Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/586 E. 2024/2780 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ambalaj benzerliği↗ belirsiz alacak davası↗ tefrik↗ hakkın kötüye kullanılması↗ möhuk 47↗ istinaf incelemesi↗ yenileme↗ iptal davası↗ alacak davası↗ kötü niyet↗ bilirkişi incelemesi↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teminat↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/243 E., 2018/547 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasında Mahkemece asıl ve karşı davanın ( birleşen davanın) reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı-karşı davada davalı vekili tarafından ve duruşmasız olarak davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat ... ve ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2007/57218 sayı ile 30. sınıfta tescilli “ŞEKİL” markası ile 1994/153362 sayı ile 30. sınıfta “AMBALAJ ŞEKLİ MARKASI”, 2001/01134 sayılı “ŞEKİL” markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin markalarını özgün bir şekilde kombine ederek ...markasını oluşturduğunu, yaptıkları araştırmalarda davalının ... markalı ürününden haberdar olduklarını, davalının 2004/43332, 2008/66687, 2009/63293, 2009/63275, 2009/63278, 2009/63290 sayılı marka başvurularının iptali için TÜRKPATENT'e yaptıkları itirazların hepsinin kabul edildiğini, davalının yan kırmızı renkli ... ambalajı dışındaki Antep Fıstıklı ve fındıklı ... ürün ambalajlarının birebir aynıları için marka başvurularında bulunduğunu, TÜRKPATENT kararıyla davalının ürün ambalajlarının müvekkilininki ile benzerliğinin kabul edildiğini, davalı yanın çikolatalar üzerinde kullanıldığı marka ambalajının ve bunların içerisinde yer alan ürünlerin müvekkilinin özgün markalarından taklit edilerek oluşturulduğunu, davalının müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini, iltibas yarattığını, haksız rekabette bulunduğunu iddia ile, davalının ... markalı ürünlerinin ve ürün ambalajlarının, müvekkili aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, tecavüze ilişkin ürünlerin, her türlü tanıtım malzemesinin imhasını, 1.000.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün ve haksız rekabetin işlenmeye başladığı tarihten itibaren Merkez Bankasının Türk Lirasına uygulamış olduğu senelik en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve verilecek kararın ilanını talep etmiştir.
2.Davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; karşı davalı tarafın marka tesciline konu 89/007287, 2002/18972, 2005/41724, 2005/41719, 94/001079, 2007/17475, 2001/01134, 2007/57218, 2011/20319, 2011/20319 numaralı “şekil” markalarının ayırt edici nitelik taşımamaları ve kötü niyetli tescil edilmiş olmaları ve 5 yıllık süre içinde kullanılmamaları sebebiyle hükümsüzlüğünü, iptalini sicilden terkinini ve karşı davalının tekrarlama markaları sebebiyle yarattığını iddia ettiği haksız rekabetin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde; davacının 1.000.000,00 TL MÖHUK gereği teminat göstermesi gerektiğini, davaya dayanak markaların kötü niyetli tescil edildiğini, müvekkilinin marka tesciline dayalı kullanımının mevcut olduğunu, davacı tarafından müvekkilinin ... markalı ürünlerine hem şekil hem de ambalaj bakımından tecavüz edildiğini, Yargıtay Yüksek İçtihatlarına göre, tescile dayalı kullanım sebebiyle haksız rekabetin oluşmayacağının açık olduğunu, davacının markalarını hiçbir zaman ayırt edici nitelikte kullanmadığını, davaya dayanak markaların tekrarlama markaları niteliğinde olduğunu, davacının Kinder Bueno kelime markasını kullanmadan ambalaj markasının ayırt edici özelliğinin bulunmadığını, davacının Kinder Bueno markasının tescilsiz olarak kullanılması sebebiyle tecavüz iddiasının ileri süremeyeceğini, müvekkilinin ... ve ...+ŞEKİL ibareli iki adet markasının tescilli olması sebebiyle kullanım hakkına sahip olduğunu, davacının tescil süresinden 5 yıl sonra haksız rekabet davasını açtığını, hakkın kötüye kullanılması sebebiyle taleplerinin kabul edilemeyeceğini, davacının ürün şekli üzerinde temel hakkı bulunmadığını, davacı tarafından üretilen ürünlerin birçok firma tarafından da üretildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı vekili karşı davaya (birleşen davada) cevap dilekçesinde özetle; Karşı davacının iddialarının kötü niyetli olduğunu, kendilerinin tescil edilebilir markalarını korumak adına tescil başvurularının bulunduğunu, hükümsüzlük ve iptal davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, hükümsüzlük davası için tescilden itibaren 5 yıllık sürenin geçmesinin arandığını, şekil ve kompozisyon markalarının özgün ve ayırt edici özelliklerinin bulunduğunu, tüketici nezdinde ayırt edici ve tanınır olduğunu, fikri emek ve çaba ile üretildiğini, rakip firmalar ve üçüncü kişilerce bundan yararlanılarak taklit oluşturulduğunu, tekrarlama markalarının bulunmadığını, buna ilişkin karşı davacının iddialarının kabul edilemez olduğunu, markaların kesintisiz 5 yıl kullanılmadığı iddialarının soyut olduğunu, markaları kullandıklarını, dalga şekli markalarının da kullanıldığını, karşı davacının delillerinde iddia olunan vakıaları inkar ettiklerini beyanla karşı davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda markaya tecavüz oluşması için; markaların aynı veya benzer olması, aynı veya benzer sınıflarda kullanılması ve ayniyet veya benzerlik sebebiyle halk tarafından karıştırılması gerekli olduğu, karıştırma tehlikesi bulunan hedef kitlenin çok önemli olduğu, halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü alınacak kesimin, kural olarak ortalama tüketici kesimi olduğu bilindiği, gerek ilk bilirkişi raporunda gerekse ikinci bilirkişi raporunda; tablolar halinde davacı ve davalı ürünlerinin karşılaştırmalı olarak incelendiği ve davalı(karşı davacı) kullanımı ile davacı (karşı davalı) markaları arasında benzerlik olmadığı, her iki markada da ayırt edici unsurların (marka, ambalaj, genel görünüm, tasarım) baskın olduğu, bu sebeple davalı markasının davacı markasına tecavüz etmediği ve ortalama tüketici nezdinde iltibas oluşturmadığı, gerek ilk bilirkişi raporu gerekse ikinci bilirkişi raporundaki tespitler ve karşılaştırma tabloları dosyaya sunulan tüm deliller ile birlikte incelendiğinde; davacının ...ibare + şekilli markasına davalı yanın ... ibareli marka ile kullandığı ürün ambalajları suretiyle tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğu iddialarına dayalı talepler ile tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine, keza karşı davada ve birleşen davada davacı karşı davalı adına tescilli 1989/007287, 2002/18972, 2005/41724-41719, 1994/001079, 2001/01134, 2007/57218-17475 ve 2011/20319 sayılı markaların kötü niyetli tescil edilmeleri sebebiyle hükümsüzlüğü ile ayrıca 556 sayılı KHK nın 14. maddesi kapsamında kullanılmamaları sebebiyle iptali, yine karşı davalı yanın söz konusu markaları kötü niyetli tescil ettirmeleri sebebiyle karşı davacının ticari faaliyet alanını daraltarak haksız rekabet yarattığının tespiti yönündeki tüm taleplerin subut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı- birleşen (karşı) dava davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 2009/63275, 2009/63278, 2009/63290 ve 2009/63293 sayılı marka başvurularının müvekkilinin markaları ile iltibas derecesinde benzer bulunduğunu, 30. sınıfta bulunan “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, göfretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar” bakımından reddedilmiş ve söz konusu kararlar kesinleşmiş olmasına rağmen, bu başvurularına konu ürün ambalajlarının birebir aynılarının fiilen kullanılmakta olduğunu tespit ettiklerini, davalının "...” markalı ürünleri ile ürün ambalajlarının müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde sırasıyla 153362, 2001 01134 ve 2007 57218 sayı ile tescilli markaları ile bu markalarını kullanıldığı “KINDER BUENO” ibareli ürün ambalaj kompozisyonları aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun sabit olduğunu bunların tespitinin, önlenmesinin, sonuçlarının ortadan kaldırılmasının ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası niteliğindeki 1.000.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan bu dava ile ilişkili bulunan mahkeme ve patent enstitüsü kararlarının göz ardı edilerek rapora itibar edilerek karar verildiğini, markalarına davalı tarafından benzer marka ve ambalaj kullanılarak tecavüzde bulunulduğunu, bilirkişi raporlarında hatalı değerlendirme ile davalının tescili kapsamında kullanımın olduğunun tespit edildiğini, hatta ikinci raporda tespitin varlığından bile bahsedilemeyeceğini, benzer uyuşmazlıkta iddialarına göre karar verildiğini, raporlardaki değerlendirmenin yetersiz olduğunu, kümülatif olmadığını, asıl incelenmesi gerekenin kompozisyon markaları ile ürün şekil markaları olduğunu, davalı tarafından dalga şeklinin versiyonel değişiklikle kullanılmaya devam ettiğinin sabit olmasına rağmen kararda bu hususa değinilmediğini, ürün şekli markasının iltibas derecesinde benzerinin davalı tarafından kullanıldığını, ambalajların benzer olduğunu, bunların kullanımının tescilinin dahi bulunmadığını, emsal mahiyette yargı kararları ile haklılıklarının ispatlandığını, davalının kötü niyetli kullanımının bulunduğunu, davalının dava açıldıktan sonra ambalajda değişime gittiğini ancak halen iltibasın devam ettiğini beyanla ilk derece Mahkemesinin birleşen karşı davanın reddi kararının isabetli olduğunu bu yönden istinaf taleplerinin bulunmadığını, neticeten asıl davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılarak, marka tecavüzü ve haksız rekabete yönelik iddialarının kabulü ile tazminat talepleri yönünden yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesine yönelik istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı- birleşen karşı dava davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava açısından davacının istinaf taleplerinde ileri sürülen vakıaları inkar ettiklerini, İlk Derece Mahkemesinin asıl dava yönünde yerinde karar verdiğini, ancak karşı dava açısından karşı davalının marka tescillerinin kötü niyete dayandığını, müvekkili ile birlikte aynı sektördeki firmalar aleyhine marka hukukundan doğan hak alanını daraltma amacını güttüğünü, karşı davalının ambalajdan kaynaklanan tek bir kullanımı ve tek bir hak alanı olduğu halde dava konusu edilen markaların tescili ile kendisine yapay hak alanı yaratmaya çalıştığını, kötü niyetli bu davranışı ile serbest rekabet piyasası koşullarını kendi lehine sabitlemek niyetinde olduğunu, haksız rekabet amacı taşıyan bu davranışı ile davalının tescil hakkını kötüye kullandığını, hakkın kötüye edecek marka tescilleri ile kendisine yasal zernin oluşturduğunu, asıl kullanılan ambalajın kendisini tescil ettirmek yerine ambalajı parçalara ayırmak suretiyle ve yap- boz mantığı ile tescil ettirmesinin hedeflendiğini, bu şekilde yapılan tescillerle asıl olarak yarattığı etkisi yerine bütün içindeki parçaların etkisinin oluşturmaya çalışıldığını, bu şekildeki tescillerin benzerlik alanımın yüksek tutulmasını, bunun sonucunda marka sahibine haksız alan yaratması sonucunu doğurduğunu, oysa karşı davalının puzzle'ın (yapbozun) bir parçasını değil bütününü kullandığını, piyasada kelime unsuru da içeren bir ambalajı kullandığını, Türkiye'de kullanılmayan tescilli karşı davalının kompozisyon markalarının bulunduğunu, karşı davalının davaya konu tescilli markalarının ayırt edici olmamaları, 5 yıllık süre içinde kullanılmamaları ve kötü niyetle tescil ettirildikleri iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve iptali ile mezkur markalarla yarattığı haksız rekabetin tespitine karar verilmesi gerektiğini beyanla ilk derece Mahkemesinin asıl davanın reddi kararının isabetli olduğunu bu yönden istinaf taleplerinin bulunmadığını, neticeten birleşen karşı davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılarak, birleşen karşı davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı- birleşen (karşı) dava davalısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı- birleşen karşı dava davacısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava; davacının ...ibare + şekilli markasına, davalının ... ibareli marka ile kullandığı ürün ambalajları kompozisyonlarıyla marka tecavüzünde ve haksız rekabette bulunduğu iddiası ile, tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, tecavüzlü materyallerin imhası, verilecek kararın ilanı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 1.000.000,00 TL maddi tazminata ile 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir. Karşı dava (karşı dava açısından önce tefrik kararı akabinde yeniden asıl davaya birleştirme kararı verilmiş olmakla; birleşen dava); karşı davalı adına tescilli 1989/007287, 2002/18972, 2005/41724-41719, 1994/001079, 2001/01134, 2007/57218-17475 ve 2011/20319 sayılı markaların kötü niyetli tescil edildiği iddiası ile, markaların hükümsüzlüğü, 556 sayılı KHK nın 14. maddesi kapsamında kullanılmamaları sebebiyle iptali, karşı davalının söz konusu markaları kötü niyetli tescil ettirdiği iddiası ile bu sebeple karşı davacının ticari faaliyet alanını daraltarak haksız rekabet yarattığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6160 E. 2023/5514 K.
Ortak:istinaf incelemesi · yenileme · iptal davası · ortalama tüketici · haksız rekabet · iltibas · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ırılması gerekli olduğu, karıştırma tehlikesi bulunan hedef kitlenin çok önemli olduğu, halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü alınacak kesimin, kural olarak «ortalama tüketici» kesimi olduğu bilindiği, gerek ilk bilirkişi raporunda gerekse ikinci bilirkişi raporunda; tablolar halinde davacı ve davalı ürünlerinin karşılaştırmalı olarak incelendiği ve davalı(karşı davacı) kullanımı ile davacı (karşı davalı) markaları arasında benzerlik olmadığı, her iki markada da ayırt edici unsurların (marka, ambalaj, genel görünüm, tasarım) baskın olduğu, bu sebeple davalı markasının davacı markasına tecavüz etmediği ve ortalama tüketici nezdinde «iltibas» oluşturmadığı, gerek ilk bilirkişi raporu gerekse ikinci bilirkişi raporundaki tespitler ve karşılaştırma tabloları dosyaya sunulan tüm deliller ile birlikte incelendiğinde; davacının ...ibare + şekilli markasına davalı yanın ... ibareli marka ile kullandığı ürün ambalajları suretiyle tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğu iddialarına dayalı talepler ile tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine, keza karşı davada ve birleşen davada davacı ka …
… dava davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 2009/63275, 2009/63278, 2009/63290 ve 2009/63293 sayılı marka başvurularının müvekkilinin markaları ile «iltibas» derecesinde benzer bulunduğunu, 30. sınıfta bulunan “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, göfretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, «yenilebilir» buzlar” bakımından reddedilmiş ve söz konusu kararlar kesinleşmiş olmasına rağmen, bu başvurularına konu ürün ambalajlarının birebir aynılarının fiilen kullanılmakta olduğunu tespit ettiklerini, davalının "...” markalı ürünleri ile ürün ambalajlarının müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde sırasıyla 153362, 2001 01134 ve 2007 57218 sayı ile tescilli markaları ile bu markalarını kullanıldığı “KINDER BUENO” ibareli ürün ambalaj kompozisyonları aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve «haksız rekabet» durumunun sabit olduğunu bunların tespitinin, önlenmesinin, sonuçlarının ortadan kaldırılmasının ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla «belirsiz alacak davası» niteliğindeki 1.000.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan bu dava ile ilişkili bulunan mahkeme ve patent enstitüsü kararlarının göz ardı edilerek rapora itibar edilerek karar verildiğini, markalarına davalı tarafından benzer marka ve ambalaj kullanılarak tecavüzde bulunulduğunu, bilirkişi raporlarında hatalı değerlendirme ile davalının tescili kapsamında kullanımın olduğunun tespit edildiğini, hatta ikinci raporda tespitin varlığından bile bahsedilemeyeceğini, benzer uyuşmazlıkta iddialarına göre karar verildiğini, raporlardaki değerlendirmenin yetersiz olduğunu, kümülatif olmadığını, asıl incelenmesi gerekenin kompozisyon markaları ile ürün şekil markaları olduğunu, davalı tarafından dalga şeklinin versiyonel değişiklikle kullanılmaya devam ettiğinin sabit olmasına rağmen kararda bu hususa değinilmediğini, ürün şekli markasının iltibas derecesinde benzerinin davalı tarafından kullanıldığını, «ambalajların benzer» olduğunu, bunların kullanımının tescilinin dahi bulunmadığını, emsal mahiyette yargı kararları ile haklılıklarının ispatlandığını, davalının kötü niyetli kullanımının bulunduğunu, davalının dava açıldıktan sonra ambalajda değişime gittiğini ancak halen iltibasın devam ettiğini beyanla ilk derece Mahkemesinin birleşen karşı davanın reddi kararının isabetli olduğunu bu yönden istinaf taleplerinin bulunmadığını, neticeten asıl davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılarak, marka tecavüzü ve haksız rekabete yönelik iddialarının kabulü ile tazminat talepleri yönünden yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilmesine yönelik istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
… jının ve bunların içerisinde yer alan ürünlerin müvekkilinin özgün markalarından taklit edilerek oluşturulduğunu, davalının müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini, «iltibas» yarattığını, «haksız rekabette» bulunduğunu iddia ile, davalının ... markalı ürünlerinin ve ürün ambalajlarının, müvekkili aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, tecavüze ilişkin ürünlerin, her türlü tanıtım malzemesinin imhasını, 1.000.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün ve haksız rekabetin işlenmeye başladığı tarihten itibaren Merkez Bankasının Türk Lirasına uygulamış olduğu senelik en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve verilecek kararın «ilanını» talep etmiştir.
Benzer bu kararda… er unsurlardan soyutlanamayacağı göz önüne alınarak, malın şekli kombinasyonu içeren davacı markaları ile kelime ve şekil unsurları içeren davalı başvurusu arasında «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği ve bu nedenle de «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşmadığı gözetilerek asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerekt …
… er unsurlardan soyutlanamayacağı göz önüne alınarak, malın şekli kombinasyonu içeren davacı markaları ile kelime ve şekil unsurları içeren davalı başvurusu arasında «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği ve bu nedenle de «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşmadığı, karşı dava temyiz talepleri reddedilerek kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığı gerekçesiyle ası …
Dondurmalar, «yenilebilir» buzlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik · kazanılmış hak · kâr dağıtımı · usulden reddi · ayırt edicilik
Benzer bu karardaDondurmalar, «yenilebilir» buzlar" bakımından 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, somut dava bakımından 556 sayılı KHK’nın sekizinci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca davacı markasının tanınmış olduğunu ispata yeterli olmadığı, karşı dava yönünden «derdestlik» itirazına esas olan İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/48 E. sayılı dosyasında karşı davada hükümsüzlüğü talep edilen 89/007287, 2002/18972, 2005/41724, 2005/41719, 94/001079, 2007/17475, 2001/01134 ve 2007/57218, 2011/20319 sayılı şekil markaları ile bu dosya kapsamında karşı dava yolu ile hükümsüzlüğü talep edilen markaların aynı olduğu gibi taraflarının da aynı olduğu gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, TPMK YİDK 2014-M-16565 sayılı kararının otuzuncu sınıfta yer alan "pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen iptaline, 2013/25436 sayılı markanın otuzuncu sınıfta yer alan " pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine, karşı dava yönünden, davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
… leri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, «yenilebilir» buzlar bakımından benzer ihtiyaçları giderme, benzer «dağıtım» kanallarına sahip olma, birbirlerini tamamlama, birbirleri yerine ikame edilebilme gibi kriterleri sağlamakla 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkra …
556 sayılı KHK’nin 8/1. maddesi uyarınca, taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin değerlendirmesinde, davacı markaları ile hükümsüzlüğü talep edilen davalı markası bütünsel olarak karşılaştırılmalı; ortalama hedef tüketici kitlesinin algısı, markaların görsel, sesçil ve kavramsal özellikleri ile «ayırt edicilik» özellikleri bütünsel bakış açısı ile ele alınmalıdır.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7080 E. 2022/1358 K.
Ortak:yenileme · ortalama tüketici · iltibas · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ırılması gerekli olduğu, karıştırma tehlikesi bulunan hedef kitlenin çok önemli olduğu, halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü alınacak kesimin, kural olarak «ortalama tüketici» kesimi olduğu bilindiği, gerek ilk bilirkişi raporunda gerekse ikinci bilirkişi raporunda; tablolar halinde davacı ve davalı ürünlerinin karşılaştırmalı olarak incelendiği ve davalı(karşı davacı) kullanımı ile davacı (karşı davalı) markaları arasında benzerlik olmadığı, her iki markada da ayırt edici unsurların (marka, ambalaj, genel görünüm, tasarım) baskın olduğu, bu sebeple davalı markasının davacı markasına tecavüz etmediği ve ortalama tüketici nezdinde «iltibas» oluşturmadığı, gerek ilk bilirkişi raporu gerekse ikinci bilirkişi raporundaki tespitler ve karşılaştırma tabloları dosyaya sunulan tüm deliller ile birlikte incelendiğinde; davacının ...ibare + şekilli markasına davalı yanın ... ibareli marka ile kullandığı ürün ambalajları suretiyle tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğu iddialarına dayalı talepler ile tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine, keza karşı davada ve birleşen davada davacı ka …
… dava davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 2009/63275, 2009/63278, 2009/63290 ve 2009/63293 sayılı marka başvurularının müvekkilinin markaları ile «iltibas» derecesinde benzer bulunduğunu, 30. sınıfta bulunan “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, göfretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, «yenilebilir» buzlar” bakımından reddedilmiş ve söz konusu kararlar kesinleşmiş olmasına rağmen, bu başvurularına konu ürün ambalajlarının birebir aynılarının fiilen kullanılmakta olduğunu tespit ettiklerini, davalının "...” markalı ürünleri ile ürün ambalajlarının müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde sırasıyla 153362, 2001 01134 ve 2007 57218 sayı ile tescilli markaları ile bu markalarını kullanıldığı “KINDER BUENO” ibareli ürün ambalaj kompozisyonları aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve «haksız rekabet» durumunun sabit olduğunu bunların tespitinin, önlenmesinin, sonuçlarının ortadan kaldırılmasının ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla «belirsiz alacak davası» niteliğindeki 1.000.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan bu dava ile ilişkili bulunan mahkeme ve patent enstitüsü kararlarının göz ardı edilerek rapora itibar edilerek karar verildiğini, markalarına davalı tarafından benzer marka ve ambalaj kullanılarak tecavüzde bulunulduğunu, bilirkişi raporlarında hatalı değerlendirme ile davalının tescili kapsamında kullanımın olduğunun tespit edildiğini, hatta ikinci raporda tespitin varlığından bile bahsedilemeyeceğini, benzer uyuşmazlıkta iddialarına göre karar verildiğini, raporlardaki değerlendirmenin yetersiz olduğunu, kümülatif olmadığını, asıl incelenmesi gerekenin kompozisyon markaları ile ürün şekil markaları olduğunu, davalı tarafından dalga şeklinin versiyonel değişiklikle kullanılmaya devam ettiğinin sabit olmasına rağmen kararda bu hususa değinilmediğini, ürün şekli markasının iltibas derecesinde benzerinin davalı tarafından kullanıldığını, «ambalajların benzer» olduğunu, bunların kullanımının tescilinin dahi bulunmadığını, emsal mahiyette yargı kararları ile haklılıklarının ispatlandığını, davalının kötü niyetli kullanımının bulunduğunu, davalının dava açıldıktan sonra ambalajda değişime gittiğini ancak halen iltibasın devam ettiğini beyanla ilk derece Mahkemesinin birleşen karşı davanın reddi kararının isabetli olduğunu bu yönden istinaf taleplerinin bulunmadığını, neticeten asıl davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılarak, marka tecavüzü ve haksız rekabete yönelik iddialarının kabulü ile tazminat talepleri yönünden yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilmesine yönelik istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
… jının ve bunların içerisinde yer alan ürünlerin müvekkilinin özgün markalarından taklit edilerek oluşturulduğunu, davalının müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini, «iltibas» yarattığını, «haksız rekabette» bulunduğunu iddia ile, davalının ... markalı ürünlerinin ve ürün ambalajlarının, müvekkili aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, tecavüze ilişkin ürünlerin, her türlü tanıtım malzemesinin imhasını, 1.000.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün ve haksız rekabetin işlenmeye başladığı tarihten itibaren Merkez Bankasının Türk Lirasına uygulamış olduğu senelik en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve verilecek kararın «ilanını» talep etmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, «dava konusu» markadaki emtia şeklinin, markanın içerisindeki diğer unsurlardan soyutlanamayacağı göz önüne alınarak, malın şekli kombinasyonu içeren davacı markaları ile kelime ve şekil unsurları içeren davalı başvurusu arasında «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği ve bu nedenle de «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşmadığı gözetilerek asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerekt …
… leri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, «yenilebilir» buzlar bakımından benzer ihtiyaçları giderme, benzer «dağıtım» kanallarına sahip olma, birbirlerini tamamlama, birbirleri yerine ikame edilebilme gibi kriterleri sağlamakla 556 sayılı KHK m.
Dondurmalar, «yenilebilir» buzlar" bakımından 556 sayılı KHK m.8/1-b anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, somut dava bakımından 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi kapsamında davacı markasının tanınmış olduğunu ispata yeterli olmadığı, karşı dava yönünden «derdestlik» itirazına esas olan İstanbul 3.FSHHM'nin 2015/48 E. sayılı dosyasında karşı davada hükümsüzlüğü talep edilen 89/007287, 2002/18972, 2005/41724, 2005/41719, 94/001079, 2007/17475, 2001/01134 ve 2007/57218, 2011/20319 sayılı şekil markaları ile bu dosya kapsamında karşı dava yolu ile hükümsüzlüğü talep edilen markaların aynı olduğu gibi taraflarının da aynı olduğu gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, TPMK YİDK 2014-M-16565 sayılı kararının 30. sınıfta yer alan "pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen iptaline, 2013/25436 sayılı markanın 30. sınıfta yer alan " pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine, karşı dava yönünden, davanın HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · derdestlik · kâr dağıtımı · usulden reddi · ayırt edicilik
Benzer bu karardaDondurmalar, «yenilebilir» buzlar" bakımından 556 sayılı KHK m.8/1-b anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, somut dava bakımından 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi kapsamında davacı markasının tanınmış olduğunu ispata yeterli olmadığı, karşı dava yönünden «derdestlik» itirazına esas olan İstanbul 3.FSHHM'nin 2015/48 E. sayılı dosyasında karşı davada hükümsüzlüğü talep edilen 89/007287, 2002/18972, 2005/41724, 2005/41719, 94/001079, 2007/17475, 2001/01134 ve 2007/57218, 2011/20319 sayılı şekil markaları ile bu dosya kapsamında karşı dava yolu ile hükümsüzlüğü talep edilen markaların aynı olduğu gibi taraflarının da aynı olduğu gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, TPMK YİDK 2014-M-16565 sayılı kararının 30. sınıfta yer alan "pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen iptaline, 2013/25436 sayılı markanın 30. sınıfta yer alan " pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine, karşı dava yönünden, davanın HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl «davanın konusu» olan davalının başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, karşı dava yönünden ise «derdestlik» itirazına esas olan İstanbul 3.
… leri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, «yenilebilir» buzlar bakımından benzer ihtiyaçları giderme, benzer «dağıtım» kanallarına sahip olma, birbirlerini tamamlama, birbirleri yerine ikame edilebilme gibi kriterleri sağlamakla 556 sayılı KHK m.
… nezdinde ve yine EUIPO nezdinde koruma altında olduğu, davacı markalarında yer alan şekil unsurunun piyasadaki yaygın kullanımlardan farklı, özgün bir şekil olduğu, «dava konusu» markalarda kullanılan çikolata bar görselinin, davacı markalarının asli unsuru olup tüketicinin çok uzun yıllardır ülkemizde gerek tescilli olarak gerekse tescilsi …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11021 E. 2013/2604 K.
Ortak:haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… jının ve bunların içerisinde yer alan ürünlerin müvekkilinin özgün markalarından taklit edilerek oluşturulduğunu, davalının müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini, «iltibas» yarattığını, «haksız rekabette» bulunduğunu iddia ile, davalının ... markalı ürünlerinin ve ürün ambalajlarının, müvekkili aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, tecavüze ilişkin ürünlerin, her türlü tanıtım malzemesinin imhasını, 1.000.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün ve haksız rekabetin işlenmeye başladığı tarihten itibaren Merkez Bankasının Türk Lirasına uygulamış olduğu senelik en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve verilecek kararın «ilanını» talep etmiştir.
… ırılması gerekli olduğu, karıştırma tehlikesi bulunan hedef kitlenin çok önemli olduğu, halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü alınacak kesimin, kural olarak «ortalama tüketici» kesimi olduğu bilindiği, gerek ilk bilirkişi raporunda gerekse ikinci bilirkişi raporunda; tablolar halinde davacı ve davalı ürünlerinin karşılaştırmalı olarak incelendiği ve davalı(karşı davacı) kullanımı ile davacı (karşı davalı) markaları arasında benzerlik olmadığı, her iki markada da ayırt edici unsurların (marka, ambalaj, genel görünüm, tasarım) baskın olduğu, bu sebeple davalı markasının davacı markasına tecavüz etmediği ve ortalama tüketici nezdinde «iltibas» oluşturmadığı, gerek ilk bilirkişi raporu gerekse ikinci bilirkişi raporundaki tespitler ve karşılaştırma tabloları dosyaya sunulan tüm deliller ile birlikte incelendiğinde; davacının ...ibare + şekilli markasına davalı yanın ... ibareli marka ile kullandığı ürün ambalajları suretiyle tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğu iddialarına dayalı talepler ile tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine, keza karşı davada ve birleşen davada davacı ka …
… dava davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 2009/63275, 2009/63278, 2009/63290 ve 2009/63293 sayılı marka başvurularının müvekkilinin markaları ile «iltibas» derecesinde benzer bulunduğunu, 30. sınıfta bulunan “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, göfretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, «yenilebilir» buzlar” bakımından reddedilmiş ve söz konusu kararlar kesinleşmiş olmasına rağmen, bu başvurularına konu ürün ambalajlarının birebir aynılarının fiilen kullanılmakta olduğunu tespit ettiklerini, davalının "...” markalı ürünleri ile ürün ambalajlarının müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde sırasıyla 153362, 2001 01134 ve 2007 57218 sayı ile tescilli markaları ile bu markalarını kullanıldığı “KINDER BUENO” ibareli ürün ambalaj kompozisyonları aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve «haksız rekabet» durumunun sabit olduğunu bunların tespitinin, önlenmesinin, sonuçlarının ortadan kaldırılmasının ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla «belirsiz alacak davası» niteliğindeki 1.000.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan bu dava ile ilişkili bulunan mahkeme ve patent enstitüsü kararlarının göz ardı edilerek rapora itibar edilerek karar verildiğini, markalarına davalı tarafından benzer marka ve ambalaj kullanılarak tecavüzde bulunulduğunu, bilirkişi raporlarında hatalı değerlendirme ile davalının tescili kapsamında kullanımın olduğunun tespit edildiğini, hatta ikinci raporda tespitin varlığından bile bahsedilemeyeceğini, benzer uyuşmazlıkta iddialarına göre karar verildiğini, raporlardaki değerlendirmenin yetersiz olduğunu, kümülatif olmadığını, asıl incelenmesi gerekenin kompozisyon markaları ile ürün şekil markaları olduğunu, davalı tarafından dalga şeklinin versiyonel değişiklikle kullanılmaya devam ettiğinin sabit olmasına rağmen kararda bu hususa değinilmediğini, ürün şekli markasının iltibas derecesinde benzerinin davalı tarafından kullanıldığını, «ambalajların benzer» olduğunu, bunların kullanımının tescilinin dahi bulunmadığını, emsal mahiyette yargı kararları ile haklılıklarının ispatlandığını, davalının kötü niyetli kullanımının bulunduğunu, davalının dava açıldıktan sonra ambalajda değişime gittiğini ancak halen iltibasın devam ettiğini beyanla ilk derece Mahkemesinin birleşen karşı davanın reddi kararının isabetli olduğunu bu yönden istinaf taleplerinin bulunmadığını, neticeten asıl davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılarak, marka tecavüzü ve haksız rekabete yönelik iddialarının kabulü ile tazminat talepleri yönünden yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilmesine yönelik istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… YMAX markalı davalı ürün ve ambalajlarının, davacının marka haklarına ve özgün nitelikteki ürün ve ürün ambalaj kompozisyonlarından kaynaklanan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği iddiasına dayalı haksız rekabetin, markaya tecavüzün tespiti ile davalı-karşı davacının, davacı-karşı davalının KINDER BUENO ve DUPLO ürün ambalajlarında kullanılan renk, dizayn ve kompozisyonun aynısını veya «iltibas» yaratacak benzerlerini kullanmasının önlenmesi istemine, karşı dava ise, davacı-karşı davalıya ait 153362 nolu marka ile 2001 01134 nolu markanın hükümsüzlüğüne ve …
… i ön plana çıkararak, ürünün tüketici tarafından satın alınmasını sağlamaya yönelik olduğu, bu nedenle davacının marka tescillerinden kaynaklanan haklara tecavüz ve «haksız rekabet» iddialarının yerinde görülmediği, karşı davada ise, «dava konusu» her iki markanın da tek bir ürünün şeklini içermeyip birkaç ürün şeklinden ibaret bir kompozisyon niteliğinde olduğu «ayırt ediciliği» zayıf olmasına ve koruma kapsamının dar olmasına rağmen her iki marka yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın ve karşı davanın reddi …
Mahkemece yapılan yargılama sonucu, davalı-karşı davacının ürünündeki kompozisyonun, ambalaj içindeki ürünün niteliklerini ön plana çıkararak, ürünün tüketici tarafından satın alınmasını sağlamaya yönelik olduğu, bu nedenle davacının marka tescillerinden kaynaklanan haklara tecavüz ve «haksız rekabet» olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyada davacı- karşı davalı tarafından sunulan ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… i ön plana çıkararak, ürünün tüketici tarafından satın alınmasını sağlamaya yönelik olduğu, bu nedenle davacının marka tescillerinden kaynaklanan haklara tecavüz ve «haksız rekabet» iddialarının yerinde görülmediği, karşı davada ise, «dava konusu» her iki markanın da tek bir ürünün şeklini içermeyip birkaç ürün şeklinden ibaret bir kompozisyon niteliğinde olduğu «ayırt ediciliği» zayıf olmasına ve koruma kapsamının dar olmasına rağmen her iki marka yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın ve karşı davanın reddi …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12880 E. 2010/2332 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iş bölümü · dahili dava
Benzer bu kararda… sınıfların tamamı için tescilini talep ettiği, davacının itirazı üzerine YİDK tarafından itirazın kısmen kabulü ile 30/1-2-4-5-11-12-14-15-17-19. sınıf ve alt gruba «dahil» bir kısım malların başvurudan çıkartılması suretiyle başvuru kapsamındaki diğer emtialar bakımından itirazın reddine karar verildiği, davalının “BUNEO” markası ile davacının “KINDER BUENO” markasının 556 sayılı KHK’nın 7/1-b anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu söylemek mümkün olmadığı KHK’nın 8/1-b yönünden ise davacı şirketin “KİNDER BUENO” markasındaki “KİNDER” sözcüğü firmanın lider, ya da şemsiye markası olup, tek başına veya başka unsurlarla birlikte tüm ürün çeşitlerinde kullanıldığı, davalı şirketin ise “SARAY” ibaresini lider marka olarak tercih ettiği, bu açıdan kıyaslandığında aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin davacının 1986’dan itibaren kullandığı markadan habersiz olmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, her iki ibarenin halk tarafından karıştırılması ihtimalinin çok yüksek bulunduğu, markalar arasındaki bu yüksek düzeyli benzerlik nedeniyle, davacı markasında yer almayan, ancak aynı raflarda ya da marketlerde birlikte tüketiciye sunulan aynı türdeki diğer emtialar bakımından da karıştırma ihtimalinin var olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; YİDK kararının “itirazın kısmen kabulüyle bir kısım malların çıkartılmasına” ilişkin «bölümü» hariç olmak üzere tescil işlemlerinin devamına dair kısmının iptaline, davalı şirket adına tescili gerçekleşen davaya konu markanın iptaline ve sicilden terkinine …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/586 E. , 2024/2780 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1299 Esas, 2022/1688 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/243 E., 2018/547 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasında Mahkemece asıl ve karşı davanın ( birleşen davanın) reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı-karşı davada davalı vekili tarafından ve duruşmasız olarak davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat ... ve ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2007/57218 sayı ile 30. sınıfta tescilli “ŞEKİL” markası ile 1994/153362 sayı ile 30. sınıfta “AMBALAJ ŞEKLİ MARKASI”, 2001/01134 sayılı “ŞEKİL” markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin markalarını özgün bir şekilde kombine ederek ...markasını oluşturduğunu, yaptıkları araştırmalarda davalının ... markalı ürününden haberdar olduklarını, davalının 2004/43332, 2008/66687, 2009/63293, 2009/63275, 2009/63278, 2009/63290 sayılı marka başvurularının iptali için TÜRKPATENT'e yaptıkları itirazların hepsinin kabul edildiğini, davalının yan kırmızı renkli ... ambalajı dışındaki Antep Fıstıklı ve fındıklı ...
ürün ambalajlarının birebir aynıları için marka başvurularında bulunduğunu, TÜRKPATENT kararıyla davalının ürün ambalajlarının müvekkilininki ile benzerliğinin kabul edildiğini, davalı yanın çikolatalar üzerinde kullanıldığı marka ambalajının ve bunların içerisinde yer alan ürünlerin müvekkilinin özgün markalarından taklit edilerek oluşturulduğunu, davalının müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini, iltibas yarattığını, haksız rekabette bulunduğunu iddia ile, davalının ... markalı ürünlerinin ve ürün ambalajlarının, müvekkili aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, tecavüze ilişkin ürünlerin, her türlü tanıtım malzemesinin imhasını, 1.000.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün ve haksız rekabetin işlenmeye başladığı tarihten itibaren Merkez Bankasının Türk Lirasına uygulamış olduğu senelik en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve verilecek kararın ilanını talep etmiştir.
2.Davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; karşı davalı tarafın marka tesciline konu 89/007287, 2002/18972, 2005/41724, 2005/41719, 94/001079, 2007/17475, 2001/01134, 2007/57218, 2011/20319, 2011/20319 numaralı “şekil” markalarının ayırt edici nitelik taşımamaları ve kötü niyetli tescil edilmiş olmaları ve 5 yıllık süre içinde kullanılmamaları sebebiyle hükümsüzlüğünü, iptalini sicilden terkinini ve karşı davalının tekrarlama markaları sebebiyle yarattığını iddia ettiği haksız rekabetin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde; davacının 1.000.000,00 TL MÖHUK gereği teminat göstermesi gerektiğini, davaya dayanak markaların kötü niyetli tescil edildiğini, müvekkilinin marka tesciline dayalı kullanımının mevcut olduğunu, davacı tarafından müvekkilinin ... markalı ürünlerine hem şekil hem de ambalaj bakımından tecavüz edildiğini, Yargıtay Yüksek İçtihatlarına göre, tescile dayalı kullanım sebebiyle haksız rekabetin oluşmayacağının açık olduğunu, davacının markalarını hiçbir zaman ayırt edici nitelikte kullanmadığını, davaya dayanak markaların tekrarlama markaları niteliğinde olduğunu, davacının Kinder Bueno kelime markasını kullanmadan ambalaj markasının ayırt edici özelliğinin bulunmadığını, davacının Kinder Bueno markasının tescilsiz olarak kullanılması sebebiyle tecavüz iddiasının ileri süremeyeceğini, müvekkilinin ...
ve ...+ŞEKİL ibareli iki adet markasının tescilli olması sebebiyle kullanım hakkına sahip olduğunu, davacının tescil süresinden 5 yıl sonra haksız rekabet davasını açtığını, hakkın kötüye kullanılması sebebiyle taleplerinin kabul edilemeyeceğini, davacının ürün şekli üzerinde temel hakkı bulunmadığını, davacı tarafından üretilen ürünlerin birçok firma tarafından da üretildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı vekili karşı davaya (birleşen davada) cevap dilekçesinde özetle; Karşı davacının iddialarının kötü niyetli olduğunu, kendilerinin tescil edilebilir markalarını korumak adına tescil başvurularının bulunduğunu, hükümsüzlük ve iptal davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, hükümsüzlük davası için tescilden itibaren 5 yıllık sürenin geçmesinin arandığını, şekil ve kompozisyon markalarının özgün ve ayırt edici özelliklerinin bulunduğunu, tüketici nezdinde ayırt edici ve tanınır olduğunu, fikri emek ve çaba ile üretildiğini, rakip firmalar ve üçüncü kişilerce bundan yararlanılarak taklit oluşturulduğunu, tekrarlama markalarının bulunmadığını, buna ilişkin karşı davacının iddialarının kabul edilemez olduğunu, markaların kesintisiz 5 yıl kullanılmadığı iddialarının soyut olduğunu, markaları kullandıklarını, dalga şekli markalarının da kullanıldığını, karşı davacının delillerinde iddia olunan vakıaları inkar ettiklerini beyanla karşı davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda markaya tecavüz oluşması için; markaların aynı veya benzer olması, aynı veya benzer sınıflarda kullanılması ve ayniyet veya benzerlik sebebiyle halk tarafından karıştırılması gerekli olduğu, karıştırma tehlikesi bulunan hedef kitlenin çok önemli olduğu, halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü alınacak kesimin, kural olarak ortalama tüketici kesimi olduğu bilindiği, gerek ilk bilirkişi raporunda gerekse ikinci bilirkişi raporunda; tablolar halinde davacı ve davalı ürünlerinin karşılaştırmalı olarak incelendiği ve davalı(karşı davacı) kullanımı ile davacı (karşı davalı) markaları arasında benzerlik olmadığı, her iki markada da ayırt edici unsurların (marka, ambalaj, genel görünüm, tasarım) baskın olduğu, bu sebeple davalı markasının davacı markasına tecavüz etmediği ve ortalama tüketici nezdinde iltibas oluşturmadığı, gerek ilk bilirkişi raporu gerekse ikinci bilirkişi raporundaki tespitler ve karşılaştırma tabloları dosyaya sunulan tüm deliller ile birlikte incelendiğinde;
davacının ...ibare + şekilli markasına davalı yanın ... ibareli marka ile kullandığı ürün ambalajları suretiyle tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğu iddialarına dayalı talepler ile tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine, keza karşı davada ve birleşen davada davacı karşı davalı adına tescilli 1989/007287, 2002/18972, 2005/41724-41719, 1994/001079, 2001/01134, 2007/57218-17475 ve 2011/20319 sayılı markaların kötü niyetli tescil edilmeleri sebebiyle hükümsüzlüğü ile ayrıca 556 sayılı KHK nın 14. maddesi kapsamında kullanılmamaları sebebiyle iptali, yine karşı davalı yanın söz konusu markaları kötü niyetli tescil ettirmeleri sebebiyle karşı davacının ticari faaliyet alanını daraltarak haksız rekabet yarattığının tespiti yönündeki tüm taleplerin subut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı- birleşen (karşı) dava davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 2009/63275, 2009/63278, 2009/63290 ve 2009/63293 sayılı marka başvurularının müvekkilinin markaları ile iltibas derecesinde benzer bulunduğunu, 30. sınıfta bulunan “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, göfretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar” bakımından reddedilmiş ve söz konusu kararlar kesinleşmiş olmasına rağmen, bu başvurularına konu ürün ambalajlarının birebir aynılarının fiilen kullanılmakta olduğunu tespit ettiklerini, davalının "...” markalı ürünleri ile ürün ambalajlarının müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde sırasıyla 153362, 2001 01134 ve 2007 57218 sayı ile tescilli markaları ile bu markalarını kullanıldığı “KINDER BUENO” ibareli ürün ambalaj kompozisyonları aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun sabit olduğunu bunların tespitinin, önlenmesinin, sonuçlarının ortadan kaldırılmasının ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası niteliğindeki 1.000.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan bu dava ile ilişkili bulunan mahkeme ve patent enstitüsü kararlarının göz ardı edilerek rapora itibar edilerek karar verildiğini, markalarına davalı tarafından benzer marka ve ambalaj kullanılarak tecavüzde bulunulduğunu, bilirkişi raporlarında hatalı değerlendirme ile davalının tescili kapsamında kullanımın olduğunun tespit edildiğini, hatta ikinci raporda tespitin varlığından bile bahsedilemeyeceğini, benzer uyuşmazlıkta iddialarına göre karar verildiğini, raporlardaki değerlendirmenin yetersiz olduğunu, kümülatif olmadığını, asıl incelenmesi gerekenin kompozisyon markaları ile ürün şekil markaları olduğunu, davalı tarafından dalga şeklinin versiyonel değişiklikle kullanılmaya devam ettiğinin sabit olmasına rağmen kararda bu hususa değinilmediğini, ürün şekli markasının iltibas derecesinde benzerinin davalı tarafından kullanıldığını, ambalajların benzer olduğunu, bunların kullanımının tescilinin dahi bulunmadığını, emsal mahiyette yargı kararları ile haklılıklarının ispatlandığını, davalının kötü niyetli kullanımının bulunduğunu, davalının dava açıldıktan sonra ambalajda değişime gittiğini ancak halen iltibasın devam ettiğini beyanla ilk derece Mahkemesinin birleşen karşı davanın reddi kararının isabetli olduğunu bu yönden istinaf taleplerinin bulunmadığını, neticeten asıl davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılarak, marka tecavüzü ve haksız rekabete yönelik iddialarının kabulü ile tazminat talepleri yönünden yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesine yönelik istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı- birleşen karşı dava davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava açısından davacının istinaf taleplerinde ileri sürülen vakıaları inkar ettiklerini, İlk Derece Mahkemesinin asıl dava yönünde yerinde karar verdiğini, ancak karşı dava açısından karşı davalının marka tescillerinin kötü niyete dayandığını, müvekkili ile birlikte aynı sektördeki firmalar aleyhine marka hukukundan doğan hak alanını daraltma amacını güttüğünü, karşı davalının ambalajdan kaynaklanan tek bir kullanımı ve tek bir hak alanı olduğu halde dava konusu edilen markaların tescili ile kendisine yapay hak alanı yaratmaya çalıştığını, kötü niyetli bu davranışı ile serbest rekabet piyasası koşullarını kendi lehine sabitlemek niyetinde olduğunu, haksız rekabet amacı taşıyan bu davranışı ile davalının tescil hakkını kötüye kullandığını, hakkın kötüye edecek marka tescilleri ile kendisine yasal zernin oluşturduğunu, asıl kullanılan ambalajın kendisini tescil ettirmek yerine ambalajı parçalara ayırmak suretiyle ve yap- boz mantığı ile tescil ettirmesinin hedeflendiğini, bu şekilde yapılan tescillerle asıl olarak yarattığı etkisi yerine bütün içindeki parçaların etkisinin oluşturmaya çalışıldığını, bu şekildeki tescillerin benzerlik alanımın yüksek tutulmasını, bunun sonucunda marka sahibine haksız alan yaratması sonucunu doğurduğunu, oysa karşı davalının puzzle'ın (yapbozun) bir parçasını değil bütününü kullandığını, piyasada kelime unsuru da içeren bir ambalajı kullandığını, Türkiye'de kullanılmayan tescilli karşı davalının kompozisyon markalarının bulunduğunu, karşı davalının davaya konu tescilli markalarının ayırt edici olmamaları, 5 yıllık süre içinde kullanılmamaları ve kötü niyetle tescil ettirildikleri iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve iptali ile mezkur markalarla yarattığı haksız rekabetin tespitine karar verilmesi gerektiğini beyanla ilk derece Mahkemesinin asıl davanın reddi kararının isabetli olduğunu bu yönden istinaf taleplerinin bulunmadığını, neticeten birleşen karşı davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılarak, birleşen karşı davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı- birleşen (karşı) dava davalısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı- birleşen karşı dava davacısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava; davacının ...ibare + şekilli markasına, davalının ... ibareli marka ile kullandığı ürün ambalajları kompozisyonlarıyla marka tecavüzünde ve haksız rekabette bulunduğu iddiası ile, tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, tecavüzlü materyallerin imhası, verilecek kararın ilanı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 1.000.000,00 TL maddi tazminata ile 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir. Karşı dava (karşı dava açısından önce tefrik kararı akabinde yeniden asıl davaya birleştirme kararı verilmiş olmakla; birleşen dava); karşı davalı adına tescilli 1989/007287, 2002/18972, 2005/41724-41719, 1994/001079, 2001/01134, 2007/57218-17475 ve 2011/20319 sayılı markaların kötü niyetli tescil edildiği iddiası ile, markaların hükümsüzlüğü, 556 sayılı KHK nın 14.
maddesi kapsamında kullanılmamaları sebebiyle iptali, karşı davalının söz konusu markaları kötü niyetli tescil ettirdiği iddiası ile bu sebeple karşı davacının ticari faaliyet alanını daraltarak haksız rekabet yarattığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin herbiryandan alınarak yekdiğerine verilmesine.
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1052981500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz