Marka Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8160 E. 2014/364 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarındaki esaslı unsurun "M." ibareleri olduğu, bu kelimenin dışında markalar arasında bir benzerlik bulunmadığı, görsel ve fonetik olarak da benzemedikleri, "M." ibaresinin yüzlerce ürün üzerinde kullanıldığı, davacı ve davalı markalarındaki "M." ibaresinin önüne ve arkasına yapılan sözcük eklemeleriyle markalara ayırt edicilik kazandırıldığı, davalı tarafın, markalarının tescil edildikleri şeklin dışına çıkılarak davacı markası ile iltibas oluşturur şekilde kullanıldıklarına dair herhangi bir iddia da bulunmadığı, davacı markası ile davalı taraf markaları arasında iltibas tehlikesi veya karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı markasının asli unsuru "Ö." kelimesidir. Mahkemece davacı markasını oluşturan ibare ile dava konusu markalarda yer alan "M." kelimeleri ortak olmakla birlikte iltibasa yol açmayacak derecede farklı oldukları, davalı markalarında söz konusu "MAX" ibaresine eklenen diğer kelimeler nedeniyle davalı markalarına ayırt edicilik vasfı kazandırıldığı görüşü benimsenmek suretiyle dava reddedilmiştir. Ancak az önce de belirtildiği üzere taraf markalarının "M." ibaresinden türetildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi uyarınca iltibas değerlendirilmesinde markaların bir bütün olarak bıraktıkları izlenimin dikkate alınması gerekmekte olup, kelime markalarının parçalara ve hecelere bölünmek suretiyle değerlendirilmesi mümkün değil ise de, az önce de açıklandığı üzere uyuşmazlık konusu ibareler türetme kelime markası niteliğinde olduklarından, yapılacak değerlendirmede bu ibarenin üzerinde kullanıldıkları emtianın tüketicileri nezdindeki algılamaya esas olan markanın baskın karakteri de dikkate alınmalıdır. Bu durumda "MAX" ibaresinin, uyuşmazlık konusu markaların ortalama tüketiciler bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde aynı firmaya ait seri markalar olduğu ya da farklı firmalara ait markalar olmakla birlikte işletmeler arasında idari ya da ekonomik bağlantı bulunduğu ihtimali suretiyle iltibas tehlikesine yol açacağının kabulü gerekirken davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Davalı Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6024 E. 2024/2435 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz karardaBu durumda "MAX" ibaresinin, «uyuşmazlık konusu» markaların «ortalama tüketiciler» bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde aynı firmaya ait seri markalar olduğu ya da farklı firmalara ait markalar olmakla birlikte işletmeler arasında idari ya da ekonomik bağlantı bulunduğu ihtimali suretiyle «iltibas» tehlikesine yol açacağının kabulü gerekirken davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
… kleri, "M." ibaresinin yüzlerce ürün üzerinde kullanıldığı, davacı ve davalı markalarındaki "M." ibaresinin önüne ve arkasına yapılan sözcük eklemeleriyle markalara «ayırt edicilik» kazandırıldığı, davalı tarafın, markalarının tescil edildikleri şeklin dışına çıkılarak davacı markası ile «iltibas» oluşturur şekilde kullanıldıklarına dair herhangi bir iddia da bulunmadığı, davacı markası ile davalı taraf markaları arasında iltibas tehlikesi veya karıştırılma …
Mahkemece davacı markasını oluşturan ibare ile dava konusu markalarda yer alan "M." kelimeleri ortak olmakla birlikte «iltibasa» yol açmayacak derecede farklı oldukları, davalı markalarında söz konusu "MAX" ibaresine eklenen diğer kelimeler nedeniyle davalı markalarına «ayırt edicilik» vasfı kazandırıldığı görüşü benimsenmek suretiyle dava reddedilmiştir.
Benzer bu kararda… acı markasını oluşturan ibare ile dava konusu markalarda yer alan "MAX" kelimelerinin ortak olduğunu, her iki tarafın markasının da "MAX" ibaresinden türetildiğini, «iltibas» değerlendirilmesinde markaların bir bütün olarak bıraktıkları izlenim dikkate alınması gerekmekte olup kelime markalarının parçalara ve hecelere bölünmek suretiyle değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığını, taraf markalarında "MAX" ibaresinin ortak olarak yer almasının, «ortalama tüketiciler» bakımından ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde aynı firmaya ait seri markalar olduğu ya da farklı firmalara ait markalar olmakla birlikte işletmeler ar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müşteri portföyü · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… "2011/01402 sayılı "MAXBEBE" ibarelerini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TÜRKPATENT’e başvuruda bulunduğunu, davalı başvurularının Resmi Marka Bülteninde «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı ...'nin eşi ...'nin müvekkil şirkette 15 yıldan beri müdür yardımcısı ve pazarlama departmanından sorumlu üst düzey yönetici olarak çalıştığını, doğal olarak üretimi ve satışı yapılan ürünlerin içerik, marka, ambalaj vs. özelliklerini bildiğini, davalının da eşi vasıtası ile müvekkil ürünlerini, pazar paylarını ve «müşteri portföyünü» bildiğini, kötü niyetli olarak müvekkil markasına benzer şekilde söz konusu başvuruları yaptığını, davalının dava konusu markalarla müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yarar sağladığını, tescillerin «haksız rekabet» oluşturacağını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 2013-M-3150 ve 2013-M-3126 sayılı kararlarının iptaline ve dava konusu markaların hükümsü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3957 E. 2019/1094 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu · ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz karardaBu durumda "MAX" ibaresinin, «uyuşmazlık konusu» markaların «ortalama tüketiciler» bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde aynı firmaya ait seri markalar olduğu ya da farklı firmalara ait markalar olmakla birlikte işletmeler arasında idari ya da ekonomik bağlantı bulunduğu ihtimali suretiyle «iltibas» tehlikesine yol açacağının kabulü gerekirken davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Her ne kadar 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi uyarınca «iltibas» değerlendirilmesinde markaların bir bütün olarak bıraktıkları izlenimin dikkate alınması gerekmekte olup, kelime markalarının parçalara ve hecelere bölünmek suretiyle değerlendirilmesi mümkün değil ise de, az önce de açıklandığı üzere «uyuşmazlık konusu» ibareler türetme kelime markası niteliğinde olduklarından, yapılacak değerlendirmede bu ibarenin üzerinde kullanıldıkları emtianın tüketicileri nezdindeki algılama …
… kleri, "M." ibaresinin yüzlerce ürün üzerinde kullanıldığı, davacı ve davalı markalarındaki "M." ibaresinin önüne ve arkasına yapılan sözcük eklemeleriyle markalara «ayırt edicilik» kazandırıldığı, davalı tarafın, markalarının tescil edildikleri şeklin dışına çıkılarak davacı markası ile «iltibas» oluşturur şekilde kullanıldıklarına dair herhangi bir iddia da bulunmadığı, davacı markası ile davalı taraf markaları arasında iltibas tehlikesi veya karıştırılma …
Benzer bu kararda… lk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davalının "TADOMAX" başvuru markasıyla davacının "MAX" ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamındaki ürünlerin ürünlerin davacının markası kapsamında yer aldığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde b …
… su başvuru “TADOMAX” ibaresinden oluşmakta olup, mahkemece dava konusu başvuru ile davacı tarafın “MAX” ibareli tescilli markaları arasında görsel ve işitsel olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, “MAX” ibaresinin her iki markadaki yerleşim ve konumlandırma şekli ile if …
556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı tespit edilirken, markaların görsel, işitsel ve kavramsal unsurları, tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin yönelik olduğu «ortalama tüketici» kitlesinin genel bakış açısına göre ve bir bütün olarak karşılaştırmaya tabi tutulmalı, ayrıca her bir somut olayın özellikleri dikkate alınmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaKarara karşı, davalılar vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/436 E. 2018/1494 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas · Marka Hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaBu durumda "MAX" ibaresinin, «uyuşmazlık konusu» markaların «ortalama tüketiciler» bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde aynı firmaya ait seri markalar olduğu ya da farklı firmalara ait markalar olmakla birlikte işletmeler arasında idari ya da ekonomik bağlantı bulunduğu ihtimali suretiyle «iltibas» tehlikesine yol açacağının kabulü gerekirken davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
… kleri, "M." ibaresinin yüzlerce ürün üzerinde kullanıldığı, davacı ve davalı markalarındaki "M." ibaresinin önüne ve arkasına yapılan sözcük eklemeleriyle markalara «ayırt edicilik» kazandırıldığı, davalı tarafın, markalarının tescil edildikleri şeklin dışına çıkılarak davacı markası ile «iltibas» oluşturur şekilde kullanıldıklarına dair herhangi bir iddia da bulunmadığı, davacı markası ile davalı taraf markaları arasında iltibas tehlikesi veya karıştırılma …
Mahkemece davacı markasını oluşturan ibare ile dava konusu markalarda yer alan "M." kelimeleri ortak olmakla birlikte «iltibasa» yol açmayacak derecede farklı oldukları, davalı markalarında söz konusu "MAX" ibaresine eklenen diğer kelimeler nedeniyle davalı markalarına «ayırt edicilik» vasfı kazandırıldığı görüşü benimsenmek suretiyle dava reddedilmiştir.
Benzer bu kararda… ia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ".." markasıyla davalının "cityberry" ibareli başvuru markası arasında görsel ve işitsel olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama tüketicinin davalının "....." başvuru ibare ve biçimli işareti gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davac …
Dairemizin 2013/15582 esas 2013/722186 karar sayılı ve 2013/5254 esas 2013/20793 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, türetme kelime markalarında, «iltibas» değerlendirilmesi yapılırken markaların bıraktıkları genel izlenim dikkate alınır.
… te yandan 36. sınıf hizmetler bakımından da bu hizmet sınıfındaki tüketicilerin dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu dikkate alındığında, taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı ve .... ... kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru ol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12978 E. 2014/19572 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu · iltibas
İncelediğiniz karardaHer ne kadar 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi uyarınca «iltibas» değerlendirilmesinde markaların bir bütün olarak bıraktıkları izlenimin dikkate alınması gerekmekte olup, kelime markalarının parçalara ve hecelere bölünmek suretiyle değerlendirilmesi mümkün değil ise de, az önce de açıklandığı üzere «uyuşmazlık konusu» ibareler türetme kelime markası niteliğinde olduklarından, yapılacak değerlendirmede bu ibarenin üzerinde kullanıldıkları emtianın tüketicileri nezdindeki algılama …
Bu durumda "MAX" ibaresinin, «uyuşmazlık konusu» markaların «ortalama tüketiciler» bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde aynı firmaya ait seri markalar olduğu ya da farklı firmalara ait markalar olmakla birlikte işletmeler arasında idari ya da ekonomik bağlantı bulunduğu ihtimali suretiyle «iltibas» tehlikesine yol açacağının kabulü gerekirken davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
… kleri, "M." ibaresinin yüzlerce ürün üzerinde kullanıldığı, davacı ve davalı markalarındaki "M." ibaresinin önüne ve arkasına yapılan sözcük eklemeleriyle markalara «ayırt edicilik» kazandırıldığı, davalı tarafın, markalarının tescil edildikleri şeklin dışına çıkılarak davacı markası ile «iltibas» oluşturur şekilde kullanıldıklarına dair herhangi bir iddia da bulunmadığı, davacı markası ile davalı taraf markaları arasında iltibas tehlikesi veya karıştırılma …
Benzer bu kararda… markasının türetildiği asıl kelimenin “Ö.. ibaresi olması nedeniyle işaretler arasında 556 sayılı KHK.’nin 8/1-b uyarınca ilişkilendirme ihtimalini içerecek şekilde «iltibas» tehlikesi mevcut olduğu halde dava konusu işaretlerin benzemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı
Benzer bu kararda… dığı, dava konusu markalar arasında 556 sayılı KHK m 8/1-b anlamında benzerlik bulunmadığı, davalı markasının davacı adına tescilli endüstriyel tasarım ve davacının «ticaret unvanı» ile karıştırma ihtimallerine yol açmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8160 E. , 2014/364 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 28/02/2013
NUMARASI 2011/132-2013/104
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.02.2013 tarih ve 2011/132-2013/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Ö." markası ile kişisel bakım ürünleri ürettiğini, davalılardan Ö.. D..'nin uzun yıllar müvekkili şirketin pazarlama departmanında görev aldığını, davalının eşi olan diğer davalı ile birlikte hareket ederek müvekkilinin markalarının aynılarını ve benzerlerini tescil ettirmeye çalıştığını, davalıların kötüniyetli olduğunu, davalının işten ayrılması ve müşterilere yeni marka ile üretim yapılacağını beyan etmesi nedeniyle kötüniyetli tescilin öğrenildiğini, davalıların haksız rekabet yoluyla kazanç elde etme çabasında olduğunu ileri sürerek, asıl davada "S." markasının, birleşen davada "N.", "MR.M.", "M." markalarının 556 sayılı KHK'nın 42. maddesi uyarınca 03 ve 05.
sınıf emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, markaların benzemediğini, tescil kayıtlarının herkese açık olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarındaki esaslı unsurun "M." ibareleri olduğu, bu kelimenin dışında markalar arasında bir benzerlik bulunmadığı, görsel ve fonetik olarak da benzemedikleri, "M." ibaresinin yüzlerce ürün üzerinde kullanıldığı, davacı ve davalı markalarındaki "M." ibaresinin önüne ve arkasına yapılan sözcük eklemeleriyle markalara ayırt edicilik kazandırıldığı, davalı tarafın, markalarının tescil edildikleri şeklin dışına çıkılarak davacı markası ile iltibas oluşturur şekilde kullanıldıklarına dair herhangi bir iddia da bulunmadığı, davacı markası ile davalı taraf markaları arasında iltibas tehlikesi veya karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı markasının asli unsuru "Ö." kelimesidir. Mahkemece davacı markasını oluşturan ibare ile dava konusu markalarda yer alan "M." kelimeleri ortak olmakla birlikte iltibasa yol açmayacak derecede farklı oldukları, davalı markalarında söz konusu "MAX" ibaresine eklenen diğer kelimeler nedeniyle davalı markalarına ayırt edicilik vasfı kazandırıldığı görüşü benimsenmek suretiyle dava reddedilmiştir. Ancak az önce de belirtildiği üzere taraf markalarının "M." ibaresinden türetildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi uyarınca iltibas değerlendirilmesinde markaların bir bütün olarak bıraktıkları izlenimin dikkate alınması gerekmekte olup, kelime markalarının parçalara ve hecelere bölünmek suretiyle değerlendirilmesi mümkün değil ise de, az önce de açıklandığı üzere uyuşmazlık konusu ibareler türetme kelime markası niteliğinde olduklarından, yapılacak değerlendirmede bu ibarenin üzerinde kullanıldıkları emtianın tüketicileri nezdindeki algılamaya esas olan markanın baskın karakteri de dikkate alınmalıdır.
Bu durumda "MAX" ibaresinin, uyuşmazlık konusu markaların ortalama tüketiciler bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde aynı firmaya ait seri markalar olduğu ya da farklı firmalara ait markalar olmakla birlikte işletmeler arasında idari ya da ekonomik bağlantı bulunduğu ihtimali suretiyle iltibas tehlikesine yol açacağının kabulü gerekirken davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl ve birleşen dava yönünden verilen kararların davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101885400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz