YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6160 E. 2023/5514 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
derdestlik↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ yenileme↗ iptal davası↗ kâr dağıtımı↗ usulden reddi↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ hmk 353(1)b-2↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine karşı dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; davacının “kinder bueno” ürün ambalaj kompozisyonları için otuzuncu sınıftaki mallarda tescilli 31.01.1994 tarih ve 153362 sayılı ambalaj şekli ve 19.01.2001 tarih ve 2001/01134 sayılı “şekil” markalarının sahibi olduğunu, bununla birlikte davacının kinder bueno markalı ürünleri için yaratmış olduğu özgün ürün şeklini müstakilen koruma altına almak için WIPO nezdinde 665564 sayı ile ve TPMK nezdinde 2007/7218 sayı ile tescil ettirdiğini, davalının 2013/25436 sayılı “nutymax” ibareli marka başvurusundan haberdar olan davacının yaptığı itirazların reddedildiğini, taraflar arasındaki ihtilaflar da dikkate alındığında davalının kötü niyetli olduğunu, davalı firmanın daha önce benzer şekiller için yapmış olduğu marka başvurularının davacının itirazları üzerine reddedildiğini, davaya konu “nutymax” markasının, davacının tescilli “şekil” markaları ile karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olması nedeniyle 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin(KHK) sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kısmen hükümsüz kılınması gerektiğini, ayrıca davaya konu markanın davacının “ambalaj şekil” markalarındaki “ürün şekli”nin ayırt edilemeyecek derecede benzerini içerdiğini, bu şeklin bir teknik zorunluluktan kaynaklanmadığını, davalının davacı markalarını taklit ettiğini, davaya konu markanın müvekkilin markalarına olan benzerliği yanında tescil edildiği sınıfların da müvekkilin markalarının tescilli olduğu sınıflarla aynı ve benzer olmasının halk nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açacağını, davalının kötü niyetli hareket ettiğini ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptaline ve davaya konu markanın otuzuncu sınıfta yer alan "Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Tapyoka, sago. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Mayalar, kabartma tozları; unlu mamullerin formunu, rengini iyileştirici, bayatlama süresini geciktirici doğal maddeler. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz." bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, karşı davanın ise reddine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
1.Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; davacının davaya dayanak olarak gösterdiği markaların kötü niyetle tescil edildiğini, 556 sayılı KHK 14 üncü maddesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile karşı dava açtıklarını, davalının sektöründe tanınmış, dünya çapında bir firma olduğunu, davacının haksız rekabet yaratma gayesi ile hareket ettiğini, dava konusu markalar arasında benzerlik bulunmadığını, davacının davaya dayanak gösterdiği markalarının tekrarlama markası şeklinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise davacı-karşı davalı adına tescilli 89/007287, 2002/18972, 2005/41724, 2005/41719, 94/001079, 2007/17475, 2001/01134 ve 2007/57218 sayılı şekil markalarının ayırt edici nitelikte olmamaları, 5 yıllık süre içinde kullanılmamaları ve kötü niyetli tescil edilmeleri nedeniyle 2007/57218 ve 2011/20319 sayılı şekil markalarının ayırt edici nitelikte olmaması ve kötü niyetli tescil edilmesi nedeniyle hükümsüzlüklerine, iptallerine ve sicilden terkinlerine ve karşı davalının kötü niyetle tescil ettirdiği tekrarlama markaları nedeniyle yarattığı haksız rekabetin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.11.2018 tarih, 2018/213 E. ve 2018/412 K. sayılı kararıyla; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı-karşı davacının markasının, davacı-karşı davalının markaları ile pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar bakımından benzer ihtiyaçları giderme, benzer dağıtım kanallarına sahip olma, birbirlerini tamamlama, birbirleri yerine ikame edilebilme gibi kriterleri sağlamakla 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzer olduğu, davacı-karşı davalının şekil markalarının TPMK nezdinde ve yine EUIPO nezdinde koruma altında olduğu, davacı markalarında yer alan şekil unsurunun piyasadaki yaygın kullanımlardan farklı, özgün bir şekil olduğu, dava konusu markalarda kullanılan çikolata bar görselinin, davacı markalarının asli unsuru olup tüketicinin çok uzun yıllardır ülkemizde gerek tescilli olarak gerekse tescilsiz bir şekilde ticari mevkie çıkartıldığı bilinen bu çikolata ürünlerini, herhangi bir ambalaj içerisinde görme ihtiyacı duymaksızın davacı-karşı davalı ile ilişkilendirme ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu, dava konusu markalar arasında otuzuncu sınıf: "Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar" bakımından 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, somut dava bakımından 556 sayılı KHK’nın sekizinci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca davacı markasının tanınmış olduğunu ispata yeterli olmadığı, karşı dava yönünden derdestlik itirazına esas olan İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/48 E. sayılı dosyasında karşı davada hükümsüzlüğü talep edilen 89/007287, 2002/18972, 2005/41724, 2005/41719, 94/001079, 2007/17475, 2001/01134 ve 2007/57218, 2011/20319 sayılı şekil markaları ile bu dosya kapsamında karşı dava yolu ile hükümsüzlüğü talep edilen markaların aynı olduğu gibi taraflarının da aynı olduğu gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, TPMK YİDK 2014-M-16565 sayılı kararının otuzuncu sınıfta yer alan "pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen iptaline, 2013/25436 sayılı markanın otuzuncu sınıfta yer alan " pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine, karşı dava yönünden, davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2020 tarih, 2019/182 E. ve 2020/580 K. sayılı kararıyla; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı ile davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili ve davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 01.03.2022 tarih, 2020/7080 E. ve 2022/1358 K. sayılı kararıyla; "...1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı karşı davacı vekilinin asıl davaya ilişkin aşağıdaki bent dışında kalan sair, karşı davaya ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirket marka başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin davalı Kurum YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup; ilk derece mahkemesince, asıl davanın kısmen kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesince de davalıların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş, karar her iki davalı tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
556 sayılı KHK’nin 8/1. maddesi uyarınca, taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin değerlendirmesinde, davacı markaları ile hükümsüzlüğü talep edilen davalı markası bütünsel olarak karşılaştırılmalı; ortalama hedef tüketici kitlesinin algısı, markaların görsel, sesçil ve kavramsal özellikleri ile ayırt edicilik özellikleri bütünsel bakış açısı ile ele alınmalıdır. Somut olayda, davacının itiraza mesnet markalarının emtianın şeklinden, davalı marka başvurusunun ise "nutymax fındık kremalı" ibaresi ile ürün ambalaj kompozisyonundan oluştukları anlaşılmaktadır. Yine kompozisyon içerisinde yer alan davalı emtia şeklinin, davacı emtia şeklinden, zemine oturtulan geometrik şekli ve üzerindeki süsleme unsurları ile farklılık arzettiği de ortadadır. Bu durumda, dava konusu markadaki emtia şeklinin, markanın içerisindeki diğer unsurlardan soyutlanamayacağı göz önüne alınarak, malın şekli kombinasyonu içeren davacı markaları ile kelime ve şekil unsurları içeren davalı başvurusu arasında iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği ve bu nedenle de ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşmadığı gözetilerek asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir." …. gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markadaki emtia şeklinin, markanın içerisindeki diğer unsurlardan soyutlanamayacağı göz önüne alınarak, malın şekli kombinasyonu içeren davacı markaları ile kelime ve şekil unsurları içeren davalı başvurusu arasında iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği ve bu nedenle de ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşmadığı, karşı dava temyiz talepleri reddedilerek kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava temyiz talepleri reddedilerek kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzerliğin bulunduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7080 E. 2022/1358 K.
Ortak:derdestlik · yenileme · kâr dağıtımı · usulden reddi · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · dava şartı · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü, Haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDondurmalar, «yenilebilir» buzlar" bakımından 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, somut dava bakımından 556 sayılı KHK’nın sekizinci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca davacı markasının tanınmış olduğunu ispata yeterli olmadığı, karşı dava yönünden «derdestlik» itirazına esas olan İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/48 E. sayılı dosyasında karşı davada hükümsüzlüğü talep edilen 89/007287, 2002/18972, 2005/41724, 2005/41719, 94/001079, 2007/17475, 2001/01134 ve 2007/57218, 2011/20319 sayılı şekil markaları ile bu dosya kapsamında karşı dava yolu ile hükümsüzlüğü talep edilen markaların aynı olduğu gibi taraflarının da aynı olduğu gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, TPMK YİDK 2014-M-16565 sayılı kararının otuzuncu sınıfta yer alan "pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen iptaline, 2013/25436 sayılı markanın otuzuncu sınıfta yer alan " pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine, karşı dava yönünden, davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
… leri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, «yenilebilir» buzlar bakımından benzer ihtiyaçları giderme, benzer «dağıtım» kanallarına sahip olma, birbirlerini tamamlama, birbirleri yerine ikame edilebilme gibi kriterleri sağlamakla 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkra …
… er unsurlardan soyutlanamayacağı göz önüne alınarak, malın şekli kombinasyonu içeren davacı markaları ile kelime ve şekil unsurları içeren davalı başvurusu arasında «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği ve bu nedenle de «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşmadığı gözetilerek asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerekt …
Benzer bu karardaDondurmalar, «yenilebilir» buzlar" bakımından 556 sayılı KHK m.8/1-b anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, somut dava bakımından 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi kapsamında davacı markasının tanınmış olduğunu ispata yeterli olmadığı, karşı dava yönünden «derdestlik» itirazına esas olan İstanbul 3.FSHHM'nin 2015/48 E. sayılı dosyasında karşı davada hükümsüzlüğü talep edilen 89/007287, 2002/18972, 2005/41724, 2005/41719, 94/001079, 2007/17475, 2001/01134 ve 2007/57218, 2011/20319 sayılı şekil markaları ile bu dosya kapsamında karşı dava yolu ile hükümsüzlüğü talep edilen markaların aynı olduğu gibi taraflarının da aynı olduğu gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, TPMK YİDK 2014-M-16565 sayılı kararının 30. sınıfta yer alan "pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen iptaline, 2013/25436 sayılı markanın 30. sınıfta yer alan " pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine, karşı dava yönünden, davanın HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
… leri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, «yenilebilir» buzlar bakımından benzer ihtiyaçları giderme, benzer «dağıtım» kanallarına sahip olma, birbirlerini tamamlama, birbirleri yerine ikame edilebilme gibi kriterleri sağlamakla 556 sayılı KHK m.
Bu durumda, «dava konusu» markadaki emtia şeklinin, markanın içerisindeki diğer unsurlardan soyutlanamayacağı göz önüne alınarak, malın şekli kombinasyonu içeren davacı markaları ile kelime ve şekil unsurları içeren davalı başvurusu arasında «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği ve bu nedenle de «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşmadığı gözetilerek asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerekt …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu
Benzer bu kararda… nezdinde ve yine EUIPO nezdinde koruma altında olduğu, davacı markalarında yer alan şekil unsurunun piyasadaki yaygın kullanımlardan farklı, özgün bir şekil olduğu, «dava konusu» markalarda kullanılan çikolata bar görselinin, davacı markalarının asli unsuru olup tüketicinin çok uzun yıllardır ülkemizde gerek tescilli olarak gerekse tescilsi …
Bölge adliye mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl «davanın konusu» olan davalının başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, karşı dava yönünden ise «derdestlik» itirazına esas olan İstanbul 3.
Bu durumda, «dava konusu» markadaki emtia şeklinin, markanın içerisindeki diğer unsurlardan soyutlanamayacağı göz önüne alınarak, malın şekli kombinasyonu içeren davacı markaları ile kelime ve şekil unsurları içeren davalı başvurusu arasında «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği ve bu nedenle de «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşmadığı gözetilerek asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerekt …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/586 E. 2024/2780 K.
Ortak:istinaf incelemesi · yenileme · iptal davası · ortalama tüketici · haksız rekabet · iltibas · dava şartı
İncelediğiniz kararda… er unsurlardan soyutlanamayacağı göz önüne alınarak, malın şekli kombinasyonu içeren davacı markaları ile kelime ve şekil unsurları içeren davalı başvurusu arasında «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği ve bu nedenle de «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşmadığı gözetilerek asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerekt …
… er unsurlardan soyutlanamayacağı göz önüne alınarak, malın şekli kombinasyonu içeren davacı markaları ile kelime ve şekil unsurları içeren davalı başvurusu arasında «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği ve bu nedenle de «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşmadığı, karşı dava temyiz talepleri reddedilerek kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığı gerekçesiyle ası …
Dondurmalar, «yenilebilir» buzlar.
Benzer bu kararda… ırılması gerekli olduğu, karıştırma tehlikesi bulunan hedef kitlenin çok önemli olduğu, halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü alınacak kesimin, kural olarak «ortalama tüketici» kesimi olduğu bilindiği, gerek ilk bilirkişi raporunda gerekse ikinci bilirkişi raporunda; tablolar halinde davacı ve davalı ürünlerinin karşılaştırmalı olarak incelendiği ve davalı(karşı davacı) kullanımı ile davacı (karşı davalı) markaları arasında benzerlik olmadığı, her iki markada da ayırt edici unsurların (marka, ambalaj, genel görünüm, tasarım) baskın olduğu, bu sebeple davalı markasının davacı markasına tecavüz etmediği ve ortalama tüketici nezdinde «iltibas» oluşturmadığı, gerek ilk bilirkişi raporu gerekse ikinci bilirkişi raporundaki tespitler ve karşılaştırma tabloları dosyaya sunulan tüm deliller ile birlikte incelendiğinde; davacının ...ibare + şekilli markasına davalı yanın ... ibareli marka ile kullandığı ürün ambalajları suretiyle tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğu iddialarına dayalı talepler ile tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine, keza karşı davada ve birleşen davada davacı ka …
… dava davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 2009/63275, 2009/63278, 2009/63290 ve 2009/63293 sayılı marka başvurularının müvekkilinin markaları ile «iltibas» derecesinde benzer bulunduğunu, 30. sınıfta bulunan “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, göfretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, «yenilebilir» buzlar” bakımından reddedilmiş ve söz konusu kararlar kesinleşmiş olmasına rağmen, bu başvurularına konu ürün ambalajlarının birebir aynılarının fiilen kullanılmakta olduğunu tespit ettiklerini, davalının "...” markalı ürünleri ile ürün ambalajlarının müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde sırasıyla 153362, 2001 01134 ve 2007 57218 sayı ile tescilli markaları ile bu markalarını kullanıldığı “KINDER BUENO” ibareli ürün ambalaj kompozisyonları aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve «haksız rekabet» durumunun sabit olduğunu bunların tespitinin, önlenmesinin, sonuçlarının ortadan kaldırılmasının ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla «belirsiz alacak davası» niteliğindeki 1.000.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan bu dava ile ilişkili bulunan mahkeme ve patent enstitüsü kararlarının göz ardı edilerek rapora itibar edilerek karar verildiğini, markalarına davalı tarafından benzer marka ve ambalaj kullanılarak tecavüzde bulunulduğunu, bilirkişi raporlarında hatalı değerlendirme ile davalının tescili kapsamında kullanımın olduğunun tespit edildiğini, hatta ikinci raporda tespitin varlığından bile bahsedilemeyeceğini, benzer uyuşmazlıkta iddialarına göre karar verildiğini, raporlardaki değerlendirmenin yetersiz olduğunu, kümülatif olmadığını, asıl incelenmesi gerekenin kompozisyon markaları ile ürün şekil markaları olduğunu, davalı tarafından dalga şeklinin versiyonel değişiklikle kullanılmaya devam ettiğinin sabit olmasına rağmen kararda bu hususa değinilmediğini, ürün şekli markasının iltibas derecesinde benzerinin davalı tarafından kullanıldığını, «ambalajların benzer» olduğunu, bunların kullanımının tescilinin dahi bulunmadığını, emsal mahiyette yargı kararları ile haklılıklarının ispatlandığını, davalının kötü niyetli kullanımının bulunduğunu, davalının dava açıldıktan sonra ambalajda değişime gittiğini ancak halen iltibasın devam ettiğini beyanla ilk derece Mahkemesinin birleşen karşı davanın reddi kararının isabetli olduğunu bu yönden istinaf taleplerinin bulunmadığını, neticeten asıl davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılarak, marka tecavüzü ve haksız rekabete yönelik iddialarının kabulü ile tazminat talepleri yönünden yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilmesine yönelik istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
… jının ve bunların içerisinde yer alan ürünlerin müvekkilinin özgün markalarından taklit edilerek oluşturulduğunu, davalının müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini, «iltibas» yarattığını, «haksız rekabette» bulunduğunu iddia ile, davalının ... markalı ürünlerinin ve ürün ambalajlarının, müvekkili aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, tecavüze ilişkin ürünlerin, her türlü tanıtım malzemesinin imhasını, 1.000.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün ve haksız rekabetin işlenmeye başladığı tarihten itibaren Merkez Bankasının Türk Lirasına uygulamış olduğu senelik en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve verilecek kararın «ilanını» talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ambalaj benzerliği · belirsiz alacak davası · tefrik · hakkın kötüye kullanılması · alacak davası · kötü niyet · bilirkişi incelemesi · hukuki yarar
Benzer bu kararda… dava davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 2009/63275, 2009/63278, 2009/63290 ve 2009/63293 sayılı marka başvurularının müvekkilinin markaları ile «iltibas» derecesinde benzer bulunduğunu, 30. sınıfta bulunan “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, göfretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, «yenilebilir» buzlar” bakımından reddedilmiş ve söz konusu kararlar kesinleşmiş olmasına rağmen, bu başvurularına konu ürün ambalajlarının birebir aynılarının fiilen kullanılmakta olduğunu tespit ettiklerini, davalının "...” markalı ürünleri ile ürün ambalajlarının müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde sırasıyla 153362, 2001 01134 ve 2007 57218 sayı ile tescilli markaları ile bu markalarını kullanıldığı “KINDER BUENO” ibareli ürün ambalaj kompozisyonları aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve «haksız rekabet» durumunun sabit olduğunu bunların tespitinin, önlenmesinin, sonuçlarının ortadan kaldırılmasının ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla «belirsiz alacak davası» niteliğindeki 1.000.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan bu dava ile ilişkili bulunan mahkeme ve patent enstitüsü kararlarının göz ardı edilerek rapora itibar edilerek karar verildiğini, markalarına davalı tarafından benzer marka ve ambalaj kullanılarak tecavüzde bulunulduğunu, bilirkişi raporlarında hatalı değerlendirme ile davalının tescili kapsamında kullanımın olduğunun tespit edildiğini, hatta ikinci raporda tespitin varlığından bile bahsedilemeyeceğini, benzer uyuşmazlıkta iddialarına göre karar verildiğini, raporlardaki değerlendirmenin yetersiz olduğunu, kümülatif olmadığını, asıl incelenmesi gerekenin kompozisyon markaları ile ürün şekil markaları olduğunu, davalı tarafından dalga şeklinin versiyonel değişiklikle kullanılmaya devam ettiğinin sabit olmasına rağmen kararda bu hususa değinilmediğini, ürün şekli markasının iltibas derecesinde benzerinin davalı tarafından kullanıldığını, «ambalajların benzer» olduğunu, bunların kullanımının tescilinin dahi bulunmadığını, emsal mahiyette yargı kararları ile haklılıklarının ispatlandığını, davalının kötü niyetli kullanımının bulunduğunu, davalının dava açıldıktan sonra ambalajda değişime gittiğini ancak halen iltibasın devam ettiğini beyanla ilk derece Mahkemesinin birleşen karşı davanın reddi kararının isabetli olduğunu bu yönden istinaf taleplerinin bulunmadığını, neticeten asıl davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılarak, marka tecavüzü ve haksız rekabete yönelik iddialarının kabulü ile tazminat talepleri yönünden yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilmesine yönelik istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
… rülen vakıaları inkar ettiklerini, İlk Derece Mahkemesinin asıl dava yönünde yerinde karar verdiğini, ancak karşı dava açısından karşı davalının marka tescillerinin «kötü niyete» dayandığını, müvekkili ile birlikte aynı sektördeki firmalar aleyhine marka hukukundan doğan hak alanını daraltma amacını güttüğünü, karşı davalının ambalajdan kaynaklanan tek bir kullanımı ve tek bir hak alanı olduğu halde dava konusu edilen markaların tescili ile kendisine yapay hak alanı yaratmaya çalıştığını, kötü niyetli bu davranışı ile serbest rekabet piyasası koşullarını kendi lehine sabitlemek niyetinde olduğunu, «haksız rekabet» amacı «taşıyan» bu davranışı ile davalının tescil «hakkını kötüye kullandığını», hakkın kötüye edecek marka tescilleri ile kendisine yasal zernin oluşturduğunu, asıl kullanılan ambalajın kendisini tescil ettirmek yerine ambalajı parçalara ayır …
… Nitelendirme Asıl dava; davacının ...ibare + şekilli markasına, davalının ... ibareli marka ile kullandığı ürün ambalajları kompozisyonlarıyla marka tecavüzünde ve «haksız rekabette» bulunduğu iddiası ile, tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, tecavüzlü materyallerin imhası, verilecek kararın «ilanı», fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla «belirsiz alacak davası» olarak 1.000.000,00 TL «maddi tazminata» ile 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir.
CEVAP 1.Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde; davacının 1.000.000,00 TL MÖHUK gereği «teminat» göstermesi gerektiğini, davaya dayanak markaların kötü niyetli tescil edildiğini, müvekkilinin marka tesciline dayalı kullanımının mevcut olduğunu, davacı tarafından müvekkilinin ... markalı ürünlerine hem şekil hem de ambalaj bakımından tecavüz edildiğini, Yargıtay Yüksek İçtihatlarına göre, tescile dayalı kullanım sebebiyle «haksız rekabetin» oluşmayacağının açık olduğunu, davacının markalarını hiçbir zaman ayırt edici nitelikte kullanmadığını, davaya dayanak markaların tekrarlama markaları niteliğinde olduğunu, davacının Kinder Bueno kelime markasını kullanmadan ambalaj markasının ayırt edici özelliğinin bulunmadığını, davacının Kinder Bueno markasının tescilsiz olarak kullanılması sebebiyle tecavüz iddiasının ileri süremeyeceğini, müvekkilinin ... ve ...+ŞEKİL ibareli iki adet markasının tescilli olması sebebiyle kullanım hakkına sahip olduğunu, davacının tescil süresinden 5 yıl sonra haksız rekabet davasını açtığını, «hakkın kötüye kullanılması» sebebiyle taleplerinin kabul edilemeyeceğini, davacının ürün şekli üzerinde temel hakkı bulunmadığını, davacı tarafından üretilen ürünlerin birçok firma tarafından …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkini | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7449 E. 2012/7780 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz kararda… er unsurlardan soyutlanamayacağı göz önüne alınarak, malın şekli kombinasyonu içeren davacı markaları ile kelime ve şekil unsurları içeren davalı başvurusu arasında «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği ve bu nedenle de «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşmadığı gözetilerek asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerekt …
… er unsurlardan soyutlanamayacağı göz önüne alınarak, malın şekli kombinasyonu içeren davacı markaları ile kelime ve şekil unsurları içeren davalı başvurusu arasında «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği ve bu nedenle de «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşmadığı, karşı dava temyiz talepleri reddedilerek kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığı gerekçesiyle ası …
Benzer bu kararda… oplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, "Browni" ibareli davacı markaları ile davalı başvurusuna konu "ANI Kekim Brownie" ibareli markanın karşılaştırılmasında «ortalama tüketicinin» bakış açısına göre, markalar arasında bütüncüllük ilkesi bakımından, "kek" emtiası yönünden benzerlik bulunmadığı, zira davalı markasında "Brownie" ibaresinin "kah …
… r arasında görülmesi gerektiği, bu anlamda davacı markalarındaki "BROWNİ" ibaresi ile başvuru markasındaki "BROWNİE" ibaresinin, görsel, sesçil ve kavramsal açıdan, «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde, markaların karıştırılmasına yol açacak ölçüde benzer oldukları, bu hususun KHK 8/1 (b) maddesi kapsamında nispî tescil engeli olarak görülmesi ge …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6160 E. , 2023/5514 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Asıl davanın reddine karşı dava hakkında
yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine karşı dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; davacının “kinder bueno” ürün ambalaj kompozisyonları için otuzuncu sınıftaki mallarda tescilli 31.01.1994 tarih ve 153362 sayılı ambalaj şekli ve 19.01.2001 tarih ve 2001/01134 sayılı “şekil” markalarının sahibi olduğunu, bununla birlikte davacının kinder bueno markalı ürünleri için yaratmış olduğu özgün ürün şeklini müstakilen koruma altına almak için WIPO nezdinde 665564 sayı ile ve TPMK nezdinde 2007/7218 sayı ile tescil ettirdiğini, davalının 2013/25436 sayılı “nutymax” ibareli marka başvurusundan haberdar olan davacının yaptığı itirazların reddedildiğini, taraflar arasındaki ihtilaflar da dikkate alındığında davalının kötü niyetli olduğunu, davalı firmanın daha önce benzer şekiller için yapmış olduğu marka başvurularının davacının itirazları üzerine reddedildiğini, davaya konu “nutymax” markasının, davacının tescilli “şekil” markaları ile karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olması nedeniyle 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin(KHK) sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kısmen hükümsüz kılınması gerektiğini, ayrıca davaya konu markanın davacının “ambalaj şekil” markalarındaki “ürün şekli”nin ayırt edilemeyecek derecede benzerini içerdiğini, bu şeklin bir teknik zorunluluktan kaynaklanmadığını, davalının davacı markalarını taklit ettiğini, davaya konu markanın müvekkilin markalarına olan benzerliği yanında tescil edildiği sınıfların da müvekkilin markalarının tescilli olduğu sınıflarla aynı ve benzer olmasının halk nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açacağını, davalının kötü niyetli hareket ettiğini ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptaline ve davaya konu markanın otuzuncu sınıfta yer alan "Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar.
Bal, arı sütü, propolis. Tapyoka, sago. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Mayalar, kabartma tozları; unlu mamullerin formunu, rengini iyileştirici, bayatlama süresini geciktirici doğal maddeler. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz." bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, karşı davanın ise reddine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
1.Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; davacının davaya dayanak olarak gösterdiği markaların kötü niyetle tescil edildiğini, 556 sayılı KHK 14 üncü maddesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile karşı dava açtıklarını, davalının sektöründe tanınmış, dünya çapında bir firma olduğunu, davacının haksız rekabet yaratma gayesi ile hareket ettiğini, dava konusu markalar arasında benzerlik bulunmadığını, davacının davaya dayanak gösterdiği markalarının tekrarlama markası şeklinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise davacı-karşı davalı adına tescilli 89/007287, 2002/18972, 2005/41724, 2005/41719, 94/001079, 2007/17475, 2001/01134 ve 2007/57218 sayılı şekil markalarının ayırt edici nitelikte olmamaları, 5 yıllık süre içinde kullanılmamaları ve kötü niyetli tescil edilmeleri nedeniyle 2007/57218 ve 2011/20319 sayılı şekil markalarının ayırt edici nitelikte olmaması ve kötü niyetli tescil edilmesi nedeniyle hükümsüzlüklerine, iptallerine ve sicilden terkinlerine ve karşı davalının kötü niyetle tescil ettirdiği tekrarlama markaları nedeniyle yarattığı haksız rekabetin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.11.2018 tarih, 2018/213 E. ve 2018/412 K. sayılı kararıyla; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı-karşı davacının markasının, davacı-karşı davalının markaları ile pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar bakımından benzer ihtiyaçları giderme, benzer dağıtım kanallarına sahip olma, birbirlerini tamamlama, birbirleri yerine ikame edilebilme gibi kriterleri sağlamakla 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzer olduğu, davacı-karşı davalının şekil markalarının TPMK nezdinde ve yine EUIPO nezdinde koruma altında olduğu, davacı markalarında yer alan şekil unsurunun piyasadaki yaygın kullanımlardan farklı, özgün bir şekil olduğu, dava konusu markalarda kullanılan çikolata bar görselinin, davacı markalarının asli unsuru olup tüketicinin çok uzun yıllardır ülkemizde gerek tescilli olarak gerekse tescilsiz bir şekilde ticari mevkie çıkartıldığı bilinen bu çikolata ürünlerini, herhangi bir ambalaj içerisinde görme ihtiyacı duymaksızın davacı-karşı davalı ile ilişkilendirme ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu, dava konusu markalar arasında otuzuncu sınıf: "Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar.
Şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar" bakımından 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, somut dava bakımından 556 sayılı KHK’nın sekizinci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca davacı markasının tanınmış olduğunu ispata yeterli olmadığı, karşı dava yönünden derdestlik itirazına esas olan İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/48 E. sayılı dosyasında karşı davada hükümsüzlüğü talep edilen 89/007287, 2002/18972, 2005/41724, 2005/41719, 94/001079, 2007/17475, 2001/01134 ve 2007/57218, 2011/20319 sayılı şekil markaları ile bu dosya kapsamında karşı dava yolu ile hükümsüzlüğü talep edilen markaların aynı olduğu gibi taraflarının da aynı olduğu gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, TPMK YİDK 2014-M-16565 sayılı kararının otuzuncu sınıfta yer alan "pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen iptaline, 2013/25436 sayılı markanın otuzuncu sınıfta yer alan " pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt, çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, bisküviler, krakerler, gofretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine, karşı dava yönünden, davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2020 tarih, 2019/182 E. ve 2020/580 K. sayılı kararıyla; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı ile davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili ve davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 01.03.2022 tarih, 2020/7080 E. ve 2022/1358 K. sayılı kararıyla; "...1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı karşı davacı vekilinin asıl davaya ilişkin aşağıdaki bent dışında kalan sair, karşı davaya ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirket marka başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin davalı Kurum YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup; ilk derece mahkemesince, asıl davanın kısmen kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesince de davalıların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş, karar her iki davalı tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
556 sayılı KHK’nin 8/1. maddesi uyarınca, taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin değerlendirmesinde, davacı markaları ile hükümsüzlüğü talep edilen davalı markası bütünsel olarak karşılaştırılmalı; ortalama hedef tüketici kitlesinin algısı, markaların görsel, sesçil ve kavramsal özellikleri ile ayırt edicilik özellikleri bütünsel bakış açısı ile ele alınmalıdır. Somut olayda, davacının itiraza mesnet markalarının emtianın şeklinden, davalı marka başvurusunun ise "nutymax fındık kremalı" ibaresi ile ürün ambalaj kompozisyonundan oluştukları anlaşılmaktadır. Yine kompozisyon içerisinde yer alan davalı emtia şeklinin, davacı emtia şeklinden, zemine oturtulan geometrik şekli ve üzerindeki süsleme unsurları ile farklılık arzettiği de ortadadır.
Bu durumda, dava konusu markadaki emtia şeklinin, markanın içerisindeki diğer unsurlardan soyutlanamayacağı göz önüne alınarak, malın şekli kombinasyonu içeren davacı markaları ile kelime ve şekil unsurları içeren davalı başvurusu arasında iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği ve bu nedenle de ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşmadığı gözetilerek asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir." …. gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markadaki emtia şeklinin, markanın içerisindeki diğer unsurlardan soyutlanamayacağı göz önüne alınarak, malın şekli kombinasyonu içeren davacı markaları ile kelime ve şekil unsurları içeren davalı başvurusu arasında iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği ve bu nedenle de ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesi oluşmadığı, karşı dava temyiz talepleri reddedilerek kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava temyiz talepleri reddedilerek kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzerliğin bulunduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacı-karşı davada davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
#########
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/977048800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz