Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/268 E. 2024/3968 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
avans iadesi↗ rehin açığı↗ rehin açığı belgesi↗ kıymet takdiri↗ ihalenin feshi↗ avans ödemesi↗ itirazın kaldırılması↗ istirdat davası↗ tefrik↗ menfi tespit davası↗ rehin↗ ara karar↗ tespit davası↗ dava şartı yokluğu↗ ipotek↗ infaz↗ kötü niyet tazminatı↗ olumsuz oy↗ istirdat↗ kötü niyet↗ usulden reddi↗ ihbar↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ iflas↗ menfi tespit↗ teminat↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2022/529 E., 2022/578 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde;davacı şirket ile davalı şirket arasında baharat temini için sözleşme imzalandığını, davalının bu sözleşme hükümleri çerçevesinde davacıya malların üretimi için kullanılması amacıyla avans ödemesinde bulunduğunu, davacı ...'in de teminat veren kişi olarak davalı lehine 500.000,00 TL bedelle ipotek kurduğunu, davacı şirketin avans ödemelerini amacı doğrultusunda kullanarak malların üretildiğini ve satın alınmaya hazır olduğunu, davalıya mail yoluyla bildirmesine karşılık davalının bu bildirime cevap vermeyerek, avans ödemelerinin iadesi için davacı şirkete ihtar çektiğini, ardından İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2018/6101 sayılı dosyasında ipotek takibi başlattığını, ipotekli taşınmazın satıldığını, bu takip sonucunda borcun tamamının karşılanamadığından 163.604,38 TL bedelli rehin açığı belgesinin düzenlendiğini, bu belge ile hem davacı şirket hem de rehin veren davacı ... aleyhine İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2021/7350 sayılı dosyasında takibe geçildiğini, davacı şirkete toplam 375.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin davalıya borcunun 500.000,00 TL olmayıp 375.000,00 TL olduğunu, davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini ancak davalının malı satın almaması nedeniyle avansın iade edilmesinin gerekmeyeceğini belirterek, davacı şirketin davalıya İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2021/79350 sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2018/6101 sayılı ipotek takibinden dolayı yapılan ödemenin de borçlu olunmaması sebebiyle istirdatına; davacı ...’in de İzmir 21. İcra Müdürlüğü’nün 2021/7350 sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; İzmir 19. İcra Müdürlüğü’nün 2018/6101 sayılı dosyasında ipotek takibi başlatıldığını, davacıların bu takibin devam etmemesi için kötü niyetle takibe ve kıymet takdirine itiraz ettiklerini ve ihalenin feshi taleplerinde bulunduklarını, fakat davacıların tüm bu girişimlerinin olumsuz sonuçlanarak takibe devam edildiğini, bu takip sonucu davalı şirketin alacağının tamamını tahsil edememesi sebebiyle icra müdürlüğü tarafından 163.604,38 TL bedelli rehin açığı belgesi düzenlendiğini, bu belgenin İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2021/7350 sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, 13.08.2021 tarihinde davacı şirket tarafından dosya borcunun ödendiğini yani bu dosyanın infaz edildiğini, dolayısıyla bu takip dosyası yönünden menfi tespit davasının açılamayacağını, zira; dosya borcu ödendiği için davacının hukuki yararının bulunmadığını, davacı şirketin edimlerini yerine getirmediğini, davalı şirket tarafından kendisine yapılan avans ödemelerini iade etmediğini ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 18 inci maddesinin üçüncü fıkrasına uygun herhangi bir bildirimde bulunmadığını, sözleşmenin 7 nci maddesinde satıcının sözleşmeye aykırı davranması ya da sözleşmede üstlendiği edimleri gereği gibi yerine getirmemesi durumunda satıcı alıcıya kendisine ödenmiş olan avansı 5 iş günü içinde hiçbir ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın iade edeceği hususunun düzenlendiğini ancak davacı tarafça iade yapılmaması üzerine ipotek takibinin başlatıldığını, davacı ...’in taşınmaz ipoteğinin tesisi yönünde iradesinin açık olduğu hususunun Salihli Tapu Müdürlüğü’nün 20.02.2017 tarihli 2799 yevmiye numaralı ipotek senedinden anlaşıldığını belirterek davanın reddine, müvekkili yararına dava konusu tutarın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2021/877 E. sayılı dosyasının 10.06.2022 tarihli ara kararıyla davacıların İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2021/79350 sayılı takip dosyası ile ilgili menfi tespit isteklerine ilişkin davanın tefrikine karar vererek dava konusu olan İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2021/79350 sayılı takip dosyasını incelemiş, yapılan bu inceleme neticesinde dosya borcunun 13.08.2021 tarihinde yatırılarak, alacaklıya da 17.08.2021 tarihinde ödendiğini, böylece dosyanın infaz edildiğini görmüş ve bu doğrultuda davacılar vekilinin infaz edilmiş olan takip dosyası nedeniyle menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar takip borcu ödenmiş ise de 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi gereği davalarının borç ödenmiş olmakla istirdat davası olarak kabulü ile devamı gerekirken mahkemece hukuki yarar yokluğu sebebiyle davalarının reddine karar verilmesinin yasa ve usule aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2021/79350 sayılı dosyasına göre davalı şirketin alacaklı, borçluların davacılar olduğu davaya konu takipte 163.604,38 TL alacağın tahsilinin istendiği, takibin dayanağının 09.07.2021 tarihli rehin açığı belgesi olduğu; dosya borcunun 13.08.2021 tarihinde yatırıldığı, alacaklıya da 17.08.2021 tarihinde ödendiği, böylece dosyanın infaz edildiği, bu doğrultuda dava tarihi itibariyle takip konusu alacağın davacılar tarafından ödenmesi sebebiyle yerel mahkemece hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle verilen davanın reddi kararında isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kesin rehin açığı belgesi kapsamında yapılan takibin davacılar tarafından ödemeyle kapatılarak infaz edildikten sonra menfi tespit istemli açmış olduğu davada hukuki yararlarının bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır. Dava; 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi kapsamında açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 72 ve152 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava konusu İzmir 21. İcra Müdürlüğü’nün 2021/7350 sayılı takip dosyasında alacaklının davalı şirket, borçlularının davacılar olduğu, takipte 163.604,38 TL alacağın tahsilinin istendiği, takibin dayanağının 09.07.2021 tarihli rehin açığı belgesi olduğu, dosya borcunun 13.08.2021 tarihinde yatırıldığı ve alacaklıya da 17.08.2021 tarihinde ödenerek dosyanın infaz edilmiş olduğu anlaşılmıştır. İşbu dava 29.11.2021 tarihinde açılmıştır. Davacılar davanın açıldığı tarihten önce takip dosyası borcunu ödemişse de dava dilekçesinde, borcun ödendiğini ve 2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi gereği borç ödenmiş olmakla istirdat davası olarak bakılacağını belirttiğine göre aynı maddenin yedinci fıkrası; "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir." dikkate alınarak davanın genel hükümler kapsamında ödenen paranın istirdatı olarak değerlendirilmesi gerekirken davacılar vekilinin infaz edilmiş olan takip dosyası nedeniyle menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddi kararı doğru olmamıştır.
Davacılar dava dilekçesinde, İzmir 19. İcra Müdürlüğü’nün 2018/6101 sayılı ipotek takibinden dolayı yapılan ödemenin de istirdadını da talep ettiğine göre mahkemenin 2021/877 E. sayılı dosyasında verilecek olan kararın dava konusu borç nedeniyle davacıların borçlu olup olmadığının tespiti bakımından değerlendirilmesi gerektiğinden tefrik edilen dosyanın beklenerek karar verilmesi, davacı taşınmaz malikinin sorumluluğu bakımında ise ipotek belgesi ve sözleşme hükümleri değerlendirilerek taşınmaz malikinin sorumluluğunun ipotekli taşınmaz ile sınırlı olup olmadığının da değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın usulden reddi kararı doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6448 E. 2011/17129 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem · reeskont faizi · temerrüt faizi · temerrüt · husumet
Benzer bu karardaAncak, dava konusu olayın aynı zamanda «haksız eylem» teşkil etmesi sebebiyle olay tarihinden itibaren «temerrüt faizi» istenebilmesi mümkün olup, davacılar vekili de dava dilekçesinde olay tarihinden itibaren «reeskont faizi» talep etmiştir.
Mahkemece, davalı ...’na karşı açılan davanın «husumet» nedeni ile reddine, davalı ...
Müdürlüğüne karşı açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 11.604,75-TL maddi, 15.000,00-TL manevi, davacı ... yönünden 10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi 28/12/2007’den itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/268 E. , 2024/3968 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1680 Esas, 2022/1547 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/529 E., 2022/578 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde;davacı şirket ile davalı şirket arasında baharat temini için sözleşme imzalandığını, davalının bu sözleşme hükümleri çerçevesinde davacıya malların üretimi için kullanılması amacıyla avans ödemesinde bulunduğunu, davacı ...'in de teminat veren kişi olarak davalı lehine 500.000,00 TL bedelle ipotek kurduğunu, davacı şirketin avans ödemelerini amacı doğrultusunda kullanarak malların üretildiğini ve satın alınmaya hazır olduğunu, davalıya mail yoluyla bildirmesine karşılık davalının bu bildirime cevap vermeyerek, avans ödemelerinin iadesi için davacı şirkete ihtar çektiğini, ardından İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2018/6101 sayılı dosyasında ipotek takibi başlattığını, ipotekli taşınmazın satıldığını, bu takip sonucunda borcun tamamının karşılanamadığından 163.604,38 TL bedelli rehin açığı belgesinin düzenlendiğini, bu belge ile hem davacı şirket hem de rehin veren davacı ...
aleyhine İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2021/7350 sayılı dosyasında takibe geçildiğini, davacı şirkete toplam 375.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin davalıya borcunun 500.000,00 TL olmayıp 375.000,00 TL olduğunu, davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini ancak davalının malı satın almaması nedeniyle avansın iade edilmesinin gerekmeyeceğini belirterek, davacı şirketin davalıya İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2021/79350 sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2018/6101 sayılı ipotek takibinden dolayı yapılan ödemenin de borçlu olunmaması sebebiyle istirdatına; davacı ...’in de İzmir 21. İcra Müdürlüğü’nün 2021/7350 sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; İzmir 19. İcra Müdürlüğü’nün 2018/6101 sayılı dosyasında ipotek takibi başlatıldığını, davacıların bu takibin devam etmemesi için kötü niyetle takibe ve kıymet takdirine itiraz ettiklerini ve ihalenin feshi taleplerinde bulunduklarını, fakat davacıların tüm bu girişimlerinin olumsuz sonuçlanarak takibe devam edildiğini, bu takip sonucu davalı şirketin alacağının tamamını tahsil edememesi sebebiyle icra müdürlüğü tarafından 163.604,38 TL bedelli rehin açığı belgesi düzenlendiğini, bu belgenin İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2021/7350 sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, 13.08.2021 tarihinde davacı şirket tarafından dosya borcunun ödendiğini yani bu dosyanın infaz edildiğini, dolayısıyla bu takip dosyası yönünden menfi tespit davasının açılamayacağını, zira;
dosya borcu ödendiği için davacının hukuki yararının bulunmadığını, davacı şirketin edimlerini yerine getirmediğini, davalı şirket tarafından kendisine yapılan avans ödemelerini iade etmediğini ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 18 inci maddesinin üçüncü fıkrasına uygun herhangi bir bildirimde bulunmadığını, sözleşmenin 7 nci maddesinde satıcının sözleşmeye aykırı davranması ya da sözleşmede üstlendiği edimleri gereği gibi yerine getirmemesi durumunda satıcı alıcıya kendisine ödenmiş olan avansı 5 iş günü içinde hiçbir ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın iade edeceği hususunun düzenlendiğini ancak davacı tarafça iade yapılmaması üzerine ipotek takibinin başlatıldığını, davacı ...’in taşınmaz ipoteğinin tesisi yönünde iradesinin açık olduğu hususunun Salihli Tapu Müdürlüğü’nün 20.02.2017 tarihli 2799 yevmiye numaralı ipotek senedinden anlaşıldığını belirterek davanın reddine, müvekkili yararına dava konusu tutarın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2021/877 E. sayılı dosyasının 10.06.2022 tarihli ara kararıyla davacıların İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2021/79350 sayılı takip dosyası ile ilgili menfi tespit isteklerine ilişkin davanın tefrikine karar vererek dava konusu olan İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2021/79350 sayılı takip dosyasını incelemiş, yapılan bu inceleme neticesinde dosya borcunun 13.08.2021 tarihinde yatırılarak, alacaklıya da 17.08.2021 tarihinde ödendiğini, böylece dosyanın infaz edildiğini görmüş ve bu doğrultuda davacılar vekilinin infaz edilmiş olan takip dosyası nedeniyle menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar takip borcu ödenmiş ise de 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi gereği davalarının borç ödenmiş olmakla istirdat davası olarak kabulü ile devamı gerekirken mahkemece hukuki yarar yokluğu sebebiyle davalarının reddine karar verilmesinin yasa ve usule aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2021/79350 sayılı dosyasına göre davalı şirketin alacaklı, borçluların davacılar olduğu davaya konu takipte 163.604,38 TL alacağın tahsilinin istendiği, takibin dayanağının 09.07.2021 tarihli rehin açığı belgesi olduğu; dosya borcunun 13.08.2021 tarihinde yatırıldığı, alacaklıya da 17.08.2021 tarihinde ödendiği, böylece dosyanın infaz edildiği, bu doğrultuda dava tarihi itibariyle takip konusu alacağın davacılar tarafından ödenmesi sebebiyle yerel mahkemece hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle verilen davanın reddi kararında isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kesin rehin açığı belgesi kapsamında yapılan takibin davacılar tarafından ödemeyle kapatılarak infaz edildikten sonra menfi tespit istemli açmış olduğu davada hukuki yararlarının bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır. Dava; 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi kapsamında açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 72 ve152 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava konusu İzmir 21. İcra Müdürlüğü’nün 2021/7350 sayılı takip dosyasında alacaklının davalı şirket, borçlularının davacılar olduğu, takipte 163.604,38 TL alacağın tahsilinin istendiği, takibin dayanağının 09.07.2021 tarihli rehin açığı belgesi olduğu, dosya borcunun 13.08.2021 tarihinde yatırıldığı ve alacaklıya da 17.08.2021 tarihinde ödenerek dosyanın infaz edilmiş olduğu anlaşılmıştır. İşbu dava 29.11.2021 tarihinde açılmıştır. Davacılar davanın açıldığı tarihten önce takip dosyası borcunu ödemişse de dava dilekçesinde, borcun ödendiğini ve 2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi gereği borç ödenmiş olmakla istirdat davası olarak bakılacağını belirttiğine göre aynı maddenin yedinci fıkrası;
"Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir." dikkate alınarak davanın genel hükümler kapsamında ödenen paranın istirdatı olarak değerlendirilmesi gerekirken davacılar vekilinin infaz edilmiş olan takip dosyası nedeniyle menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddi kararı doğru olmamıştır.
Davacılar dava dilekçesinde, İzmir 19. İcra Müdürlüğü’nün 2018/6101 sayılı ipotek takibinden dolayı yapılan ödemenin de istirdadını da talep ettiğine göre mahkemenin 2021/877 E. sayılı dosyasında verilecek olan kararın dava konusu borç nedeniyle davacıların borçlu olup olmadığının tespiti bakımından değerlendirilmesi gerektiğinden tefrik edilen dosyanın beklenerek karar verilmesi, davacı taşınmaz malikinin sorumluluğu bakımında ise ipotek belgesi ve sözleşme hükümleri değerlendirilerek taşınmaz malikinin sorumluluğunun ipotekli taşınmaz ile sınırlı olup olmadığının da değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın usulden reddi kararı doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1054290300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz