaklık teklifinde bulunduğunu, ...'ın da bu teklife sıcak baktığını ve ortaklık konusunda anlaştıklarını, fakat müvekkilinin veteriner hekim olmadığı için bu ortaklık güvene dayalı olacağını ve hayvan hastanesi ise sağlık veteriner hizmetleri kliniği olarak devam edeceğini, şirketin %20 hissesi veteriner ...’a, %13'ü müvekkiline ve kalan hissenin de ...’ya ait olacağını, fakat müvekkili veteriner hekim olmadığı için kurulacak şirketin resmi ortağı olmayacağını, gizli ortak olarak şirket içerisinde faaliyetini sürdüreceğini, bu hususun sadece diğer ortak olan ...'ın değil klinikte çalışan diğer veteriner hekimler, çalışanlar, iş yeri komşuları ve tedaviye gelen hayvan sahipleri tarafından bilindiğini, müvekkilinin şirketin %13 hissesine karşılık 20.07.2012 tarihinden başlamak üzere parça parça olmak üzere şirket için toplam 110.000,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin şirket hisse payından alacaklarını ve yapmış olduğu ödemeleri istediğinde davalı tarafından oyalandığını ve diğer ortakları ...'ın da ortaklıktan ayrıldığını ve ikisinin kaldığını, müvekkilinin parasını almakta ısrar etmesi sonucu ortaklığın resmi olmamasından dolayı şirket yetkilisi tarafından tek taraflı olarak bu duruma son verildiğini, müvekkilinin ihtarname ile yapmış olduğu ödemeleri istediğini, davalı şirket tarafından bu ihtarnameye yanıt verildiğini, ayrıca müvekkilinden para istendiğini ve hakkında şikayette bulunulduğunu, müvekkilinin ortaklığının inkâr edildiğini, hasta sahibi ve borç ilişkisi olan birisi gibi gösterildiğini ileri sürerek davacının davalı şirketin gizli ortağı olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakkları saklı kalmak kaydıyla;

müvekkilinin şirket için yapmış olduğu ödemeler ile şirket hissedarı olarak hissesi oranında şirket kâr payının (20 Temmuz 2012- 30 ekim 2016 arası ) tespit ve hesap edilerek toplam 70.000,00 TL alacağın davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkili şirkette kısa bir süre muhasebe bilgisinden yararlanılmak amacıyla kendisinin yardımına müracaat edildiğini, bu hususun davacı tarafça açmış olduğu temelsiz ve haksız davasına dayanak yapılmaya çalışıldığını, davacı tarafın müvekkili şirketteki gizli ortaklığı hususunun gerçeği yansıtmamakla birlikte bu hususun ispatının gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirket yetkilisinin şahsına yapmış olduğu bir kısım kısmi ödemelerin şirket yetkili gerçek şahıs ... tarafından kendisine iade edildiğini, bu ödemelerin tüzel kişiliğe haiz müvekkili şirket ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, bu itibarla davanın müvekkili şirkete karşı yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirketin gizli ortağı olduğunu iddia ederek işbu davayı açtığı, davacının limited şirket ortağı sıfatını iktisap edebilmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 594 üncü maddesinde öngörüldüğü şekilde ad ve soyadının, 6102 sayılı Kanun'un 503 üncü maddesine göre şirkete koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarının ortaklar pay defterine kayıt edilmiş bulunması gerektiği, davacının ortaklar pay defterinde yer almadığı ancak gizli ortak olduğu iddiasında bulunduğu, limited şirkete ortak olma koşullarının kanunla belirlendiği, davacının iddialarının usulüne uygun deliller ile kanıtlanmadığı, kaldı ki bu tür bir ortaklığı mevcut ise talebinin davalı şirketin tasfiyesine karar verilmesi veya kendisinin haklı nedenle çıkarılmasında söz konusu olacağı anlaşılmakla davanın ortaklığın tespitine ilişkin talebinin ispatlanamadığından reddine karar verilmesi gerektiği, davacının, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak ödemelerinin tahsilini talep edebileceğinden, sebepsiz zenginleşme iddiası ile talep ettiği alacak tutarının davacıya açıklattırıldığı ve davalı şirketin ticari kayıtları incelenmek suretiyle bilirkişi raporu alındığı, davacının ileri sürdüğü ödemelerin şirket kayıtlarında yer almadığı, davacı tarafça delil olarak sunulan belgelerden açıkça şirket adına ödeme yapıldığının ispatına yönelik olmadığı kanaati ile sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket yetkilisinin ile birlikte açtıkları hayvan hastanesi kliniği açılışından itibaren yapılan ödemelerin 110.000,00 TL'yi bulduğunu, davalı tarafça defalarca yapılan görüşmeler sonucunda sadece 38.000,00 TL'sini alabildiğini, müvekkilinin şirket kâr payını ve maaşını alamadığı gibi tüm parasını klinik için harcadığını, mahkemeye sundukları tüm belgeler, yazışmalar ve tanık dinletme taleplerinin tüm iddialarını ispatlamaya yeter nitelikte olmasına rağmen mahkemece tanık dinletme taleplerinin reddedilerek alacaklarının sadece ortaklık alacağı olarak ele alındığını, müvekkili tarafından alacaklarının tahsili için davalı şirkete ihtarname gönderilmesine rağmen davalı tarafça gönderilen cevapta müvekkilinin ortaklığının inkâr edildiğini, hasta sahibi ve borç ilişkisi olan birisi gibi gösterilerek üstüne müvekkilinden para istenildiğini, davalının kötü niyetli olduğunun mahkemeye sunulan belgeler ile ortada olduğunu, davanın konusunun sadece şirket ortaklığı tespiti ve şirket alacakları olmadığını, ayrıca davalı şirkete yapılan tüm ödemeler ve harcamaların da tahsilinin talebine ilişkin olduğunu, davanın delilleri incelenmenden, eksik inceleme ile haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, limited şirkete ortaklığın kanunla düzenlenmiş olduğu, davacının ortaklar pay defterinde kayıtlı olmadığı, ticaret sicilde şirketin ortağı olduğuna ilişkin kaydının bulunmadığı, davacının iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği, alacağa ilişkin olarak yaptığını iddia ettiği ödemelerin şirket kayıtlarında bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, limited şirkete ortak olduğunun tespiti ile alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1054688100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.