Davalı Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6024 E. 2024/2435 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müşteri portföyü↗ i̇i̇k 194↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/176 E., 2020/221 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl ve birleşen davalara ilişkin dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 203427 sayılı "ÖZTÜRKMAX" ibareli markanın 1980 yılından beri sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2010/78169 sayılı "MAXFRESH+şekil" ve "2011/01402 sayılı "MAXBEBE" ibarelerini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TÜRKPATENT’e başvuruda bulunduğunu, davalı başvurularının Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı ...'nin eşi ...'nin müvekkil şirkette 15 yıldan beri müdür yardımcısı ve pazarlama departmanından sorumlu üst düzey yönetici olarak çalıştığını, doğal olarak üretimi ve satışı yapılan ürünlerin içerik, marka, ambalaj vs. özelliklerini bildiğini, davalının da eşi vasıtası ile müvekkil ürünlerini, pazar paylarını ve müşteri portföyünü bildiğini, kötü niyetli olarak müvekkil markasına benzer şekilde söz konusu başvuruları yaptığını, davalının dava konusu markalarla müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yarar sağladığını, tescillerin haksız rekabet oluşturacağını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 2013-M-3150 ve 2013-M-3126 sayılı kararlarının iptaline ve dava konusu markaların hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvurular ile itiraza konu markanın benzer olmadığını, taraf markalarında "MAX" ibaresinin yer almasına rağmen markalardaki diğer unsurları toplu olarak bıraktığı intiba itibariyle karıştırılmasının mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvuruları ile davacının itiraza mesnet markalarının benzer olmadığını, harflerin diziliş ve kompozisyonlarının farklı bulunduğunu, ortak ibare olan "MAX" ibaresinin sektörde sıklıkla kullanılan bir ek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurular kapsamındaki 03. sınıf malların, itiraza dayanak marka kapsamındaki mallarla aynı/benzer oldukları, dava konusu 2011/01402 sayılı başvuru kapsamında kalan 16. sınıftaki emtianın ise farklı bulunduğu, davacı markasını oluşturan ibare ile dava konusu markalarda yer alan "MAX" kelimelerinin ortak olduğunu, her iki tarafın markasının da "MAX" ibaresinden türetildiğini, iltibas değerlendirilmesinde markaların bir bütün olarak bıraktıkları izlenim dikkate alınması gerekmekte olup kelime markalarının parçalara ve hecelere bölünmek suretiyle değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığını, taraf markalarında "MAX" ibaresinin ortak olarak yer almasının, ortalama tüketiciler bakımından ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde aynı firmaya ait seri markalar olduğu ya da farklı firmalara ait markalar olmakla birlikte işletmeler arasında idari ya da ekonomik bağlantı bulunduğu ihtimali suretiyle iltibas tehlikesine yol açacağı, davalı gerçek kişinin "stylemax", "newmax", "maxbaby" ibareli markalarının da davacı markaları ile benzer kabul edilerek hükümsüzlüğüne karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nin 2013-M-3150 sayılı kararın iptaline, TÜRKPATENT YİDK nın 2013-M-3126 sayılı kararının 3. sınıf emtialar yönünden kısmen iptaline, 2010/78169 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 2011/01402 sayılı markanın 3. sınıf emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle benzer olmadıkları gibi emtia benzerliği de bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve dördüncü fıkraları ile aynı KHK'nın 35 inci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8160 E. 2014/364 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… acı markasını oluşturan ibare ile dava konusu markalarda yer alan "MAX" kelimelerinin ortak olduğunu, her iki tarafın markasının da "MAX" ibaresinden türetildiğini, «iltibas» değerlendirilmesinde markaların bir bütün olarak bıraktıkları izlenim dikkate alınması gerekmekte olup kelime markalarının parçalara ve hecelere bölünmek suretiyle değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığını, taraf markalarında "MAX" ibaresinin ortak olarak yer almasının, «ortalama tüketiciler» bakımından ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde aynı firmaya ait seri markalar olduğu ya da farklı firmalara ait markalar olmakla birlikte işletmeler ar …
Benzer bu karardaBu durumda "MAX" ibaresinin, «uyuşmazlık konusu» markaların «ortalama tüketiciler» bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde aynı firmaya ait seri markalar olduğu ya da farklı firmalara ait markalar olmakla birlikte işletmeler arasında idari ya da ekonomik bağlantı bulunduğu ihtimali suretiyle «iltibas» tehlikesine yol açacağının kabulü gerekirken davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
… kleri, "M." ibaresinin yüzlerce ürün üzerinde kullanıldığı, davacı ve davalı markalarındaki "M." ibaresinin önüne ve arkasına yapılan sözcük eklemeleriyle markalara «ayırt edicilik» kazandırıldığı, davalı tarafın, markalarının tescil edildikleri şeklin dışına çıkılarak davacı markası ile «iltibas» oluşturur şekilde kullanıldıklarına dair herhangi bir iddia da bulunmadığı, davacı markası ile davalı taraf markaları arasında iltibas tehlikesi veya karıştırılma …
Mahkemece davacı markasını oluşturan ibare ile dava konusu markalarda yer alan "M." kelimeleri ortak olmakla birlikte «iltibasa» yol açmayacak derecede farklı oldukları, davalı markalarında söz konusu "MAX" ibaresine eklenen diğer kelimeler nedeniyle davalı markalarına «ayırt edicilik» vasfı kazandırıldığı görüşü benimsenmek suretiyle dava reddedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… kleri, "M." ibaresinin yüzlerce ürün üzerinde kullanıldığı, davacı ve davalı markalarındaki "M." ibaresinin önüne ve arkasına yapılan sözcük eklemeleriyle markalara «ayırt edicilik» kazandırıldığı, davalı tarafın, markalarının tescil edildikleri şeklin dışına çıkılarak davacı markası ile «iltibas» oluşturur şekilde kullanıldıklarına dair herhangi bir iddia da bulunmadığı, davacı markası ile davalı taraf markaları arasında iltibas tehlikesi veya karıştırılma …
Mahkemece davacı markasını oluşturan ibare ile dava konusu markalarda yer alan "M." kelimeleri ortak olmakla birlikte «iltibasa» yol açmayacak derecede farklı oldukları, davalı markalarında söz konusu "MAX" ibaresine eklenen diğer kelimeler nedeniyle davalı markalarına «ayırt edicilik» vasfı kazandırıldığı görüşü benimsenmek suretiyle dava reddedilmiştir.
Her ne kadar 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi uyarınca «iltibas» değerlendirilmesinde markaların bir bütün olarak bıraktıkları izlenimin dikkate alınması gerekmekte olup, kelime markalarının parçalara ve hecelere bölünmek suretiyle değerlendirilmesi mümkün değil ise de, az önce de açıklandığı üzere «uyuşmazlık konusu» ibareler türetme kelime markası niteliğinde olduklarından, yapılacak değerlendirmede bu ibarenin üzerinde kullanıldıkları emtianın tüketicileri nezdindeki algılama …
Bu durumda "MAX" ibaresinin, «uyuşmazlık konusu» markaların «ortalama tüketiciler» bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde aynı firmaya ait seri markalar olduğu ya da farklı firmalara ait markalar olmakla birlikte işletmeler arasında idari ya da ekonomik bağlantı bulunduğu ihtimali suretiyle «iltibas» tehlikesine yol açacağının kabulü gerekirken davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3957 E. 2019/1094 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… acı markasını oluşturan ibare ile dava konusu markalarda yer alan "MAX" kelimelerinin ortak olduğunu, her iki tarafın markasının da "MAX" ibaresinden türetildiğini, «iltibas» değerlendirilmesinde markaların bir bütün olarak bıraktıkları izlenim dikkate alınması gerekmekte olup kelime markalarının parçalara ve hecelere bölünmek suretiyle değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığını, taraf markalarında "MAX" ibaresinin ortak olarak yer almasının, «ortalama tüketiciler» bakımından ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde aynı firmaya ait seri markalar olduğu ya da farklı firmalara ait markalar olmakla birlikte işletmeler ar …
Benzer bu kararda… lk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davalının "TADOMAX" başvuru markasıyla davacının "MAX" ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamındaki ürünlerin ürünlerin davacının markası kapsamında yer aldığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde b …
… su başvuru “TADOMAX” ibaresinden oluşmakta olup, mahkemece dava konusu başvuru ile davacı tarafın “MAX” ibareli tescilli markaları arasında görsel ve işitsel olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, “MAX” ibaresinin her iki markadaki yerleşim ve konumlandırma şekli ile if …
Karara karşı, davalılar vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1293 E. 2013/6853 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müşterek temsilci · franchise sözleşmesi · cezai şart · temlik · temsil
Benzer bu karardaMahkemece davacının «franchise sözleşmesini» Re/Max Türkiye (Tek Grubu Gayrimenkul Franchising Pazarlama İç ve Dış Ticaret A.Ş.) ile imzaladığı, bu sözleşmeye dayanarak da davalı ile Re/Max «müşteri temsilciliği» sözleşmesi yaptığı, Re/Max Türkiye ile davacı arasında yapılan «temlikname» ile «cezai şart» alacağının davacıya geçtiği, temlik tarihinin de dava tarihinden önce olup davacının yaptığı franchise sözleşme gereğince de dava açmakta haklı olduğu, sözleşmenin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6024 E. , 2024/2435 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1398 Esas, 2022/714 Karar
vekili Avukat ...
BİRLEŞTİRİLEN MAHKEMENİN 2013/232 E., 2013/194 K. SAYILI DOSYASINDA
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2013/176 E., 2020/221 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl ve birleşen davalara ilişkin dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 203427 sayılı "ÖZTÜRKMAX" ibareli markanın 1980 yılından beri sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2010/78169 sayılı "MAXFRESH+şekil" ve "2011/01402 sayılı "MAXBEBE" ibarelerini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TÜRKPATENT’e başvuruda bulunduğunu, davalı başvurularının Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı ...'nin eşi ...'nin müvekkil şirkette 15 yıldan beri müdür yardımcısı ve pazarlama departmanından sorumlu üst düzey yönetici olarak çalıştığını, doğal olarak üretimi ve satışı yapılan ürünlerin içerik, marka, ambalaj vs.
özelliklerini bildiğini, davalının da eşi vasıtası ile müvekkil ürünlerini, pazar paylarını ve müşteri portföyünü bildiğini, kötü niyetli olarak müvekkil markasına benzer şekilde söz konusu başvuruları yaptığını, davalının dava konusu markalarla müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yarar sağladığını, tescillerin haksız rekabet oluşturacağını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 2013-M-3150 ve 2013-M-3126 sayılı kararlarının iptaline ve dava konusu markaların hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvurular ile itiraza konu markanın benzer olmadığını, taraf markalarında "MAX" ibaresinin yer almasına rağmen markalardaki diğer unsurları toplu olarak bıraktığı intiba itibariyle karıştırılmasının mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvuruları ile davacının itiraza mesnet markalarının benzer olmadığını, harflerin diziliş ve kompozisyonlarının farklı bulunduğunu, ortak ibare olan "MAX" ibaresinin sektörde sıklıkla kullanılan bir ek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurular kapsamındaki 03. sınıf malların, itiraza dayanak marka kapsamındaki mallarla aynı/benzer oldukları, dava konusu 2011/01402 sayılı başvuru kapsamında kalan 16. sınıftaki emtianın ise farklı bulunduğu, davacı markasını oluşturan ibare ile dava konusu markalarda yer alan "MAX" kelimelerinin ortak olduğunu, her iki tarafın markasının da "MAX" ibaresinden türetildiğini, iltibas değerlendirilmesinde markaların bir bütün olarak bıraktıkları izlenim dikkate alınması gerekmekte olup kelime markalarının parçalara ve hecelere bölünmek suretiyle değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığını, taraf markalarında "MAX" ibaresinin ortak olarak yer almasının, ortalama tüketiciler bakımından ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde aynı firmaya ait seri markalar olduğu ya da farklı firmalara ait markalar olmakla birlikte işletmeler arasında idari ya da ekonomik bağlantı bulunduğu ihtimali suretiyle iltibas tehlikesine yol açacağı, davalı gerçek kişinin "stylemax", "newmax", "maxbaby" ibareli markalarının da davacı markaları ile benzer kabul edilerek hükümsüzlüğüne karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nin 2013-M-3150 sayılı kararın iptaline, TÜRKPATENT YİDK nın 2013-M-3126 sayılı kararının 3.
sınıf emtialar yönünden kısmen iptaline, 2010/78169 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 2011/01402 sayılı markanın 3. sınıf emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle benzer olmadıkları gibi emtia benzerliği de bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve dördüncü fıkraları ile aynı KHK'nın 35 inci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051490600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz