Tanıma ve Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2211 E. 2012/1643 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar davalı- karşı davacının temyizi üzerine Dairemizin 22.04.2008 tarihli kararı ile onanmış, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme istemi sonucu Dairemizin 24.10.2008 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak asıl davanın kısmen kabulü ile 35.000 TL. davacı zararının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasa ile değişik 2/2 bendindeki faiz oranı uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline, karşı davanın ise sabit olmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3828 E. 2012/11359 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · infaz · avans faizi
Benzer bu kararda… asaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece, 3095 Sayılı Kanunun 4489 S.K. ile değiştirildiği 01.01.2000 tarihine kadar 3095 S.K.nun 2/3 maddesi hükmü gereğince «reeskont faizi», 01.01.2000 tarihinden sonraki dönemde ise 3095 S.K.nun 4489 S.K. ile değişik 2/2.maddesi hükmü gözetilmek ve «infaz» aşamasında dikkate alınmak üzere reeskont faiz oranının üzerinde olduğu taktirde «avans faiz» oranının uygulanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik olmamasına göre, davalılar ING Bank A.Ş. ve dosya borcunun üstlenin ... vekilinin tüm ve davacı vekilini …
… kabulü ile 23.410 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bu miktarın 11.910 TL'na 30.12.1999 tarihden, 11.500 TL'na 20/12/2009 tarihinden itibaren «avans faizi» yürütülmesine, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5298 E. 2011/15661 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacirler arası dava · ticari faiz · taşıma sözleşmesi · fatura · asıl alacak · icra inkar tazminatı · tacir · inkar tazminatı
Benzer bu karardaDavanın «tacirler arası» «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanması, uyuşmazlığa konu istemlerin TTK'nun 4.maddesi uyarınca ticari işlerden olması ve davacının «ticari faiz» talebinde bulunması nazara alınarak, mahkemece hükme bağlanan «asıl alacak» tutarına 3095 sayılı Kanun'un 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2.maddesinde düzenlenen «avans faizi» yerine «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı tarafından icra takibine konu «fatura» bedelinin kaynağını oluşturan edimin yerine getirildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 11.210,00 TL asıl alacağa ilişkin itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanmasına ve kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 4.484,00 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3428 E. 2011/15066 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · bilirkişi ücreti · keşif · hırsızlık · sigorta sözleşmesi · denetime elverişlilik · bilirkişi incelemesi · havale
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, zararın «teminat» dışı olduğunu kanıtlayamadığı, yapılan «keşif» ve «bilirkişi incelemesi» ile «hırsızlık» olayının meydana geldiğinin saptandığı, poliçenin B5 maddesine göre müracaat üzerine davalının zarar tespiti yaptırarak 30 gün içinde ödeme yapması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 6.000 TL'nin 08.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Mahkemece hükme esas alınan 16.01.2009 tarihli bilirkişi heyeti raporuna karşı, davacı vekili 17.04.2009 «havale» tarihli dilekçesi ile itiraz etmiş, bu itirazın mahkemece kabul görmesi üzerine alınacak yeni rapora esas almak üzere davacının işyerine ait bir takım belgeler vergi dairesinden celbedilmiştir.Ancak davacı vekilinin «bilirkişi ücretini» yatıramayacaklarını bildirmesi üzerine, davalı yanın da itiraz ettiği, mahkemece de yetersiz olduğu kabul edilen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuştur.
3- Ayrıca, «sigorta sözleşmelerinin» TTK'da düzenlenmiş ve anılan kanunun 3 ve 4. maddeleri gereğince «mutlak ticari» iş niteliğinde bulunmasına ve 3095 Sayılı Kanunun 4489 Sayılı Kanun ile değişik 2/2 maddesi gereğince, «avans faizi» talep edilmesinin mümkün bulunmasına karşın mahkemece, «yasal faiz» oranı üzerinden karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Mahkemece, taraf vekillerinin itirazları gözetilerek, «denetime elverişli» yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekirken, yetersiz rapora dayanılarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4317 E. 2017/6663 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… i istemiş olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, 04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken, 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uy …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2211 E. , 2012/1643 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/11/2009 tarih ve 2008/816-2009/595 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.02.2012 günde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Almanya'daki müşterisine 10.04.2004 tarihinde davalı aracılığı ile 30.654,32 Euro tutarında banka teyitli vesaik mukabili ihracat yapıldığını, ihracat şeklinin davalı firmaya resmi evraklarla bildirildiğini ve yükleme notasında da açıkça yazıldığını, konşimentonun da banka adına düzenlendiğini, bankanın belgeleri inceleyip parayı ödemesinden sonra malların alıcıya teslim edilmesi gerektiğini ancak, davalının bu usule uygun davranmayıp malı doğrudan müşterinin deposuna indirip teslim ettiğini, bu nedenle ithalatçı firmadan mal bedellerini alamadıklarını ileri sürerek 30.652,32 Euro'nun 12.04.2004 ödeme tarihinde T.C Merkez Bankası kuru karşılığı 49.758,89 TL zararın doğduğu tarihten itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşıyıcı olup, davacı satıcı ile yurtdışındaki alıcı arasında yapılan sözleşmenin tarafı olmadığını, satış bedelini satıcı adına tahsile yetkisinin bulunmadığını, verilen talimatlara uyup malın gümrükleme adresine teslim edildiğini, yükün vesaik mukabili ödeme kaydı ile tesliminin olması halinde bile CMR hamule senedinde belirtilen gümrükleme adresine teslim edildiğini, davacının orijinal A-TR belgesini gümrüğe ibraz etmediğini, iade edilen malları davacının teslim almayarak zararın büyümesine neden olduğunu, alıcının orijinal A-TR. belgesinin gönderilmesi halinde reklamasyon indirimi ve teslim alınmayıp iade edilen malların bedelinin indirilerek kalan parayı ödeyeceğini bildirmesi karşısında açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada ise, davacı-karşı davalının kendi kusuru ile sebebiyet verdiği olayı mazeret göstererek navlun ve diğer taşıma masraflarını ödemediğini ileri sürerek, 153 GBP ile 4.693,51 Euro'nun fiili ödeme günündeki TL karşılığını davalıdan tahsiline, alacağı CMR'nin 27.
maddesi uyarınca yıllık %5 faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar davalı- karşı davacının temyizi üzerine Dairemizin 22.04.2008 tarihli kararı ile onanmış, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme istemi sonucu Dairemizin 24.10.2008 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak asıl davanın kısmen kabulü ile 35.000 TL. davacı zararının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasa ile değişik 2/2 bendindeki faiz oranı uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline, karşı davanın ise sabit olmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 1.627,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 13,15 TL harcın temyiz eden davacı iadesine, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047055400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz