Menfi tespit | Menfi tespit | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5114 E. 2024/2447 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
komisyon sözleşmesi↗ komisyon alacağı↗ navlun bedeli↗ takas-mahsup↗ i̇i̇k 167↗ tebliğ tarihi↗ takas↗ navlun↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ mahsup↗ def'i↗ komisyon↗ içtihadı birleştirme kararı↗ istirdat↗ temerrüt faizi↗ havale↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının İran’daki demir çelik ürünlerinin satımı komisyonculuğunu üstlendiği sözleşmeden kaynaklanan alacaklarını navlun bedelinden takas etmeleri nedeniyle haklarında başlatılan icra dosyasında talep edilen 106.647.879.000 TL den borçlu olmadıklarının tespiti ile Ali ...’den tahsil edilen 6.252,10 USD ile 2.167.802,285 TL nin ve NDPC COMPANY LTD. ŞTİ.'den tahsil edilen 5.000,00 USD doların davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;taraflar arasında yazılı genel bir komisyon sözleşmesinin olmadığı, davacı ... ...’nin şirketin ortağının arkadaşı olduğu ve ithalat ihracat işleri için nakliye vasıtaları temin ettiğini, adına havale edilen navlun bedelini taşıyana ödemediği ve komisyon ücreti alacağına mahsup etmesi nedeniyle zarara uğradığı 80.661,50 USD navlun bedelinin tahsili amacıyla dava konusu takibi başlattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 29.12.2005 tarih, 2003/50 E., 2005/741 K. sayılı kararı ile Ali ...’nin şahsen sorumlu olmadığı ve şirket temsilcisi olarak sözleşmeleri imzaladığı, şahsen sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüyle; icra kanalıyla takibe konulan borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasında bu davacının menkul ve gayrimenkullerinin satılması suretiyle tahsil edilen toplam 56.509.600.000 TL nin 4489 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (4489 sayılı Kanun) 1/2 bendindeki faiz oranı üzerinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine; icra dosyasına konu olan komisyon alacağının davacı NDPC Company Ltd. Şti’ne ödenmesi gerektiği, kendisine gönderilen paraya komisyon alacağı olarak takas mahsup suretiyle el koyabileceği ve icra dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödediği 6.749.485.000 TL nin 4489 sayılı Kanun'un 1/2 bendindeki faiz oranı üzerinden davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine ve %40 taleplerin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 18.12.2019 tarih, 2019/1372 E., 2019/8299 K. sayılı kararı ile“..Mahkemece, 29.12.2005 tarihinde taraf vekillerinin yüzlerine karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, verilmesinin üzerinden 10 yıl geçtikten sonra tebliğe çıkarılmasını müteakip davalı şirket vekilince 15.01.2019 tarihinde, süresinde temyiz edilmiştir. Davalı vekilince ilamın zamanaşımına uğradığı def'i ileri sürülmüştür.
Somut olayda karar tarihi ile tebliğ tarihi arasında zamanaşımını kesen yahut durduran herhangi bir nedene tesadüf edilmemiş olup 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 135/2 nci maddesi ve 11/04/1940 tarih, 15/70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hükmün verildiği tarihten itibaren on yıl geçmekle ilamın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(2)Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmediği.. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında da ortaya konulduğu üzere hükmün verildiği 29.12.2005 tarihi ile davalıya tebliğ edildiği 15.01.2019 tarihi arasında 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 135 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 11.04.1940 tarihli 15/70 sayılı Yargıtay İçtihadı birleştirme kararı dikkate alınarak ilamın zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle ilamın zaman aşımına uğramış olması nedeniyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, davalı tarafın şartları oluşmayan inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar mahkemece, zaman aşımına uğradığı iddiası ile davanın reddine karar verilmiş ise de zaman aşımını kesen ve durduran sebepler irdelendiğinde davamızın zaman aşımına uğramadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 135 inci maddesinin ikinci fıkrası, 11.04.1940 tarihli 15/70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı,
3.Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1372 E. 2019/8299 K.
Ortak:komisyon alacağı · takas-mahsup · tebliğ tarihi · takas · mahsup · def'i · komisyon · istirdat · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaŞti’ne ödenmesi gerektiği, kendisine gönderilen paraya «komisyon alacağı» olarak «takas mahsup» suretiyle el koyabileceği ve icra dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödediği 6 …
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının İran’daki demir çelik ürünlerinin satımı «komisyonculuğunu» üstlendiği sözleşmeden kaynaklanan alacaklarını «navlun» bedelinden «takas» etmeleri nedeniyle haklarında başlatılan icra dosyasında talep edilen 106.647.879.000 TL den borçlu olmadıklarının tespiti ile Ali ...’den tahsil edilen 6.252,10 USD ile 2.«167».802,285 TL nin ve NDPC COMPANY LTD.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;taraflar arasında yazılı genel bir «komisyon sözleşmesinin» olmadığı, davacı ... ...’nin şirketin ortağının arkadaşı olduğu ve ithalat ihracat işleri için nakliye vasıtaları temin ettiğini, adına «havale» edilen «navlun bedelini» «taşıyana» ödemediği ve komisyon ücreti alacağına «mahsup» etmesi nedeniyle zarara uğradığı 80.661,50 USD navlun bedelinin tahsili amacıyla dava konusu takibi başlattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaŞti’ne ödenmesi gerektiği, kendisine gönderilen paraya «komisyon alacağı» olarak «takas mahsup» suretiyle el koyabileceği ve icra dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödediği 6.749.485.000 TL'nin 4489 sayılı Yasa'nın 1/2 bendindeki faiz oranı üzerinden davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine ve %40 taleplerin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; ...’nin şahsen sorumlu olmadığı ve şirket «temsilcisi» olarak sözleşmeleri imzaladığı, şahsen sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüyle; icra kanalıyla takibe konulan borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasında bu davacının menkul ve gayrimenkullerinin satılması suretiyle tahsil edilen toplam 56.509.600.000.- TL'nin 4489 sayılı Yasa'nın 1/2 bendindeki faiz oranı üzerinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine; icra dosyasına konu olan «komisyon alacağının» davacı NDPC Company Ltd.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. (1)Dava, men'fi tespit ve «istirdat» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2211 E. 2012/1643 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/997 E. 2020/2958 K.
Ortak:tebliğ tarihi · def'i · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaDavalı vekilince ilamın «zamanaşımına» uğradığı «def»'i ileri sürülmüştür.
Somut olayda karar tarihi ile «tebliğ tarihi» arasında «zamanaşımını» kesen yahut durduran herhangi bir nedene tesadüf edilmemiş olup 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 135/2 nci maddesi ve 11/04/1940 tarih, 15/70 sayılı Yargıtay İçt …
Benzer bu karardaKarar, verilmesinin üzerinden 10 yıl geçtikten sonra mümeyyiz asıl ve birleşen davalı vekiline 09/02/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, mümeyyiz asıl ve birleşen davalı vekilince 17/02/2017 tarihinde, süresinde temyiz edilerek ilamın «zamanaşımına» uğradığı «def»'i ileri sürülmüştür.
Somut olayda karar tarihi ile «tebliğ tarihi» arasında «zamanaşımını» kesen yahut durduran herhangi bir nedene tesadüf edilmemiş olup 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 135/2. maddesi ve 11/04/1940 tarih, 15/70 sayılı Yargıtay İçtiha …
2014/103K. sayılı ilamı ile anılan Kanun’un geçici 16. maddesinin «zamanaşımı» bakımından iptal edilmesi karşısında 5411 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce doğmuş olan alacaklar yönünden 20 yıllık zamanaşımının uygulanmayacak olmasına göre ilamın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temlik
Benzer bu kararda1-Asıl ve birleşen davalar, «temlik» eden ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12940 E. 2018/5769 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «sözleşmenin feshine», 135.000,00 TL'nin 27.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5114 E. , 2024/2447 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/182 Esas, 2022/717 Karar
DAVACILAR 1. ... vekili Avukat ...
2. Nıma Dourpam Company Ltd. vekili Avukat ...
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının İran’daki demir çelik ürünlerinin satımı komisyonculuğunu üstlendiği sözleşmeden kaynaklanan alacaklarını navlun bedelinden takas etmeleri nedeniyle haklarında başlatılan icra dosyasında talep edilen 106.647.879.000 TL den borçlu olmadıklarının tespiti ile Ali ...’den tahsil edilen 6.252,10 USD ile 2.167.802,285 TL nin ve NDPC COMPANY LTD. ŞTİ.'den tahsil edilen 5.000,00 USD doların davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;taraflar arasında yazılı genel bir komisyon sözleşmesinin olmadığı, davacı ... ...’nin şirketin ortağının arkadaşı olduğu ve ithalat ihracat işleri için nakliye vasıtaları temin ettiğini, adına havale edilen navlun bedelini taşıyana ödemediği ve komisyon ücreti alacağına mahsup etmesi nedeniyle zarara uğradığı 80.661,50 USD navlun bedelinin tahsili amacıyla dava konusu takibi başlattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 29.12.2005 tarih, 2003/50 E., 2005/741 K. sayılı kararı ile Ali ...’nin şahsen sorumlu olmadığı ve şirket temsilcisi olarak sözleşmeleri imzaladığı, şahsen sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüyle; icra kanalıyla takibe konulan borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasında bu davacının menkul ve gayrimenkullerinin satılması suretiyle tahsil edilen toplam 56.509.600.000 TL nin 4489 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (4489 sayılı Kanun) 1/2 bendindeki faiz oranı üzerinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine; icra dosyasına konu olan komisyon alacağının davacı NDPC Company Ltd. Şti’ne ödenmesi gerektiği, kendisine gönderilen paraya komisyon alacağı olarak takas mahsup suretiyle el koyabileceği ve icra dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödediği 6.749.485.000 TL nin 4489 sayılı Kanun'un 1/2 bendindeki faiz oranı üzerinden davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine ve %40 taleplerin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 18.12.2019 tarih, 2019/1372 E., 2019/8299 K. sayılı kararı ile“..Mahkemece, 29.12.2005 tarihinde taraf vekillerinin yüzlerine karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, verilmesinin üzerinden 10 yıl geçtikten sonra tebliğe çıkarılmasını müteakip davalı şirket vekilince 15.01.2019 tarihinde, süresinde temyiz edilmiştir. Davalı vekilince ilamın zamanaşımına uğradığı def'i ileri sürülmüştür.
Somut olayda karar tarihi ile tebliğ tarihi arasında zamanaşımını kesen yahut durduran herhangi bir nedene tesadüf edilmemiş olup 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 135/2 nci maddesi ve 11/04/1940 tarih, 15/70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hükmün verildiği tarihten itibaren on yıl geçmekle ilamın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(2)Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmediği.. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında da ortaya konulduğu üzere hükmün verildiği 29.12.2005 tarihi ile davalıya tebliğ edildiği 15.01.2019 tarihi arasında 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 135 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 11.04.1940 tarihli 15/70 sayılı Yargıtay İçtihadı birleştirme kararı dikkate alınarak ilamın zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle ilamın zaman aşımına uğramış olması nedeniyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, davalı tarafın şartları oluşmayan inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar mahkemece, zaman aşımına uğradığı iddiası ile davanın reddine karar verilmiş ise de zaman aşımını kesen ve durduran sebepler irdelendiğinde davamızın zaman aşımına uğramadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 135 inci maddesinin ikinci fıkrası, 11.04.1940 tarihli 15/70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı,
3.Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051497800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz